Hava Durumu

#Yerel Tarih

Gürsu Haber - Yerel Tarih haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yerel Tarih haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa UNESCO Derneği 15. Olağan Genel Kurulu Coşkulu Katılımla Gerçekleştirildi Haber

Bursa UNESCO Derneği 15. Olağan Genel Kurulu Coşkulu Katılımla Gerçekleştirildi

Bursa UNESCO Derneği’nin 15. Olağan Genel Kurulu, geniş katılım ve güçlü bir birlik mesajıyla gerçekleştirildi. Divan Başkanlığı'nı Celal Beysel, Divan Başkan Yardımcılığını Münire Çarıkçı ve Katip Üyeligi Meryem İnci Günay' ın yaptığı toplantı demokratik olgunluk ve karşılıklı saygı çerçevesinde tamamlandı. Başkan İlker Özaslan, Genel Kurul’a katılım sağlayan tüm üyelere ve Divan Heyeti’ne teşekkür ederek, alınan kararların dernek için hayırlı olmasını temenni etti. Genel Kurul’da okunan ve görsel sunumla üyelerle paylaşılan faaliyet raporu, görev süresi sona eren 14. Dönem Yönetim Kurulu’nun iki yıllık performansını ortaya koydu. Bu süreçte toplam 25 yönetim kurulu toplantısı gerçekleştirildiği ve birçok alanda önemli ilklere imza atıldığı belirtildi. Başkan Özaslan, 14. Dönemin, derneğin 14 dönemlik tarihi içinde en başarılı dönemlerden biri olarak kayıtlara geçtiğini vurguladı. Yönetim Kurulu üyelerine, gösterdikleri özverili çalışmalar nedeniyle teşekkür ederek, “Derneğimizin kurumsal hafızasına güçlü bir dönem daha eklenmiştir” ifadelerini kullandı. Mali disiplin ve şeffaflık konusuna özel vurgu yapan Özaslan, üç dönem boyunca Saymanlık görevini büyük titizlikle yürüten Sema Adalı’ya; yine üç dönemdir denetim faaliyetlerini mali hassasiyetle sürdüren Denetim Kurulu’na ve Disiplin Kurulu Başkanı Hüseyin Köse’ye teşekkür etti. Yeni Dönemde Güçlü Kurumsallaşma ve Katılımcılık Yeni dönem’de toplumsal sorumluluk alanının daha da genişleyeceğini belirten Başkan Özaslan, mevcut faaliyetlerin yanı sıra yeni projelerin de hayata geçirileceğini ifade etti. Bu süreçte özellikle: Eğitim Bilim İletişim alanlarının güçlendirilmesinin öncelikli hedefler arasında yer aldığı açıklandı. Yeni Yönetim Kurulu’nun, Tüzük çerçevesinde Yüksek Danışma Kurulu, diğer danışma kurulları ve ihtisas çalışma gruplarını oluşturacağı; çalışma yöntemlerini belirleyerek daha sistematik ve katılımcı bir yapı inşa edeceği bildirildi. Böylece her üyenin aktif katkı sunabileceği daha kurumsal bir çalışma dönemine girileceği vurgulandı. Yönetim Kurulu toplantılarının, her toplantıya üç yedek yönetim kurulu üyesinin katılımıyla genişletilmiş şekilde yapılacağı da duyuruldu. Yedek yönetim kurulunun ağırlıklı olarak kadın üyelerden oluştuğunu belirten Başkan Özaslan, “Kadın üyelerimizin titizliği ve üretkenliğinden en üst düzeyde istifade edeceğiz” dedi. 15. Dönem Kurulları Belirlendi Genel Kurul’da yapılan seçimler sonucunda 30 üye, oy birliğiyle iki yıllık süre için kurullara seçildi. Yönetim Kurulu (Asil) İlker Özaslan Osman Şahin Sinan Cem İyihuyulu Uluay Koçak Güvener Yusuf Kenan Yetişen Tekin Çanga Başak Baykan Derya Biçer Elif Uysal Yönetim Kurulu (Yedek) Banu Kılıç Nuran Piliçer Vildan Kireçci Münire Çarıkçı Ali Rıza Akbalış Feyza Tümer Melek Poyraz Neslihan Şahin Pınar Özge Gezer Uyanlar Denetim Kurulu (Asil) Semiha Öztan Hayri Aydemir Neşe Demiröz Denetim Kurulu (Yedek) Güven Yalçın Semih İbrahim Uslu Mert Akdeniz Disiplin Kurulu (Asil) Hüseyin Köse Süheyla Toppamuk Gülten Ceylan Disiplin Kurulu (Yedek) Nigar Uyan Kasım Uzunöz Halil Gök BAŞKAN İLKER ÖZASLAN ’DAN BURSA VİZYONU: Bursa UNESCO Derneği Başkanı İlker Özaslan, Bursa’nın kültürel mirasını koruma ve gelecek kuşaklara aktarma konusunda yeni ve kapsamlı bir vizyon ortaya koydu. Özaslan, UNESCO ilkeleri doğrultusunda Bursa’nın yalnızca geçmişiyle değil; eğitim, bilim, iletişim ve sürdürülebilir kalkınma alanlarındaki atılımlarıyla da örnek bir şehir haline gelmesi gerektiğini vurguladı. Başkan Özaslan’a göre Bursa, sahip olduğu tarihsel ve kültürel zenginliği daha etkin bir kurumsal yapı ve güçlü toplumsal katılımla dünya ölçeğinde daha görünür kılabilecek potansiyele sahip. “Bursa, Dünya Mirası Kimliğini Daha Güçlü Taşımalı” Özaslan, özellikle UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan alanların korunması ve tanıtımının yalnızca fiziki restorasyonla sınırlı kalmaması gerektiğini belirtti. Kültürel mirasın, yaşayan bir değer olarak ele alınması gerektiğini ifade eden Özaslan, şu başlıklara dikkat çekti: Miras alanlarında bilinçlendirme temelli projeler Gençlere yönelik kültürel miras atölyeleri Akademik iş birlikleriyle bilimsel araştırma destekleri Dijital platformlarda çok dilli tanıtım Eğitim ve Bilim Odaklı Yeni Dönem Başkan Özaslan, Bursa’nın UNESCO vizyonunda en çok güçlendirilmesi gereken alanların “Eğitim” ve “Bilim” olduğunu belirtti. Dernek bünyesinde oluşturulacak ihtisas çalışma grupları aracılığıyla: Üniversitelerle ortak projeler, Öğrencilere yönelik kültürel bilinç programları, Yerel tarih ve kültürel miras temalı sempozyumlar. Özaslan, “Kültürel mirası korumak yalnızca taş yapıları ayakta tutmak değildir; o mirasın ruhunu yeni nesillere aktarmaktır” ifadeleriyle eğitimin merkezde olduğu bir anlayışı benimsediklerini vurguladı. Kurumsallaşma ve Katılımcı Model Yeni dönemde daha kurumsal bir yapıya geçileceğini belirten Özaslan, Yüksek Danışma Kurulu ve çeşitli danışma kurullarının oluşturulacağını, böylece her üyenin aktif katkı sunabileceği bir modelin hayata geçirileceğini açıkladı. Yönetim anlayışında şeffaflık, hesap verebilirlik ve ortak akıl prensiplerinin esas alınacağını belirten Özaslan, Bursa’nın kültürel ve sosyal dinamikleriyle uyumlu, sürdürülebilir bir çalışma dönemine girileceğini ifade etti. Başkan Özaslan’ın dikkat çeken bir diğer başlık ise Bursa’nın uluslararası görünürlüğü oldu. UNESCO kimliğinin, yalnızca tabelalarda değil; uluslararası projeler, kültür diplomasisi ve dijital iletişim stratejileriyle desteklenmesi gerektiğini belirten Özaslan, şu hedefleri paylaştı: Yurt dışı kültür kurumlarıyla iş birlikleri Ortak sergi ve kültürel değişim programları Dijital arşiv ve sanal sergi projeleri Bursa’nın kültürel markalaşma sürecinin güçlendirilmesi “BURSA’NIN ’nın DEĞERLERİ HEPİMİZİN ORTAK SORUMLULUĞU ” Başkan İlker Özaslan, Bursa’nın tarihi hanlarından köy dokusuna, inanç mirasından geleneksel zanaatlarına kadar uzanan geniş kültürel birikimin korunmasının yalnızca kamu kurumlarının değil; sivil toplumun, akademinin ve tüm vatandaşların ortak görevi olduğunu vurguladı. Özaslan, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Bursa, geçmişiyle güçlü bir şehir. Ancak biz onu geleceğe daha bilinçli, daha kurumsal ve daha görünür bir şekilde taşımak zorundayız. UNESCO vizyonu, bizim için bir etiket değil; bir sorumluluktur.” Bursa UNESCO Derneği’nin yeni dönemde hayata geçireceği projelerle, şehrin kültürel mirasını koruyan, geliştiren ve dünyaya açan öncü bir sivil toplum modeli oluşturması hedefleniyor.

Araştırmacı Yazar Peker Ekrem Hayri’den Bursa’nın Sinema Hafızasına Büyük Katkı: 347 Sayfalık Eser Baskıya Gidiyor Haber

Araştırmacı Yazar Peker Ekrem Hayri’den Bursa’nın Sinema Hafızasına Büyük Katkı: 347 Sayfalık Eser Baskıya Gidiyor

Bursa’nın kültürel belleğine ışık tutan çalışmalarıyla tanınan araştırmacı yazar Peker Ekrem Hayri, uzun süredir üzerinde çalıştığı kapsamlı kitabını tamamladığını duyurdu. Kentin sinema tarihini detaylı şekilde ele alan eser, kapak tasarımı hariç olmak üzere 347 sayfa olarak hazırlandı ve baskı sürecine gönderiliyor. Yazarın verdiği bilgilere göre kitap, yalnızca şehir merkezindeki sinemaları değil, ilçe sinemalarını da geniş bir perspektifle ele alarak Bursa’nın görsel kültür tarihine kapsamlı bir arşiv niteliği taşıyor. Bursa’nın Unutulmaz Sinemaları Kapakta Yer Alacak Kitabın kapağında, Bursa’nın hafızasında önemli yer edinmiş dört unutulmaz sinema salonunun görselleri yer alacak. Bu tercih, eserin yalnızca akademik bir çalışma değil aynı zamanda nostaljik bir kültür belgesi olma özelliğini de güçlendiriyor. Sinema kültürünün kent yaşamındaki yerini belgeleyen çalışma, geçmişten günümüze sinema salonlarının sosyal hayat üzerindeki etkilerini de ortaya koymayı hedefliyor. İlçe Sinemalarına Özel Bölüm Araştırmanın en dikkat çekici yönlerinden biri, genellikle göz ardı edilen ilçe sinemalarına geniş yer verilmesi oldu. Yazar, taşra sinemalarının da kültürel hayatın önemli bir parçası olduğunu vurgulayarak bu salonların hikâyelerini, arşiv belgeleri ve tanıklıklarla detaylandırdı. Bu yönüyle eser, yalnızca bir şehir tarihi değil aynı zamanda yerel kültür sosyolojisine katkı sunan önemli bir kaynak olarak değerlendiriliyor. Sınırlı Sayıda Basılacak, Kitapçılarda Satılmayacak Yazarın açıklamasına göre kitap ticari bir satış amacı taşımıyor. Basılacak adet, eseri talep eden okurların isim bildirmesiyle netleşti. Bu nedenle kitap kitapçılarda satışa sunulmayacak ve sınırlı sayıda basım yapılacak. Bu yaklaşımın, eseri daha çok koleksiyon ve arşiv değeri taşıyan özel bir çalışma haline getirdiği ifade ediliyor. Uzun Soluklu Bir Araştırmanın Ürünü Peker Ekrem Hayri’nin çalışmasının, uzun süren saha araştırmaları, arşiv taramaları ve sözlü tarih görüşmelerinin ardından tamamlandığı belirtiliyor. Sinema salonlarının yalnızca fiziksel mekânlar değil, aynı zamanda bir dönemin sosyal buluşma noktaları olduğuna dikkat çekiliyor. Uzmanlara göre bu tür çalışmalar, kent kimliğinin korunması ve kültürel mirasın gelecek nesillere aktarılması açısından büyük önem taşıyor. Kültür Tarihine Kalıcı Bir Katkı Eserin baskıya gönderilmesiyle birlikte Bursa’nın sinema geçmişine dair önemli bir boşluğun doldurulması bekleniyor. Çalışmanın, araştırmacılar, yerel tarih meraklıları ve sinema kültürü üzerine çalışan akademisyenler için önemli bir başvuru kaynağı olacağı değerlendiriliyor. Yazarın kitabı kısa süre içinde basımdan çıkararak talep sahiplerine ulaştırması planlanırken, çalışmanın kent kültürüne kalıcı bir katkı sunması bekleniyor.

Şehir Kitaplarında Bursa Vurgusu Haber

Şehir Kitaplarında Bursa Vurgusu

Bursa’nın kent hafızasını diri tutan çalışmalarıyla dikkat çeken araştırmacı-yazar Ekrem Hayri Peker’in eserlerinin devlet kütüphanelerinde yer alıp almadığı sorusu yeniden gündeme taşındı. “Şehir kitaplarında Bursa’yı atlamayın” çağrısıyla öne çıkan değerlendirmelerde, Peker’in özellikle kent kültürüne odaklanan çalışmalarının daha geniş okuyucu kitlesine ulaştırılması gerektiği vurgulanıyor. Bursa’nın Sosyal Hayatına Işık Tutan Çalışmalar Ekrem Hayri Peker’in kaleme aldığı Bursa’nın Meyhaneleri ve Şaraphaneleri ile Bursa’nın Kahve Kültürü, Kıraathaneler ve Çay Bahçeleri adlı eserler, kentin sosyal ve kültürel tarihine dair özgün arşiv niteliğinde bilgiler sunuyor. Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan süreçte Bursa’daki kamusal yaşam alanlarını mercek altına alan bu çalışmalar, yalnızca birer anı kitabı değil; aynı zamanda yerel tarih açısından önemli birer başvuru kaynağı olarak değerlendiriliyor. Kent kültürü üzerine yazan isimlerin çoğunlukla İstanbul, Ankara ve İzmir merkezli çalışmalara yöneldiği bir dönemde, Bursa’yı odağına alan yayınların sınırlı sayıda olması dikkat çekiyor. Bu noktada Peker’in eserleri, “taşra” olarak nitelendirilen şehirlerin kültürel hafızasını kayıt altına alması bakımından ayrı bir önem taşıyor. Devlet Kütüphanelerinde Yer Alıyor mu? Kamuoyunda dillendirilen temel soru ise şu: Bu eserler devlet kütüphanelerinin raflarında yeterince yer bulabiliyor mu? Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı halk kütüphanelerinin yayın temin sürecinde; ISBN kaydı, bandrol işlemleri ve dağıtım kanalları gibi teknik kriterler belirleyici oluyor. Yerel yayınların ülke genelindeki kütüphanelere girebilmesi ise çoğu zaman başvuru, bağış veya merkezi satın alma programlarına bağlı. Uzmanlara göre, yerel tarih kitaplarının devlet kütüphanelerinde görünürlük kazanması iki açıdan kritik: Akademik Erişim: Üniversite öğrencileri ve araştırmacılar için kaynak çeşitliliği sağlanması Kültürel Hafızanın Korunması: Şehir belleğinin kurumsal arşivlerde muhafaza edilmesi Eğer söz konusu eserler yalnızca sınırlı dağıtım kanallarıyla okuyucuya ulaşıyorsa, bu durum Bursa’nın kültürel mirasının geniş kitlelere aktarılmasında eksiklik anlamına geliyor. Yerel Kültür Yayıncılığı Neden Önemli? Şehir monografileri ve kültürel incelemeler, sadece nostaljik anlatılar değil; sosyoloji, şehir planlaması, gastronomi tarihi ve gündelik hayat çalışmaları açısından da değerli veriler içeriyor. Peker’in kahvehaneler, kıraathaneler ve meyhaneler üzerinden kurduğu anlatı; Bursa’nın sosyal dokusunu, ticari hayatını ve gündelik ilişkilerini anlamaya katkı sunuyor. Kültür politikaları uzmanları, yerel yazarların eserlerinin merkezi satın alma listelerine dahil edilmesi ve il halk kütüphanelerinde özel “Şehir Kitaplığı” bölümleri oluşturulması gerektiğini savunuyor. Çağrı: Bursa’nın Hafızası Raflarda Yerini Almalı Kent kültürü üzerine çalışan çevreler, Ekrem Hayri Peker’in kitaplarının yalnızca Bursa’daki değil, Türkiye genelindeki devlet kütüphanelerinde de erişilebilir olması gerektiğini belirtiyor. Çünkü şehirler yalnızca binalarla değil, hatıralarla ve yazılı hafızayla ayakta kalıyor. Bursa’nın sosyal hayatını kayıt altına alan bu tür çalışmaların kütüphane raflarında yer bulup bulmadığı sorusu, aslında daha geniş bir tartışmanın parçası: Yerel kültür üretimi ne kadar korunuyor ve kamusal dolaşıma ne ölçüde açılıyor? Yanıt, yalnızca bir yazarın kitaplarının akıbetini değil; aynı zamanda şehir belleğine verilen değeri de ortaya koyacak nitelikte.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.