Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sosyal Donatı

Gürsu Haber - Sosyal Donatı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sosyal Donatı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İYİ Parti'den Gürsu'da Sert Çıkış: "Beş Dönemdir Aynı İktidar, Aynı Sorunlar... Gürsu Hizmet Değil, İhmal Görüyor" Haber

İYİ Parti'den Gürsu'da Sert Çıkış: "Beş Dönemdir Aynı İktidar, Aynı Sorunlar... Gürsu Hizmet Değil, İhmal Görüyor"

İYİ Parti Gürsu İlçe Başkanlığı, ilçenin yıllardır çözülemeyen kronik sorunlarını kamuoyunun gündemine taşımak amacıyla geniş katılımlı ve dikkat çeken bir basın açıklaması düzenledi. Açıklamada, ulaşım krizinden terminal sorununa, plansız kentleşmeden mevsimlik tarım işçilerinin yaşam koşullarına, altyapı eksikliklerinden belediyecilik anlayışına kadar birçok başlıkta mevcut yönetim sert ifadelerle eleştirildi. İYİ Parti Gürsu İlçe Başkanı Orhan Sevinç, yaptığı kapsamlı açıklamada Gürsu'nun uzun yıllardır aynı siyasi anlayış tarafından yönetildiğini, ancak ilçenin temel sorunlarının çözüme kavuşmadığını savunarak, "Gürsu artık gözlenmeyi değil, gerçek hizmeti bekliyor" mesajını verdi. Basın açıklamasına İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu, Bursa İl Başkanı İsmail Kaya, Yıldırım İlçe Başkanı İsmail Seyis, Kestel İlçe Başkanı Hamza Gözüküçük, il ve ilçe yöneticileri ile çok sayıda partili katıldı. Açıklamanın ardından heyet ilçe merkezinde vatandaşlarla bir araya gelerek sorunları yerinde dinledi, talepleri not aldı ve çözüm önerilerini paylaştı. "Beş Dönemdir Aynı İktidar Var, Ama Gürsu'nun Sorunları Yerinde Sayıyor" Basın açıklamasında konuşan İlçe Başkanı Orhan Sevinç, Gürsu'nun yıllardır iktidar partisine güçlü destek verdiğini hatırlatarak, buna rağmen ilçenin hak ettiği yatırımları alamadığını öne sürdü. Sevinç, seçim dönemlerinde büyük vaatlerin sıralandığını ancak sandıklar kapandıktan sonra verilen sözlerin unutulduğunu savunarak şu ifadeleri kullandı: "Bilindiği üzere Gürsu'muz beş dönemdir iktidara oy vermektedir. Her seçim döneminde büyük vaatlerle vatandaşımızın karşısına çıkılıyor. Devletin ve iktidarın tüm imkânları kullanılarak güven isteniyor. Ancak seçimler bittiğinde Gürsu halkı adeta unutuluyor. Bugün ilçemizde yapılan çalışmaların büyük bölümü rutin belediyecilik hizmetlerinden ibarettir. Oysa vatandaş artık yol süpürülmesini değil, yıllardır çözülemeyen temel sorunlarının ortadan kaldırılmasını bekliyor." Belediyeciliğin yalnızca asfalt dökmek, park temizlemek ya da rutin hizmetleri yerine getirmek olmadığını belirten Sevinç, gerçek belediyeciliğin vatandaşın yaşam kalitesini yükseltecek kalıcı projeler üretmek olduğunu söyledi. Hızla Büyüyen Gürsu'nun Altyapısı Aynı Hızla Gelişmedi Açıklamada Gürsu'nun son yıllarda Bursa'nın en hızlı büyüyen ilçelerinden biri haline geldiğine dikkat çekildi. Yaklaşık 100 bin nüfusa ulaşan ilçenin özellikle Karadeniz, Doğu Anadolu ve Ahıska Türklerinin yoğun olarak yaşadığı önemli bir yerleşim merkezi olduğu belirtilirken, artan nüfusa rağmen ulaşım, sosyal donatı alanları ve altyapı yatırımlarının aynı ölçüde gelişmediği ifade edildi. İYİ Parti heyeti, nüfusun sürekli arttığını ancak vatandaşın günlük yaşamını kolaylaştıracak projelerin hayata geçirilmediğini savundu. Terminal Sorunu Yıllardır Çözülmüyor: "Vatandaş Çifte Masraf Yapıyor" Basın açıklamasının en dikkat çeken başlıklarından biri şehirlerarası ulaşım ve terminal sorunu oldu. İYİ Parti yöneticileri, Gürsu'da yaşayan binlerce vatandaşın memleketlerine gidip gelirken ciddi mağduriyet yaşadığını belirterek, şehirlerarası otobüslerin ilçeye uğramaması nedeniyle vatandaşların önce Bursa Şehirlerarası Otobüs Terminali'ne gitmek zorunda kaldığını, ardından Gürsu'ya ulaşmak için ikinci kez ulaşım ücreti ödediğini dile getirdi. Sevinç, özellikle yaşlı vatandaşların, çocuklu ailelerin, engellilerin ve yanında fazla yük taşıyan kişilerin büyük zorluk yaşadığını belirterek şunları söyledi: "İnsanlarımız zaten ekonomik kriz altında yaşam mücadelesi veriyor. Uzun saatler süren yolculukların ardından bir de terminalden Gürsu'ya ulaşabilmek için yeniden araç parası ödemek zorunda kalıyorlar. Bu durum vatandaşımıza hem maddi hem de manevi yük oluşturuyor." Açıklamada geçmiş yıllarda Kestel'de şehirlerarası otobüslerin yolcu indirip bindirdiği noktaların kaldırıldığı ancak bunun yerine yeni bir sistem oluşturulmadığı da hatırlatıldı. İYİ Parti, Bursa Büyükşehir Belediyesi, Ulaştırma Bakanlığı ve ilgili kurumların ortak çalışma yaparak Gürsu, Kestel ve doğu ilçelerini kapsayan yeni bir ulaşım planlamasını hayata geçirmesi gerektiğini savundu. Sorun Sadece Gürsu'nun Değil: Yıldırım'ın Doğusu ve Kestel de Aynı Mağduriyeti Yaşıyor Orhan Sevinç, terminal ve ulaşım probleminin yalnızca Gürsu ile sınırlı olmadığını ifade ederek, Yıldırım'ın doğu mahalleleri ile Kestel'de yaşayan vatandaşların da benzer sıkıntılarla karşı karşıya olduğunu söyledi. Bölgede yüz binlerce kişinin aynı ulaşım sorununu yaşadığını belirten Sevinç, konunun bireysel değil bölgesel bir planlama eksikliği olduğunu dile getirdi. İYİ Parti heyeti, doğu aksındaki ulaşım yükünün artık sürdürülemez hale geldiğini ve kalıcı çözüm üretilmesi gerektiğini ifade etti. Mevsimlik Tarım İşçileri İçin İnsan Onuruna Yakışır Yaşam Alanları İstendi Basın açıklamasında sosyal belediyecilik anlayışı kapsamında mevsimlik tarım işçilerinin yaşadığı sorunlar da gündeme getirildi. Gürsu'nun önemli bir tarım üretim merkezi olduğuna dikkat çeken Orhan Sevinç, her yıl yüzlerce mevsimlik işçinin ilçeye çalışmak için geldiğini ancak bu insanların sağlıklı barınma koşullarından yoksun bırakıldığını söyledi. Sevinç, yaşanan durumun yalnızca işçileri değil ilçe halkını da etkileyen sosyal sorunlara dönüştüğünü belirterek şu ifadeleri kullandı: "Bu insanlar da bu ülkenin insanıdır. İnsan onuruna yakışır şartlarda yaşayabilecekleri güvenli ve sağlıklı yaşam alanlarının oluşturulması artık zorunluluktur." İYİ Parti, geçici çözümler yerine sosyal konut niteliğinde kalıcı projelerin geliştirilmesi gerektiğini savunurken, plansız çadır alanlarının hem sağlık hem güvenlik hem de sosyal yaşam açısından önemli riskler oluşturduğunu dile getirdi. "Gürsu Gözlenmeyi Değil, Gerçek Hizmeti Bekliyor" Açıklamanın en sert bölümlerinden biri ise belediyenin son dönemde yürüttüğü tanıtım faaliyetlerine yönelik eleştiriler oldu. Orhan Sevinç, belediyenin düzenlediği "Gürsu'yu Gözlüyoruz" programlarına göndermede bulunarak, kamu kaynaklarının öncelikle vatandaşın sorunlarını çözmek için kullanılması gerektiğini söyledi. Sevinç açıklamasında şu değerlendirmeyi yaptı: "Belediye 'Gürsu'yu gözlüyoruz' diyerek çeşitli organizasyonlar düzenliyor. Biz de soruyoruz; bu faaliyetler belediye adına mı yapılıyor, yoksa bir siyasi partinin organizasyonu mu yürütülüyor? Belediye tüm vatandaşların kurumudur. Hiçbir siyasi partinin seçim ofisi değildir." Kamu kaynaklarının tarafsız kullanılmasının önemine dikkat çeken Sevinç, belediyelerin tüm vatandaşlara eşit hizmet götürmekle yükümlü olduğunu ifade etti. İYİ Parti: "Gürsu'nun Sorunlarının Takipçisi Olacağız" Basın açıklamasının ardından değerlendirmelerde bulunan Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu ile Bursa İl Başkanı İsmail Kaya, Gürsu'da dile getirilen sorunların yalnızca yerel siyasetin değil, Bursa'nın genel kalkınmasının da önemli bir parçası olduğunu ifade etti. Parti yöneticileri; ulaşım, altyapı, şehir planlaması, tarım politikaları, sosyal yaşam, belediye hizmetleri ve kamu yatırımlarıyla ilgili eksikliklerin takipçisi olacaklarını belirterek konuyu hem yerel yönetimler hem de Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşımaya devam edeceklerini açıkladı. Vatandaşlarla gerçekleştirilen saha ziyaretlerinin ardından program toplu hatıra fotoğrafıyla sona ererken, İYİ Parti teşkilatı Gürsu'nun yıllardır çözülemeyen kronik sorunlarının takipçisi olacaklarını ve ilçe halkının taleplerini her platformda dile getirmeyi sürdüreceklerini vurguladı. İYİ Parti'nin açıklaması, özellikle ulaşım, terminal, sosyal belediyecilik ve kamu hizmetleri konularındaki sert eleştirileriyle Gürsu siyasetinde yeni bir tartışmanın fitilini ateşlerken, gözler şimdi yerel yönetimlerden gelecek olası açıklamalara çevrildi.

İMAR BARIŞINDA YENİ MODEL TARTIŞMASI: “DENETİMLİ YAPI KAYIT GÜNCELLEMESİ” GÜNDEMDE Haber

İMAR BARIŞINDA YENİ MODEL TARTIŞMASI: “DENETİMLİ YAPI KAYIT GÜNCELLEMESİ” GÜNDEMDE

İmar Yasasına Takılanlar Derneği Genel Başkanı İbrahim Hacıoğlu, Türkiye’de milyonlarca vatandaşı doğrudan ilgilendiren imar barışı tartışmalarına ilişkin kapsamlı bir değerlendirme yaparak, “denetimli yapı kayıt güncellemesi” modelini kamuoyunun gündemine taşıdı. Hacıoğlu’nun açıklamaları, mevcut sistemin eksikliklerine dikkat çekerken, yeni bir yasal ve teknik çerçeve ihtiyacını da güçlü şekilde ortaya koydu. “BEYAN DEĞİL, DENETİM ESAS OLMALI” Hacıoğlu’na göre 2018 yılında yürürlüğe giren imar barışı düzenlemesi, vatandaş beyanına dayalı yapısı nedeniyle ciddi riskler barındırdı. Özellikle yapıların deprem güvenliğinin tamamen mal sahiplerinin sorumluluğuna bırakılması, hem hukuki hem de vicdani tartışmaları beraberinde getirdi. Anayasa Mahkemesi’nin devletin vatandaşın can ve mal güvenliğini koruma yükümlülüğüne vurgu yaparak ilgili hükmü iptal ettiğini hatırlatan Hacıoğlu, yeni modelin temelini şu sözlerle özetledi: “Artık beyan değil, denetim esas alınmalıdır. Devletin kontrol ettiği, teknik incelemeye dayanan bir sistem kaçınılmazdır.” TEKNİK DENETİM ŞARTI: ZEMİNDEN ÇATIYA İNCELEME Önerilen modelde her yapının detaylı teknik incelemeden geçirilmesi öngörülüyor. Bu kapsamda: Zemin etütleri zorunlu hale getirilecek, yapıların fay hatları ve riskli bölgeler üzerindeki durumu net şekilde ortaya konacak Kaçak kat ve ilaveler teknik açıdan değerlendirilecek, taşıyıcı sistemin bu yükü kaldırıp kaldıramadığı analiz edilecek Denetimler, piyasa tecrübesi sınırlı kişiler yerine, en az 20 yıl deneyimli kamu mühendisleri tarafından gerçekleştirilecek Bu yaklaşımın, geçmişteki “kağıt üzerinde kayıt” eleştirilerini ortadan kaldırması hedefleniyor. YAPILAR İKİYE AYRILACAK: GÜVENLİ VE RİSKLİ Modelin en kritik aşamalarından biri ise yapıların sınıflandırılması: Güvenli yapılar: Denetimden geçen, afet riski taşımayan yapılar belirli bir bedel karşılığında resmiyet kazanacak. Bu yapılar için “Yapı Kayıt Belgesi” veya “Bina Kimlik Belgesi” verilmesi planlanıyor. Riskli yapılar: Teknik raporu geçemeyen binalar için ise iki seçenek sunulacak: güçlendirme ya da doğrudan kentsel dönüşüm kapsamına alınma Bu sistemle, hem can güvenliği sağlanması hem de sağlam yapıların korunması amaçlanıyor. KIRMIZI ÇİZGİLER: BAZI ALANLAR TAMAMEN KAPSAM DIŞI Hacıoğlu, suistimallerin önüne geçmek için bazı alanların kesin şekilde kapsam dışı bırakılması gerektiğini vurguladı. Buna göre: Başkasına ait özel mülkiyetler Kamuya ait sosyal donatı alanları Fay hattı, dere yatağı ve heyelan bölgeleri kesinlikle bu düzenlemenin dışında tutulacak. 12 AYLIK TAKVİM ÖNERİSİ Meclise sunulan çeşitli tekliflere de değinen Hacıoğlu, uygulanabilir bir takvim önerisini paylaştı: İlk 6 ay başvuru süreci Sonraki 6 ay ödeme ve işlemlerin tamamlanması Ayrıca daha önce belge alamayan ya da iptal edilen vatandaşlar için, deprem dayanıklılık raporu şartıyla cezaların kaldırılması öneriliyor. “BU SADECE İMAR DEĞİL, MÜLKİYET VE BARINMA MESELESİ” Açıklamanın en dikkat çeken bölümlerinden biri ise sosyal boyuta yapılan vurgu oldu. Hacıoğlu, sorunun yalnızca teknik ya da hukuki değil, doğrudan bir barınma ve mülkiyet hakkı meselesi olduğunu ifade etti. Özellikle 2B kapsamı dışında kalan ancak fiilen yerleşim alanına dönüşmüş bölgelerle ilgili yürütülen çalışmalara dikkat çekerek şu soruyu gündeme taşıdı: “Aynı şartlarda yapılaşmış vatandaşlar arasında neden ayrım yapılıyor?” “MİLYONLARCA VATANDAŞ BELİRSİZLİK İÇİNDE” Dernek, 2018’de verilen Yapı Kayıt Belgelerine güvenerek hareket eden milyonlarca kişinin bugün hâlâ: Hukuki belirsizlik Yıkım tehdidi Mülkiyet hakkı sorunu ile karşı karşıya olduğunu belirtiyor. Bu durumun: Hukuk devleti ilkesine Eşitlik ilkesine Vatandaş-devlet güven ilişkisine zarar verdiği vurgulanıyor. TBMM’YE ÇAĞRI: “ACİL YASAL DÜZENLEME ŞART” İmar Yasasına Takılanlar Derneği, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne üç temel çağrıda bulundu: Yapı Kayıt Belgesi almış yapıların hukuki statüsünün netleştirilmesi Mülkiyet hakkını güvence altına alacak yeni bir düzenleme yapılması Aynı durumda olan vatandaşlar arasında ayrımcılığın sona erdirilmesi “BU MESELE SİYASİ DEĞİL, MİLLİ” Açıklamanın sonunda ise tüm siyasi partilere ortak çağrı yapıldı. Sorunun siyasi tartışmaların ötesinde, toplumsal bir gerçeklik olduğuna dikkat çekilerek şu mesaj verildi: “Bu mesele siyasi değil; toplumsal, insani ve milli bir meseledir. Çözüm geciktikçe sorun büyür, toplumsal vicdanda derin yaralar açılır.” İmar barışına ilişkin yeni model önerileri, önümüzdeki dönemde hem Meclis gündeminde hem de kamuoyunda daha yoğun şekilde tartışılacağa benziyor. Özellikle deprem gerçeğinin gölgesinde, “denetimli sistem” vurgusu artık yalnızca bir öneri değil, birçok kesim için zorunluluk olarak değerlendiriliyor.

Gündemine Odaklan! Topu Taca Atma! Haber

Gündemine Odaklan! Topu Taca Atma!

Geçmiş dönem CHP Gürsu İlçe Başkanı Cavit Kaya, sert ifadelerle yaptığı açıklamada Gürsu’nun kaybedilen yıllarının hesabını sordu. Kaya’nın hedefinde ise Gürsu belediye Başkanı Mustafa Işık vardı. Kaya, açıklamasında Gürsu’nun yıllardır süren plansızlık, yanlış imar politikaları ve tutulmayan sözler nedeniyle adeta geriye götürüldüğünü vurgulayarak şu soruyu gündeme taşıdı: “Gürsu’da kaybedilen yılların bedelini 106 bin vatandaş mı ödeyecek?” Açıklamanın en sert bölümü ise imar politikalarına yönelikti. Kaya, Gürsu’da “korunması gereken alanların” imara açıldığını iddia ederek, bunun yalnızca şehir estetiğini değil, aynı zamanda çevresel dengeleri de geri dönülmez şekilde tahrip ettiğini dile getirdi. Özellikle plansız büyümenin ilçeyi betonlaşmaya sürüklediğini savunan Kaya, bu sürecin hesabının verilmesi gerektiğini söyledi. Büyükşehir üzerinden yürütülen “su faturası” tartışmalarına da değinen Kaya, bu konunun bir “gündem saptırma aracı” olarak kullanıldığını öne sürdü. Ona göre asıl mesele, Gürsu’nun kendi içinde yaşadığı yönetim zafiyeti ve yerine getirilmeyen vaatlerdi. Kaya, “Mustafa Işık mecliste şov yapmayı bırakın, önce Gürsu’da yaptıklarınızın ve yapmadıklarınızın hesabını verin” diyerek eleştirilerini daha da sertleştirdi. Gerçekleşmeyen vaatler mercek altında Kaya’nın açıklamasında dikkat çeken bir diğer başlık ise seçim döneminde verilen ancak hayata geçirilmeyen projeler oldu. Gürsu’da altyapıdan ulaşıma, sosyal alanlardan kentsel dönüşüme kadar birçok başlıkta somut ilerleme sağlanamadığını ifade eden Kaya, şu noktaların altını çizdi: Kentsel dönüşüm projeleri beklenen hızda ilerlemedi, riskli yapılar hâlâ çözüm bekliyor. Ulaşım ve trafik sorunları kronik hale geldi, alternatif çözümler üretilemedi. Yeşil alan ve sosyal donatı projeleri vaat edilmesine rağmen sınırlı kaldı. İmar planları şeffaflık tartışmalarının odağında yer almaya devam etti. Kaya’ya göre bu tablo, yalnızca bir yönetim eksikliği değil, aynı zamanda “stratejik bir başarısızlık.” Gürsu’nun potansiyelinin doğru kullanılmadığını savunan Kaya, ilçenin plansız kararlarla yıllar kaybettiğini ifade etti. “Artık hesap verme zamanı” Açıklamasının sonunda Kaya, Gürsu halkının yaşananları unutmayacağını belirterek, sürecin siyasi ve toplumsal olarak takipçisi olacaklarını söyledi. Sert tonunu koruyan Kaya, “Gürsu halkı günü geldiğinde kimin ne yaptığını da neyi yapmadığını da sandıkta gösterecek” diyerek sözlerini tamamladı. Bu açıklama, Gürsu’da yerel yönetim tartışmalarını yeniden alevlendirirken, gözler şimdi eleştirilerin muhataplarından gelecek yanıtlara çevrildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.