Hava Durumu

#Veri Analitiği

Gürsu Haber - Veri Analitiği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Veri Analitiği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Dijitalleşme mi, Yeşil Dönüşüm mü? Uzmanlara Göre Geleceğin Anahtarı: “İkisi Birden” Haber

Dijitalleşme mi, Yeşil Dönüşüm mü? Uzmanlara Göre Geleceğin Anahtarı: “İkisi Birden”

Küresel ekonomi, sanayi devrimlerinden bu yana belki de en köklü değişim dönemlerinden birini yaşıyor. Bir yanda hızla ilerleyen dijitalleşme, diğer yanda iklim krizi ve kaynak baskısının tetiklediği sürdürülebilirlik arayışı… Uzmanlara göre artık bu iki süreci ayrı ayrı ele almak mümkün değil. Geleceğin rekabet gücü, “dijital dönüşüm” ile “yeşil dönüşümü” aynı anda yönetebilen kurumların elinde olacak. İş dünyasında son yıllarda sıkça dile getirilen “ikiz dönüşüm” kavramı, teknolojik ilerleme ile çevresel sürdürülebilirliği aynı strateji içinde birleştirmeyi ifade ediyor. Bu yaklaşımın önemine dikkat çeken isimlerden biri de yazar ve düşünce lideri Okan Dinç. Dinç, kaleme aldığı Çift Geçişle Dönüşüm adlı çalışmasında, dünyanın neden artık tek bir dönüşümle yetinemeyeceğini detaylı biçimde ele alıyor. Dünyayı Bekleyen Büyük Kırılma Uzmanlara göre küresel sistem; iklim değişikliği, enerji güvenliği, gıda arzı ve su kaynakları gibi kritik alanlarda ciddi bir sınavdan geçiyor. Bu nedenle dijital teknolojilerin sunduğu verimlilik avantajı ile çevresel sürdürülebilirliğin birlikte ele alınması kaçınılmaz hale geliyor. Dinç’e göre dijitalleşme tek başına yeterli değil. Aynı şekilde yalnızca çevreci politikalar da ekonomik sistemin ihtiyaç duyduğu verimliliği sağlayamıyor. Bu noktada ortaya çıkan çözüm, iki dönüşümün birleştiği “ikiz dönüşüm” modeli. Kitapta dikkat çeken en güçlü mesajlardan biri ise şu cümlede özetleniyor: “Ya öğreneceğiz ya kaybedeceğiz.” Bu ifade yalnızca bireyler için değil; şirketler, şehirler ve ülkeler için de bir uyarı niteliği taşıyor. Çünkü gıda, su ve enerji güvenliği artık yalnızca çevresel bir sorun olarak değil, aynı zamanda dünyanın en büyük ekonomik risk başlıkları arasında değerlendiriliyor. Gıda, Su ve Enerji: Yeni Ekonominin Temel Güvenlik Alanları Küresel ölçekte artan nüfus, iklim değişikliğinin etkileri ve jeopolitik riskler; üç kritik kaynağı ön plana çıkarıyor: Gıda güvenliği Su güvenliği Enerji güvenliği Bu alanlar artık yalnızca çevre politikalarının konusu değil. Ekonomik sürdürülebilirlik, üretim kapasitesi ve toplumsal istikrar açısından da belirleyici faktörler olarak görülüyor. “Çift Geçişle Dönüşüm” bu nedenle sadece teknolojik dönüşümü değil, aynı zamanda kaynak yönetimi ve ekonomik dayanıklılığı da ele alıyor. Güvenilirlik Manifestosu: Yeni Yönetim Paradigması Kitapta öne çıkan kavramlardan biri de “Güvenilirlik Manifestosu”. Bu yaklaşım; kurumların yalnızca kâr üretmesini değil, aynı zamanda kaynakları koruyan, şeffaf ve sürdürülebilir bir yönetim modeli kurmasını öneriyor. Manifesto üç temel eksen etrafında şekilleniyor: Kaynakların sürdürülebilir kullanımı Veri temelli karar alma Uzun vadeli güvenilir üretim sistemleri Bu yaklaşım, şirketlerin hem ekonomik hem de çevresel dayanıklılığını artırmayı hedefliyor. Yalın Felsefe ile Sürdürülebilirlik Kitapta dikkat çeken bir diğer önemli başlık ise “yalın düşünce” ile sürdürülebilirliğin birleşmesi. Bu yaklaşımın geliştirilmesinde önemli rol oynayan kurumlardan biri olan Yalın Enstitü, üretim süreçlerinde israfı azaltmayı ve verimliliği artırmayı temel alan yöntemleriyle biliniyor. Dinç’e göre yalın yönetim anlayışı yalnızca üretim verimliliği sağlamıyor; aynı zamanda enerji tüketimini azaltarak ve kaynak kullanımını optimize ederek sürdürülebilirliğe de katkı sunuyor. Bu nedenle geleceğin işletmeleri için en güçlü strateji, dijital veri analitiği ile yalın üretimi birleştiren ve bunu çevresel sorumlulukla destekleyen modeller olarak görülüyor. Geleceği Kimler Kazanacak? Uzmanların ortak görüşü net: Önümüzdeki dönemde rekabet avantajı, tek bir dönüşümü gerçekleştirenlerde değil; dijitalleşme ile yeşil dönüşümü birlikte yönetebilenlerde olacak. Şirketler için bu süreç; yalnızca teknoloji yatırımı yapmak değil, aynı zamanda iş modellerini, tedarik zincirlerini ve kaynak kullanım stratejilerini yeniden tasarlamak anlamına geliyor. Sonuç olarak, dünyayı bekleyen dönüşüm yalnızca teknolojik değil; aynı zamanda ekonomik, çevresel ve yönetsel bir paradigma değişimini ifade ediyor. “İkiz dönüşüm” çağında geleceğin kazananları, veriyi akıllıca kullanan, kaynakları koruyan ve sürdürülebilir büyümeyi merkeze alan kurumlar olacak.

Türk Kadınlar Birliği Bursa Şubesi’nden Dijital Atılım: Kadınlar Yapay Zekâ Çağının Öncüsü Olmaya Hazırlanıyor Haber

Türk Kadınlar Birliği Bursa Şubesi’nden Dijital Atılım: Kadınlar Yapay Zekâ Çağının Öncüsü Olmaya Hazırlanıyor

Türk Kadınlar Birliği (TKB) Bursa Şubesi, köklü kurumsal birikimini çağın en önemli dönüşüm alanlarından biri olan yapay zekâ teknolojileriyle buluşturan dikkat çekici bir etkinliğe imza attı. Kadınların dijital dünyadaki rolünü güçlendirmeyi hedefleyen söyleşi, teknoloji ile toplumsal gelişimi bir araya getirerek Bursa’da önemli bir farkındalık platformu oluşturdu. TKB Bursa Şubesi Yürütme Kurulu Üyesi, bilgisayar mühendisi ve DC NEXTGEN Kurucusu Demet Orakcı tarafından gerçekleştirilen “Yapay Zeka ile Akıllı Dönüşüm” başlıklı sunum, “Dijital Dünyada Kadın: Tecrübenin Dijital Kaldıracı” temasıyla yoğun katılımla gerçekleşti. Açılışta Dijital Çağ Vurgusu Programın açılış konuşmasını yapan Türk Kadınlar Birliği Bursa Şube Başkanı Tijen Sözeri, dijital dönüşümün yalnızca teknolojik değil aynı zamanda güçlü bir toplumsal dönüşüm süreci olduğuna dikkat çekti. Kadınların bilgi birikimi ve deneyiminin yapay zekâ çağında belirleyici olacağını ifade eden Sözeri, kadınların bu sürecin pasif izleyicileri değil aktif aktörleri olması gerektiğini vurguladı. Sözeri konuşmasında, “Geleceğin kodlarını kadınlar yazacak. Kadınlar bu çağın yalnızca izleyicisi değil, öncüsü olacaktır” diyerek kadınların teknoloji üretimindeki rolüne güçlü bir vurgu yaptı. Karaman Dernekler Yerleşkesi’nde Yoğun Katılım Etkinlik, Karaman Dernekler Yerleşkesi’nde geniş katılımla gerçekleştirildi. Katılımcılar, dijital dönüşümün farklı boyutlarının ele alındığı sunum boyunca hem teknik bilgiler edindi hem de teknolojinin toplumsal etkileri üzerine kapsamlı değerlendirmeler dinleme fırsatı buldu. “Dün Okuma Yazma, Bugün Dijital Okuryazarlık” Sunumunda TKB’nin kuruluşundan bu yana üstlendiği aydınlanma misyonuna dikkat çeken Demet Orakcı, kadınların toplumsal hayata katılımı için geçmişte yürütülen okuma yazma seferberliğinin bugün yerini dijital okuryazarlık devrimine bıraktığını ifade etti. Orakcı, yapay zekânın doğru kullanıldığında kadınların ekonomik ve sosyal hayatta güçlenmesini sağlayacak önemli bir araç olduğunu belirterek, “Yapay zeka, Türk kadınının elinde bir özgürlük bayrağıdır” dedi. Yapay Zekânın Hayat Kurtaran Gücü Sunumda yapay zekânın yalnızca bir teknolojik araç değil, kritik alanlarda hayat kurtaran bir sistem olduğuna dikkat çekildi. Orman yangınlarının termal verilerle önceden yüksek doğrulukla tahmin edilmesi, sismik verilerin anlık analiz edilerek deprem erken uyarı sistemlerinin devreye alınması gibi örnekler teknik detaylarla paylaşıldı. Bu örnekler üzerinden veri analitiği ve makine öğrenmesinin afet yönetimi, sağlık ve çevre koruma alanlarında sağladığı katkılar anlatıldı. “Bilgisayarda Bilgi, Kadında Bilgelik Vardır” Demet Orakcı konuşmasının önemli bölümünde yapay zekânın sınırlarına dikkat çekerek insanın sahip olduğu benzersiz yetkinliklerin önemini vurguladı. EPOCH modeli olarak ifade ettiği Empati, Varlık, Karar, Yaratıcılık ve Umut kavramlarının yapay zekânın ulaşamayacağı insani güçler olduğunu belirten Orakcı, tecrübe ve sezginin teknolojiye yön veren temel unsur olduğunu söyledi. Orakcı, “Makine sadece veriyle öğrenir ancak ona ruhu, vicdanı ve yönü bizler veririz” sözleriyle teknolojinin insani değerlerle anlam kazandığını ifade etti. Atatürk Vurgusuyla Gelecek Perspektifi Programın kapanış bölümünde Mustafa Kemal Atatürk’ün “Dünyada her şey kadının eseridir” sözüne atıfta bulunularak kadınların toplumsal gelişimdeki rolü bir kez daha hatırlatıldı. TKB Bursa Şubesi’nin düzenlediği bu eğitim ve farkındalık etkinliği, kadınların dijital dünyada yalnızca kullanıcı değil aynı zamanda yöneten ve yön veren liderler olacağı mesajını güçlü biçimde ortaya koydu. Dijital Geleceğe Güçlü Mesaj Etkinlik, kadınların teknolojiye erişimini artırma, dijital okuryazarlığı yaygınlaştırma ve yapay zekâ alanında farkındalık oluşturma hedefleri doğrultusunda önemli bir adım olarak değerlendirildi. Katılımcılar tarafından ilgiyle takip edilen program, Türk Kadınlar Birliği’nin toplumsal gelişim vizyonunu dijital çağın gereklilikleriyle buluşturduğunu gösterirken, Bursa’da benzer eğitim programlarının devam edeceği mesajı verildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.