Hava Durumu

#Uyarı

Gürsu Haber - Uyarı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Uyarı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Memur Emeklilerinden Sert Tepki: “Haklarımız Gasp Ediliyor, Bu Düzen Sürdürülemez” Haber

Memur Emeklilerinden Sert Tepki: “Haklarımız Gasp Ediliyor, Bu Düzen Sürdürülemez”

Memur Emeklilerinden Sert Tepki: “Haklarımız Gasp Ediliyor, Bu Düzen Sürdürülemez” Memur emeklileri, maaş artışlarına ilişkin son uygulamalara karşı tepkilerini sert bir dille dile getirdi. Yapılan açıklamalarda, memur maaşları ile memur emekli aylıkları arasındaki bağın “hukuki ve yapısal olarak ayrıştırılamaz” olduğu vurgulanarak, mevcut uygulamaların Anayasa ve ilgili mevzuata aykırı olduğu ifade edildi. “Maaş Bağı Koparılamaz” Açıklamada, memur maaşları ile emekli aylıkları arasındaki ilişkinin açık bir şekilde tanımlandığı belirtilerek, memurlara yapılan toplu sözleşme zamlarının ve artışların emekli maaşlarına da otomatik olarak yansıtılması gerektiği kaydedildi. Bu durumun yalnızca bir beklenti değil, aynı zamanda anayasal güvence altındaki bir hak olduğu ifade edildi. “Seyyanen Artışta Hukuksuzluk İddiası” Memur emeklileri, son yıllarda memurlara yapılan seyyanen ilave ödemelerin emekli aylıklarına yansıtılmamasını “tarihi bir kırılma” olarak nitelendirdi. 76 yıllık uygulama geleneğinin dışına çıkıldığı belirtilen açıklamada, bu düzenlemenin hukukun arkasından dolanılarak hayata geçirildiği ve adalet duygusunu zedelediği savunuldu. “Emeklilik Sistemi Tıkanıyor” Söz konusu uygulamanın yalnızca mevcut emeklileri değil, aktif çalışan memurları da etkilediği ifade edildi. Emeklilik hakkı kazanmasına rağmen maaş kaybı endişesiyle görevde kalmayı tercih eden kamu çalışanlarının, sistemde ciddi bir tıkanmaya yol açtığına dikkat çekildi. Bu durumun aynı zamanda gençler için yeni istihdam alanlarının açılmasını da engellediği vurgulandı. “Milyonlarca Kişiyi İlgilendiriyor” Yaklaşık 2,5 milyon memur emeklisi ve 4 milyon aktif memurun doğrudan etkilendiği belirtilen açıklamada, ailelerle birlikte geniş bir toplumsal kesimin mağduriyet yaşadığı ifade edildi. Emekliler, bu sürecin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda sosyal bir adaletsizlik yarattığını savundu. “Ya Hakkımızı Verin, Ya Yol Açın” Açıklamada en dikkat çeken bölüm ise hükümete yönelik çağrı oldu. Memur emeklileri, yıllarca ödedikleri primlerin karşılığını alamadıklarını belirterek şu talepleri dile getirdi: Emekli maaşlarının yasal çerçevede yeniden düzenlenmesi Eksik ödemelerin yasal faiziyle birlikte iade edilmesi Üç yıla yaklaşan mağduriyetin sona erdirilmesi Aksi halde siyasi sorumluluğun sandıkta sorulacağı vurgulandı. “Sabır Tükendi” Memur emeklileri, mevcut durumun sürdürülebilir olmadığını belirterek, “Ya hakkımızı verin ya da bu işi yapabileceklerin önünü açın” ifadeleriyle tepkilerini net bir şekilde ortaya koydu. Açıklama, kamuoyuna ve yetkililere yönelik güçlü bir uyarı niteliği taşıdı.

İsmail Kaya’dan Bursa’ya Bayram Öncesi Net ve Sert Mesaj: “Bu Şehir Artık Oyalanmayacak!” Haber

İsmail Kaya’dan Bursa’ya Bayram Öncesi Net ve Sert Mesaj: “Bu Şehir Artık Oyalanmayacak!”

İYİ Parti Bursa İl Başkanlığı’nın geniş katılımlı yönetim kurulu toplantısı, klasik bir teşkilat buluşmasının çok ötesine geçerek adeta Bursa siyasetinde yeni bir dönemin işaret fişeği oldu. Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Türkoğlu, GİK Üyesi ve Bursa Milletvekili Hasan Toktaş, İl Başkanı İsmail Kaya, MDK Üyesi Mustafa Küçük, Genel Merkez Gençlik Kolları Teşkilat Başkanı İskender Kandemir ve Genç İdare Kurulu Üyesi Ataberk Demir’in katılımıyla iftar programı eşliğinde gerçekleştirilen toplantıda verilen mesajlar, bayram öncesi Bursa kamuoyuna açık bir uyarı ve güçlü bir çıkış olarak yorumlandı. Toplantının merkezinde yer alan İl Başkanı İsmail Kaya, Bursa’nın yıllardır biriken sorunlarına artık tahammül sınırlarının aşıldığını vurgulayarak, alışılmış siyasi dilin çok ötesine geçen sert ve kararlı ifadeler kullandı. Kaya’nın konuşması, yalnızca teşkilata değil; yerel yöneticilere, karar alıcılara ve Bursa’nın geleceğini görmezden gelen tüm yapılara yönelik açık bir meydan okuma niteliği taşıdı. “Bursa’nın sabrı kalmadı” diyen Kaya, özellikle trafik felci, kontrolsüz göç, sanayileşmenin plansızlığı, tarım alanlarının hızla yok oluşu ve çevre kirliliği gibi başlıklarda artık günü kurtaran politikaların değil, radikal ve cesur adımların atılması gerektiğini vurguladı. “Her seçim dönemi verilen sözlerin buharlaştığı, projelerin raflarda çürüdüğü bir Bursa gerçeğiyle karşı karşıyayız. Bu düzen değişecek. Bursa’yı oyalayan, günü kurtaran, sorumluluk almaktan kaçan anlayışın karşısında dimdik duracağız” sözleri salonda güçlü bir karşılık buldu. Bayram öncesi verilen bu mesajın özellikle sembolik olduğuna dikkat çeken Kaya, “Bayramlar birliktir, hesaplaşma değil. Ama bu bayram öncesinde herkes şunu bilmeli: Bursa’nın kaybedecek tek bir günü bile yok. Bu şehir artık ertelenen projelerin, bitmeyen vaatlerin şehri olmayacak. Bursa için ya çözüm üretilecek ya da o koltuklar boşalacak” ifadeleriyle siyasi tansiyonu yükselten bir çıkış yaptı. Toplantıda yalnızca eleştiriler değil, somut çözüm başlıkları da masaya yatırıldı. İl teşkilatının mahalle bazlı saha çalışmalarını artıracağı, her ilçede sorun haritalarının çıkarılacağı ve vatandaşla doğrudan temasın kesintisiz sürdürüleceği bir model üzerinde uzlaşı sağlandı. Özellikle gençlik kollarının daha aktif rol üstleneceği yeni dönemde, dinamik, sahada görünür ve hızlı refleks veren bir teşkilat yapısının kurulacağı belirtildi. İsmail Kaya’nın en dikkat çeken vurgularından biri de “yerinde tespit, anında müdahale” anlayışı oldu. Kaya, “Artık rapor hazırlayıp bekleyen değil, sahaya inip çözen bir teşkilat olacağız. Bursa’nın her mahallesinde, her sokağında İYİ Parti’nin izini vatandaş hissedecek” diyerek teşkilata net bir yol haritası çizdi. Toplantının sonunda alınan kararların sadece içe dönük değil, doğrudan Bursa’nın geleceğini etkileyecek adımlar olduğu ifade edilirken, teşkilat içinde yüksek bir motivasyon ve mücadele kararlılığı gözlendi. Katılımcılar, bayram sonrasında çok daha sert, daha görünür ve daha sonuç odaklı bir siyasi sürecin başlayacağı konusunda hemfikir oldu. İYİ Parti Bursa İl Başkanlığı’ndan yükselen bu sert ve kararlı ton, Bursa’da uzun süredir beklenen siyasi hareketliliğin habercisi olarak değerlendirilirken; İsmail Kaya’nın bayram öncesi verdiği mesaj netti: “Bu şehir artık beklemeyecek. Bursa için mücadele şimdi başlıyor.”

Vatandaş İnim İnim İnlerken! Haber

Vatandaş İnim İnim İnlerken!

İYİ PARTİ’DEN SERT ÇIKIŞ: SELÇUK TÜRKOĞLU’NDAN HÜKÜMETE AĞIR ELEŞTİRİ “VATANDAŞINA TUZAK KURAN BİR ANLAYIŞLA KARŞI KARŞIYAYIZ!” İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Türkoğlu, modifiye araç tutkunlarının gerçekleştirdiği yürüyüş ve protestolara katılarak hükümete yönelik sert ve kapsamlı açıklamalarda bulundu. Sahada binlerce vatandaşın tepkisine tanıklık ettiklerini belirten Türkoğlu, ortaya çıkan tablonun “yok sayılan, sesi bastırılmak istenen ve haksız uygulamalarla karşı karşıya bırakılan bir toplum kesimi” olduğunu söyledi. Türkoğlu, protestolarda yalnızca modifiye araç kullanıcılarının değil, aynı zamanda adalet ve eşitlik talep eden geniş bir kitlenin bulunduğunu vurgulayarak, “Orada gördüğümüz şey çok netti: Hakkını arayan, sesini duyurmaya çalışan ama sürekli baskılanan bir vatandaş profili” dedi. Hükümetin ekonomi ve denetim politikalarını sert sözlerle eleştiren Türkoğlu, mevcut yönetim anlayışının üretim ve kalkınma odaklı olmaktan uzaklaştığını ifade etti. “Bugün gelinen noktada, bütçesini üretimle, yatırımla, istihdamla değil; doğrudan vatandaşın cebine yüklenerek kapatmaya çalışan bir anlayışla karşı karşıyayız” diyen Türkoğlu, sözlerini daha da sertleştirdi: “Bir hükümet düşünün; ayakta kalmak için ceza ve vergilere sarılıyor. Bir hükümet düşünün; kendi vatandaşına adeta tuzak kuruyor. Bu, devlet yönetimi değil, çaresizliğin itirafıdır.” Trafik denetimlerine yönelik uygulamaları da hedef alan Türkoğlu, mevcut sistemin güvenlikten ziyade cezaya odaklandığını belirtti. “Yollarda önleyici tedbir almak yerine, vatandaşın karşısına pusu kurar gibi çıkan bir anlayış var. Uyarı yok, rehberlik yok; doğrudan ceza var. Bu yaklaşım devlet ciddiyetiyle bağdaşmaz, vatandaş-devlet ilişkisini zedeler” ifadelerini kullandı. Gençlerin ve modifiye araç tutkunlarının hedef haline getirildiğini dile getiren Türkoğlu, bu kesimin bilinçli olarak kriminalize edildiğini savundu. “Gençlerin emeği, tutkusu ve hobisi suç gibi gösteriliyor. Bu insanlar kolay hedef haline getirilerek, sistematik şekilde cezalar üzerinden bir gelir kapısı oluşturulmak isteniyor” dedi. Yasal düzenlemelere de tepki gösteren Türkoğlu, kararların bilimsel ve katılımcı süreçlerden uzak şekilde alındığını belirtti. “Bilimsel, adil ve katılımcı düzenlemeler yapmak yerine masa başında hazırlanan kararnamelerle toplum dizayn edilmeye çalışılıyor. Bu, sorun çözmez; tam tersine yeni sorunlar üretir” diye konuştu. İYİ Parti olarak bu anlayışı kesin bir dille reddettiklerini belirten Türkoğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Vatandaşı potansiyel suçlu gibi gören bu zihniyeti kabul etmiyoruz! Hakkını arayan gençleri susturmaya çalışan bu baskıcı yaklaşımın karşısındayız! Devlet, vatandaşına tuzak kurmaz; yol gösterir, adil düzen kurar.” Sorunların çözümüne dair net mesajlar da veren Türkoğlu, yasak ve cezaların çözüm olmadığını vurguladı. “Eğer bir sorun varsa çözüm baskı kurmak değildir. Çözüm; akılcı, bilimsel ve adil kurallar koymak, vatandaşla birlikte hareket etmektir” dedi. Açıklamasını sert bir uyarıyla tamamlayan Türkoğlu, “Hiç kimse bu milleti cezalarla susturabileceğini sanmasın. Bu baskıcı düzen sürdürülemez. İYİ Parti olarak vatandaşın yanında olmaya, bu adaletsiz uygulamaların karşısında dimdik durmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

“Affedin Bizi… Sizi Okulunuzda Koruyamadık” Haber

“Affedin Bizi… Sizi Okulunuzda Koruyamadık”

Öğretmen Cinayeti Türkiye’yi Yasa Boğdu: Bursa’dan Eğitim Camiasına Dayanışma Ziyareti ve Çarpıcı Mesajlar Türkiye, eğitim camiasını derinden sarsan ve kamuoyunda büyük üzüntü yaratan trajik bir olayın ardından öğretmenlere yönelik şiddeti yeniden tartışmaya başladı. İstanbul’da bir öğrencinin öğretmenini bıçaklayarak öldürmesiyle sonuçlanan saldırı, yalnızca bir cinayet değil; eğitim, toplum ve değerler sistemi üzerine geniş bir tartışmayı da beraberinde getirdi. Bu acı olayın ardından Bursa’da anlamlı bir dayanışma ve taziye ziyareti gerçekleştirildi. Bursa Van İli ve İlçeleri Sosyal Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Asker Karataş ve yönetim kurulu üyeleri, eğitim camiasına başsağlığı dileklerini iletmek ve destek mesajı vermek amacıyla Bursa’daki Milli Eğitim yöneticileriyle bir araya geldi. Türkiye’yi Sarsan Cinayet: Bir Öğretmenin Son Dersi Olay, İstanbul’un Çekmeköy ilçesinde bulunan Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde meydana geldi. 2 Mart tarihinde yaşanan olayda, 17 yaşındaki öğrenci F.S.B., okulda görev yapan biyoloji öğretmeni Fatma Nur Çelik’e bıçaklı saldırıda bulundu. Ağır yaralanan öğretmen, yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Eğitim camiasını yasa boğan bu saldırı, öğretmenlere yönelik şiddetin boyutunu bir kez daha gündeme taşıdı. Öğretmenlerin güvenliği, okul ortamlarının güvenliği ve gençlerin psikososyal durumları üzerine kamuoyunda geniş tartışmalar başladı. Birçok eğitimci ve sivil toplum temsilcisi, bu trajedinin yalnızca bir kriminal olay olarak değerlendirilmemesi gerektiğini, toplumun değerler sistemi, eğitim politikaları ve gençlerin içinde bulunduğu sosyal atmosferin de sorgulanması gerektiğini ifade etti. Bursa’dan Anlamlı Dayanışma: Vanlı Hemşehrilerden Eğitim Camiasına Destek Türkiye’yi sarsan bu acı olayın ardından **Bursa’da faaliyet gösteren Bursa Van İli ve İlçeleri Sosyal Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği, eğitim camiasına destek vermek amacıyla bir taziye ve dayanışma ziyareti gerçekleştirdi. Ziyarete dernek başkanı Asker Karataş başkanlık ederken, heyette akademisyen kimliğiyle tanınan Fikri Pala ile derneğin Milli Eğitimden sorumlu yöneticilerinden Süleyman Süleymanoğlu da yer aldı. Vanlı hemşehri topluluğunu temsilen gerçekleştirilen bu ziyaret, yalnızca bir taziye görüşmesi değil; aynı zamanda eğitim kurumlarında güvenliğin artırılması ve öğretmenlerin korunması konusunda fikir alışverişinin yapıldığı önemli bir temas olarak değerlendirildi. Milli Eğitim Yöneticileriyle Kritik Görüşmeler Dernek heyeti ziyaret kapsamında Bursa’daki eğitim yöneticileriyle bir dizi görüşme gerçekleştirdi. Heyetin görüştüğü isimler arasında şunlar yer aldı: Gürhan Çokgezer – Bursa İl Milli Eğitim Müdürü Metin Sezer – Osmangazi İlçe Milli Eğitim Müdürü Yavuz Bayar – İl Milli Eğitim Teftiş Kurulu Başkanı Mustafa Çelikezen – İl Milli Eğitim Teftiş Kurulu Başkan Yardımcısı Müştak Mustafa Gencer – İl Milli Eğitim Şube Müdürü Görüşmelerde öğretmenlerin güvenliğinin yalnızca idari bir tedbir meselesi olmadığı; toplumun tüm kesimlerinin sorumluluğunda olan bir konu olduğu vurgulandı. Heyet ayrıca okullarda yaşanan şiddet olaylarının önlenmesi için daha güçlü psikososyal destek mekanizmalarının kurulması, rehberlik hizmetlerinin güçlendirilmesi ve aile–okul iş birliğinin artırılması gerektiğine dikkat çekti. Asker Karataş: “Öğretmene Yönelik Şiddet Toplumun Geleceğine Saldırıdır” Ziyaret sırasında açıklamalarda bulunan dernek başkanı Asker Karataş, öğretmenlere yönelik saldırıların yalnızca bireysel bir suç değil, toplumsal bir yara olduğunu vurguladı. Karataş açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Eğitimcilerimiz çocuklarımızı ve gençlerimizi geleceğe hazırlayan en kıymetli emanetçilerimizdir. Yaşanan bu acı olay hepimizin yüreğini dağlamıştır. Bu yalnızca bir öğretmenin kaybı değildir; toplumsal vicdanımızda açılmış bir yaradır. Öğretmene yönelen şiddet, aslında toplumun geleceğine yönelen bir tehdittir.” Karataş, sivil toplum kuruluşlarının da eğitim kurumlarının güvenliği ve öğrencilerin sağlıklı gelişimi konusunda sorumluluk üstlenmesi gerektiğini ifade etti. Sivil Toplumla İş Birliği Mesajı Heyetin ziyaret programı yalnızca Milli Eğitim kurumlarıyla sınırlı kalmadı. Program kapsamında Özbey Tan, Bursa İl Sivil Toplumla İlişkiler Müdürü olarak ziyaret edildi. Görüşmede derneğin yürüttüğü sosyal projeler ve özellikle gençlerin korunmasına yönelik çalışmalar ele alındı. Taraflar, kamu kurumları ile sivil toplum kuruluşları arasında kurulacak güçlü iş birliğinin özellikle gençlerin sosyal gelişimi ve toplumsal farkındalık açısından büyük önem taşıdığı konusunda görüş birliğine vardı. “Bir Öğretmenin Kanı, Bir Milletin Vicdanıdır” Dernek Başkanı Asker Karataş, olayın ardından yaptığı değerlendirmede dikkat çeken ifadeler kullandı. Karataş’a göre yaşanan olay yalnızca bir adli vaka değil; toplumun değerler sistemi ve eğitim yaklaşımı üzerine düşünülmesi gereken bir uyarı niteliği taşıyor. Karataş değerlendirmesinde şu görüşleri dile getirdi: Bir öğretmenin öğrencisi tarafından öldürülmesi, eğitim sisteminin ve toplumsal değerlerin sorgulanmasını gerektiren bir durumdur. Sorun yalnızca bireysel suç değil, ihmaller zinciri ve değer kaybıdır. Gençler anlam arayışı içindedir; ancak çoğu zaman parçalanmış kimlikler ve çelişkili mesajlarla karşı karşıya kalmaktadır. Karataş’a göre bu tür trajedilerin önlenmesi için yalnızca güvenlik önlemlerinin artırılması yeterli değildir. “Bu Bir Asayiş Meselesi Değil, Bir Gelecek Meselesidir” Karataş, okullara kamera yerleştirmenin veya disiplin cezalarını ağırlaştırmanın tek başına çözüm olmayacağını belirterek şu uyarıda bulundu: “Bu mesele sadece güvenlik tedbirleriyle çözülemez. Bu bir istikbal meselesidir, hatta bir beka meselesidir. Değer eğitimi ihmal edildiğinde toplumun geleceği de risk altına girer.” Karataş’a göre eğitim sisteminde şu alanlarda kapsamlı reformlara ihtiyaç var: Müfredatta değerler eğitiminin güçlendirilmesi Kültürel ve medeniyet perspektifinin eğitime entegre edilmesi Öğretmen yetiştirme programlarının yeniden yapılandırılması Okul–aile iş birliğinin güçlendirilmesi Toplumsal Bir Uyarı Eğitimciler ve sivil toplum temsilcileri, öğretmen cinayetinin yalnızca bir trajedi değil; aynı zamanda toplum için ciddi bir uyarı olduğunu vurguluyor. Karataş’ın sözleri bu uyarıyı çarpıcı bir şekilde özetliyor: “Bugün bir öğretmenin kanı yalnızca bir trajediyi değil; aynı zamanda bir uyarıyı da hatırlatıyor. Yangın henüz bütün mahalleyi sarmış değil, fakat duman her yerden yükseliyor.” Dayanışma Mesajı Bursa’da gerçekleştirilen taziye ve dayanışma ziyareti, eğitim camiasının acısının paylaşıldığını ve toplumun farklı kesimlerinin öğretmenlere sahip çıktığını gösteren önemli bir adım olarak değerlendirildi. Ziyaret boyunca verilen en güçlü mesaj ise şu oldu: “Öğretmeni korumak, geleceği korumaktır.”

“Sansür Yerelde de Sansürdür” Haber

“Sansür Yerelde de Sansürdür”

İYİ Parti Gemlik’ten Yerel Medyaya Sert Tepki. İlçe Başkanı Orhan Karaduman yaşananları sert bir dille protesto ederek; “Sansürü Meşrulaştıranlar Bilmelidir: Ne Sözümüzden Vazgeçeriz Ne Mücadelemizden” Bugün 66 Nolu Gemlik Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi tarafından gerçekleştirilen ve destek verdiğimiz basın açıklamasında; Manşet Haber, Gemlik Gündem Haber ve Kios TV isimli yerel medya kuruluşlarının, İYİ Parti Gemlik İlçe Başkanlığı olarak yaptığımız konuşmayı bilinçli şekilde keserek kamuoyuna eksik ve taraflı servis etmeleri açık bir sansürdür, açık bir manipülasyondur. Bu tavır gazetecilik değildir. Bu tavır, gerçeği saklama çabasıdır. Bu tavır, halkın haber alma hakkına yapılmış açık bir saygısızlıktır. Basın; demokrasinin omurgasıdır. Ancak bugün sergilenen yaklaşım, basın özgürlüğü değil, basın gücünü kullanarak gerçekleri eğip bükme girişimidir. Kamuoyunun önünde yapılan bir konuşmayı kesmek, saklamak ve budamak; gazetecilik değil, sansürün ta kendisidir. Buradan Açıkça İlan Ediyoruz İYİ Parti Gemlik İlçe Başkanlığı’nı yok saymaya çalışanlar şunu iyi bilmelidir: Ne sözümüzü kesebilirsiniz ne de irademizi gölgeleyebilirsiniz. Hiç kimsenin, hiçbir yapının ve hiçbir anlayışın buna gücü yetmeyecektir. Açık Sorularımız Var Bu taraflı yayıncılığın arkasındaki motivasyon nedir? Tarafsızlık ilkesini hiçe sayarak kimlerin sözcülüğüne soyunuyorsunuz? Gerçeği saklayarak kimi memnun etmeye çalışıyorsunuz? Cemiyete Açık Çağrı Üyesi oldukları Gemlik Gazeteciler Cemiyeti’ni derhal kamuoyu önünde tavır almaya davet ediyoruz. Ya ilkeli ve tarafsız gazeteciliğin onuruna sahip çıkın ya da bu ilkeyi sadece tabelada taşıdığınızı açıkça ilan edin. Sessizlik, bu sansürü onaylamak anlamına gelecektir. “Biz Susmayacağız” Hiç kimse unutmasın: İYİ Parti Gemlik İlçe Başkanlığı’nın sesini kısmaya çalışanlar, karşılarında her zaman daha güçlü bir irade bulacaktır. Biz Gemlik’in hakkını savunmaktan asla geri adım atmayacağız. Haksızlığın karşısında durmaya, gerçeği söylemeye ve kamuoyunu bilgilendirmeye devam edeceğiz. Çünkü biz siyaset yapmıyoruz sadece; Gemlik’in hakkını, emeğini ve iradesini savunuyoruz. Açık Uyarı Demokrasiye, basın özgürlüğüne ve halkın doğru haber alma hakkına gölge düşüren bu tavrı en sert şekilde kınıyoruz. Gerçekleri karartmaya çalışan herkes bilsin ki; gerçek er ya da geç ortaya çıkar ve o gün geldiğinde bu tavrın hesabı hem vicdanlarda hem kamuoyu nezdinde sorulur.” ifadelerini kullandı.

Bülent Bakış’tan Orhangazi Belediyesi’ne Sert Tepki: “Muhtarlar Yok Sayılıyor, Kent Konseyi Neden Hâlâ Ortada Yok?” Haber

Bülent Bakış’tan Orhangazi Belediyesi’ne Sert Tepki: “Muhtarlar Yok Sayılıyor, Kent Konseyi Neden Hâlâ Ortada Yok?”

İYİ Parti Orhangazi İlçe Başkanı Bülent Bakış, Orhangazi’de muhtarların karar alma süreçlerinden dışlandığını ve Kent Konseyi’nin hâlâ aktif hale getirilmemesini sert sözlerle eleştirdi. Bakış, yerel yönetim anlayışının ortak akıl ve katılımcılık temelinde yürütülmesi gerektiğini vurgulayarak, mevcut tabloyu “yerel demokrasinin zayıflatılması” olarak değerlendirdi. “Muhtarlar Bu Şehrin Nabzını Tutan Seçilmiş Temsilcilerdir” Muhtarların vatandaş ile devlet arasında köprü görevi üstlendiğini hatırlatan Bakış, mahallelerin sorunlarını en iyi bilen, gece gündüz demeden vatandaşın derdiyle dertlenen muhtarların hak ettikleri değeri görmediğini söyledi. “Muhtarlarımız, yerel demokrasinin en önemli temsilcileridir. Vatandaşın kapısını ilk çaldığı, derdini ilk anlattığı kişiler onlardır. Buna rağmen seçilmiş muhtarlarımızın yetki, imkân ve destek açısından hak ettikleri değeri yeterince göremediği de bir gerçektir” diyen Bakış, Orhangazi’de muhtarlarla düzenli ve kapsamlı istişare mekanizmalarının işletilmediğini ifade etti. “En Son Ne Zaman Gerçek Bir İstişare Yapıldı?” Bakış açıklamasında doğrudan sorular yöneltti: Orhangazi’de muhtarlarla en son ne zaman kapsamlı bir istişare toplantısı yapılmıştır? Mahallelerin öncelikli sorunları hangi platformda, hangi takvimle ve hangi katılımla ele alınmıştır? Muhtarların görüşleri alınmadan alınan kararlar ne kadar sağlıklı olabilir? Muhtarların düzenli olarak dinlenmesinin bir “iyi niyet göstergesi” değil, demokratik bir zorunluluk olduğunu vurgulayan Bakış, “Mahallelerin sesi olan muhtarlarımız karar süreçlerine dahil edilmeden alınan her karar eksiktir” ifadelerini kullandı. Kent Konseyi Tepkisi: “Orhangazi’nin Ortak Aklı Neden Susturuluyor?” Açıklamanın en dikkat çeken başlıklarından biri ise Kent Konseyi oldu. Bakış, Orhangazi’nin ortak aklı olması gereken Kent Konseyi’nin hâlâ kongresini yapmamış olmasını sert şekilde eleştirdi. “Şehrin geleceğini konuşan, sivil toplumun, muhtarların ve vatandaşın söz sahibi olduğu bu yapının aktif hale getirilmesi artık ertelenmemelidir” diyen Bakış, Kent Konseyi’nin işlevsiz bırakılmasının Orhangazi adına ciddi bir kayıp olduğunu savundu. Kent Konseyi’nin sadece sembolik bir yapı değil; şehir vizyonunun oluşturulduğu, sorunların ortak akılla tartışıldığı, çözüm önerilerinin üretildiği bir platform olması gerektiğini belirten Bakış, “Ortak aklı devre dışı bırakarak şehir yönetilemez” dedi. “Katılımcı Yönetim Bir Tercih Değil Mecburiyettir” Yerel yönetim anlayışının katılımcı ve şeffaf olması gerektiğini dile getiren Bakış, muhtarların, sivil toplum kuruluşlarının ve vatandaşların sürece dahil edilmediği bir yönetim modelinin sürdürülebilir olmadığını ifade etti. Bakış, “Muhtarlarımızın görüşlerinin dikkate alındığı, Kent Konseyi’nin aktif şekilde çalıştığı, ortak aklın hâkim olduğu bir yerel yönetim anlayışı için muhtarlarımızın yanında olmaya devam edeceğiz” dedi. “Orhangazi’yi Birlikte Yönetmek Zorundayız” Orhangazi’nin geleceğinin dar kadrolarla değil, geniş katılımlı istişare mekanizmalarıyla şekillenmesi gerektiğini vurgulayan Bakış, alınan kararların ilçeye hayırlı olmasını temenni etti. Ancak açıklamanın genel tonu, mevcut yerel yönetim anlayışına yönelik güçlü bir uyarı niteliği taşıdı. Bakış’ın çıkışı, önümüzdeki günlerde Orhangazi siyasetinde muhtarların rolü ve Kent Konseyi’nin geleceği üzerine yeni bir tartışma başlatacak gibi görünüyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.