Bursa'daki Çataltepe Büyük Sanayi Sitesi Projesi'nde 3.200 esnaf mağduriyet yaşadığını iddia ediyor. ÇATSANDER, sürecin yönetim zafiyeti ve hak gaspı olduğunu savunarak sorumluların belirlenmesini ve sürecin yeniden incelenmesini istiyor.
Bursa’da 2008 yılında TOKİ, BESOB, belediye ve valilik arasında imzalanan “Çataltepe Büyük Sanayi Sitesi Projesi Protokolü” etrafında şekillenen süreç, yıllar geçmesine rağmen çözülemeyen esnaf mağduriyeti nedeniyle yeniden sert tartışmaların merkezine oturdu. ÇATSANDER çatısı altında örgütlenen esnaf grupları, yaklaşık 3.200 kişinin mülkiyet ve iş yeri hakkının fiilen ortadan kalktığını ileri sürerek, yaşananların artık “basit bir idari aksaklık” değil, çok yönlü bir yönetim zafiyeti ve ciddi bir kamu sorumluluğu krizi olduğunu savunuyor.
Esnaf temsilcileri, imza altına alınan protokolün uygulanma sürecinde zincirleme hatalar, idari boşluklar ve siyasi-bürokratik koruma zafiyetleri bulunduğunu iddia ederek, yıllardır süren belirsizliğin bilinçli bir sürüncemede bırakıldığı görüşünü dile getiriyor. Süreçte görev alan bazı isimlerin kariyer değişiklikleri, yer değişimleri ve çeşitli yargı süreçleriyle anılması ise kamuoyunda “hesap verilebilirlik nerede?” sorusunu daha da keskinleştiriyor.
ÇATSANDER tarafından yapılan değerlendirmelerde, kamuoyunda tartışmalı isimler ve geçmiş soruşturmalarla ilişkilendirilen bazı bağlantılar üzerinden sürecin karanlık noktalarının büyüdüğü öne sürülürken, bu iddiaların açıklığa kavuşturulmaması sert tepki çekiyor. Esnaf kesimi, “binlerce kişinin geleceğini etkileyen bu tablonun üzerinin örtülemeyeceğini” vurguluyor.
Öte yandan, Bursa’daki siyasi aktörler ve yerel yöneticilerin uzun süredir sessiz kaldığı, kamuoyuna tatmin edici bir açıklama yapılmadığı ifade edilerek, bu sessizliğin mağduriyetin büyümesine yol açtığı savunuluyor. Eleştiriler, sürecin sadece teknik bir proje sorunu olmaktan çıkıp ciddi bir toplumsal adalet meselesine dönüştüğü yönünde yoğunlaşıyor.
Çataltepe mağdurları, yaşananları “büyük bir hak gaspı” olarak nitelendirirken, sorumluların ortaya çıkarılması ve sürecin tüm yönleriyle yeniden incelenmesi çağrısını yineliyor. Taleplerin karşılık bulmaması halinde ise konunun daha sert bir toplumsal ve hukuki mücadeleye taşınacağı mesajı veriliyor.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Çataltepe Esnafının Haklarının Gasp Edilmesine Müsaade Etmeyeceğiz!
Bursa'daki Çataltepe Büyük Sanayi Sitesi Projesi'nde 3.200 esnaf mağduriyet yaşadığını iddia ediyor. ÇATSANDER, sürecin yönetim zafiyeti ve hak gaspı olduğunu savunarak sorumluların belirlenmesini ve sürecin yeniden incelenmesini istiyor.
ÇATALTEPE PROJESİNDE SKANDAL İDDİALARI BÜYÜYOR: 3.200 ESNAFIN MAĞDURİYETİ SİYASİ VE BÜROKRATİK SORUMLULUK TARTIŞMASINI ALEVLENDİRDİ
Bursa’da 2008 yılında TOKİ, BESOB, belediye ve valilik arasında imzalanan “Çataltepe Büyük Sanayi Sitesi Projesi Protokolü” etrafında şekillenen süreç, yıllar geçmesine rağmen çözülemeyen esnaf mağduriyeti nedeniyle yeniden sert tartışmaların merkezine oturdu. ÇATSANDER çatısı altında örgütlenen esnaf grupları, yaklaşık 3.200 kişinin mülkiyet ve iş yeri hakkının fiilen ortadan kalktığını ileri sürerek, yaşananların artık “basit bir idari aksaklık” değil, çok yönlü bir yönetim zafiyeti ve ciddi bir kamu sorumluluğu krizi olduğunu savunuyor.
Esnaf temsilcileri, imza altına alınan protokolün uygulanma sürecinde zincirleme hatalar, idari boşluklar ve siyasi-bürokratik koruma zafiyetleri bulunduğunu iddia ederek, yıllardır süren belirsizliğin bilinçli bir sürüncemede bırakıldığı görüşünü dile getiriyor. Süreçte görev alan bazı isimlerin kariyer değişiklikleri, yer değişimleri ve çeşitli yargı süreçleriyle anılması ise kamuoyunda “hesap verilebilirlik nerede?” sorusunu daha da keskinleştiriyor.
ÇATSANDER tarafından yapılan değerlendirmelerde, kamuoyunda tartışmalı isimler ve geçmiş soruşturmalarla ilişkilendirilen bazı bağlantılar üzerinden sürecin karanlık noktalarının büyüdüğü öne sürülürken, bu iddiaların açıklığa kavuşturulmaması sert tepki çekiyor. Esnaf kesimi, “binlerce kişinin geleceğini etkileyen bu tablonun üzerinin örtülemeyeceğini” vurguluyor.
Öte yandan, Bursa’daki siyasi aktörler ve yerel yöneticilerin uzun süredir sessiz kaldığı, kamuoyuna tatmin edici bir açıklama yapılmadığı ifade edilerek, bu sessizliğin mağduriyetin büyümesine yol açtığı savunuluyor. Eleştiriler, sürecin sadece teknik bir proje sorunu olmaktan çıkıp ciddi bir toplumsal adalet meselesine dönüştüğü yönünde yoğunlaşıyor.
Çataltepe mağdurları, yaşananları “büyük bir hak gaspı” olarak nitelendirirken, sorumluların ortaya çıkarılması ve sürecin tüm yönleriyle yeniden incelenmesi çağrısını yineliyor. Taleplerin karşılık bulmaması halinde ise konunun daha sert bir toplumsal ve hukuki mücadeleye taşınacağı mesajı veriliyor.
Kaynak: Ercan Çalışır
En Çok Okunan Haberler