Hava Durumu

#Yönetim

Gürsu Haber - Yönetim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yönetim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gemlik’te Kent Konseyi Tartışması: “Şaibeli İsimlere Yer Yok” Haber

Gemlik’te Kent Konseyi Tartışması: “Şaibeli İsimlere Yer Yok”

İYİ Parti Gemlik İlçe Başkanı Orhan Karaduman, yaklaşan Gemlik Kent Konseyi seçimleri öncesinde yaptığı sert açıklamayla adaylık süreçlerine dair önemli uyarılarda bulundu. Karaduman, sürecin basit bir görev yarışı olmadığını vurgulayarak, bunun Gemlik’in geleceğini doğrudan etkileyecek ciddi bir “ahlaki ve yönetsel sınav” olduğunun altını çizdi. Adaylık başvurularının başlamasıyla birlikte sahada yoğun temasların sürdüğünü belirten Karaduman, Kent Konseyi gibi doğrudan halkın temsilini üstlenen bir yapıda görev alacak kişilerin geçmişlerinin tartışmasız şekilde temiz olması gerektiğini ifade etti. Açıklamasında özellikle kamu vicdanına dikkat çeken Karaduman, geçmişinde şaibe bulunan, akçeli işlerle anılan ya da güven zedeleyen ilişkilerle gündeme gelmiş kişilerin bu tür görevlere talip olmaması gerektiğini net bir dille dile getirdi. Karaduman, yalnızca seçim sürecinde değil, seçim sonrasında belediye bünyesinde görevlendirilecek sekreterya ve benzeri pozisyonlar için de aynı hassasiyetin geçerli olduğunu belirtti. Bu görevlerde bulunacak kişilerde aranması gereken temel kriterleri ise “temiz geçmiş, şeffaf duruş ve kamu yararına bağlılık” olarak sıraladı. Aksi bir durumda ortaya çıkacak tablonun Gemlik adına ciddi riskler barındıracağını söyleyen Karaduman, şaibeli isimlerden oluşacak bir Kent Konseyi’nin halkın sorunlarına çözüm üretmek yerine belirli çevrelerin çıkarlarına hizmet edeceğini ve toplumda güven yerine şüphe yaratacağını ifade etti. Tüm adaylara açık çağrıda bulunan Karaduman, “Ya tertemiz bir kadro ile ortaya çıkın ya da bu milletin karşısına çıkmayın” diyerek, Gemlik halkının artık siyasi hesaplar, çıkar ilişkileri ve kapalı kapılar ardındaki pazarlıkları görmek istemediğini vurguladı. Gemlik halkının beklentisinin açık olduğunu belirten Karaduman, şehrin şeffaflık, dürüstlük ve namuslu yönetim talep ettiğini ifade etti. Bu ilkelerin göz ardı edilmesi halinde kurulacak bir Kent Konseyi’nin umut olmak yerine toplumdaki güven duygusunu daha da zedeleyeceğini belirten Karaduman, kamuya hesap vermeyen yapıların kamu yararına hizmet edemeyeceğini dile getirdi. Açıklamasının sonunda bir kez daha çağrısını yineleyen Karaduman, Gemlik Kent Konseyi’nin yalnızca temiz, dürüst ve liyakat sahibi kişilerden oluşması gerektiğini vurguladı. Süreci yönetenlere ve adaylara “kamu vicdanına kulak verme” çağrısı yapan Karaduman, Gemlik halkının olup biteni yakından takip ettiğini ve geçmişi şaibeli kişilerin artık bu şehirde kendilerine yer bulamayacağını ifade etti. Karaduman açıklamasını, “Gemlik sahipsiz değildir. Bu şehirde artık kimse geçmişini saklayarak geleceğini inşa edemez” sözleriyle tamamladı.

Kumla’daki Park Geliri Tartışması Büyüyor: İYİ Parti’den Sert Tepki Haber

Kumla’daki Park Geliri Tartışması Büyüyor: İYİ Parti’den Sert Tepki

Bursa’nın Gemlik ilçesine bağlı Kumla Mahallesi’nde yeni açılan park alanından elde edilecek gelirin kullanımına ilişkin tartışmalar kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, İYİ Parti Gemlik İlçe Başkanlığı konuyla ilgili dikkat çeken bir açıklama yaptı. İlçe Başkanı Orhan Karaduman imzasıyla yayımlanan açıklamada, söz konusu gelirin Gemlik Belediyespor’a aktarılacağı yönündeki iddialara sert tepki gösterildi. İYİ Parti Gemlik İlçe Başkanlığı, daha önce de konuya ilişkin net bir duruş sergilediklerini hatırlatarak, park gelirinin öncelikle Kumla Mahallesi’nin ihtiyaçları ve Kumlaspor için kullanılması gerektiğini güçlü bir şekilde dile getirdiklerini vurguladı. “Açıklama beklentileri karşılamadı” Tartışmaların odağındaki konuya ilişkin Gemlik Belediyespor Yönetim Kurulu tarafından yapılan son açıklamanın kamuoyunda oluşan soru işaretlerini gidermediği belirtilen açıklamada, spora yapılan katkıların detaylı şekilde sıralanmasına rağmen asıl soruya yanıt verilmediği ifade edildi. Açıklamada, “Kumla’daki park gelirinin nereye aktarılacağı” sorusunun yanıtsız bırakıldığına dikkat çekilerek, bu yaklaşımın çözüm üretmekten ziyade konuyu dağıtma ve belirsizleştirme çabası olarak değerlendirildiği kaydedildi. “Kumla’nın hakkı Kumla’ya aittir” İYİ Parti Gemlik İlçe Başkanlığı, açıklamasında en net mesajını ise şu ifadelerle verdi: “Kumla’nın hakkı Kumla’ya aittir.” Mahalle sınırları içerisinde oluşturulan bir ekonomik değerin, o bölgenin ihtiyaçları göz ardı edilerek başka alanlara yönlendirilmesinin adalet, hakkaniyet ve vicdan ilkeleriyle bağdaşmadığı vurgulandı. Kumla halkının beklentisinin açık ve net olduğu belirtilerek, bu talebin yok sayılmasının kabul edilemez olduğu ifade edildi. “Geri adım atılmıyor, ancak biz de atmayacağız” Gelinen süreçte karar alıcıların geri adım atmamakta ısrarcı olduğunun gözlemlendiği belirtilen açıklamada, İYİ Parti Gemlik İlçe Başkanlığı’nın da bu karara karşı mücadelesini sürdüreceği ifade edildi. Açıklamada, “Bu yanlışın karşısında geri adım atmayacağız” denilerek, sürecin sonuna kadar takipçisi olunacağı vurgulandı. “Mücadelemiz sürecek” İlçe Başkanı Orhan Karaduman, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: İYİ Parti Gemlik İlçe Başkanlığı olarak; Kumla halkının hakkını savunmaya, Yerelin hakkını yerelde bırakmaya, Adaletli ve vicdanlı bir yönetim anlayışı için mücadele etmeye kararlılıkla devam edeceklerini belirtti. Açıklamada ayrıca, söz konusu karar geri çekilene kadar sürecin yakından takip edileceği ve kamuoyunun bilgilendirilmeye devam edileceği ifade edildi. Kumla Mahallesi’ndeki park geliri üzerinden başlayan bu tartışmanın önümüzdeki günlerde de yerel siyasetin önemli gündem maddelerinden biri olmaya devam etmesi bekleniyor.

İYİ Parti Gemlik İlçe Başkanlığı’ndan esnaf ve ekonomi çıkışı: “Esnaf yalnız değildir” Haber

İYİ Parti Gemlik İlçe Başkanlığı’ndan esnaf ve ekonomi çıkışı: “Esnaf yalnız değildir”

Gemlik’te saha çalışmaları gerçekleştiren İYİ Parti Gemlik İlçe Başkanlığı, esnafın yaşadığı ekonomik sorunlara dikkat çekerek kapsamlı bir açıklama yaptı. İlçe Başkanı Orhan Karaduman, esnafın artan mali yükler karşısında ayakta kalmakta zorlandığını belirtti. “Esnaf ağır ekonomik baskı altında” Saha ziyaretlerinde esnafın en çok dile getirdiği sorunların başında yüksek vergi yükü, kredi faizlerindeki artış ve genel maliyet baskısının geldiğini ifade eden Karaduman, “Zaten zor şartlarda ayakta kalmaya çalışan esnafımız, son dönemde uygulanan politikalarla adeta nefes alamaz hale gelmiştir” dedi. Özellikle kredi kullanmış esnafa sonradan uygulanan faiz güncellemelerinin ciddi mağduriyet yarattığını vurgulayan Karaduman, bu durumun ticari güveni sarstığını ve planlama yapmayı zorlaştırdığını belirtti. Aydınlatma sorunu da gündemde Ekonomik sorunların yanı sıra altyapı eksikliklerine de dikkat çeken Karaduman, birçok mahallede sokak aydınlatmalarının yetersiz olduğunu ifade etti. Bu durumun hem güvenliği riske attığını hem de esnafın iş yapma saatlerini olumsuz etkilediğini belirterek, “Güvenliğin olmadığı yerde ticaret de huzur da olmaz” dedi. Yetkililere çağrı İYİ Parti Gemlik İlçe Başkanlığı, yetkililere şu başlıklarda çağrıda bulundu: Esnaf üzerindeki vergi yükünün hafifletilmesi Kredi faiz güncellemelerinin geri çekilmesi ve mağduriyetlerin giderilmesi İlçe genelinde aydınlatma sorunlarının acilen çözülmesi Karaduman, “Esnaf bu şehrin bel kemiğidir. Esnaf ayakta kalırsa Gemlik ayakta kalır” ifadelerini kullandı. “Değişim talebi sahada açıkça görülüyor” Açıklamasında siyasi değerlendirmelere de yer veren Karaduman, saha çalışmalarında vatandaşların değişim talebini açık şekilde dile getirdiğini söyledi. Ekonomik koşulların ağırlaştığını belirten vatandaşların mevcut yönetimi yetersiz bulduğunu ifade eden Karaduman, bu talebin sandıkta karşılık bulacağını dile getirdi. “Artık günü kurtaran değil, geleceği inşa eden bir anlayışa ihtiyaç var” diyen Karaduman, Türkiye genelinde daha adil ve şeffaf bir yönetim beklentisinin arttığını savundu. “Değişim bir zorunluluk” İYİ Parti olarak bu sürecin sorumluluğunu taşıdıklarını belirten Karaduman, değişimin kaçınılmaz olduğunu ifade ederek, “Milletimizin iradesiyle sandıkta başlayacak değişimin güçlü bir parçası olmaya hazırız” dedi. İYİ Parti Gemlik İlçe Başkanlığı, esnafın sorunlarını gündemde tutmaya ve çözüm önerilerini takip etmeye devam edeceklerini vurguladı.

Anahtar Parti’den İran analizi: “Kritik görevlerin Türk Kökenli isimlere verilmesi tesadüf değil” Haber

Anahtar Parti’den İran analizi: “Kritik görevlerin Türk Kökenli isimlere verilmesi tesadüf değil”

İran’ın önemli güvenlik bürokratlarından Muhammed Bagher Zolghadr’ın, savaşın giderek yoğunlaştığı bir dönemde Yargı ErkiBaşkan Yardımcılığı görevine atanmasının stratejik bir adım olduğunu ifade eden Yel, bu görevin güvenlik ve stratejik dosyalar üzerinde söz sahibi olabilecek kritik bir pozisyon olduğuna dikkat çekti. İran tarihi üzerine çalışmalarıyla bilinen Prof. Dr. Tufan Gündüz’ün değerlendirmelerine de atıfta bulunan Yel, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve ülkenin dini lideri Ali Hamaney’den sonra güvenlik stratejisinin de Türk kökenli bir isme emanet edildiğini söyledi. Yel’e göre Muhammed Bakır Zülkadir’in kökeni, Oğuz Türklerinin Bozok koluna bağlı Bayat boyuna mensup olan Dulkadiroğulları’nadayanıyor. Selma Yel, Dulkadiroğulları’nın tarih boyunca Anadolu, Suriye ve İran hattında etkili olmuş Türkmen beyliklerinden biri olduğunu hatırlatarak, İran’daki bazı kritik görevlerin Türk kökenli isimlere verilmesinin tarihsel bir sürekliliğin sonucu olduğunu vurguladı. İran’ın sanıldığı gibi yalnızca bir “Fars devleti” olmadığını belirten Yel, ülke nüfusunun önemli bir bölümünün Türklerden oluştuğunu ifade etti. İran coğrafyasında Büyük Selçuklular, Safevîler, Afşarlar ve Kaçarlar gibi Türk hanedanlarının uzun yıllar boyunca devlet kurarak yönetimde bulunduğunu hatırlatan Yel, bu tarihsel arka planın günümüzdeki yönetim kadrolarında da etkisini gösterdiğini söyledi. Yel açıklamasında, “Bu durum bir tesadüften ziyade tarih, demografi ve devlet aklının kesiştiği bir sürekliliktir. İran’ı anlamak için sadece bugüne değil, Türkistan’dan Anadolu’ya uzanan derin tarihî damarı görmek gerekir” ifadelerini kullandı. Öte yandan Yel, bu tarihsel gerçekliğin Türkiye’de eğitim müfredatında yeterince yer bulmadığını da dile getirerek, İran ve Türk dünyası tarihinin daha kapsamlı biçimde ele alınması gerektiğini kaydetti.

Bursa Maliye ve Ekonomi Dünyası VMD İftar Sofrasında Buluştu: Mesleki Dayanışma ve Vefa Gecesi Haber

Bursa Maliye ve Ekonomi Dünyası VMD İftar Sofrasında Buluştu: Mesleki Dayanışma ve Vefa Gecesi

Vergi Müfettişleri Derneği (VMD) Bursa Şubesi tarafından Ramazan ayının manevi atmosferinde düzenlenen geniş katılımlı iftar programı, Bursa’nın maliye ve ekonomi bürokrasisini aynı sofrada buluşturdu. Mesleki dayanışma, kurumsal aidiyet ve vefa duygularının ön plana çıktığı anlamlı buluşma, kamu maliyesi camiasının önemli isimlerini bir araya getirerek dikkat çekici bir birlik tablosu ortaya koydu. Programın ev sahipliğini üstlenen Özge Bilgiç, gece boyunca meslektaşları ve davetlilerle yakından ilgilenirken, organizasyon Ramazan ayının paylaşma ve dayanışma ruhunu yansıtan güçlü bir buluşma olarak hafızalara kazındı. Bursa Maliye Protokolü Aynı Sofrada Bursa’daki maliye ve ekonomi bürokrasisinin önde gelen temsilcilerinin yoğun katılım sağladığı programa; Bilal Yüksel, Ulvi Cantürk Kaya, Halil Tekin, İhsan Akar, Hüseyin Halil başta olmak üzere çok sayıda vergi müfettişi, maliye yöneticisi ve aileleri katıldı. Yoğun katılımın gerçekleştiği program, yalnızca bir iftar organizasyonu olmanın ötesinde, Bursa’daki maliye teşkilatının kurumsal birlikteliğini ve mesleki dayanışmasını güçlendiren önemli bir platform niteliği taşıdı. Tasavvuf Musikisi ile Başlayan Manevi Atmosfer Program, tasavvuf musikisinin huzur veren ezgileri eşliğinde başladı. Davetliler Ramazan ayının manevi atmosferini paylaşırken, akşam ezanının okunmasıyla birlikte edilen dualar eşliğinde oruçlar açıldı. Aynı sofrada buluşan maliye camiası temsilcileri, hem mesleki konular üzerine sohbet etme fırsatı buldu hem de Ramazan’ın birlik ve kardeşlik duygusunu birlikte yaşadı. Özge Bilgiç: “Derneğimizi Sıcak Bir Aile Yuvasına Dönüştürmek İstiyoruz” İftar programının ardından gecenin açılış konuşmasını gerçekleştiren VMD Bursa Şube Başkanı Özge Bilgiç, konuşmasına Mehmet Akif Ersoy’u ve İstiklal kahramanlarını anarak başladı. Bilgiç, İstiklal Marşı’nın Kabulü’nün yıl dönümüne değinerek milli değerlerin önemine vurgu yaptı. Ramazan ayının huzur ve kardeşlik ikliminde VMD ailesiyle bir araya gelmenin kendileri için büyük anlam taşıdığını ifade eden Bilgiç, dernek yönetiminin temel vizyonunu şu sözlerle dile getirdi: “Göreve geldiğimiz ilk günden itibaren tek bir temel gayemiz oldu: Üyelerimizin hakkını, hukukunu ve sosyal refahını her platformda en iyi şekilde temsil etmek. Biz bu yola çıkarken derneğimizi yalnızca resmi bir yapı olarak değil, her bir müfettişimizin kendisini ait hissedeceği sıcak bir yuva haline getirmeyi hedefledik. Sosyal alanda aktif bir yönetim anlayışıyla hareket ederek, aramızdaki bağı yalnızca mesleki faaliyetlerle değil, insani ve sosyal bağlarla da güçlendirmeye gayret ediyoruz.” Bilgiç’in konuşması, salonda bulunan meslektaşları tarafından uzun süre alkışlandı. Vefa Gecesi: Emekli Başmüfettişlere Anlamlı Teşekkür Programın en anlamlı anlarından biri ise plaket takdim töreni oldu. Kuruma ve mesleğe uzun yıllar boyunca özveriyle hizmet eden ve yakın zamanda emekliliğe ayrılan Vergi Başmüfettişlerine, meslek camiasına sundukları katkılar nedeniyle teşekkür plaketleri takdim edildi. Plaket töreni sırasında duygu dolu anlar yaşanırken, meslek büyüklerine duyulan saygı ve vefa duygusu geceye damgasını vurdu. Katılımcılar, yıllarca maliye teşkilatına hizmet etmiş isimlere alkışlarla teşekkür ederek mesleki geleneklerin ve kurumsal hafızanın önemini bir kez daha ortaya koydu. Kurumsal Aidiyetin Güçlendiği Bir Buluşma Bursa maliye protokolünün geniş katılımıyla gerçekleşen iftar programı, yalnızca bir Ramazan buluşması olmanın ötesinde, meslektaşlık bağlarını güçlendiren, kurum içi dayanışmayı artıran ve maliye camiasının ortak değerlerini pekiştiren bir organizasyon olarak değerlendirildi. Gece, davetlilerin birlikte çektirdiği toplu hatıra fotoğrafı ile sona ererken, VMD Bursa Şubesi’nin düzenlediği bu anlamlı buluşma Bursa’daki maliye ve ekonomi camiasının birlik, dayanışma ve mesleki saygı kültürünü güçlendiren önemli bir organizasyon olarak kayıtlara geçti.

Anahtar Parti Osmangazi İlçe Başkanı İsmail Demir’den Erkan Aydın’a sert muhalefet! Haber

Anahtar Parti Osmangazi İlçe Başkanı İsmail Demir’den Erkan Aydın’a sert muhalefet!

Bursa Saati’nde Gazeteci Yüksel Baysal’ın hazırlayıp sunduğu Gündem Masası programına konuk olan Anahtar Parti Osmangazi İlçe Başkanı İsmail Demir, önemli açıklamalarda bulundu. 100 GÜNDE 126 PROGRAM VE YÜZDE 40 MAHALLE TEMSİLCİSİ ATAMASI YAPILDI 136 mahallesi bulunan ilçede, göreve geldikleri 3 buçuk aylık süreçte yüzde 40 oranında mahalle temsilciliği ataması yapıldığına dikkat çeken Demir, yine aynı süre içerisinde 126 program gerçekleştirdiklerini dile getirdi. Yönetimine teşekkür eden Demir, bu başarıya ekip uyumuyla ulaşıldığını belirtti. “TUTULAMAYACAK SÖZLERİN SIRF SEÇİM KAZANMAK UĞRUNA VERİLMEMESİ GEREİR” Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’ın özellik dağ yöresinden olan seçmenlere, seçim döneminde çeşitli sözler verdiğini fakat belediye başkanı olduktan sonra sözlerini yerine getirmediğine işaret eden Demir, tutulamayacak sözlerin sırf seçim kazanmak uğruna verilmesinin etik olmadığını ve vatandaş tarafından büyük tepkiyle karşılandığını dile getirdi. “ERKAN AYDIN’IN KENTSEL DÖNÜŞÜMLE İLGİLİ ÇALIŞMASI VAR MI?” İlçenin alt ve üst yapı, kentsel dönüşüm gibi birçok sorunu olduğunu ifade eden Anahtar Parti Osmangazi İlçe Başkanı, vatandaşın ilçe ya da büyükşehir belediyesi sorumluluğunda olduğuna bakmaksızın hizmet beklediğini söyledi. İki kurum arasındaki sorunların hizmette aksamaya neden olduğu takdirde sorunların büyüdüğüne dem vuran Demir, seçim sürecinde kentsel dönüşümle ilgili mahalle mahalle propaganda yapan Erkan Aydın’ın halihazırda bu konuyla ilgili bir çalışması olup olmadığı sordu. “ANAHTAR PARTİ BURSA’DA HİZMETE HAZIR” Birçok sanayi bölgesini içinde barındıran ve 1 milyonu aşan nüfusuyla 50’den fazla ilden büyük olan bir ilçenin yönetim zafiyetleri bulunduğunun altını çizen İsmail Demir, Erkan Aydın’la irtibatı olmasına karşın kentin sorun ve taleplerini iletecek bir randevu dahi alamadıklarını iletti. Bu durumun yakışık olmadığını vurgu yapan Demir, Anahtar Parti’nin Osmangazi ve Bursa’nın tamamında sorunları tespit edebilen, çözümleri üretebilen liyakatli kadrolarla hizmet üretmeye talip olduğunu aktardı.

Gürsu’da Liyakat Krizi: Belediye Başkan Yardımcısı Adem Yıldırım Görevinden Ayrıldı, Yönetim Eleştirilerin Hedefi Oldu Haber

Gürsu’da Liyakat Krizi: Belediye Başkan Yardımcısı Adem Yıldırım Görevinden Ayrıldı, Yönetim Eleştirilerin Hedefi Oldu

Gürsu Belediyesi’nde mali, hukuk ve AR-GE sorumluluğunu yürüten Belediye Başkan Yardımcısı Adem Yıldırım, kendi isteğiyle görevinden feragat ettiğini açıkladı. Yıldırım, kurumsal süreçlerin adalet, şeffaflık ve liyakat ilkeleri doğrultusunda yürütülmesinin kamu hizmetinin etkinliği açısından kritik olduğunu vurgulayarak, bağlı müdürlüklerin adına herhangi bir imza atmamasını talep etti. Yaklaşık 10 yıldır Gürsu’da görev yapan ve özellikle hibe fonlarıyla ilçeye ciddi katkılar sağlayan Yıldırım’ın ayrılığı, ilçede önemli bir boşluk yaratırken, yönetimdeki yapısal sorunları da gün yüzüne çıkardı. Eski CHP İlçe Başkanı Cavit Kaya, sosyal medya üzerinden yaptığı sert açıklamada, Yıldırım’ın ayrılığını büyük bir kayıp olarak değerlendirdi ve mevcut yönetimi sert bir dille eleştirdi. Kaya, açıklamasında şunları dile getirdi: “Gürsu Belediyesi’nde liyakat tamamen göz ardı ediliyor. Belediye Başkanı Mustafa Işık, yönetimsel anlamda zayıflığını ve liyakat yerine partizan, hemşerici bir kadro politikasını açıkça ortaya koyuyor. Üç dönemdir görev yapan Işık, artık tamamen hantallaşmış bir yönetim ve biat eden bir müdürlük kurgusuyla hareket ediyor. Gürsu, hizmete tamamen aç bir ilçe olmasına rağmen, yönetim boş vakitlerle ve gereksiz işlerle halkın zamanını çalıyor. Artık amatör yaklaşımlarla değil, liyakat sahibi, ehil kişilerle ilçenin yönetilmesi şarttır.” Cavit Kaya’nın ifadeleri, Yıldırım’ın ayrılışını yalnızca bireysel bir karar olarak değil, Gürsu’daki yönetim anlayışının somut bir göstergesi olarak değerlendiriyor. Kaya, liyakatın yok sayıldığı ve kişisel sadakat üzerine kurulu kadroların hâkim olduğu bu dönemde ilçenin ciddi bir kayıp yaşadığını vurguladı. Belediye içinden edinilen bilgilere göre, Yıldırım’ın ayrılığı sonrası yönetimde ciddi bir boşluk oluşurken, ilçedeki hibe fonları, AR-GE çalışmaları ve mali disiplin süreçlerinin etkinliği konusunda soru işaretleri doğdu. Özellikle Yıldırım’ın uzun yıllar boyunca sağladığı şeffaflık ve etkin mali yönetim, ilçenin projelerine ve kaynak kullanımına doğrudan katkı sağlıyordu. Gürsu’daki bu gelişmeler, belediye yönetiminde partizan ve hemşerici anlayışların liyakat ve ehil yöneticilerin önüne geçtiği eleştirilerini yeniden gündeme getirdi. İlgili kaynaklar, ilçenin hizmete tamamen açık olduğu bu dönemde, yönetimin ciddi bir sınav verdiğini ve vatandaşların beklentilerinin karşılanmasında ciddi aksaklıklar yaşanabileceğini belirtiyor. Öne Çıkan Noktalar: Adem Yıldırım, mali, hukuk ve AR-GE sorumluluğundan kendi isteğiyle feragat etti. Yıldırım’ın ayrılığı, Gürsu için önemli bir kayıp olarak değerlendiriliyor. Eski CHP İlçe Başkanı Cavit Kaya, yönetimde liyakat yerine partizan kadro politikalarını sert bir dille eleştirdi. Belediye Başkanı Mustafa Işık’ın üç dönemdir yürüttüğü yönetim, hantallaşmış kadro ve biat eden müdürlük anlayışıyla dikkat çekiyor. Yıldırım’ın görevden ayrılığı, Gürsu’nun hibe fonları, mali disiplin ve AR-GE süreçlerinde boşluk yaratabilir. Gelişmeler, ilçede liyakat ve şeffaflık eksikliğinin yönetim süreçlerine etkisini gözler önüne sererken, kamu hizmetinin etkinliği ve Gürsu’nun kalkınma hedefleri açısından yeni tartışmaları gündeme taşıyor.

Cavit Kaya: “Gürsu’nun Geleceğini Ranta Teslim Eden Bu Düzeni Kabul Etmiyoruz!” Haber

Cavit Kaya: “Gürsu’nun Geleceğini Ranta Teslim Eden Bu Düzeni Kabul Etmiyoruz!”

Bursa’nın tarımsal üretim açısından en kıymetli bölgelerinden biri olan Gürsu Ovası, yıllardır süren ihmal, yönetim zafiyeti ve rant odaklı anlayış nedeniyle adeta göz göre göre yok edilmektedir. Bir zamanlar Türkiye’nin en verimli tarım havzalarından biri olarak anılan Gürsu bugün kaçak yapılar, ruhsatsız depolar, düzensiz sanayi alanları ve kontrolsüz betonlaşmanın istilası altında nefes alamaz hale getirilmiştir. Bu tablo bir tesadüf değildir. Bu tablo yıllardır süren yanlış yönetimin, liyakatsiz kadrolaşmanın ve kamu kaynaklarını hoyratça kullanmanın sonucudur. Geçmiş dönem Cumhuriyet Halk Partisi Gürsu İlçe Başkanı Cavit Kaya, yaptığı sert açıklamada Gürsu’da yaşananların artık görmezden gelinemeyecek bir noktaya ulaştığını belirterek şu ifadeleri kullandı: “Gürsu’nun geleceği adım adım çalınıyor. Tarım arazileri betonlaşmaya teslim edilirken, kamu kaynakları yönetim kadrolarına dağıtılırken, ilçenin yarınları siyasi çıkar hesaplarına kurban edilirken kimse bizden susmamızı beklemesin.” Gürsu Ovası Rantın Kurbanı Gürsu Ovası yalnızca Bursa için değil, Türkiye’nin tarımsal üretimi açısından stratejik bir bölgedir. Ancak son yıllarda kaçak depolar, ruhsatsız sanayi yapıları, izinsiz konutlar ve düzensiz yapılaşma ovayı adeta bir beton çöplüğüne çevirmiştir. Bu çarpık yapılaşmanın büyümesine rağmen Gürsu Belediyesi’nin etkili bir müdahale ortaya koyamaması, kamuoyunda ciddi soru işaretleri doğurmaktadır. Cavit Kaya’ya göre burada yalnızca bir ihmal değil, sistematik bir yönetim başarısızlığı söz konusudur. “Gürsu Ovası’nın her karışı bu milletin emanetidir. Ama bugün bakıyoruz ki bu emanet göz göre göre yok ediliyor. Kaçak yapılar büyüyor, ruhsatsız depolar çoğalıyor, tarım alanları talan ediliyor. Peki belediye nerede? Denetim nerede? Kamu otoritesi nerede?” 105 Bin Nüfuslu İlçede Yönetici Ordusu Kaya’nın en sert eleştirilerinden biri de Gürsu Belediyesi’ndeki yönetim kadrolarının sayısına yönelik oldu. Bugün Gürsu Belediyesi’nde: 5 Belediye Başkan Yardımcısı 28 Müdürlük bulunduğunu hatırlatan Kaya, bu sayının ilçenin nüfusuna kıyasla son derece yüksek olduğunu söyledi. Karşılaştırmalı tabloyu da ortaya koydu: Osmangazi Nüfus: 1 milyonun üzerinde Başkan Yardımcısı: 7 Müdürlük: 32 Nilüfer Nüfus: 700 binin üzerinde Başkan Yardımcısı: 7 Müdürlük: 32 Gürsu Nüfus: yaklaşık 105 bin Başkan Yardımcısı: 5 Müdürlük: 28 Bu tabloyu sert sözlerle eleştiren Kaya şöyle konuştu: “105 bin nüfuslu bir ilçede bu kadar yönetim kadrosu hangi ihtiyacın sonucudur? Gürsu’da hangi dev projeler yapılmıştır da bu kadar yöneticiye ihtiyaç duyulmuştur? Yoksa belediye kadroları liyakat esasına göre değil, siyasi sadakat ve yakınlık kriterine göre mi dağıtılmıştır?” Belediye Mali Krizdeyken Kadro Dağıtımı Gürsu Belediyesi’nin mali yapısına ilişkin kamuoyunda ciddi iddialar bulunduğunu söyleyen Kaya, belediyede maaş ödemelerinde dahi zaman zaman zorluk yaşandığı yönünde konuşmalar yapıldığını ifade etti. Buna rağmen yönetim kadrolarının hızla artırılmasının kamu vicdanını yaraladığını söyledi. “Bir belediye düşünün ki mali sıkıntılar konuşuluyor ama yönetici sayısı hızla artıyor. Bu tablo Gürsu halkının aklıyla alay etmektir. Belediye kadroları hizmet üretmek için değil, makam dağıtmak için kullanılmamalıdır.” Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık’a Açık Sorular Cavit Kaya, kamu adına Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık’a şu soruları yöneltti: 1️⃣ Belediyede maaş alan bir personelin gri renk Honda marka aracıyla Belediye Başkanı’nın eşi Sümeyye Işık’ın özel işlerinde görevlendirildiği doğru mudur? 2️⃣ Belediyenin maaşlı personeli ve araçlarının şahsi işlerde kullanıldığı iddiaları doğruysa bunun hesabı kime verilecektir? 3️⃣ İlçede faaliyet gösteren bazı soğuk hava deposu işletmelerinin ruhsata aykırı kaçak bölümleri için yıkım yapılmayacağı söylenerek “bağış” adı altında belediye veznesine para yatırılması istendiği iddiaları doğru mudur? 4️⃣ Gürsu’nun tarım arazileri kaçak depo ve fabrika yapılarıyla işgal edilirken belediye neden etkili bir müdahale gerçekleştirmemektedir? 5️⃣ İlçe bu kadar sorunla boğuşurken belediyenin önceliği neden liyakat değil kadrolaşma olmuştur? Gürsu’nun Butik Oteli Neden Atıl Bırakıldı? Kaya’nın gündeme getirdiği bir diğer konu ise Gürsu’da yüksek maliyetlerle yapılan butik otel projesi oldu. Gürsu için önemli bir turizm yatırımı olarak planlanan yapının bugün atıl durumda olduğunu belirten Kaya şu soruyu yöneltti: “Bu tesis Gürsu’nun turizmi ve ekonomisi için yapılmadı mı? Eğer öyleyse neden işletilmiyor? Neden liyakatli yöneticilere verilerek kamu yararına kullanılmıyor? Yoksa bu yatırım da yanlış yönetimin kurbanı mı oldu?” “Gürsu Halkı Bu Hesabı Soracaktır” Açıklamasının sonunda Gürsu’nun kaderinin birkaç kişinin çıkarına terk edilemeyeceğini vurgulayan Cavit Kaya şu ifadeleri kullandı: “Gürsu’nun geleceği kimsenin siyasi kariyer planlarının ya da kişisel çıkar hesaplarının malzemesi değildir. Tarım arazileri bu milletin namusudur. Kamu kaynakları bu halkın alın teridir. Bu değerlerin hoyratça harcanmasına asla sessiz kalmayacağız.” Ve açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Gürsu’yu gerçekten halk için mi yönetiyorsunuz, yoksa dar bir çevrenin çıkarları için mi?”

Bursa’da Kentsel Dönüşüm İsyanı: “Bu Vurdumduymazlık Kabul Edilemez” Haber

Bursa’da Kentsel Dönüşüm İsyanı: “Bu Vurdumduymazlık Kabul Edilemez”

Diriliş Bursa Platformu Kurucu Başkanı Mehmet Öztürk: “Deprem gerçeği ortadayken binlerce insan riskli binalarda yaşamaya mahkûm ediliyor. Yıllardır konuşuluyor ama somut bir adım yok.” Haber Metni: Bursa’da yıllardır tartışılan ancak somut adımların bir türlü atılamadığı kentsel dönüşüm meselesi, kentte yeniden sert tartışmaların odağı haline geldi. Diriliş Bursa Platformu Kurucu Başkanı Mehmet Öztürk, yaptığı sert açıklamayla Bursa’daki kentsel dönüşüm sürecine yönelik ağır eleştirilerde bulundu. Öztürk, kentte yaşanan gecikmelerin artık teknik bir planlama sorunu olmaktan çıktığını, açık bir yönetim zaafına ve vurdumduymazlığa dönüştüğünü söyledi. Bursa’nın deprem gerçeğiyle yüzleşmek zorunda olduğunu vurgulayan Öztürk, on binlerce insanın hâlâ eski ve riskli binalarda yaşamaya mecbur bırakıldığını belirtti. Yıllardır aynı vaatlerin tekrarlandığını, toplantılar yapıldığını ve planların konuşulduğunu ancak ortada gözle görülür, ciddi bir dönüşüm hamlesi bulunmadığını dile getirdi. Öztürk açıklamasında, Bursa’nın birçok mahallesinde bulunan eski yapı stokunun büyük bir risk oluşturduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: “Bursa’nın birçok mahallesi adeta saatli bomba gibi duran binalarla dolu. İnsanlar her gün o binalara girip çıkıyor, çocuklar o binalarda büyüyor, aileler hayatlarını o yapılarda sürdürüyor. Ama yönetenler hâlâ ağırdan alıyor, hâlâ süreci oyalıyor. Bu tablo artık basit bir gecikme değildir. Bu açık bir ihmaldir.” “DEPREM GERÇEĞİ ORTADAYKEN SESSİZ KALMAK SORUMSUZLUKTUR” Türkiye’nin deprem kuşağında yer aldığını ve Bursa’nın da bu gerçeğin dışında olmadığını hatırlatan Öztürk, yetkililerin hâlâ ağır işleyen süreçlerle vakit kaybettiğini söyledi. Deprem riskinin bilimsel raporlarla defalarca ortaya konduğunu belirten Öztürk, buna rağmen kentsel dönüşümün bürokrasi ve siyasi tartışmalar arasında sürüncemede bırakıldığını ifade etti. Öztürk, “Deprem gerçeğini bilen herkes şunu çok iyi biliyor: Eğer bugün adım atılmazsa yarın çok geç olabilir. Ama ne yazık ki Bursa’da kentsel dönüşüm konusu yıllardır siyasi tartışmaların ve bürokratik bahanelerin arasında çürümeye terk edilmiştir. Şehrin geleceği planlarla değil, ertelemelerle yönetiliyor.” dedi. “İNSANLARIN EN TEMEL HAKKI GÜVENLİ EVLERDE YAŞAMAKTIR” Bursa’da yaşayan vatandaşların en temel beklentisinin güvenli konutlarda yaşamak olduğunu vurgulayan Öztürk, bunun bir lütuf değil anayasal bir hak olduğunu dile getirdi. Ancak yıllardır bu hakkın sağlanamadığını belirten Öztürk, olası bir felaket durumunda yaşanacak kayıpların sorumluluğunun görmezden gelinemeyeceğini söyledi. “Gerçek şu ki Bursa’da insanlar sağlam ve güvenli evlerde yaşamak istiyor. Bu en temel haktır. Ama ne yazık ki yıllardır bu hak sağlanamıyor. Eğer yarın bir felaket yaşanırsa bunun adı kader olmayacaktır. Bu açık bir ihmalin ve sorumsuzluğun sonucu olacaktır.” ifadelerini kullandı. “BURSA BU YÖNETİM ZAFİYETİNİ HAK ETMİYOR” Açıklamasının sonunda Bursa’nın Türkiye’nin en köklü ve en büyük şehirlerinden biri olduğunu hatırlatan Öztürk, kentin böylesine ağır bir yönetim zafiyetini hak etmediğini söyledi. Kentsel dönüşüm konusunda artık sözlerin değil, somut ve radikal adımların atılması gerektiğini vurgulayan Öztürk, her geçen gün riskin büyüdüğünü ifade etti. “Bursa gibi büyük ve köklü bir şehir bu kadar ağır bir yönetim zaafını hak etmiyor. Artık laf değil, radikal ve acil adımlar atılması gerekiyor. Çünkü her geçen gün ihmali büyütüyor ve risk katlanarak artıyor. Bursa’nın geleceği ihmale değil, cesur ve kararlı bir yönetime muhtaçtır.” Diriliş Bursa Platformu Kurucu Başkanı Mehmet Öztürk’ün açıklamaları, kentte uzun süredir tartışılan kentsel dönüşüm meselesini yeniden gündemin en üst sıralarına taşıdı. Uzmanlar ise Bursa’daki yapı stokunun önemli bir bölümünün acil dönüşüm gerektirdiğini belirterek sürecin daha hızlı ve kararlı şekilde yürütülmesi gerektiğini vurguluyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.