Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tayfun Öztürk

Gürsu Haber - Tayfun Öztürk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tayfun Öztürk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

“İnegöl Büyüyor Ama Sorunlar da Derinleşiyor” Haber

“İnegöl Büyüyor Ama Sorunlar da Derinleşiyor”

DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk, İnegöl İlçe Başkanı Onur Metinbaş ve ilçe yönetiminin ev sahipliğinde gerçekleştirilen geniş katılımlı yönetim kurulu ve faaliyet değerlendirme toplantısına katıldı. Toplantıda hem teşkilat çalışmaları hem de İnegöl’ün giderek büyüyen sorunları kapsamlı şekilde ele alındı. DEVA Partisi Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Yasin Gök’ün de katıldığı programda, İnegöl’ün kronikleşen altyapı, trafik, hava kirliliği ve şehirleşme sorunları sert ifadelerle gündeme taşındı. Toplantının ardından açıklamalarda bulunan DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk, İnegöl teşkilatının sahada aktif ve çözüm odaklı çalışmalar yürüttüğünü belirterek birlik ve koordinasyon mesajı verdi. Tayfun Öztürk: “İnegöl Teşkilatımız Güçlü Bir Çalışma Ortaya Koyuyor” İlçe Başkanı Onur Metinbaş ve yönetimine teşekkür eden Tayfun Öztürk, toplantının son derece verimli geçtiğini ifade etti. Öztürk açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “İnegöl İlçe Başkanımız Sayın Onur Metinbaş ve yönetiminin düzenlemiş olduğu yönetim kurulu toplantımızı ve hedefler-faaliyetler değerlendirme programımızı gerçekleştirdik. Katılımlarıyla bizleri mutlu eden tüm il ve ilçe yönetimimize, ayrıca Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyemiz Sayın Yasin Gök’e teşekkür ediyorum. İnegöl’de vatandaşın sorunlarını yerinde dinleyen, çözüm üreten ve sahada aktif çalışan bir teşkilat anlayışıyla yolumuza devam ediyoruz.” Toplantıda önümüzdeki döneme ilişkin siyasi çalışmalar, saha organizasyonları, vatandaş buluşmaları ve İnegöl’ün temel sorunlarına yönelik çözüm önerileri üzerinde değerlendirmelerde bulunulduğu öğrenildi. Onur Metinbaş’tan Sert Çıkış: “İnegöl Kontrolsüz Büyümenin Bedelini Ödüyor” Toplantının en dikkat çeken bölümü ise DEVA Partisi İnegöl İlçe Başkanı Onur Metinbaş’ın yaptığı kapsamlı değerlendirme oldu. Metinbaş, İnegöl’ün yıllardır çözüm bekleyen temel sorunlarının artık görmezden gelinemeyecek seviyeye ulaştığını belirterek mevcut yönetim anlayışını sert sözlerle eleştirdi. İnegöl’ün plansız büyümenin yükünü taşıdığını söyleyen Metinbaş, özellikle yoğun göç ve sanayi baskısının ilçede yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürdüğünü ifade etti. “İnegöl sürekli büyüyor deniliyor ama bu büyüme plansız, altyapısız ve kontrolsüz şekilde ilerliyor. Nüfus artıyor ama yollar aynı, otoparklar yetersiz, hava kirleniyor, insanlar nefes almakta zorlanıyor. Şehir büyüyor ama yaşam kalitesi geriliyor.” dedi. “İnegöl Bursa’nın En Kirli Havasına Sahip İlçelerden Biri” İlçede özellikle kış aylarında hava kirliliğinin ciddi boyutlara ulaştığını vurgulayan Metinbaş, İnegöl’ün Bursa genelinde hava kalitesinin en düşük olduğu bölgeler arasında yer aldığını söyledi. Sanayi yoğunluğu ve plansız yapılaşmanın çevresel baskıyı artırdığını belirten Metinbaş: “İnsanlar artık camını açamıyor. Kış aylarında hava kalitesi ciddi seviyede düşüyor. Sanayi üretimi elbette önemlidir ancak insan sağlığını tehdit eden bir düzen sürdürülebilir değildir. İnegöl’ün temiz hava hakkı göz ardı edilemez.” ifadelerini kullandı. “Trafik ve Otopark Sorunu Çileye Dönüştü” İnegöl’de her geçen gün büyüyen trafik sorununa da dikkat çeken Onur Metinbaş, özellikle şehir merkezinde vatandaşların büyük mağduriyet yaşadığını söyledi. “Şehir içi trafik artık ciddi bir stres ve zaman kaybı oluşturuyor. Otopark yetersizliği vatandaşın günlük yaşamını olumsuz etkiliyor. İnsanlar araçlarını park edecek yer bulamıyor. Plansız yapılaşmanın sonucu bugün herkes tarafından hissediliyor.” diyen Metinbaş, ulaşım altyapısının mevcut nüfus yükünü taşıyamadığını ifade etti. “Başıboş Köpek Sorunu Güvenlik Meselesi Haline Geldi” İnegöl’de özellikle TOKİ bölgelerinde artan başıboş köpek sorununa da değinen Metinbaş, vatandaşlardan yoğun şikayet aldıklarını söyledi. “Bu mesele artık sadece çevre veya hayvan konusu değildir; doğrudan güvenlik sorunudur. Çocuklar okula giderken, vatandaşlar gece sokakta yürürken tedirginlik yaşıyor. Belediyelerin bu konuda daha etkili ve sürdürülebilir çözümler üretmesi gerekiyor.” şeklinde konuştu. “Altyapı Yetersiz, Şehir Göçe Hazır Değil” İnegöl’ün sürekli göç alan bir ilçe olduğunu belirten Metinbaş, mevcut altyapının bu hızlı nüfus artışına cevap veremediğini söyledi. Yol, kanalizasyon, sosyal alanlar ve şehir planlamasında ciddi eksiklikler bulunduğunu ifade eden Metinbaş: “İnegöl sanayiyle büyüyor ancak şehirleşme aynı hızda ilerlemiyor. Altyapı yetersiz kalıyor. İnsanlar artık sadece üretim değil, yaşanabilir bir şehir istiyor.” dedi. “İnegöl-Bursa Yolu Her Kış Aynı Çileyi Yaşıyor” Ulaşım sorunlarının yalnızca şehir merkeziyle sınırlı olmadığını belirten Metinbaş, özellikle İnegöl-Bursa yolunda yaşanan yoğunluk ve kış aylarındaki ulaşım problemlerine dikkat çekti. “Her kış aynı manzara yaşanıyor. Yoğun trafik, kar yağışı ve ulaşım aksaklıkları vatandaşın hayatını zorlaştırıyor. Bu sorunlar yıllardır konuşuluyor ancak kalıcı çözümler üretilmiyor.” ifadelerini kullandı. “DEVA Partisi Çözüm Odaklı Siyaset Üretiyor” Toplantının sonunda konuşan Tayfun Öztürk ise DEVA Partisi’nin yalnızca eleştiren değil çözüm üreten bir anlayışla hareket ettiğini vurguladı. Öztürk: “Biz sorunları görmezden gelen değil, vatandaşın yaşadığı gerçek problemleri gündeme taşıyan bir siyaseti savunuyoruz. İnegöl’ün potansiyeli çok büyük ancak bu potansiyelin doğru planlama ve güçlü yerel yönetim anlayışıyla değerlendirilmesi gerekiyor.” dedi. DEVA Partisi teşkilatının önümüzdeki süreçte İnegöl’de saha çalışmalarını artıracağı, vatandaş buluşmaları ve çözüm odaklı projelerle ilçedeki sorunları gündemde tutmaya devam edeceği belirtildi.

DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk’ten Sert Çıkış: “Bursa’nın Sorunu Kaynak Değil, Yönetimdir” Haber

DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk’ten Sert Çıkış: “Bursa’nın Sorunu Kaynak Değil, Yönetimdir”

DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk, Bursa’nın mevcut yönetim anlayışına yönelik dikkat çeken ve sert ifadeler içeren kapsamlı bir açıklama yaptı. Öztürk, kentin sahip olduğu güçlü potansiyele rağmen uzun yıllardır yanlış yönetim anlayışı nedeniyle geri kaldığını savunarak, “Bursa’nın sorunu kaynak değil, açık ve net biçimde yönetim sorunudur” dedi. “Bursa potansiyelinin gerisinde bırakılıyor” Açıklamasında Bursa’nın sanayi gücü, tarımsal kapasitesi ve nitelikli insan kaynağıyla Türkiye’nin en önemli şehirlerinden biri olduğuna vurgu yapan Öztürk, bu avantajların yeterince değerlendirilemediğini ifade etti. Mevcut yönetim anlayışını eleştiren Öztürk, “Şehirde yapılan parçalı müdahaleler, günü kurtarmaya yönelik projeler ve plansız yatırımlar Bursa’yı ileriye taşımak yerine yerinde saydırmaktadır” diye konuştu. Kentte özellikle ulaşım ve yaşam kalitesi sorunlarının giderek derinleştiğini belirten Öztürk, “Trafik her geçen gün artıyor, şehir büyüyor ama yaşam kalitesi düşüyor. Ekonomik üretim artmasına rağmen bu artış vatandaşın refahına yeterince yansımıyor” ifadelerini kullandı. “Geçici çözümlerle bu şehir yönetilemez” Öztürk, Bursa’nın artık kısa vadeli ve günübirlik çözümlerle yönetilemeyeceğini belirterek, köklü bir anlayış değişimine ihtiyaç duyulduğunu vurguladı. “Artık asfalt dökerek, yol genişleterek, küçük dokunuşlarla bu şehrin sorunlarını çözmek mümkün değildir. Bursa’nın ihtiyacı sistem değişimidir” diyen Öztürk, ulaşım, şehirleşme ve ekonomi alanlarında bütüncül politikalar geliştirilmesi gerektiğini söyledi. DEVA’nın Bursa vizyonu: Planlı ve sürdürülebilir şehir DEVA Partisi olarak Bursa’ya yönelik çözüm önerilerini de paylaşan Öztürk, partilerinin günü kurtaran değil, geleceği inşa eden bir yaklaşımı benimsediğini ifade etti. “Bizler Bursa için veriye dayalı, uygulanabilir ve sürdürülebilir çözümlerle hareket ediyoruz” diyen Öztürk, şu başlıkların altını çizdi: Ulaşımda kalıcı ve akıllı çözümler Ekonomide üretimi refaha dönüştüren politikalar Şehirleşmede güvenli ve planlı büyüme Gençler için umut, esnaf için nefes olacak projeler “Bursa’nın kaybedecek zamanı yok” Açıklamasının sonunda Bursa’nın mevcut durumunun kabul edilemez olduğunu belirten Öztürk, “Bu şehir potansiyelinin altında kalmayı değil, hak ettiği değere ulaşmayı fazlasıyla hak etmektedir. Bursa’nın kaybedecek zamanı yoktur” dedi. DEVA Partisi olarak göreve hazır olduklarını vurgulayan Öztürk, “Biz hazırız. Bursa için planımız var, çözümümüz var, irademiz var” sözleriyle açıklamasını tamamladı.

DEVA Partisi’nden Bursa Yönetimine Sert Eleştiri: “Sorun Kaynak Değil, Açık Bir Yönetim Zafiyetidir” Haber

DEVA Partisi’nden Bursa Yönetimine Sert Eleştiri: “Sorun Kaynak Değil, Açık Bir Yönetim Zafiyetidir”

DEVA Partisi Bursa teşkilatından Tayfun Öztürk adına yapılan açıklama, Bursa’nın mevcut yönetim anlayışına yönelik sert eleştiriler ve dikkat çekici tespitler içermesiyle gündeme oturdu. Açıklamada, Bursa’nın sahip olduğu güçlü sanayi altyapısı, verimli tarım arazileri ve nitelikli insan kaynağına rağmen uzun süredir “yanlış yönetim anlayışı” nedeniyle potansiyelinin gerisinde kaldığı vurgulandı. Öztürk, Bursa’nın mevcut durumunu “kaçırılmış fırsatlar şehri” olarak nitelendirerek, sorunun ekonomik kaynak yetersizliği değil, doğrudan yönetim eksikliği olduğunu ifade etti. Açıklamada, “Bugün Bursa’nın karşı karşıya olduğu tabloyu gizlemenin bir anlamı yok. Bu şehirde sorun para değil, vizyon ve yönetimdir” sözleriyle eleştirilerin tonu yükseltildi. “Günü Kurtaran Değil, Günü Tüketen Projelerle Karşı Karşıyayız” Mevcut yerel yönetim politikalarının hedef alındığı açıklamada, şehirde hayata geçirilen projelerin büyük kısmının uzun vadeli planlama anlayışından uzak olduğu belirtildi. Parçalı müdahaleler, plansız yatırımlar ve kısa vadeli çözümlerin Bursa’yı ileriye taşımak yerine zaman kaybettirdiği savunuldu. Öztürk, özellikle trafik ve şehirleşme konularına dikkat çekerek, “Her gün biraz daha kilitlenen bir trafik, kontrolsüz büyüyen bir şehir ve düşen yaşam kalitesiyle karşı karşıyayız. Bursa büyüyor ama Bursalı aynı oranda nefes alamıyor” ifadelerini kullandı. Açıklamada, ekonomik büyümenin de toplumsal refaha yeterince yansımadığı vurgulanarak, üretim gücüne rağmen vatandaşın günlük yaşamında hissedilir bir iyileşme olmadığına dikkat çekildi. “Artık Yama Değil, Sistem Değişikliği Gerekiyor” DEVA Partisi cephesinden yapılan değerlendirmede, Bursa’nın sorunlarının geçici çözümlerle giderilemeyeceği net bir dille ifade edildi. Mevcut yaklaşımın “asfalt dök, yol genişlet” mantığının ötesine geçemediği belirtilirken, bunun sürdürülebilir olmadığı savunuldu. Öztürk, “Bursa’nın ihtiyacı pansuman değil, köklü bir sistem değişimidir. Ulaşımda bütüncül planlama, şehirleşmede disiplin ve ekonomide katma değer odaklı dönüşüm artık ertelenemez bir zorunluluktur” diyerek daha kapsamlı bir dönüşüm çağrısı yaptı. “DEVA Partisi Bursa’ya Plan Getirecek” Açıklamanın devamında DEVA Partisi’nin Bursa için hazırladığı vizyon ve çözüm önerilerine yer verildi. Parti olarak günü kurtarmaya yönelik değil, uzun vadeli ve sürdürülebilir politikalarla hareket ettiklerini belirten Öztürk, çözümün veriye dayalı ve uygulanabilir projelerden geçtiğini ifade etti. Bu kapsamda öne çıkan başlıklar şöyle sıralandı: Ulaşımda kalıcı ve akıllı sistemler Ekonomide üretimi doğrudan refaha dönüştüren politikalar Şehirleşmede güvenli, planlı ve denetimli büyüme Gençlere umut, esnafa nefes olacak destek mekanizmaları “Bursa’nın Kaybedecek Bir Dakikası Yok” Açıklamanın en dikkat çeken bölümlerinden birinde ise zaman vurgusu öne çıktı. Bursa’nın mevcut potansiyeline rağmen geri kalmış bir performans sergilediği ifade edilerek, artık gecikmeye tahammül olmadığı dile getirildi. Öztürk, “Bu şehir potansiyelinin altında kalmayı hak etmiyor. Bursa ya yerinde saymaya devam edecek ya da hak ettiği sıçramayı yapacak. Bunun için kararlı bir irade gerekiyor” sözleriyle mevcut yönetime yönelik eleştirisini sürdürdü. “Biz Hazırız” Mesajı DEVA Partisi’nin Bursa için somut bir yol haritasına sahip olduğunu belirten Tayfun Öztürk, açıklamasını net bir siyasi mesajla tamamladı: “Biz hazırız. Bursa için planımız var, çözümümüz var, irademiz var. Bu şehir doğru yönetildiğinde sadece Türkiye’nin değil, bölgenin de en güçlü merkezlerinden biri olabilir.” Sert ifadelerle mevcut tabloyu eleştiren açıklama, Bursa’da önümüzdeki dönemde siyasi tartışmaların daha da yoğunlaşacağının sinyalini verirken, şehir yönetimi ve planlama politikaları üzerindeki tartışmayı da yeniden alevlendirdi.

DEVA Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk: “Adalet, Siyasi Hesapların Gölgesinde Bırakılamaz” Haber

DEVA Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk: “Adalet, Siyasi Hesapların Gölgesinde Bırakılamaz”

Son günlerde yaşanan gelişmeler, Türkiye’nin adalet anlayışının ne denli zedelendiğini ve hukuk devleti ilkesinin nasıl ayaklar altına alındığını bir kez daha gözler önüne seriyor. Bursa’daki siyasi atmosfer, özellikle eski Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem ile ilgili tartışmalar ve mevcut Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey hakkında alınan kararlarla daha da karmaşık bir hal almış durumda. Bu süreç, siyasi tutarlılığın ve adaletin nasıl farklı bakış açılarıyla şekillendirildiğine dair ciddi soru işaretlerini beraberinde getiriyor. Sözde Adalet, Gerçekte Siyasi Operasyonlar Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk, yaşanan gelişmeleri sert bir dille eleştirerek, “Dün susanların bugün konuşması, bugün konuşanların ise dün yaşananlara sessiz kalması, toplum vicdanında derin yaralar açmaktadır. Bu tablo ne hukuka ne de demokrasiye yakışmaktadır” ifadelerini kullandı. Öztürk, toplumsal adaletin ve hukukun kişilere, koltuklara ve siyasi kimliklere göre farklı muamele görmemesi gerektiğinin altını çizdi. Öztürk, geçmişte siyasi kimliklere veya parti aidiyetine göre hareket edenlerin bugün farklı tutumlar sergileyerek aynı hassasiyeti göstermediklerini belirterek, şu soruları gündeme getirdi: “Sayın Bozbey bugün görevde olmasaydı ya da farklı bir siyasi partide olsaydı, aynı çevreler yine aynı hassasiyeti gösterecek miydi? Ya da geçmişte görev yapmış bir belediye başkanı hakkında benzer süreçler yaşandığında neden aynı sesler yükselmedi?” Adaletin Kriteri: Siyasi Hesaplar Değil, Evrensel Hukuk İlkeleri DEVA Partisi'nin Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk, adaletin yalnızca kişilere göre değil, evrensel hukuk ilkelerine göre işletilmesi gerektiğine inandıklarını vurguladı. “Adalet, ne bir rövanş aracı, ne bir siyasi hesaplaşma yöntemi, ne de koltukları koruma refleksidir” diyen Öztürk, “Adalet, halkın hakkıdır ve doğru kimden gelirse gelsin yanında; yanlış kimden gelirse gelsin karşısında duracağız” şeklinde konuştu. Öztürk, bugün halkın sesinin duyulmadığını, toplumun adalet talebinin siyasi hesapların gölgesinde bırakıldığını belirtti. Bu durumun, sadece demokratik bir gerilemeye değil, aynı zamanda hukuk düzenine ve toplumsal barışa büyük zarar verdiğine dikkat çekti. “Halk, tarafsız ve bağımsız bir yargı düzenini hak etmektedir. Ancak, ne yazık ki bugün siyasal çıkarlar, adaletin önünde bir engel teşkil etmektedir” diyerek, siyasi çıkarların adaletin önüne geçmesinin büyük bir tehlike yarattığını vurguladı. Adalet, Kişilere Göre Değil, Evrensel İlkelere Göre İşlemelidir Tayfun Öztürk, DEVA Partisi olarak her zaman doğruyu ve hakkı savunacaklarını, kimden gelirse gelsin, haksızlığa karşı duracaklarını belirtti. “Adaletin evrensel ilkeler çerçevesinde, herhangi bir siyasi kimlikten bağımsız bir şekilde işlemelidir. Bizim için adalet, sadece hukuki bir mesele değil, toplumsal bir sorumluluktur” ifadelerini kullanan Öztürk, sadece bireysel çıkarların değil, tüm halkın haklarının savunulması gerektiğine işaret etti. Bugün, Türkiye'deki siyasi tabloyu gözler önüne sererek, halkın sesiyle siyasi hesapların sesinin karıştığını, bu durumun ise adaletin tecelli etmesini engellediğini söyleyen Öztürk, “Bizler her zaman doğru kimden gelirse gelsin yanında, yanlış kimden gelirse gelsin karşısında durmaya devam edeceğiz. Siyasi partilere, koltuklara veya siyasi hesaplara dayalı bir adalet anlayışının değil, halkın adalet talebine ve evrensel hukuk ilkelerine dayalı bir adalet anlayışının hâkim olması gerektiğini savunuyoruz” şeklinde konuştu. Sonuç: Hukukun ve Adaletin Gücü Sonuç olarak, Tayfun Öztürk ve DEVA Partisi, adaletin sadece bir kavram değil, her bir vatandaşın hakkı olduğunu vurgulamaya devam edecek. Toplumun vicdanını temsil etmek ve siyasi hesaplardan bağımsız olarak doğruyu savunmak, sadece bir parti için değil, tüm ülke için önemli bir sorumluluktur. Hukukun ve adaletin her alanda ve her şartta üstün olması gerektiğini belirten Öztürk, bu anlayışla hareket etmeye devam edeceklerini söyledi.

DEVA İl Başkanı Öztürk: “Bursa’nın Sorunlarını Çözmeden Geleceğe Adım Atamayız” Haber

DEVA İl Başkanı Öztürk: “Bursa’nın Sorunlarını Çözmeden Geleceğe Adım Atamayız”

DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk, genişletilmiş yönetim toplantısında şehrin kronikleşmiş sorunlarını masaya yatırdı. Öztürk, sadece sorunları sıralamakla kalmadı; çözüm önerilerini de detaylarıyla paylaştı ve Bursa halkına umut mesajı verdi. Öne Çıkan Sorunlar ve Öztürk’ün Çözüm Önerileri Trafik ve Ulaşım Alarm Veriyor Bursa’da trafik artık büyük bir sorun. Öztürk, “Yollar tıkanıyor, toplu taşıma yetersiz. Şehir nefes alamıyor” diyerek çözümü açıkladı: Toplu taşımanın güçlendirilmesi, akıllı trafik düzenlemeleri ve alternatif ulaşım yolları. Yeşil Alanlar ve Çevre Kayıpları Şehir merkezindeki yeşil alan eksikliği vatandaşları rahatsız ediyor. Öztürk, yeni parklar, sosyal alanlar ve çevre odaklı kentsel dönüşüm projeleriyle bu sorunun üstesinden gelinebileceğini belirtti. Eğitim ve Gençlik İçin Acil Adımlar “Gençlerimizin sosyal ve eğitim imkânları sınırlı” diyen Öztürk, gençlik merkezleri ve eğitim altyapısının güçlendirilmesini önerdi. Ekonomi ve İşsizlik Krizi İşsizliğin ve küçük işletmelerin finansal sıkıntılarının altını çizen Öztürk, KOBİ destekleri, girişimcilik teşvikleri ve mesleki eğitim programlarının öncelikli çözüm yolları olduğunu söyledi. Sağlıkta Yetersizlikler Hastanelerin kapasitesi ve sağlık hizmetlerine erişim sorunlarına da dikkat çeken Öztürk, yeni sağlık tesisleri yatırımı ve mevcut altyapının iyileştirilmesini önerdi. Öztürk’ten Bursa Halkına Mesaj Toplantıyı değerlendiren Öztürk, “Bursa’nın potansiyeli çok büyük ama sorunları çözmeden geleceğe güvenle adım atamayız. Biz DEVA Partisi olarak sorunları tespit ediyor, çözüm yollarını tek tek hayata geçirecek projeler üretiyoruz” dedi. Toplantı, şehrin ekonomik, sosyal ve çevresel sorunlarının çözümüne dair somut adımların tartışılmasıyla sona ererken, Öztürk’ün açıklamaları DEVA Partisi’nin Bursa için hazırladığı yol haritasının da ipuçlarını verdi.

DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk: “Adalet Yoksa Hiçbir Şey Yoktur” Haber

DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk: “Adalet Yoksa Hiçbir Şey Yoktur”

Bursa’da adalet tartışmaları sürerken, DEVA Partisi İl Başkanı Tayfun Öztürk, yargı ve hukukun bağımsızlığı konusundaki sert ve net duruşunu ortaya koydu. Öztürk, adaletin sadece bir kişi ya da makam için değil, herkes için, her koşulda ve hiçbir ayrım gözetmeden korunması gereken en temel değer olduğunu vurguladı. “Yargının Bağımsız Olmadığı Yerde Güven Olmaz” Öztürk, “Yargının bağımsız olmadığı bir yerde güven olmaz. Güvenin olmadığı yerde ne ekonomi büyür ne toplum huzur bulur” diyerek, hukukun siyasetin gölgesinde kalmasının toplumsal ve ekonomik felaketlere yol açacağını açıkça belirtti. DEVA Partisi olarak hiçbir güdümlü sürecin ve siyasi müdahalenin yargının üzerine düşmesini kabul etmediklerini söyleyen Öztürk, meseleyi kişisel ya da makam odaklı değil, hukukun siyasete göre şekillenip şekillenmediği meselesi olarak tanımladı. Siyasi Operasyonlara Net Tepki Öztürk, siyasi operasyon görüntüsü veren her adımın toplumun devlete olan inancını zedelediğini vurguladı. DEVA Partisi’nin duruşu nettir: Müdahalesiz, bağımsız ve tarafsız yargı Vicdanı hür hakimler ve savcılar Hukukun üstünlüğü Kim olursa olsun, hakkın ve hukukun dışında atılan her adımın karşısında duracaklarını kaydeden Öztürk, “Çünkü biliyoruz ki; adalet yoksa, hiçbir şey yoktur” diyerek sert ve meydan okuyan mesajını sonlandırdı. DEVA Partisi Bursa İl Başkanlığı’nın açıklaması, hukukun siyasete kurban edilmesine karşı sert bir duruş niteliğinde. Öztürk’ün mesajı, yalnızca siyasi tartışmalara değil, Türkiye’nin gelecekteki hukuk ve demokrasi yoluna dair net ve meydan okuyan bir uyarı olarak öne çıkıyor.

DEVA Partisi Bursa’dan Sert Mesaj: “Bu Düzen Değişmeden Refah Gelmez” Haber

DEVA Partisi Bursa’dan Sert Mesaj: “Bu Düzen Değişmeden Refah Gelmez”

DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk, yaptığı kapsamlı açıklamayla Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik ve sosyal tabloya sert sözlerle yüklendi. “BirGünSabahOlacak” vurgusuyla umut mesajı veren Öztürk, mevcut sistemin adaletsizlik ürettiğini belirterek, köklü bir değişim çağrısında bulundu. Öztürk, toplumun her kesiminin derin bir ekonomik baskı altında olduğunu ifade ederek, “Emeklimizin, işçimizin, esnafımızın, çiftçimizin, sanayicimizin, gençlerimizin ve kadınların yüzü bugün gülmüyorsa, burada ciddi bir yönetim sorunu vardır. Ama biz biliyoruz ki bir gün sabah olacak ve bu tablo değişecek” dedi. “SORUN PARADA DEĞİL, ADALETTE” Açıklamasında ekonomik krizin temel nedenine dikkat çeken Öztürk, meselenin kaynak yetersizliği değil, kaynakların adil ve akılcı kullanılmaması olduğunu vurguladı: “Bu ülkede sorun para değil. Sorun; adaletin, liyakatin ve aklın doğru kullanılmamasıdır. Kaynak var ama doğru yönetilmiyor. Üreten var ama hakkını alamıyor.” “MİLLET KAZANIYOR, DEVLET ALIYOR: BU ÇARK BÖYLE DÖNMEZ” Vergi politikaları ve ekonomik sistem üzerinden sert eleştirilerde bulunan Öztürk, mevcut düzeni şu sözlerle özetledi: “Millet kazanıyor, devlet alıyor. Millet harcıyor, devlet yine alıyor. Peki kazanan kim?” Bu sözlerle sistemin vatandaş üzerindeki yükünü gözler önüne seren Öztürk, gelir dağılımındaki adaletsizliğin artık görmezden gelinemeyecek boyutlara ulaştığını belirtti. “AYRIMLAR BİTECEK, ADALET KAZANACAK” Toplumsal kutuplaşmaya da değinen Öztürk, “öteki-beriki” ayrımının sona ermesi gerektiğini ifade ederek şu mesajı verdi: “BirGünSabahOlacak ve bu ülkede kimse kimliğinden, düşüncesinden, yaşam tarzından dolayı ayrıştırılmayacak. Adalet herkes için eşit işleyecek.” “TEŞKİLAT VARSA UMUT VARDIR” Parti teşkilatlarının önemine vurgu yapan Öztürk, sahadaki örgütlenmenin değişimin anahtarı olduğunu belirtti: “Teşkilat varsa hareket vardır. Teşkilat varsa umut vardır. Teşkilat varsa Türkiye’nin yarını vardır. Biz bu umudu büyütmeye kararlıyız.” EKONOMİ İÇİN NET TAAHHÜTLER: SANAYİCİ, İHRACATÇI VE ÜRETİCİYE DESTEK DEVA Partisi’nin ekonomi vizyonuna da değinen Öztürk, üretim odaklı ve adil paylaşımı esas alan bir modelle yola çıktıklarını belirtti: Sanayiciye nefes aldıracak politikalar hayata geçirilecek İhracatçı yeniden rekabetçi hale getirilecek Üretim artırılarak ekonomik büyüme sağlanacak Elde edilen refah adil şekilde paylaşılacak “Türkiye üretmediği için değil, adil yönetilmediği için kaybediyor” diyen Öztürk, mevcut anlayışın değişmemesi halinde ekonomik sorunların derinleşeceğini ifade etti. “BU DÜZEN DEĞİŞECEK” Açıklamasının sonunda kararlı bir duruş sergileyen Tayfun Öztürk, sözlerini şu ifadelerle tamamladı: “Bu düzen değişmeden refah gelmez. Biz hazırız. Hem üretmeye hem büyütmeye hem de hakça paylaşmaya hazırız. Türkiye’nin kaybedecek bir günü daha yok.” DEVA Partisi Bursa İl Başkanlığı’nın bu çıkışı, hem ekonomik politikalar hem de toplumsal adalet tartışmaları açısından önümüzdeki süreçte daha da yoğun bir siyasi gündemin habercisi olarak değerlendiriliyor.

Bursa’da “Hastane Alanı” Tartışması Büyüyor Haber

Bursa’da “Hastane Alanı” Tartışması Büyüyor

Bursa’nın Yıldırım ilçesinde, kamuoyunda uzun süredir “hastane alanı” olarak bilinen ve üzerindeki yapıların yıkılmasıyla yeniden tartışmaya açılan değerli arazilerle ilgili gerilim giderek tırmanıyor. Özellikle eski tıp fakültesi hastanesi alanı ve çevresine ilişkin yapılan açıklamalar, hem siyasi cephede hem de kamuoyunda sert yankı buldu. “Bursa’da Kamu Arazileri Üzerinden Kim Ne Yapıyor?” – DEVA’lı Öztürk’ten Sert ve Tartışma Yaratan Çıkış Bursa’da “hastane alanı” olarak bilinen ve yıllardır kamu hizmeti beklentisiyle gündemde olan stratejik araziler üzerinden yürüyen tartışmalar, bu kez çok daha sert bir siyasi polemiğe sahne oldu. DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk, Yıldırım ilçesindeki değerli arsalarla ilgili adeta ateş püskürdü. Öztürk, özellikle eski tıp fakültesi hastanesi alanı ve Yüksek İhtisas çevresindeki “kupon araziler” hakkında yaptığı açıklamada, “Bu şehirde kim, hangi yetkiyle, hangi kamu arazisini neye göre pazarlıyor?” diyerek sert bir çıkış yaptı. Açıklamasında tonunu giderek yükselten Öztürk, kamuya ait olduğu düşünülen alanların amacından uzaklaştırıldığını savundu. Tartışmaların fitilini ateşleyen süreç ise Oktay Yılmaz’ın söz konusu alanlara ilişkin geçmişte yaptığı “belediye binası” ve “vitrin proje” vurgusu oldu. Bu açıklamaları “akıl tutulması” olarak nitelendiren Öztürk, “Bursa’nın hastaneye ihtiyacı varken, siz kalkıp bu alanlara prestij projesi diyorsunuz. Bu, kamu yararına açıkça meydan okumaktır” ifadelerini kullandı. Öztürk, Yüksek İhtisas Kavşağı’nın hemen yanında yer alan ve geçmişte de büyük tepki çeken planları hatırlatarak, Yıldırım halkının bu tür girişimlere daha önce “net bir şekilde dur” dediğini vurguladı. “Bu milletin hafızasıyla kimse dalga geçmesin. Aynı projeleri ısıtıp ısıtıp yeniden önümüze koymak, açıkça kamuoyunu yok saymaktır” dedi. Açıklamasının en dikkat çeken bölümü ise bölgedeki özel hastane yapılanmalarıyla ilgili oldu. Söz konusu alanın tam karşısında bulunan Doruk Hastaneleri’ne işaret eden Öztürk, bu hastanenin ortaklarından birinin geçmiş dönem AK Parti milletvekili Mustafa Esgin olduğunu hatırlattı. Bu noktada sert imalarda bulunan Öztürk, “Kamu arazileri bir bir tartışmaya açılırken, hemen karşısında özel yatırımların bulunması tesadüf mü? Yoksa Bursa’da sağlık alanları üzerinden başka bir denklem mi kuruluyor?” diyerek kamuoyuna açık sorular yöneltti. “Bursa halkı saf değil” diyen Öztürk, açıklamasını daha da sertleştirerek şu ifadeleri kullandı: “Eğer bu alanlar gerçekten hastane ihtiyacı için ayrıldıysa, neden bugün farklı projeler konuşuluyor? Eğer farklı projeler planlanıyorsa, o zaman yıllardır bu halka neden ‘sağlık yatırımı’ denildi? Bu işin içinde kimler var, kimler kazanacak, kimler kaybedecek? Herkes açıkça konuşmak zorunda.” Kamu arazilerinin “kupon” olarak görülmesine de sert tepki gösteren Öztürk, “Bu şehir rant projelerine teslim edilemez. Bursa’nın geleceği birkaç kişinin masa başı planlarına kurban edilemez” dedi. Öztürk, sürecin şeffaf yürütülmediğini savunarak yetkililere açık çağrıda bulundu: “Tüm planlar, imar değişiklikleri ve satış süreçleri derhal kamuoyuna açıklanmalıdır. Kim, hangi parsel üzerinde ne planlıyor, Bursa halkı bunu bilmek zorundadır. Aksi halde bu tartışma büyür, bu güvensizlik derinleşir.” Bursa’da giderek büyüyen “hastane alanı” krizi, Öztürk’ün bu sert açıklamalarıyla yeni bir boyut kazanırken, gözler şimdi hem yerel yönetimden hem de ilgili kurumlardan gelecek yanıtlara çevrildi. Tartışmanın önümüzdeki günlerde daha da sertleşmesi ve siyasi gündemin üst sıralarında yer alması bekleniyor. Eleştiriler, yalnızca imar planlarıyla sınırlı kalmadı; aynı zamanda “kamu arazilerinin kimler için ve ne amaçla değerlendirildiği” sorusu da yüksek sesle dile getirilmeye başlandı. Özellikle sağlık alanı olarak anılan bölgelerin farklı projelere kaydırılmasının, kent planlaması açısından ciddi sonuçlar doğurabileceği ifade ediliyor. Muhalefet cephesi, sürecin şeffaf yürütülmediğini öne sürerken, iktidar kanadından ise henüz bu eleştirilere yönelik kapsamlı bir yanıt gelmiş değil. Ancak artan kamuoyu baskısı, önümüzdeki günlerde konunun daha geniş bir siyasi tartışmaya dönüşeceğinin sinyallerini veriyor. Bursa’da “hastane alanı” üzerinden büyüyen bu kriz, yalnızca bir imar tartışması olmanın ötesine geçerek, kamu kaynaklarının kullanımı, şehircilik ilkeleri ve siyasi etik başlıklarını da yeniden gündemin merkezine taşıdı. Önümüzdeki süreçte alınacak kararların, hem kent hafızası hem de kamu vicdanı açısından belirleyici olacağı değerlendiriliyor.

DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk'ten Sert Eleştiriler: Bursa Ekonomisi "Canlı Ama Kırılgan" Haber

DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk'ten Sert Eleştiriler: Bursa Ekonomisi "Canlı Ama Kırılgan"

DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın 2003’ten bu yana tuttuğu firma açılış-kapanış istatistiklerini sert bir şekilde eleştirerek, kentin ekonomik yapısının ne kadar kırılgan olduğunu ve sürdürülebilir büyüme sağlanamaması sebebiyle ciddi uyarılarda bulundu. Bursa'nın ekonomik profilini gözler önüne seren veriler, kent ekonomisinin sadece büyüdüğünü, aynı zamanda kırılgan bir yapıya büründüğünü de ortaya koyuyor. Öztürk, “Bursa'nın ekonomik hafızasını açığa çıkaran bu veriler, bir başarı hikayesi gibi sunuluyor, ancak gerçekte durum çok daha vahim. Her yıl artan açılış sayısı, kapanan firma oranları ile dengeleniyor ve bu dengenin bozulması, Bursa’nın ekonomik sağlığının ciddi şekilde tehlikeye girdiğinin göstergesidir. Ekonomi büyümek bir kenara, çürümeye başlamıştır!” dedi. "Sürekli Büyüyen Firma Sayısı, Sadece Gölgeleme Yaptı!" Tayfun Öztürk, 2003 ile 2024 yılları arasında Bursa’daki açılan ve kapanan firma sayılarına dikkat çekti. 2003 yılında 1960 firma açılıp 550 firma kapanırken, 2024 yılına gelindiğinde açılan firma sayısının 5.147'ye, kapanan firma sayısının ise 1.904’e yükseldiğini belirtti. “Evet, Bursa ekonomisi büyüdü, sanayi çeşitlendi diye sunuluyor, ama bu büyüme tek başına sağlıklı bir büyüme değildir. Her 2,5 yeni kurulan firmaya karşılık bir firma kapanıyorsa, bu veriler bizim için sadece büyüyen bir ekonomi değil, çürüyen bir ekonomi tablosudur. Bu kadar fazla firma kapanıyorsa, demek ki büyüme sadece sayılarla sınırlı kalıyor ve gerçek bir ekonomik dönüşüm sağlanamıyor” şeklinde konuştu. Öztürk, “Bursa’daki ekonomik modelin iflas ettiği, sadece rakamlara yansıyan bir büyüme olduğuna dikkat çekmek gerek. 2024 yılına baktığımızda açılan firmaların sayısının arttığını ancak kapanan firmaların sayısındaki oranın da arttığını görüyoruz. Buradaki büyük çelişki, ekonomik büyüme ve sürdürülebilirlik arasındaki derin uçurumu gözler önüne seriyor” dedi. "2025'te Girişimcilik İştahı Zayıfladı" 2025 yılı verilerine de atıfta bulunan Öztürk, bu yılın ilk 11 ayında açılan firma sayısının 4.239’a yükseldiğini, ancak kapanan firma sayısının da 1.672’yi bulduğunu belirtti. “Girişimcilik iştahı 2025’te yüzde 18’lik bir düşüş göstermiştir. Bu, Bursa'da iş kurma arzusunun azaldığını, ancak yine de bir çöküş yaşanmadığını gösteriyor. Ancak asıl sorunumuz burada başlıyor: Bu azalan iş kurma arzusunun arkasında ne var? Firma kurmak zor, finansal dayanıklılık yok, kurumsallaşma yok, ihracat kabiliyeti yok!” diyerek, Bursa ekonomisinin dinamiklerini daha dikkatli bir şekilde analiz edilmesi gerektiğini vurguladı. "Bursa Ekonomisi Sadece Canlı Değil, Kırılgan da!" Bursa ekonomisinin büyük bir tehdit altında olduğunu belirten Tayfun Öztürk, şunları söyledi: “Bursa'nın ekonomik yapısı sadece canlı değil, aynı zamanda kırılgan. Bu kırılganlık, girişimcilik iştahındaki azalma ile birlikte büyük bir riski barındırıyor. Her yeni kurulan firmanın sürdürülebilirlik şansı giderek daha da azalıyor. Kapanan firmaların sayısındaki artış da bu gerçeği ortaya koyuyor. Bursa ekonomisinin artık can simidine ihtiyacı var ve o can simidi de kurumsallaşma, finansal dayanıklılık ve sürdürülebilir büyüme politikalarına dayalı bir stratejidir.” "Destekler Yetersiz, KOBİ'ler Yalnız Bırakılıyor" Öztürk, hükümetin KOBİ’lere yönelik destek politikalarını da sert bir şekilde eleştirdi. “Yeni kurulan firmaların büyük bir kısmı, ilk üç yıl içinde kapanma riskiyle karşı karşıya kalıyor. Ancak burada dikkat edilmesi gereken nokta, verilen desteklerin niceliğinden çok, niteliği olmasıdır. Destekler, daha çok mikro işletmelere yönlendirilmek yerine, büyük işletmelere veriliyor ve KOBİ’ler yalnız bırakılıyor. KOBİ tanımının daraltılması ve mikro şirketlere yönelik daha etkin destekler sağlanması gerekiyor. Ancak bu konuda yapılan tüm hamleler yetersiz” diyerek mevcut desteklerin faydasız olduğunu ifade etti. "Sadece Firma Kurmak Yetmiyor, Sürdürülebilir Büyüme Gerekli" Öztürk, “Artık sadece firma kurmak yeterli değil. Firmaların büyümesi, ölçeklenmesi, kurumsallaşması ve ihracat yapabilmesi gerekiyor. Ancak bugün Bursa’da kurulan firmaların büyük çoğunluğu, sürdürülebilir büyüme için gerekli temellere sahip değil. Bu da girişimcilik kültürünün zayıflamasına yol açıyor” diyerek bu sorunun sadece yerel değil, ulusal bir sorun olduğunu belirtti. "400 Firma Kapanıyor, Bu Bir Felakettir!" Öztürk, 2026'nın ilk üç ayında 400 firmanın kapanmasının, Bursa ekonomisi için ciddi bir alarm olduğunu belirtti. “Bursa’daki bu korkunç kapanış rakamı, sadece işletme sahiplerini değil, tüm şehri etkileyecek bir felakettir. Bu kadar firma kapanıyorsa, bu ekonomik çöküşün işaretidir. Eğer önlem alınmazsa, bu felaketi daha da büyütmemiz an meselesi” diyerek uyarısını net bir şekilde yineledi. "Sürdürülebilir Büyüme İçin Yeni Politikalar Gerek" Son olarak, Tayfun Öztürk, Bursa’daki ekonomik yapının sürdürülebilir büyüme için yeni bir stratejiye ihtiyaç duyduğunu söyledi. “Bursa’nın ekonomisinin sürdürülebilir bir büyüme yolu bulması için öncelikle kurumsallaşma, finansal dayanıklılık ve ihracat odaklı bir stratejiye ihtiyacı vardır. Bu temel taşlar atılmadan, Bursa ekonomisi üzerinde inşa edilecek hiçbir yapı sağlam olamaz. Yeni politikalar, yalnızca firma kurma süreçlerini değil, aynı zamanda bu firmaların uzun vadeli büyüme süreçlerini de kapsamalıdır” diyerek Bursa'nın kalkınması için gerekli adımların bir an önce atılması gerektiğini belirtti. "Bursa, sadece rakamlarla değil, doğru stratejilerle büyüyebilir" Tayfun Öztürk, “Bursa'nın ekonomisini sağlıklı bir yapıya kavuşturmak ve sürdürülebilir bir büyüme sağlamak için daha fazla zamana sahip değiliz. Bu kriz daha da büyümeden, önlem almak ve doğru stratejilerle yola çıkmak zorundayız. Bursa ekonomisi, doğru yönetilmediği sürece sadece daha fazla çürüyüp, yok olacak. Bu tehlikeyi görmezden gelmek, hepimizin geleceğini riske atmak anlamına gelir!” diyerek çağrısını bir kez daha tekrarladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.