Hava Durumu

#Yoksulluk

Gürsu Haber - Yoksulluk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yoksulluk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Saadet Partisi Bursa İl Başkan Yardımcısı Ensari Altınışık: “Okullarda Şiddet Artışı, Toplumsal Çöküşün Alarm Zilleridir” Haber

Saadet Partisi Bursa İl Başkan Yardımcısı Ensari Altınışık: “Okullarda Şiddet Artışı, Toplumsal Çöküşün Alarm Zilleridir”

Saadet Partisi Bursa İl Başkan Yardımcısı Ensari Altınışık, son yıllarda eğitim kurumlarında artan şiddet olaylarına ilişkin son derece sert ve dikkat çekici bir açıklamada bulundu. Altınışık, okullarda yaşanan şiddetin artık münferit olaylar olmaktan çıktığını, sistematik bir krize dönüştüğünü vurgulayarak, “Bu tablo basit bir disiplin sorunu değil; derinleşen bir toplumsal çürümenin açık göstergesidir” ifadelerini kullandı. Altınışık, eğitim ortamlarının giderek güvenli alan olmaktan uzaklaştığını belirterek, öğrencilerin can güvenliğinin ciddi tehdit altında olduğunu söyledi. “Bugün geldiğimiz noktada çocuklarımızı emanet ettiğimiz okullar, ne yazık ki şiddetin, korkunun ve güvensizliğin konuşulduğu alanlara dönüşmektedir. Bu durum sadece eğitim sistemini değil, doğrudan toplumun geleceğini tehdit eden bir güvenlik meselesidir” dedi. Şiddetin nedenlerinin yüzeysel yaklaşımlarla açıklanamayacağını dile getiren Altınışık, aile içi problemlerden ekonomik sıkıntılara, sosyal dışlanmadan medya içeriklerine kadar geniş bir etki alanına dikkat çekti. “Araştırmalar açıkça göstermektedir ki; aile içinde normalleşen şiddet, yoksulluk, yalnızlık, akran zorbalığı ve kontrolsüz medya içerikleri gençlerin ruh dünyasını tahrip etmektedir. Bu şartlar altında yetişen bir nesilden sağlıklı davranışlar beklemek gerçekçi değildir” şeklinde konuştu. Sadece güvenlik önlemleri ve disiplin uygulamalarına dayalı politikaların yetersiz kaldığını belirten Altınışık, mevcut yaklaşımı da sert bir dille eleştirdi: “Sorunun kaynağına inmeyen, yalnızca sonuçları bastırmaya çalışan her politika, bu krizi daha da büyütmekten başka bir işe yaramaz. Okullara kamera yerleştirerek, kapıya güvenlik görevlisi koyarak bu meselenin üstesinden gelemezsiniz.” Altınışık, çözümün ancak bütüncül ve kararlı bir yaklaşımla mümkün olacağını vurgulayarak, öğrencilerin psikolojik ve sosyal gelişimlerinin öncelik haline getirilmesi gerektiğini ifade etti. “Gençlerimizin sadece akademik başarılarına odaklanan bir sistem iflas etmiştir. Empati, saygı, sorumluluk ve dayanışma gibi değerleri kazandıramayan bir eğitim anlayışı, şiddeti engelleyemez; aksine besler” dedi. Okullarda rehberlik hizmetlerinin güçlendirilmesi gerektiğini belirten Altınışık, psikolojik destek mekanizmalarının yetersizliğine dikkat çekti. “Her okulda etkin çalışan rehberlik birimleri oluşturulmalı, öğrencilerin ruhsal durumları yakından takip edilmelidir. Bugün görmezden gelinen her risk, yarının büyük trajedilerine zemin hazırlamaktadır” uyarısında bulundu. Ayrıca okul güvenliğinin yalnızca eğitim kurumlarının sorumluluğuna bırakılamayacağını ifade eden Altınışık, çok paydaşlı bir iş birliği çağrısında bulundu. “Aileler, eğitimciler, psikologlar, sosyal hizmet uzmanları ve güvenlik birimleri arasında güçlü ve koordineli bir yapı kurulmalıdır. Okullarda oluşturulacak tehdit değerlendirme ekipleri ve erken uyarı sistemleriyle riskler henüz büyümeden tespit edilmelidir” dedi. Altınışık açıklamasının sonunda tehlikenin boyutuna özellikle dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: “Bugün okulda başlayan şiddet, yarın sokakta, iş yerinde ve toplumun her alanında karşımıza çıkar. Eğer bu gidişata dur denilmezse, sadece eğitim sistemi değil, toplumsal huzur da geri dönülmez şekilde zarar görecektir. Bu mesele ertelenemez, ötelenemez bir beka meselesidir.”

“Bayram gelmiş neyime” Haber

“Bayram gelmiş neyime”

Osman Yılmaz, DEVA Partisi Bursa Ekonomi ve Finans Politikalarından Sorumlu İl Başkan Yardımcısı, 2025 yılı Türkiye ekonomisine ilişkin çarpıcı ve sert bir değerlendirme yaptı. Yılmaz, yaklaşan Ramazan Bayramı öncesinde milyonlarca vatandaşın yaşadığı ekonomik sıkıntıya dikkat çekerek, “Bayram gelmiş neyime” sözleriyle özetlenen bir tabloya işaret etti. “Bayram var ama sevinç yok” Yılmaz, değerlendirmesine, Cemil Cankat’a ait ve Emel Taşçıoğlu tarafından seslendirilen “Bayram Gelmiş Neyime” türküsünü hatırlatarak başladı. Türkiye’de geniş kesimlerin yaşadığı ekonomik daralmayı bu sözlerle ifade eden Yılmaz, toplumun önemli bir bölümünün bayramı karşılayacak durumda olmadığını vurguladı. “Bayram geliyor ama milyonlar için hiçbir anlam ifade etmiyor. Çünkü insanlar artık geçinemiyor” diyen Yılmaz, özellikle asgari ücretli ve emeklilerin yaşadığı tabloyu “derin bir yoksulluk krizi” olarak nitelendirdi. Açlık sınırının altında bir yaşam Türkiye’de milyonlarca insanın açlık sınırının altında yaşam mücadelesi verdiğini belirten Yılmaz, “Bugün asgari ücretli de emekli de ay sonunu getiremiyor. Sofralar küçülmüş, umutlar tükenmiştir” ifadelerini kullandı. Artan enflasyon karşısında maaşların hızla eridiğini vurgulayan Yılmaz, alım gücündeki dramatik düşüşün toplumun geniş kesimlerini doğrudan etkilediğini söyledi. “Gençlik umutsuz, annelerin yüreği kanıyor” Ekonomik krizin en ağır sonuçlarından birinin genç işsizliği olduğunu belirten Yılmaz, ne eğitimde ne de istihdamda yer alan yaklaşık 6,5 milyon gence dikkat çekti. “Bu sadece ekonomik bir veri değildir; bu, annelerin yüreğine düşen ateştir” diyen Yılmaz, gençlerin geleceksizliğe itildiğini ve bunun toplumsal bir kırılmaya yol açtığını ifade etti. “Gülmeyi unutan bir toplum yaratıldı” Toplumun psikolojik olarak da ağır bir yük altında olduğunu dile getiren Yılmaz, “İnsanlar artık gülmeyi unuttu. Her geçen gün biraz daha yoksullaşıyor, biraz daha umutsuzlaşıyor” dedi. Bayramların paylaşma ve sevinç zamanı olması gerekirken, bugün geniş halk kesimleri için kaygı ve hesap günü haline geldiğini belirten Yılmaz, ekonomik politikaların toplum üzerindeki yıkıcı etkisine dikkat çekti. “Bu tablo kader değil” Osman Yılmaz; ” Bayram gelmiş neyime anam anam garibem Kan damlar yüreğime anam anam garibem Yaralarım sızlıyor anam anam garibem Gülmek benim neyime anam anam garibem Cemil Cankat’a ait ‘’ bayram gelmiş neyime’’ adlı yukarıdaki türküyü sanatçı Emel Taşcıoğlu çok güzel söyler. Türkiye’de açlık sınırının altında yaşayan milyonlarca asgari ücretli ve emeklinin durumunu düşündükçe, bu hafta kutlayacağımız Ramazan Bayramı vesilesiyle bu türkü hatırıma geldi. Milyonlar geçim sıkıntısı altında bayramın gelmesine sevinemiyor. Gülmeyi unutmuşlar, her gün alım güçleri eriyor, ne eğitimde ne işte olan 6,5 milyon genç işsiz anaların yüreğini sızlatıyor. Türkiye ekonomisinin 2025 deki performansı da bayram tadında değil ne yazık ki BÜYÜME 2025 de %3,6, gayri safi milli hasılamız 1,6 trilyon dolar, kişi başı gelirimiz 18.040 dolar olmuş Ama bu gelirin %48 ini ilk %20 lik dilimde yer alan zenginler almış, açlık (32.365 TL) ve yoksulluk (105.424 TL)sınırının altında yaşayan milyonlarca vatandaşımız sadece %6 sını almış Ülkenin can damarı olan sanayicilerimiz yüksek kredi faizleri, bastırılmış kurlar ve artan maliyetlerin gölgesinde %2,96 büyüyerek ortalamanın altında kalmış Ülkemizin hayat kaynağı tarım üreticilerimiz bırakın büyümeyi %8,8 küçülmüş, tarımda başka ülkelere muhtaç hale gelmişiz CARİ AÇIĞIMIZ 25,2 milyar dolar, DIŞ TİCARET AÇIĞIMIZ 92,90 milyar dolar, KAMU BORÇ STOĞUMUZ 196,8 milyar dolar, ÖZEL SEKTÖR BORÇ STOĞUMUZ 298,2 milyar dolar olmuş, ülke olarak gelirimiz giderimizi karşılamamış, açığımızı borçla finanse etmişiz. ENFLASYON %30,89 olmuş, hayat resmi verilere göre %31 daha pahalan…

Saadet Partili Altınışık’tan sert uyarı: “Gençler sokaklarda değil, çetelerin gölgesinde büyüyor” Haber

Saadet Partili Altınışık’tan sert uyarı: “Gençler sokaklarda değil, çetelerin gölgesinde büyüyor”

Bursa’da son yıllarda giderek artan gençler arasındaki çeteleşme ve mahalle temelli suç yapılanmaları, siyaset gündemine de girmeye başladı. Saadet Partisi Bursa İl Başkan Yardımcısı Ensari Altınışık, yaptığı sert açıklamayla özellikle büyük şehirlerde hızla yayılan “yeni nesil çeteleşme” olgusuna dikkat çekti. Altınışık, bu sorunun yalnızca bir asayiş meselesi olarak görülmesinin büyük bir hata olduğunu vurgulayarak, Türkiye’nin birçok kentinde gençlerin sosyal medya üzerinden örgütlenen, mahalle bağlarını kullanan ve giderek daha agresif hale gelen grupların içine sürüklendiğini söyledi. “Bugün bazı mahallelerde gençler spor sahalarında değil, çete rekabetinin ortasında büyüyor” diyen Altınışık, yaşanan gelişmelerin toplumda ciddi bir güvenlik ve gelecek endişesi oluşturduğunu ifade etti. “Sokaklarda yeni bir düzen kuruluyor” Altınışık açıklamasında son yıllarda özellikle büyük şehirlerin bazı mahallelerinde çeteleşme eğilimlerinin gözle görülür biçimde arttığını söyledi. Bu yapılanmaların klasik suç örgütlerinden farklı olarak yeni nesil bir örgütlenme biçimi taşıdığına dikkat çeken Altınışık şu ifadeleri kullandı: “Son yıllarda özellikle büyük şehirlerin bazı mahallelerinde gençler arasında çeteleşme eğilimlerinin arttığı görülmektedir. Sosyal medya üzerinden örgütlenen, mahalle bağlarını kullanan ve zaman zaman şiddet olaylarına karışan bu gruplar toplumda ciddi bir endişe oluşturmaktadır.” Altınışık’a göre bu yapılanmalar artık sadece sokak aralarında değil, Instagram, TikTok ve mesajlaşma grupları üzerinden organize oluyor. Mahalle rekabetleri, dijital tartışmalar ve gençler arasında yayılan güç gösterisi kültürü, sokakta gerçek şiddet olaylarına dönüşebiliyor. “Bu yalnızca güvenlik sorunu değil” Saadet Partili Altınışık, çeteleşmenin yalnızca polis operasyonlarıyla çözülebilecek bir mesele olmadığını söyledi. Altınışık’a göre sorunun arkasında derin bir sosyal kırılma bulunuyor. Açıklamasında şu değerlendirmeyi yaptı: “Çeteleşmeyi yalnızca bir güvenlik meselesi olarak görmemek lazım. Bu sorun; yoksulluk, eğitimde fırsat eşitsizliği, işsizlik ve gençlerin gelecek konusunda umutsuz hissetmesi gibi daha derin toplumsal nedenlerden beslenmektedir.” Özellikle dezavantajlı mahallelerde yaşayan gençlerin kendilerini toplumdan dışlanmış hissedebildiğini belirten Altınışık, bu durumun gençleri yanlış aidiyet arayışlarına sürüklediğini söyledi. Altınışık’a göre birçok genç için çeteler: bir aidiyet duygusu, bir korunma mekanizması, ve bazen de kimlik kazanma aracı haline geliyor. Dijital dünya sokaktaki şiddeti büyütüyor Altınışık açıklamasında özellikle sosyal medyanın çeteleşme üzerindeki etkisine dikkat çekti. Günümüzde gençler arasındaki birçok tartışmanın önce dijital ortamda başladığını, ardından sokakta şiddete dönüştüğünü belirten Altınışık şöyle konuştu: “Gençlerin çetelere yönelmesinde sosyal medya ve dijital ortamların önemli bir rol oynadığı görülmektedir. İnternet ortamında başlayan tartışmaların gerçek hayatta şiddete dönüşebildiği örnekler giderek artmaktadır.” Bu durumun yalnızca güvenlik politikalarıyla değil, eğitim ve sosyal politika araçlarıyla ele alınması gerektiğini vurguladı. “Gençlere gelecek sunamazsanız çeteler devreye girer” Altınışık’a göre çeteleşmenin önüne geçmenin tek yolu gençlere gerçek bir gelecek sunmak. Kalıcı çözümün şu alanlarda güçlü politikalar üretmekten geçtiğini söyledi: eğitimde fırsat eşitliği genç istihdamının artırılması spor ve kültür alanlarının yaygınlaştırılması dezavantajlı mahallelere sosyal yatırım yapılması Altınışık şu ifadeleri kullandı: “Kalıcı çözüm; gençlere eğitim, iş ve gelecek umudu sunan politikaların hayata geçirilmesinden geçmektedir.” “Ahlaki ve manevi değerler güçlendirilmeden çözüm olmaz” Saadet Partisi yöneticisi Altınışık açıklamasında yalnızca ekonomik ve sosyal politikaların değil ahlaki ve manevi değerlerin de önemli olduğunu söyledi. Toplumda adalet, merhamet, sorumluluk ve dayanışma gibi değerlerin güçlendirilmesi gerektiğini belirten Altınışık şu değerlendirmeyi yaptı: “Gençlerin ahlaki ve manevi değerlerle yetişmesi toplumsal huzurun temel şartlarından biridir. Bu değerlerin güçlü olduğu bir toplumda suç örgütlerinin gençleri kendilerine çekmesi çok daha zor olacaktır.” “Gençleri yalnız bırakırsak bedelini toplum öder” Altınışık açıklamasını toplumun tüm kesimlerine çağrıyla tamamladı. Gençlerin yalnız bırakılmaması gerektiğini vurgulayan Altınışık şu ifadeleri kullandı: “Gençlerimizi yalnız bırakmamak, onların yanında olmak ve onlara umut verebilmek hepimizin ortak sorumluluğudur. Güçlü bir toplum; gençlerine sahip çıkan, onları doğru yolda destekleyen ve geleceğe güvenle bakmalarını sağlayan bir toplumdur.” Bursa’da tartışma büyüyebilir Ensari Altınışık’ın açıklaması, son dönemde Türkiye genelinde artan gençlik suçları, mahalle çeteleri ve sosyal medya kaynaklı şiddet olayları tartışmasının Bursa ayağını da yeniden gündeme getirdi. Uzmanlar, büyük şehirlerdeki hızlı göç, gelir eşitsizliği ve genç işsizliğinin bu tür yapılanmaları besleyebileceğini belirtiyor. Altınışık’ın sert uyarıları ise şu soruyu gündeme taşıdı: Türkiye yeni bir “sokak çeteleri” dalgasıyla mı karşı karşıya?

Cavit Kaya’dan Sert Tepki: "Belediye, Vergilerimizle Suriyelilere Rahatlık Sağlıyor, Bizim Halkımızı Yoksullukta Bırakıyor!" Haber

Cavit Kaya’dan Sert Tepki: "Belediye, Vergilerimizle Suriyelilere Rahatlık Sağlıyor, Bizim Halkımızı Yoksullukta Bırakıyor!"

Geçtiğimiz günlerde Gürsu Belediyesi Araştırma ve Geliştirme Müdürlüğü'nün, Bursa’daki Suriyelilerin yaşam koşullarını iyileştirme amacıyla yeni bir proje başlatma kararı, Gürsu’nun eski CHP İlçe Başkanı Cavit Kaya tarafından sert bir şekilde eleştirildi. Kaya, bu projeye karşı duyduğu öfkeyi, "Bizim halkımız açlık sınırında yaşıyor, hâlâ Suriyelilerin yaşamını iyileştirmenin peşindeler. Yazıklar olsun!" diyerek dile getirdi. "Vergilerimle Suriyelilere Çalışılıyor" Kaya, Gürsu Belediyesi’nin başlattığı bu projeye karşı gösterdiği tepkisini sert sözlerle şu şekilde dile getirdi: "Bizim halkımız açlık sınırında, evine ekmek götüremeyenler var, ama belediye, Suriyelilerin yaşamlarını iyileştirmek için benim vergilerimi harcıyor! Belediyedeki memurlar, benim ödediklerimle Suriyelilere yönelik projeler hazırlıyor. Suriyelilere iş edindirme ve hayatlarını kolaylaştırma çabası, hem ahlaken hem de vicdanen kabul edilemez!" "İran’da Bir Tek Suriyeli Bırakılmadı, Biz Burada Onları Rahat Ettiriyoruz!" Kaya, Suriyelilerin kendi ülkelerine geri gönderilmesi gerektiğini savunarak, "İran, ülkelerindeki Suriyelileri geri göndermeyi başardı, bir tane Suriyeli bile kalmadı. Ama biz burada, kendi ülkemizde, Suriyelilere nasıl daha rahat yaşatabiliriz diye projeler üretiyoruz. Bu tamamen kabul edilemez! Bizim halkımızın güvenliği, huzuru, ekonomik durumu ne olacak? Kimse bunu sorgulamıyor! Suriyeliler burada, Türk halkı ise açlıkla boğuşuyor, yoksulluk içinde. Yazıklar olsun!" diyerek büyük bir öfke gösterdi. "Sosyal Dengeyi Yok Eden Proje!" Kaya, belediyenin başlattığı projeyi sert bir şekilde eleştirerek, "Bu proje, sadece sosyal dengeyi bozmakla kalmaz, Türk halkının en temel haklarını çiğner. Suriyelilere iş alanları yaratmak yerine, öncelikle kendi halkımıza istihdam, eğitim ve ekonomik fırsatlar sağlanmalıdır. Türk halkı, kendi ülkesinde en temel yaşam standartlarını yakalamaktan uzakken, Suriyelilere rahat bir yaşam sunmak, devlete ve millete ihanettir!" ifadelerini kullandı. "Bursalılar Açken, Suriyelilere Yardım Edilmesi Vicdansızlıktır!" Kaya, Bursalıların zor şartlar altında yaşamaya devam ederken Suriyelilere yönelik projelerin başlatılmasını eleştirerek, "Bursa’daki Türk halkı açlık sınırında, temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanıyor. Ama ne yazık ki, bu belediye hâlâ Suriyelilere nasıl daha rahat yaşayacakları konusunda projeler üretiyor. Oysa bizim halkımızın, kendi insanımızın acil ihtiyaçları var. Bizim insanımızın geleceği, geçim derdi varken, başka ülkelerden gelenlere üstünlük sağlamak, vicdanla bağdaşmaz!" diyerek tepkisini gösterdi. "Projeye Karşı Herkes Sesini Yükseltmeli!" Kaya, tüm vatandaşları bu projeye karşı seslerini yükseltmeye çağırarak, "Bu projeye karşı durmalı, sesimizi yükseltmeliyiz! Suriyelilere yapılan bu yardımlar, Türk halkının geleceğini hiçe saymakla kalmaz, aynı zamanda sosyal dengeyi de tamamen yok eder. Bizim halkımızın ihtiyaçları karşılanmadan, başka ülkelerden gelenlere böyle bir ayrıcalık tanımak, Türk milletinin haklarına ihanettir. Bu projeyi destekleyen herkese, 'Yazıklar olsun!' diyorum." diyerek oldukça sert ve agresif bir üslupla tepkisini dile getirdi. Cavit Kaya'nın Keskin Çıkışı Gündemi Sarsacak! Cavit Kaya, Gürsu’nun eski CHP İlçe Başkanı olarak tanınan ve her fırsatta toplumun en kritik meselelerinde sert çıkışlarıyla bilinen bir isim olarak, bu açıklamalarıyla bir kez daha gündeme bomba gibi düştü. Kaya'nın bu sert eleştirileri, yerel yönetimlerin ve Suriyelilerle ilgili projelerin geleceğini tartışmaya açacak gibi görünüyor.

Babacan: Türkiye’de gıda enflasyonu 5 yılda yüzde 700’e ulaştı Haber

Babacan: Türkiye’de gıda enflasyonu 5 yılda yüzde 700’e ulaştı

İftar programı, DEVA Partisi Bursa İl Teşkilatı tarafından Liya Davet’te düzenlendi. Programa Saadet Partisi Bursa Milletvekili Mehmet Atmaca, DEVA Partisi GMYK Üyesi Yasin Gök, Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk, Nilüfer İlçe Başkanı Fatih Kayıkçı, İYİ Parti Bursa İl Başkanı İsmail Kaya, Anahtar Parti Nilüfer İlçe Başkanı Öner Şahin ve Bursa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Yıldız ile çok sayıda partili ve davetli katıldı. “Türkiye’nin yarınlarını Bursa’dan başlayarak inşa ediyoruz” DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk ise iftar buluşmasının yalnızca bir yemek organizasyonu olmadığını, aynı zamanda siyasi ve toplumsal dayanışmanın da göstergesi olduğunu söyledi. Öztürk, Babacan’ın Bursa ziyaretinin kentte yaşayan birçok kişi için umut olduğunu belirterek, “Bu sofrada Türkiye’nin yarınlarını Bursa’dan başlayarak yeniden inşa ediyoruz” ifadelerini kullandı. Ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Öztürk, yüksek vergi yükünün vatandaşın alım gücünü ciddi şekilde düşürdüğünü savundu. Bir otomobilin ham değerinin 1 milyon lira olmasına rağmen vergilerle birlikte yaklaşık 2,5 milyon liraya ulaştığını belirten Öztürk, bu tabloyu “ekonomik sistemdeki yanlışlığın göstergesi” olarak nitelendirdi. “Milyonlarca insan harcamadan önce cüzdanına bakıyor” Programda konuşan DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ise Türkiye’de artan hayat pahalılığına dikkat çekti. Babacan, milyonlarca insanın artık her harcamadan önce cebindeki parayı kontrol etmek zorunda kaldığını belirterek ekonomik tablonun toplumun geniş kesimlerini zorladığını söyledi. Ekonomiye ilişkin değerlendirmesinde OECD verilerine değinen Babacan, Türkiye’nin yüksek enflasyonla mücadele eden ülkelerin başında geldiğini savundu. Son beş yıldaki gıda fiyatlarına dikkat çeken Babacan, “Dünyada son beş yılda gıda enflasyonu ortalama yüzde 40 civarında kaldı. Türkiye’de ise bu oran yüzde 700’e ulaştı. Bunun tek açıklaması kötü yönetimdir” dedi. “Çocuklar yoksulluk riski altında büyüyor” Babacan, ekonomik krizin özellikle çocuklar üzerinde ciddi etkiler yarattığını ifade ederek, ailelerin yalnızca gıda değil kira, enerji, eğitim ve sağlık harcamalarıyla da mücadele ettiğini söyledi. “Hiçbir çocuk yatağa aç girmemeli, hiçbir anne mutfakta çaresiz kalmamalı, hiçbir baba evladına karşı boynu bükük durmamalı” diyen Babacan, ekonomide adalet ve hakkaniyetin sağlanması gerektiğini Gazze ve İran mesajı Babacan konuşmasında dış politikaya da değinerek Gazze’de yaşananların unutulmaması gerektiğini söyledi. Ateşkese rağmen sivillerin hayatını kaybetmeye devam ettiğini belirten Babacan, uluslararası toplumun daha etkin bir tavır alması gerektiğini ifade etti. İsrail’in ABD ile birlikte İran’a yönelik saldırılarını da değerlendiren Babacan, bu müdahalenin uluslararası hukuka aykırı olduğunu savunarak, “İran’a karşı başlatılan saldırıları şiddetle kınıyoruz. Ancak İran’ın Körfez’de bazı ülkeleri hedef almasını da doğru bulmuyoruz” dedi. “Önce diplomasi” Türkiye’nin bölgesel krizlerde dengeli bir politika izlemesi gerektiğini belirten Babacan, sorunların çözümünde diplomasi ve uluslararası hukukun temel alınması gerektiğini söyledi. Babacan, “Türkiye gerektiğinde caydırıcı güce sahip olmalı ancak kalıcı barış askeri güçten çok diplomasi, hukuk ve sağduyu ile sağlanır” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet Halk Partisi İnegöl İlçe Başkanlığı Saha Çalışmalarına İl Başkanı Nihat Yeşiltaş’tan Geniş Katılım Haber

Cumhuriyet Halk Partisi İnegöl İlçe Başkanlığı Saha Çalışmalarına İl Başkanı Nihat Yeşiltaş’tan Geniş Katılım

İnegöl’de siyasi gündemin öne çıkan başlıklarından biri olan saha programı kapsamında, CHP Bursa İl Başkanlığı heyeti ilçede kapsamlı temaslarda bulundu. İl Başkanı Nihat Yeşiltaş ve beraberindeki yönetim kurulu üyelerinin katılımıyla gerçekleşen programda hem yerel ekonominin sorunları hem de vatandaşların talepleri yerinde dinlendi. Gün boyu süren ziyaretler, parti teşkilatının yerel sorunlara dikkat çekme ve çözüm önerilerini sahada anlatma amacı taşıdı. Basın Açıklamasıyla Başladı Programın ilk etabı, İlçe Başkanlığı binasında düzenlenen basın açıklamasıyla başladı. Açıklamada konuşan İlçe Başkanı Zemci Şahin, iktidarın CHP’li belediyelere yönelik politikalarını eleştirerek partinin temel yaklaşımının demokrasi ve sandık iradesine dayandığını vurguladı. Şahin, konuşmasında ekonomik sıkıntıların özellikle sanayi ve üretim merkezlerinde daha derinden hissedildiğini belirterek mobilya sektöründe yaşanan daralmaya dikkat çekti. İlçede faaliyet gösteren birçok işletmede üretim hacminin düştüğünü ifade eden Şahin, işçilerin maaşlarını zamanında almakta zorlandığını ve geçim sıkıntısının her geçen gün arttığını söyledi. CHP’nin ekonomik sorunlara çözüm üretme iddiasını yineleyen Şahin, sosyal politikalar ve üretim odaklı ekonomi modeliyle halkın refahının artırılabileceğini dile getirdi. “Bursa Hak Ettiği Hizmeti Alamıyor” Basın toplantısında söz alan İl Başkanı Yeşiltaş ise konuşmasında hem yerel hem ulusal ölçekte yaşanan sorunlara değindi. Bursa’nın uzun yıllardır merkezi yönetimden hak ettiği yatırımı alamadığını savunan Yeşiltaş, kentin temel altyapı problemlerine dikkat çekti. Yeşiltaş, Bursa’nın su yönetimi, ulaşım ve tamamlanamayan projeler gibi kronikleşmiş sorunlarla karşı karşıya olduğunu ifade ederek bu durumun yalnızca ekonomik değil aynı zamanda yönetim anlayışıyla ilgili bir mesele olduğunu söyledi. Kentte artan yoksulluk ve yaşam maliyetlerine de değinen Yeşiltaş, vatandaşların geçim sıkıntısının her geçen gün derinleştiğini belirtti. Bu sorunların çözümü için sosyal adaletin ve planlı yatırımların önemine vurgu yaptı. “Geçinemiyorsan Kornaya Bas” Vurgusu Konuşmasında daha önce gerçekleştirilen “Geçinemiyorsan kornaya bas” etkinliğine de değinen Yeşiltaş, bu tür eylemlerin toplumdaki ekonomik memnuniyetsizliğin bir göstergesi olduğunu ifade etti. Vatandaşların yoğun katılımının ekonomik sıkıntıların boyutunu ortaya koyduğunu söyleyen Yeşiltaş, erken seçim talebinin toplumda giderek daha yüksek sesle dile getirildiğini belirtti. Muhtarlarla Toplantı: Mahallelerin Sorunları Masaya Yatırıldı Basın açıklamasının ardından heyet, İnegöl Muhtarlar Derneği’ni ziyaret ederek mahalle muhtarlarıyla bir araya geldi. Toplantıda altyapı eksiklikleri, ulaşım sorunları, sosyal yardımlar ve yerel hizmetlerin yetersizliği gibi başlıklar ele alındı. Muhtarlar, özellikle mahallelerde artan sosyal yardım ihtiyacına ve işsizlik kaynaklı sorunlara dikkat çekerken, yerel yönetimlerin kaynak planlamasında daha etkin rol alması gerektiğini ifade etti. İş Dünyası ve Sanayi Ziyaretleri Program kapsamında İnegöl Ticaret ve Sanayi Odası’na yapılan ziyarette iş dünyasının beklentileri dinlendi. Ekonomik daralma, maliyet artışları ve finansmana erişim konuları görüşmelerin ana gündemini oluşturdu. Heyetin bir diğer durağı ise Oluşum Cam Fabrikası oldu. Fabrika yönetimi ve çalışanlarla yapılan görüşmelerde üretim süreçleri, ihracat koşulları ve istihdam durumu hakkında bilgi alındı. Sanayiciler, enerji maliyetleri ve kur dalgalanmalarının üretim üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Pazarda ve Çarşıda Vatandaşla Buluşma Saha programı kapsamında Pazartesi Pazarı’nda esnaf ve vatandaşlarla birebir görüşmeler gerçekleştirildi. Pazarcı esnafı artan maliyetler ve düşen alım gücünden şikâyet ederken, vatandaşlar da temel gıda fiyatlarındaki yükselişin bütçelerini zorladığını dile getirdi. Günün son bölümünde Ertuğrul Gazi Caddesi’ndeki mağazaları ziyaret eden heyet, esnafın taleplerini dinledi. Ziyaretlerde ekonomik belirsizlik, kira artışları ve satışlardaki düşüş öne çıkan başlıklar arasında yer aldı. Yerel Siyasette Mesaj: Sahada Olmaya Devam Programın genel çerçevesi değerlendirildiğinde, CHP heyetinin yerel sorunları doğrudan sahada dinleme ve çözüm önerilerini anlatma hedefi öne çıktı. Parti yetkilileri, saha çalışmalarının önümüzdeki süreçte farklı ilçelerde de devam edeceğini belirtti. Siyasi gözlemcilere göre bu tür ziyaretler, yerel yönetim politikalarının şekillenmesinde ve seçmen beklentilerinin doğrudan ölçülmesinde önemli rol oynuyor. İnegöl’de gerçekleştirilen temaslar, hem ekonomik gündemin hem de yerel yönetim tartışmalarının önümüzdeki dönemde siyasi gündemdeki ağırlığını koruyacağını gösteriyor.

Emekliler Devlet Bankalarında Mahsur! Haber

Emekliler Devlet Bankalarında Mahsur!

Emeklilerin kredi yükü nedeniyle kamu bankalarına mahkûm edildiğini dile getiren TÜED Uludağ Şubesi Başkanı Kenan Pars, “Memura-kamu işçisine gelince bol kepçe verenler, emekliyi çay kaşığına razı etmeye çalışıyor.” dedi. Ramazan öncesi geçim derdiyle boğuşan emeklinin, iftar sofrasına ne koyacağını bilemediğini kaydeden Türkiye Emekliler Derneği (TÜED) Uludağ Şubesi Başkanı Kenan Pars, banka promosyonlarında da büyük haksızlık yapıldığını söyledi. “MEMURA BOL KEPÇE, EMEKLİYE ÇAY KAŞIĞI” 101 bin TL’yi aşan yoksulluk ve 31 bin TL’yi aşan açlık sınırı karşısında en düşük emekli aylığının 20 bin TL seviyesinde kaldığını hatırlatan TÜED Uludağ Şubesi Başkanı Kenan Pars, “Emeklinin kanayan yaralarından biri de promosyon meselesidir. Pek çok özel banka, promosyon tutarlarını 27 bin TL seviyesine kadar yükseltti. Kamu bankalarında da dişe dokunur bir artış yok. Memur ve işçiler için bankaların belirlediği promosyon rakamları ise 120-150 bin TL’yi buluyor. Yani emekli, bu ülkenin vatandaşı değil mi? Neden üvey evlat muamelesi görüyoruz? Biz, yıllarca primlerimizi boşuna mı yatırdık? Memura-kamu işçisine gelince bol kepçe dağıtan bankalar, karşılarında emekliyi görünce çay kaşığına razı etmeye çalışıyor.” diye konuştu. “İFTAR SOFRASINA NASIL OTURACAĞIZ?” Emeklinin iftar sofrasına nasıl oturacağını kara kara düşündüğünü de belirten Kenan Pars, “Ramazan, bereket ve paylaşma ayıdır ancak biz emekliler olarak bunu hissedemiyoruz. Hem maaş olarak memur-kamu işçisinin çok çok altında maaş alıyoruz, hem de banka promosyonu konusunda adeta harçlık niteliğinde bir rakama razı edilmeye çalışılıyoruz. Bu ülkenin temeli, çimentosu olan emeklinin çektiği çile nedir? Emeklimiz, maaş konusunda olduğu gibi promosyon konusunda da hayal kırıklığı yaşıyor. Devlet, banka ile emekliler arasına girmemeli. Bankalar da emekliler için zorlu hayat şartlarına uygun promosyon teklifi ile karşımıza gelmeli. Birçok emekli, kullandığı banka kredileri nedeniyle devlet bankalarında adeta mahsur kalıyor. Haliyle özel bankaların verdikleri yüksek promosyonlardan faydalanamıyorlar.” dedi. “MASADA BİZ DE OLMALIYIZ” Emeklinin kazanılmış haklarından biri olan banka promosyonu konusunun çözüme kavuşturulması için siyasilerle de yoğun temas halinde olduklarını kaydeden Pars, “Kati suretle kamu bankaları, promosyon rakamlarını yükseltmeli. Bu rakamlar, 3 yıllık süreç için belirleniyor. Ancak 3 yıl içinde emekli aylığının 6 kez arttığı ve 6 kez bayram ikramiyesi verildiği unutulmamalıdır. Dolayısıyla masaya konulan rakamlar, çok düşük. Biz TÜED olarak promosyon görüşmelerinin yapıldığı masada mutlaka olmalıyız. Banka promosyonu konusunda emeklilerin elinin daha güçlü olmasını istiyoruz. Bu hakkın bankaların inisiyatifine bırakılmayacak kadar önemli olduğunu bir kez daha dile getiriyoruz. Bizim sesimizi duymayanlar, milyonlarca emekliye kulağını tıkamış sayılır. Daha önce de dediğimiz gibi; bizimle dalga geçilmesin, milyonlarca emekli olarak asıl dalga biziz!" ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.