Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Toprak

Gürsu Haber - Toprak haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Toprak haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

SERT ÇIKIŞ: “BU BİR DÖNÜŞÜM DEĞİL, AÇIKÇA MAĞDURİYET ÜRETME DÜZENİ!” Haber

SERT ÇIKIŞ: “BU BİR DÖNÜŞÜM DEĞİL, AÇIKÇA MAĞDURİYET ÜRETME DÜZENİ!”

İmar Yasasına Takılanlar Derneği Başkanı İbrahim Hacıoğlu, yaptığı açıklamayla hem kentsel dönüşüm politikalarına hem de tarım-toprak çelişkisine sert sözlerle yüklendi. Hacıoğlu, “Bu ülkede sorun artık teknik değil, doğrudan adalet sorunudur” diyerek mevcut sistemin vatandaş aleyhine işlediğini açıkça dile getirdi. “Mülkiyet Yoksa Dönüşüm Değil, Felaket Vardır!” Hacıoğlu’nun en net vurgusu, milyonlarca insanın barınma hakkının hâlâ hukuki güvence altında olmaması oldu. Kamuoyuna yansıyan görüntülerin gerçeği saklamadığını belirten Hacıoğlu, kentsel dönüşüm adı altında yürütülen süreçlerin vatandaşta güven değil korku yarattığını söyledi: “Altını kalın çizgilerle çiziyoruz: Mülkiyeti olmayan bir yapıda kentsel dönüşüm olmaz! Olursa bunun adı dönüşüm değil, açıkça mağduriyet üretmektir.” Bugün tapusu, yapı kaydı veya resmi statüsü bulunmayan milyonlarca yapının dönüşüm kapsamına alınmasının ciddi sonuçlar doğurduğunu belirten Hacıoğlu, şu risklere dikkat çekti: Hak sahipliğinin belirsiz bırakılması Yerinde dönüşüm yerine vatandaşın yerinden edilmesi Ağır borç yükleriyle karşı karşıya kalınması Sosyal bağların koparılması ve yaşam düzeninin altüst edilmesi “Önce Yapı Kayıt, Sonra Dönüşüm!” Hacıoğlu’na göre çözüm açık ama bilinçli şekilde erteleniyor: “Yapı kayıt sistemi olmadan yapılan her dönüşüm, çözüm değil yeni bir krizdir.” Yapı kayıt sisteminin yalnızca teknik bir düzenleme değil, aynı zamanda sosyal adalet meselesi olduğunu vurgulayan Hacıoğlu, bu sistemin: Mülkiyet hakkını güvence altına alacağını Devlet-vatandaş ilişkisini yeniden tesis edeceğini Dönüşüm süreçlerini adil hale getireceğini Afet riskleri için sağlıklı veri oluşturacağını ifade etti “KENTSEL DEĞİL, RANTSAL DÖNÜŞÜM DAYATILIYOR!” Sahadan gelen tepkilerin artık gizlenemez noktaya ulaştığını söyleyen Hacıoğlu, vatandaşın talebini şu sözlerle özetledi: “Biz kentsel dönüşüm değil, rantsal dönüşüm görüyoruz! İnsanlar evlerini değil, hayatlarını kaybetme korkusu yaşıyor.” Vatandaşın talebinin son derece net ve meşru olduğunu belirten Hacıoğlu: “Önce hakkımızı verin, sonra dönüşümü konuşalım!” diyerek çağrısını yineledi. MECLİS’E AÇIK ÇAĞRI İmar Yasasına Takılanlar Derneği’nin talepleri ise net: Yapı kayıt düzenlemesi derhal Meclis’e getirilmeli Mülkiyet sorunları çözüme kavuşturulmalı Kentsel dönüşüm adil bir zemine oturtulmalı Hacıoğlu’nun sert uyarısı dikkat çekti: “Adalet yoksa dönüşüm de yoktur! Olsa olsa insanları yerinden etmek vardır.” TARIM ÜZERİNDEN İKİYÜZLÜLÜK ELEŞTİRİSİ: “BETONA GELİNCE SERBEST, VATANDAŞA GELİNCE YASAK!” Açıklamanın ikinci bölümünde ise hedefte bu kez tarım politikaları ve şehirleşme anlayışı vardı. Hacıoğlu, üretim modeli üzerinden çarpıcı bir karşılaştırma yaparak mevcut sistemin çelişkilerini gözler önüne serdi. 700 metrekarelik bir arazide klasik tarım yapan bir vatandaşın neredeyse hiçbir gelir elde edemediğini belirten Hacıoğlu, buna karşılık aynı alanın doğru planlandığında katbekat fazla ekonomik değer üretebildiğini söyledi. “650 kilo mısırdan elde edilen gelirle bir ailenin temel gıda ihtiyacı bile karşılanamazken, aynı alan doğru kullanıldığında adeta bir yaşam sistemine dönüşür.” Ancak asıl sert çıkış, tarım arazilerinin imara açılması konusundaydı: “Şu an oturduğunuz evlerin büyük çoğunluğu 20-30 yıl önce tarım arazisiydi. O zaman sorun yoktu da, vatandaş kendi tarlasına küçük bir yapı yaptığında mı ‘tarım düşmanı’ oluyor?” “BU DÜZEN MİLLİ SERVETİ YOK EDİYOR!” Hacıoğlu, sistemin çifte standart üzerine kurulu olduğunu savundu: Büyük projeler için tarım arazileri kolayca imara açılıyor Vatandaş kendi arazisinde yapılaşınca suçlu ilan ediliyor “Eğer gerçekten toprağı korumak istiyorsanız, o zaman buyurun şehirlerin büyük bölümünü yıkın! Çünkü hepsinin altında bir zamanlar tarım vardı.” “ADALET İMZAYLA DEĞİL, VİCDANLA OLUR!” Açıklamanın en çarpıcı cümlesi ise şu oldu: “Bir imzayla toprağı imara açınca ‘yasal’, vatandaş kullanınca ‘suç’ oluyor. Bu adalet değil, açık bir çifte standarttır.” “BAHÇELİ YAŞAM LÜKS DEĞİL, HAKTIR!” Hacıoğlu, şehirleşme politikalarının insanları doğadan kopardığını belirterek, bahçeli yaşamın bir ayrıcalık değil temel bir hak olduğunu söyledi. Langa Caddesi örneğini veren Hacıoğlu, sözlerini şöyle tamamladı: “Bir zamanlar bostan olan yerler bugün beton yığını. Ama o toprakların hafızası hâlâ yaşıyor. Langa hıyarı hâlâ bir efsane olarak anılıyorsa, bu bize neyi kaybettiğimizi anlatmaya yeter.” SON SÖZ: “BU ARTIK BİR UYARI DEĞİL, AÇIK BİR İSYANDIR” İmar Yasasına Takılanlar Derneği’nin açıklaması, yalnızca bir basın metni değil; büyüyen bir toplumsal tepkinin sert bir dışavurumu olarak değerlendiriliyor. Mesaj net: Mülkiyet çözülmeden dönüşüm olmaz. Adalet sağlanmadan sistem işlemez. Toprak korunmadan gelecek kurulmaz. Ve en önemlisi: Vatandaş yok sayılarak hiçbir politika ayakta kalmaz.

Anahtar Parti Bursa’da 200 bin ata tohumunu 2 saatte dağıttı Haber

Anahtar Parti Bursa’da 200 bin ata tohumunu 2 saatte dağıttı

15 Temmuz Demokrasi Meydanı ve Cumhuriyet Caddesi'nde düzenlenen programa Genel Başkan Tarım Danışmanı Nalan Oğuz, Tarım ve Gıda Güvenliği Başkan Yardımcısı Serkan Kazandı, Bursa İl Başkanı Fikret Aslan, Tarım ve Gıda Güvenliğinden Sorumlu Bursa İl Başkan Yardımcısı Hayrettin Emre Yürük ile il ve ilçe yöneticileri katıldı. 200 BİN BİBER VE DOMATES TOHUMU 2 SAATTE TÜKENDİ Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu ve Tarım ve Güvenliğinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hasan Hüseyin Demiröz'ün yerli ve milli üretimi desteklemek amacıyla başlattığı Ata Tohumu Dağıtım Etkinliği, Bursalıların büyük ilgisi ile karşılandı. 200 bin tohum 2 saat içinde tükendi. "EKİLMEDİK TEK KARIŞ TOPRAK KALMASIN" "Ekilmedik tek karış toprak kalmasın" sloganıyla başlatılan seferberlik, Kocaeli ve Sakarya'dan sonra üçüncü olarak Bursa'da düzenlendi. Etkinlik sırasında parti politikalarını içeren broşür dağıtılırken kurulan stantlarda birçok üye kaydı yapıldı. “MİLLETİN GÖNLÜNDE YER ALDIĞIMIZI BİR KEZ DAHA GÖRMÜŞ OLDUK” Üye stantlarının haftada üç gün açık olduğunu dile getiren İl Başkanı Fikret Aslan, “Genel Merkez Tarım ve Gıda Güvenliği Başkanlığımız bugün Bursa’da 200 bin ata tohumu dağıttı. 2 saatte tükenen tohumlar bizlere, milletin gönlünde yer aldığımızı bir kez daha göstermiş oldu. Vatandaşlarımızın teveccühünü almanın mutluluğunu yaşıyoruz. Her alanda liyakatli kadrolarla yoluna devam eden Anahtar Parti, milletin tüm derdine derman olmak için daha çok çalışacaktır” şeklinde konuştu. “ATA TOHUMU İLE FARKINDALIK OLUŞTURMAYA ÇALIŞIYORUZ” Genel Başkan Tarım Danışmanı Nalan Oğuz ise geçtiğimiz sene ata tohumlarını saksıları ekip dağıttıklarını söyledi. Bu sene kapsamı genişlettiklerini belirten Oğuz, “Ata tohumunun üretimi, gıda bağımsızlığı, sürdürülebilirlik gibi birçok etmeni sembolize etmek amacıyla Anahtar Parti olarak farkındalık oluşturmaya çalışıyoruz. Her hafta bir ilimizde dağıtım yapacağız. Bursa’nın ardından İstanbul’da dağıtım yapacağız. Tüm vatandaşlarımızı bu farkındalığa ortak olmaya davet ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Araştırmacı Yazar Ekrem Hayri Peker’den Bursa’nın Dağ İlçeleri İçin “Tarım İstasyonları” Projesi Haber

Araştırmacı Yazar Ekrem Hayri Peker’den Bursa’nın Dağ İlçeleri İçin “Tarım İstasyonları” Projesi

Ekrem Hayri Peker, Bursa’nın dağ ilçeleri olarak bilinen Keles, Orhaneli, Harmancık ve Büyükorhan için tarımsal üretimi güçlendirmeyi amaçlayan “Tarım İstasyonları” projesinin ayrıntılarını açıkladı. Türkiye’de tarım sektörünün ciddi bir darboğazdan geçtiğini belirten Peker, köy ve kasabalarda nüfusun hızla azaldığını, toprakların parçalandığını ve üreticinin ürününü koruyup pazarlayabileceği güçlü organizasyonların bulunmadığını vurguladı. “Toprak Yapısı Üreticiyi Zorluyor” Peker, miras hukukunun etkisiyle geçmişte bölünemeyen çift düzeninin bozulduğunu, arazilerin ekonomik üretim yapılamayacak kadar küçüldüğünü ifade etti. Yapılan toplulaştırma çalışmalarının yetersiz kaldığını ve bir kuşak sonra arazilerin yeniden bölündüğünü belirten Peker, çok parçalı ve maliyeti karşılamayan arazi yapısının köyden kente göçün başlıca nedenlerinden biri olduğunu söyledi. Kırsalda üretici sayısının hızla azaldığını dile getiren Peker, küçük arazilerde üretim yapılmasının yanı sıra makine ve ekipman maliyetlerinin sürekli artmasının üreticiyi zor durumda bıraktığını ifade etti. Tek kullanımlık tohumlar ve mazot fiyatlarının da maliyetleri yükselttiğini belirten Peker, küçük üreticinin çoğu zaman ya yalnızca geçinecek kadar üretim yaptığını ya da müşteri bulduğunda arazisini satmak zorunda kaldığını kaydetti. Çözüm Önerisi: Tarım İstasyonları Peker’in önerdiği modele göre kurulacak tarım istasyonlarında, tarım araçları üreticilere kiralama yöntemiyle sunulacak. İstasyonlarda farklı motor gücünde traktörler, römorklar, kamyonetler, pulluklar, ilaçlama ekipmanları, tohum ekme ve gübreleme makineleri gibi üretimde ihtiyaç duyulan tüm ekipmanlar bulunacak. Ayrıca bu merkezlerde eğitim salonları, banka şubeleri, bankamatikler ile gübre, tohum ve ilaç satış ofislerinin de yer alabileceğini belirten Peker, bu yapılanmanın kırsalda nitelikli iş gücünü artıracağını ifade etti. Uluslararası Örnekler İncelenebilir Projenin benzerlerini yaklaşık dört yıl yaşadığı Özbekistan’da gördüğünü belirten Peker, uygulamanın hayata geçirildiği ülkelerde incelemeler yapılarak deneyimlerden faydalanılabileceğini söyledi. Tarım istasyonları sayesinde üreticilerin pahalı makine yatırımı yapmak zorunda kalmayacağını ve üretim maliyetlerinin düşeceğini vurgulayan Peker, projenin kırsal kalkınmaya önemli katkı sağlayabileceğini ifade ederek, “Bu şekilde üreticiler tarımsal alet ve ekipman için büyük harcamalar yapmayacak. Üretim maliyetleri düşecek. Uygulamaya değmez mi?” sözleriyle çağrıda bulundu.

Zafer Partisi Kestel’den hava kirliliği tepkisi! Haber

Zafer Partisi Kestel’den hava kirliliği tepkisi!

Zafer Partisi Kestel İlçe Teşkilatı, İl Başkanı Cihat Gazi, Kadın Kolları Politikaları Başkanı Nazan Yılmaz, İl Yönetim Kurulu üyeleri, Kestel İlçe Yönetimi ve parti üyelerinin katılımıyla gerçekleştirilen Genişletilmiş İstişare Toplantısı’nda, Kestel’in içine sürüklendiği tabloya karşı adeta isyan bayrağını çekti. Toplantıda yapılan konuşmalar, alışılmış siyasi nezaket kalıplarının çok ötesine geçerek, mevcut yerel yönetimlere doğrudan ve sert bir hesaplaşma çağrısı niteliği taşıdı. “Bugün Burada Kahvaltı Yapmıyoruz, Hesap Soruyoruz!” Toplantının açılışında yapılan konuşmada, bu buluşmanın bir rutin toplantı değil, Kestel’in gasp edilen geleceğini geri alma kararlılığının ilanı olduğu vurgulandı: Zafer Partisi Kestel İlçe Başkanı Kazım Özçar “Bugün burada kahvaltı yapmak için değil, Kestel’in çalınan havasını, gasp edilen toprağını ve yok sayılan insanını geri almak için bir aradayız. Sayın İl Başkanımızın Kestel’e gelerek bu pis tabloyu yerinde görmesi, mücadelemizi daha da büyütmüştür.” “Bu Bir Çevre Sorunu Değil, Açıkça Bir İHMAL VE VİCDANSIZLIK SUÇUDUR!” Zafer Partisi Kestel İlçe Teşkilatı, Kestel’de yıllardır süren hava kirliliğini bir ihmal değil, bilinçli bir yönetim zaafı olarak tanımladı. Yapılan açıklamalarda kullanılan ifadeler, bugüne kadar Kestel’de duyulmuş en sert siyasi eleştiriler arasında yer aldı. Kazım Özçar “Kestel’in havası kirli değil, zehirli! Ve bu zehir solunurken yetkililer koltuklarında keyif sürüyor. Mevcut Belediye Başkanı, masasında kanser, KOAH ve astım hastalarının listesinin olduğunu söylüyor. Bu bir itiraf değil de nedir? İnsanların hastalık listesini tutan ama zehir saçan bacalara dokunamayan bir yönetim anlayışıyla karşı karşıyayız.” Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik eleştiriler ise daha da sertleşti: Kazım Özçar “Büyükşehir Belediye Başkanı çıkıp ‘Kestellilere maske takmayı önerebiliriz’ diyor. Bu akıl tutulmasıdır! Siz maske tavsiye eden bir sağlık danışmanı değilsiniz; denetim yapmak, filtre taktırmak ve halkı korumakla yükümlü yöneticilersiniz.” “Kestel Halkı Size Maske Takmak İçin Değil, Bacalara Filtre Taktırmak İçin Yetki Verdi!” Konuşmalarda, halk sağlığının göz göre göre hiçe sayıldığı vurgulanarak, mevcut yönetimlerin Kestel’i sanayi artığı bir arka bahçeye çevirdiği ifade edildi. Kazım Özçar “Çocuklarımız nefes alamazken, siz tutanak tutuyorsunuz. İnsanlar hasta olurken, siz liste yapıyorsunuz. Bu düpedüz beceriksizlik değil, görev ihmalidir!” Trafik Felci: “Bu İlçeyi Yönetemiyorsunuz!” Toplantıda Kestel’in kronikleşmiş trafik sorunu da ağır sözlerle ele alındı. Zafer Partisi’nin somut çözüm önerilerinin bilinçli şekilde görmezden gelindiği ifade edildi. Kazım Özçar “Metro son durağından ilçe merkezine araç girişi değil, çıkışı verilmesini önerdik. Bu kadar basit bir çözümü bile hayata geçiremeyen bir yönetim var. ‘Bu bizim yetkimiz değil’ diyerek sorumluluktan kaçtılar. Kestel’i yönetemeyenler, topu birbirine atarak koltuklarını korumaya çalışıyor.” Zafer Partisi, Kestel’in hakkını Büyükşehir karşısında savunamayan yönetimi “iradesiz ve teslimiyetçi” olmakla suçladı. Kırsal Mahalleler: “Toprak Var, Hizmet Yok!” Kırsal mahalleler konusunda ise açıklamalar adeta bir rant suçlamasına dönüştü: Kazım Özçar “Konu rant olunca köylünün toprağına çökenler, konu hizmet olunca köylüyü yok sayıyor. Meralar elden gidiyor, taşınmazlar satılıyor ama köylünün yoluna, suyuna, üretimine tek kuruş harcanmıyor.” Zafer Partisi, mevcut bütçe anlayışını ‘yandaşa çalışan belediyecilik’ olarak nitelendirerek, kendi belediyecilik anlayışlarının tamamen farklı olacağını ilan etti. Kazım Özçar “Bizim belediyeciliğimizde bütçe; yandaş müteahhitlere değil, Kestel’in toprağına, çiftçisine ve emekçisine akacaktır.” “Bu Düzen Değişecek, Hesap Sorulacak!” Toplantının finalinde verilen mesaj net, sert ve tartışmaya kapalıydı: Kazım Özçar “Kestel sahipsiz değil. Bu ilçeyi zehirleyen, kilitleyen ve kaderine terk eden bu düzen değişecek. Zafer Partisi olarak susmayacağız, geri adım atmayacağız ve günü geldiğinde bu halka hesap soramayanlardan hesabı biz soracağız.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.