Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yatırım

Gürsu Haber - Yatırım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yatırım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

DUACINARI PROJESİ ÜZERİNDEKİ TARTIŞMALAR BÜYÜYOR: “KÜLTÜR VE YAŞAM MERKEZİ Mİ, TİCARET VE RANT MERKEZİ Mİ?” Haber

DUACINARI PROJESİ ÜZERİNDEKİ TARTIŞMALAR BÜYÜYOR: “KÜLTÜR VE YAŞAM MERKEZİ Mİ, TİCARET VE RANT MERKEZİ Mİ?”

Bursa'nın en yoğun nüfuslu ilçelerinden biri olan Yıldırım'da yapımı devam eden Duacınarı Kültür ve Yaşam Merkezi Projesi, kamuoyunda tartışmaların odağı haline gelmeye devam ediyor. İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanı İsmail Seyis'in yaptığı sert açıklamalar ve kamuoyuna sunduğu eleştiriler, proje hakkında yeni soru işaretlerini gündeme taşıdı. Seyis, projenin başlangıcından itibaren şeffaflıktan uzak bir süreç işletildiğini iddia ederek, Yıldırım halkının bilgilendirilmediğini, bölge sakinlerinin görüşlerinin alınmadığını ve kamu kaynaklarıyla yürütülen bir yatırımın detaylarının kamuoyundan gizlendiğini öne sürdü. Yıldırım kamuoyunda giderek büyüyen tartışmanın merkezinde ise şu soru yer alıyor: "Duacınarı Kültür ve Yaşam Merkezi mi yapılıyor, yoksa yeni bir ticaret ve rant merkezi mi oluşturuluyor?" "YILDIRIM HALKI BİLGİLENDİRİLMİYOR" İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanı İsmail Seyis, yaptığı değerlendirmede projenin yalnızca bir bina inşaatı olmadığını, doğrudan Yıldırım'ın geleceğini ilgilendiren önemli bir yatırım olduğunu belirtti. Seyis'e göre böylesine büyük bir proje hazırlanırken mahalle sakinleri, muhtarlar, esnaf odaları, sivil toplum kuruluşları, şehir plancıları ve bölge uzmanlarıyla kapsamlı istişare yapılması gerekiyordu. Ancak iddialara göre süreç tam tersine işletildi. Projenin hangi ihtiyaç analizine göre hazırlandığı, hangi kriterlerle şekillendirildiği ve nihai kullanım amacının ne olduğu konusunda kamuoyuna yeterli açıklama yapılmadığı ileri sürülüyor. İsmail Seyis, "Yıldırım halkının geleceğini ilgilendiren bir projede halkın söz hakkı yok sayılmıştır" görüşünü savundu. "İHALE SÜRECİ NEDEN TAM OLARAK AÇIKLANMIYOR?" Tartışmaların en önemli başlıklarından birini ise ihale süreci oluşturuyor. Muhalefet cephesi, projenin maliyetinin, ihale detaylarının, yüklenici firmaların, sözleşme şartlarının ve proje kapsamının ayrıntılı şekilde kamuoyuna açıklanması gerektiğini belirtiyor. Kamu kaynakları kullanılarak gerçekleştirilen her yatırımın şeffaflık ilkesi doğrultusunda yürütülmesi gerektiğini ifade eden Seyis, şu soruları gündeme taşıdı: Projenin toplam maliyeti nedir? İhale hangi şartlarda yapılmıştır? Katılan firmalar kimlerdir? Teknik şartnameler kamuoyuna neden detaylı şekilde açıklanmamaktadır? Projenin nihai kullanım planı nedir? Kültürel alanların oranı ne kadardır? Ticari alanların büyüklüğü nedir? Bu soruların cevaplarının verilmesi gerektiğini savunan Seyis, "Şeffaf yönetim anlayışı bunu gerektirir" dedi. "KÜLTÜR ADI ALTINDA TİCARİ PROJE Mİ?" Yıldırım kamuoyunda en fazla konuşulan konulardan biri de projenin kullanım amacı. Projenin adında "Kültür ve Yaşam Merkezi" ifadesi bulunmasına rağmen, ilerleyen süreçte ticari alanların ağırlık kazanacağı yönünde çeşitli iddialar gündeme geliyor. Vatandaşlar arasında; "Bu proje gerçekten kültürel faaliyetler için mi yapılıyor?" "Yoksa zamanla ticari işletmelerin ağırlıklı olduğu yeni bir rant alanına mı dönüşecek?" soruları sıkça sorulmaya başlandı. Muhalefet temsilcileri, kültür merkezlerinin toplumun ortak kullanım alanları olması gerektiğini belirtirken, ticari fonksiyonların ön plana çıkmasının kamu yararını ikinci plana itebileceğini savunuyor. "MİLYONLARCA LİRALIK YATIRIM KİMİN İHTİYACINI KARŞILAYACAK?" Projeye ayrılan bütçenin büyüklüğü de tartışma konusu olmaya devam ediyor. Yıldırım'ın; Trafik, Kentsel dönüşüm, Otopark, Gençlik merkezleri, Spor alanları, Sosyal destek projeleri, Yeşil alan eksikliği, Deprem hazırlıkları, gibi çok sayıda öncelikli sorunu bulunduğunu belirten eleştiriler, milyonlarca liralık yatırımın gerçekten halkın öncelikli ihtiyaçlarına cevap verip vermediğinin açıklanmasını talep ediyor. "Öncelik gösterişli binalar mı, yoksa vatandaşın günlük yaşamını kolaylaştıracak hizmetler mi?" sorusu da kamuoyunda tartışılıyor. "DUACINARI HALKINDIR" İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanı İsmail Seyis, açıklamasında Duacınarı'nın yalnızca belirli çevrelerin değil, tüm Yıldırım halkının ortak değeri olduğunu vurguladı. Seyis'e göre kamuya ait alanlar üzerinde gerçekleştirilen her yatırımın temel amacı vatandaşın yararı olmalı. Bu nedenle projenin tüm ayrıntılarının açıklanması, karar süreçlerinin şeffaf şekilde paylaşılması ve bölge halkının görüşlerinin alınması gerektiği ifade edildi. "KARARI YILDIRIM HALKI VERECEK" Duacınarı Kültür ve Yaşam Merkezi etrafında oluşan tartışmaların önümüzdeki dönemde daha da büyümesi beklenirken, kamuoyunun beklentisi projenin tüm yönleriyle şeffaf biçimde ortaya konulması yönünde. Yıldırım'da vatandaşlar şimdi şu soruların cevabını arıyor: Duacınarı Kültür ve Yaşam Merkezi gerçekten kültür ve yaşam merkezi olarak mı hizmet verecek? Duacınarı Kültür ve Ticaret Merkezi'ne mi dönüşecek? Yoksa kamu kaynaklarıyla oluşturulan yeni bir rant alanı mı ortaya çıkacak? Bu soruların yanıtını verecek olan ise yalnızca siyasi açıklamalar değil; projenin tamamlandığında ortaya koyacağı somut sonuçlar ve Yıldırım halkının vereceği nihai değerlendirme olacak. Tartışmalar sürerken bir gerçek değişmiyor: Yıldırım halkı, kamu kaynaklarıyla yapılan her yatırımda daha fazla şeffaflık, daha fazla katılımcılık ve daha fazla hesap verebilirlik talep ediyor.

Giresunlu İş İnsanları ve Bürokratlar GİRİB çatısı altında Bursa'da yapılandı Haber

Giresunlu İş İnsanları ve Bürokratlar GİRİB çatısı altında Bursa'da yapılandı

GİRİB Bursa Şube Başkan Yardımcısı ve Sekreteri Şeref Sevindik, yaptığı açıklamada, derneğin Türkiye genelinde Giresunlular arasında birlik ve dayanışmayı güçlendirmeyi, iş insanları ile bürokratları ortak hedefler doğrultusunda buluşturmayı amaçladığını söyledi. Merkezi Ankara'da bulunan ve Türkiye genelindeki en yaygın ve üst düzey iş insanı ve bürokratları barındıran Giresun sivil toplum yapılanmalarından biri olan GİRİB'in; İstanbul, Kocaeli, Sakarya, İzmir, Samsun, Zonguldak ve Giresun başta olmak üzere birçok ilde teşkilatlandığını belirten Sevindik, Bursa şubesinin de güçlü bir yönetim kadrosuyla çalışmalarına başladığını ifade etti. GİRİB Bursa Şube Başkanı Fahri Karaman ise derneğin yalnızca hemşehri dayanışmasını esas alan bir yapı olmadığını vurgulayarak, "Ekonomik, ticari ve sosyal alanlarda Giresunlu iş insanları ile bürokratlar arasında iş birliğini güçlendirmeyi, yatırım odaklı projeler üretmeyi ve Giresun'un yerel, ulusal ve uluslararası platformlarda daha etkin temsil edilmesine katkı sunmayı hedefliyoruz. Türkiye genelinde şubeleşerek Giresunlular adına güçlü bir lobi oluşturmayı amaçlıyoruz." dedi. Karaman, GİRİB Genel Başkanı Kemal Tokmak, Genel Merkez Yönetim Kurulu ve Yüksek İstişare Kurulu'nun kararıyla Bursa Şube Başkanlığı görevine getirildiğini belirterek, görev tevdi töreninin Ankara'da gerçekleştirilecek ilk genel merkez toplantısında yapılacağını kaydetti. GİRİB Bursa Şubesi'nin görev dağılımı ise şöyle oluştu: Şube Başkanı: Fahri Karaman Başkan Vekili ve Bürokratlar Başkanı:Mehmet Demir Başkan Yardımcısı ve Sekreter: Şeref Sevindik Mali İşler Başkanı: Bayram Güneş Ticari İşler ve İhracat Başkanı: Ayhan Emecan STK ve Organizasyonlar Başkanı:Ayhan Günaydın Sosyal İlişkiler Başkanı: Kazım Yaman Eğitim Birimi Başkanı: Keramettin Gürel Girişimcilik Başkanı: Mücahit Akça Hukuk İşleri Başkanı: Av. Dilara Akkaya Buzlu Kadın Dayanışma Başkanı: Nilgün Tomak Yeni yönetimin önümüzdeki dönemde Bursa ile Giresun arasında ekonomik, ticari ve sosyal ilişkilerin geliştirilmesine yönelik projeler hayata geçirmesi hedefleniyor.

Altı Siyasi Partiden Belediyeye Sert Tepki, "Halkın Malı Satılıyor, Hesap Verin" Haber

Altı Siyasi Partiden Belediyeye Sert Tepki, "Halkın Malı Satılıyor, Hesap Verin"

Karacabey Belediyesi'nin belediyeye ait taşınmazları satışa çıkarma kararı ilçe siyasetinde geniş yankı uyandırdı. Belediye yönetiminin satış kararına karşı farklı siyasi görüşlere sahip altı partinin ilçe başkanları ortak basın açıklaması yaparak sert tepki gösterdi. Açıklamada, satış kararının yalnızca ekonomik bir tasarruf değil, Karacabey'in geleceğini doğrudan ilgilendiren stratejik bir tercih olduğu savunularak belediye yönetimine "şeffaf olun, hesap verin" çağrısı yapıldı. Saadet Partisi, İYİ Parti, Yeniden Refah Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi, Zafer Partisi ve Vatan Partisi Karacabey İlçe Başkanlıklarının ortak imzasıyla yayımlanan açıklamada, belediyeye ait taşınmazların satışının kamu vicdanını rahatsız ettiği öne sürüldü. Açıklamada, satışların gerekçesi, kapsamı ve elde edilecek gelirin kullanım alanlarına ilişkin kamuoyuna tatmin edici bilgi verilmediği iddia edilerek belediye yönetimi sert ifadelerle eleştirildi. "Belediye Neden Halkın Ortak Mallarını Satmak Zorunda Kalıyor?" Ortak açıklamada, belediyeye ait taşınmazların herhangi bir ticari mal gibi değerlendirilmesinin kabul edilemeyeceği belirtilerek şu değerlendirmeye yer verildi: "Bu taşınmazlar yalnızca bugünün değil, gelecek kuşakların da ortak mirasıdır. Belediyelerin asli görevi kamu varlıklarını elden çıkarmak değil, bu varlıkları koruyarak ilçeye değer üreten projeler geliştirmektir." Muhalefet temsilcileri, belediyenin neden taşınmaz satma noktasına geldiğinin kamuoyuna açıklanmadığını savunarak peş peşe şu soruları yöneltti: Belediye hangi mali gerekçeyle satış kararı aldı? Satışlardan toplam ne kadar gelir elde edilmesi hedefleniyor? Hangi taşınmazlar satış listesinde yer alıyor? Elde edilecek kaynak hangi projelerde kullanılacak? Belediyenin hangi borçları bu gelirle kapatılacak? Satış zorunlu mu, yoksa başka finansman yöntemleri değerlendirildi mi? Açıklamada, bu soruların hiçbirine kamuoyunu ikna edecek açıklıkta cevap verilmediği ileri sürüldü. "Şeffaflık Sadece Seçim Meydanlarında Söylenen Bir Söz Olamaz" Altı siyasi partinin ortak açıklamasında, şeffaf belediyecilik ilkesinin yalnızca seçim dönemlerinde dile getirilen bir vaat olmaması gerektiği belirtilerek, kamu kaynaklarını ilgilendiren her kararın vatandaşlarla paylaşılmasının demokratik yönetimin temel şartı olduğu ifade edildi. Açıklamada, "Karacabey halkının en doğal bilgi edinme hakkı görmezden gelinemez. Halkın malı üzerinde alınan böylesine önemli kararlar kapalı kapılar ardında yürütülemez." denildi. Muhalefet temsilcileri, belediyenin satış sürecini başlatmadan önce taşınmazların neden satıldığını, satış yöntemini, taşınmazların gerçek değerlerini ve satıştan elde edilecek gelirin hangi kalemlerde kullanılacağını ayrıntılı biçimde kamuoyuna açıklaması gerektiğini savundu. "Günü Kurtarma Politikalarıyla Karacabey'in Geleceği İnşa Edilemez" Ortak açıklamada belediyenin taşınmaz satışına dayalı mali yönetim anlayışı da eleştirildi. Açıklamayı yapan ilçe başkanları, belediyelerin ekonomik sorunlarının kamu mallarını satarak çözülemeyeceğini belirterek, bunun sürdürülebilir bir yönetim modeli olmadığı görüşünü dile getirdi. Açıklamada, "Karacabey'in geleceği günü kurtarmaya yönelik satış politikalarıyla şekillendirilemez. Kalıcı çözüm; üreten, yatırım yapan, kaynak oluşturan ve mali disiplini sağlayan bir belediyecilik anlayışıdır." ifadeleri kullanıldı. Muhalefet temsilcileri, belediyelerin asli görevinin kamuya ait varlıkları azaltmak değil, mevcut kaynakları doğru yöneterek yeni gelir alanları oluşturmak olduğunu savundu. "Halkın Ortak Mirası Elden Çıkıyor" Açıklamada belediyeye ait taşınmazların yalnızca ekonomik değer taşımadığı, aynı zamanda ilçenin geleceği açısından stratejik öneme sahip kamu varlıkları olduğu vurgulandı. İlçe başkanları, bugün satılan taşınmazların ilerleyen yıllarda kamu hizmetleri, sosyal projeler veya yeni yatırımlar için ihtiyaç duyulabileceğine dikkat çekerek, geri dönüşü olmayan kararların aceleyle alınmaması gerektiğini ifade etti. Belediyeye Açık Çağrı Altı siyasi partinin ortak açıklamasında Karacabey Belediyesi'ne şu çağrılar yapıldı: Taşınmaz satış kararının yeniden gözden geçirilmesi, Satış gerekçelerinin ayrıntılı biçimde kamuoyuna açıklanması, Satıştan elde edilecek gelirin hangi kalemlerde kullanılacağının şeffaf şekilde duyurulması, İlçenin geleceğini ilgilendiren bu önemli süreçte vatandaşların bilgilendirilmesi, Kamuoyunun görüş ve eleştirilerinin dikkate alınması. "Bu Sürecin Sonuna Kadar Takipçisi Olacağız" Açıklamanın sonunda ortak imza sahibi ilçe başkanları, Karacabey halkının ortak menfaatlerini savunmaya devam edeceklerini belirterek sürecin yakından izleneceğini ifade etti. Ortak basın açıklamasına; Saadet Partisi Karacabey İlçe Başkanı Zeynel Abidin Koçak, İYİ Parti Karacabey İlçe Başkanı Cem Tiryakioğlu, Yeniden Refah Partisi Karacabey İlçe Başkanı Adem Tosun, Cumhuriyet Halk Partisi Karacabey İlçe Başkanı Mustafa Utku, Zafer Partisi Karacabey İlçe Başkanı Vahitcan Demir ve Vatan Partisi Karacabey İlçe Başkanı Ercüment Tezel imza attı. Söz konusu açıklama, Karacabey Belediyesi'nin taşınmaz satış kararına yönelik siyasi tartışmaları yeni bir boyuta taşırken, gözler şimdi belediye yönetiminin kamuoyuna yapacağı olası açıklamaya çevrildi.

Anahtar Parti Bursa : Önce arsalarımızı , şimdi hastanelerimizi satıyorlar Haber

Anahtar Parti Bursa : Önce arsalarımızı , şimdi hastanelerimizi satıyorlar

Aslan, sürecin seyrine dikkat çekerek şu çarpıcı tespiti yaptı: “Önce hastane yapılacak arsalar satışa çıkarıldı, itiraz ettik. Şimdi ise üzerinde hastane bulunan taşınmazlar, üstelik SİT alanı olan tarihi binalar satılıyor. Bir ay içinde arsadan binaya evrilen bu vahim süreç, planlı bir hamle olduğunu gösteriyor. Yarın neyi satacaklarını sormak hakkımız: Yoğun bakım ünitelerini mi? Ameliyathaneleri mi?” “MEMLEKET DE ELDEN GİDİYOR” Listede yer alan ve Bursalıların “Memleket Hastanesi” olarak bildiği, 1946’da temeli atılan, halkın imece usulüyle çalışarak 1952’de hizmete açtığı tarihi hastane binasına ilişkin konuşan Aslan, şunları söyledi: “Memleket Hastanesi, Bursa’nın ortak vicdanıdır, emeğidir, alın teridir. Bu şehirde doğup büyüyen herkesin bir anısı vardır o hastanede. Şimdi kalkıp bu binayı satış listesine koymak, Bursa’nın hafızasına saygısızlıktır. AK Parti’li kardeşlerimiz bile yıllardır restorasyonu bitsin yeniden açılsın diye uğraşırken, bir bakanlık bu binanın otel bile yapılmasına göz yumuyorsa, burada bir akıl tutulması var. Memleket satılmaz, satılsa da alınmaz!” “DİŞ HASTANESİ’Nİ SATMAK, HALKIN AĞRISINI SATMAKTIR” Yıldırım’daki Diş Hastanesi’nin satışını da sert sözlerle eleştiren Aslan, kamu hastanelerinde diş tedavisi bekleyen hasta sayısının her geçen gün arttığını vurguladı: “Keşke diş hastanesi fazlalığından satsak da rahatlasak. Ama gerçek tam tersi. İnsanlar aylarca randevu bekliyor. Bu şartlarda mevcut bir diş hastanesini satmak, halkın sağlık hakkına doğrudan müdahaledir. Diş ağrısıyla kıvranan vatandaşımıza ‘hastanen satıldı, özele git’ mi diyeceğiz? Bu satışa diyecek tek bir kelimemiz var: HAYIR.” “KANSER HASTASININ UMUDU TİCARİLEŞİYOR” Uludağ Yolu üzerinde, Bayraktepe eteklerinde bulunan ve bir dönem Onkoloji Hastanesi’ne ek bina olarak hizmet veren yapının da satış listesinde olduğunu hatırlatan Aslan, konuyu şöyle değerlendirdi: “Bu bina, Bursa manzarasıyla yatırımcıların gözünü dikeceği bir konumda olabilir, ama bizim için orası kanser hastalarının tedavi gördüğü, umutlandığı bir yerdi. Kimse kusura bakmasın, bir şehrin en güzel manzarası hastaların yüzündeki tebessümdür. O binayı otel ya da AVM yapmak için satmak, insanlık suçudur. Onkoloji hastalarımızın emanetine sahip çıkacağız.” “SAĞLIK OCAĞI SATILIR MI? BU NASIL BİR VİZYONSUZLUK?” Mustafakemalpaşa Tepecik Mahallesi’ndeki sağlık ocağının da satış listesine dahil edilmesine ayrıca tepki gösteren Aslan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bir mahallede sağlık ocağını satıyorsanız, o mahallede yaşayan insanlara ‘sizin sağlığınız bizim için önemli değil’ diyorsunuz demektir. Çoluk çocuk, yaşlı genç herkesin uğradığı, en temel sağlık hizmetini aldığı bir yapıdan bahsediyoruz. Bunu satış listesine koymak, vizyonsuzluğun daniskasıdır. Ocağın közü sönmez, bu kararı söndüreceğiz.” “YENİSİNİ YAPMAYIP ÜSTÜNE SATIYORSUNUZ” Aslan, “Geçen ay FSM Hastane alanı, yıkılan İhtisas Hastanesi alanı, Samanlı, Yenişehir gibi şehrin dört bir yanındaki arsaları satışa çıkardılar. Bunlara da itiraz ettik ve etmeye devam edeceğiz. Sağlık olmazsa hiçbir şey olmaz. Yenisini yapmayıp üstüne satıyorsunuz! Biz insanımızın haklarını sonuna kadar koruyacağız” ifadelerini kullandı. “HAZİNE AÇIĞI MİLLETİN SAĞLIK YUVALARIYLA KAPANMAZ” Aslan, ekonomik gerekçelerle bu satışları savunmanın mümkün olmadığını belirterek, şu çarpıcı ifadeleri kullandı: “Hazine açığı var diye milletin hastanelerini, sağlık ocaklarını, diş hastanelerini, onkoloji ek binalarını satamazsınız. Bu ülkenin varlıkları bu milletindir. Yanlış ekonomi politikalarının faturasını yine halka, yine Bursalıya ödetmeye kimsenin hakkı yok. Önce arsalar satıldı, şimdi hastaneler. Sıradaki ne? Bize sorarlar mı hiç? “ALTERNATİF MODELİMİZ HAZIR” Anahtar Parti olarak sadece itiraz etmekle kalmayıp çözüm de sunduklarını hatırlatan Aslan, önerilerini şöyle sıraladı: - Kamu yararını koruyan işlev güvenceli sözleşmeler yapılmalı, - Gelir paylaşımı modeliyle elde edilen kazançlar, Bursa’ya yatırım olarak dönmeli. - Süreç şeffaf ve katılımcı olmalı; Bursa halkı, STK’lar, meslek odaları ve siyasi partiler karar sürecine dahil edilmeli. “BURSA SAHİPSİZ DEĞİLDİR” Açıklamasının sonunda Bursa halkını ve kentin tüm dinamiklerini itiraza çağıran Fikret Aslan, şu çağrıyı yaptı: “Bursa sahipsiz değildir. Gerekirse hep birlikte ayağa kalkar, bu satışları durdururuz. Memleket Hastanesi’nin satılmasına, Diş Hastanesi’nin, Onkoloji ek binasının, sağlık ocağının, hastane arsalarının elden çıkarılmasına izin vermeyeceğiz. Önce arsalar derken şimdi hastaneler satılıyor. Bu korkunç hızı durduracağız. Bu şehrin evlatları olarak hep birlikte ‘dur’ diyeceğiz.”

BALKANTÜRKSİAD Balnet-2 Üyeleri Kahvaltı Programında Bir Araya Geldi Haber

BALKANTÜRKSİAD Balnet-2 Üyeleri Kahvaltı Programında Bir Araya Geldi

Balkan kökenli iş insanlarını aynı çatı altında buluşturan BALKANTÜRKSİAD bünyesinde faaliyet gösteren Balnet-2 üyeleri, düzenlenen kahvaltı programında bir araya gelerek hem dernek faaliyetlerini değerlendirdi hem de iş dünyasının güncel gündemine ilişkin kapsamlı istişarelerde bulundu. Program, Uzay Pastanesi Geçit Şubesi ev sahipliğinde, samimi ve sıcak bir atmosferde gerçekleştirildi. Yoğun katılımın gözlendiği organizasyon, üyeler arasındaki iletişimi güçlendirme ve yeni iş birliklerine zemin hazırlama açısından önemli bir buluşma olarak öne çıktı. İş Dünyasının Gündemi Masaya Yatırıldı Kahvaltı programı boyunca katılımcılar, Türkiye ve bölge ekonomisindeki güncel gelişmeleri ele alarak sektör bazlı değerlendirmelerde bulundu. Özellikle üretim, ticaret, ihracat ve yatırım alanlarında yaşanan değişimlerin iş dünyasına etkileri üzerine fikir alışverişi yapıldı. Balnet-2 üyeleri, küresel ekonomik dalgalanmaların yerel iş süreçlerine yansımaları, dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve yeni pazar arayışları gibi konuların önümüzdeki dönemde daha fazla önem kazanacağına dikkat çekti. Bu doğrultuda, dernek bünyesinde gerçekleştirilecek ortak projelerin ve iş geliştirme faaliyetlerinin artırılmasının gerekliliği vurgulandı. Kurumsal Dayanışma ve İş Birliği Vurgusu BALKANTÜRKSİAD çatısı altında düzenlenen etkinlikte, üyeler arasındaki dayanışmanın güçlendirilmesi en önemli başlıklardan biri oldu. Katılımcılar, bu tür organizasyonların sadece sosyal bir buluşma olmanın ötesinde, iş geliştirme ve ortaklık fırsatları yaratma açısından da büyük önem taşıdığını ifade etti. Balnet-2 yapılanmasının, özellikle aynı vizyona sahip iş insanlarını bir araya getirerek güçlü bir sinerji oluşturduğu belirtilirken, düzenli toplantı ve etkinliklerle bu yapının daha da güçlendirileceği dile getirildi. Sunumlar ve Değerlendirmeler Yapıldı Program kapsamında gerçekleştirilen sunumlarda, derneğin mevcut çalışmaları, hedefleri ve gelecek dönem projeleri hakkında bilgilendirmeler yapıldı. Katılımcılar, sunumların ardından söz alarak kendi sektörlerine ilişkin görüşlerini paylaştı ve karşılıklı değerlendirmelerde bulundu. Toplantıda ayrıca, iş dünyasında rekabet gücünü artırmaya yönelik stratejiler, yenilikçi yaklaşımlar ve girişimcilik fırsatları üzerine de görüş alışverişi gerçekleştirildi. Geniş Katılım Dikkat Çekti Kahvaltı programına Balnet-2 Başkanı Burcu Aydın başta olmak üzere; Ersin Aslan, Ali Erzincanlıoğlu, Okan Dursun, Erdal Yıldırok, Samet Cebel, Berk Tunakan ve Hasan Bilgiç katılım sağladı. Katılımcılar, bu tür buluşmaların süreklilik kazanmasının hem kurumsal bağları güçlendireceğini hem de yeni iş fırsatlarının önünü açacağını belirtti. Gelecek Dönem İçin Güçlü Mesaj Etkinlik, yapılan değerlendirmeler ve karşılıklı görüş alışverişlerinin ardından sona ererken, Balnet-2 üyeleri önümüzdeki süreçte daha fazla ortak projeye imza atma ve iş dünyasında daha etkin rol alma konusunda kararlılık mesajı verdi. Düzenlenen bu tür organizasyonların, yalnızca mevcut ilişkileri pekiştirmekle kalmayıp aynı zamanda yeni iş birliklerinin de kapısını araladığı ifade edilirken, BALKANTÜRKSİAD’ın bölgesel ve ulusal ölçekteki etkinliğini artırmaya yönelik çalışmaların da devam edeceği vurgulandı.

Mehmet Hasanoğlu’ndan Bursa’da Su Krizi Üzerinden Sert Çıkış: “Gerçekleri Çarpıtmayın, Halkın Hafızasıyla Oynamayın” Haber

Mehmet Hasanoğlu’ndan Bursa’da Su Krizi Üzerinden Sert Çıkış: “Gerçekleri Çarpıtmayın, Halkın Hafızasıyla Oynamayın”

Geçmiş dönem İYİ Parti Bursa İl Başkanı Mehmet Hasanoğlu, Bursa’da yaz aylarında yeniden gündeme gelmesi beklenen su tartışmaları üzerinden çok sert açıklamalarda bulundu. Kamuoyunda oluşabilecek algılara karşı “şimdiden gerçekleri konuşmak gerekiyor” diyen Hasanoğlu, özellikle su kesintileri ve baraj yatırımları üzerinden yürütülebilecek siyasi söylemlere sert sözlerle yüklendi. Hasanoğlu, Bursa’da önümüzdeki süreçte sıkça duyulacağını öne sürdüğü “AKP geldi, Bursa’da su kesintileri bitti” şeklindeki söylemlerin gerçeği yansıtmadığını savunarak, susuzluk riskinin ortadan kalkmasının nedeninin siyasi değişim değil, doğa koşulları ve yıllardır geciktirilen altyapı projeleri olduğunu ifade etti. “Bursa Bu Yıl Yağıştan Nasibini Aldı” Açıklamasında kış ve bahar aylarında yaşanan yağışlara dikkat çeken Hasanoğlu, Bursa’nın bu yıl su kaynakları açısından avantajlı bir dönem geçirdiğini belirtti. Kentin kar ve yağmur bakımından yeterli seviyede beslenmiş durumda olduğunu vurgulayan Hasanoğlu, baraj doluluk oranlarının da kritik seviyelerin üzerine çıktığını söyledi. Basına yansıyan görüntülerde bazı baraj kapaklarının açılarak kontrollü tahliye yapıldığını hatırlatan Hasanoğlu, bunun mevcut su rezervlerinin yüksek seviyelere ulaştığının göstergesi olduğunu kaydetti. “Bursa halkı bu yıl büyük olasılıkla susuzluk çekmeyecek” diyen Hasanoğlu, ancak bunun siyasi propagandaya malzeme yapılmaması gerektiğini dile getirdi. “Asıl Neden Çınarcık Suyunun Bursa’ya Ulaşacak Olmasıdır” Hasanoğlu, su krizinin önüne geçilmesindeki en temel etkenin Çınarcık Barajı kaynaklı suyun Bursa’ya ulaştırılacak olması olduğunu belirtti. Yıllardır konuşulan ancak tamamlanamayan projelerin nihayet devreye alınmasının etkili olacağını savunan Hasanoğlu, kamuoyuna şu mesajı verdi: “Eğer bu yaz Bursa’da musluklardan su akacaksa, bunun sebebi sloganlar değil, gecikmiş yatırımların sonunda tamamlanmasıdır.” “20 Yıllık Yerel İktidarda Yapılmayanlar Şimdi Bitiriliyor” Açıklamasının en sert bölümünde geçmiş yerel yönetimleri hedef alan Hasanoğlu, 20 yıllık AK Parti belediyeciliği döneminde Bursa’nın en temel altyapı sorunlarından birinin çözümsüz bırakıldığını ileri sürdü. Eski Bursa Büyükşehir Belediye Başkanları Recep Altepe ve Alinur Aktaş dönemlerinde, Çınarcık Barajı’ndan Bursa’ya su taşıyacak izale hatlarının döşenmediğini ve Batı Arıtma Tesisi’nin tamamlanmadığını savunan Hasanoğlu, bugün gelinen noktada bu projelerin bitirilerek 2026 Haziran ayında devreye alınmasının konuşulduğunu söyledi. “Yıllarca yapılmayan işlerin bugün tamamlanıyor olması, geçmiş ihmalleri ortadan kaldırmaz” ifadelerini kullanan Hasanoğlu, Bursa halkının yaşadığı mağduriyetin unutulmaması gerektiğini belirtti. “Kredi 2022’de Bulunduysa Neden Hemen Başlanmadı?” Projelerin finansmanı konusunda da dikkat çeken sorular yönelten Hasanoğlu, sıkça dile getirilen “dış kaynaklı kredi Alinur Aktaş döneminde bulundu” savunmasına karşı çıktı. Bu bilginin doğru olabileceğini ifade eden Hasanoğlu, asıl sorulması gereken meselenin finansman değil, uygulama süreci olduğunu belirterek şu soruları gündeme taşıdı: Kredi 2022 yılında bulunduysa neden projeye hemen başlanmadı? Neden iki yıl içinde çalışmalar tamamlanmadı? Neden Bursa halkının geçen yıl yaşadığı su sıkıntısının önüne geçilmedi? Neden çalışmaların startı 2023 Kasım ayında, seçim sürecine girilirken verildi? Hasanoğlu, tüm bu gelişmelerin kamuoyunda “seçim yatırımı” tartışmalarını beraberinde getirdiğini savundu. “Geçen Yıl Yaşanan Çile Unutulmasın” Bursa’da geçtiğimiz dönem yaşanan su kesintilerini hatırlatan Hasanoğlu, zamanında harekete geçilmiş olsaydı vatandaşların ciddi mağduriyet yaşamayacağını söyledi. Kuraklıkla birleşen plansızlık ve gecikmiş yatırımlar nedeniyle binlerce hanenin zor günler geçirdiğini vurgulayan Hasanoğlu, “Bursa halkı geçen yıl büyük bir sınav verdi. Bu yaşananlar hafızalardan silinmemeli” dedi. “Algı Operasyonuna Karşı Şimdiden Uyarıyorum” Açıklamasının sonunda kullandığı ifadelerle dikkat çeken Hasanoğlu, kendisini “şeytanın avukatı” olarak tanımlayarak, kamuoyunu önceden uyarmak istediğini belirtti. Nasreddin Hoca’nın “testi kırılmadan verilen ders” hikâyesine atıfta bulunan Hasanoğlu, yaz aylarında ortaya çıkabilecek siyasi propaganda diline karşı vatandaşların dikkatli olması gerektiğini söyledi. “Bugün uyarıyorum ki yarın gerçekler çarpıtılmasın. Su meselesi propaganda konusu değil, Bursa’nın hayati meselesidir” diyen Hasanoğlu, su yönetiminde kalıcı çözümler, bilimsel planlama ve zamanında yatırım çağrısında bulundu. Bursa’da Su Tartışması Yeniden Alevlenebilir Hasanoğlu’nun açıklamaları, yaz ayları yaklaşırken Bursa’da su yönetimi, altyapı yatırımları ve geçmiş dönem belediyeciliği tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Kentte baraj doluluk oranları yüksek seyretse de, suyun sürdürülebilir yönetimi ve yatırımların zamanlaması konusundaki siyasi polemiklerin önümüzdeki günlerde daha da artması bekleniyor.

Ümit Özdağ’dan İlçe İlçe Yoğun Program, Temas Trafiği ve Halk Buluşmaları Haber

Ümit Özdağ’dan İlçe İlçe Yoğun Program, Temas Trafiği ve Halk Buluşmaları

Türk siyasetinin dikkatle takip edilen isimlerinden Ümit Özdağ, 16-19 Nisan 2026 tarihleri arasında gerçekleştireceği Bursa programıyla kentin siyasi gündemine damga vurmaya hazırlanıyor. Dört güne yayılan kapsamlı ziyaret takviminde esnaf buluşmalarından sanayi odası temaslarına, sivil toplum kuruluşları görüşmelerinden gençlik programlarına, ilçe kongrelerinden vatandaş ziyaretlerine kadar geniş yelpazede temaslar yer alıyor. Bursa’nın merkezinden ilçelerine uzanan program, yalnızca parti çalışması değil; aynı zamanda ekonomi, toplumsal meseleler, yerel sorunlar, gençlik politikaları, göç, üretim ve sivil toplum başlıklarında yoğun bir saha mesaisi olarak değerlendiriliyor. Özdağ’ın Bursa turunun, kentte siyasi hareketliliği artırması bekleniyor. İlk Durak İnegöl: Esnaf, Sanayi ve Vatandaş Teması Programın ilk günü olan 16 Nisan Perşembe’de İnegöl ilçesi ziyaret edilecek. Bursa’nın üretim gücü yüksek, ticaret hacmi geniş ve siyasi açıdan kritik ilçelerinden biri olan İnegöl’de gün boyu yoğun temaslar gerçekleştirilecek. Saat 12.30’da Genel Başkan’ın karşılanmasıyla başlayacak program kapsamında Perşembe Pazarı gezisi yapılacak. Bölgenin en yoğun alışveriş noktalarından biri olan pazar yerinde vatandaşlarla bir araya gelinmesi, esnafın ekonomik beklentilerinin dinlenmesi ve saha gözlemleri yapılması bekleniyor. Öğle yemeği arasının ardından saat 14.15’te İnegöl Ticaret ve Sanayi Odası ziyareti gerçekleştirilecek. Sanayiciler, üreticiler ve iş dünyası temsilcileriyle yapılacak görüşmede ihracat, üretim maliyetleri, yatırım ortamı, istihdam ve sanayinin geleceği gibi başlıkların ele alınması öngörülüyor. Saat 15.00 ile 17.00 arasında çarşı yürüyüşü ve fuar alanı ziyareti planlanırken, saat 17.00’de basın toplantısı düzenlenecek. Günün son programı ise saat 20.00’de Sani Konukoğlu Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilecek konferans ve soru-cevap paneli olacak. Bu programda Özdağ’ın hem ulusal gündeme hem de Bursa özelindeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulunması bekleniyor. Bursa Merkezde Yoğun Diplomasi Trafiği 17 Nisan Cuma günü programın merkezi Bursa olacak. Kent merkezinde yapılacak ziyaretlerde ekonomi, ticaret, sivil toplum ve toplumsal uzlaşı başlıkları ön plana çıkıyor. Saat 11.00’de Esnaf ve Sanatkarlar Odası ziyaretiyle başlayacak temaslarda küçük işletmelerin yaşadığı ekonomik sıkıntılar, finansmana erişim, kira baskısı ve ticari daralma gibi konuların gündeme gelmesi bekleniyor. Saat 13.00’te tarihi Ulu Camii’nde Cuma namazına katılım planlanıyor. Ardından saat 15.00’te RUMELİSİAD ziyareti gerçekleştirilecek. Rumeli kökenli iş insanlarının oluşturduğu yapıyla yapılacak görüşmede bölgesel kalkınma, yatırım iklimi ve göçmen topluluklarının ekonomik katkısı gibi konular öne çıkabilir. Saat 16.00 ile 16.30 arasında Bursa Ticaret ve Sanayi Odası ziyareti yer alıyor. Kent ekonomisinin ana aktörlerinden biri olan BTSO ile yapılacak temas, programın dikkat çeken duraklarından biri olarak görülüyor. Akşam saat 19.00’da ise Demokrasi Platformu buluşması gerçekleştirilecek. Çeşitli sivil toplum kuruluşları ve farklı görüşlerden katılımcıların yer alacağı toplantının, diyalog ve fikir alışverişi açısından önem taşıdığı değerlendiriliyor. Cumartesi Günü: Göçmen Dernekleri, Açılış Töreni ve Gençlik Buluşması 18 Nisan Cumartesi günü program sosyal tabanı genişleten ziyaretlerle devam edecek. Günün ilk durağı saat 11.00’de BALGÖÇ olacak. Balkan göçmeni vatandaşların temsil edildiği önemli yapılardan biri olan BALGÖÇ ziyareti, Bursa’nın demografik ve kültürel yapısı açısından dikkat çekici başlıklardan biri olarak öne çıkıyor. Saat 13.00’te Yıldırım İlçe Başkanlığı binasının açılışı yapılacak. Parti teşkilatlanması açısından önem taşıyan açılış töreninin yoğun katılımla gerçekleşmesi bekleniyor. Saat 15.00’te Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde kitap imza programı ve Genel Başkan sempozyumu düzenlenecek. Bu etkinlikte Özdağ’ın siyasi vizyonunu, güncel gelişmelere ilişkin değerlendirmelerini ve düşünsel perspektifini paylaşması bekleniyor. Günün finali ise saat 19.00’da Görükle’de yapılacak gençlik buluşması ve esnaf ziyaretiyle gerçekleşecek. Üniversite öğrencileri ve genç seçmenlerin yoğun bulunduğu bölgede düzenlenecek etkinlik, gençlik politikaları açısından önem taşıyor. Son Gün: Aile Ziyareti, İnanç Kurumları, Çiftçi Teması ve Kongre 19 Nisan Pazar günü programın en dikkat çeken başlıklarından biri, saat 11.00’de trafik kazası mağduru olarak belirtilen Zeynep Nas Sarıkaya ailesine yapılacak ziyaret olacak. Sosyal dayanışma ve toplumsal duyarlılık mesajı taşıyan bu temasın kamuoyunda yankı uyandırması bekleniyor. Saat 13.00’te Orhangazi Cemevi ziyareti gerçekleştirilecek. Farklı inanç kesimleriyle temas açısından önemli görülen program, toplumsal birliktelik mesajı niteliği taşıyor. Saat 13.45’te Orhangazi Ziraat Odası ziyareti yapılacak. Tarım, üretim maliyetleri, çiftçi sorunları, su kaynakları ve kırsal kalkınma başlıklarının burada gündeme gelmesi bekleniyor. Saat 14.45’te Orhangazi Rumeli Göçmenleri Derneği ziyareti ve STK Sohbet Platformu gerçekleştirilecek. Bölgesel dayanışma, göçmen kimliği ve yerel kalkınma meseleleri toplantının ana başlıkları arasında yer alabilir. Programın finalinde ise saat 17.00’de Kestel İlçe Kongresi yapılacak. 500 kişilik salonda gerçekleşecek kongrenin, teşkilat açısından önemli kararların alınacağı ve geniş katılımın beklendiği bir organizasyon olması öngörülüyor. Kongrenin ardından Genel Başkan uğurlanacak. Bursa’da Siyasi Nabız Yükselecek Dört gün sürecek yoğun program, Bursa’da siyasetin nabzını yükseltecek önemli bir ziyaret trafiği olarak görülüyor. İlçelere yayılan temaslar, farklı toplumsal kesimlerle kurulacak diyaloglar ve ekonomik başlıklara odaklanan görüşmeler, programın yalnızca rutin bir gezi değil; kapsamlı bir saha çalışması niteliği taşıdığını ortaya koyuyor. Esnaftan sanayiciye, gençlerden çiftçilere, sivil toplumdan inanç temsilcilerine kadar geniş kesimlerle buluşacak olan Ümit Özdağ’ın Bursa ziyareti, kent siyasetinde uzun süre konuşulacak başlıklardan biri olmaya aday görünüyor.

İlkar Servis Yeni Hizmet Binasını Görkemli Törenle Açtı Haber

İlkar Servis Yeni Hizmet Binasını Görkemli Törenle Açtı

Bursa iş dünyası, otomotiv sektörü ve kent protokolünü bir araya getiren anlamlı bir organizasyona sahne oldu. İlkar Grup bünyesinde faaliyet gösteren İlkar Servis, modern teknolojiyle donatılmış yeni hizmet binasını yoğun katılımla gerçekleştirilen görkemli bir törenle resmen hizmete açtı. Sektördeki yükselişini yeni yatırımlarla taçlandıran firma, gerçekleştirdiği açılış programıyla hem vizyonunu ortaya koydu hem de Bursa ekonomisine verdiği katkıyı bir kez daha gözler önüne serdi. Nilüfer Üçevler Mahallesi’nde hizmete giren yeni tesisin açılışına siyaset, yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları, akademi, spor ve iş dünyasından çok sayıda isim katıldı. Programa, Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren başta olmak üzere büyükşehir ve ilçe belediye meclis üyeleri, siyasi parti temsilcileri, STK başkanları, farklı ilçelerden müftüler, akademisyenler, sektör temsilcileri, sporcular, iş insanları ve yüzlerce davetli iştirak etti. 2016’da Küçük Adımlarla Başlayan Hikâye, Bugün Dev Bir Tesise Dönüştü Açılış programı, İlkar Grup Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Nemidar’ın konukları tek tek selamlamasıyla başladı. Samimi ve vizyoner bir konuşma yapan Nemidar, 2016 yılında mütevazı imkânlarla çıktıkları yolda bugün örnek gösterilen modern bir tesisin kapılarını açmanın gururunu yaşadıklarını ifade etti. Nemidar konuşmasında, başarıya giden yolun yalnızca ticari hedeflerden değil; güven, dürüstlük, istikrar ve müşteri memnuniyetinden geçtiğini vurgulayarak, “Bugün burada sadece bir bina açmıyoruz. Aynı zamanda yılların emeğini, alın terini, inancını ve geleceğe dair hedeflerimizi taçlandırıyoruz” mesajını verdi. Bursa’da Stellantis Markalarına Profesyonel Çözüm Merkezi Yeni hizmet binasıyla dikkatleri üzerine çeken İlkar Servis, Bursa’da Stellantis Grubu markalarına yönelik özel servis hizmeti sunuyor. Firma; Peugeot, Citroën, Opel ve DS Automobiles kullanıcılarına tamirat, bakım, mekanik onarım, elektronik arıza tespiti ve kaporta-boya alanlarında profesyonel çözümler sunuyor. Alanında uzman teknik personeliyle hizmet veren tesis, son teknoloji cihazlarla donatılmış servis alanları, hızlı bakım üniteleri, müşteri bekleme alanları, yedek parça departmanı ve operasyonel kapasitesiyle bölgenin önemli otomotiv merkezlerinden biri olmaya aday gösteriliyor. Müşteri Memnuniyeti ve Şeffaf Hizmet Anlayışı Ön Planda İlkar Servis’in temel çalışma prensibini güvenilirlik, şeffaflık ve kalite oluşturuyor. Firma bünyesinde yapılan tüm işlemlerde orijinal ve eşdeğer yedek parçalar kullanılırken, gerçekleştirilen bakım ve onarımlar garanti kapsamı altında sunuluyor. Arıza tespitinden teslimata kadar tüm süreçlerin titizlikle yönetildiği işletmede, araç sahiplerinin ihtiyaçlarına hızlı ve kalıcı çözümler üretiliyor. Firma yetkilileri, gelişen otomotiv teknolojisini yakından takip ederek her geçen gün hizmet standartlarını daha yukarı taşımayı hedeflediklerini belirtti. En Duygusal An: İlk Üç Müşteriye Vefa Plaketi Açılış töreninin en anlamlı ve duygusal bölümlerinden biri ise İlkar Servis’in kuruluşundan bu yana firmayı yalnız bırakmayan ilk üç müşteriye plaket takdim edilmesi oldu. Yıllardır süren güven ilişkisini simgeleyen bu özel anlarda salonda duygusal atmosfer yaşandı. Firmanın geçmişine sadakat gösteren müşterilere teşekkür edilmesi, ticari başarının temelinde insan ilişkileri ve vefa duygusunun yer aldığını bir kez daha gösterdi. Pasta Kesildi, İkramlar Yapıldı, Dostluk Mesajları Verildi Program kapsamında 10. yıl pastası kesilirken, katılımcılara çeşitli ikramlarda bulunuldu. Davetliler yeni tesisi gezerek servis alanlarını yerinde inceleme fırsatı buldu. Açılış organizasyonu boyunca sıcak ve samimi görüntüler yaşanırken, sektör temsilcileri de yatırımın Bursa adına önemli bir kazanım olduğunu dile getirdi. İlkar Spor Kulübü de Tanıtıldı Organizasyon yalnızca ticari başarıya değil, sosyal sorumluluk ve spor alanındaki yatırımlara da sahne oldu. Programda İlkar Spor Kulübü bünyesinde faaliyet gösteren sporcular tanıtıldı ve kulübe verilen destekler hakkında bilgilendirme yapıldı. Özellikle oryantiring branşında yürütülen çalışmalar dikkat çekti. Harita, pusula, strateji ve fiziksel dayanıklılığı bir araya getiren oryantiring sporunun gençler açısından büyük önem taşıdığı ifade edildi. Kulüp bünyesinde sporculara zaman ölçümü sistemleri, navigasyon teknikleri, harita okuma becerileri ve profesyonel yarış hazırlıkları konusunda eğitimler verildiği belirtildi. Bu yönüyle İlkar Grup’un yalnızca ticarette değil; gençliğe, spora ve toplumsal gelişime de yatırım yapan örnek bir kurum kimliği taşıdığı vurgulandı. Bursa Ekonomisine ve İstihdama Yeni Katkı Yeni tesisin devreye alınmasıyla birlikte istihdam kapasitesinin artacağı, servis hizmet sürelerinin kısalacağı ve daha fazla müşteriye aynı anda kaliteli hizmet sunulacağı ifade edildi. Bu yatırımın hem Bursa ekonomisine hem de otomotiv yan sanayi ekosistemine önemli katkılar sağlayacağı değerlendiriliyor. “Bu Daha Başlangıç” Açılışta konuşan firma temsilcileri, yeni binanın yalnızca bir yatırım değil, gelecekte atılacak daha büyük adımların başlangıcı olduğunu belirterek, büyüme hedeflerinin devam ettiğini kaydetti. Teşekkür Mesajı İlkar Grup yetkilileri program sonunda yaptıkları açıklamada, “Bizlere değer katan, bu özel günümüzde yanımızda olan tüm misafirlerimize, dostlarımıza, müşterilerimize ve destek veren herkese teşekkür ediyoruz” ifadelerine yer verdi. Hafızalarda Yer Edecek Açılış Modern mimarisi, güçlü teknik altyapısı, uzman kadrosu ve müşteri odaklı hizmet anlayışıyla sektörde iddiasını büyüten İlkar Servis’in yeni hizmet binası, Bursa’da uzun süre konuşulacak yatırımlardan biri olarak kayıtlara geçti. Görkemli açılış organizasyonu ise iş dünyasının birlik, dayanışma ve vizyon buluşmasına dönüştü.

Sedat Yalçın:Türkiye’nin sorunu yanlış üretim modeli Haber

Sedat Yalçın:Türkiye’nin sorunu yanlış üretim modeli

Anahtar Parti Genel Başkan Yardımcısı, Kalkınma Politikaları Başkanı Yeminli Mali Müşavir Sedat Yalçın, para politikalarının enflasyonu başlatan ve şiddetlendiren unsurları kontrol edebileceğini ancak kalıcı çözümün üretim sisteminin yeniden yapılandırılmasından geçtiğini vurguladı. Merkez Bankası’nın faiz, döviz kuru, kredi genişlemesi ve tasarruf–yatırım dengesi üzerinden enflasyonu yönetebileceğini ifade eden Yalçın, buna rağmen sorunun sadece para politikasıyla çözülemeyeceğini söyledi. “Yapısal sorunlar ekonomiyi kilitliyor” Türkiye’de üretim sisteminin uzun yıllardır biriken yapısal sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirten Yalçın, eğitim sistemi ile iş gücü verimliliği arasındaki kopukluğun üretim kalitesini düşürdüğünü dile getirdi. Mesleki eğitim ile mühendislik alanları arasındaki uyumsuzluk da ekonominin rekabet gücünü zayıflatan faktörler arasında gösterildi. Enerji ve ara malında dışa bağımlılığın Türkiye ekonomisini kırılgan hale getirdiğini belirten Yalçın, bu durumun cari açık riskini artırdığı gibi maliyet enflasyonunu da tetiklediğini ifade etti. Sanayi ve tarımda verimlilik sorunu Sanayi ve tarımda küçük ölçekli ve parçalı işletme yapısının verimliliği sınırladığını belirten Yalçın, sanayinin uzun vadeli finansman bulmakta zorlandığını söyledi. Kalkınma ölçeğinde planlama eksikliğine de dikkat çeken Yalçın, organize sanayi bölgelerinin demiryolu ve liman bağlantılarındaki yetersizliğin lojistik maliyetlerini artırdığını ifade etti. “Yüksek teknoloji üretimine geçmek zorundayız” Yalçın, Türkiye’nin küresel rekabette geri kalmaması için yüksek teknolojiye dayalı üretimmodeline geçmesi gerektiğini vurgulayarak, dijital ve yeşil dönüşümünü tamamlamış bir üretim ekosisteminin oluşturulmasının şart olduğunu söyledi. Güçlü lojistik altyapı, mekânsal entegrasyon ve ihracatta yüksek teknoloji payının artırılmasının kalkınma politikalarının temel hedefleri arasında yer aldığını belirten Yalçın, “Türkiye’nin üretimsistemi kapsamlı bir reformdan geçmeden ekonomik sorunların kalıcı şekilde çözülmesi mümkün değil” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.