Hava Durumu

#Uludağ Üniversitesi

Gürsu Haber - Uludağ Üniversitesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Uludağ Üniversitesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

UTİYAP’DA REKTÖR YILMAZ’A ZİYARET Haber

UTİYAP’DA REKTÖR YILMAZ’A ZİYARET

Uluslararası Ticaret İş İnsanları ve Yatırımcılar Platformu (UTİYAP) Yönetim Kurulu, Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz’ı ziyaret etti. Yeni rektörlük binasında UTİYAP Yönetim Kurulu’nu kabul eden Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, Uludağ Üniversitesi’nin araştırma üniversiteleri liginde yükselmesi için yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi verdi. Türkiye’de yanlış bilinen gerçeklerden birisinin de Türk üniversitelerinin dünya üzerindeki yeri ve kalitesi olduğuna değinen Yılmaz: “Dünya çapında yapılan değerlendirmelerde ilk 500’e 4 üniversitemiz giriyor. Ancak değerlendirme parametrelerinin yüzde 70’i ölçülebilir kriterleri, yüzde 30’u da ankete dayalı bilinirlik gibi subjektif kriterlerden oluşuyor. Bu durumda üniversitelerimiz yarışı adeta 70 tavan puanla başlıyor. Listede iki yüzlerde olan bir Türk üniversitesi akademik yeterlilik olarak aslında ilk yüzün içerisinde diyebiliriz. Açık söylemek gerekirse Türk üniversitelerine haksızlık ediliyor diyebiliriz. Konu Uludağ Üniversitesi’ne gelirse de bizler akademik kadromuzla yoğun bir rekabetin içerisine girerek araştırma üniversiteleri liginde yükselişe geçen bir konuma geldik. Bizim gibi gövdeli ve birçok alanda faaliyet gösteren bir üniversitenin rekabetin içine tam anlamıyla adapte olması da, biraz zaman alıyor. Ancak hareketlenme başladı ve yükselişe geçiyoruz” dedi. ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ BURSA’NIN REKABETTEKİ GÜCÜ Bursa gibi sanayi ve ticaret merkezi bir şehirde Uludağ Üniversitesi’nin şehrin gelişimine olan katkılarının önemine işaret eden UTİYAP Yönetim Kurulu Başkanı Halil Coşkun: “Uludağ Üniversitesi Bursa’nın gelişiminde lokomotif rol oynuyor. Bursa’nın Türkiye’nin ihracat üslerinden birisi olma özelliğinin artmasında AR-GE ve inovasyonlu ürünleri üretmesi gelecek dönemde çok daha önemli bir yer tutuyor. Uludağ Üniversitesi bünyesinde yapılan inovatif çalışmaların sanayinin üretim bandına yansıyan son nokta örneklerine gelmemiz çok daha kritik bir öneme haiz olacak. Rektör hocamızın önderliğinde Uludağ Üniversitesi’nin başlattığı atılım hamlesinin canlı şahidi olmak bizlere büyük bir heyecan verdi. Zira Bursa şehirler arası rekabette ülke içi değil dünya şehirleri liginde mücadele veriyor. Üniversitemizin de dünya rekabet liginde üst sıralarda yer alması, şehrin önemli bir unsuru olması çok önemli” şeklinde konuştu.

GÜRSU’DA ‘YUVAMDA SAĞLIK VE UMUT VAR’ PROJESİ Haber

GÜRSU’DA ‘YUVAMDA SAĞLIK VE UMUT VAR’ PROJESİ

GÜRSU’DA ‘YUVAMDA SAĞLIK VE UMUT VAR’ PROJESİ Gürsu Belediyesi, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından yürütülen Yaşlı Destek Programı YADES’e, hazırladığı bir proje ile başvurdu. ‘Yuvamda Sağlık ve Umut Var’ projesi, Bursa’daki tüm belediyeler arasında kabul alan ve onaylanan tek proje oldu. Proje ile Gürsu’da yaşayan 65 yaş üstü vatandaşlara daha geniş bir yelpazede destek sunulacak. YAŞLI NÜFUSUNA ÖZEL VERİ TABANI OLUŞTURULDU Gürsu Belediyesi, ‘Yuvamda Sağlık ve Umut Var’ projesi kapsamında 105 bini nüfusu aşan ilçede bir çalışma başlattı. Yaşlı nüfusu ile ilgili bir veri tabanı oluşturuldu. Gürsu Belediyesi ARGE Müdürlüğü ve Sosyal Hizmetler Müdürlüğü koordinesinde ilerleyen çalışmalarda 7 bin vatandaşın 65 yaş üstü olduğu tespit edildi. Bu vatandaşlara farklı alanlarda hizmetler sunan Gürsu Belediyesi, proje kapsamında sosyal, kültürel, fiziksel ve psikolojik destekler verecek. Destek ve hizmetler için Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı öncülüğünde Gürsu İlçe Sağlık Müdürlüğü, Kızılay Bursa Şubesi, Bursa Uludağ Üniversitesi ile de görüşmeler yapılacak. Gürsu Sosyal Hizmet Merkezi Mustafa Ünalan ve Gürsu Sağlık İlçe Müdürü Hüseyin Kaplan ile proje için protokol imzalayan Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık “ Projeyi tüm ilçe belediyeleri arasında onaylatan tek belediye olduk. Çünkü altında iyi bir ekip çalışması yatıyor. Arge kısmında detaylıca çalıştık ve sonuçta ilçemizdeki yaşlılara ait bir veri tabanı oluşturduk. Şimdi ilgili kurumlarımızla beraber büyüklerimize daha yakın olacağız ve onların her an yanında olacağız” dedi.

Beyaz Veda ''Muhsin Yazıcıoğlu '' Haber

Beyaz Veda ''Muhsin Yazıcıoğlu ''

Bursa’da, anlamı derin ve duygu yüklü bir anma programı gerçekleştirildi. ANDA Arama Kurtarma ekibinin öncülüğünde düzenlenen “Beyaz Veda” programında, Muhsin Yazıcıoğlu rahmet, özlem ve büyük bir saygıyla anıldı. Programa yoğun katılım sağlanırken, ortaya çıkan atmosfer katılımcılara unutulmaz anlar yaşattı. Etkinlik, Bursa Uludağ Üniversitesi bünyesinde düzenlendi. Salonun tamamen dolduğu programda farklı yaş gruplarından çok sayıda vatandaş, akademisyen, sivil toplum temsilcisi ve gençler bir araya geldi. Katılımcılar, yalnızca bir siyasi lideri değil; bir dava adamını, bir fikir insanını ve bir ömür boyu süren mücadelenin temsilcisini anmak için salondaydı. Programın açılışında Kur’an-ı Kerim tilaveti gerçekleştirildi. Ardından Muhsin Yazıcıoğlu’nun hayatını, siyasi mücadelesini ve halk nezdindeki yerini anlatan video gösterimi yapıldı. Gösterim sırasında salonda duygusal anlar yaşanırken, birçok katılımcının gözyaşlarını tutamadığı görüldü. Program kapsamında söz alan Hasan Bayraktar ve davanın avukatı Veysel Aşkın, yaptıkları konuşmalarda Muhsin Yazıcıoğlu’nun hayatından kesitler sundu. Konuşmalarda, onun siyasi duruşunun ötesinde bir karaktere sahip olduğu, dürüstlüğü, cesareti ve ilkeleriyle Türk siyasetinde iz bırakan bir lider olduğu vurgulandı. Ayrıca Yazıcıoğlu’nun vefatının ardından yürütülen süreçlere de değinilerek, adalet arayışının hâlâ sürdüğü ifade edildi. Konuşmacılar, Muhsin Yazıcıoğlu’nun “dik duruşu”, “millete olan bağlılığı” ve “inançlarından taviz vermeyen karakteri” ile hafızalarda yer ettiğini dile getirirken, bu mirasın gelecek nesillere aktarılmasının önemine dikkat çekti. Program boyunca sık sık “vefa” ve “unutmamak” kavramları ön plana çıktı. “Beyaz Veda” ismi ise programın ruhunu en iyi şekilde yansıtan ifade olarak öne çıktı. Temiz, lekesiz ve sarsılmaz bir bağlılığı simgeleyen bu başlık, katılımcıların duygularıyla bütünleşti. Salonda hâkim olan atmosfer, bir anma programının ötesinde; ortak bir hafızanın, ortak bir duygunun ve ortak bir bağlılığın yansıması oldu. Program süresince zaman zaman derin bir sessizlik hâkim olurken, zaman zaman alkışlar ve dualar yükseldi. Katılımcılar, her konuşmayı dikkatle dinlerken, anma boyunca saygı ve hüzün iç içe geçti. Etkinliğin sonunda katılımcılara lokma ikramında bulunuldu. Dağıtılan lokmalar, yalnızca geleneksel bir ikram değil; aynı zamanda bir hayır, bir dua ve merhum Muhsin Yazıcıoğlu’nun aziz hatırasına sunulan bir vefa göstergesi olarak anlam kazandı. Program, katılımcıların duygu dolu anlarla salondan ayrılmasıyla sona erdi. “Beyaz Veda”, Bursa’da sadece bir anma etkinliği olarak değil; aynı zamanda vefanın, sadakatin ve unutulmayan bir hatıranın güçlü bir ifadesi olarak hafızalara kazındı.

Evlatlarını Unutmadılar! Haber

Evlatlarını Unutmadılar!

29 Ekim Kadınları Derneği Bursa Şubesi, düzenlediği iftar programında gençlik örgütleriyle bir araya gelerek dayanışma ve Cumhuriyet değerleri vurgusu yaptı. Bursa’da gerçekleştirilen buluşmada, Bursa Uludağ Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren Atatürkçü Düşünce Topluluğu ile CHP Nilüfer Gençlik Kolları üyeleri aynı sofrada bir araya geldi. Dayanışma Sofrasında Ortak Mesaj: Laik Cumhuriyet ve Umut İftar programı, yalnızca bir akşam yemeği organizasyonu olmanın ötesinde; kuşaklar arası etkileşimi güçlendiren, ortak değerler etrafında kenetlenmeyi hedefleyen bir buluşma niteliği taşıdı. Dernek yöneticileri ve genç katılımcılar, Türkiye’nin temel nitelikleri arasında yer alan laiklik ilkesinin, demokratik hukuk devleti anlayışının ve Cumhuriyet kazanımlarının korunmasının önemine dikkat çekti. Programda yapılan konuşmalarda, özellikle gençliğin örgütlü ve bilinçli mücadelesinin toplumsal dönüşümde belirleyici rol oynadığı vurgulandı. Kadınların kamusal alandaki varlığının ve kararlı duruşunun, genç kuşakların dinamizmiyle birleştiğinde daha güçlü bir toplumsal sinerji ortaya çıktığı ifade edildi. “Gençliğin Enerjisi, Kadınların Kararlılığı” İftar buluşmasında söz alan temsilciler, gençliğin enerjisi ile kadın hareketinin tarihsel birikiminin birleşmesinin, yarının Türkiye’sine dair umudu büyüttüğünü dile getirdi. Katılımcılar, Cumhuriyet’in kurucu değerlerine sahip çıkmanın yalnızca bir söylem değil, aynı zamanda bir sorumluluk olduğunun altını çizdi. Toplantıda, toplumsal dayanışmanın artırılması, üniversite gençliği ile sivil toplum kuruluşları arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi ve ortak projelerin geliştirilmesi konularında görüş alışverişinde bulunuldu. Özellikle kadın hakları, laik eğitim ve demokratik katılım başlıklarında ortak çalışma alanlarının genişletilmesi gerektiği vurgulandı. Birlik Mesajı: “Birlikte Güçlüyüz, Birlikte Aydınlığa” Program sonunda yapılan ortak değerlendirmede, farklı kuşaklardan bireylerin aynı değerler etrafında buluşmasının toplumsal umut açısından önemli bir gösterge olduğu ifade edildi. Katılımcılar, “Birlikte güçlüyüz, birlikte aydınlığa yürüyoruz” mesajıyla dayanışma kararlılıklarını yineledi. Bursa’da gerçekleşen bu buluşma, kadın hareketi ile gençlik örgütlerinin Cumhuriyet ve laiklik ekseninde ortak bir zeminde buluştuğunu ortaya koyarken; sivil toplum ile gençliğin iş birliğinin önümüzdeki dönemde daha da güçleneceğine işaret etti.

21 Şubat Dünya Anadili Günü’nde Çoğulcu Demokrasi Partisi Bursa’dan Çarpıcı Uyarı: “Anadiller Can Çekişiyor, Sessiz Kalmayacağız” Haber

21 Şubat Dünya Anadili Günü’nde Çoğulcu Demokrasi Partisi Bursa’dan Çarpıcı Uyarı: “Anadiller Can Çekişiyor, Sessiz Kalmayacağız”

UNESCO tarafından ilan edilen 21 Şubat Uluslararası Dünya Anadili Günü dolayısıyla Çoğulcu Demokrasi Parti Bursa İl Başkanlığı, yazılı bir açıklama yayımlayarak hem dünyada hem de Türkiye’de yok olma tehlikesi altındaki anadillere dikkat çekti.Çoğulcu Demokrasi partisi Bursa İl Başkanı Nasır Yıldız imzasıyla yapılan açıklamada, özellikle Çerkesçenin geleceğine ilişkin kaygılar dile getirilirken, Uludağ Üniversitesi bünyesinde Çerkes Dili ve Edebiyatı Bölümü açılması çağrısı yapıldı. “Binlerce Dil Yok Olma Tehlikesiyle Karşı Karşıya” Açıklamada, UNESCO verilerine göre dünya üzerinde konuşulan binlerce dilin, konuşur sayısının azalması nedeniyle yok olma tehdidi altında olduğu vurgulandı. Küreselleşme, zorunlu göçler, şehirleşme ve tek dilli eğitim politikalarının bu süreci hızlandırdığı belirtilirken, dil kaybının yalnızca kelimelerin değil; kültürlerin, hafızaların ve kimliklerin de kaybı anlamına geldiği ifade edildi. “Anadiller maalesef can çekişmektedir” denilen açıklamada, her kaybolan dilin insanlığın ortak kültürel mirasından kopan bir parça olduğu kaydedildi. Türkiye’de de Tablo Farklı Değil Çoğulcu Demokrasi partisi Bursa İl Başkanlığı, Türkiye’deki durumun da dünya genelinden farklı olmadığını belirtti. Resmi dil olan Türkçenin yanı sıra konuşulan Çerkesçe, Lazca, Zazaca, Pomakça ve benzeri birçok dilin gelecek nesillere aktarılamama riskiyle karşı karşıya olduğu ifade edildi. Açıklamada, “Bu gidişat devam ederse, bir nesil sonra bu diller konuşulmaz hale gelecek ve Anadolu adeta bir anadiller mezarlığına dönüşecektir” uyarısında bulunuldu. Dil kaybının, kültürel çeşitliliğin zayıflaması ve toplumsal hafızanın silinmesi anlamına geldiği belirtilerek, anadilin yalnızca bir iletişim aracı değil; aynı zamanda kimliğin, aidiyetin ve kültürel sürekliliğin temel unsuru olduğu vurgulandı. Bursa’da 200 Bine Yakın Çerkes Nüfus Risk Altında Açıklamada Bursa özelinde de dikkat çekici verilere yer verildi. Kentte yaklaşık 150 ila 200 bin Çerkes vatandaşın yaşadığı belirtilirken, Çerkesçenin yeni kuşaklara aktarılması konusunda ciddi sıkıntılar bulunduğu ifade edildi. Bursa’da faaliyet gösteren 14–15 Çerkes derneğinin anadil yaşatımı için çaba gösterdiği, ancak bu çalışmaların yeterli kurumsal ve akademik destekten yoksun olduğu belirtildi. Çerkesçe eğitiminin çoğunlukla gönüllü kişiler tarafından, profesyonel pedagojik altyapı olmadan ve amatör koşullarda verilmeye çalışıldığı kaydedildi. “Gönüllü çabalar kıymetlidir ancak sürdürülebilir değildir” denilen açıklamada, mevcut şartlarda verilen dil eğitimlerinin istenen seviyeye ulaşamadığı, bu nedenle genç kuşakların anadillerinden her geçen gün daha fazla uzaklaştığı ifade edildi. Uludağ Üniversitesi’ne Bölüm Çağrısı Çoğulcu Demokrasi partisi Bursa İl Başkanlığı, çözüm önerisi olarak Uludağ Üniversitesi bünyesinde Çerkes Dili ve Edebiyatı Bölümü açılması gerektiğini vurguladı. Kayseri Erciyes Üniversitesi ve Düzce Üniversitesi’nde açılan Çerkes Dili ve Edebiyatı bölümlerinin önemli bir örnek teşkil ettiği belirtilerek, benzer bir akademik yapılanmanın Bursa’da da hayata geçirilmesi istendi. Açıklamada, üniversite düzeyinde açılacak bir bölümün: Akademik ve bilimsel dil çalışmaları yapılmasını, Nitelikli öğretmen yetiştirilmesini, Ders materyali ve kaynak üretimini, Anadilin kurumsal ve sürdürülebilir biçimde yaşatılmasını sağlayacağı ifade edildi. “Anadil Haktır” Çoğulcu Demokrasi partisi Bursa İl Başkanı Nasır Yıldız, açıklamasını şu ifadelerle sonlandırdı: “Anadil haktır. Anadilin korunması ve yaşatılması, temel insan hakları kapsamında değerlendirilmelidir. 21 Şubat Dünya Anadili Günü vesilesiyle tüm halkların anadil gününü kutluyor; yetkilileri ve kamuoyunu bu konuda daha duyarlı ve somut adımlar atmaya davet ediyoruz.” Çoğulcu Demokrasi partisivBursa İl Başkanlığı’nın açıklaması, 21 Şubat Dünya Anadili Günü’nde dil çeşitliliğinin korunması ve anadillerin gelecek kuşaklara aktarılması konusundaki tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.

TÜRK KADINLAR BİRLİĞİ’NDEN MEDENİ KANUN’UN 100. YILINA DAMGA VURAN İKİ BÜYÜK ETKİNLİK Haber

TÜRK KADINLAR BİRLİĞİ’NDEN MEDENİ KANUN’UN 100. YILINA DAMGA VURAN İKİ BÜYÜK ETKİNLİK

Türkiye Cumhuriyeti’nin temel taşlarından biri olan Türk Medeni Kanunu’nun kabulünün 100. yılı, Türk Kadınlar Birliği Bursa Şubesi tarafından düzenlenen iki önemli etkinlikle kutlandı. Bursa ve Mudanya’da gerçekleşen programlar, kadınların hukuki, sosyal ve ekonomik haklarının korunması ve geliştirilmesi yönündeki farkındalığı artırmayı amaçladı. Etkinlikler, hukukçular, akademisyenler, siyasetçiler, sivil toplum temsilcileri ve geniş bir yurttaş kitlesinin yoğun ilgisiyle gerçekleşti. 10 Şubat 2026 Salı günü Mudanya Dernekler Yerleşkesi’nde düzenlenen “Geçmişten Günümüze Kadın Hukuku” söyleşisi, Türk Kadınlar Birliği Bursa Şubesi ile Demeter Eşitlikçi Kadınlar Derneği iş birliğiyle hayata geçirildi. Söyleşide, Türk Kadınlar Birliği Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Avukat Arzu Sevgel ve Yürütme Kurulu Üyesi Avukat Hanımşah Bayram, kadın hukukuna dair temel haklar ve karşılaşılan gerçek hayattaki ihtilafları interaktif bir biçimde katılımcılara aktardı. Avukatlar, örnek olaylar üzerinden konuları canlandırarak, dinleyicilerin sürece aktif katılımını sağladı; bu yöntem, katılımcılar tarafından yoğun ilgi ve takdirle karşılandı. Açılış konuşmalarında, Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün “Medeni hukukta ilerlemenin tek yolu, medeniyet yoludur” sözü hatırlatılarak, Medeni Kanun’un demokrasi ve toplumsal eşitlik açısından ne denli kritik bir yapı taşı olduğu vurgulandı. 13 Şubat 2026 Cuma günü Nilüfer Karaman Dernekler Yerleşkesi’nde düzenlenen panel, Türk Kadınlar Birliği Bursa Şubesi’nin koordinasyonunda, Uludağ Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Bursa Barosu, Nilüfer Belediyesi desteğiyle gerçekleşti. Panelin moderatörlüğünü Türk Kadınlar Birliği Bursa Şubesi üyesi Prof. Dr. Behçet Kemal Yeşilbursa üstlendi. Panele konuşmacı olarak katılan Dr. Öğr. Üyesi Yasemin Kurtoğlu, Doç. Dr. Ayşenur Şahin Caner ve Doç. Dr. Arb. Av. Çiğdem Mine Yılmaz, Medeni Kanun’un tarihsel gelişimi, aile hukuku, miras hukuku ve güncel uygulamalarına dair derinlemesine değerlendirmeler sundu. Etkinlikler, CHP Bursa Milletvekilleri Av. Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Hasan Öztürk, Bursa Büyükşehir Belediyesi, Nilüfer Belediyesi ve Mudanya belediye Başkan Yardımcıları, Bursa Barosu temsilcileri, akademisyenler, hukukçular, sivil toplum kuruluşları ve çok sayıda vatandaşın katılımıyla gerçekleşti. Konuşmalarda ortak vurgu, Medeni Kanun’un sadece hukuki bir belge değil, kadınların özgürleşmesinin, toplumsal eşitliğin ve çağdaş yaşamın temel güvencesi olduğu yönündeydi. Türk Kadınlar Birliği Bursa Şube Başkanı Tijen Sözeri Barın, etkinliklerin sonunda yaptığı değerlendirmede şunları belirtti: “Cumhuriyetimizin en önemli kazanımlarından biri olan Türk Medeni Kanunu, sadece bir hukuk metni değil; aynı zamanda toplumsal dönüşümün, eşit yurttaşlık anlayışının ve kadınların toplumdaki yerinin güçlendirilmesinin temel taşıdır. Çağdaş ve medeni toplumların ortak paydası, kadın-erkek eşitliğini hukukla güvence altına almalarıdır. Bizler de bu bilinçle Medeni Kanun’a sahip çıkmaya ve onu güçlendirmeye kararlılıkla devam ediyoruz.” Bursa ve Mudanya’da gerçekleştirdiğimiz bu anlamlı etkinliklerle toplumsal farkındalığı artırmayı hedefledik. Destek veren tüm kurumlara, konuşmacılarımıza ve katılımcılarımıza teşekkür ediyoruz. Medeni Kanun’un 100. yılında eşitlik ve adalet mücadelesini kararlılıkla sürdüreceğiz " Her iki etkinlikte de Mustafa Kemal Atatürk’ün çağdaşlaşma vizyonu ışığında, kadınların hukuki ve sosyal haklarının güçlendirilmesinin Türkiye’nin demokratik geleceği için vazgeçilmez olduğu vurgusu ön plana çıktı. Türk Kadınlar Birliği Bursa Şubesi, Medeni Kanun’un 100. yılı vesilesiyle düzenlediği bu çalışmalarla, Türkiye’de kadın hakları mücadelesinin devamlılığını ve hukuk sisteminin güçlendirilmesini kamuoyunun gündeminde tutmaya kararlı olduğunu gösterdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.