Hava Durumu

#Yüksek İhtisas

Gürsu Haber - Yüksek İhtisas haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yüksek İhtisas haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

“Kanser Haftası’nda Farkındalık ve Dayanışma Bir Arada” Haber

“Kanser Haftası’nda Farkındalık ve Dayanışma Bir Arada”

Bursa’da 1–7 Nisan Ulusal Kanser Haftası kapsamında farkındalık çalışmalarına bir yenisi daha eklendi. Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde düzenlenen programda, kanserle mücadelede erken teşhisin önemi bir kez daha vurgulanırken, hastalara moral ve destek sağlamak amacıyla anlamlı etkinlikler gerçekleştirildi. Bursa Kanserle Savaş Derneği’nin de aktif olarak katılım sağladığı programda, hastane içerisinde kurulan bilgilendirme standı aracılığıyla vatandaşlara kanserden korunma yolları, erken tanının önemi ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları hakkında bilgilendirme yapıldı. Program kapsamında, Bursa Kanserle Savaş Derneği tarafından özenle hazırlanan hediye paketleri, tedavi gören hastalara takdim edilerek moral desteği sağlandı. Hastalar ve yakınlarıyla birebir ilgilenilen etkinlikte, dayanışma ve gönüllülük ruhu ön plana çıktı. Etkinliğe, AK Parti Bursa Milletvekili Sayın Ahmet Kılıç, Hastane Başhekimi Sayın M. Oğuzhan Ay ve Bursa Kanserle Savaş Derneği Başkanı Ümit Ecemiş ve Tıbbi Onkoloji uzmanı Doç. Dr. Birol Ocak ile birlikte yürütülen çalışmaları yerinde inceledi. Programda yapılan değerlendirmelerde, kanserle mücadelede en etkili yöntemin erken teşhis olduğu vurgulanırken, vatandaşların düzenli tarama programlarına katılımının hayati önem taşıdığı ifade edildi. Bursa Kanserle Savaş Derneği Başkanı Ümit Ecemiş yaptığı açıklamada, “Kanserle mücadelede sadece tedavi değil, farkındalık ve moral desteği de büyük önem taşıyor. Hastalarımızın yalnız olmadığını hissettirmek, onların yanında olmak bizim en önemli görevimizdir. Bu tür çalışmalarla toplumda bilinç oluşturmayı ve daha fazla hayatın kurtulmasına vesile olmayı hedefliyoruz” ifadelerini kullandı. Kanser Haftası kapsamında düzenlenen bu tür etkinliklerin, toplumda farkındalığın artmasına ve erken teşhis oranlarının yükselmesine katkı sağlaması bekleniyor.

Bursa’da “Hastane Alanı” Tartışması Büyüyor Haber

Bursa’da “Hastane Alanı” Tartışması Büyüyor

Bursa’nın Yıldırım ilçesinde, kamuoyunda uzun süredir “hastane alanı” olarak bilinen ve üzerindeki yapıların yıkılmasıyla yeniden tartışmaya açılan değerli arazilerle ilgili gerilim giderek tırmanıyor. Özellikle eski tıp fakültesi hastanesi alanı ve çevresine ilişkin yapılan açıklamalar, hem siyasi cephede hem de kamuoyunda sert yankı buldu. “Bursa’da Kamu Arazileri Üzerinden Kim Ne Yapıyor?” – DEVA’lı Öztürk’ten Sert ve Tartışma Yaratan Çıkış Bursa’da “hastane alanı” olarak bilinen ve yıllardır kamu hizmeti beklentisiyle gündemde olan stratejik araziler üzerinden yürüyen tartışmalar, bu kez çok daha sert bir siyasi polemiğe sahne oldu. DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk, Yıldırım ilçesindeki değerli arsalarla ilgili adeta ateş püskürdü. Öztürk, özellikle eski tıp fakültesi hastanesi alanı ve Yüksek İhtisas çevresindeki “kupon araziler” hakkında yaptığı açıklamada, “Bu şehirde kim, hangi yetkiyle, hangi kamu arazisini neye göre pazarlıyor?” diyerek sert bir çıkış yaptı. Açıklamasında tonunu giderek yükselten Öztürk, kamuya ait olduğu düşünülen alanların amacından uzaklaştırıldığını savundu. Tartışmaların fitilini ateşleyen süreç ise Oktay Yılmaz’ın söz konusu alanlara ilişkin geçmişte yaptığı “belediye binası” ve “vitrin proje” vurgusu oldu. Bu açıklamaları “akıl tutulması” olarak nitelendiren Öztürk, “Bursa’nın hastaneye ihtiyacı varken, siz kalkıp bu alanlara prestij projesi diyorsunuz. Bu, kamu yararına açıkça meydan okumaktır” ifadelerini kullandı. Öztürk, Yüksek İhtisas Kavşağı’nın hemen yanında yer alan ve geçmişte de büyük tepki çeken planları hatırlatarak, Yıldırım halkının bu tür girişimlere daha önce “net bir şekilde dur” dediğini vurguladı. “Bu milletin hafızasıyla kimse dalga geçmesin. Aynı projeleri ısıtıp ısıtıp yeniden önümüze koymak, açıkça kamuoyunu yok saymaktır” dedi. Açıklamasının en dikkat çeken bölümü ise bölgedeki özel hastane yapılanmalarıyla ilgili oldu. Söz konusu alanın tam karşısında bulunan Doruk Hastaneleri’ne işaret eden Öztürk, bu hastanenin ortaklarından birinin geçmiş dönem AK Parti milletvekili Mustafa Esgin olduğunu hatırlattı. Bu noktada sert imalarda bulunan Öztürk, “Kamu arazileri bir bir tartışmaya açılırken, hemen karşısında özel yatırımların bulunması tesadüf mü? Yoksa Bursa’da sağlık alanları üzerinden başka bir denklem mi kuruluyor?” diyerek kamuoyuna açık sorular yöneltti. “Bursa halkı saf değil” diyen Öztürk, açıklamasını daha da sertleştirerek şu ifadeleri kullandı: “Eğer bu alanlar gerçekten hastane ihtiyacı için ayrıldıysa, neden bugün farklı projeler konuşuluyor? Eğer farklı projeler planlanıyorsa, o zaman yıllardır bu halka neden ‘sağlık yatırımı’ denildi? Bu işin içinde kimler var, kimler kazanacak, kimler kaybedecek? Herkes açıkça konuşmak zorunda.” Kamu arazilerinin “kupon” olarak görülmesine de sert tepki gösteren Öztürk, “Bu şehir rant projelerine teslim edilemez. Bursa’nın geleceği birkaç kişinin masa başı planlarına kurban edilemez” dedi. Öztürk, sürecin şeffaf yürütülmediğini savunarak yetkililere açık çağrıda bulundu: “Tüm planlar, imar değişiklikleri ve satış süreçleri derhal kamuoyuna açıklanmalıdır. Kim, hangi parsel üzerinde ne planlıyor, Bursa halkı bunu bilmek zorundadır. Aksi halde bu tartışma büyür, bu güvensizlik derinleşir.” Bursa’da giderek büyüyen “hastane alanı” krizi, Öztürk’ün bu sert açıklamalarıyla yeni bir boyut kazanırken, gözler şimdi hem yerel yönetimden hem de ilgili kurumlardan gelecek yanıtlara çevrildi. Tartışmanın önümüzdeki günlerde daha da sertleşmesi ve siyasi gündemin üst sıralarında yer alması bekleniyor. Eleştiriler, yalnızca imar planlarıyla sınırlı kalmadı; aynı zamanda “kamu arazilerinin kimler için ve ne amaçla değerlendirildiği” sorusu da yüksek sesle dile getirilmeye başlandı. Özellikle sağlık alanı olarak anılan bölgelerin farklı projelere kaydırılmasının, kent planlaması açısından ciddi sonuçlar doğurabileceği ifade ediliyor. Muhalefet cephesi, sürecin şeffaf yürütülmediğini öne sürerken, iktidar kanadından ise henüz bu eleştirilere yönelik kapsamlı bir yanıt gelmiş değil. Ancak artan kamuoyu baskısı, önümüzdeki günlerde konunun daha geniş bir siyasi tartışmaya dönüşeceğinin sinyallerini veriyor. Bursa’da “hastane alanı” üzerinden büyüyen bu kriz, yalnızca bir imar tartışması olmanın ötesine geçerek, kamu kaynaklarının kullanımı, şehircilik ilkeleri ve siyasi etik başlıklarını da yeniden gündemin merkezine taşıdı. Önümüzdeki süreçte alınacak kararların, hem kent hafızası hem de kamu vicdanı açısından belirleyici olacağı değerlendiriliyor.

Anahtar Parti Yıldırım İlçe Başkanı Tayfun Yıldırım’dan hastane arazilerinin satışına tepki Haber

Anahtar Parti Yıldırım İlçe Başkanı Tayfun Yıldırım’dan hastane arazilerinin satışına tepki

Bursa şehir merkezinde satışa çıkarılan arazilerin geçmişte hastane olarak kullanıldığı veya hastane yapılması planlandığı ortaya çıktı. 152 EVLER’DE YIKILAN HASTANE ARAZİSİ Yıldırım ilçesi 152 Evler Mahallesi’nde bulunan ve satış listesine giren arazi üzerinde daha önce Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi hizmet veriyordu. SAMANLI’DA PLANLANAN DEVLET HASTANESİ ARAZİSİ Samanlı Mahallesi’nde satışa çıkarılan başka bir arazi ise Bursa’nın doğusunda yapılması planlanan 600 yataklı Bursa Merkez Devlet Hastanesi için ayrılmıştı. ERTUĞRULGAZİ’DE ARAZİ HASTANEYKEN YIKILIP ÖZEL OKULA KİRALANDI Yine Yıldırım ilçesi Ertuğrulgazi Mahallesi’nde yer alan 1879 ada 6 parseldeki taşınmazda ise uzun yıllar Türkan Akyol Göğüs Hastalıkları Hastanesi faaliyet göstermişti. Hastane, Bursa Şehir Hastanesi’nin açılmasının ardından kapatılmış, binanın depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle yıkılmasının ardından arazi 10 yıllığına özel bir okula tahsis edilmişti. Konuya ilişkin yazılı bir açıklama yapan Anahtar Parti Yıldırım İlçe Başkanı Tayfun Yıldırım, söz konusu arazilerin satışa çıkarılmasına sert tepki gösterdi. “YILDIRIM’IN GELECEĞİNİ HİÇE SAYMAKTIR” Yıldırım, Bursa’nın en yoğun nüfusuna sahip ilçelerinden biri olan Yıldırım’da sağlık hizmetlerine duyulan ihtiyacın her geçen gün arttığını belirterek, “Bursa’nın en sıkışık ilçesi olan Yıldırım’da sağlık hizmetine en fazla ihtiyaç duyulan alanların, sırf ekonomideki açığı kapatmak ve bütçeyi denkleştirmek adına satışa çıkarılması kabul edilemez. Çözüm üretmek yerine ‘sat kurtul’ politikası izleniyor. Bu yaklaşım Yıldırım’ın geleceğini hiçe saymaktır” dedi. “YIKILAN VE PLANLANAN HASTANELER YAPILMALI” Yıkılan hastanelerin yerine yeni sağlık yatırımları yapılması gerektiğini vurgulayan Yıldırım, “Yıkılan Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile Türkan Akyol Göğüs Hastalıkları Hastanesi’nin yerlerine yenileri yapılmalı, ayrıca Bursa’nın doğusunda planlanan 600 yataklı Bursa Merkez Devlet Hastanesi’nin inşaatı başlatılarak hizmete alınmalıdır. Böylece Yıldırım’da yaşayan vatandaşlarımızın sağlık hizmetlerine erişim standardı yükseltilmelidir” ifadelerini kullandı. “SAT KURTUL’ ANLAYIŞI DEĞİL, ‘PLANLA VE HİZMET ET’ ANLAYIŞI OLMALI” İlçede sağlık yükünün büyük bölümünü çeken Şevket Yılmaz Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin mevcut yoğunluğu karşılamakta zorlandığını belirten Yıldırım, “Şifa bulmak için hastaneye giden vatandaşlarımız kalabalık ve yoğunluk nedeniyle farklı sağlık sorunlarıyla karşı karşıya kalabiliyor. Sağlık hizmetleri için tahsis edilmiş arazilerin satışa çıkarılması, vatandaşı hiçe saymaktır” diye konuştu. Yıldırım açıklamasının sonunda yetkililere çağrıda bulunarak, “Bu yanlıştan derhal geri dönülmelidir. ‘Sat kurtul’ anlayışı değil, ‘planla ve hizmet et’ anlayışı hakim kılınmalıdır. Yıldırım halkı bu arazilerin peşkeş çekilmesine sessiz kalmayacaktır” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.