Hava Durumu

#Türk Dünyası

Gürsu Haber - Türk Dünyası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türk Dünyası haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BURSA’DA ÖZBEKİSTAN RÜZGÂRI: KÜLTÜR, TARİH VE KARDEŞLİK AYNI ÇATIDA BULUŞTU Haber

BURSA’DA ÖZBEKİSTAN RÜZGÂRI: KÜLTÜR, TARİH VE KARDEŞLİK AYNI ÇATIDA BULUŞTU

Özbekistan Turizm ve Kültür Tanıtımı Günü kapsamında Bursa’da anlamlı ve yoğun katılımlı bir program gerçekleştirildi. Bursa Uludağ Üniversitesi Türk Devletleri Akraba Toplulukları Uygulama ve Araştırma Merkezi (TUDAM) bünyesinde faaliyet gösteren Ali Şir Nevai Özbek Dili ve Kültürü Merkezi ile Özbekistan Ankara Büyükelçiliği iş birliğinde düzenlenen etkinlikte, Özbekistan’ın köklü kültürü ve turizm potansiyeli tanıtılırken, aynı zamanda büyük hükümdar Emir Temur’un 690. doğum yılı da anıldı. Program Şehitler İçin Saygı Duruşuyla Başladı Program, vatan uğruna can veren aziz şehitler anısına gerçekleştirilen saygı duruşu ile başladı. Ardından Türkiye ve Özbekistan milli marşlarının okunmasıyla salonda duygu dolu anlar yaşandı. “İpek Yolu’nun Kalbini Yeniden Hatırlıyoruz” Programın açılışında konuşan Surayyo Khodjoeva, Özbekistan’ın kadim İpek Yolu mirasıyla şekillenen zengin kültürünün, dil ve sanat aracılığıyla nesilden nesile aktarıldığını belirtti. Dilin yalnızca bir iletişim aracı değil, aynı zamanda bir medeniyet taşıyıcısı olduğunu vurgulayan Khodjoeva, Ali Şir Nevai’nin düşüncelerine atıfta bulundu. Semerkant, Buhara ve Hiva gibi şehirlerdeki mimari eserlerin yalnızca estetik değil, aynı zamanda bir medeniyetin mühendislik birikimini yansıttığını ifade etti. Andican 2026’da Türk Dünyasının Kültür Başkenti Programda öne çıkan başlıklardan biri de Andican’ın 2026 Türk Dünyası Kültür Başkenti seçilmesi oldu. Türk Devletleri Akraba Toplulukları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ferhat Kurtulmuş, bu gelişmenin Türk dünyası açısından önemli bir kültürel buluşma zemini oluşturacağını belirterek, Andican merkezli etkinliklerin Semerkant, Buhara ve Hiva gibi kadim şehirleri de kapsayacağını söyledi. “Dilde, Fikirde, İşte Birlik” Vurgusu Bursa İl Göç İdaresi Müdürü Haşim Özcan, İsmail Gaspıralı’nın “Dilde, fikirde, işte birlik” sözünü hatırlatarak Türk dünyası arasındaki dayanışmanın önemine dikkat çekti. Türk Dünyası Yörük Türkmen Federasyonu Genel Sekreteri Cemal Akkuş ise iki ülke arasındaki ilişkilerin tarihsel kökler ve akrabalık bağlarıyla güçlenen derin bir kardeşlik ilişkisi olduğunu ifade etti. “Her Öğrenci Bir Kültür Elçisi” Programın en dikkat çeken konuşmalarından birini gerçekleştiren Rustam Narbaev, Türkiye’de eğitim gören Özbek öğrencilerin yalnızca birey değil, aynı zamanda ülkelerinin temsilcileri olduğunu vurguladı. Narbaev, “Saygıdeğer hocalarım, değerli konuklar! Sevgili öğrenciler, sevgili gençler! Öncelikle, Özbekistan Cumhuriyeti Büyükelçiliği adına, bugün sizlerle bir araya gelip samimi bir sohbet gerçekleştirebilmek benim için büyük bir onur ve sorumluluk olduğunu vurgulamak isterim. Konuşmama başlamadan önce konuşma yapan tüm saygıdeğer misafirlerimizi teşekkürümü izah ederek konuşmama devam etmek isterim. Sevgili öğrenciler! Bugün her biriniz sadece bir öğrenci değilsiniz. Sizler, vatanımız Özbekistan'ın gerçek temsilcileri, başka bir deyişle elçilerisiniz. Evet, her biriniz birer elçisiniz; Türkiye'de ülkemizin yüzünü, kültürünü, değerlerini ve prestijini temsil ediyorsunuz. Sizler burada sadece eğitim görmüyorsunuz. Davranışlarınız, yüksek kültürünüz ve samimi tutumunuzla Özbekistan’ın yüksek değerlerini sergiliyorsunuz. Attığınız her adımda, söylediğiniz her sözde vatanımızın onurunu savunuyorsunuz. Bugün size büyük bir güven duyulmaktadır. Sizden sadece iyi uzmanlar olmanız değil, aynı zamanda bilginiz ve potansiyelinizle ülkemizin büyüklüğünü sergileyecek, açık görüşlü, ruhsal olgunluğa sahip bireyler olmanız beklenmektedir. Sayın katılımcılar! Kardeş ülkemiz Türkiye halkına içten şükranlarımızı sunmak istiyoruz. Bizim için Türkiye sadece bir ortak devlet değil, tarihsel, kültürel ve manevi açıdan yakın olduğumuz kardeş bir ülkedir. Özellikle siz sevgili öğrencilerimizi eğiten Türk öğretim görevlilerine ve profesörlere derin şükranlarımızı sunmak istiyoruz. Onların sıkı çalışması, özverisi ve bilgisi, sizin gelişiminiz için büyük önem taşımaktadır. Sevgili dostlar! Bugün, Özbekistan ile Türkiye arasındaki ilişkiler tüm zamanların en yüksek seviyesindedir. İki ülke arasındaki dostluk, güven ve stratejik ortaklık bağları her geçen gün daha da güçlenmektedir. Bu durum, elbette sizler gibi gençler için daha da büyük fırsatlar yaratmaktadır. Aynı zamanda, bizler sporda da büyük başarılara imza atmaya çalışan halklarız. Türk dünyası ülkelerinin 2026 Dünya Kupası’na katılımı, sadece bir spor başarısı değil, halklarımızın birliği, iradesi ve potansiyelinin muhteşem bir ifadesidir. Bu durum size ilham vermeli ve kendi alanlarınızda en yüksek zirveleri fethetmeniz için cesaretlendirmelidir. Sevgili gençler! Şunu daima unutmayın: Sizler- elçilerimizsiniz, Sizler- vatanımızın umudusunuz, Sizler -geleceğimizi inşa edecek nesilsiniz. Bilgiyi arayın, çaba gösterin, kendinizi geliştirin ve hayallerinizden asla vazgeçmeyin. Size inanıyoruz. Anavatan sizi bekliyor. Sizinle bir mutluluğumuzu paylaşmak isterim bu sene futbolda Dünya Küpesine iki Türk Dünyası ülkeleri de katılacaktır ve bizler için ikisi de şampiyondur. İlginiz için teşekkür ederim! Akademisyenlerden Özbekistan’a Özel Vurgu Üniversitenin İktisadi İdari Bilimler Fakültesi Maliye Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Muhammed Çelik, Özbekistan’ın Türk dünyasının kültürel ve manevi açıdan en önemli merkezlerinden biri olduğunu belirterek, Özbek dili ve kültürüne yönelik çalışmaların kendisi için önemli bir kazanım olduğunu ifade etti. Eğitim Fakültesi Türkçe ve Sosyal Bilimler Eğitimi bölümü- Doç. Dr. Minara Aliyeva Çınar ise iki ülke arasındaki ilişkilerin özellikle eğitim alanında son yıllarda önemli bir ivme kazandığını ve bu durumun gençler için yeni fırsatlar sunduğunu vurguladı. Turizmde Yükselen İlgi Turizm sektörü temsilcisi Kadir Genç, Özbekistan’ın tarihi ve kültürel zenginliklerinin giderek daha fazla ilgi gördüğünü belirterek, Bursa’dan düzenlenen turların her geçen yıl arttığını söyledi. Kültür ve Lezzet Aynı Sofrada Buluştu Programın ikinci bölümünde geleneksel Türk çadırı atmosferinde Özbek kültürü tanıtıldı. Katılımcılara dünyaca ünlü Özbek Pilavı ikram edilirken, samimi sohbetler eşliğinde kültürel etkileşim güçlendi. Görsel Sunumlar Yoğun İlgi Gördü Etkinlikte Özbekistan Cumhurbaşkanı’nın konuşmasının yer aldığı videolar, iki ülke arasındaki iş birliğini anlatan tanıtımlar ve turizm içerikleri katılımcılardan büyük ilgi gördü. Ayrıca Emir Temur’un hayatı ve mirası üzerine hazırlanan sunumlar da dikkat çekti. Bursa’da düzenlenen bu kapsamlı organizasyon, yalnızca bir tanıtım etkinliği olmanın ötesine geçerek Türkiye ile Özbekistan arasındaki tarihsel, kültürel ve gönül bağlarını pekiştirdi. Program, hem geçmişin izlerini hatırlattı hem de geleceğe dair ortak bir vizyon ortaya koydu.

Anahtar Parti’den İran analizi: “Kritik görevlerin Türk Kökenli isimlere verilmesi tesadüf değil” Haber

Anahtar Parti’den İran analizi: “Kritik görevlerin Türk Kökenli isimlere verilmesi tesadüf değil”

İran’ın önemli güvenlik bürokratlarından Muhammed Bagher Zolghadr’ın, savaşın giderek yoğunlaştığı bir dönemde Yargı ErkiBaşkan Yardımcılığı görevine atanmasının stratejik bir adım olduğunu ifade eden Yel, bu görevin güvenlik ve stratejik dosyalar üzerinde söz sahibi olabilecek kritik bir pozisyon olduğuna dikkat çekti. İran tarihi üzerine çalışmalarıyla bilinen Prof. Dr. Tufan Gündüz’ün değerlendirmelerine de atıfta bulunan Yel, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve ülkenin dini lideri Ali Hamaney’den sonra güvenlik stratejisinin de Türk kökenli bir isme emanet edildiğini söyledi. Yel’e göre Muhammed Bakır Zülkadir’in kökeni, Oğuz Türklerinin Bozok koluna bağlı Bayat boyuna mensup olan Dulkadiroğulları’nadayanıyor. Selma Yel, Dulkadiroğulları’nın tarih boyunca Anadolu, Suriye ve İran hattında etkili olmuş Türkmen beyliklerinden biri olduğunu hatırlatarak, İran’daki bazı kritik görevlerin Türk kökenli isimlere verilmesinin tarihsel bir sürekliliğin sonucu olduğunu vurguladı. İran’ın sanıldığı gibi yalnızca bir “Fars devleti” olmadığını belirten Yel, ülke nüfusunun önemli bir bölümünün Türklerden oluştuğunu ifade etti. İran coğrafyasında Büyük Selçuklular, Safevîler, Afşarlar ve Kaçarlar gibi Türk hanedanlarının uzun yıllar boyunca devlet kurarak yönetimde bulunduğunu hatırlatan Yel, bu tarihsel arka planın günümüzdeki yönetim kadrolarında da etkisini gösterdiğini söyledi. Yel açıklamasında, “Bu durum bir tesadüften ziyade tarih, demografi ve devlet aklının kesiştiği bir sürekliliktir. İran’ı anlamak için sadece bugüne değil, Türkistan’dan Anadolu’ya uzanan derin tarihî damarı görmek gerekir” ifadelerini kullandı. Öte yandan Yel, bu tarihsel gerçekliğin Türkiye’de eğitim müfredatında yeterince yer bulmadığını da dile getirerek, İran ve Türk dünyası tarihinin daha kapsamlı biçimde ele alınması gerektiğini kaydetti.

MHP Bursa Teşkilatı Tek Yürek: İftar Programında Sert Mesajlar Verildi Haber

MHP Bursa Teşkilatı Tek Yürek: İftar Programında Sert Mesajlar Verildi

Milliyetçi Hareket Partisi Bursa İl Başkanlığı’nın düzenlediği geniş katılımlı iftar programı, yalnızca Ramazan ayının manevi atmosferini paylaşan bir buluşma olmanın ötesine geçerek, Türkiye’nin iç ve dış gündemine dair sert siyasi mesajların verildiği güçlü bir organizasyona dönüştü. Yaklaşık 5 bin partilinin katıldığı program, Bursa’da milliyetçi hareketin kararlılığını ve teşkilat gücünü bir kez daha ortaya koydu. Bursa’daki buluşma, Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Salonun tamamen dolduğu programda teşkilat mensupları, partililer ve davetliler aynı sofrada buluşarak Ramazan ayının bereketini paylaştı. Ancak gecenin en dikkat çeken yönü, yapılan konuşmalarda verilen güçlü ve sert siyasi mesajlar oldu. Tekin: “Bu Dava Milletin ve Devletin Davasıdır” Programın açılış konuşmasını yapan MHP Bursa İl Başkanı Muhammet Tekin, konuşmasına Ramazan ayının manevi atmosferine vurgu yaparak başladı. Kadir Gecesi’nin önemine dikkat çeken Tekin, Türk dünyası, İslam âlemi ve mazlum milletler için dua temennisinde bulundu. Tekin ayrıca yaklaşan Ramazan Bayramı vesilesiyle partililere seslenerek bayramın ikinci günü yine Merinos AKKM Yıldırım Salonu’nda düzenlenecek bayramlaşma programına tüm teşkilatı davet etti. Konuşmasında milli birlik ve dayanışmanın önemine de değinen Tekin, Türk milletinin tarih boyunca vatan söz konusu olduğunda her türlü fedakârlığı yaptığını hatırlatarak yaklaşan Çanakkale Zaferi’nin yıldönümüne dikkat çekti ve şehitleri rahmetle andı. Büyükataman: “Biz Koltuk İçin Değil, Devlet İçin Siyaset Yapıyoruz” Programın ana konuşmasını yapan MHP Genel Sekreteri ve Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman ise konuşmasında hem muhalefete sert eleştiriler yöneltti hem de Türkiye’nin güvenlik politikalarına ilişkin dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Büyükataman, MHP’nin siyaset anlayışının şahsi çıkar veya siyasi hesap üzerine kurulmadığını belirterek şu ifadeleri kullandı: “Bizim için siyaset demek; Cenab-ı Allah’ın rızasını kazanmak, aziz milletimizin memnun kalacağı ve ülkemize katkı sağlayacak adımlar atmaktır. Milliyetçi Hareket Partisi siyasetinin merkezine her zaman Türkiye Cumhuriyeti’ni ve Türk milletini koymuştur.” Büyükataman, partilerinin siyasi çizgisinin Devlet Bahçeli’nin ortaya koyduğu “Önce Ülkem ve Milletim” anlayışı doğrultusunda şekillendiğini belirterek, MHP’nin hiçbir zaman koltuk hesabıyla siyaset yapmadığını söyledi. “Vatan olmazsa yapılan siyasetin de alınan oyların da hiçbir anlamı kalmaz” diyen Büyükataman, devletin bekasının tüm siyasi hesapların üzerinde olduğunu vurguladı. “Bölgede 3. Dünya Savaşı’nın Taşları Döşeniyor” Konuşmasının önemli bölümünü küresel ve bölgesel gelişmelere ayıran Büyükataman, Orta Doğu’da yaşanan gerilimlerin son derece tehlikeli bir noktaya ulaştığını söyledi. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan gelişmelerin küresel dengeleri sarstığını belirten Büyükataman şu ifadeleri kullandı: “Enerji dengeleri, ticaret rotaları, ekonomik sistemler ve diplomatik ağlar tehlikeli bir noktaya gelmiştir. Coğrafyamız diken üzerindedir. Adeta 3. Dünya Savaşı’nın taşları döşenmektedir.” Büyükataman, bölgedeki kaos planlarının mezhep ve etnik kimlik üzerinden yürütüldüğünü öne sürerek özellikle Türk-Kürt kardeşliğini hedef alan provokasyonlara dikkat çekti. “Türk ile Kürt arasına hiçbir fitne giremeyecek” diyen Büyükataman, Şii ve Sünni ayrımı üzerinden yürütülen çatışma senaryolarının da başarısız olacağını söyledi. “Türkiye Yol Geçen Hanı Değildir” Büyükataman konuşmasında Türkiye’ye yönelik güvenlik tehditlerine ilişkin de çarpıcı ifadeler kullandı. İran’dan Türkiye yönüne doğru ateşlenen bazı füzelerin etkisiz hale getirildiğini hatırlatan Büyükataman, Türkiye’nin savunma kapasitesinin güçlü olduğunu vurguladı. “Türkiye yol geçen hanı değildir. Türkiye üzerinde hesap yapanlar kendi kazdıkları kuyuya düşeceklerdir. Türkiye Cumhuriyeti kendisine yönelen tüm tehditleri bertaraf edecek kudrettedir.” Muhalefete Sert Eleştiri: “Milli Güvenliği Hafife Alan Ciddiyetsiz Zihniyet” Konuşmasının ilerleyen bölümünde muhalefeti hedef alan Büyükataman, Türkiye’nin savunma politikalarını küçümseyen söylemlerin millet tarafından kabul görmediğini söyledi. SİHA ve İHA projelerine yönelik eleştirileri hatırlatan Büyükataman, milli savunma yatırımlarını küçümseyen söylemlerin Türkiye’nin güvenliğini hafife almak anlamına geldiğini ifade etti. “Türk milleti bu ciddiyetsiz ve teslimiyetçi zihniyete fırsat vermemiştir” diyen Büyükataman, Türkiye’nin güçlü savunma sanayiyle bölgesel dengeleri değiştirdiğini belirtti. “Cumhur İttifakı Türkiye’ye Sahip Çıkacaktır” Büyükataman konuşmasının sonunda Türkiye’nin geleceğine ilişkin mesajlar vererek Cumhur İttifakı’nın ülkenin istikrarının teminatı olduğunu vurguladı. Büyükataman’a göre Cumhur İttifakı: Türkiye’nin güvenliğini koruyan siyasi iradedir, Türk ve Türkiye Yüzyılı vizyonunun taşıyıcısıdır, Türkiye’nin küresel güç olma hedefinin mimarıdır. Büyükataman, sözlerini Devlet Bahçeli’nin “Türk ve Türkiye Yüzyılı” vizyonuna atıf yaparak tamamladı ve Türkiye’nin bu yoldan döndürülmesinin mümkün olmadığını söyledi. Konuşmasının sonunda yaklaşan Ramazan Bayramı’nı kutlayan Büyükataman, birlik ve beraberlik içinde nice bayramlara ulaşılması temennisinde bulunarak programın düzenlenmesinde emeği geçen teşkilata teşekkür etti. Konuşmasını ise milliyetçi hareketin simge sloganıyla tamamladı: “Ne Mutlu Türk’üm Diyene!”

Türk Eğitim-Sen Bursa 1 ve 2 No’lu Şubelerden Güçlü Mesaj: “Türkiye Sevdamız, Ekmek İçin Kavgamız” Haber

Türk Eğitim-Sen Bursa 1 ve 2 No’lu Şubelerden Güçlü Mesaj: “Türkiye Sevdamız, Ekmek İçin Kavgamız”

Türk Eğitim-Sen Bursa 1 No’lu Şube Başkanı Ömer Işıkoğlu ve Bursa 2 No’lu Şube Başkanı Fatih Gümüş, sendikal çalışmalar ve önümüzdeki döneme ilişkin hedefleri kapsayan geniş kapsamlı bir açıklama yaptı. Eğitim çalışanlarının hak mücadelesinde kararlı bir duruş sergileyeceklerini vurgulayan şube başkanları, hem masada hem sahada etkin bir sendikal anlayışla hareket edeceklerini ifade etti. Açıklamada, sendikanın temel değerlerinin altı çizilerek şu ifadelere yer verildi: “Sizin aklınızda, dilinizde, gönlünüzde her daim Türkiye var! Çünkü sizin için Türkiye; Atatürk’tür, Türkçe’dir, ay yıldızlı al bayraktır, İstiklal Marşı’dır, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüdür, laik sosyal hukuk devleti anlayışıdır, eğitim dilinin yalnızca Türkçe olduğu şuurudur, Anayasamızın 66. maddesinde anlamını bulan milli kimlik anlayışıdır. Onun için şiarımız her daim ‘Türkiye Sevdamız Ekmek İçin Kavgamız’ olacaktır.” Masada da Sahada da Kararlılık Ömer Işıkoğlu ve Fatih Gümüş, önümüzdeki dönemde sendikal mücadelenin çok yönlü olarak sürdürüleceğini belirtti. Eğitim çalışanlarının ekonomik, sosyal ve özlük haklarının iyileştirilmesi için kararlı bir tutum sergileneceği vurgulandı. Şube başkanları, özellikle şu başlıklarda yoğun bir çalışma yürütüleceğini ifade etti: Ücrette adaletin sağlanması, Kadrolu ve güvenceli istihdamın yaygınlaştırılması, Emeklilikte güvence sisteminin güçlendirilmesi, Öğretmenlerin mesleki itibarının korunması ve kariyer basamakları düzenlemesindeki eksikliklerin giderilmesi, Ataması yapılmayan öğretmenler için kalıcı çözümler üretilmesi, Birinci dereceye inmiş tüm memurlara 3600 ek gösterge verilmesi, Yardımcı hizmetlilerin kadro taleplerinin karşılanması. Liyakat, Şeffaflık ve Aile Birliği Vurgusu Açıklamada, Milli Eğitim Bakanlığı ve üniversite personelinin görevde yükselme ve unvan değişikliği süreçlerinde takvimlendirme, şeffaflık ve liyakat ilkelerinin esas alınması gerektiği belirtildi. Yer değişikliği ve aile birliği konularında yaşanan mağduriyetlerin giderilmesinin de öncelikli gündem maddeleri arasında olduğu kaydedildi. Ayrıca akademik emeğin güçlendirilmesi, YÖK personelinin kariyer ve özlük haklarının iyileştirilmesi ve üniversite çalışanlarının haklarının korunması konularında da kararlı bir sendikal mücadele yürütüleceği ifade edildi. Türk Dünyası ve 21. Yüzyıl Vizyonu Şube başkanları, sendikal çalışmaların yalnızca yerel ve ulusal düzeyde değil, Türk Dünyası’nın her köşesinde yürütülecek eğitim faaliyetleriyle de destekleneceğini belirtti. 21. yüzyılın “Türk asrı” olması hedefi doğrultusunda eğitim politikalarının güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekildi. Işıkoğlu ve Gümüş, eğitim çalışanlarının hak ve menfaatlerini savunmanın yanı sıra milli ve manevi değerlere bağlı bir sendikal anlayışla hareket edeceklerini vurgulayarak sözlerini şu şekilde tamamladı: “Eğitim çalışanlarımızın emeğini, alın terini ve onurunu korumak için dün olduğu gibi bugün de yarın da kararlılıkla mücadele edeceğiz. Türkiye sevdamızdan ve hak arama mücadelemizden asla vazgeçmeyeceğiz.” Türk Eğitim-Sen Bursa 1 ve 2 No’lu şubelerinin önümüzdeki süreçte sahadaki temaslarını artırarak eğitim çalışanlarının taleplerini daha güçlü bir şekilde gündeme taşıması bekleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.