Hava Durumu

#Terörist

Gürsu Haber - Terörist haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Terörist haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

YAVUZ AĞIRALİOĞLU: ANAHTAR PARTİ TÜRK SİYASETİNİN YENİ UMUDU Haber

YAVUZ AĞIRALİOĞLU: ANAHTAR PARTİ TÜRK SİYASETİNİN YENİ UMUDU

Konya’da düzenlenen iftar programına katılan Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, “Anahtar Parti, Türk siyasetinin yeni umudu. Alevinin de partisi, Sünninin de partisi. Dindarın partisi, modernin partisi. Kürt’ün, Türkmen’in; koca bir memleketin umut partisidir Anahtar Parti” diye konuştu. Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, partisinin Konya İl Başkanlığı tarafından organize edilen iftar programına katıldı. Konyalılarla sohbet eden ve dertlerini dinleyen Ağıralioğlu, “Anahtar Parti, Türk siyasetinin yeni umudu. Kırmadan, dökmeden 86 milyonu ailesi gibi sarıp sarmalayacak bir hareket. Alevinin de partisi, Sünninin de partisi. Dindarın partisi, modernin partisi; memleketine bağlı sağcının, solcunun partisi. Kısaca ‘Bu topraklara aitim’ diyen herkesin partisi” dedi. Ağıralioğlu, yaptığı konuşmada özetle şunları söyledi: “Önümüzdeki dönemin siyasi mesuliyetini, önümüzdeki dönem Türk milletinin yönetimini, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin hizmetini görmek için çıktığımız yola her geçen gün kuvvetlene kuvvetlene, her geçen gün bir önceki günden daha ümitli olarak yürüyerek; bazen adımlarımızı hızlı atarak, bazen koşarak Türk milletinin istikbaline bileyleniyoruz. Siyaset yordu memleketi. Siyasetçiler yorgunluk sebebi oldu memlekette. Bereket olsunlar diye desteklediklerimiz bereketimizi kaçırdılar. Umut olsun diye beklediklerimiz umudumuzu kırdılar. Huzurumuzu, güvenliğimizi sağlasınlar diye desteklediklerimiz bizi huzursuz ve güvenliksiz bıraktılar. “ANAHTAR PARTİ NE YAPACAĞINI BİLENLERİN PARTİSİDİR” Cumhurbaşkanımıza Mevlana diyarından sesleneyim… Yaptıklarınızı beğenmiyoruz ama “Devletimizin başı soframıza buyursun” desek, devletimizin başı “Onlar muhalefettedir” diye bizim soframıza gelmez. O yüzden biz devletimizin başını partili-partisiz ayırırken görmek istemiyoruz. İstiyoruz ki Cumhurbaşkanımız; cumhurun başı olarak burada kendisine oy vermemiş olsalar da, yaptıklarına itiraz ediyor olsalar da, daha iyisini yapacağız diye parti kurup rekabet ediyor olsalar da başı olduğu cumhurla buluşsun. Devlet Bey’imiz Türk milletinin bilge lideri… Türk milleti burada. Bilge lideri olduğunuz Türk milletinin evlatlarıyla burada buluşabilirsiniz. Muhalefet-iktidar demeden gelip burada sizin yaptıklarınızı hedef koyup ulaşamadıklarınızı, vaat edip yapamadıklarınızı kendileri için mesuliyet bilen kardeşleriniz var. Onların sofralarına gelip onları dinleseniz mesela ne kaybedersiniz? Zaman zaman siyasetin ihtiyaçlarını toplumun talepleri belirliyor. Mesela bu ara rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu’nun adı çok anılıyor. İlkeli siyaset deyince Muhsin Yazıcıoğlu’nu anıyorsanız… Bir gün öyle, bir gün böyle siyaset yormuş milleti. “Recep Yazıcıoğlu diye iyi bir vali vardı” deniliyor. Duyardı, dinlerdi, giderdi. Protokol demezdi. Herkese dokunabilirdi. Özlenen vali profili demek ki… Yine diyorlar ki eskiden siyasetçiler, liderler ekranlarda oturup birbirleriyle kırıp dökmeden konuşurlardı. Erbakan Hoca’nın nezaketini anıyorlar. En sert muhalefeti bile tebessümle söyleyebilen siyaseti özlüyor millet. Milletiniz size diyor ki: “Yahu kardeşim, birbirinize muhalefet edin ama hakaret etmeyin. Hakaret etmeden konuşamıyor musunuz?” Dolayısıyla toplum; ilke sahibi, duyabilen, dinleyebilen, anlayabilen, birbirine nezaket gösterebilen, devleti devlet, milleti millet gibi sayabilen bir siyaset özlüyor. İşte biz bu yüzden Anahtar Parti’yi kurduk. Anahtar Parti ne yapacağını bilenlerin partisidir. Memleketi kendinin zanneden, kendini memleketin sahibi zanneden siyasetten yoruldu millet. Memleketi emanet bilen, mukaddes bir emanet gibi muhafaza etmeyi milletine borç sayan siyaset geliyor. Anahtar Parti geliyor. “SİYASETİ İLKELİ İNSANLAR YAPMALI” Ben bir gün devletin düşmanlarına gülmedim. Onlarla yolumu kesiştirmedim. Devletin, milletin düşmanlarıyla bir gün bir köşede hasbihal etmedim. Ağırlamadım, uğurlamadım. Devletine, milletine kötülük etmiş hiç kimseye müsamahalı davranmadım, yurt dışından iktidar dilenmedim. Devletimi yurt dışına şikâyet etmedim. Edeni meşru görmedim! Ay yıldızlı al bayrağın altında yaşamayı kendime şeref bildim. Başka bir bayrağın altında gölgelenmedim. Türk milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni ay yıldızlı al bayrağın altında bir ve beraber yaşatmayı ülkeme, ülküme, bize bu vatanı bırakıp giden şehitlerime borç bildim. Bu hattan hiç değişmedim. 35 yıldır cemiyetçilik yapıyorum. 35 sene daha yaşarsam, 35 sene önce dediğim her şeyi şimdi dediğim gibi ölene kadar söyleyeceğim. Öcalan o zaman da teröristti, şimdi de terörist. PKK o zaman da terör örgütüydü, şimdi de terör örgütü. Adalet yolun başındayken de adaletti, şimdi de adalet. Siyaset o zaman da nezaketle yapılması gerekiyordu, şimdi de nezaketle yapılması gerekiyor. Siyaset her zaman ilkeli insanların yapması gereken bir şeydi. Ben hâlâ ilkeli insanların yapması gereken bir şey olduğuna inanıyorum. Bugün öyle, bugün böyle, yarın başka türlü olan siyasetin memleketin kaderi olmadığına inanıyorum. O yüzden Anahtar Parti pırıl pırıl bir parti. “BAYRAK ADALETLE, BEREKETLE DALGALANIR…” Rahmetli Muhsin Başkan’ın güzel bir konuşması vardı; Türk ezansız olmaz, Türk bayraksız olmaz… Cumhurbaşkanımız da grup toplantısında güzel bir konuşma yapmış; zaten biz Cumhurbaşkanının güzel konuşmasını eleştirmiyoruz, konuştuklarını yapamamasını eleştiriyoruz. Ama Cumhurbaşkanımızın bir şey bilmesi lazım. Bayrağın dalgalanmasının sebebi rüzgâr değildir. Bayrak adaletle bir ülkenin üstünde dalgalanabilir. Ağzına kadar dolu bir hazine bayrağın rüzgârıdır. Bayrak dalgalansın istiyorsanız; paranızın değeri bayrağınızı dalgalandırır. Bayrak inmez, bayrak mahzun olmaz, bayrak dalgalansın diyorsanız ticaretin bereketi olması lazım. Ticaretinizin bereketi gitmişse, çocuklarınız madde bağımlılığının pençesindeyse, esnafınız batma kuyusuna girmişse, iş adamlarınız konkordato sırasında ise, hazineniz faize teslim edilmişse, siz yurt dışı borçlanmalarınızın faizini bile ödeyemez hâle gelmişseniz, emeklileriniz bu paralarla, asgari ücretlileriniz şu paralarla yaşıyorsa, insanlar evlatlarını evlendiremez, çocuklarına yuva kuramaz hâle gelmişse, babalar evlatlarına harçlık veremediği için utanç duyuyorsa, evlatlar babalarından harçlık alıyorlar diye mahcup oluyorsa, bayrağınız mahzundur, Türk milletini esaret şartlarında yaşatıyorsunuz demektir. “ALEVİNİN DE SÜNNİNİN DE PARTİSİ ANAHTAR PARTİ” Anahtar Parti, Türk siyasetinin yeni umudu, Türk siyasetinin yeni yönetim merkezi. Kırmadan, dökmeden 86 milyonu ailesi gibi sarıp sarmalayacak bir hareket. Alevinin de partisi, Sünninin de partisi. Dindarın partisi, modernin partisi; memleketine bağlı sağcının, solcunun partisi. Kısaca “Bu topraklara aitim” diyen herkesin partisi. O mezhepten, bu meşrepten; Kürt’ün, Türkmen’in, Alevinin, Sünninin neyi varsa koca bir memleketin umut partisidir Anahtar Parti. Umudunuzla yaşayın, umudunuzla milletinize kuvvet olun inşallah.”

“Bizim Duruşumuz Net!” Haber

“Bizim Duruşumuz Net!”

Hürriyetçi Eğitim Sen 2. Olağan Kongresi’nde Sert Mesajlar Verildi: “Bizim Duruşumuz Net!” Bursa – Hürriyetçi Eğitim Sen, Bursa 1 Nolu Şube Başkanı Abit Şenel’in güven tazelediği kongrede açılış konuşmasıyla 2. Olağan Kongresi’ne damgasını vurdu. Sert ve net ifadelerle yapılan konuşmada, eğitim çalışanlarının hakları savunuldu, sendikanın mücadelesine ve ülke genelindeki eğitim sistemine yönelik ciddi eleştirilerde bulunuldu. Şenel, Türkiye’nin zor bir dönemden geçtiğini belirterek, sendika olarak her zaman doğru bildiklerini savunmaya devam edeceklerini ve haksızlık karşısında geri adım atmayacaklarını vurguladı. Kongrede Divan Başkanı Erol Çınar katip Sedat Köroğlu Candan Topçuoğlu üstlenirken sendikanın şube başkanları da hazır bulundu. Hürriyetçi Tarım Orman Sen Genel Başkanı Muzaffer Genç, HÜRSEN İl Temsilcisi Selahattin Gürses ve BİPOLAR Derneği Başkanı Dilek Par selamlama konuşması yaptı. “Sendika, Emekçinin Yanında Durur!” Şenel, açılış konuşmasında, “Hürriyetçi Eğitim Sen, makam sendikacılığı yapmaz. Bizler, emekçinin yanındayız ve haksızlık karşısında her zaman haykıranlardanız. Bugüne kadar geri adım atmadık, bundan sonra da atmayacağız” diyerek sendikal mücadelenin devam edeceğini belirtti. Resen atamalar, özlük haklarındaki kayıplar, liyakatsizlik ve ekonomik adaletsizlikler karşısında Hürriyetçi Eğitim Sen’in en net duruşu sergileyen sendika olduğunu söyleyen Şenel, “Eğitim çalışanlarına yönelik şiddet karşısında hep ayakta durduk, durmaya da devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. “Kimse Bizim Duruşumuzu Sorgulayamaz” Şenel, Türkiye’nin zor bir süreçten geçtiğini belirterek, “Bugün, ülkeyi yönetenler Anayasamızın temel ilkelerini yok saymaya çalışıyor. Laiklik ve Türklük gibi en temel değerleri silmeye çalışanlar var. Eğitim müfredatından Atatürk’ü silmeye çalışanlar var. Bizim buna göz yummamız mümkün değil!” dedi. “Türklük ile sorunu olanlar, laiklikle sorunu olanlar, Atatürk ile sorunu olanlar, eğitim çalışanlarına şiddet uygulayanlar… Bizim bunlarla hiçbir ortak yönümüz yok!” diyerek, bu kişilere karşı olan net tutumlarını bir kez daha gözler önüne serdi. “Atatürk ve Laik Cumhuriyetin Değerlerine Saldırı Kabul Edilemez” Şenel, özellikle son dönemdeki gelişmeleri eleştirerek, “İmralı’daki terörist başına destek verenler, Atatürk’ün mirasını silmeye çalışanlar, bu milletin iradesine karşı çıkanlar, tarih de affetmeyecek, Türk milleti de affetmeyecektir” diyerek sert bir uyarıda bulundu. Ayrıca, Atatürk’ün değerlerinin yok sayılmasına karşı Hürriyetçi Eğitim Sen’in her zaman mücadele edeceğini söyledi. “Bu Seçim Koltuk Yarışı Değil, Bir Mücadele” Kongre, yalnızca bir koltuk yarışına indirgenmedi. Şenel, “Bu seçim, daha güçlü bir teşkilat için, daha kararlı bir mücadele için ve daha gür bir ses için verilen bir karardır” diyerek, kongrenin önemine dikkat çekti. Başkanlık anlayışlarının sadece “yetki” değil, “sorumluluk” olduğunu belirten Şenel, “Bizim için güç değil, emanet var. Bu emaneti omuzlarımızda taşırken tek rehberimiz üyelerimizin iradesi olacak” dedi. “Birlik Olursak Güçlüyüz” Abit Şenel, son olarak, “Birlik olursak gücümüzü ortaya koyarız, inandığımız yolda yürürsek kazanırız. Eğitimin ve eğitimcilerin onurunu savunmak için burada ve kararlıyız” diyerek, tüm üyelerine çağrıda bulundu. “Bugün vereceğiniz destek yalnızca bir isme değil, bir mücadele anlayışına verilmiş olacaktır. Yolumuz açık, irademiz güçlü, mücadelemiz daimdir” diyerek, Hürriyetçi Eğitim Sen’in önümüzdeki yıllardaki kararlılığını ve mücadelesini bir kez daha teyit etti. Eğitim Çalışanlarının Hakları İçin Verilen Kararlı Mesaj Hürriyetçi Eğitim Sen’in 2. Olağan Kongresi’nde verilen mesajlar, eğitim çalışanlarının hakları ve sendikanın mücadele anlayışı açısından oldukça sert ve net bir tutum sergiledi. Hükümete ve eğitim sistemine yönelik eleştirilerde bulunan sendika yönetimi, eğitim çalışanlarının onurunu koruma ve haklarını savunma noktasında kararlı olduklarını bir kez daha vurguladı. Hürriyetçi Eğitim Sen, gelecekteki mücadelesinin her türlü engelleme girişimine karşı aynı kararlılıkla süreceğini belirtti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.