Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Bursa

Gürsu Haber - Bursa haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bursa haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Anahtar Parti Bursa Teşkilatı Yeşilyayla'da Vatandaşlarla Buluştu: "Türkiye'nin Anahtarı Milletimizin Elindedir" Haber

Anahtar Parti Bursa Teşkilatı Yeşilyayla'da Vatandaşlarla Buluştu: "Türkiye'nin Anahtarı Milletimizin Elindedir"

Anahtar Parti Bursa İl Başkanlığı, saha çalışmalarını aralıksız sürdürerek vatandaşlarla buluşmaya ve toplumun her kesiminin talep ve beklentilerini yerinde dinlemeye devam ediyor. Bu kapsamda, Bursa İl Başkanı Sayın Fikret Aslan öncülüğünde gerçekleştirilen Yeşilyayla Mahallesi ziyaretine, Ankara'dan Bursa'ya gelen Genel Başkan Yardımcısı Sayın Emine Küçükali ile Yıldırım İlçe Başkanı Sayın Tayfun Yıldırım da katıldı. Yıldırım ilçesinin en yoğun mahallelerinden biri olan Yeşilyayla'da gerçekleştirilen program boyunca mahalle esnafı tek tek ziyaret edilirken, cadde ve sokaklarda vatandaşlarla samimi sohbetler gerçekleştirildi. Bölge sakinlerinin talep, öneri ve beklentileri dinlenirken, Türkiye'nin mevcut ekonomik ve sosyal gündemine ilişkin görüş alışverişinde bulunuldu. Program boyunca esnafın yaşadığı ekonomik zorluklar, artan maliyetler, yüksek enflasyonun ticaret üzerindeki etkileri, küçük işletmelerin karşı karşıya bulunduğu finansman sorunları ve vatandaşların günlük yaşamını doğrudan etkileyen ekonomik gelişmeler masaya yatırıldı. Anahtar Parti heyeti, vatandaşların dile getirdiği her görüşü dikkatle dinleyerek çözüm odaklı siyaset anlayışıyla hareket ettiklerini vurguladı. Ziyaret sırasında vatandaşların Genel Başkan Sayın Yavuz Ağıralioğlu'na gösterdiği ilgi, sevgi ve güven dikkat çekti. Özellikle gençlerin ve esnafın gösterdiği sıcak karşılama, teşkilat mensupları tarafından memnuniyetle karşılandı. Vatandaşlar, Türkiye'nin içinde bulunduğu ekonomik ve sosyal sorunların çözümü için yeni ve güven veren bir siyaset anlayışına ihtiyaç duyduklarını ifade ederken, Anahtar Parti'nin ortaya koyduğu vizyonu dikkatle takip ettiklerini dile getirdi. İl Başkanı Sayın Fikret Aslan, saha çalışmalarının yalnızca seçim dönemleriyle sınırlı olmadığını belirterek, toplumun her kesimine ulaşmayı ve vatandaşın sesini doğrudan dinlemeyi siyaset anlayışlarının temel ilkesi olarak gördüklerini ifade etti. Aslan, Bursa'nın her mahallesinde vatandaşlarla bir araya gelmeye devam edeceklerini belirterek şunları söyledi: "Bizler makam siyasetinin değil, millet siyasetinin temsilcileriyiz. Sorunları masa başında değil, sahada dinliyor; çözüm önerilerimizi vatandaşlarımızın beklentileri doğrultusunda şekillendiriyoruz. Esnafımızın yaşadığı sıkıntıları, emeklilerimizin, gençlerimizin ve çalışanlarımızın beklentilerini yerinde görmek bizim için büyük önem taşıyor. Anahtar Parti olarak milletimizin yanında olmaya, onların sesi olmaya devam edeceğiz." Genel Başkan Yardımcısı Sayın Emine Küçükali ise Bursa'nın üretim gücü, sanayisi ve girişimcilik ruhuyla Türkiye'nin en önemli şehirlerinden biri olduğunu belirterek, vatandaşların gösterdiği ilgi ve misafirperverlikten büyük memnuniyet duyduklarını ifade etti. Küçükali, Anahtar Parti'nin temel hedefinin toplumun tüm kesimlerini kapsayan, adaletli, şeffaf ve çözüm odaklı bir yönetim anlayışını hayata geçirmek olduğunu söyledi. Ziyaret boyunca mahalle sakinleriyle çekilen hatıra fotoğrafları, yapılan sohbetler ve esnaf ziyaretleri samimi görüntülere sahne olurken, vatandaşların Anahtar Parti heyetine gösterdiği yakın ilgi programın en dikkat çekici yönlerinden biri oldu. Program sonunda Anahtar Parti Bursa İl Başkanlığı tarafından yapılan değerlendirmede, vatandaşların gösterdiği ilgi ve teveccühün kendilerine büyük bir sorumluluk yüklediği belirtilerek şu ifadelere yer verildi: "Bugün Yeşilyayla'da bir kez daha gördük ki milletimiz; samimiyeti, dürüstlüğü ve çözüm üreten siyaseti desteklemektedir. Sıkılan her el, kurulan her gönül bağı ve dinlediğimiz her vatandaşımız bizlere umut vermektedir. Türkiye'nin geleceğine dair umudu büyüten bu buluşmalar, daha güçlü yarınların inşası adına bizlere ilham vermektedir. Bizler milletimizle birlikte yürümeye, Bursa'nın her mahallesinde vatandaşlarımızla buluşmaya, sorunları yerinde dinleyip çözüm önerilerimizi paylaşmaya devam edeceğiz. Çünkü inanıyoruz ki güçlü bir Türkiye'nin yolu güçlü bir milletten geçer. Türkiye'nin anahtarı milletimizin elindedir." Anahtar Parti Bursa İl Başkanlığı, önümüzdeki süreçte de Bursa'nın tüm ilçelerinde saha çalışmalarını sürdüreceğini, vatandaşlarla buluşmaya ve çözüm odaklı siyaset anlayışını her platformda anlatmaya devam edeceğini bildirdi.

BUR-KON'UN "BİRLİK VE BERABERLİK GECESİ" BURSA'DA GÜNDEM OLDU Haber

BUR-KON'UN "BİRLİK VE BERABERLİK GECESİ" BURSA'DA GÜNDEM OLDU

Bursa'da faaliyet gösteren hemşehri dernekleri uzun yıllardır kültürel birlikteliği güçlendirmek amacıyla çeşitli organizasyonlara imza atıyor. Ancak bu organizasyonların çok azı, yalnızca bir yemek programı ya da protokol buluşması olmanın ötesine geçerek kentin sosyal yapısını, kültürel çeşitliliğini ve ortak yaşam iradesini aynı çatı altında buluşturabiliyor. BUR-KON Konfederasyonu'nun 24 Temmuz'da düzenlediği "Birlik ve Beraberlik Gecesi", tam da bu yönüyle dikkat çeken organizasyonlardan biri oldu. Bursa, Türkiye'nin en fazla göç alan şehirlerinden biri... Farklı kültürlerin, farklı yörelerin ve farklı yaşam alışkanlıklarının yıllardır aynı sokakları, aynı mahalleleri ve aynı üretim alanlarını paylaştığı büyük bir sanayi ve kültür kenti. Bu nedenle Bursa'da düzenlenen her hemşehri buluşması yalnızca bir sosyal etkinlik değil; aynı zamanda şehrin toplumsal dokusunu güçlendiren önemli bir sosyal dayanışma zemini niteliği taşıyor. BUR-KON'un gerçekleştirdiği "Birlik ve Beraberlik Gecesi" de tam olarak bu anlayışı yansıtan bir organizasyon olarak hafızalarda yer aldı. PROTOKOL FOTOĞRAFI DEĞİL, ŞEHİR FOTOĞRAFI VERİLDİ Programın en dikkat çekici yönlerinden biri, gecenin merkezine protokolü değil vatandaşları koymasıydı. Türkiye'de benzer organizasyonlarda çoğu zaman uzun protokol konuşmaları, resmi hitaplar ve siyasi mesajlar ön plana çıkarken, BUR-KON'un organizasyonunda salonun gerçek sahibi vatandaşlar oldu. Siyasetçiler, bürokratlar, belediye temsilcileri, sivil toplum kuruluşlarının yöneticileri ve vatandaşlar aynı masalarda buluştu. Hiçbir ayrım yapılmadan aynı salonda aynı coşkuyu paylaşan yüzlerce kişi, Bursa'nın yıllardır ihtiyaç duyduğu toplumsal birlik mesajını adeta sahneye taşıdı. SALONUN EN GÜÇLÜ KONUŞMASI HALAYLAR OLDU Program boyunca belki de en anlamlı görüntüler, sahnede yapılan konuşmalardan değil, oyun havaları başladığında ortaya çıktı. Konya türküleri çalmaya başladığında salonun ortası kısa sürede doldu. Kaşık oyunları, halaylar, yöresel ezgiler ve uzun havalar yalnızca eğlence değil; farklı şehirlerden Bursa'ya gelen insanların ortak hafızasını yeniden canlandırdı. Bir yanda Konya'nın kaşık sesleri... Diğer tarafta Doğu Anadolu'nun halayları... Ardından Güneydoğu'nun uzun havaları... Ve bütün bu kültürel zenginliklerin aynı salonda alkışlarla karşılanması... Aslında ortaya çıkan tablo, Bursa'nın yıllardır inşa ettiği ortak yaşam kültürünün güçlü bir yansımasıydı. Çünkü türkü sadece bir ezgi değildir. Türkü; aidiyetin, kültürün, geçmişin ve ortak hafızanın taşıyıcısıdır. Kültürünü yaşatan şehirler kolay ayrışmaz. Birlik duygusunu canlı tutan toplumlar ise sosyal dayanışmalarını daha güçlü korur. SİYASET DE VARDI AMA SİYASET ÜSTÜ BİR ATMOSFER HÂKİMDİ Programa farklı siyasi partilerden temsilcilerin katılması dikkat çekti. İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu ve Yozgat Milletvekili Lütfü Kayalar, Büyük Birlik Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ekrem Alfatlı, siyasi parti yöneticileri, Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz ve belediye temsilcileri ve çok sayıda sivil toplum kuruluşu yöneticisi geceye iştirak etti. Ancak programın en önemli özelliği, hiçbir siyasi kimliğin organizasyonun önüne geçmemesiydi. Katılımcılar aynı salonda, aynı masalarda ve aynı kültürel atmosfer içerisinde buluştu. Bu yaklaşım, hemşehri derneklerinin asli misyonunun siyaset üretmek değil; toplumsal dayanışmayı güçlendirmek olduğunun güçlü bir göstergesi olarak değerlendirildi. BURSA'NIN DEMOGRAFİK GERÇEĞİ SAHNEYE YANSIDI Bursa artık yalnızca Bursalıların yaşadığı bir şehir değil. Türkiye'nin dört bir yanından gelen insanların ortak hayat kurduğu büyük bir yaşam merkezi. Kastamonu'dan Kayseri'ye... Bitlis'ten Batman'a... Afyonkarahisar'dan Antalya'ya... Konya'dan Kırıkkale'ye... Yozgat'tan Ordu'ya... Siirt'ten Şanlıurfa'ya kadar birçok ilin kültürü Bursa'da yaşamaya devam ediyor. BUR-KON çatısı altında faaliyet gösteren derneklerin aynı organizasyonda buluşması, Bursa'nın kültürel mozaiğini adeta tek karede bir araya getirdi. Bu tablo, göçün doğru yönetildiğinde toplumsal ayrışma değil, sosyal zenginlik oluşturduğunu bir kez daha gösterdi. STK'LARIN ORTAK BULUŞMASI Geceye yalnızca BUR-KON bünyesindeki dernekler değil, farklı sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri de katıldı. Katılımcılar arasında; Bursa Kastamonulular Dernek Başkanı Ercan Çapraz Bursa Kayserililer Dernek Başkanı Ferhat Ayhan Bursa Kırıkkaleliler Dernek Başkanı Hüseyin Altındağ Bursa Konyalılar Dernek Başkanı Musa Bozkurt Bursa Afyonkarahisarlılar Dernek Başkanı Ali Albayrak Bursa Antalyalılar Dernek Başkanı Dursun Çetin Bursa Erzincanlılar Dernek Başkanı Tahsin Yıldız Bursa Siirtliler Dernek Başkanı Selim Demirel Bursa Şanlıurfalılar Dernek Başkanı İzzettin Yıldırım Bursa Batmanlılar Dernek Başkanı Mustafa Demir Bursa Bitlisliler Dernek Başkanı Mehmet Demir Bursa Ordulular Dernek Başkanı Cengizhan Kutlu Bursa Kırşehirliler Dernek Başkanı Mustafa Erguvan Marmara Yozgatlılar Federasyonu Başkanı Ahmet Aslan ile birlikte çok sayıda federasyon, dernek yöneticisi ve kanaat önderi yer aldı. BUR-KON Genel Başkanı Biret Elik ile BUR-KON Kadın Kolları Başkanı Yeliz Ünlü Sarılar ev sahipliği yaparken, organizasyonun düzenli yapısı ve katılımcı profili geceye damga vurdu. BURSA'NIN GELECEĞİ AÇISINDAN ÖNEMLİ MESAJLAR VERİLDİ Bugün dünyanın birçok büyük şehrinde göç, toplumsal uyumun en önemli başlıklarından biri olarak tartışılıyor. Bursa ise yıllardır bu sınavı başarıyla veren şehirlerden biri olmayı sürdürüyor. Bunun en önemli sebeplerinden biri de hemşehri derneklerinin yalnızca kültürel faaliyetler düzenlemekle kalmayıp, farklı toplumsal kesimleri ortak paydada buluşturabilmesidir. BUR-KON'un gerçekleştirdiği bu organizasyon da bunun başarılı örneklerinden biri olarak değerlendirildi. SONUÇ: BİR GECEDEN FAZLASI 24 Temmuz'da düzenlenen "Birlik ve Beraberlik Gecesi", yalnızca bir yemek organizasyonu ya da eğlence programı olmanın ötesinde, Bursa'nın toplumsal birlik ve beraberlik anlayışını yansıtan önemli bir buluşma oldu. Aynı salonda farklı siyasi görüşlerden temsilcilerin, farklı şehirlerden gelen hemşehri derneklerinin, sivil toplum kuruluşlarının ve vatandaşların ortak bir atmosferde bir araya gelmesi; Bursa'nın çok kültürlü yapısının güçlü bir yansıması olarak öne çıktı. Halaylar, kaşık oyunları, uzun havalar ve yöresel ezgiler ise sadece folklorik unsurlar değil, ortak yaşam kültürünü pekiştiren sosyal bağların sembolü hâline geldi. Bir şehri güçlü yapan yalnızca sanayisi, yolları ya da binaları değildir. O şehri asıl güçlü kılan; farklılıklarını zenginlik olarak gören, ortak değerlerde buluşabilen ve aynı sofrada, aynı ezgide, aynı coşkuda buluşabilen insanlarıdır. BUR-KON'un "Birlik ve Beraberlik Gecesi", Bursa'nın bu ortak ruhunu yansıtan anlamlı organizasyonlardan biri olarak kentin sosyal hafızasında yerini aldı.

Kocayayla'da Gürsu Buluşması! Anahtar Parti'den Samsunlular Derneği'ne Ziyaret Haber

Kocayayla'da Gürsu Buluşması! Anahtar Parti'den Samsunlular Derneği'ne Ziyaret

Bursa'nın Keles ilçesindeki Kocayayla'da düzenlenen 3. Geleneksel SAMDEF Samsunlular Kültür Buluşması, binlerce kişinin katılımıyla büyük coşku içinde gerçekleştirildi. Şenliğe Gürsu Samsunlular Derneği Başkanı Faruk Çetin ve dernek yönetimi de katılarak hemşehrileriyle bir araya geldi. Festival alanında Gürsu'dan gelen misafirleri ağırlayan dernek yönetimi, Samsun kültürünün yaşatılması ve hemşehrilik bağlarının güçlendirilmesine yönelik etkinliklerde yer aldı. Etkinliğe ayrıca Anahtar Parti Gürsu İlçe Başkanı Süleyman Ağırman ve ilçe yönetimi de katılım sağladı. Ağırman ve beraberindeki heyet, Gürsu Samsunlular Derneği'nin festival alanındaki standını ziyaret ederek Dernek Başkanı Faruk Çetin ile bir araya geldi. Ziyarette birlik ve beraberlik mesajları verilirken, Samsun kültürünün gelecek nesillere aktarılmasının önemine vurgu yapıldı. Samimi ortamda gerçekleşen buluşmada, Gürsu'daki sivil toplum kuruluşlarının dayanışmasının güçlenmesinin önemine dikkat çekildi. Üç gün süren organizasyon boyunca Karadeniz kültürü, yöresel lezzetler, halk oyunları ve konserlerle renklenen Kocayayla, Türkiye'nin dört bir yanından gelen Samsunluları aynı çatı altında buluşturdu. Gürsu'dan katılan heyet de etkinlik boyunca vatandaşlarla bir araya gelerek şenliğin coşkusuna ortak oldu.

Öz Sağlık-İş Bursa 2 No'lu Şube'den Başhekim Tepkisi: "Çalışan Annelerin Onuru Korunmalıdır" Haber

Öz Sağlık-İş Bursa 2 No'lu Şube'den Başhekim Tepkisi: "Çalışan Annelerin Onuru Korunmalıdır"

Öz Sağlık-İş Sendikası Bursa 2 No'lu Şube Başkanlığı, bir kamu sağlık kurumunda görev yapan başhekimin, analık izni sonrası ücretsiz izin talebinde bulunan çalışan annelere yönelik kullandığı iddia edilen ifadeler nedeniyle yazılı açıklama yaptı. Sendika, çalışan annelerin yasal haklarını kullanırken küçümseyici ve rencide edici söylemlere maruz bırakıldığını belirterek, olayın sadece bireysel bir sorun değil, tüm sağlık çalışanlarını ilgilendiren ciddi bir hak ihlali olduğunu ifade etti. Açıklamada, başhekimin çalışan annelere yönelik, "Çocuk yaparken bana mı sordunuz?" ve "Doğum yaparken bana mı güvendiniz?" şeklinde ifadeler kullandığının öne sürüldüğü, ayrıca kamuoyuyla paylaşılması uygun görülmeyen daha ağır söylemlerin de dile getirildiği iddia edildi. Sendika, olayla ilgili hukuki ve idari mercilere başvuruların yapıldığını, soruşturma sürecinin ise devam ettiğini belirtti. Buna rağmen hakkında soruşturma yürütülen başhekimin görev süresinin uzatılmasının çalışanlar ve kamuoyunda soru işaretlerine neden olduğu vurgulandı. Açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından aile kurumunun güçlendirilmesi ve doğum oranlarının artırılmasına yönelik politikalar kapsamında 2025 yılının Aile Yılı ilan edildiği hatırlatılarak, çalışan anneleri incitecek söylemlerin bu anlayışla bağdaşmadığı ifade edildi. Öz Sağlık-İş Bursa 2 No'lu Şube Başkanlığı, annelik hakkının Anayasa ve ilgili mevzuatla güvence altına alındığını belirterek, hiçbir kamu yöneticisinin çalışanların yasal haklarını kullanmaları nedeniyle baskılayıcı veya aşağılayıcı ifadeler kullanamayacağını kaydetti. Sendika açıklamasında şu soruların yanıtlanması istendi: * Çalışan anneleri rencide ettiği iddia edilen ifadeler nedeniyle neden herhangi bir idari yaptırım uygulanmadı? * Hakkında soruşturma devam eden bir yöneticinin görev süresi hangi gerekçeyle uzatıldı? * Bu karar, çalışan anneler ve kamu personeline nasıl bir mesaj veriyor? Öz Sağlık-İş Sendikası Bursa 2 No'lu Şube Başkanlığı, çalışan annelerin haklarını ve onurunu korumak adına hukuki sürecin takipçisi olacaklarını belirterek, soruşturmanın şeffaf şekilde yürütülmesini ve kamu vicdanını rahatlatacak adımların atılmasını istedi.

DUACINARI PROJESİ ÜZERİNDEKİ TARTIŞMALAR BÜYÜYOR: “KÜLTÜR VE YAŞAM MERKEZİ Mİ, TİCARET VE RANT MERKEZİ Mİ?” Haber

DUACINARI PROJESİ ÜZERİNDEKİ TARTIŞMALAR BÜYÜYOR: “KÜLTÜR VE YAŞAM MERKEZİ Mİ, TİCARET VE RANT MERKEZİ Mİ?”

Bursa'nın en yoğun nüfuslu ilçelerinden biri olan Yıldırım'da yapımı devam eden Duacınarı Kültür ve Yaşam Merkezi Projesi, kamuoyunda tartışmaların odağı haline gelmeye devam ediyor. İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanı İsmail Seyis'in yaptığı sert açıklamalar ve kamuoyuna sunduğu eleştiriler, proje hakkında yeni soru işaretlerini gündeme taşıdı. Seyis, projenin başlangıcından itibaren şeffaflıktan uzak bir süreç işletildiğini iddia ederek, Yıldırım halkının bilgilendirilmediğini, bölge sakinlerinin görüşlerinin alınmadığını ve kamu kaynaklarıyla yürütülen bir yatırımın detaylarının kamuoyundan gizlendiğini öne sürdü. Yıldırım kamuoyunda giderek büyüyen tartışmanın merkezinde ise şu soru yer alıyor: "Duacınarı Kültür ve Yaşam Merkezi mi yapılıyor, yoksa yeni bir ticaret ve rant merkezi mi oluşturuluyor?" "YILDIRIM HALKI BİLGİLENDİRİLMİYOR" İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanı İsmail Seyis, yaptığı değerlendirmede projenin yalnızca bir bina inşaatı olmadığını, doğrudan Yıldırım'ın geleceğini ilgilendiren önemli bir yatırım olduğunu belirtti. Seyis'e göre böylesine büyük bir proje hazırlanırken mahalle sakinleri, muhtarlar, esnaf odaları, sivil toplum kuruluşları, şehir plancıları ve bölge uzmanlarıyla kapsamlı istişare yapılması gerekiyordu. Ancak iddialara göre süreç tam tersine işletildi. Projenin hangi ihtiyaç analizine göre hazırlandığı, hangi kriterlerle şekillendirildiği ve nihai kullanım amacının ne olduğu konusunda kamuoyuna yeterli açıklama yapılmadığı ileri sürülüyor. İsmail Seyis, "Yıldırım halkının geleceğini ilgilendiren bir projede halkın söz hakkı yok sayılmıştır" görüşünü savundu. "İHALE SÜRECİ NEDEN TAM OLARAK AÇIKLANMIYOR?" Tartışmaların en önemli başlıklarından birini ise ihale süreci oluşturuyor. Muhalefet cephesi, projenin maliyetinin, ihale detaylarının, yüklenici firmaların, sözleşme şartlarının ve proje kapsamının ayrıntılı şekilde kamuoyuna açıklanması gerektiğini belirtiyor. Kamu kaynakları kullanılarak gerçekleştirilen her yatırımın şeffaflık ilkesi doğrultusunda yürütülmesi gerektiğini ifade eden Seyis, şu soruları gündeme taşıdı: Projenin toplam maliyeti nedir? İhale hangi şartlarda yapılmıştır? Katılan firmalar kimlerdir? Teknik şartnameler kamuoyuna neden detaylı şekilde açıklanmamaktadır? Projenin nihai kullanım planı nedir? Kültürel alanların oranı ne kadardır? Ticari alanların büyüklüğü nedir? Bu soruların cevaplarının verilmesi gerektiğini savunan Seyis, "Şeffaf yönetim anlayışı bunu gerektirir" dedi. "KÜLTÜR ADI ALTINDA TİCARİ PROJE Mİ?" Yıldırım kamuoyunda en fazla konuşulan konulardan biri de projenin kullanım amacı. Projenin adında "Kültür ve Yaşam Merkezi" ifadesi bulunmasına rağmen, ilerleyen süreçte ticari alanların ağırlık kazanacağı yönünde çeşitli iddialar gündeme geliyor. Vatandaşlar arasında; "Bu proje gerçekten kültürel faaliyetler için mi yapılıyor?" "Yoksa zamanla ticari işletmelerin ağırlıklı olduğu yeni bir rant alanına mı dönüşecek?" soruları sıkça sorulmaya başlandı. Muhalefet temsilcileri, kültür merkezlerinin toplumun ortak kullanım alanları olması gerektiğini belirtirken, ticari fonksiyonların ön plana çıkmasının kamu yararını ikinci plana itebileceğini savunuyor. "MİLYONLARCA LİRALIK YATIRIM KİMİN İHTİYACINI KARŞILAYACAK?" Projeye ayrılan bütçenin büyüklüğü de tartışma konusu olmaya devam ediyor. Yıldırım'ın; Trafik, Kentsel dönüşüm, Otopark, Gençlik merkezleri, Spor alanları, Sosyal destek projeleri, Yeşil alan eksikliği, Deprem hazırlıkları, gibi çok sayıda öncelikli sorunu bulunduğunu belirten eleştiriler, milyonlarca liralık yatırımın gerçekten halkın öncelikli ihtiyaçlarına cevap verip vermediğinin açıklanmasını talep ediyor. "Öncelik gösterişli binalar mı, yoksa vatandaşın günlük yaşamını kolaylaştıracak hizmetler mi?" sorusu da kamuoyunda tartışılıyor. "DUACINARI HALKINDIR" İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanı İsmail Seyis, açıklamasında Duacınarı'nın yalnızca belirli çevrelerin değil, tüm Yıldırım halkının ortak değeri olduğunu vurguladı. Seyis'e göre kamuya ait alanlar üzerinde gerçekleştirilen her yatırımın temel amacı vatandaşın yararı olmalı. Bu nedenle projenin tüm ayrıntılarının açıklanması, karar süreçlerinin şeffaf şekilde paylaşılması ve bölge halkının görüşlerinin alınması gerektiği ifade edildi. "KARARI YILDIRIM HALKI VERECEK" Duacınarı Kültür ve Yaşam Merkezi etrafında oluşan tartışmaların önümüzdeki dönemde daha da büyümesi beklenirken, kamuoyunun beklentisi projenin tüm yönleriyle şeffaf biçimde ortaya konulması yönünde. Yıldırım'da vatandaşlar şimdi şu soruların cevabını arıyor: Duacınarı Kültür ve Yaşam Merkezi gerçekten kültür ve yaşam merkezi olarak mı hizmet verecek? Duacınarı Kültür ve Ticaret Merkezi'ne mi dönüşecek? Yoksa kamu kaynaklarıyla oluşturulan yeni bir rant alanı mı ortaya çıkacak? Bu soruların yanıtını verecek olan ise yalnızca siyasi açıklamalar değil; projenin tamamlandığında ortaya koyacağı somut sonuçlar ve Yıldırım halkının vereceği nihai değerlendirme olacak. Tartışmalar sürerken bir gerçek değişmiyor: Yıldırım halkı, kamu kaynaklarıyla yapılan her yatırımda daha fazla şeffaflık, daha fazla katılımcılık ve daha fazla hesap verebilirlik talep ediyor.

Anahtar Parti'nin acı günü: Sezer çifti toprağa verildi Haber

Anahtar Parti'nin acı günü: Sezer çifti toprağa verildi

Orhangazi ilçesine bağlı Eski Gürle Mahallesi'nde düzenlenen cenaze törenine Anahtar Parti Bursa İl Başkanı Fikret Aslan, Orhangazi İlçe Başkanı Muhsin Yılmaz, Osmangazi İlçe Başkanı İsmail Demir, teşkilat mensupları, Sezer ailesinin yakınları ve çok sayıda vatandaş katıldı. Cenaze namazı öncesinde cami bahçesinde bir araya gelen Anahtar Parti teşkilatı, Mustafa Sezer ve eşi Yaren Sezer'in ailesine taziyelerini iletti. Cuma namazının ardından cenaze namazı kılınırken vefat eden çiftin bedenleri, dualar eşliğinde Eski Gürle Mahalle Mezarlığı'nda toprağa verildi. Cenaze töreninin ardından açıklamada bulunan Anahtar Parti Bursa İl Başkanı Fikret Aslan, kazada yaşamını yitiren Mustafa Sezer ve eşi Yaren Sezer'e Allah'tan rahmet, ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diledi. Aslan, "Teşkilatımızın kıymetli isimlerinden Mustafa Sezer ile değerli eşi Yaren Sezer'i elim bir trafik kazasında kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyoruz. Merhumlara Allah'tan rahmet, yakınlarına sabır diliyorum. Tedavisi devam eden evladımızın da en kısa sürede sağlığına kavuşmasını temenni ediyoruz." ifadelerini kullandı. Motosiklet kazasında yaşamını yitiren çiftin ölümü, Anahtar Parti teşkilatı ile Orhangazi'de büyük üzüntüye neden olurken çiftin 6 aylık bebeklerinin bulunduğu, kaza anında çiftin ailesinin yanında olduğu için ölümden kurtulduğu öğrenildi.

BURSA’NIN DEPREM GERÇEĞİ MASADA: JAPON JICA RAPORLARI KENTİN RİSK HARİTASINI ORTAYA KOYDU Haber

BURSA’NIN DEPREM GERÇEĞİ MASADA: JAPON JICA RAPORLARI KENTİN RİSK HARİTASINI ORTAYA KOYDU

İznik-Gemlik ve İnegöl fayları için hazırlanan senaryolar, bina envanteri ve kritik yapı analizleri Bursa’nın afet hazırlığında yol haritası oluşturuyor BURSA – Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili ve Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Büyükşehir Belediye Meclis Sözcüsü İsmail Şenol’un gündeme getirdiği deprem hazırlıkları, Bursa’nın yıllardır üzerinde çalıştığı afet risklerini yeniden gündeme taşıdı. Türkiye’nin en önemli sanayi ve tarih kentlerinden biri olan Bursa’nın deprem gerçeğine karşı hazırlıklı olması amacıyla 2020 yılında Bursa Büyükşehir Belediyesi ile Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı (JICA) arasında başlatılan kapsamlı çalışma, kentin afet risklerini bilimsel veriler ışığında ortaya koymayı hedefledi. 6 Şubat depremlerinden önce başlayan proje kapsamında Bursa’dan teknik ekipler Japonya’ya giderek deprem yönetimi, afet öncesi hazırlık, yapı güvenliği ve risk azaltma çalışmaları konusunda incelemelerde bulundu. Japon uzman ekipler de Bursa’ya gelerek kentin jeolojik yapısını, yapı stokunu ve olası deprem senaryolarını değerlendirdi. Çalışmalar sonucunda Bursa’nın deprem riskine ilişkin önemli analizler hazırlanırken, olası büyük depremlerin şehir üzerindeki etkilerini gösteren kapsamlı değerlendirmeler ortaya konuldu. BURSA’NIN İKİ KRİTİK FAY SENARYOSU JICA iş birliği kapsamında yapılan değerlendirmelerde Bursa için özellikle iki önemli fay hattı üzerinde duruldu. Bunlardan ilki; 7,6 büyüklüğünde deprem üretmesi beklenen İznik-Gemlik Fayı olarak öne çıktı. İkinci önemli senaryo ise; 7,2 büyüklüğünde deprem üretmesi beklenen İnegöl Fayı üzerinden değerlendirildi. Uzman çalışmalarında bu fayların oluşturabileceği olası sarsıntıların kentte meydana getirebileceği hasarlar bilimsel modellerle incelendi ve risk bölgeleri haritalandırıldı. Hazırlanan analizlerde, yalnızca fay hatlarının değil, bina özelliklerinin, yapı yaşlarının, kat yüksekliklerinin ve bölgesel yapı yoğunluklarının da dikkate alındığı belirtildi. BURSA’DAKİ 536 BİN BİNANIN ENVANTERİ ÇIKARILDI Deprem hazırlıkları kapsamında Bursa genelindeki yapı stokuna yönelik önemli bir çalışma gerçekleştirildi. Bu kapsamda; 536 bin binanın konum bilgileri, kat sayıları ve yapım yılları detaylı şekilde değerlendirildi. Kent genelindeki yapıların afet karşısındaki durumunu ortaya koymayı amaçlayan bu çalışma ile hangi bölgelerde risk yoğunluğunun daha fazla olduğu, hangi alanlarda öncelikli dönüşüm ve güçlendirme çalışmalarının yapılması gerektiği konusunda önemli bir veri altyapısı oluşturuldu. Uzmanların hazırladığı senaryolarda yalnızca bina yıkımları değil, ulaşım, altyapı, kritik tesisler ve ekonomik faaliyetlerin devamlılığı da değerlendirildi. GAZİAKDEMİR VE ALTIPARMAK ÖRNEKLERİ DİKKAT ÇEKTİ JICA çalışması kapsamında belirlenen örnek bölgelerde yapılan analizler, Bursa’nın yapı stokundaki riskleri daha somut şekilde ortaya koydu. Gaziakdemir Mahallesi Analizi Gaziakdemir Mahallesi’nde seçilen bir çalışma alanında toplam 323 bina üzerinde değerlendirme yapıldı. İnegöl Fayı senaryosuna göre gerçekleştirilen analizlerde, 7,2 büyüklüğündeki olası deprem durumunda bu binalardan 37’sinin yıkılabileceği öngörüldü. Bu çalışma, mahalle ölçeğinde risk tespiti yapılmasının ve yerinde dönüşüm planlarının önemini ortaya koydu. Altıparmak Mahallesi Analizi Bursa’nın yoğun yapılaşmış bölgelerinden biri olan Altıparmak Mahallesi’nde ise seçilen karelaj alanında 255 bina incelendi. Analizde; 160 binanın 1980 yılı öncesinde yapıldığı, 181 binanın 5 kat ve üzerinde olduğu belirlendi. İnegöl Fayı senaryosuna göre yapılan değerlendirmede ise bu yapı grubunda 90 binanın yıkılabileceği öngörüldü. Bu sonuçlar, özellikle eski yapı stokunun yoğun olduğu bölgelerde deprem risk azaltma çalışmalarının önemini bir kez daha ortaya koydu. KRİTİK TESİSLER İÇİN ÖZEL ANALİZLER YAPILDI Bursa’nın yalnızca konutlardan oluşan bir şehir olmadığına dikkat çekilirken, kritik altyapı tesislerinin de deprem güvenliği açısından büyük önem taşıdığı belirtildi. Bu kapsamda; Doğancı Barajı gibi yüksek önem taşıyan yapılar için özel analizler gerçekleştirildi. Su kaynaklarının güvenliği, ulaşım altyapısı, enerji sistemleri ve kamu hizmetlerinin deprem sonrasında kesintisiz sürdürülebilmesi için risk azaltıcı politikaların geliştirilmesi hedeflendi. SANAYİ BÖLGELERİ İÇİN “AFET SONRASI ÜRETİM” HEDEFİ Türkiye’nin en büyük sanayi merkezlerinden biri olan Bursa’da deprem hazırlıklarının önemli başlıklarından birini de organize sanayi bölgeleri oluşturuyor. JICA çalışmaları kapsamında organize sanayi bölgelerindeki yapıların güçlendirilmesi, olası depremde oluşabilecek yapısal hasarların azaltılması ve işletmelerin afet sonrasında üretime devam edebilmesini sağlayacak tedbirlerin geliştirilmesi hedeflendi. Bursa ekonomisinin büyük bölümünü oluşturan sanayi tesislerinin deprem sonrasında faaliyetlerini sürdürebilmesi, yalnızca kent ekonomisi açısından değil, Türkiye ekonomisi açısından da kritik bir konu olarak değerlendiriliyor. BURSA İÇİN YENİ DÖNEM: RİSK AZALTMA VE DİRENÇLİ KENT HEDEFİ Uzmanlara göre deprem hazırlığında temel amaç yalnızca binaların yıkılmasını önlemek değil; şehirlerin afet sonrasında yaşamaya ve üretmeye devam edebilecek kapasiteye ulaştırılması. Bu kapsamda; Riskli yapı stokunun belirlenmesi, Kentsel dönüşüm çalışmalarının hızlandırılması, Kritik altyapıların güçlendirilmesi, Sanayi tesislerinin afet dayanıklılığının artırılması, Toplumun afet bilincinin yükseltilmesi Bursa’nın deprem dirençli bir kent olması açısından büyük önem taşıyor. “BURSA’NIN GELECEĞİ İÇİN BİLİMSEL VERİLERLE HAREKET EDİLMELİ” Bursa Büyükşehir Belediyesi ile JICA arasında yürütülen çalışma, kentin deprem risklerini bilimsel verilerle ortaya koyan önemli projelerden biri olarak değerlendiriliyor. İznik-Gemlik ve İnegöl fayları üzerinde hazırlanan deprem senaryoları, bina envanteri çalışmaları ve kritik yapı analizleri; Bursa’nın afetlere karşı hazırlığında önemli bir rehber niteliği taşıyor. Uzmanların ortak görüşü ise Bursa gibi sanayi, tarih ve nüfus yoğunluğu yüksek bir kentin deprem hazırlığını yalnızca bugünün değil, gelecek nesillerin güvenliği açısından da ele alması gerektiği yönünde. Bursa’nın önündeki en önemli görevlerden biri; bilimsel veriler ışığında, kamu kurumları, yerel yönetimler, akademik çevreler, meslek odaları ve vatandaşların ortak iradesiyle daha güvenli ve dirençli bir şehir modeli oluşturmak olarak görülüyor.

DEMOKRAT PARTİ GENEL BAŞKANI GÜLTEKİN UYSAL BURSA’DA DÜĞÜN BULUŞMASINDA PARTİLİLERLE BİR ARAYA GELDİ Haber

DEMOKRAT PARTİ GENEL BAŞKANI GÜLTEKİN UYSAL BURSA’DA DÜĞÜN BULUŞMASINDA PARTİLİLERLE BİR ARAYA GELDİ

BURSA – Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, Bursa’da gerçekleştirilen anlamlı bir düğün organizasyonunda partililer, eski yol arkadaşları ve teşkilat mensuplarıyla bir araya geldi. Demokrat Parti Genel İdare Kurulu (GİK) üyesi Ahmet Okur’un oğlunun düğün merasimi, siyaset ve teşkilat camiasından çok sayıda ismi aynı çatı altında buluşturdu. Bursa’da gerçekleştirilen düğün törenine Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal’ın yanı sıra, Bursa İl Başkanı Ali Kamil Goral, geçmiş dönemlerde Demokrat Parti çatısı altında görev yapmış çok sayıda isim, teşkilat mensubu ve partili katılım sağladı. Organizasyon, yalnızca bir aile mutluluğuna ortak olunan özel bir gün olmanın ötesinde, Demokrat Parti camiasının geçmişten bugüne uzanan dostluk ve dayanışma bağlarının yeniden güçlendiği bir buluşma niteliği taşıdı. Bursa’da Teşkilat ve Siyaset Buluşması Düğün programında eski ve yeni dönem Demokrat Partililerin bir araya gelmesi dikkat çekerken, katılımcılar arasında uzun yıllar parti teşkilatlarında görev yapan isimlerin de yer aldığı görüldü. Genel Başkan Gültekin Uysal, program boyunca davetlilerle yakından ilgilenirken, eski yol arkadaşlarıyla sohbet ederek ülke ve yerel gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Samimi atmosfer içerisinde gerçekleşen buluşmada, siyaset gündeminin yanı sıra Bursa’nın ekonomik, sosyal ve yerel sorunları da ele alındı. Bursa’nın Sorunları Masaya Yatırıldı Bursa’nın Türkiye ekonomisi açısından stratejik bir kent olduğuna dikkat çeken katılımcılar, kentin sahip olduğu sanayi, tarım, ticaret ve turizm potansiyelinin daha etkin değerlendirilmesi gerektiği görüşünü dile getirdi. Bursa’nın hızla büyüyen nüfusu, kentleşme baskısı ve altyapı ihtiyaçlarının önemli başlıklar arasında yer aldığı değerlendirmelerde; ulaşım, trafik yoğunluğu, plansız yapılaşma, çevre sorunları, sanayi bölgelerinin geleceği ve tarımsal alanların korunması gibi konuların kentin öncelikli meseleleri arasında bulunduğu ifade edildi. Türkiye’nin önemli sanayi merkezlerinden biri olan Bursa’da üretim gücünün korunması, küçük ve orta ölçekli işletmelerin desteklenmesi, ihracat kapasitesinin artırılması ve sanayinin nitelikli dönüşüm sürecine hazırlanmasının önemine vurgu yapıldı. Ekonomi ve Üretim Gündemi Bursa’nın otomotiv, tekstil, makine, tarım ve gıda sektörlerinde Türkiye’nin lokomotif şehirlerinden biri olduğuna dikkat çekilirken, ekonomik koşulların üretici, esnaf ve çalışan kesimler üzerindeki etkileri de değerlendirildi. Katılımcılar, artan maliyetler, finansmana erişim sorunları, gençlerin istihdam beklentileri ve ekonomik belirsizliklerin şehir ekonomisine yansımalarının yakından takip edilmesi gerektiğini belirtti. Özellikle Bursa’nın üretim kapasitesinin sürdürülebilir olması için uzun vadeli şehir planlamasına ve ekonomik politikalara ihtiyaç olduğu görüşü öne çıktı. Tarım Alanlarının Korunması ve Kent Dengesi Düğün buluşmasında Bursa’nın tarımsal kimliği de gündeme gelen konular arasında yer aldı. Verimli ovalarıyla Türkiye’nin önemli tarım merkezlerinden biri olan Bursa’da tarım arazilerinin korunması, kırsal kalkınmanın desteklenmesi ve üreticinin güçlendirilmesi gerektiği ifade edildi. Sanayi ve tarım arasındaki dengenin korunmasının Bursa’nın geleceği açısından büyük önem taşıdığı belirtilirken, plansız büyümenin kent kimliğine zarar vermemesi gerektiği görüşü paylaşıldı. Demokrat Parti Camiası Yeniden Bir Araya Geldi Ahmet Okur’un düğün töreni vesilesiyle gerçekleşen buluşma, Demokrat Parti teşkilatları açısından da önemli bir dayanışma görüntüsü oluşturdu. Geçmiş dönemlerde partide görev alan isimlerin aynı ortamda bulunması, parti içindeki vefa ve dostluk bağlarının devam ettiğinin göstergesi olarak değerlendirildi. Katılımcılar, siyasi görüş alışverişlerinin yanı sıra geçmiş dönem çalışmalarını hatırlayarak teşkilat kültürünün önemine vurgu yaptı. Uysal’dan Bursa Mesajı Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal’ın Bursa ziyaretinde, kentin Türkiye açısından taşıdığı öneme dikkat çekildiği ve Bursa’nın sorunlarının yakından takip edilmesi gerektiği mesajı verildi. Uysal’ın, vatandaşların ekonomik beklentileri, yerel yönetimlerin karşılaştığı sorunlar ve Bursa’nın geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunduğu öğrenildi. Bursa’daki buluşma, Demokrat Parti camiasının farklı dönemlerden isimlerini bir araya getiren, dostluk ve dayanışma mesajlarının öne çıktığı anlamlı bir organizasyon olarak kayıtlara geçti.

Demokrat Parti Osmangazi İlçe Başkanı Semra Şahinalp'ten Deprem Çıkışı: "Osmangazi'nin Kalbine Adeta Hançer Saplanacak, Daha Ne Bekleniyor?" Haber

Demokrat Parti Osmangazi İlçe Başkanı Semra Şahinalp'ten Deprem Çıkışı: "Osmangazi'nin Kalbine Adeta Hançer Saplanacak, Daha Ne Bekleniyor?"

Bursa Büyükşehir Belediyesi ile Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı (JICA) iş birliğinde hazırlanan "Bursa Deprem Risk Azaltma ve Önleme Planlama Projesi" kapsamında kamuoyuyla paylaşılan deprem risk analizleri, Bursa'nın özellikle Osmangazi ilçesi açısından taşıdığı büyük tehlikeyi bir kez daha gözler önüne sererken, Demokrat Parti Osmangazi İlçe Başkanı Semra Şahinalp dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Bilimsel verilerin artık tartışmaya açık olmadığını belirten Şahinalp, özellikle Osmangazi'nin tarihi merkezinde bulunan mahallelerin deprem riski açısından Bursa'nın en kritik bölgeleri arasında yer almasının, yıllardır ertelenen kentsel dönüşümün bedelini ağırlaştırdığını söyledi. Şahinalp, "Bugün elimizde bilim insanlarının hazırladığı raporlar var. Risk haritaları var. Fay senaryoları var. Tehlikenin nerede olduğu, hangi mahallelerin en yüksek risk altında bulunduğu artık herkes tarafından biliniyor. Buna rağmen yıllardır konuşup hiçbir somut adım atmamak, on binlerce insanın hayatını kaderine terk etmektir." dedi. "Osmangazi'nin Kalbine Depremde Hançer Saplanacak" JICA destekli analizlerde, olası 7.6 büyüklüğündeki İznik-Gemlik Fay Hattı depremi senaryosunda Bursa'nın en yüksek risk taşıyan mahallelerinin büyük bölümünün Osmangazi'de yer aldığına dikkat çeken Şahinalp, tablonun son derece ürkütücü olduğunu ifade etti. Risk oranlarının Çırpan'da yüzde 87,7, Altıparmak'ta yüzde 87,3, Kükürtlü'de yüzde 85,2, Selimiye'de yüzde 82,2, Hocahasan'da yüzde 78,2, Kırcaali'de yüzde 76,9, İntizam'da yüzde 75,2 ve Kiremitçi Doğanbey bölgesinde yüzde 74,4 seviyelerine ulaşmasının tesadüf olmadığını belirten Şahinalp, şu değerlendirmede bulundu: "Bu tablo sıradan bir istatistik değildir. Bu tablo, olası büyük bir depremde Osmangazi'nin kalbine adeta hançer saplanacağının bilimsel ifadesidir. İnsanların yaşadığı mahalleler alarm veriyor. Bu rakamlar siyaset üstüdür. Bunlar seçim malzemesi değil, doğrudan insan hayatını ilgilendiren gerçeklerdir." "Depremde Sadece Binalar Değil, Ulaşım Ağı da Çökebilir" Şahinalp, yalnızca yapı stokunun değil, Bursa'nın ulaşım altyapısının da ciddi risk altında olduğuna dikkat çekerek özellikle doğu-batı ulaşım aksında yaşanabilecek olası hasarların şehrin tamamını felç edebileceğini söyledi. "Deprem yalnızca binaları yıkmaz. Ulaşım yolları zarar görürse ambulans ulaşamaz, itfaiye ulaşamaz, arama kurtarma ekipleri müdahale edemez. Osmangazi'nin merkezinde yaşanacak büyük bir yıkım, Bursa'nın doğu ile batısını birbirine bağlayan ana ulaşım koridorlarını da işlemez hale getirebilir. Böyle bir senaryonun ekonomik ve insani sonuçlarını düşünmek bile ürkütücüdür." "70 Bin Vatandaş Bekliyor, Projeler Neden Bekletiliyor?" Altıparmak-Çarşamba hattında yıllardır konuşulan kentsel dönüşüm çalışmalarının hazırlıklarının tamamlandığını ancak uygulamaya geçilmediğini savunan Şahinalp, bölgede yaşayan yaklaşık 70 bin vatandaşın büyük bir belirsizlik içinde bırakıldığını ifade etti. "Son dört yıldır Altıparmak-Çarşamba hattında yapılacak dönüşüm için çalışmaların tamamlandığı söylendi. Planlar hazırlandı, projeler konuşuldu, kamuoyuna umut verildi. Peki sonuç ne oldu? Bugün hâlâ binlerce insan aynı riskli yapılarda yaşamaya devam ediyor." "Yaklaşık 70 bin vatandaşımız her gece aynı endişeyle uyuyor. İnsanlar depremi değil, ihmali konuşuyor. Bu tablo ne Osmangazi Belediyesi'nin ne de Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin vicdanına sığar." "Deprem Siyaseti Affetmez" Şahinalp, deprem konusunun günlük siyasi tartışmaların dışında tutulması gerektiğini vurgulayarak, ihmalin telafisinin olmayacağını söyledi. "Deprem geldiğinde siyasi rozetlerin hiçbir anlamı kalmaz. O enkazın altında partiler değil insanlar kalır. Bu nedenle herkesin sorumluluk bilinciyle hareket etmesi gerekir. Deprem kapıyı çaldığında mazeretlerin hiçbir değeri olmayacaktır." "Artık Zaman Kaybetme Lüksü Yok" Kentsel dönüşümün yalnızca bina yenilemekten ibaret olmadığını belirten Şahinalp, afet yönetimi anlayışının bütüncül bir planlamayla ele alınması gerektiğini dile getirdi. "Bugün dönüşüm konuşulurken yalnızca betonarme yapılar düşünülmemelidir. Altyapı, ulaşım, toplanma alanları, yeşil alanlar, sağlık tesisleri, eğitim kurumları ve acil müdahale güzergâhları birlikte planlanmalıdır. Gerçek şehircilik budur." "Şehircilik Bakanlığı'nın Desteğiyle Süreç Derhal Başlatılmalı" Demokrat Parti Osmangazi İlçe Başkanı Semra Şahinalp, merkezi idarenin de sürece güçlü şekilde dahil olması gerektiğini belirterek çağrısını şu sözlerle tamamladı: "Şehircilik Bakanlığı'nın teknik ve mali desteğiyle Altıparmak-Çarşamba başta olmak üzere yüksek risk taşıyan bölgelerde kapsamlı kentsel dönüşüm vakit kaybetmeden başlatılmalıdır. Artık rapor hazırlama değil, temel atma zamanıdır." "Bugün atılacak cesur adımlar yarının hayatlarını kurtaracaktır. Hiç kimsenin bu sorumluluğu erteleme hakkı yoktur. Bursa'nın kalbi olan Osmangazi'nin kaderi belirsizliğe teslim edilemez. Bilimin gösterdiği yolu izlemek, vatandaşın can güvenliğini her türlü siyasi hesabın üzerinde tutmak hepimizin ortak görevidir." Şahinalp, deprem riskinin artık teorik bir ihtimal değil, bilimsel çalışmalarla ortaya konmuş somut bir gerçek olduğunu belirterek, ilgili tüm kurumlara ortak akıl ve koordinasyon içinde hareket etme çağrısında bulundu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.