Hava Durumu

#Yapı Güvenliği

Gürsu Haber - Yapı Güvenliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yapı Güvenliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gelecek Partisi Nilüfer İlçe Başkanı Can Kavcın’dan Sert Eleştiri: Haber

Gelecek Partisi Nilüfer İlçe Başkanı Can Kavcın’dan Sert Eleştiri:

Bursa – Gelecek Partisi Nilüfer İlçe Başkanı Can Kavcın, İhsaniye Mahallesi’ndeki Bursa Vergi Dairesi binasının deprem riski nedeniyle boşaltılmasını ve çevresindeki önlem eksikliklerini sert bir dille eleştirerek, binanın geleceğiyle ilgili acil adımlar atılması gerektiğini vurguladı. Kavcın, “İhsaniye Mahallesi’ndeki Vergi Dairesi binasının boşaltılmasının ardından çevresinde hiçbir önlem alınmaması, vatandaşın güvenliğini tehlikeye atmaktadır. Bu, sorumsuzluk ve ihmalin en açık örneğidir. Vatandaşların bir an önce riskli binadan uzak tutulması gerekiyor. Ne yazık ki, yetkililer bu durumu görmezden geliyorlar ve sadece boşaltmakla yetiniyorlar. Burada sorumluların kayıtsızlığını kınıyoruz!” şeklinde sert bir açıklama yaptı. "İhsaniye’deki Bina, Sadece Boşaltmakla Olmaz" İhsaniye Mahallesi'nde bulunan vergi dairesi binasının deprem riski nedeniyle boşaltılmasına karar verildiğini hatırlatan Kavcın, “İçinde devletin hizmet verdiği ve her gün yüzlerce insanın iş yaptığı bir bina, deprem riski taşıdığı gerekçesiyle boşaltıldı. Ancak ne yazık ki, boşaltılmakla yetinildi. Bu binaların etrafında herhangi bir güvenlik önlemi alınmadı. Oysaki bu binaya yakın alandan geçen her vatandaş büyük bir risk altında. Hatta bu durum, ‘yapı güvenliği’ kavramının ne kadar gevşek tutulduğunu gözler önüne seriyor!” ifadelerini kullandı. "Bursa'nın Tarihi ve Geleceği İçin Kamuya Tahsis Edilmeli" İhsaniye’deki Vergi Dairesi binasının yerinin ne olacağı konusuna değinen Kavcın, “Bu binanın geleceği ile ilgili ciddi belirsizlikler var. Geçmişte Bursa'nın önemli tarihi alanlarından biri olan bu alanın, sadece başka bir müteahhite peşkeş çekilmesi ciddi bir yanlış olur. Bursa'nın tarihi ve kültürel mirası göz önünde bulundurularak bu alan, sosyal bir alan olarak halkın hizmetine sunulmalıdır. Eğer bu alan vergi dairesi olarak kullanılmayacaksa, kamuya tahsis edilmesi gerektiğini savunuyoruz. İhsaniye, Üçevler, Çekirge ve Yeşil mahallelerinin kesişim noktasındaki bu alan, çok önemli bir çekim alanına sahip ve bu alanı atıl duruma düşürmek, Bursa'nın geleceğine yapılacak büyük bir haksızlık olur.” dedi. "Kütüphane, Kültür Merkezi veya Sanat Alanı Olmalı" Kavcın, İhsaniye’deki eski vergi dairesi binasının yeniden işlevlendirilmesi gerektiğine dikkat çekerek, “Bu alanı bir kültür merkezi, kütüphane veya sanat alanı olarak yeniden işlevlendirebiliriz. Çocuklar, gençler ve aileler için Bursa tarihini anlatan bir müze, sergi alanları, tiyatro salonları ve sinema salonları gibi kültürel hizmetlerin sunulabileceği bir merkez oluşturulabilir. Bu, sadece İhsaniye Mahallesi için değil, Nilüfer ilçesindeki dört mahalle için de önemli bir değer kazandırır. Gelecekteki genç kuşaklara, geçmişten gelen bir mirası sunmak ve aynı zamanda kültürel gelişimi desteklemek Bursa'nın sosyal dokusunu zenginleştirir.” şeklinde önerilerde bulundu. “Bursa’nın Gençliği İçin Sosyal Bir Alan Olmalı” Kavcın, binanın sadece bir vergi dairesi olarak kullanılmasının artık yeterli olmayacağına dikkat çekerek, “Bu binanın temel amacı, vergi işlemleri gibi bürokratik hizmetler olabilir, ancak Bursa'nın genç nüfusu için sosyal alanlar, kültürel ve sanatsal faaliyetler önemli bir ihtiyaç. Bu tür alanların açılması, gençlerimizi sanatsal ve kültürel açıdan beslerken aynı zamanda toplumsal dayanışmayı da artırır. İhsaniye’deki bu boş alan, sosyal bir merkez haline getirilmelidir. Bu alanı atıl bırakmak, şehrimizin geleceğine ihanettir!” dedi. "Vergi Dairesi Taşındı, Peki Burası Ne Olacak?" Gelecek Partisi Nilüfer İlçe Başkanı Kavcın, Bursa Vergi Dairesi’nin Yıldırım ve Nilüfer ilçelerine taşınmasının ardından, İhsaniye’deki binanın kaderinin hala belirsizliğini koruduğunu vurguladı. “Bursa Vergi Dairesi'nin taşınmasıyla İhsaniye'deki eski bina boş kaldı. Şu anda ne yapılacağıyla ilgili hiçbir somut adım atılmadı. Bu alanda yapılacak olan projeler, sadece ekonomiye değil, aynı zamanda sosyal hayata da katkı sağlayacak projeler olmalıdır. Eğer bu alan ranta kurban edilirse, Bursa'nın bir parçası daha kaybolmuş olur. Oysa bu alanda yapılacak olan bir kültür merkezi ya da gençlik merkezi, geleceğin Bursa'sına kazandırılacak büyük bir değer olur” diyerek, konuya duyduğu hassasiyeti dile getirdi. "Bursa’nın Geleceği İçin Kamu Alanları Doğru Değerlendirilmeli" Kavcın, kamu alanlarının doğru şekilde değerlendirilmesinin önemine de değindi: “Bursa’daki kamu alanlarının sadece ticari amaçlarla kullanılmaması gerektiğini her fırsatta dile getiriyoruz. İhsaniye'deki bu eski vergi dairesi binası, bölgedeki en önemli sosyal alanlardan biri olabilir. Gençler için kültürel bir merkez haline getirilecekse, bu alanda sosyal etkinlikler, eğitim faaliyetleri ve sanatsal gösteriler düzenlenebilir. Burada yapılacak her adım, Bursa’nın kültürel altyapısına katkı sağlayacak, aynı zamanda şehrin gelişimine de ivme kazandıracaktır.” Sonuç olarak, Gelecek Partisi Nilüfer İlçe Başkanı Can Kavcın, Bursa'nın İhsaniye Mahallesi'nde bulunan eski vergi dairesi binasının sadece boşaltılmakla kalmaması, aynı zamanda bölge halkına kazandırılması gereken bir alan haline getirilmesi gerektiğini vurguladı. Bu öneriler, sadece binanın kaderini değil, Bursa'nın sosyal yapısını güçlendirecek önemli bir adım olarak öne çıkıyor.

İmar Yasasına Takılanlar Derneği Genel Başkanı İbrahim Hacıoğlu’ndan Sert Açıklamalar: Kırsal Mahallelerde Yıkım Kararlarına Karşı Mücadele Başlatıldı! Haber

İmar Yasasına Takılanlar Derneği Genel Başkanı İbrahim Hacıoğlu’ndan Sert Açıklamalar: Kırsal Mahallelerde Yıkım Kararlarına Karşı Mücadele Başlatıldı!

İmar Yasasına Takılanlar Derneği Genel Başkanı İbrahim Hacıoğlu, yapı güvenliğini artırmak ve özellikle yangın güvenliğini ön planda tutarak, yapıların izlenmesini savunarak kritik bir çağrıda bulundu. Yapı güvenliği ve denetim süreçlerinin gücünün artırılması gerektiğini vurgulayan Hacıoğlu, inşaat sürecindeki tüm aktörlerin görev, yetki ve sorumluluklarının net bir şekilde tanımlanmasını içeren yaklaşımını son derece değerli bulduğunu belirtti. Ancak, söz konusu yaklaşımın sadece planlama ve denetimle sınırlı kalmaması, aynı zamanda sahada karşılaşılan yapısal sorunların çözümüne yönelik somut adımlar atılmasının gerektiğini ifade etti. "Bu Sorunların Çözümü, Mağduriyetleri Giderecektir" Hacıoğlu, "Eğer bu yaklaşım sahada ciddi şekilde uygulanırsa, uzun yıllardır devam eden mağduriyetler de ortadan kalkacaktır" diyerek, kırsal mahallelerde imar planlarının yapılmaması ve 2018 İmar Barışı sürecinde yaşanan mağduriyetlerin acil çözüm bekleyen başlıca problemler arasında yer aldığını ifade etti. 2014 yılında yürürlüğe giren 6360 sayılı Kanun ile ülke genelinde 17.000 köyün mahalle statüsüne dönüştüğüne dikkat çeken Hacıoğlu, bu süreçte belediyelere verilen imar planı yapma sorumluluğunun büyük bir hayal kırıklığına yol açtığını belirtti. "Yasaya göre, imar planlarının iki yıl içinde yapılması gerekiyordu ama üzerinden 12 yıl geçmesine rağmen, birçok bölgede imar planları hâlâ yapılmamış durumda" dedi. Ruhsatsız Yapılar ve Ağır Mağduriyetler Hacıoğlu, belediyelerin yerine getirmediği yükümlülükler nedeniyle söz konusu alanlarda yapılarının ruhsatsız ve kaçak durumuna düştüğünü, vatandaşların ruhsat almak için başvuruda bulundukları halde sonuç alamadıklarını belirterek, "Bu eksiklik, vatandaşları büyük mağduriyetlere uğratmış ve tamamen idarenin ihmalinden kaynaklanmıştır" dedi. İmar Barışı Mağduriyetleri 2018’de hayata geçirilen İmar Barışı düzenlemesiyle yapılan başvuruların çoğunun, süreçten yaklaşık iki yıl sonra iptal edilmeye başlandığını ifade eden Hacıoğlu, bu iptallerin gerekçe olarak sunulan uydu görüntülerinin güncel olmaması ve başvuru aşamasında etkin denetim yapılmaması sebebiyle büyük bir mağduriyet yaşandığını söyledi. "Bu süreç, denetim kriterlerinin ve uygulama yönetmeliğinin vatandaşlara doğru bir şekilde aktarılmaması sonucu, telafisi güç hak kayıplarına yol açmıştır." Mudanya'da Yıkım Kararları ve Ailelerin Geleceği Özellikle Bursa Mudanya Belediyesi tarafından alınan 2.000’in üzerinde yıkım kararına dikkat çeken Hacıoğlu, bu yapıların çoğunun kırsal alanlarda bulunan, az katlı, basit yapılar olduğunu, genellikle güvenli ve kullanımda olan yapılar olduğunu belirterek, "Bu binaların yıkılması, sadece bireysel ve milli servetin yok edilmesine yol açmakla kalmaz, binlerce ailenin barınma hakkını da zedeler" dedi. Hacıoğlu, bu durumun sosyal ve ekonomik sorunları daha da derinleştireceği konusunda uyarılarda bulundu. Talepler: Yapıların Güvenliğini Sağlamak ve Sosyal Adaletin Önünü Açmak İbrahim Hacıoğlu, çözüm önerilerini ise net bir şekilde sıraladı: Kırsal Mahallelerde Yıkımların Durması: İmar planları yapılıncaya kadar kırsal mahallelerde alınan yıkım kararlarının durdurulması gerektiğini vurguladı. Güvenli Yapıların Kayıt Altına Alınması: Yapıların afet risk analizlerinin yapılarak güvenli olanların kayıt altına alınmasını talep etti. Riskli Yapıların Güçlendirilmesi veya Dönüşümü: Riskli yapılar için güçlendirme ve dönüşüm süreçlerinin başlatılması gerektiğine dikkat çekti. Ekonomiye Katkı: Güvenli yapılar, devlet hazinesi ve belediye bütçelerine katkı sağlayacak şekilde ekonomiye kazandırılmalıdır. Hacıoğlu, "Bu mesele, siyasi bir tartışma konusu değildir; hukuk, vicdan, sosyal adalet ve kamu yararı çerçevesinde ele alınması gereken bir toplumsal sorundur" dedi. İmar planları tamamlanana ve hukuki belirsizlikler giderilene kadar, yıkım kararlarının durdurulması için gereğinin yapılması gerektiğini ifade etti. "Hukuk ve Adaletin Yanındayız" Hacıoğlu, konuşmasını şu şekilde sonlandırdı: "İmar planlarının bir an önce yapılması, inşaat süreçlerinin denetiminin güçlendirilmesi ve bu konuda mağduriyet yaşayan vatandaşlarımıza çözüm bulunması, hepimizin ortak sorumluluğudur. Bizler, yapının güvenliğini esas alan ve kamu yararını gözeten bir yaklaşımı savunuyoruz ve bu noktada ne olursa olsun mücadelemizi sürdüreceğiz." Hacıoğlu’nun açıklamaları, sadece yerel yönetimlere değil, aynı zamanda tüm kamuoyuna önemli bir sorumluluk çağrısı olarak yankı buldu.

İmar Yasasına Takılanlar Derneği’nden Mudanya Belediyesi’ne Sert Tepki: “Çözüm Yıkım Değil, Adil Düzenlemedir” Haber

İmar Yasasına Takılanlar Derneği’nden Mudanya Belediyesi’ne Sert Tepki: “Çözüm Yıkım Değil, Adil Düzenlemedir”

İmar Yasasına Takılanlar Derneği Genel Başkanı İbrahim Hacıoğlu, Bursa’nın Mudanya ilçesinde kırsal mahallelerde alınan yıkım kararlarına çok sert sözlerle tepki gösterdi. Hacıoğlu, belediyenin Ramazan ayı öncesi, Ramazan süreci ve bayram sonrasını kapsayan dönemde vatandaşlara gönderdiği yıkım tebligatlarının toplumda büyük bir huzursuzluk ve mağduriyet yarattığını belirterek, bu yaklaşımın kabul edilemez olduğunu söyledi. Mudanya Belediyesi’nin kırsal mahallelerdeki yapılaşmaya yönelik yıkım kararlarının bölge halkını ciddi şekilde tedirgin ettiğini ifade eden Hacıoğlu, vatandaşların yıllardır planlama eksikliği nedeniyle mağdur edildiğini, bugün ise aynı vatandaşların “kaçak yapı” suçlamasıyla karşı karşıya bırakıldığını dile getirdi. “Sorunun Kaynağı Vatandaş Değil, Planlama Eksikliğidir” İbrahim Hacıoğlu, yaptığı açıklamada Büyükşehir Yasası sonrası köy statüsünden mahalle statüsüne geçirilen birçok yerleşim alanında uzun yıllardır imar planlarının yapılmadığını hatırlatarak şu değerlendirmede bulundu: “Büyükşehir Yasası ile köyler mahalleye dönüştürüldü. Ancak aradan on yılı aşkın bir süre geçmesine rağmen birçok bölgede imar planları yapılmadı, ruhsat mekanizmaları işletilmedi. Vatandaş kendi barınma ihtiyacını karşılamak için düşük katlı, müstakil yapılar inşa etti. Bugün ise aynı insanlar ‘kaçak yapı’ suçlamasıyla karşı karşıya bırakılıyor. Bu durum açıkça planlama eksikliğinin bir sonucudur.” Hacıoğlu, yıllarca herhangi bir yatırım yapılmayan, altyapı ve planlama konusunda adeta unutulmuş bölgelerde yaşayan vatandaşların şimdi yıkım tehdidiyle karşı karşıya bırakılmasının adalet duygusunu zedelediğini ifade etti. “Can Güvenliği Önemli Ama Ruhsat Tek Başına Güvenlik Demek Değil” Mudanya Belediyesi’nin yıkım kararlarını “can güvenliği” gerekçesiyle savunduğuna dikkat çeken Hacıoğlu, güvenlik kavramının yalnızca ruhsat meselesine indirgenemeyeceğini vurguladı. 6 Şubat depremlerini örnek gösteren Hacıoğlu şu ifadeleri kullandı: “Can güvenliği elbette hepimiz için birinci önceliktir. Ancak güvenliği yalnızca ruhsat kavramıyla açıklamak gerçeği eksik anlatmaktır. 6 Şubat depreminde ruhsatlı birçok bina yıkılırken bazı ruhsatsız müstakil yapılar ayakta kaldı. Bu durum bize şunu gösteriyor: Sorunun çözümü körü körüne yıkım değil, etkin denetim ve doğru düzenlemedir.” “Ramazan Ayında Vatandaşa Yıkım Tebligatı Gönderilmesi Vicdani Değildir” Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç’a da doğrudan çağrıda bulunan Hacıoğlu, özellikle Ramazan ayı gibi toplumsal hassasiyetlerin yüksek olduğu bir dönemde vatandaşlara yıkım tebligatları gönderilmesini eleştirdi. Hacıoğlu, “Ramazan ayı öncesinde, Ramazan boyunca ve bayram sonrasında vatandaşların adreslerine yıkım tebligatlarının gönderildiği anlaşılıyor. İnsanların evleriyle ilgili böyle bir tehditle karşı karşıya bırakılması bu mübarek günlerin ruhuna da aykırıdır. Dileriz belediye başkanı kendi bölgesinde yaşayan insanlara bu şekilde buruk ve endişeli bir Ramazan yaşatmaz” dedi. Mudanyalılar Daha Önce de Protesto Etmişti Öte yandan söz konusu yıkım kararlarına karşı tepkilerin daha önce de kamuoyuna yansıdığı biliniyor. Mudanyalı vatandaşlar Bursa’daki 15 Temmuz Demokrasi Meydanı’nda bir araya gelerek yıkım kararlarını protesto etmiş ve basın açıklaması yapmıştı. Vatandaşlar, kırsal mahallelerde yaşayan insanların barınma haklarının korunmasını ve soruna kalıcı bir çözüm üretilmesini talep etmişti. “Yıkım Kararı Sorumluluktan Kaçmanın Yoludur” Hacıoğlu, bazı yetkililerin dile getirdiği “yapıyı yapan sorumludur” yaklaşımının da gerçeği tam olarak yansıtmadığını belirterek şu sözlerle tepki gösterdi: “‘Yıkım kararı belediyenin değil, yapıyı yapanın kararıdır’ demek sorumluluğu vatandaşa yüklemektir. Peki yıllarca imar planı yapılmayan, ruhsat verilmeyen alanlarda vatandaş nasıl yasal yapı yapacaktı? İnsanları önce plansız bırakıp sonra suçlu ilan etmek adil bir yaklaşım değildir.” Anayasa Mahkemesi Kararı Hatırlatıldı İmar Yasasına Takılanlar Derneği Başkanı İbrahim Hacıoğlu, Anayasa Mahkemesi’nin 23 Temmuz 2024 tarihli kararına da dikkat çekerek yapı güvenliği konusunda sorumluluğun yalnızca mülk sahibine yüklenemeyeceğini vurguladı. Hacıoğlu, “Anayasa Mahkemesi açık bir şekilde ortaya koymuştur ki yapı güvenliği sadece malikin sorumluluğu değildir. Devlet ve kamu otoritesi de bu sorumluluğu paylaşmak zorundadır. Dolayısıyla çözüm yıkım değil, düzenleme üretmektir” ifadelerini kullandı. “Yapılar Yıkılmasın, Çözüm Üretilsin” Dernek olarak Türkiye genelinde benzer mağduriyetlerin yaşandığını dile getiren Hacıoğlu, TBMM’ye çağrıda bulunarak kapsamlı bir yasal düzenleme yapılmasını istedi. “Bu sorun bireysel değil, ülke genelinde planlama eksikliğinden kaynaklanan yapısal bir sorundur. Kırsal alanlarda az katlı, tarımsal faaliyet ve barınma amaçlı kullanılan yapıların hukuki statüsünün netleştirilmesi gerekiyor. Afete dayanıklı yapıların korunması milli servetin korunmasıdır. Bu nedenle Meclis’te adil ve kapsayıcı bir düzenleme yapılmasını bekliyoruz.” “Yapı Kayıt Meclise” Çağrısı İbrahim Hacıoğlu açıklamasının sonunda, imar sorunlarının çözümü için yeni bir yapı kayıt düzenlemesinin hayata geçirilmesi gerektiğini belirterek şu çağrıda bulundu: “Yıllardır imar planı yapılmayan alanlarda yaşayan vatandaş bugün ‘kaçak yapı’ suçlamasıyla karşı karşıya bırakılıyor. Bu mağduriyetin çözümü yıkım değil, Meclis’te yapılacak adil bir düzenlemedir. Yapılar yıkılmasın, çözüm üretilsin. Bu nedenle çağrımız nettir:

Doğal Kaynaklar ve İmar Konuları Acilen Ele Alınmalı Haber

Doğal Kaynaklar ve İmar Konuları Acilen Ele Alınmalı

Yeni Yol Partisi Genel Başkanı İzzettin Küçük, Gelecek Parti Genel Başkan Yardımcısı Alpaslan Yıldız, Gelecek İl Başkanı Mahmut Fuat Kadıoğlu ve Gelecek Partili ilçe başkan yardımcılarının katılımıyla gerçekleşen toplantıda, Bursa ve ilçelerinin karşı karşıya olduğu ciddi doğal ve kentsel riskler masaya yatırıldı. Toplantıda öncelikli gündem maddeleri arasında son haftalarda Akçaabat ve Uluabat göllerinin aldığı yoğun yağışlar nedeniyle taşkın riski oluşturması, buna karşılık İznik Gölü’nün su seviyesinin giderek azalması dikkat çekti. Ayrıca Bursa’daki barajların doluluk oranlarının %55 civarında olduğu ve Doğancı Barajı’nın kullanım ömrünün son günlerine geldiği belirtilerek, Mayıs ayında Çınarcık Barajı’ndan takviye içme suyunun sağlanması planının önemine değinildi. İl Başkanı Mahmut Fuat Kadıoğlu yaptığı açıklamada, doğal kaynaklarla ilgili risklerin yanı sıra kentsel planlama konularına da dikkat çekti: Köy yollarının genişletilmesi ve altyapının güçlendirilmesi çalışmaları için acil adımlar atılması gerektiğini Bölgedeki deprem fay hatlarının yeniden gözden geçirilmesi ve bu bölgelerde çok katlı yapılaşmaya kesinlikle izin verilmemesi gerektiğini İmar Barışı’nın TBMM’ye tekrar gelerek, uzman mühendisler tarafından binaların kontrol edilmesi ve gerçekten çürük olanların ivedilikle yıkılması gerektiğini vurguladı Kadıoğlu, toplantı sonrası yaptığı değerlendirmede, “Doğal afetler ve altyapı eksiklikleriyle mücadele, yalnızca belediyelerin değil, merkezi yönetimin ve yerel yönetimlerin birlikte hareket etmesini gerektiriyor. Bursa’nın su kaynaklarının yönetimi, köy yollarının güvenliği ve yapı güvenliği acil önceliklerimiz arasında” ifadelerini kullandı. Yeni Yol Partisi ve Gelecek Parti yetkilileri, toplantı sonucunda bu alanlarda atılacak adımların hızlandırılması için yerel ve merkezi yönetim nezdinde girişimlerin başlatılacağını belirtti. Kadıoğlu’nun Son Mesajı Mahmut Fuat Kadıoğlu, toplantının ardından yaptığı değerlendirmede, “Bursa’nın doğal kaynakları, altyapısı ve yapı güvenliği ciddi risklerle karşı karşıya. Bu sorunlar gecikmeden çözülmeli. Bizler, Yerel Yönetimler ve Merkezi Hükümet/ Bakanlık işbirliğiyle çözüm odaklı adımların atılmasını arzu ediyoruz ve gelişmeleri takip edeceğiz” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.