Hava Durumu

#Üretici

Gürsu Haber - Üretici haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Üretici haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BURSA ALARM VERİYOR: “BU ŞEHİR SAHİPSİZ DEĞİL!” Haber

BURSA ALARM VERİYOR: “BU ŞEHİR SAHİPSİZ DEĞİL!”

Cumhuriyetçi Milletin Partisi Bursa İl Başkanı Aynur Akgün, Bursa’nın kronikleşen sorunlarına ilişkin sert ve tavizsiz bir açıklama yaparak, kentin yıllardır biriken problemlerine karşı adeta isyan bayrağı açtı. Açıklamada, Bursa’nın kaderine terk edildiği vurgulanırken, sorumlulara yönelik çok ağır ifadeler kullanıldı. İl Başkanı Akgün’e açıklamasında; Parti Meclisi Üyesi Cevdet Şen, Karacabey İlçe Başkanı Buket Sarıbal, Orhangazi İlçe Başkanı Orhan Şener, Nilüfer İlçe Başkanı Seher Kartal, Osmangazi İlçe Başkanı Cüneyt Çalılık, Yıldırım İlçe Başkanı Ünsal Dilli ve Gemlik İlçe Başkanı Levent Leblebicioğlu ile birlikte MYK Üyesi Mustafa Yılmaz ve Kurucular Kurulu Üyesi Turgut Ferik de destek verdi. “BURSA ÇÜRÜYOR, YÖNETENLER SEYREDİYOR!” Akgün, Bursa’nın artık günü kurtaran politikalarla yönetilemeyeceğini belirterek şu ifadeleri kullandı: “Bursa bugün trafikle kilitlenmiş, altyapısı çökmüş, havası zehirlenmiş bir şehir haline getirilmiştir! Sanayi plansız büyümüş, tarım göz göre göre bitirilmiş, şehir kimliğini kaybetmiştir. Bu tablo bir beceriksizlik değil, düpedüz ihmaldir!” TRAFİK, BETON VE İHANET ÜÇGENİ Açıklamada Bursa’nın en yakıcı sorunları tek tek sıralandı. Özellikle ulaşım krizine dikkat çeken Akgün, her gün saatlerce trafikte çile çeken vatandaşların kaderine terk edildiğini söyledi: “Bu şehirde insanlar işe gitmek için ömür tüketiyor! Alternatif yol yok, plan yok, vizyon yok! Beton dökerek şehir yönetilmez! Bursa nefes alamıyor, bunu görmeyenler ya bu şehirde yaşamıyor ya da umursamıyor!” TARIM BİTTİ, SANAYİ KONTROLDEN ÇIKTI Karacabey ve çevresindeki verimli tarım arazilerinin ranta kurban edildiğini vurgulayan heyet, Bursa’nın üretim gücünün bilinçli şekilde yok edildiğini savundu: “Karacabey ovası göz göre göre elden gidiyor! Çiftçi borç içinde, üretici yalnız bırakılmış! Sanayi büyüyor ama Bursa küçülüyor! Bu nasıl bir kalkınma anlayışıdır?” “BU SESSİZLİK SUÇA ORTAKLIKTIR!” Akgün, yalnızca yönetenleri değil, suskun kalan tüm kesimleri de hedef aldı: “Bu tablo karşısında susan herkes bu çöküşün ortağıdır! Bursa’nın geleceği birkaç rant projesine kurban edilemez! Bu şehir sahipsiz değildir, bu millet bunu affetmez!” “MÜCADELE BUGÜN BAŞLIYOR!” Cumhuriyetçi Milletin Partisi Bursa teşkilatının geri adım atmayacağını vurgulayan açıklama, sert bir çağrıyla sona erdi: “Bugün susarsak yarın konuşacak şehir bulamayacağız! Bursa için mücadele bugün başlıyor! Kimse rahat olmasın, kimse dokunulmaz değil! Bu düzen değişecek!” Açıklama, Bursa siyasetinde yeni bir gerilim hattının oluştuğuna işaret ederken, önümüzdeki günlerde tartışmaların daha da alevleneceği yorumlarına neden oldu.

Anahtar Parti Osmangazi İlçe Başkanı İsmail Demir’den Sert Çıkış: Haber

Anahtar Parti Osmangazi İlçe Başkanı İsmail Demir’den Sert Çıkış:

“Tahtakale Köylü Pazarı Sözleri Havada Kaldı, Osmangazi Üreticisi İki Buçuk Yıldır Çile Çekiyor” Bursa’nın en köklü yerleşim alanlarından biri olan Tahtakale Mahallesi, yalnızca bir semt değil, aynı zamanda Bursa’nın ticari ve kültürel hafızasının önemli bir parçası olarak kabul edilmektedir. Mahallede bulunan ve yapımı 15. yüzyılın başlarına kadar uzanan, anıtsal yapı olarak tescillenmiş Tahtakale – Yoğurt Hanı ya da Bayezid Paşa Hanı, yüzyıllar boyunca Bursa’nın ticari hayatına yön veren önemli merkezlerden biri olmuştur. Bugün ise bu tarihi mirasın çok küçük bir bölümü ayakta kalabilmiş durumdadır. Buna rağmen hanın iç avlusu ve çevresi, yaklaşık 150 yıldır çevre köylerden gelen üreticilerin ürünlerini sattığı “Tahtakale Köylü Pazarı” geleneğini yaşatan önemli bir merkez olarak varlığını sürdürmüştür. Ancak son iki buçuk yıldır bu köklü geleneğin fiilen ortadan kalktığını vurgulayan Anahtar Parti Osmangazi İlçe Başkanı İsmail Demir, konuyla ilgili yaptığı kapsamlı açıklamada Osmangazi Belediyesi ve Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne sert uyarılarda bulundu. Demir, Tahtakale Köylü Pazarı’nın sadece bir pazar yeri olmadığını, Bursa kırsalının emeğinin şehirle buluştuğu tarihi bir ekonomik ve sosyal merkez olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: “Tahtakale Köylü Pazarı, yalnızca alışveriş yapılan bir alan değildir. Bu pazar, Uludağ’ın arka yüzündeki köylerde üretim yapan çiftçilerimizin emeğinin, alın terinin ve üretim kültürünün Bursa halkıyla buluştuğu tarihi bir köprüdür. Yaklaşık 150 yıllık bir üretim geleneği, bugün maalesef plansızlık ve ilgisizlik nedeniyle kesintiye uğramıştır.” “Söz Verildi Ama Hâlâ Çivi Çakılmadı” İsmail Demir, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’ın Cuma ziyaretleri kapsamında Tahtakale Mahallesi’nde yaptığı açıklamada Köylü Pazarı’nın yeniden eski haline getirileceği yönünde söz verdiğini, ancak aradan geçen zamana rağmen sahada somut hiçbir adım atılmadığını söyledi. Demir, sözlerini şu sert ifadelerle sürdürdü: “Sayın Belediye Başkanı mahalle ziyaretinde Tahtakale Köylü Pazarı’nın yeniden düzenleneceğini ve çalışmaların kısa sürede başlayacağını kamuoyuna duyurdu. Ancak aradan geçen süreye rağmen ortada ne bir proje, ne bir temel, ne de çakılmış tek bir çivi vardır. Bu durum, hem Tahtakale halkını hem de kırsaldaki üreticileri büyük bir hayal kırıklığına uğratmıştır.” “Osmangazi’nin Kırsal Üreticisi Sokakta Kaldı” Demir’e göre yaşanan sorun yalnızca Tahtakale ile sınırlı değil. Osmangazi’nin kırsal mahallelerinde üretim yapan çiftçiler, ürünlerini satabilecekleri düzenli ve yasal bir pazar alanı bulamadıkları için ciddi sıkıntılar yaşıyor. “Uludağ’ın arka yamaçlarındaki köylerde yaşayan üreticilerimiz, yıllardır yetiştirdikleri sebzeyi, meyveyi, süt ürünlerini Bursa halkına ulaştırmak için büyük emek veriyor. Ancak bugün geldiğimiz noktada Osmangazi’de üreticinin ürününü doğrudan satabileceği büyük ve düzenli bir köylü pazarı bulunmamaktadır.” Demir, üreticilerin çaresizlik içinde sokak aralarında, cami önlerinde veya pazar yerlerinin çevresinde satış yapmaya çalıştığını, ancak bu durumun da zabıta müdahaleleriyle sonuçlandığını ifade etti. “Üretici malını satacak yer bulamayınca mecburen sokak aralarında satış yapmaya çalışıyor. Ancak Osmangazi Zabıtası bu satışlara izin vermiyor. Tespit edildiğinde üreticinin mallarına el konuluyor ve ağır cezalar kesiliyor. Bu tablo kabul edilebilir değildir.” “Sorun Ceza Kesmekle Değil, Çözüm Üretmekle Biter” Anahtar Parti Osmangazi İlçe Başkanı İsmail Demir, üreticilere yönelik bu yaklaşımın sorunu çözmek yerine daha da büyüttüğünü belirterek şu ifadeleri kullandı: “Üreticinin malına el koymak, ceza yazmak, zabıta baskısı uygulamak çözüm değildir. Çözüm; üreticiye yer göstermek, altyapı sağlamak ve üreticinin emeğini tüketiciyle buluşturacak sistemleri kurmaktır. Üretici kaçak satış yapmak istemiyor. Tam tersine belediyenin gösterdiği, izin verdiği, kayıtlı ve düzenli alanlarda satış yapmak istiyor.” “Osmangazi’ye Büyük Bir Üretici Pazarı Şart” Demir, Osmangazi gibi Bursa’nın en büyük ilçelerinden birinde modern ve büyük bir üretici pazarının olmamasının büyük bir eksiklik olduğunu vurguladı. “Osmangazi gibi köklü bir ilçeye büyük bir köylü pazarı yakışır. Bu yalnızca ticari bir alan değil, aynı zamanda yerel üretimin desteklenmesi, kırsal kalkınmanın güçlendirilmesi ve vatandaşın sağlıklı gıdaya aracısız ulaşması açısından stratejik bir projedir.” “STK’larla Ortak Proje Yapılabilir” Demir, bu konuda sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği yapılabileceğini belirterek başarılı örnekleri hatırlattı. “Bursa’da bunun başarılı örnekleri vardır. Yıllar önce Nilüfer Belediyesi ile DAĞDER Nilüfer Şubesi iş birliğiyle Çamlıca Mahallesi’nde kurulan köylü pazarı hâlâ aktif şekilde faaliyet göstermektedir. Benzer bir model Osmangazi’de de uygulanabilir. DAĞDER, OVADER gibi kırsal temsil gücü olan STK’larla birlikte çok güçlü bir üretici pazarı kurulabilir.” “Tahtakale İçin 2 Yıldır Somut Bir Adım Yok” Demir, Tahtakale Muhtarlığı’nın da köylü pazarının yeniden kurulması için uzun süredir girişimlerde bulunduğunu, ancak iki yıldır somut bir gelişme yaşanmadığını ifade etti. “Tahtakale Muhtarlığı’nın talep ettiği proje yaklaşık iki yıldır gündemde olmasına rağmen ilerleme kaydedilememiştir. Oysa bu süreçte bölgedeki alan kamulaştırılarak genişletilebilir, tarihi dokuyla uyumlu modern bir üretici pazarı oluşturulabilir.” “Büyükşehir ve Osmangazi Belediyesi Artık Harekete Geçmeli” Demir açıklamasında Bursa Büyükşehir Belediyesi’ni de sorumluluk almaya çağırdı. “Bu mesele yalnızca Osmangazi Belediyesi’nin değil, aynı zamanda Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin de sorumluluk alanındadır. Bursa’nın üretim kültürünü yaşatacak projeler için iki belediyenin birlikte hareket etmesi gerekmektedir.” “Yer Bulun, Proje Yapın, Bursa Üreticisini Ayağa Kaldırın” Demir’e göre çözüm için farklı alternatifler değerlendirilebilir: Tahtakale’deki eski köylü pazarı alanının kamulaştırma ile genişletilmesi Dikkaldırım bölgesinde büyük bir üretici pazarı kurulması Ulaşımı kolay ve geniş alanı olan başka bir bölgede modern bir köylü pazarı kompleksi oluşturulması “Bu Şehir Üreticisini Cezalandıran Değil, Destekleyen Bir Yönetim Görmek İstiyor” Anahtar Parti Osmangazi İlçe Başkanı İsmail Demir açıklamasını şu güçlü sözlerle tamamladı: “Bursa üretimin şehridir. Bu şehirde çiftçinin emeği cezalandırılmamalıdır. Osmangazi’nin kırsalında yaşayan üretici, malını aracısız şekilde Bursa halkına ulaştırmak istiyor. Talep çok açık ve nettir: Baskı değil çözüm, ceza değil pazar yeri. Osmangazi Belediyesi ve Bursa Büyükşehir Belediyesi artık bu sesi duymalıdır. Çünkü bu mesele sadece bir pazar yeri meselesi değil; Bursa’nın üretim kültürünü koruma meselesidir.”

Gelecek Parti Bursa İl Başkanı Mahmut Fuat Kadıoğlu’ndan Kritik Uyarı: “Toprağımıza Küsersek, Aç Kalırız” Haber

Gelecek Parti Bursa İl Başkanı Mahmut Fuat Kadıoğlu’ndan Kritik Uyarı: “Toprağımıza Küsersek, Aç Kalırız”

Bursa, 11 Mart 2026 – Gelecek Parti Bursa İl Başkanı Mahmut Fuat Kadıoğlu, tarım, hayvancılık ve orman alanlarındaki çarpıcı gelişmeler üzerine yaptığı sert ve kapsamlı açıklamada, yerel yönetimler, Tarım ve Orman Müdürlükleri ve belediyeleri uyararak “Ova kuruyor, ağaçlar yanıyor, hayvanlar azalıyor, üretim kayboluyor” mesajını verdi. Başkan Kadıoğlu, özellikle Bursa’nın tarımsal potansiyeline dikkat çekti: “Bursa toprağı, hem şehrimizi hem de çevresini besleyebilecek kapasiteye sahiptir. Ancak son yıllarda yanlış politikalar, ihmaller ve desteğin yetersizliği üreticiyi üretimden uzaklaştırmaktadır. Eğer çiftçi toprağa küserse, hepimiz aç kalacağız” dedi. Üretimde Dramatik Düşüş Kadıoğlu açıklamasında, Bursa’da büyükbaş, küçükbaş ve kanatlı hayvan varlığındaki çarpıcı düşüşe dikkat çekti: “Besi hayvanlarımız 25 yılda yüzde 320 artması gerekirken, bugün yüzde 80 oranında ciddi bir azalma yaşanıyor. Üretimde ise geçen yıllardan bu yıla yüzde 11’lik küçülme kaydedildi. Bu tablo, hem şehir ekonomisini hem de halkımızın gıda güvenliğini tehdit ediyor.” Ova Kuruyor, Ağaçlar Kül Oluyor Başkan Kadıoğlu, doğal alanlardaki tahribata da sert tepki gösterdi: “Belediyeler ve Tarım-Orman birimleri, yanlış planlamalarla ova kuruyor. Bu sırada ağaçlarımız yangınlarla kül oluyor, doğal denge bozuluyor. Ormanlarımızı ve su kaynaklarımızı korumak artık sadece bir sorumluluk değil, hayatî bir zorunluluk.” Girdi Maliyetleri ve Üretici Krizi Kadıoğlu, üreticinin mali sıkıntılarını vurguladı: “İran’daki gerginlik ve küresel enerji piyasalarındaki artış akaryakıt fiyatlarını katladı. Çiftçimiz artık mazottan uzak durmak zorunda, gübre, tohum ve ilaç desteği ise yetersiz. Üretim için gerekli temel girdiler sağlanmazsa, hem Bursa hem de ülke ciddi bir gıda krizinin eşiğine gelir.” Başkan, belediyeler ve devlet kurumlarına da sert uyarılarda bulundu: “Toprakla ilgilenmezsek, hayvan sayısını artırmaz, ormanlarımızı korumazsak, tarımda küçülme kaçınılmazdır. Bursa, kendi toprağından doymalı. Gıda ve tarım politikalarında acilen stratejik planlama ve destek mekanizmaları devreye alınmalıdır.” Kapsamlı Çözüm Çağrısı Mahmut Fuat Kadıoğlu, açıklamasını güçlü bir çağrı ile tamamladı: “Üretici toprağa küsmesin, çiftçi üretimden uzaklaşmasın. Belediyeler, Tarım ve Orman Müdürlükleri ve tüm ilgili birimler acilen harekete geçmeli. Bu ülkenin, bu şehrin geleceği toprağımızda, hayvanlarımızda ve çiftçimizin emeğindedir. Gerekli tedbirler alınmazsa, sadece Bursa değil, Türkiye açlık ve kıtlık riski ile karşı karşıya kalacaktır.”

Süs Bitkileri Üretimi Kestel Belediyesi ile Dünya Pazarına Açılıyor Haber

Süs Bitkileri Üretimi Kestel Belediyesi ile Dünya Pazarına Açılıyor

Kestel Belediyesi, ilçede faaliyet gösteren süs bitkileri üreticilerine yönelik destek çalışmalarını sürdürüyor. Kestel Belediye Başkanı Ferhat Erol, üreticilerin hem üretim, hem de pazarlama süreçlerinde daha güçlü bir konuma ulaşması için birçok çalışmalar yaptıklarını söyledi. Kestel Belediyesi, ilçede süs bitkileri üretiminin gelişmesi ve üreticilerin daha geniş pazarlara ulaşabilmesi amacıyla yürüttüğü çalışmalarla sektöre katkı sağlamayı sürdürüyor. Bu kapsamda Kestel Belediye Başkanı Ferhat Erol, üreticilerin ulusal ve uluslararası pazarlarda daha güçlü yer alabilmesi için tanıtım, teknoloji ve ihracat odaklı destekleri kararlılıkla hayata geçirdiklerini açıkladı. Üreticinin her aşamada desteklendiği projelerle Kestel’in süs bitkileri sektöründe stratejik bir merkez haline gelmesi hedeflediklerini ifade eden Başkan Erol, “İlçede faaliyet gösteren üretici kooperatiflerinin sektöre yön veren yapılar arasında bulunuyor. Belediye olarak üretimin her aşamasında üreticilerin yanındayız. Kestel sadece üretim yapan değil, ürettiğini dünyaya pazarlayan bir merkez haline geliyor” dedi. Sapanca’da düzenlenen PSB Anatolia Fuarı ile Almanya’da gerçekleştirilen ve sektörün en prestijli organizasyonları arasında gösterilen IPM ESSEN Uluslararası Bitki Fuarı’na katılım sağladıklarını aktaran Başkan Erol, “Bu organizasyonlar sayesinde üreticilerimizin tanınırlığını artırıyor, ihracat potansiyellerini güçlendiriyoruz. Amacımız Kestel’i süs bitkileri sektöründe dünya çapında söz sahibi bir konuma taşımaktır.” dedi. TEKNOLOJİ İLE GÜÇLENEN ÜRETİM Kestel Belediyesi’nin desteklerinin tanıtımla sınırlı kalmadığını belirten Başkan Erol, modern tarım teknolojilerini de üretim sahalarına entegre ettiklerini ifade etti. “Yurt dışından temin ettiğimiz dijital toprak analiz cihazı ile üreticilerimize sahada doğru gübreleme ve üretim stratejileri konusunda rehberlik ediyoruz. Ziha drone sistemimizle gerçekleştirdiğimiz gübreleme hizmeti sayesinde hem zaman hem maliyet avantajı sağlıyoruz. Üreticimizin yükünü hafifleten her adım, Kestel ekonomisine güç olarak geri dönüyor.” “Yerel kalkınmayı önceleyen kararlı bir politika izlediklerinin altını çizen Başkan Erol, şu ifadeleri kullandı: “Kestel’de üretilmeyen hiçbir fidanı Kestel topraklarına dikmiyoruz. İlçemizdeki üreticilerimizin emeğini korumak ve ekonomik değerin yine Kestel’de kalmasını sağlamak temel prensibimizdir.” Bu anlayışla belediye bünyesinde üretim ve tedarik merkezi kurduklarını belirten Erol, parklar, sokaklar ve tüm yeşil alanlarda kullanılan fidan ve süs bitkilerinin doğrudan yerel üreticilerden temin edildiğini söyledi. “Üreteni destekleyen, kazancı ilçemizde bırakan ve sürdürülebilir kalkınmayı esas alan bir model oluşturduk” Kestel Belediyesi, üreticiyi güçlendiren bu vizyoner adımlarla hem sektörün gelişimine hem de bölgesel kalkınmaya ivme kazandırmayı hedefliyor.

Araştırmacı Yazar Ekrem Hayri Peker’den Bursa’nın Dağ İlçeleri İçin “Tarım İstasyonları” Projesi Haber

Araştırmacı Yazar Ekrem Hayri Peker’den Bursa’nın Dağ İlçeleri İçin “Tarım İstasyonları” Projesi

Ekrem Hayri Peker, Bursa’nın dağ ilçeleri olarak bilinen Keles, Orhaneli, Harmancık ve Büyükorhan için tarımsal üretimi güçlendirmeyi amaçlayan “Tarım İstasyonları” projesinin ayrıntılarını açıkladı. Türkiye’de tarım sektörünün ciddi bir darboğazdan geçtiğini belirten Peker, köy ve kasabalarda nüfusun hızla azaldığını, toprakların parçalandığını ve üreticinin ürününü koruyup pazarlayabileceği güçlü organizasyonların bulunmadığını vurguladı. “Toprak Yapısı Üreticiyi Zorluyor” Peker, miras hukukunun etkisiyle geçmişte bölünemeyen çift düzeninin bozulduğunu, arazilerin ekonomik üretim yapılamayacak kadar küçüldüğünü ifade etti. Yapılan toplulaştırma çalışmalarının yetersiz kaldığını ve bir kuşak sonra arazilerin yeniden bölündüğünü belirten Peker, çok parçalı ve maliyeti karşılamayan arazi yapısının köyden kente göçün başlıca nedenlerinden biri olduğunu söyledi. Kırsalda üretici sayısının hızla azaldığını dile getiren Peker, küçük arazilerde üretim yapılmasının yanı sıra makine ve ekipman maliyetlerinin sürekli artmasının üreticiyi zor durumda bıraktığını ifade etti. Tek kullanımlık tohumlar ve mazot fiyatlarının da maliyetleri yükselttiğini belirten Peker, küçük üreticinin çoğu zaman ya yalnızca geçinecek kadar üretim yaptığını ya da müşteri bulduğunda arazisini satmak zorunda kaldığını kaydetti. Çözüm Önerisi: Tarım İstasyonları Peker’in önerdiği modele göre kurulacak tarım istasyonlarında, tarım araçları üreticilere kiralama yöntemiyle sunulacak. İstasyonlarda farklı motor gücünde traktörler, römorklar, kamyonetler, pulluklar, ilaçlama ekipmanları, tohum ekme ve gübreleme makineleri gibi üretimde ihtiyaç duyulan tüm ekipmanlar bulunacak. Ayrıca bu merkezlerde eğitim salonları, banka şubeleri, bankamatikler ile gübre, tohum ve ilaç satış ofislerinin de yer alabileceğini belirten Peker, bu yapılanmanın kırsalda nitelikli iş gücünü artıracağını ifade etti. Uluslararası Örnekler İncelenebilir Projenin benzerlerini yaklaşık dört yıl yaşadığı Özbekistan’da gördüğünü belirten Peker, uygulamanın hayata geçirildiği ülkelerde incelemeler yapılarak deneyimlerden faydalanılabileceğini söyledi. Tarım istasyonları sayesinde üreticilerin pahalı makine yatırımı yapmak zorunda kalmayacağını ve üretim maliyetlerinin düşeceğini vurgulayan Peker, projenin kırsal kalkınmaya önemli katkı sağlayabileceğini ifade ederek, “Bu şekilde üreticiler tarımsal alet ve ekipman için büyük harcamalar yapmayacak. Üretim maliyetleri düşecek. Uygulamaya değmez mi?” sözleriyle çağrıda bulundu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.