Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Bursa

Gürsu Haber - Bursa haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bursa haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

“İznik Gölü Kuruyor, Halk ve Çiftçi Tehlike Altında!” Haber

“İznik Gölü Kuruyor, Halk ve Çiftçi Tehlike Altında!”

İYİ Parti İznik İlçe Başkanlığı öncülüğünde düzenlenen kapsamlı bir basın açıklaması ve saha programında, İznik Gölü’nün içinde bulunduğu kritik durum ve bölgedeki ekonomik sıkıntılar gündeme taşındı. İznik İlçe Başkanı Ekrem Yıldız tarafından düzenlenen etkinliğe, Bursa İl Başkanı İsmail Kaya, Orhangazi İlçe Başkanı Bülent Bakış, MDP üyesi Mustafa Küçük, geçmiş dönem GİK üyesi Müberra Çakır ve il ile ilçe yöneticilerinin katılımıyla gerçekleştirilen açıklamada, gölün yıllardır devam eden kuruma tehlikesine dikkat çekildi. İznik Gölü’nün Alarm Veren Durumu İYİ Parti yetkilileri, İznik Gölü’nden yapılan yıllık su çekimi ile göle doğal olarak gelen su miktarı arasındaki dramatik farkı kamuoyuna duyurdu. Açıklamada öne çıkan veriler şöyle: Gemlik Gübre (Azot Sanayi) tesisi , gölden tek başına, 16 kilometrelik boru hattı üzerinden yıllık 10 milyon metreküp su çekiyor. Gölden yapılan toplam yıllık su çekimi 79,51 milyon metreküp , buna karşılık göle yıllık doğal su girişi yalnızca 23,28 milyon metreküp . İznik İlçe Başkanı Ekrem Yıldız, gölün bu hızla kurumasının, bölgedeki tarım, hayvancılık ve zeytin üretimi için ciddi bir tehdit oluşturduğunu vurguladı. Yıldız, sert bir tonla şu soruyu yöneltti: “Her yıl 56 milyon metreküplük devasa bir su açığı varsa, bu göl kurumaz mı?” Bu uyarı, İznik Gölü’nün ve çevresindeki tarım arazilerinin sürdürülebilirliği konusunda ciddi endişeleri gündeme taşıdı. Esnaf ve Tarım Çalışmaları İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Bursa Milletvekili Yüksel Selçuk Türkoğlu, İznik Teşkilatı’nın ilçedeki programları kapsamında esnaf ziyaretlerinde bulundu. Türkoğlu, küçük işletmelerin yaşadığı ekonomik sıkıntıları dinleyerek, ticaret hayatının can damarı olan esnafın sorunlarını kamuoyuna aktardı. Program kapsamında ayrıca, İl Başkanı İsmail Kaya, İlçe Başkanı Ekrem Yıldız, Orhangazi İlçe Başkanı Bülent Bakış, MDK Üyesi Av. Mustafa Küçük ve geçmiş dönem GİK üyesi Müberra Çakır ile birlikte İznik Ziraat Odası ziyaret edildi. Ziyarette, çiftçilerin, hayvancıların ve özellikle zeytin üreticilerinin karşılaştığı sorunlar ele alındı. İznik Gölü’nün tarımdaki rolü ve mevcut su yönetimi ile ilgili sorunlar detaylı bir şekilde değerlendirildi. Oda Başkanı Vedat Çakar ve yönetimi, İYİ Parti heyetini nazikçe ağırlarken, programda artan maliyetler, düşen alım gücü ve ekonomik belirsizlikler gibi konular da gündeme geldi. Ekrem Yıldız, esnafın sıkıntılarını ve taleplerini kamuoyuna aktarmaya devam edeceklerini vurguladı. Ekonomik Kriz ve Tarım Uyarısı İl Başkanı İsmail Kaya, İlçe Başkanı Ekrem Yıldız ve beraberindeki heyet, program boyunca ekonomik kriz ve İznik Gölü’nün kurumasının birbirine bağlı olduğuna dikkat çekti. Açıklamada, esnafın nefes alamadığı bir ekonomide ülke genelinde refahın sürdürülemeyeceği uyarısı yapıldı: “Esnafın nefes alamadığı yerde, ülke ekonomisi ayakta kalamaz.” İYİ Parti’nin İznik programı, sadece bir basın açıklaması değil, aynı zamanda bölgede saha çalışmalarıyla ekonomik ve çevresel sorunların yerinde tespit edildiği bir platform olarak öne çıktı. İYİ Parti’nin İznik Vurgusu Ekrem Yıldız ve İYİ Parti heyeti, hem gölün korunması hem de ekonomik istikrarın sağlanması için bölge yetkililerine çözüm çağrısı yaptı. Yıldız, İznik Gölü’nün kurumasına izin verilmemesi gerektiğini ve bölge halkının çıkarlarının her zaman öncelikli olduğunu belirtti. Program, halkın ve üreticinin sesi olma misyonunu bir kez daha pekiştiren kapsamlı bir etkinlik olarak tamamlandı.

PAŞADER Kongresinde Gerginlik: Saadet Partisi Heyeti Salonu Terk Etti Haber

PAŞADER Kongresinde Gerginlik: Saadet Partisi Heyeti Salonu Terk Etti

PAŞADER tarafından gerçekleştirilen olağan kongreye seçim heyecanı kadar siyasi gerilim de damga vurdu. Mevcut Başkan Murat Tunçel, kullanılan oyların 481’ini alarak yeniden başkanlığa seçilirken, kongrede yaşanan “konuşma krizi” salonda tansiyonu yükseltti. Yoğun katılımla gerçekleştirilen kongrede, Bursa siyasetinin önemli isimleri de yer aldı. Protokol konuşmalarında ilk söz hakkı CHP’li temsilcilere verilirken, sırasıyla Erkan Aydın, Şükrü Erdem, Selçuk Türkoğlu ve Mehmet Seskır kürsüye çıkarak konuşmalar yaptı. Ancak kongrede yaşanan bir gelişme, salonda ciddi rahatsızlığa neden oldu. Saadet Heyetine Söz Verilmedi, Tepki Sert Oldu Kongreye kalabalık bir grupla katılan Saadet Partisi heyetine söz hakkı verilmemesi, partililerin sert tepkisine yol açtı. Kongreye katılan isimler arasında Saadet Partisi Genel Merkez Bursa İl Müfettişi Salih Kocatepe ile Saadet Partisi Bursa İl Başkan Yardımcısı Ahmet Vakkas Yıldız da yer aldı. Yaşananlara sert sözlerle tepki gösteren Salih Kocatepe, dernek yönetiminin tavrını “siyasi nezaketsizlik” olarak değerlendirdi. Kocatepe yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Grubu olan bir siyasi partiye söz verilmezken, grubu dahi olmayan siyasi partilere söz verilmiş olması bizleri yok saymaktır. Bu tavır sadece bizleri değil, Bursalıların vicdanını da yaralamıştır.” “Bekledik, Dinledik Ama Yok Sayıldık” Saadet Partisi heyetinin tüm konuşmaları sonuna kadar dinlediğini belirten Kocatepe, kendilerine hiçbir açıklama yapılmadan doğrudan seçim sürecine geçilmesini sert sözlerle eleştirdi. Kocatepe açıklamasının devamında şunları söyledi: “Bizler nezaket göstererek kongreye katıldık. Salondaki tüm siyasi katılımcıları sabırla dinledik. Siyasi partilerin söz alması kadar doğal hiçbir şey yokken, bizim görmezden gelinmemiz kabul edilemez. Hiçbir bilgilendirme yapılmadan adeta ‘zart’ diye seçime geçildi. Bu yaklaşımı hoş karşılamadık ve protesto ederek salonu terk ettik.” Kongrede Siyasi Ayrımcılık İddiası Yaşanan olay sonrası kongre kulislerinde “siyasi ayrımcılık” tartışmaları başladı. Saadet Partisi cephesi, kongrede farklı siyasi partilere söz hakkı tanınırken kendilerinin dışlanmasını “çifte standart” olarak değerlendirirken, bazı katılımcılar da dernek yönetiminin daha kapsayıcı bir tutum sergilemesi gerektiğini ifade etti. Öte yandan yeniden başkan seçilen Murat Tunçel’in, kongrede yaşanan bu gerginlikle ilgili nasıl bir açıklama yapacağı merak konusu oldu. PAŞADER Kongresine Gölge Düştü Her ne kadar kongrenin ana gündemi başkanlık seçimi olsa da, yaşanan protesto ve salonu terk eden Saadet Partisi heyeti, organizasyonun önüne geçti. Bursa siyasetinde yankı uyandıran olayın ardından, birçok katılımcı sivil toplum kuruluşlarının tüm siyasi görüşlere eşit mesafede olması gerektiği yönünde değerlendirmelerde bulundu. Kongre sonunda yeniden güven tazeleyen Murat Tunçel ve yönetiminin önümüzdeki süreçte yaşanan tartışmalarla ilgili nasıl bir tutum sergileyeceği ise merakla bekleniyor.

“Orman Benim” Etkinliğine Bursa’da Yoğun Katılım Bursa Börü Arama Kurtarma Gönüllüleri Sahada Yer Aldı Haber

“Orman Benim” Etkinliğine Bursa’da Yoğun Katılım Bursa Börü Arama Kurtarma Gönüllüleri Sahada Yer Aldı

Tarım ve Orman Bakanlığı koordinasyonunda Türkiye genelinde 81 ilde eş zamanlı olarak düzenlenen “Orman Benim” farkındalık etkinliği kapsamında Bursa’da da çevre temizliği ve bilinçlendirme çalışmaları gerçekleştirildi. Etkinlikte, orman yangınlarına karşı toplumsal farkındalığın artırılması ve doğa bilincinin güçlendirilmesi hedeflendi. Bursa’da düzenlenen programa Hulusi Doğan da katılım sağladı. Kamu kurumları, gönüllüler ve sivil toplum kuruluşlarının yer aldığı etkinlikte Bursa Börü Arama Kurtarma ekibi de aktif olarak sahada görev aldı. Ormanlık Alanlarda Temizlik Çalışması Yapıldı Etkinlik kapsamında katılımcılar, belirlenen ormanlık alanlarda çevre temizliği gerçekleştirdi. Özellikle yaz aylarında yangın riskini artıran cam şişeler, plastik atıklar ve yanıcı materyaller toplanarak doğaya bırakılan atıkların oluşturduğu tehlikeye dikkat çekildi. Bursa Börü Arama Kurtarma gönüllüleri, etkinlik boyunca vatandaşlarla birebir iletişim kurarak orman yangınlarının önlenmesinde bireysel sorumluluğun önemine vurgu yaptı. Ekip üyeleri, çevre duyarlılığının yalnızca belirli günlerde değil, yılın her döneminde sürdürülmesi gerektiğini ifade etti. “Doğayı Korumak Herkesin Ortak Görevi” Etkinlikle ilgili açıklamada bulunan Bursa Börü Arama Kurtarma yetkilileri, doğanın korunmasının toplumsal bir sorumluluk olduğunun altını çizdi. Yetkililer açıklamalarında şu ifadelere yer verdi: “Özellikle sıcak hava dönemlerinde ormanlık alanlara bırakılan cam, plastik ve yanıcı atıklar büyük risk oluşturuyor. Küçük bir ihmal, geri dönüşü olmayan felaketlere neden olabilir. Bu nedenle çevre temizliği konusunda herkesin daha duyarlı olması gerekiyor.” Amaç: Daha Temiz ve Güvenli Bir Gelecek “Orman Benim” sloganıyla gerçekleştirilen etkinlikte, çevre bilincinin artırılması ve gelecek nesillere daha temiz bir doğa bırakılması amaçlandı. Türkiye genelinde eş zamanlı düzenlenen organizasyonun, vatandaşların doğaya karşı duyarlılığını artırması açısından önemli bir farkındalık çalışması olduğu belirtildi. Yetkililer, özellikle yaz aylarında artan yangın riskine karşı vatandaşların daha dikkatli davranmaları gerektiğini hatırlatarak, doğanın korunmasının yalnızca kurumların değil tüm toplumun ortak görevi olduğunu vurguladı.

İYİ Parti’den Cumalıkızık Mesajı: “Köylüyü Yaşatmadan Köyü Yaşatamazsınız” Haber

İYİ Parti’den Cumalıkızık Mesajı: “Köylüyü Yaşatmadan Köyü Yaşatamazsınız”

“Cumalıkızık betonlaşmayla değil; tarihiyle, kültürüyle ve insanıyla korunabilir” İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanlığı, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Cumalıkızık’ın karşı karşıya bulunduğu sorunlara dikkat çekmek amacıyla tarihi köyde kapsamlı bir basın toplantısı gerçekleştirdi. İlçe Başkanı İsmail Seyis öncülüğünde düzenlenen programa, İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Milletvekili Selçuk Türkoğlu, İl Başkanı İsmail Kaya, ilçe başkanları, il ve ilçe yöneticileri ile çok sayıda partili katıldı. Cumalıkızık’ın tarihi kimliği, doğal yapısı ve köy yaşamının korunmasına yönelik güçlü mesajların verildiği toplantıda, özellikle köylünün sürecin dışında bırakılmaması gerektiği vurgulandı. Basın açıklamasında, Cumalıkızık’ın yalnızca tarihi evlerden ibaret olmadığı; kadın emeği, üretim kültürü, sosyal hafızası ve yaşayan köy kimliğiyle birlikte korunması gereken eşsiz bir miras alanı olduğu ifade edildi. “Köylüyü Yaşatmadan Köyü Yaşatamazsınız” Toplantıda yapılan açıklamalarda, son yıllarda artan turizm baskısı, betonlaşma tehdidi ve ekonomik zorlukların Cumalıkızık’ın özgün yapısını tehdit ettiği belirtildi. İYİ Parti heyeti adına yapılan değerlendirmede şu ifadeler öne çıktı: “Cumalıkızık’ın tarihi dokusunun, doğasının ve köylüsünün birlikte korunması gerekiyor. Köylüyü yaşatmadan köyü yaşatamazsınız.” Açıklamada, köy halkının ekonomik ve sosyal açıdan desteklenmediği bir koruma anlayışının sürdürülebilir olmayacağı vurgulanırken, özellikle kadın üreticilerin ve yerel esnafın korunmasının UNESCO sürecinin temel unsurlarından biri olduğu ifade edildi. “Cumalıkızık’ın Hafızasına ve Kadın Emeğine Sahip Çıkacağız” Basın toplantısında Cumalıkızık’ın yalnızca turistik bir merkez olarak değerlendirilmesine yönelik eleştiriler de dikkat çekti. Parti yöneticileri, köyün yaşayan kültürünün giderek ticari baskı altında kaldığını belirterek şu mesajı verdi: “Cumalıkızık’ın hafızasına, kadın emeğine, üreticisine ve köy kültürüne sahip çıkmaya devam edeceğiz.” Açıklamada, geleneksel üretim kültürünün korunmasının sadece ekonomik değil aynı zamanda kültürel bir sorumluluk olduğu vurgulandı. Özellikle kadınların ürettiği yerel ürünlerin ve kırsal yaşam kültürünün, Cumalıkızık’ın UNESCO kimliğinin önemli parçalarından biri olduğu ifade edildi. “Betonlaşma Değil, Koruma Öncelikli Olmalı” Toplantının en dikkat çeken başlıklarından biri de bölgedeki yapılaşma baskısı oldu. İYİ Parti heyeti, Cumalıkızık’ın geleceğinin yeni beton projeleriyle değil; tarihi ve doğal dokunun korunmasıyla güvence altına alınabileceğini belirtti. Açıklamada şu ifadeler kullanıldı: “UNESCO Dünya Mirası olan Cumalıkızık’ın geleceği; betonlaşmayla değil, tarihiyle, kültürüyle ve insanıyla korunabilir.” Son dönemde bölgede artan ziyaretçi yoğunluğu, otopark baskısı, altyapı eksiklikleri ve çevresel tehditlerin köyün özgün yapısını zorladığı ifade edilirken, plansız uygulamaların tarihi mirasa zarar verebileceği uyarısında bulunuldu. Yetkililere “Şeffaf ve Katılımcı Yönetim” Çağrısı İYİ Parti yöneticileri açıklamalarında, Cumalıkızık’a ilişkin karar süreçlerinde köy halkının daha aktif rol alması gerektiğini de vurguladı. Yetkililere yapılan çağrıda şu mesaj öne çıktı: “Köylüyü dışlayan değil, sürecin parçası yapan şeffaf ve katılımcı bir anlayışla hareket edilmelidir.” Cumalıkızık’ın geleceğine ilişkin planlamaların yalnızca bürokratik kararlarla değil; köy halkı, uzmanlar, sivil toplum kuruluşları ve yerel yöneticilerin ortak aklıyla şekillenmesi gerektiği belirtildi. “Cumalıkızık Hepimizin Ortak Mirasıdır” Toplantının sonunda Cumalıkızık’ın siyasi tartışmaların ötesinde ortak bir kültürel değer olduğu vurgulandı. İYİ Parti heyeti, tarihi köyün korunmasının yalnızca Bursa’nın değil Türkiye’nin ortak sorumluluğu olduğunu ifade ederek şu değerlendirmede bulundu: “Cumalıkızık hepimizin ortak mirasıdır.” Program sonunda parti yöneticileri köy esnafı ve vatandaşlarla da bir araya gelerek bölgedeki sorunlar hakkında görüş alışverişinde bulundu. Cumalıkızık’ın korunmasına yönelik çalışmaların takipçisi olacaklarını belirten heyet, tarihi köyün özgün kimliğinin gelecek kuşaklara aktarılması gerektiğini ifade etti. İsmail Seyis’ten Cumalıkızık Çıkışı: “Bu Mirası Ranta Teslim Etmeyeceğiz” “Köylüyü yok sayarak Cumalıkızık’ı koruyamazsınız” İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanlığı’nın Cumalıkızık’ta düzenlediği basın toplantısında konuşan İlçe Başkanı İsmail Seyis, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan tarihi köyün karşı karşıya olduğu sorunlara sert sözlerle tepki gösterdi. Seyis, Cumalıkızık’ın yıllardır plansızlık, denetimsizlik ve rant baskısı altında bırakıldığını savunarak yetkililere ağır eleştiriler yöneltti. İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Türkoğlu, İl Başkanı İsmail Kaya, ilçe başkanları, il ve ilçe yöneticileri ile partililerin katıldığı açıklamada konuşan Seyis, Cumalıkızık’ın “turizm adı altında tüketildiğini” söyledi. “UNESCO Tabelası Asmakla Koruma Olmaz” Cumalıkızık’ın yalnızca fotoğraf çekilen turistik bir alan gibi yönetildiğini ifade eden İsmail Seyis, mevcut anlayışın tarihi mirası korumaktan uzak olduğunu dile getirdi. Seyis açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “UNESCO tabelası asmakla koruma olmaz. Eğer köyün insanı ekonomik olarak ayakta kalamıyorsa, tarihi evler kaderine terk ediliyorsa, altyapı çökmüşse, yangın riski varsa burada başarı hikâyesi anlatamazsınız.” Köyde yaşayan vatandaşların yıllardır çözüm beklediğini söyleyen Seyis, sorunların görmezden gelindiğini savundu. “Cumalıkızık Turizm Baskısıyla Nefes Alamıyor” İsmail Seyis, kontrolsüz ziyaretçi yoğunluğunun tarihi köyü ciddi şekilde yıprattığını belirterek mevcut yönetim anlayışını eleştirdi. “Bir günde on binlerce insanı buraya getirip sonra bunu başarı diye anlatıyorlar. Bu tarihi sokaklar stadyum değil. Cumalıkızık turizm baskısıyla artık nefes alamıyor.” Seyis, köyün altyapısının mevcut yoğunluğu kaldırmadığını ifade ederek: otopark sorunlarının büyüdüğünü, güvenlik risklerinin arttığını, tarihi yapıların zarar gördüğünü, köy yaşamının giderek bozulduğunu söyledi. “Köylüyü Yaşatmadan Köyü Yaşatamazsınız” Basın açıklamasında en sert mesajlardan biri köy halkının yaşadığı ekonomik sıkıntılar üzerine verildi. İsmail Seyis, köylünün yıllardır yalnız bırakıldığını ifade ederek şu sözleri kullandı: “Köylüyü yaşatmadan köyü yaşatamazsınız. Buradaki insanlar sadece turizme hizmet eden figüran değildir. Bu köyün gerçek sahipleri yıllardır destek bekliyor.” Seyis, özellikle restorasyon süreçlerinde vatandaşların mağdur edildiğini öne sürerek, birçok tarihi evin hâlâ kaderine terk edildiğini söyledi. “Bazı binalar restore edilirken vatandaşın evi çürümeye bırakılıyor. İnsanlar yıllardır sıra bekliyor. Böyle koruma anlayışı olmaz.” “Cumalıkızık Betonlaşmaya Teslim Ediliyor” Konuşmasında bölgedeki yapılaşma baskısına da dikkat çeken Seyis, tarihi alan çevresindeki plansız büyümenin ciddi tehdit oluşturduğunu belirtti. “Cumalıkızık’ın etrafı betonla çevrilirken kimse çıkıp hesap vermiyor. Tarihi mirası korumak yerine rant projeleriyle gündeme gelen bir anlayışı kabul etmiyoruz.” Seyis, UNESCO mirasının ticari hesaplarla yönetilemeyeceğini ifade ederek: “Cumalıkızık birkaç kişinin ekonomik çıkarına kurban edilemez. Bu miras hepimizin.” dedi. “Kadın Emeği ve Köy Kültürü Yok Sayılıyor” İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanı İsmail Seyis, Cumalıkızık’ın yalnızca taş binalardan ibaret olmadığını da vurguladı. Kadın emeğinin, geleneksel üretimin ve köy kültürünün giderek zayıfladığını söyleyen Seyis şu ifadeleri kullandı: “Cumalıkızık’ın hafızası yok oluyor. Kadın emeği yok sayılıyor. Köy kültürü giderek ticari bir dekor haline getiriliyor. Buna sessiz kalmayacağız.” Yerel üreticilerin desteklenmesi gerektiğini ifade eden Seyis, köyün kimliğinin korunmasının ancak yaşayan kültürün desteklenmesiyle mümkün olacağını söyledi. Yetkililere Sert Çağrı: “Köylüyü Dışlayan Anlayıştan Vazgeçin” Seyis konuşmasının sonunda yetkililere doğrudan çağrıda bulundu. Cumalıkızık’a ilişkin kararların masa başında değil, köy halkıyla birlikte alınması gerektiğini belirten Seyis şöyle konuştu: “Köylüyü dışlayan değil, sürecin merkezine koyan bir anlayış istiyoruz. Şeffaf olmayan, halkı dinlemeyen hiçbir planın başarılı olma şansı yok.” İYİ Parti olarak Cumalıkızık’ın tarihi, kültürel ve sosyal kimliğinin korunması için mücadele edeceklerini ifade eden Seyis, sözlerini şu cümleyle tamamladı: “Cumalıkızık sahipsiz değildir. Bu tarihi mirası ranta teslim etmeyeceğiz.”

İlker Özaslan’dan Cumalıkızık İçin Kritik Uyarı: “UNESCO Unvanı Sınırsız Turizm Anlamına Gelmez” “Cumalıkızık yalnızca korunacak bir yapı topluluğu değil, yaşayan bir kültürdür” Haber

İlker Özaslan’dan Cumalıkızık İçin Kritik Uyarı: “UNESCO Unvanı Sınırsız Turizm Anlamına Gelmez” “Cumalıkızık yalnızca korunacak bir yapı topluluğu değil, yaşayan bir kültürdür”

Bursa’nın dünya çapında tanınan tarihi miras alanlarından Cumalıkızık’ın geleceği, Tayyare Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen kapsamlı değerlendirme toplantısında masaya yatırıldı. Bursa UNESCO Derneği Cumalıkızık Çalışma Grubu tarafından organize edilen toplantıda, tarihi köyün karşı karşıya olduğu tehditler, koruma sorunları, restorasyon eksiklikleri ve sürdürülebilir yönetim modeli detaylı biçimde ele alındı. Toplantının merkezinde ise Bursa UNESCO Derneği Başkanı İlker Özaslan’ın yaptığı kapsamlı değerlendirmeler yer aldı. Özaslan, Cumalıkızık’ın bugün yalnızca fiziksel yıpranma değil, aynı zamanda yoğun turizm baskısı, plansız büyüme, ekonomik eşitsizlik ve kentleşme tehdidi altında bulunduğunu söyledi. Katılımcılar arasında yerel yöneticiler, akademisyenler, alan başkanlığı uzmanları, sivil toplum temsilcileri, koruma uzmanları ve köy sakinleri yer aldı. Toplantı boyunca ortak görüş, Cumalıkızık’ın “sadece turistik bir destinasyon değil, yaşayan bir kültürel miras alanı” olduğu yönünde birleşti. İlker Özaslan: “Bir Günde 34 Bin Kişi Başarı Değil, Alarmdır” Bursa UNESCO Derneği Başkanı İlker Özaslan, toplantıda yaptığı konuşmada ziyaretçi yoğunluğunun artık ciddi bir tehdit boyutuna ulaştığını vurguladı. Geçtiğimiz yıl Cumalıkızık’ın bir günde yaklaşık 34 bin ziyaretçiyi ağırladığını hatırlatan Özaslan, bu yoğunluğun artık “övünülecek bir tablo” değil, yönetilmesi gereken bir kriz olduğuna dikkat çekti. Özaslan şu ifadeleri kullandı: “UNESCO Dünya Mirası unvanı sınırsız turist kabul etmek anlamına gelmez. Bir günde 34 bin kişinin geldiği bir tarihi köyde artık koruma-kullanma dengesi ciddi şekilde zarar görmeye başlar. Bu sayı bazı günlerde stadyum doluluğuna ulaşıyor. Böyle bir baskıyı tarihi bir köyün kaldırabilmesi mümkün değildir.” Cumalıkızık’ın taşıma kapasitesinin bilimsel yöntemlerle belirlenmesi gerektiğini ifade eden Özaslan, kontrollü ziyaretçi yönetimi, rezervasyon sistemi ve zaman planlamalı turizm modelinin artık kaçınılmaz hale geldiğini söyledi. “Cumalıkızık Bir Açık Hava AVM’sine Dönüştürülemez” Toplantıda turizmin niteliği üzerine de dikkat çeken değerlendirmeler yapıldı. İlker Özaslan, Cumalıkızık’ın yalnızca yoğun insan trafiği üzerinden değerlendirilemeyeceğini belirterek şunları söyledi: “Bir günde 50 bin kişiye hediyelik eşya üretebilecek bir köy değiliz. Cumalıkızık bir açık hava AVM’si değildir. Burası yaşayan bir kültür alanıdır. İnsanlar burada yalnızca alışveriş yapmıyor; yüzlerce yıllık bir yaşam biçimine tanıklık ediyor.” Özaslan, köy ekonomisinin mevcut ziyaretçi baskısına göre şekillenmeye zorlanmasının geleneksel yaşamı bozabileceğini ifade etti. Yapı Stoğu Endişe Veriyor: “151 Yapı Müdahale Bekliyor” Toplantıda paylaşılan güncel yapı envanteri, köyün fiziksel durumuna ilişkin çarpıcı veriler ortaya koydu. Cumalıkızık’ta: 259 ev bulunduğu, bunların 168’inin tarihi yapı niteliğinde olduğu, 21 yapının tamamen yıkıldığı, 17 yapının harabe durumda olduğu, toplam 38 yapının ise oturulamaz halde bulunduğu açıklandı. İlker Özaslan, özellikle köylüye ait tarihi evlerin restorasyon sürecinde geri planda kalmasının ciddi bir sorun yarattığını belirtti. “Kamu yapıları restore edilirken köy halkının evlerinin büyük kısmı hâlâ destek bekliyor. İnsanlar yıllardır sırada bekliyor. ‘Benim evim neden restore edilmiyor?’ sorusu artık köyde çok yaygın. Koruma yükünü yalnızca köylünün omzuna bırakırsanız sürdürülebilir bir model kuramazsınız.” Toplantıda yaklaşık 113 evin restorasyon beklediği, harabe yapılarla birlikte yaklaşık 151 yapının acil müdahale gerektirdiği ifade edildi. “Köylüyü Suçlamak Kolay, Destek Vermek Zor” Toplantıda tarihi yapılarda görülen uygunsuz müdahaleler de gündeme geldi. Köydeki tarihi evlerin yaklaşık yüzde 70’inde usule uygun olmayan değişiklikler bulunduğu belirtilirken, İlker Özaslan bu durumun yalnızca “bilinçsizlik” ile açıklanamayacağını söyledi. “Köylüyü suçlamak kolay ama insanlar ekonomik olarak yalnız bırakıldı. Restorasyon maliyetleri çok yüksek. İnsanlar yıllardır destek bekliyor. Destek mekanizması güçlü kurulmadan koruma bilinci tek başına yeterli olmaz.” Özaslan, koruma politikalarının sosyal boyutunun göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı. “Öncelik Piknik Alanı Değil, Güvenlik ve Altyapı Olmalı” Toplantının dikkat çeken başlıklarından biri de altyapı ve güvenlik eksiklikleri oldu. Katılımcılar; sağlık altyapısının yetersizliği, acil tahliye planlarının eksikliği, yangın riskleri, yönlendirme sorunları, otopark baskısı, güvenlik eksiklikleri gibi sorunların artık kritik seviyeye ulaştığını ifade etti. İlker Özaslan, bu süreçte önceliklerin doğru belirlenmesi gerektiğini söyleyerek şu değerlendirmede bulundu: “Yoğun ziyaretçi baskısı sürerken yeni piknik alanları yapmak doğru öncelik değildir. Önce altyapıyı, güvenliği, koruma sistemlerini ve afet hazırlığını güçlendirmeliyiz.” “Cumalıkızık İçeriden Değil, Dışarıdan Gelen Baskıyla Yok Olabilir” Toplantının en çarpıcı uyarılarından biri de Bursa’daki hızlı kentleşme ve rant baskısına ilişkin oldu. İlker Özaslan, Cumalıkızık’ın çevresindeki yapılaşmanın giderek arttığını belirterek şunları söyledi: “Cumalıkızık içeriden değil, dışarıdan gelen baskıyla yok olabilir. Bursa büyüyor, kent baskısı köylere dayanıyor. Tarım alanları kayboluyor, doğal doku daralıyor. Eğer çevresel koruma politikaları güçlendirilmezse UNESCO alanını korumak tek başına yeterli olmayacaktır.” Uzmanlar, yalnızca köy merkezinin değil, çevresel bütünlüğün de korunması gerektiğine dikkat çekti. “Kadın Emeği ve Köy Belleği Korunmadan UNESCO Süreci Eksik Kalır” Toplantıda yalnızca fiziksel restorasyon değil, kültürel mirasın yaşayan unsurları da gündeme geldi. İlker Özaslan, Cumalıkızık’ın asıl değerinin günlük yaşam kültürü olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: “Köyün belleği, kadın emeği, geleneksel üretim kültürü ve kırsal yaşam kimliği korunmadan yalnızca binaları restore etmek yeterli olmaz.” Bu kapsamda boş kamu yapılarının; kadın üretim merkezleri, kültürel buluşma alanları, ziyaretçi karşılama merkezleri, sağlık destek noktaları olarak değerlendirilmesi önerildi. Uluslararası İş Birliği ve Yeni Koruma Modelleri Toplantıda Cumalıkızık’ın uluslararası ölçekte daha etkin tanıtılması ve koruma ağlarına dahil edilmesi gerektiği de vurgulandı. Safranbolu başta olmak üzere farklı UNESCO miras alanlarıyla deneyim paylaşımı yapılması, Avrupa’daki koruma modellerinin incelenmesi ve yabancı uzmanlarla ortak çalışmalar yürütülmesi önerildi. Ayrıca İngilizce tanıtım materyalleri hazırlanması ve Cumalıkızık’a özel belgesel projelerinin geliştirilmesi gerektiği ifade edildi. “Bu Mesele Siyaset Üstüdür” Toplantının sonunda ortak akıl ve katılımcı yönetim anlayışı ön plana çıktı. Kurumların, uzmanların ve köy halkının birlikte hareket etmesi gerektiğini vurgulayan Bursa UNESCO Derneği Başkanı İlker Özaslan, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Bu mesele siyaset üstüdür. Amaç çocuklara doğru korunmuş bir miras bırakmaktır. Cumalıkızık yalnızca bugünün değil, gelecek kuşakların da emanetidir.”

Yenişehir’de Siyasette Görev Değişimi: Fatma Kocabaş Yeni İlçe Başkanı Haber

Yenişehir’de Siyasette Görev Değişimi: Fatma Kocabaş Yeni İlçe Başkanı

Bursa’nın Yenişehir ilçesinde siyaset gündemi hareketlendi. Büyük Birlik Partisi (BBP) Yenişehir İlçe Başkanlığına, BBP Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Tevfik Eren’in tensipleri ve Bursa İl Başkanlığı’nın onayıyla Fatma Kocabaş atandı. Bursa İl Başkanı Oğuz Han, atamayı değerlendirirken, Yenişehir’in öncelikli meselelerine dikkat çekti: “Yenişehir ilçemizin sosyal ve ekonomik sorunlarını çözmeye yönelik çalışmaların teşkilatımızın önceliği olacağını biliyoruz. Atamanın, hem partimize hem de ilçemize hayırlı olmasını temenni ediyor, yeni ilçe başkanımıza başarılar diliyoruz.” Yeni görevine başlayan Fatma Kocabaş’ın, Yenişehir’in yerel sorunlarına duyarlı bir yönetim anlayışıyla hareket edeceği belirtiliyor. İlçedeki altyapı, ulaşım, eğitim ve sosyal hizmetler gibi alanlarda çözüm odaklı çalışmaların öncelikli hedefler arasında yer alacağı ifade ediliyor. BBP Bursa İl Başkanlığı, atamanın ilçede hem partinin örgütlenmesini güçlendireceğini hem de halkla daha yakın ilişkiler kurularak yerel problemlere hızlı ve etkili müdahale edileceğini vurguladı. “Yenişehir’deki vatandaşlarımızın beklentilerini karşılamak, ilçemizin kalkınmasına katkı sunmak için hep birlikte çalışacağız. Teşkilat olarak sorunları sahada görmek, çözüm üretmek ve halkımızla güçlü bir iletişim kurmak temel önceliğimiz olacak.” Atama, ilçedeki siyasi partiler arasında yakın iş birliği ve yerel yönetim sorunlarına çözüm üretme perspektifinin önemini bir kez daha ortaya koydu.

Anahtar Parti Osmangazi İlçe Yönetiminden DEKAV Ziyareti: Yörük Halkının Sorunlarına Odaklanan Kapsamlı İstişare Haber

Anahtar Parti Osmangazi İlçe Yönetiminden DEKAV Ziyareti: Yörük Halkının Sorunlarına Odaklanan Kapsamlı İstişare

Anahtar Parti Osmangazi İlçe Başkanı İsmail Demir ve ilçe yönetimi, Bursa Dağ ilçelerini temsilen önceki dönem Dağder Genel Başkanlarından ve Dağ Yöresi Eğitim Araştırma ve Kalkınma Vakfı (DEKAV) Genel Başkanı Yüksel Yaşar’ı ziyaret etti. Ziyaret, sadece nezaket ziyareti olmanın ötesinde, Osmangazi’de yaşayan yaklaşık 300 bin Yörük nüfusunun Orhaneli, Harmancık, Büyükorhan ve Keles bölgelerinde yaşadığı ekonomik, sosyal ve kültürel sıkıntılara ışık tutan kapsamlı bir istişareye dönüştü. Görüşmelerde, bölge halkının en büyük sorunlarından biri olarak ekonomik sıkıntılar ön plana çıktı. Tarım ve hayvancılıkla geçimini sağlayan Yörük vatandaşlar, artan maliyetler ve düşük üretim geliri nedeniyle adeta hayat mücadelesi veriyor. Eğitim ve sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan sıkıntılar, genç nüfusun şehir merkezlerine göç etmesine neden oluyor; bu da yöresel kültürün ve yaşamın sürdürülmesini tehdit ediyor. Anahtar Parti Osmangazi İlçe Teşkilatı, bu sorunları yerinde tespit ederek çözüm odaklı yaklaşımını ortaya koydu. Başkan İsmail Demir, “Sadece sorunları dinlemekle kalmıyoruz; Osmangazi’de yaşayan Dağ Yöresi halkının ekonomik ve sosyal sorunlarını çözmek için kararlıyız. 300 bine yakın Yörük vatandaşımızın hak ettiği yaşam standardına ulaşması için çalışıyoruz” dedi. Ziyaret sırasında ayrıca, DEKAV ve Anahtar Parti Osmangazi İlçe Yönetimi arasında iş birliği fırsatları değerlendirildi. Başkan Yüksel Yaşar, misafirperverliği ve sıcak karşılamasıyla dikkat çekerken, Yörük halkının kalkınması ve kültürel değerlerin korunması noktasında ortak adımlar atılmasının önemine vurgu yaptı. İsmail Demir, “Sayın Başkanımızın kabulleri ve misafirperverliği için teşekkür ediyoruz. Başarılarının devamını diliyor, Dağ Yöresi’nin hak ettiği ekonomik ve sosyal refaha ulaşması için her zaman yanlarında olacağımızı ifade ediyoruz” diyerek sözlerini tamamladı. Anahtar Parti Osmangazi İlçe Teşkilatı’nın bu ziyaret ve istişareleri, sadece protokol ziyareti değil; bölge halkının sorunlarının çözümü için ciddi bir saha çalışmasının işareti olarak yorumlanıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.