Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Zafer Partisi

Gürsu Haber - Zafer Partisi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Zafer Partisi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Zafer Partisi Bursa Teşkilatında Yeni Dönem: Melih Şen, Yıldırım İlçe Başkanlığı Görevine Atandı Haber

Zafer Partisi Bursa Teşkilatında Yeni Dönem: Melih Şen, Yıldırım İlçe Başkanlığı Görevine Atandı

Zafer Partisi Bursa teşkilatında yeni bir görevlendirme gerçekleştirildi. Parti tarafından yapılan atama kapsamında Melih Şen, Zafer Partisi Yıldırım İlçe Başkanlığı görevine getirildi. Atamanın ardından parti teşkilatından ve partililerden yeni ilçe başkanına yönelik tebrik ve başarı mesajları paylaşıldı. Türkiye genelinde teşkilatlanma çalışmalarını sürdüren Zafer Partisi, Bursa'daki örgütlenme faaliyetlerine yeni bir atamayla devam etti. Partinin en büyük ilçelerinden biri olan Yıldırım'da ilçe başkanlığı görevine Melih Şen'in atanması, teşkilat içerisinde yeni dönemin başlangıcı olarak değerlendirildi. Bursa'nın En Büyük İlçelerinden Birinde Yeni Görevlendirme Nüfus yoğunluğu ve siyasi yapısıyla Bursa'nın en önemli ilçeleri arasında yer alan Yıldırım'da gerçekleştirilen ilçe başkanlığı ataması, parti teşkilatında dikkat çeken gelişmeler arasında yer aldı. Melih Şen'in göreve başlamasıyla birlikte ilçe teşkilatının yeniden yapılandırılması, saha çalışmalarının artırılması, üye çalışmalarının hızlandırılması ve vatandaşlarla kurulacak iletişimin güçlendirilmesine yönelik çalışmaların önümüzdeki süreçte yoğunlaşması bekleniyor. Parti kaynakları, yerel teşkilatların güçlendirilmesinin genel siyasi çalışmalar açısından önemli bir yere sahip olduğunu ifade ediyor. Tebrik Mesajı Paylaşıldı Atamanın ardından yayımlanan tebrik görselinde, Melih Şen'e yeni görevinde başarı dilekleri iletildi. Paylaşımda şu ifadelere yer verildi: "Yeni görevinizde başarılar dileriz." Aynı görselde, Zafer Partisi'nin temel yaklaşımını yansıtan şu mesaj da kamuoyuyla paylaşıldı: "Türk milletine hizmet yolunda; inancımızdan, ilkelerimizden ve kararlılığımızdan taviz vermeden çalışmaya devam edeceğiz." Cihat Gazi'den Tebrik Mesajı Paylaşılan görsel, Zafer Partisi Bursa İl Başkanı Cihat Gazi'nin imzasını taşıdı. İl Başkanlığı tarafından yapılan paylaşımda, Melih Şen'in yeni görevinde başarılı olması temennisinde bulunularak, Bursa teşkilatının çalışmalarını kararlılıkla sürdüreceği mesajı verildi. Parti yönetimi, il ve ilçe teşkilatları arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi, saha faaliyetlerinin artırılması ve teşkilat çalışmalarının daha etkin yürütülmesi amacıyla yeni dönemde çeşitli organizasyonların planlandığını ifade ediyor. Yerel Teşkilatlanma Çalışmaları Devam Ediyor Siyasi partiler açısından ilçe teşkilatları, vatandaşlarla doğrudan iletişimin kurulduğu en önemli organizasyon yapılarından biri olarak öne çıkıyor. Bu kapsamda Yıldırım İlçe Başkanlığı görevine yapılan atamanın, yerel düzeyde yürütülecek siyasi çalışmalar açısından önem taşıdığı değerlendiriliyor. Önümüzdeki dönemde ilçe yönetiminin oluşturulması, mahalle temsilciliklerinin güçlendirilmesi, yeni üye çalışmaları, vatandaş ziyaretleri ve çeşitli sosyal faaliyetlerin planlanması bekleniyor. Teşkilatta Yeni Dönem Mesajı Melih Şen'in görevlendirilmesiyle birlikte Zafer Partisi'nin Bursa teşkilatında yeni bir çalışma döneminin başladığı ifade edilirken, parti yönetiminin yerel teşkilatlanma faaliyetlerine hız vermeyi hedeflediği belirtiliyor. Yıldırım ilçesinde yürütülecek çalışmaların önümüzdeki süreçte kamuoyuyla paylaşılması beklenirken, yeni ilçe yönetiminin oluşturulmasının ardından saha programları, mahalle ziyaretleri ve çeşitli teşkilat etkinliklerinin de gündeme gelmesi öngörülüyor. Gerçekleştirilen atama, Bursa siyasetinde teşkilat yapılanmasına yönelik dikkat çeken gelişmelerden biri olarak değerlendirilirken, gözler yeni ilçe yönetiminin önümüzdeki dönemde hayata geçireceği çalışmalara çevrilmiş durumda.

Zafer Partisi Kadın İlçe Başkanlığında Zirveye Yerleşti Haber

Zafer Partisi Kadın İlçe Başkanlığında Zirveye Yerleşti

İnegöl'de Emine Mutlu Dönemi Başladı; Bursa'da Kadın İlçe Başkanı Sayısı Beşe Yükseldi 05/07/2026 HABER ERDAL ORHAN Bursa siyasetinde kadınların karar alma mekanizmalarındaki temsiline ilişkin dikkat çekici bir gelişme yaşandı. Zafer Partisi Bursa Teşkilatı, kadınların teşkilat yönetimlerinde daha etkin rol üstlenmesine yönelik politikalarını yeni bir adımla güçlendirirken, İnegöl İlçe Kongresi'nde gerçekleştirilen seçim sonucunda Emine Mutlu, delegelerin oylarıyla Zafer Partisi İnegöl İlçe Başkanı seçildi. Bu sonuçla birlikte Zafer Partisi Bursa teşkilatlarında kadın ilçe başkanı sayısı beşe yükselirken, parti kent genelinde kadınların ilçe başkanlığı düzeyindeki temsilinde açık ara ilk sıraya yerleşti. Siyasi kulislerde dikkatle takip edilen bu tablo, yalnızca parti içi yapılanma açısından değil, Bursa'da kadınların siyasette üstlendikleri roller bakımından da önemli bir gösterge olarak değerlendiriliyor. Bursa'da Beş İlçenin Yönetimi Kadınlara Emanet İnegöl'de Emine Mutlu'nun göreve gelmesiyle birlikte Zafer Partisi'nin kadın ilçe başkanları görev yapan ilçeler şu şekilde sıralandı: Gemlik Nilüfer Orhaneli Büyükorhan İnegöl Böylece Bursa'nın farklı sosyolojik ve demografik yapıya sahip beş ilçesinde teşkilatların yönetimi kadın siyasetçilere emanet edilmiş oldu. Siyasi gözlemciler, bu tablonun yalnızca sayısal bir başarı olmadığını, aynı zamanda parti yönetiminin kadınların karar alma süreçlerinde daha fazla yer almasına yönelik yaklaşımının somut bir yansıması olduğunu ifade ediyor. Bursa Siyasetindeki Mevcut Tablo Dikkat Çekiyor Bursa'daki siyasi partilerin ilçe teşkilatları incelendiğinde kadın temsiline ilişkin ortaya çıkan tablo önemli farklılıkları da gözler önüne seriyor. Mevcut teşkilat yapıları dikkate alındığında; AK Parti Bursa teşkilatlarında kadın ilçe başkanı bulunmuyor. MHP Bursa teşkilatlarında kadın ilçe başkanı bulunmuyor. İYİ Parti Bursa teşkilatlarında kadın ilçe başkanı bulunmuyor. Yeniden Refah Partisi Bursa teşkilatlarında kadın ilçe başkanı bulunmuyor. Anahtar Parti Bursa teşkilatlarında kadın ilçe başkanı bulunmuyor. Bağımsız Türkiye Partisi Bursa teşkilatlarında kadın ilçe başkanı bulunmuyor. CHP Bursa teşkilatlarında ise yalnızca bir kadın ilçe başkanı görev yapıyor. Bu veriler ışığında Zafer Partisi, Bursa'da kadınların en fazla ilçe başkanlığı görevini üstlendiği siyasi parti konumuna yükselmiş oldu. Kadın Temsilinde Sayısal Değil, Yönetimsel Güç Vurgusu Zafer Partisi Bursa İl Başkanı Cihat Gazi, kongrenin ardından yaptığı değerlendirmede kadınların siyasetin yalnızca destekleyici unsuru değil, doğrudan yöneten aktörleri olması gerektiğine inandıklarını belirtti. Kadınların teşkilat yönetimlerinde daha fazla sorumluluk üstlenmesinin parti politikalarının temel öncelikleri arasında bulunduğunu ifade eden Gazi, şu değerlendirmeyi yaptı: "Kadınların sadece destek veren değil, yöneten olduğu bir siyaset anlayışını büyütmeye devam edeceğiz. Teşkilatlarımızda liyakati esas alıyor, kadınların bilgi, birikim ve yönetim tecrübelerini siyasetin merkezine taşımayı sürdürüyoruz." İnegöl Kongresi Teşkilatlanma Sürecinde Yeni Bir Dönemin Kapısını Araladı Bursa'nın en büyük ilçelerinden biri olan İnegöl'de gerçekleştirilen kongre, yalnızca yeni ilçe başkanının belirlenmesi açısından değil, teşkilatlanma sürecinin güçlendirilmesi bakımından da önem taşıdı. Delegelerin yoğun katılımıyla gerçekleştirilen kongrede birlik ve beraberlik mesajları verilirken, yeni dönemde saha çalışmalarının artırılması, üye çalışmalarının hızlandırılması ve vatandaşla doğrudan temasın güçlendirilmesi hedefleri öne çıktı. Emine Mutlu'nun göreve başlamasıyla birlikte İnegöl teşkilatının yeni dönemde daha aktif bir saha çalışması yürütmesi bekleniyor. Kadınların Karar Mekanizmalarındaki Rolü Güçleniyor Siyaset bilimciler, kadınların yalnızca seçmen ya da parti gönüllüsü olarak değil; ilçe başkanı, yönetici ve karar verici pozisyonlarda daha fazla yer almasının demokratik temsil açısından önemli bir gelişme olduğuna dikkat çekiyor. Yerel yönetimlerden genel siyasete kadar uzanan süreçte kadınların yönetim kademelerinde artan görünürlüğünün, farklı bakış açılarının siyasal süreçlere yansımasına katkı sağlayacağı değerlendirmeleri yapılıyor. Zafer Partisi'nin Bursa'da ulaştığı beş kadın ilçe başkanı sayısı da bu çerçevede, kadınların teşkilat yönetimlerinde üstlendikleri rol bakımından dikkat çeken bir örnek olarak gösteriliyor. Emine Mutlu'nun Seçilmesi Bursa Siyasetinde Yeni Bir Mesaj Olarak Değerlendiriliyor Siyasi çevrelerde Emine Mutlu'nun İnegöl İlçe Başkanı seçilmesi, yalnızca bir kongre sonucu olarak değil, kadınların parti yönetimlerinde daha fazla sorumluluk üstlenmesine yönelik güçlü bir iradenin göstergesi olarak yorumlanıyor. Özellikle Bursa gibi Türkiye'nin en büyük sanayi ve nüfus merkezlerinden birinde kadınların ilçe başkanlığı düzeyinde etkin şekilde görev üstlenmesi, yerel siyasette temsil anlayışının gelişimi açısından da dikkat çekici bulunuyor. Zafer Partisi'nden Kadın Temsiline Güçlü Vurgu İnegöl Kongresi'nin ardından ortaya çıkan yeni tabloyla birlikte Zafer Partisi Bursa Teşkilatı, kadınların yönetim kademelerinde daha fazla yer aldığı siyasi yapılanmalardan biri olma iddiasını güçlendirmiş oldu. Gemlik, Nilüfer, Orhaneli, Büyükorhan ve İnegöl'de görev yapan kadın ilçe başkanlarıyla Bursa'da bu alanda ilk sıraya yükselen Zafer Partisi, kadınların yalnızca siyasetin içinde yer aldığı değil, doğrudan yönettiği bir teşkilat modeli oluşturmayı hedeflediğini bir kez daha ortaya koydu. Emine Mutlu'nun ilçe başkanlığı görevine seçilmesi, hem İnegöl teşkilatında yeni bir dönemin başlangıcı hem de Bursa siyasetinde kadın temsilinin güçlenmesi adına dikkat çeken gelişmelerden biri olarak değerlendiriliyor.

Zafer Partisi Nilüfer İlçe Teşkilatı’ndan Önemli Panel: “Akran Zorbalığına Sosyolojik Temelde Bakış ve Başvurulabilecek Hukuki Yollar” Haber

Zafer Partisi Nilüfer İlçe Teşkilatı’ndan Önemli Panel: “Akran Zorbalığına Sosyolojik Temelde Bakış ve Başvurulabilecek Hukuki Yollar”

BURSA – Son yıllarda özellikle çocuklar ve gençler arasında giderek artan akran zorbalığı vakaları, eğitimcilerden ailelere, hukukçulardan sosyal bilimcilere kadar toplumun tüm kesimlerini yakından ilgilendiren önemli bir sorun haline gelirken, Zafer Partisi Nilüfer İlçe Teşkilatı tarafından düzenlenen anlamlı bir panelde konu çok yönlü olarak ele alındı. Zafer Partisi Nilüfer İlçe Teşkilatı tarafından gerçekleştirilen 7. Kadın Buluşması kapsamında düzenlenen “Akran Zorbalığına Sosyolojik Temelde Bakış ve Başvurulabilecek Hukuki Yollar” başlıklı panel, yoğun katılımla gerçekleştirildi. Programda akran zorbalığının nedenleri, bireyler üzerindeki psikolojik etkileri, ailelerin ve eğitim kurumlarının sorumlulukları ile mağdurların başvurabileceği hukuki yollar detaylı şekilde değerlendirildi. Etkinliğin ev sahipliğini yapan Zafer Partisi Nilüfer İlçe Başkanı Işıl Esgin, günümüzde çocuklar ve gençler arasında yaşanan akran zorbalığının yalnızca okul sınırları içerisinde kalan bir problem olmadığını, sosyal medya ve dijital platformların etkisiyle çok daha geniş bir boyuta ulaştığını belirterek bu konuda toplumsal farkındalığın artırılması gerektiğine dikkat çekti. Çocukların ve Gençlerin Geleceğini Etkileyen Sorun Panelde yapılan değerlendirmelerde, akran zorbalığının yalnızca fiziksel şiddetle sınırlı olmadığı; psikolojik baskı, dışlama, hakaret, tehdit, sosyal izolasyon ve dijital ortamda gerçekleştirilen siber zorbalık gibi farklı şekillerde ortaya çıkabildiği vurgulandı. Uzmanlar, zorbalığa maruz kalan çocukların özgüven kaybı, akademik başarısızlık, kaygı bozukluğu, depresyon ve sosyal hayattan uzaklaşma gibi ciddi sorunlarla karşı karşıya kalabildiğini ifade ederken, erken müdahalenin ve bilinçli yaklaşımın büyük önem taşıdığına dikkat çekti. Hukuki Haklar ve Başvuru Yolları Anlatıldı Programın konuşmacıları arasında yer alan Avukat Elif Kaleli Acar, akran zorbalığı mağdurlarının ve ailelerinin sahip olduğu hukuki haklar konusunda kapsamlı bilgiler verdi. Özellikle okul ortamlarında yaşanan olaylarda idari süreçler, hukuki başvuru mekanizmaları ve mağdur çocukların korunmasına yönelik yasal düzenlemeler hakkında katılımcılar bilgilendirildi. Acar, zorbalık olaylarının çoğu zaman “çocuklar arasında yaşanan sıradan anlaşmazlıklar” olarak değerlendirilmesinin yanlış olduğuna dikkat çekerek, bazı vakaların ciddi psikolojik ve hukuki sonuçlar doğurabileceğini ifade etti. Sosyolojik Boyutu Ele Alındı Panelde konuşan Genel Merkez Eğitim Komisyonu Sorumlusu Prof. Dr. Sibel Taş ise akran zorbalığının yalnızca bireysel davranışlardan kaynaklanan bir problem olarak görülmemesi gerektiğini belirtti. Taş, aile yapısı, sosyal çevre, eğitim sistemi, dijital medya kullanımı ve toplumsal değerlerin çocukların davranış biçimleri üzerindeki etkilerine değinerek, sorunun sosyolojik boyutunun göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi. Toplumda empati kültürünün güçlendirilmesi, çocukların sağlıklı iletişim becerileri kazanması ve ailelerin bilinçlendirilmesinin akran zorbalığıyla mücadelede kritik öneme sahip olduğu vurgulandı. Kadınların ve Sivil Toplumun Rolü Vurgulandı Programda ayrıca çocukların güvenli bir sosyal çevrede büyümesinde annelerin, kadınların ve sivil toplum kuruluşlarının üstlendiği role dikkat çekildi. Katılımcılar, ailelerin çocuklarıyla daha güçlü iletişim kurmasının ve okullarla iş birliği içerisinde hareket etmesinin önemine işaret etti. Toplantının organizasyonunda görev alan Zafer Partisi Nilüfer Kadın Komisyonu ile Bal-Göç Kadın Komisyonu'nun çalışmaları da katılımcılar tarafından takdirle karşılandı. Işıl Esgin’den Teşekkür Mesajı Etkinlik sonrasında değerlendirmede bulunan Zafer Partisi Nilüfer İlçe Başkanı Işıl Esgin, toplumun geleceği olan çocukların güvenli ve sağlıklı ortamlarda yetişmesinin herkesin ortak sorumluluğu olduğunu belirterek, programa katkı sunan konuşmacılara ve katılımcılara teşekkür etti. Esgin, “Akran zorbalığı günümüzde ailelerin, eğitimcilerin ve toplumun birlikte mücadele etmesi gereken önemli bir sosyal sorundur. Bu konuda farkındalık oluşturmak, çocuklarımızın yaşadığı sorunları görünür kılmak ve çözüm yollarını konuşmak büyük önem taşıyor. Programımıza katkı sağlayan Avukat Elif Kaleli Acar’a, Genel Merkez Eğitim Komisyonu Sorumlumuz Prof. Dr. Sibel Taş’a, Nilüfer Kadın Komisyonumuza, Bal-Göç Kadın Komisyonu’na ve tüm katılımcılarımıza teşekkür ediyoruz” dedi. Toplumun her kesimini ilgilendiren akran zorbalığı konusunda gerçekleştirilen panel, katılımcıların soruları ve karşılıklı görüş alışverişleriyle sona ererken, çocukların ruhsal ve sosyal gelişimini tehdit eden bu soruna karşı farkındalığın artırılması gerektiği mesajı öne çıktı.

BURSA’DA AKSA BURSAGAZ ÖNÜNDE SERT SENDİKAL KRİZ: İŞTEN ATILAN İŞÇİLERDEN “MOBBİNG VE HUKUKSUZLUK” İDDİALARI Haber

BURSA’DA AKSA BURSAGAZ ÖNÜNDE SERT SENDİKAL KRİZ: İŞTEN ATILAN İŞÇİLERDEN “MOBBİNG VE HUKUKSUZLUK” İDDİALARI

Bursa’da enerji sektöründe sular durulmuyor. DİSK Enerji-Sen üyesi işçilerin, sendikal tercihleri nedeniyle sistematik baskıya maruz kaldıkları ve sonrasında işten çıkarıldıkları iddiaları, Aksa Bursagaz önünde kurulan direniş çadırında sert açıklamalarla bir kez daha gündeme taşındı. Aksa Bursagaz genel müdürlük binası önünde günlerdir devam eden direniş, yalnızca bir işten çıkarma süreci değil, aynı zamanda “sendikal hakların gasp edildiği” yönündeki ağır iddiaların merkezi haline geldi. Direniş alanını ziyaret eden Cihat Gazi başkanlığındaki Zafer Partisi Bursa İl Başkanlığı heyeti, işçilerin anlattığı tablo karşısında oldukça sert ifadeler kullanarak süreci yakından takip edeceklerini açıkladı. “SENDİKA SEÇTİK, BASKI BAŞLADI” İDDİASI: İŞÇİLERDEN SİSTEMATİK MOBBİNG ANLATIMI Direnişin simge isimlerinden biri haline gelen işçi Metin Şen, yaşanan süreci tüm detaylarıyla aktararak şirket yönetimini çok ağır sözlerle eleştirdi. Şen’in iddialarına göre, Aksa Doğalgaz’ın yönetimi devralmasının ardından yaklaşık 1,5 yıl önce başlayan süreç, işçilerin “pasifize edilmesi” ve sendikal tercihlerinin değiştirilmesi üzerine kurulu sistematik bir baskı düzenine dönüştü. İlk aşamada bazı çalışanların “iş tanımınızın karşılığı yok” gerekçesiyle işten çıkarıldığını belirten Şen, ardından kalan çalışanlara yönelik psikolojik baskının artırıldığını ifade etti. Şen’in anlatımına göre, işçilere sarı sendika olarak nitelendirilen TES-İŞ üzerinden yönlendirme yapıldı, ancak çalışanlar bu dayatmayı kabul etmeyerek anayasal hakları doğrultusunda DİSK Enerji-Sen’e geçti. Bu tercihin ardından ise baskının “katlanarak arttığı” ileri sürüldü. KAMERALI TAKİP, TUTANAK TEHDİTLERİ VE EKONOMİK SIKIŞTIRMA İDDİALARI İddialara göre süreç yalnızca sendikal baskıyla sınırlı kalmadı. İşçilerin, masa başında çalışırken dahi kameralarla anlık takip edildiği, yemek aralarında bile uyarılar ve tutanak tehditleriyle karşı karşıya bırakıldığı öne sürüldü. Çalışanların en basit günlük davranışlarının bile disiplin gerekçesi haline getirildiği ifade edildi. Bununla birlikte, maaş ödeme takviminin değiştirilmesi de ciddi bir kriz başlığı olarak öne çıktı. Normalde ay sonunda yapılan maaş ödemelerinin bir sonraki ayın 5’ine çekildiği belirtilerek, çalışanların ekonomik olarak zor durumda bırakılmaya çalışıldığı iddia edildi. İşçiler bu uygulamaların “tesadüf değil, yıldırma politikası” olduğunu savundu. “SESİMİ DUYURDUM, KOD 49’LA İŞTEN ATILDIM” İDDİASI Sürecin en çarpıcı iddialarından biri ise işten çıkarma gerekçesi oldu. Metin Şen, yaşananları kamuoyuna duyurmak amacıyla NOW TV yayınlarına mesaj gönderdiğini, burada “madenciler gibi biz de mağduruz” diyerek yardım çağrısında bulunduğunu ifade etti. Şen’e göre bu çağrının ardından şirket yönetimi tarafından hakkında işlem başlatıldı ve mesaj ekran görüntüsü alınarak “şirket itibarını zedeleme” gerekçesiyle tutanak tutuldu. 20 Mayıs tarihinde kendisine “Kod 49” uygulanarak işten çıkarıldığını belirten Şen, bu kararın hem tazminat hem de işsizlik maaşı hakkını ortadan kaldırdığını söyledi. Şen, “Tüm hukuki haklarım elimden alındı. Ne tazminat alabildim ne de işsizlik maaşı. Biz sadece çalıştık ve hakkımızı istedik” sözleriyle durumu sert şekilde eleştirdi. 10 GÜNLÜK DİRENİŞ: “PSİKOLOJİK BASKIYA KARŞI MÜCADELE EDİYORUZ” Yaklaşık 10 gündür Aksa Bursagaz genel müdürlük binası önünde kurulu direniş çadırında bekleyişlerini sürdüren işçiler, yaşanan sürecin en yıpratıcı boyutunun belirsizlik ve psikolojik baskı olduğunu vurguluyor. “Aksa Bursagaz’da atılan işçiler geri alınsın, sendikal haklar tanınsın” pankartı altında sürdürülen eylem, giderek daha görünür bir işçi direnişine dönüşmüş durumda. ÜMİT ÖZDAĞ’A AÇIK DAVET: “BURSA’YA GELİN, SESİMİZİ DUYURUN” İşçiler ve Metin Şen, Zafer Partisi heyetinin ziyaretinden memnuniyet duyduklarını belirtirken, sürecin daha geniş kitlelere duyurulması için dikkat çekici bir çağrıda bulundu. Ümit Özdağ’a seslenen işçiler, Bursa’daki direniş çadırına gelerek yaşananları yerinde görmesini talep etti. Bu çağrı, direnişin yalnızca yerel bir iş uyuşmazlığı değil, daha geniş bir sendikal ve politik tartışmanın parçası haline geldiğini ortaya koydu. ZAFER PARTİSİ’NDEN SERT TEPKİ: “ALIN TERİNE DOKUNDURMAYIZ” Ziyarete katılan Cihat Gazi, işçilerin anlattıkları iddiaların son derece ciddi olduğunu belirterek, Türk işçisinin emeğinin ve alın terinin gasp edilmesine karşı sessiz kalmayacaklarını ifade etti. Zafer Partisi Bursa İl Başkanlığı, süreci hem hukuki hem siyasi zeminde takip edeceklerini açıklayarak işçilere destek mesajı verdi. KRİZ BÜYÜYOR: GÖZLER ŞİRKET VE YARGI SÜRECİNDE Bursa’da yaşanan bu gelişmeler, sendikal haklar, işten çıkarmalar ve mobbing iddiaları ekseninde yeni bir tartışmayı tetiklerken, gözler hem şirket yönetiminin yapacağı açıklamalara hem de başlatılan hukuki süreçlere çevrilmiş durumda. Direniş ise şimdilik Aksa Bursagaz önünde kararlılıkla devam ediyor.

Mahmut Kara Yazdı: Sessiz Çoğunluğun Beklediği Gün ve Türkiye’nin Güven Arayışı Haber

Mahmut Kara Yazdı: Sessiz Çoğunluğun Beklediği Gün ve Türkiye’nin Güven Arayışı

ANKARA – Türkiye’de siyaset sahnesi uzun yıllardır yüksek sesli tartışmaların, kutuplaştırıcı söylemlerin ve sürekli değişen gündemlerin etkisi altında şekillenirken, toplumun geniş kesimlerinde farklı bir beklentinin giderek daha belirgin hale geldiği ifade ediliyor. Zafer Partisi Genel İdare Kurulu Üyesi Mahmut Kara, kaleme aldığı değerlendirmede Türkiye’nin karşı karşıya bulunduğu temel sorunların yalnızca ekonomik göstergelerle açıklanamayacağını belirterek, ülkenin en önemli meselesinin devlet ile millet arasındaki güven ilişkisinin yeniden tesis edilmesi olduğunu vurguladı. Kara’ya göre, kamuoyunda sıkça tartışılan siyasi polemikler ve günlük gündem başlıkları, vatandaşın hayatını doğrudan etkileyen temel meselelerin önüne geçmiş durumda. Ancak toplumun geniş kesimleri için cevap bekleyen sorular hâlâ aynı önemini koruyor. “Milletin Soruları Değişmiyor” Türkiye’nin dört bir yanında vatandaşların benzer kaygıları paylaştığını ifade eden Kara, ülkenin geleceğine ilişkin tartışmaların yüzeysel gündemlerin ötesine taşınması gerektiğini söyledi. Sınır güvenliği, düzensiz göç, genç nüfusun gelecek kaygısı, tarımsal üretimde yaşanan gerileme, emeklilerin ekonomik koşulları ve kamu kurumlarına duyulan güvenin azalması gibi konuların toplumun ortak gündemi olduğunu belirten Kara, bu başlıkların yalnızca belirli siyasi çevrelerin değil, milyonlarca vatandaşın doğrudan yaşamını etkileyen temel meseleler olduğunu kaydetti. Kara, “Milletin zihnindeki sorular değişmiyor. İnsanlar günlük siyasi tartışmalardan çok, çocuklarının geleceğini, ekonomik güvenliğini ve ülkenin yarınlarını düşünüyor” değerlendirmesinde bulundu. “Türkiye Sadece Ekonomik Değil, Güven Krizi de Yaşıyor” Mahmut Kara’nın değerlendirmesinde öne çıkan başlıklardan biri de Türkiye’nin içinde bulunduğu sürecin yalnızca ekonomik göstergeler üzerinden okunamayacağı yönündeki görüş oldu. Kara’ya göre ülkede yaşanan sıkıntıların temelinde ekonomik problemlerin yanı sıra daha derin bir güven sorunu bulunuyor. Vatandaşların devletin büyüklüğünü yalnızca kurumsal kapasitesiyle değil, adalet duygusu ve hukuka olan bağlılığıyla değerlendirdiğini ifade eden Kara, devlet ile vatandaş arasındaki güven ilişkisinin toplumların en önemli dayanak noktası olduğunu belirtti. “Devletin büyüklüğü yalnızca sahip olduğu imkânlarla değil, vatandaşının ona duyduğu güvenle ölçülür” diyen Kara, güçlü devlet anlayışının temelinde hukukun üstünlüğü, adalet ve şeffaf yönetim ilkelerinin yer alması gerektiğini savundu. “Demografik Yapıdan Milli Kimliğe Kadar Uzanan Endişeler Var” Türkiye’nin son yıllarda karşı karşıya kaldığı gelişmelerin toplumun geniş kesimlerinde ortak kaygılar oluşturduğunu belirten Kara, bu kaygıların yalnızca ekonomik sorunlarla sınırlı olmadığını söyledi. Demografik yapıdaki değişimler, milli kimliğin korunması, kültürel bütünlük, hukuk sistemine duyulan güven ve ekonomik bağımsızlık gibi konuların toplumun farklı kesimlerinde ciddi tartışmalara yol açtığını ifade eden Kara, milletlerin yalnızca coğrafi sınırlarla tanımlanamayacağını vurguladı. Bir milletin ortak hafızası, kültürü ve geleceğe dair ortak hedefleri sayesinde güçlü kaldığını belirten Kara, bu bağların zayıflamasının toplumsal dayanıklılığı olumsuz etkileyebileceğini dile getirdi. “Sorunları Ertelemek Çözüm Değildir” Mahmut Kara, Türkiye’nin önündeki en büyük risklerden birinin mevcut sorunların üzerinin örtülerek çözülmüş gibi gösterilmesi olduğunu ifade etti. Toplumsal, ekonomik ve siyasal problemlerin zamanında ele alınmaması halinde daha büyük maliyetler doğurabileceğini belirten Kara, kamu yönetiminde gerçekçi yaklaşımların önemine dikkat çekti. Kara’ya göre, ertelenen her sorun zaman içerisinde büyüyor ve çözümü daha zor hale geliyor. Bu nedenle siyaset kurumunun günü kurtarmaya yönelik politikalar yerine uzun vadeli devlet perspektifiyle hareket etmesi gerekiyor. “Türk Milleti Dayatmaları Hiçbir Dönemde Kabul Etmedi” Türkiye’de son yıllarda toplumun farklı kimlikler üzerinden ayrıştırılmaya çalışıldığını öne süren Kara, ekonomik bağımlılığın da bazı çevreler tarafından kaçınılmaz bir kader gibi sunulduğunu savundu. Ancak Türk milletinin tarih boyunca karşı karşıya kaldığı baskılara boyun eğmediğini belirten Kara, toplumsal hafızanın güçlü olduğunu ve vatandaşların yaşanan gelişmeleri yakından takip ettiğini söyledi. Kara, toplumun geniş kesimlerinin sessiz görünse de olup bitenleri dikkatle izlediğini belirterek şu görüşleri dile getirdi: “Milletimiz kimin söyledikleriyle yaptıkları arasında fark olduğunu görüyor. Kimin siyasi çıkar uğruna geçmişte savunduğu değerlerden uzaklaştığını görüyor. Kimin millet adına konuşurken milletin gerçek sorunlarından koptuğunu görüyor.” “Türkiye’nin İhtiyacı Yeni Sloganlar Değil” Mahmut Kara’ya göre Türkiye’nin önündeki temel ihtiyaç yeni siyasi sloganlar ya da kısa vadeli söylemler değil. Ülkenin ihtiyaç duyduğu şeyin yeniden güven tesis eden bir devlet anlayışı olduğunu belirten Kara, hukuk devleti ilkelerinin güçlendirilmesi, liyakat sisteminin esas alınması, sınır güvenliğinin sağlanması ve üretim ekonomisinin desteklenmesi gerektiğini ifade etti. Türk milletinin ortak geleceğinin günlük siyasi hesapların üzerinde tutulmasının zorunlu olduğunu savunan Kara, devlet yönetiminde kurumsallığın ve hukukun belirleyici olması gerektiğini vurguladı. “En Büyük Tehlike Güven Bağının Zedelenmesidir” Değerlendirmesinde devlet-millet ilişkisine özel önem veren Kara, tarih boyunca birçok devletin ekonomik krizler ve siyasi çekişmeler yaşadığını ancak en büyük zararın güven kaybı nedeniyle ortaya çıktığını söyledi. Toplumsal huzurun ve ekonomik kalkınmanın kalıcı olabilmesi için vatandaşların devlete güven duyması gerektiğini belirten Kara, önümüzdeki dönemde Türkiye’nin daha fazla kutuplaşmaya değil, daha fazla hukuka ve şeffaflığa ihtiyaç duyduğunu ifade etti. Kara’ya göre, toplumsal birlik ve beraberliği güçlendirecek en önemli unsur, devlet yönetiminde adalet duygusunun güçlenmesi ve vatandaşların kendilerini eşit şekilde temsil edilmiş hissetmeleri olacak. “Geleceğin Türkiye’si Kurallarla İnşa Edilmeli” Mahmut Kara yazısının sonunda Türkiye’nin geçmişte çok daha ağır şartların üstesinden geldiğini hatırlatarak, milletin bugün de aynı sağduyuya sahip olduğunu belirtti. Siyaset kurumunun eleştirileri düşmanlık olarak görmek yerine demokratik bir katkı olarak değerlendirmesi gerektiğini ifade eden Kara, devlet yönetiminde adalet, hukuk ve liyakat ilkelerinin merkeze alınmasının önemine dikkat çekti. Kara, değerlendirmesini şu mesajla tamamladı: “Güçlü devletin temeli korku değil güvendir. Güvenin olmadığı yerde ekonomik kalkınma da toplumsal huzur da kalıcı olmaz. Türkiye’nin ihtiyacı kişilere bağlı bir düzen değil, kurallara bağlı bir devlettir. Geleceğin Türkiye’si de ancak bu anlayış üzerine inşa edilebilir.” Bu değerlendirme, Türkiye’de siyasetin yönü, devlet-vatandaş ilişkileri ve toplumsal güven meselesi üzerine süren tartışmalara yeni bir perspektif sunarken, kamuoyunda özellikle hukuk, liyakat ve kurumsal güven başlıkları etrafında yürütülen tartışmaların önümüzdeki dönemde de gündemdeki yerini koruyacağını gösteriyor.

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’dan Bursa Çıkarması Haber

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’dan Bursa Çıkarması

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, 14-16 Mayıs 2026 tarihleri arasında Bursa genelinde yoğun katılımlı bir ziyaret programı gerçekleştirecek. Üç gün sürecek temaslar kapsamında ilçe teşkilatları, esnaf temsilcileri, akademik çevreler, sivil toplum kuruluşları ve vatandaşlarla bir araya gelecek olan Özdağ’ın programında ekonomik sorunlar, yerel yönetimler, üretici talepleri ve Türkiye gündemine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulunması bekleniyor. Zafer Partisi Bursa İl Başkanlığı tarafından organize edilen program kapsamında Genel Başkan Ümit Özdağ’ın Bursa merkez başta olmak üzere Kestel, Karacabey, Mustafakemalpaşa ve Gemlik ilçelerinde çeşitli ziyaretler ve halk buluşmaları gerçekleştireceği bildirildi. 14 Mayıs Perşembe: Bursa Merkez ve Kestel Programı Genel Başkan Ümit Özdağ’ın Bursa programı, 14 Mayıs Perşembe günü saat 13.00’te As Merkez önünde gerçekleştirilecek karşılama töreniyle başlayacak. Partililer ve vatandaşların yoğun katılım göstermesi beklenen programın ardından Özdağ, akademik ve mesleki kuruluş temsilcileriyle görüşmeler gerçekleştirecek. Saat 13.15’te Akademik Odalar Birliği ziyareti kapsamında çeşitli oda temsilcileriyle bir araya gelecek olan Özdağ’ın, Türkiye ekonomisi, eğitim politikaları ve meslek kuruluşlarının sorunlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunacağı öğrenildi. Programın devamında Kestel ilçesine geçecek olan Zafer Partisi heyeti, saat 15.30’da Kestel Esnaf ve Sanatkârlar Odası’nı ziyaret edecek. Burada esnafın yaşadığı ekonomik sıkıntılar, artan maliyetler ve yerel ticaretin durumu üzerine görüş alışverişinde bulunulacak. Saat 16.30’da BALGÖÇ Kestel Şubesi’ni ziyaret edecek olan Özdağ’ın, Balkan Türkleri ve göçmen vatandaşlarla bir araya gelerek bölgesel meseleler hakkında değerlendirmeler yapması bekleniyor. Akşam programında ise saat 18.00’de Kestel İlçe Teşkilatı binasında partililerle buluşacak olan Özdağ, teşkilat mensuplarına hitap edecek. Günün son programı ise saat 18.30’da Barakfakih’te düzenlenecek yemek organizasyonu olacak. 15 Mayıs Cuma: Karacabey ve Mustafakemalpaşa Temasları Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’ın Bursa ziyaretlerinin ikinci günü Karacabey programıyla başlayacak. Saat 10.30’da Karacabey İlçe Başkanlığı’nı ziyaret edecek olan Özdağ, burada teşkilat üyeleriyle bir araya gelecek. Saat 11.00 ile 12.00 arasında Karacabey’de esnaf ziyaretleri gerçekleştirecek olan Özdağ’ın vatandaşların ekonomik sorunlarını dinlemesi ve çözüm önerilerini paylaşması bekleniyor. Saat 12.00’de Karacabey Ziraat Odası’nda oda temsilcileriyle buluşacak olan Özdağ, tarım politikaları, çiftçilerin yaşadığı maliyet baskısı ve üretim sorunları üzerine değerlendirmelerde bulunacak. Cuma namazı sonrası vatandaşlarla bir araya gelecek olan Özdağ, ardından Mustafakemalpaşa programına geçecek. Saat 14.15’te muhtar ziyaretleri gerçekleştirecek olan Zafer Partisi heyeti, yerel yönetimlerin karşılaştığı sorunlara ilişkin görüş alışverişinde bulunacak. Saat 14.45’te Mustafakemalpaşa Belediye Meydanı’nda karşılama programı düzenlenecek. Özdağ daha sonra Belediye Başkanı ve ilçe esnafını ziyaret ederek vatandaşlarla buluşacak. Günün son programı ise saat 18.00’de Heybeli Otel’de gerçekleştirilecek Akademisyenler Toplantısı olacak. Toplantıda Türkiye’nin siyasi, ekonomik ve sosyal gündemine ilişkin kapsamlı değerlendirmeler yapılması bekleniyor. 16 Mayıs Cumartesi: Gemlik ve İl Başkanlığı Açılışı Ümit Özdağ’ın Bursa temaslarının son günü Gemlik programıyla başlayacak. Sabah saat 10.00’da Gemlik’e geçecek olan Özdağ, saat 10.30’da Gemlik Ticaret ve Sanayi Odası, Esnaf Odası ve Ticaret Borsası temsilcileriyle bir araya gelecek. İlçe ekonomisi, sanayi üretimi, liman faaliyetleri ve ticari hayatın değerlendirileceği görüşmelerin ardından Özdağ, saat 11.15’te Gemlik Kafeler Bölgesi’nde esnaf ziyaretleri gerçekleştirecek. Öğle yemeği programının ardından Bursa merkeze geçecek olan Zafer Partisi Genel Başkanı, saat 14.00’te gerçekleştirilecek İl Başkanlığı Açılış Programı’na katılacak. Açılış programına çok sayıda partili, sivil toplum kuruluşu temsilcisi ve vatandaşın katılması bekleniyor. Programın son bölümünde ise Özdağ, saat 15.00’te Fomara ve Cumhuriyet Caddesi’nde esnaf ziyaretlerinde bulunacak. Vatandaşlarla birebir temas kuracak olan Özdağ’ın Bursa ziyaretlerini akşam saatlerinde tamamlaması planlanıyor. Zafer Partisi Bursa İl Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada, tüm vatandaşlar programlara davet edilirken, Genel Başkan Ümit Özdağ’ın Bursa ziyaretlerinin parti teşkilatları açısından önemli bir motivasyon kaynağı olacağı ifade edildi.

Gürsu’da CHP Yöneticilerinden Rus Ruleti! Haber

Gürsu’da CHP Yöneticilerinden Rus Ruleti!

Bursa’nın Gürsu ilçesinde 2019 yerel seçimlerinden 2024 sonuçlarına uzanan tablo, siyasette dengelerin sanıldığı kadar kolay değişmediğini, aksine sert gerçeklerle yüzleşildiğini ortaya koyuyor. Rakamlar net, tablo açık: söylem başka, sandık bambaşka bir hikâye yazıyor. 2019: CHP’nin zirvesi ama yetmedi 2019 seçimlerinde Mustafa Işık liderliğindeki Adalet ve Kalkınma Partisi %62,74 gibi ezici bir oranla 30.499 oy alarak açık ara seçimi kazandı. Buna karşılık Cumhuriyet Halk Partisi adayı Funda Türkcoş Pekiner %32,53 oyla 15.814 seçmenin desteğini aldı. Bu oran CHP adına “başarı” olarak lanse edilse de, aradaki uçurum gerçeği değiştirmedi: Gürsu seçmeni tercihini net biçimde iktidardan yana kullandı. Diğer partiler ise tabelada kaldı. Saadet Partisi %3,49, Demokrat Parti %0,46 ve Vatan Partisi %0,31 seviyesinde kaldı. Bu sonuçlar, ilçede ana rekabetin iki parti arasında geçtiğini, ancak dengenin açık biçimde tek taraflı olduğunu gösterdi. Ahıska seçmeni: Hesap tutmadı Seçim analizlerinde en çok tartışılan başlıklardan biri Ahıska kökenli seçmenin etkisi oldu. İlçede yaklaşık 70.300 seçmenden 52.913’ünün oy kullandığı seçimde, seçmenin yaklaşık %16,8’ini Ahıska kökenlilerin oluşturduğu değerlendiriliyor. Ancak sahada yapılan hesapların sandıkta karşılık bulmadığı açıkça görüldü. Sevinç Muhammed milliyetçi bir partide siyaset yaptığı zamanlarda ilçede karşılığı olan Ahıskalı ismin, bu seçmen grubunun tamamını mobilize edebileceği yönündeki beklenti gerçekçi çıkmadı. Veriler, 2024 de Zafer Partisi Gürsu Belediye Başkan Adayı Sevinç Muhammed bu kitlenin ancak dörtte birine ulaşabildiğini gösteriyor. Bu durum, kimlik temelli siyaset hesaplarının sahada düşündüğü kadar karşılık bulmadığını net biçimde ortaya koydu. 2024: Oylar bölündü, tablo değişmedi 2024 yerel seçimlerinde ise tablo şekil değiştirse de sonuç değişmedi. Yine Mustafa Işık kazandı ancak bu kez oy oranı %43,86’ya geriledi (22.011 oy). Buna rağmen muhalefet cephesinin parçalı yapısı, sonucu değiştirmeye yetmedi. CHP adayı Haşim Öztürk %25,63’te kaldı. Asıl dikkat çeken ise Zafer Partisi adayı Sevinç Muhammed’in %10,97 (5.507 oy) alması oldu. Ancak bu oran bile, Ahıska seçmen üzerinden kurulan büyük siyasi beklentilerin oldukça altında kaldı. CHP’nin 2029 hesabı: Zor bir denklem Kulislerde, CHP’nin 2029 seçimleri için Ahıska kökenli bir aday olarak Sevinç Muhammed ismi üzerinde durduğu konuşuluyor. Ancak mevcut veriler bu stratejinin ciddi riskler barındırdığını gösteriyor. Gürsu gibi sağ seçmenin ağırlıkta olduğu, Adalet ve Kalkınma Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisi il ve ilçe teşkilatlarında Ahıska kökenli isimlerin de güçlü şekilde yer aldığı bir ilçede, CHP’nin “kimlik üzerinden oy devşirme” planı gerçekçi görünmüyor. Hatta mevcut kemikleşmiş olan %16,32 bandındaki oy potansiyelinin bile korunmasının zor olabileceği değerlendiriliyor. Rozet takma törenlerinde sınırlı katılımlarla verilen mesajların sahada karşılık bulup bulmayacağı ise büyük bir soru işareti. Sevinç Muhammed’in yaklaşık 20 kişilik yeni katılımı duyurması, sembolik bir hamle olarak görülürken, geniş seçmen kitlesine etki etmekten uzak olduğu yorumları yapılıyor. Sert gerçek: Gürsu’da siyaset romantizm kaldırmıyor Ortaya çıkan tabloyu özetlemek gerekirse: Gürsu’da siyaset, söylemle değil sandıkla belirleniyor. Kimlik, aidiyet ya da sosyal medya etkisi tek başına seçim kazandırmıyor. CHP’nin geçmişte Funda Türkcoş Pekiner ile yakaladığı %32,5’lik oran bir “tavan” olarak kalmış durumda. Bu çıtanın üzerine çıkılamadığı gibi, 2024’te ciddi bir gerileme yaşandı. Buna rağmen hâlâ aynı yöntemlerle farklı sonuç beklemek, siyasi gerçeklikten kopmak olarak değerlendiriliyor. Sevinç Muhammed’in rozet takma töreninde dile getirdiği “Cumhuriyetin kuruluş ayarlarına dönme” söylemi ideolojik bir motivasyon sunsa da, Gürsu seçmeninin önceliklerinin çok daha farklı olduğu açık. Ekonomi, yerel hizmetler ve teşkilat gücü belirleyici olmaya devam ediyor. Hesaplar değil sandık konuşur Gürsu’da rakamlar acımasız bir gerçeği ortaya koyuyor: Matematik yanlış kurulduğunda siyaset de kaybediyor. Ahıska seçmen üzerinden kurulan abartılı beklentiler, parçalı muhalefet yapısı ve sahadan kopuk stratejiler birleşince sonuç değişmiyor. 2029’a giderken herkesin önünde net bir tablo var. Ama bu tabloyu değiştirmek için slogan değil, sahici ve güçlü bir siyasi zemin gerekiyor. Aksi halde Gürsu’da sonuç yine sürpriz olmayacak.

Zafer Partisi Bursa İl Başkanı Cihat Gazi’den Sert Tepki: “Bursa’nın Değerlerini Peşkeş Çektirmeyeceğiz” Haber

Zafer Partisi Bursa İl Başkanı Cihat Gazi’den Sert Tepki: “Bursa’nın Değerlerini Peşkeş Çektirmeyeceğiz”

Zafer Partisi Bursa İl Başkanı Cihat Gazi, Bursa Devlet Hastanesi önünde yaptığı açıklamada iktidarın sağlık tesisleri ve kamu arazileri üzerindeki satış politikalarına çok sert sözlerle yüklendi. Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Bursa Devlet Hastanesi ve Onkoloji Hastanesi’nin satışına yönelik süreci hedef alan Gazi, alınan kararların Bursa halkının sağlık hakkını doğrudan tehdit ettiğini vurguladı. Gazi, 1868 yılında Bursalıların desteğiyle kurulan ve kentin köklü sağlık kurumlarından biri olan Bursa Devlet Hastanesi’nin satışına yönelik girişimi “tarihi ve vicdani bir yıkım” olarak nitelendirerek, “Bursalılar hastanelerde servislerde dahi yer bulamazken, iktidarın Bursa’nın tam merkezinde bulunan bu köklü kurumu satış listesine koyması kabul edilemez bir aymazlıktır” ifadelerini kullandı. İktidarın kamu varlıklarını sistematik şekilde elden çıkardığını savunan Gazi, “Bursa’nın değerlerini korumak yerine sermayeye devretmeyi görev edinmiş bir anlayışla karşı karşıyayız. Bu tablo, kötü mirasçı mantığının açık bir göstergesidir” diyerek tepkisini daha da sertleştirdi. Yapılan girişimlere karşı hukuki mücadele başlattıklarını belirten Gazi, Zafer Partisi olarak sürecin sonuna kadar takipçisi olacaklarını söyledi. Açıklamasında yalnızca hastanelerin değil, son dönemde satışa çıkarılan kamu arazilerinin de ciddi bir tehdit oluşturduğunu dile getiren Gazi, Fatih Sultan Mehmet Bulvarı’nda deprem toplanma alanı olarak kullanılan arazi, Yıldırım ve Yavuz Selim kavşaklarındaki kritik noktalar ile birlikte toplam dört değerli arazinin satış kararına dikkat çekti. Bu alanların “kupon arazi” niteliği taşıdığını vurgulayan Gazi, “Deprem gerçeğinin kapıda olduğu bir şehirde, toplanma alanlarını bile satış listesine koymak sorumsuzluk değil, doğrudan halkın can güvenliğini hiçe saymaktır” dedi. Öte yandan Bursa Çevre Yolu ve bağlantı otoyollarının özelleştirileceğine dair iddialara da değinen Gazi, bu girişimin doğrudan vatandaşın cebine yeni bir yük bindireceğini ifade etti. “Zaten geçim sıkıntısı altında ezilen Bursalıların omuzlarına aylık binlerce liralık ek yük bindirmek, sosyal devlet anlayışının tamamen terk edildiğinin ilanıdır” diyen Gazi, ulaşımın bir lüks değil temel hak olduğunun altını çizdi. Gazi açıklamasını, “Bursa’nın tek tek değerlerini elden çıkarmaya çalışan bu anlayışa karşı susmayacağız. Hastanelerimizi, arazilerimizi, yollarımızı savunmaya devam edeceğiz. Zafer Partisi Bursa İl Teşkilatı olarak Bursalıların hakkını sonuna kadar koruyacağız” sözleriyle tamamladı.

Ümit Özdağ: Zafer Partisi sahada Haber

Ümit Özdağ: Zafer Partisi sahada

Bursa programı kapsamında Genel Merkez heyetiyle birlikte temaslarda bulunduklarını belirten Özdağ, İnegöl’ün ardından Bursa merkez ve farklı illerde ziyaretlerini sürdüreceklerini ifade etti. Parti olarak sahada aktif olduklarını vurgulayan Özdağ, “Zafer Partisi olarak biz sahadayız ve sahada çalışmalarımızı yüksek bir tempoyla sürdürüyoruz” dedi. Son dönemde okullarda yaşanan şiddet olaylarına ilişkin soruyu da yanıtlayan Özdağ, bu tür olayların yalnızca güvenlik önlemleriyle açıklanamayacağını belirtti. Basın ve sosyal medyada olay görüntülerinin paylaşılmasının doğru olmadığını savunan Özdağ, “Basının otokontrolle bu konuya yaklaşması gerekiyor. Asla görüntü olmamalı” ifadelerini kullandı. Eğitim ortamlarında şiddet riskine ilişkin akademik çalışmalara değinen Özdağ, sorunun çok boyutlu olduğunu ve sosyolojik ile psikolojik faktörlerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Partisinin oy oranına ilişkin anket sorusunu da yanıtlayan Özdağ, anketlerin güvenilirliği konusunda tartışmalar bulunduğunu belirterek, “Ben anketler üzerinden konuşmaktan çok sahadaki canlılık üzerinden değerlendirme yapmayı tercih ediyorum” dedi. CHP ile olası siyasi iş birliğine yönelik soruya da değinen Özdağ, herhangi bir partiyle ittifaktan ziyade ilkesel bir birliktelikten söz ettiklerini ifade etti. Özdağ, “Biz herhangi bir siyasi partiyle ittifaktan bahsetmiyoruz, bir ilke etrafında birleşmekten bahsediyoruz. O ilke Cumhuriyet’in kuruluş ilkeleri ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’tür” diye konuştu. CHP’ye yönelik değerlendirmelerde de bulunan Özdağ, “Bizim CHP’ye yaptığımız çağrı kamuoyu önünde çok açıktır” ifadelerini kullandı. Özdağ, konuşmasının sonunda İnegöl’ün ekonomik yapısına da değinerek ilçenin ihracat başarısını ve sanayi çeşitliliğini övdü. İnegöl’ün önemli bir ekonomik başarıya imza attığını belirten Özdağ, bölge halkını tebrik etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.