Hava Durumu

#Terör

Gürsu Haber - Terör haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Terör haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Zafer Partisi: Türkiye demografik beka meselesiyle karşı karşıya Haber

Zafer Partisi: Türkiye demografik beka meselesiyle karşı karşıya

Karamahmutoğlu, yaptığı basın açıklamasında, Türkiye’nin dünyada en fazla sığınmacı barındıran ülkelerden biri olduğunu vurgulayarak, “Yasadışı, kaçak nüfus olarak adlandırdığımız bu tablo, demografik bir işgal altında olduğumuzu göstermektedir. Demografik göçe ‘hoş geldin’ diyen AKP hükümetini bu tanımlama hep rahatsız etmiştir” ifadelerini kullandı. “27 yılda 90 yıllık nüfus düşüşü yaşandı” Aile Bakanı Mahinur Göktaş’ın açıklamalarına dikkat çeken Karamahmutoğlu, “Bakan Göktaş, bazı ülkelerin 90 yılda yaşadığı nüfus düşüşünü Türkiye’nin 27 yılda yaşadığını itiraf etti. Bu 27 yılın 23 yılında AKP iktidardaydı. Çoban bulamadığınız için ülkemizi kaçak göçmen cennetine çevirdiniz, şimdi ilkokul çağında çocuk bulamayınca kaçak göçmen çocukları mı ithal edeceksiniz?” diye sordu. Demografik bozulmayı düzeltebilecek ve düzensiz göçü tersine çevirebilecek tek siyasi partinin Zafer Partisi olduğunu savunan Karamahmutoğlu, bu sorunun bir milli güvenlik meselesi olarak ele alınması gerektiğini belirtti. “Gerçek işsiz sayısı 10 milyonun üzerinde” Ekonomiye ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Karamahmutoğlu, geniş tanımlı işsizlik oranının yüzde 30 seviyelerine çıktığını, gerçek işsiz sayısının ise 10 milyonun üzerinde olduğunu öne sürdü. “Vatandaşlarımız artan kira fiyatları, yükselen gıda fiyatları ve azalan alım gücüyle karşı karşıyadır. AKP’nin ekonomi programı, sistematik bir yoksullaştırma ve sefaleti toplumun geneline yayma programı haline gelmiştir” dedi. Gençlerin yurt dışına gitme eğilimine de dikkat çeken Karamahmutoğlu, “Nitelikli iş gücü Türkiye’den ayrılmaktadır. Gençlerimiz kendi ülkelerinde gelecek kaygısı yaşamaktadır. Bu beyin göçü Türkiye’nin geleceğini tehdit etmektedir” ifadelerini kullandı. “Çözüm süreci ihanettir” Terör örgütüyle yürütülen sürece de sert sözlerle yüklenen Karamahmutoğlu, “Narko terör örgütüyle kurulan pazarlık masasını kurduran Devlet Bahçeli ve AKP hükümetidir. Başlattıkları ikinci çözüm ihanet süreciyle son 1,5 yıldır Türk Devleti’nin ve milletinin gururuyla oynanmıştır” dedi. Devlet Bahçeli’nin “Süreci boğmanın âlemi yok, hukuki düzenlemeler adım adım yerine getirilecek” sözlerini hatırlatan Karamahmutoğlu, “Zafer Partisi’ne ‘pazarlık yok’ diyenler, şimdi adım adım yerine getirilecek diyor. Baş teröriste umut hakkı tartışmaları sürerken İmralı’da bir malikane inşa edildiği haberlerini okuyoruz” ifadelerini kullandı. “Çok uluslu yabancı askeri güç Türkiye’de konuşlanıyor” Dış politikadaki gelişmelere de değinen Karamahmutoğlu, ABD-İsrail saldırıları nedeniyle petrol fiyatlarının yüzde 50 artarak 119 dolara yükseldiğini, küresel piyasalarda ciddi dalgalanmalar yaşandığını söyledi. Milli Savunma Bakanlığı’nın sosyal medya hesabından yapılan paylaşıma dikkat çeken Karamahmutoğlu, “Ukrayna operasyonu için teşkil edilen çok uluslu deniz unsur komutanlığının İstanbul Beykoz’daki Anadolu Kavağı’nda konuşlanacağı duyuruldu. Bu kuvvetin NATO komuta yapısı içinde olup olmadığı anlaşılamamaktadır” dedi. Anayasa’nın 92. maddesini hatırlatan Karamahmutoğlu, “Türkiye’de yabancı bir askeri gücün bulunmasına izin verme yetkisi TBMM’ye aittir. Bu çok uluslu yabancı güç için Meclis’te bir oylama yapılmış mıdır? Tezkere çıkmış mıdır?” sorularını yöneltti. Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin 19. maddesinin uygulanmasından vazgeçilip geçilmediğini sorgulayan Karamahmutoğlu, “Bu uygulamanın Türkiye’yi savaşta taraf yapacağının farkında mısınız? Türkiye, çok uluslu bu yabancı askeri güce destek vererek Rusya ile karşı karşıya mı getirilmek isteniyor?” diye konuştu. “BlackRock başkanıyla ne görüşüldü?” Karamahmutoğlu, son olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Dünya Ekonomik Forumu ve BlackRock şirketinin başkanı Laurence Fink ile İstanbul’da gerçekleştirdiği görüşmeye dikkat çekerek, “Bu ziyaretin amacının ne olduğunu Türk kamuoyu merak etmektedir. Vatandaşların bu sorusunu muhatabına yöneltmeyi bir görev biliyoruz” ifadelerini kullandı. Karamahmutoğlu, AKP hükümetine Meclis’i özel gündemle toplayarak kamuoyunu bilgilendirme çağrısında bulundu.

Zafer Partisi Lideri Özdağ: Emekliler 12 ay oruç tutuyor Haber

Zafer Partisi Lideri Özdağ: Emekliler 12 ay oruç tutuyor

Özdağ, açıklamasının başında bayramın anlamının yoksulluk ve geçim sıkıntısı nedeniyle kaybolduğunu vurguladı: “Evet, bir ay sürer Ramazan ayı ve oruç tutarız. Ama AK Parti iktidarının ekonomik politikaları milleti 12 ay oruç tutmaya zorluyor. 32 bin TL açlık sınırının altında 20 bin lira maaşla geçinmeye çalışan milyonlarca insan yaşıyor. 17 milyon emekli, dul ve yetim 20 bin lira ve altında maaşla geçinmeye çalışıyor ve bu insanlara bayram harçlığı olarak 4 bin lira öneriliyor.” Özdağ, emeklilerin bayram harçlığına muhtaç edilmemesi gerektiğini belirterek, “Aslında harçlığı alması gerekenler bütün ömürleri boyunca yasalara saygılı, topluma katkı verecek şekilde çalışan emekliler değil. Emekliler bu harçlığı kendi çocuklarına ve torunlarına verebilecek durumda olmalılar” dedi. “Şehitlik önünden geçebiliyorlar mı?” Bayramın ikinci günü Cebeci Şehitliği’ni ziyaret ettiğini belirten Özdağ, şehit yakınlarının yaşadığı acıya dikkat çekti. Terörle müzakere sürecini yürütenleri hedef alan Özdağ, şu soruyu yöneltti: “Çok merak ediyorum, o gün şehitlikten de sordum, ‘Terörsüz Türkiye’ diyerek terör örgütüyle müzakere yapanlar, terör örgütünün kurucu lider, önder olarak gösterilenler acaba şehitliklerin önünden geçebiliyorlar mı, şehit yakınlarıyla, gazilerimizle bayramlaşabiliyorlar mı, konuşabiliyorlar mı? Orada evladının mezarının başında herhalde yiyebileceğiniz en acı şekeri veya çikolatayı gelenlere ikram eden annelerin yanına gidip baş sağlığı dileyebiliyorlar mı? Hiç zannetmiyorum. Ancak meydanı boş, memleketi de sahipsiz zannetmemeleri lazım.” Nevruz tartışması: “Bölücü ihanet yaygarası” Özdağ, son Nevruz kutlamalarında yaşananları sert sözlerle eleştirdi. Terör örgütü yandaşlarının Nevruz’u bir propaganda aracına dönüştürdüğünü savunan Özdağ, “Bu Nevruz’da gördük, iktidarın politikalarından cesaret alan bölücü örgüt yandaşları Türkiye’nin her yanında Nevruz’u değil, terör örgütünün ve terör örgütünün elebaşının Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne ve iktidara dayatmış olduğu şartların kabulünün kutlamasını yaptılar” dedi. Nevruz alanlarında Türk bayrağının bulunmadığını, bölücü flamaların ve Öcalan posterlerinin asıldığını belirten Özdağ, “Sizin terörsüz Türkiye’niz böyle mi kurulacak? Bizim terörsüz Türkiye’den anladığımız, terörün ortadan kalktığı bir Türkiye, sizin terörsüz Türkiye’den anladığınız, dağlarda yok edilen terör örgütünün şimdi şehirlerde, meydanda ve mecliste hâkim hale gelmesi anlaşılan” ifadelerini kullandı. “Üniversiteli gençlere ters kelepçe, PKK’lılara şefkat” İktidarın terör örgütü yandaşlarına gösterdiği müsamahayla, hukuk devleti talebiyle yürüyen gençlere yönelik tutum arasındaki çelişkiye dikkat çeken Özdağ, şöyle konuştu: “Üniversiteli gençler ‘Anayasa, hukuk devleti ve demokrasi’ diyerek Türk bayraklarıyla yola çıktıklarında bunları yakalıyorsunuz, ters kelepçeyle gözaltına alıyorsunuz, gözlerine gaz sıktırıyorsunuz ve mahkemeye sevk ediyorsunuz da bu PKK yandaşlarına, terör sevicilere gösterilen şefkat nereden geliyor?” Kara Harp Okulu teğmenleri ve Ebru Eroğlu davası Özdağ, 30 Ağustos 2024’te Kara Harp Okulu mezuniyet töreninde “Mustafa Kemal’in askeriyiz” diyen 5 teğmenin TSK’dan ihraç edilmesini de gündeme taşıdı. Dönem birincisi Topçu Teğmen Ebru Eroğlu’nun davasının reddedildiğini, kararın 13 Mart’ta açıklanmasını “garip bir tesadüf” olarak nitelendirdi: “13 Mart’ın özelliği nedir? 13 Mart’ın özelliği, Mustafa Kemal’in Harbiye’ye giriş tarihi ve Harbiyelilerin geleneksel yoklamada ‘1283 içimizde’ diyerek haykırdıkları gün olmasıdır. Tabii ki 1283 sadece Harbiyelilerin içinde değil arkadaşlar. 1283 bütün Zafer Partililerinin içinde. 1283 bütün büyük Türk milletinin içindedir.” Özdağ, Ebru Teğmen’in mahkemede yaptığı konuşmadan bir bölümü paylaşarak, “Bu subaylarımızın da genç kardeşlerimizin de merak etmemesini istiyorum. Hak ettikleri üniformaya bir gün Türk adaleti aracılığıyla muhakkak kavuşacaklardır” dedi. Dış politika ve füze savunması: “İncirlik neden Patriot’la korunuyor?” Özdağ, ABD-İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sonrası Türkiye’nin füze savunma kapasitesine ilişkin sorularını da yineledi. Türkiye’nin yüksek irtifa füze savunmasını sadece NATO’ya mı ihale ettiğini sorgulayan Özdağ, şu soruları sıraladı: “Balistik ve hipersonik füzeleri görecek, tespit edecek, izleyecek son teknoloji ürünü radar sistemlerimiz hangileridir? Bu radar sistemlerimiz Türkiye’nin hava sahasını aktif olarak kontrol etmekte midir? Balistik ve hipersonik füzeleri önleyecek milli füze savar bataryalarımız var mı ve kullanıyor muyuz? Eğer var ve kullanımda ise İncirlik ve Kürecik için NATO ülkelerinden neden patriot füzeleri getiriliyor? Neden bizim milli füze savunma sistemlerimiz İncirlik’i ve Kürecik’i korumuyor?” Özdağ ayrıca, Yunanistan’ın Semadirek Adası’na Patriot sistemleri yerleştirmesinin Balıkesir, Bandırma ve Eskişehir’deki hava üslerini tehdit ettiğini belirterek, hükümetin bu konuda bir adım atıp atmadığını sordu. Karadeniz’de tanker saldırısı ve gazetecilere gözaltı Özdağ, İstanbul Boğazı’na 26 kilometre kala bir tankere düzenlenen saldırıya ilişkin de değerlendirmede bulundu. Saldırının İran’la ilgisinin olmadığından emin olduklarını belirten Özdağ, “Eğer önümüzdeki saatlerde birileri çıkıp bir provokasyon girişimi olarak böyle bir haber sunarsa içeriden veya dışarıdan Türk milleti buna inanmaz” dedi. Saldırının daha önce Türk Akım’ına saldıran güçler tarafından gerçekleştirilmiş olabileceğini ifade etti. Son dönemde gazetecilere yönelik gözaltı ve tutuklamaları da eleştiren Özdağ, “Türkiye’de artık bağımsız bir yargı yok. Bağımsız bir yargı olmadığı için de iktidarın bazı yargı organlarını çok etkili bir şekilde muhalefeti kontrol altına almak, baskı altında tutmak için kullandığına şahit oluyoruz” dedi. ABD Büyükelçisi Barrack ve tapu iddiaları ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack’ın aynı zamanda Suriye Özel Temsilcisi olarak atanmasını “vahim” olarak nitelendiren Özdağ, “Washington’un Afganistan-Pakistan’a baktığı gibi Türkiye-Suriye’ye baktığının en somut göstergesidir” yorumunu yaptı. Adalet Bakanı Akın Gürlek’le ilgili tapu iddialarına ilişkin ise Özdağ, iddiaları ciddi bulduğunu ve konunun mahkemeye taşınmasını olumlu karşıladığını söyledi. “Zafer Partisi iktidarı Türk milletinin iktidarı olacak” Açıklamasının sonunda Zafer Partisi’nin iktidar hedefini yineleyen Özdağ, “Terörle müzakere değil, kesin sonuçlu mücadele gerçekleştireceğiz, huzur ve güvenliği sağlayacağız, birlik ve beraberliğimizi de pekiştireceğiz. Zafer iktidarı Türk milletinin iktidarı olacak” ifadelerini kullandı.

Anahtar Partili Tanrıöver: Kürd’ü PKK’ya değdirmek cinnettir Haber

Anahtar Partili Tanrıöver: Kürd’ü PKK’ya değdirmek cinnettir

Tanrıöver, politikada bazı kavramların ve söylemlerin anlamının çarpıtıldığını belirterek, “Politikanın hikmeti her zaman hesaba kitaba sığmayabilir. Ancak her nefeste bir ‘cinayet şebekesinin’ başına ‘kurucu önderlik’ demek, varlığımızı yok saymanın başka bir ifadesidir. Bunun sebebini anlamakta zorlanıyoruz” ifadelerini kullandı. “Kürd’ü PKK ile ilişkilendirmek cinnettir” Terör örgütü ile bir halkın özdeşleştirilmesinin büyük bir hata olduğunu vurgulayan Tanrıöver, şu değerlendirmede bulundu: “Kürd’ü PKK’ya değdirmek cinnettir. Bir devlet kendi insanını tek bir referansla tanımlayabilir; o da vatandaşlıktır. Vatandaşlarımızın bugün en büyük derdi, sebep olunan yoksulluktur. Durup durup insanları azınlık gibi göstermek, bu yoksulluğa çare değildir.” “Kürt annesinin feryadı görülmedi” Tanrıöver, Diyarbakır’da DEM Parti binası önünde çocuklarının terör örgütüne katılmasına tepki gösteren anneleri de hatırlatarak, bu feryadın yeterince anlaşılmadığını söyledi. “Diyarbakır’da bir Kürt annesinin ‘Yere batsın sizin PKK davanız’ diye haykırışını bile anlayamamışsanız, toplumun gerçek duygusunu okuyamıyorsunuz demektir” dedi. Nurettin Topçu hatırlatması Açıklamasında düşünür Nurettin Topçu’ya yapılan atıflara da değinen Tanrıöver, bazı yorumların yanlış olduğunu savundu. “Merhum Nurettin Topçu’dan referanslar veriliyor. Ancak burada da bir yanlışlık var; Topçu profesör değildi. Türk Milliyetçiler Derneği adına yaptığı açıklamada, zulme karşı verilen mücadelenin tarihsel ve ahlaki temellerini açıkça ortaya koymuştur” ifadelerini kullandı. Tanrıöver, Topçu’nun sözlerine atıf yaparak, inanç ve değerler uğruna verilen mücadelenin önemine dikkat çekti ve “Bu mirası siyasi hesaplarla karıştırmamak gerekir” dedi. “Vatandaşlık temeldir” Tanrıöver açıklamasını, devlet ile toplum arasındaki en güçlü bağın vatandaşlık olduğunu vurgulayarak tamamladı. “Bu ülkenin insanını ayrıştırmadan, tek bir ortak paydada buluşturmak zorundayız. O payda vatandaşlıktır” diyen Tanrıöver, mesajını “#VatandaşlıkTemeldir” etiketiyle paylaştı.

Türkiye Bir Hukuk Devletidir Haber

Türkiye Bir Hukuk Devletidir

Terörle Arasına Mesafe Koymayanlara Asla Meşruiyet Yoktur İYİ Parti Gemlik İlçe Başkanı Orhan Karaduman bir dizi açıklamada bulundu. Karaduman; “Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir. Bu gerçek tartışmaya kapalıdır. Hukukun üstünlüğü; devletimizin temeli, milletimizin ortak iradesinin güvencesi ve toplumsal düzenimizin sarsılmaz dayanağıdır. Bu ilkeyi zedelemeye dönük her girişim, doğrudan doğruya devletin varlığına ve milletimizin birliğine yönelmiş bir tehdittir. Türk yargısı tarafından terör suçlarından hüküm giymiş, ağırlaştırılmış müebbet cezası alan bir mahkûmun açıklamalarının kamuoyuna olağan bir siyasi aktör gibi servis edilmesi asla kabul edilemez. İmralı bir ceza infaz kurumudur. Orada bulunan kişi ise terör eylemlerinin sorumlusu olarak mahkûm edilmiş bir hükümlüdür. Nokta. Binlerce vatandaşımızın hayatına mal olmuş kanlı bir terör sürecinin baş aktörlerinden birinin sözlerini siyasi gündemin merkezine taşımak; şehitlerimizin aziz hatırasına açık bir saygısızlık, gazilerimizin fedakârlığına ağır bir hakarettir. Bu milletin evlatlarının canı üzerinden inşa edilmiş bir terör geçmişini görmezden gelerek, hükümlü bir ismi meşru bir siyasi özne gibi sunmaya çalışan her yaklaşım milletimizin vicdanında mahkûm olmaya mahkûmdur. Devlet ile millet arasındaki bağ, teröre karşı netlik ve kararlılıkla güçlenir. Terörle arasına açık, kesin ve tartışmasız bir mesafe koymayan hiçbir kişi, hiçbir yapı ve hiçbir siyasi oluşum bu millet adına söz söyleme hakkına sahip değildir. Meşruiyetin tek kaynağı sandıkta tecelli eden milli iradedir. Bunun dışında hiçbir odağa, hiçbir vesayet arayışına, hiçbir dolaylı meşrulaştırma çabasına geçit yoktur. Ağırlaştırılmış müebbet hükümlüsü bir şahsın serbest bırakılmasına yönelik girişimlerde bulunan, bu yönde komisyonlarda yer alıp imza atan, siyasi zemin oluşturmaya çalışan her parti ve her temsilci tarihi bir sorumluluk altındadır. Bu tutumun ne hukuki ne ahlaki ne de vicdani bir izahı vardır. Bu tavrı en güçlü şekilde reddediyor ve şiddetle kınıyoruz. Gemlikli aziz hemşehrilerimiz şunu bilmelidir: Bizim durduğumuz yer dün neredeyse bugün de orasıdır. İYİ Parti Gemlik İlçe Başkanlığı olarak tavrımız nettir, açıktır ve değişmeyecektir: Şehitlerimizin aziz hatırasının yanındayız. Gazilerimizin onurunun yanındayız. Devletimizin birliğinin, milletimizin huzurunun ve Türkiye Cumhuriyeti’nin bekasının yanındayız. Terörle arasına mesafe koymayan hiçbir anlayışa meşruiyet tanımıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Anahtar Parti: İktidara tek başımıza talibiz Haber

Anahtar Parti: İktidara tek başımıza talibiz

Anahtar Parti Sözcüsü Fuat Geçen, düzenlediği basın toplantısında partilerinin herhangi bir anket şirketiyle çalışmadığını açıkladı. Geçen, ittifak gündemlerinin olmadığını da belirterek, “Anahtar Parti iktidara taliptir, tek başına taliptir” dedi. Anahtar Parti Sözcüsü Fuat Geçen, Türkiye gündemini; ekonomi, iç güvenlik ve dış politika başlıklarıyla değerlendirmek üzere düzenlediği basın toplantısında önemli açıklamalarda bulundu. Geçen, konuşmasına ekonomik tabloya dikkat çekerek başladı. Aralık ayı sonunda çalışanlar, emekliler ve asgari ücretliler için maaş artışlarına esas teşkil eden enflasyon verilerinin toplandığını ve bu veriler üzerinden zamların yapıldığını hatırlattı. Kasım ve aralık ayı enflasyon artışlarının yüzde 0,87 ve yüzde 0,89 seviyelerinde gerçekleştiğini belirten Geçen, bu oranların yıl sonuna doğru dikkat çekici şekilde düştüğünü vurguladı. Ocak ayı enflasyonunun yüzde 4,84 olarak açıklanmasına dikkat çeken Geçen, şu soruları yöneltti: “Kasım ayında, aralık ayında ve ocak ayında TÜİK hangi enflasyon sepetini kullandı? Kış ayları arasında bu denli fark oluşması nasıl izah edilebilir?” Bu durumun siyasette “illüzyon” olarak tanımlanabileceğini belirten Geçen, “İşinize geldiğinde enflasyonu düşük, işinize geldiğinde gerçeğe yakın göstermek siyasî ahlaka uygun değildir. Bu yapılan her sofrayı ilgilendiren bir meseledir ve ahlaki değildir” dedi. “ARTIŞ DEĞİL ERİME VARDIR…” Merkez Bankası’nın 2026 yılı için açıkladığı yüzde 16 enflasyon hedefini hatırlatan Geçen, bir ayda bu hedefin dörtte birine ulaşılmasının ekonomik öngörülebilirliği zedelediğini ifade etti. “Bu rakamlar milletimizi ilgilendirmiyor” diyen Geçen, vatandaşın esas ölçüsünün mutfakta, pazarda ve çocukların beslenme çantasında yaşanan gerçeklik olduğunu vurguladı. Verilen maaş artışlarının bir ay içinde alım gücünün dörtte birini erittiğini belirten Geçen, “Burada bir artış değil, açık bir erime vardır” dedi. YOLSUZLUK KONTROL EDİLEMİZ HALE GELDİ! Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni eleştiren Geçen, son 5-6 yıllık süreçte denge ve denetim mekanizmalarının zayıfladığını, şeffaflığın kaybolduğunu, israf ve yolsuzluğun kontrol edilemez hâle geldiğini ifade etti. Hukuk, adalet ve demokrasi alanlarında yaşanan güven kaybının, dış sermaye açısından da ciddi bir risk oluşturduğunu söyledi. Anahtar Parti olarak motivasyonlarının bir “nöbet değişimi” anlayışıyla hareket etmek olduğunu vurgulayan Geçen, ülkenin sorunlarını yerinde tespit edip çözüm önerileri hazırladıklarını belirtti. Sadece ekonomide değil, güvenlik alanında da ciddi sorunlar yaşandığını ifade eden Geçen; sokakların, çocukların ve kadınların güvende olmadığını söyledi. Sanal kumar, uyuşturucu ve zararlı yayınlarla mücadelede iktidarın yeterli mesafe kat edemediğini dile getirdi. OYUN KARARI KORSANA TEŞVİK EDECEK! Oyun platformlarıyla ilgili Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın hazırladığı taslak çalışmayı olumlu bulduklarını belirten Geçen, ancak alınacak tedbirlerin korsan ve illegal mecraları teşvik edecek boyuta ulaşmaması gerektiğinin altını çizdi. “Terörsüz Türkiye” sürecine de değinen Geçen, Anahtar Parti’nin terörün bitmesi konusunda samimi her adımın yanında olduğunu ancak terör örgütü ve terörist başı ile Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin muhatap hâline getirilmesine kesinlikle karşı olduklarını ifade etti. “Umut hakkı” adı altında terörist başı ve yandaşlarını kapsayabilecek düzenlemelerin millet vicdanında asla karşılık bulmayacağını vurgulayan Fuat Geçen, Anahtar Parti’nin bu tür girişimlerin karşısında durduğunu belirtti. Suriye ve Irak’ta terör örgütü uzantılarının varlığını sürdürdüğüne dikkat çeken Geçen, iktidarın bu alanlarda yürüttüğü bazı diplomatik girişimleri olumlu bulduklarını ve desteklediklerini söyledi. MECLİS’TE KAVGA DOĞRU DEĞİL! Basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Anahtar Parti Sözcüsü Fuat Geçen, Meclis’te yaşanan yemin töreni gerginliğine ilişkin, anayasal görevlerin fiziki engellemelerle aksatılmasını doğru bulmadıklarını ifade etti. CHP’li belediye başkanlarının istifalarıyla ilgili olarak ise siyasette geçişlerin yeni olmadığını ancak etik ölçütün, seçmenin iradesi olduğunu vurguladı. Geçen, “Seçmenin onaylamadığı ayrılıklar siyaset etiği açısından ahlaki değildir” dedi. Anket sonuçları ve ittifak tartışmalarına da değinen Fuat Geçen, Anahtar Parti’nin herhangi bir anket şirketiyle çalışmadığını, sahadaki temaslardan baraj sorununun kalmadığını net şekilde gördüklerini ifade etti. İttifak senaryolarının gündemlerinde olmadığını belirten Geçen, “Anahtar Parti iktidara taliptir, tek başına taliptir ve milletinin dertlerini çözme gayretinin dışında şu anda hiçbir şeyle meşgul olmamaktadır” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.