Hava Durumu

#Tartışma

Gürsu Haber - Tartışma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tartışma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ZAFER PARTİSİ’NDEN BURSA YERELİNDE SERT ÇIKIŞ: “NERDE KALDIĞINIZI EN İYİ SİZ BİLİYORSUNUZ” Haber

ZAFER PARTİSİ’NDEN BURSA YERELİNDE SERT ÇIKIŞ: “NERDE KALDIĞINIZI EN İYİ SİZ BİLİYORSUNUZ”

Bursa yerel siyasetinde tansiyon yükselirken, Zafer Partisi Keles İlçe Başkanı Bahçet Arı’ndan dikkat çeken ve sert ifadeler içeren bir açıklama geldi. Yerel yönetimlere yönelik eleştirilerini peş peşe sıralayan Arı, geçmiş uygulamalar üzerinden yüklendiği açıklamasında “algı değil icraat” vurgusu yaptı. “NERDE KALDIĞINIZI HATIRLATMAYA GEREK YOK” Son dönemde kamuoyunda sıkça dile getirilen “Nerede kalmıştık?” söylemine gönderme yapan Arı, bu ifadeye sert bir karşılık vererek, “Siz nerede kaldığınızı çok iyi biliyorsunuz” dedi. Açıklamasında özellikle geçmişte alınan bazı kararların bugün görmezden gelindiğini savunan Arı, belediye yönetimlerini çifte standartla suçladı. SU ZAMMI ÜZERİNDEN YÜKLENDİ: “ÇOĞUNLUK SİZDEYDİ, HİÇ DÜŞÜNMEDEN GEÇİRDİNİZ” Arı’nın en sert eleştirilerinden biri, su fiyatlarına yapılan zamlar üzerinden geldi. Belediye meclisinde çoğunluğun kendilerinde olduğu dönemde alınan kararları hatırlatan Arı, bu artışların sorgulanmadan kabul edildiğini öne sürdü: “Mecliste çoğunluk sizdeyken, vatandaşı düşünmeden suya zam yaptınız. Şimdi çıkıp farklı söylemler üretmenin bir anlamı yok. Samimiyseniz, önce o zammı geri alın.” ULAŞIM ZAMLARI TARTIŞMASI: “DÜN ELEŞTİRDİĞİNİZİ BUGÜN SAVUNACAK MISINIZ?” Açıklamada ulaşım zamları da geniş yer buldu. Bursa genelinde yapılan zamların geçmişte sert şekilde eleştirildiğini hatırlatan Arı, bugünkü tutumun ne olacağını sorguladı: “Dünya genelinde akaryakıt fiyatları artmışken bile Bursa’daki ulaşım zamlarını siyasete malzeme yaptınız. Bugün aynı koşullar geçerliyken ne yapacaksınız? Aynı tepkiyi gösterebilecek misiniz?” LİYAKAT TARTIŞMASI: “YILLARCA SESSİZ KALDINIZ” Yerel yönetimlerdeki kadrolaşma tartışmalarına da değinen Arı, liyakat söylemleri üzerinden sert eleştirilerde bulundu. Geçmişte yapılan atamalara sessiz kalındığını iddia eden Arı, bugün aynı konunun gündeme taşınmasını “samimiyetsizlik” olarak nitelendirdi: “Yıllarca kendi kadrolarınızı en kritik noktalara yerleştirirken tek kelime etmediniz. Aynı durum size yapılınca ortalığı ayağa kaldırıyorsunuz. Bu millet bu çelişkiyi görüyor.” “ARTIK BAHANE YOK”: DAĞ YÖRESİ VURGUSU Bursa’nın dağ yöresine ilişkin sorunlara da dikkat çeken Arı, iki yıldır “büyükşehir destek vermiyor” gerekçesiyle çözüm üretilmediğini savundu. Artık bu söylemin geçerliliğini yitirdiğini belirten Arı, bölge halkının beklentilerinin karşılanması gerektiğini vurguladı: “İki yıldır aynı bahaneyi dinliyoruz. Artık oyalama dönemi bitti. Dağ yöresindeki vatandaşın beklentisini karşılamak zorundasınız.” “ALGILARLA DEĞİL, İCRAATLA KONUŞUN” Açıklamasının genelinde sert ve meydan okuyan bir dil kullanan Arı, yerel yönetimlere açık çağrıda bulundu: “Algı operasyonlarıyla değil, somut icraatlarla konuşun. Bu millet artık neyin ne olduğunu çok iyi biliyor.” YARGI VURGUSU: “HERKES EŞİT ŞEKİLDE HESAP VERMELİ” Açıklamasının sonunda dikkat çeken bir not paylaşan Arı, herhangi bir siyasi figürün destekçisi olmadığını özellikle belirterek, yargı süreçlerine ilişkin net bir tavır ortaya koydu. Mustafa Bozbey isminin geçtiği tartışmalara dolaylı gönderme yapan Arı, şu ifadeleri kullandı: “Kim olursa olsun, aynı dosyada adı geçen herkes eşit şekilde yargılanmalıdır. Yandaş ya da muhalif ayrımı kabul edilemez.” BURSA SİYASETİNDE GERİLİM YÜKSELİYOR Bu sert çıkış, Bursa yerel siyasetinde yeni bir tartışma dalgasının fitilini ateşledi. Özellikle zam politikaları, liyakat tartışmaları ve bölgesel hizmet eksiklikleri üzerinden yürüyen polemiklerin önümüzdeki günlerde daha da sertleşmesi bekleniyor.

Osmangazi Belediyesi'nden tekbir getiren liselilere ceza iddiası! Haber

Osmangazi Belediyesi'nden tekbir getiren liselilere ceza iddiası!

İddiaya göre olay 21 Ocak 2026 tarihinde Bursa Ulu Cami’nin bahçesinde meydana geldi. Anadolu Gençlik Derneği Afyonkarahisar Şubesi Liseler Komisyonu’na mensup bir grup öğrenci, Bursa gezisi kapsamında camiyi ziyaret ettikten sonra tekbir getirdi. Bu sırada Osmangazi Belediyesi’ne bağlı zabıta ekiplerinin gençler hakkında idari yaptırım tutanağı tuttuğu ileri sürüldü. Tutanağın “faaliyetin konusu” bölümüne “ürün tanıtımı” yazıldığı, kabahat fiili olarak ise “yasak olmasına rağmen çığırtkanlık yaparak çevreye rahatsızlık vermek” ifadesinin yer aldığı iddia edildi. Zabıtanın, Kabahatler Kanunu’nun 37. maddesini ihlal ettiği gerekçesiyle öğrencilere cezai işlem uygulamak istediği öne sürüldü. AGD’den Tepki Olayla ilgili açıklama, Anadolu Gençlik Derneği Genel Merkez Liseler Komisyon Başkanı Nurullah Güngör’den geldi. Güngör, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda karara tepki gösterdi. Güngör açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Anadolu Gençlik Derneğimize mensup Afyonkarahisar Şubesi Liseler Komisyonu üyesi kardeşler, Bursa Ulu Cami çevresinde tekbir getirdikleri için cezaya çarptırıldı. Bu toprakların ruhu olan İslam’ın en temel nişanelerinden biri olan tekbiri bir caminin etrafında dile getirmek ne zamandan beri cezalandırılacak bir fiil oldu?” Bursa’nın tarihine vurgu yapan Güngör, Osmanlı’nın ilk başkentlerinden biri olan şehirde yaşandığı iddia edilen bu uygulamanın “yakışmadığını” belirterek şu sözleri paylaştı: “Erenler evliyalar diyarı, Osmanlı payitahtı Bursa’mıza böylesi bir hareket hiç yakışmadı. Kardeşlerimizin yaptığı hareket eylem değil, ürün satışı hiç değil, çığırtkanlık hiç değil. Bu milletin evlatlarının heyecanlarının dışa vurumuydu.” Gençlerin, Bursa ziyaretleri kapsamında Osman Gazi ve Orhan Gazi türbelerini ziyaret ettikten sonra Ulu Cami’ye geldikleri de ifade edildi. Tartışma Yarattı Sosyal medyada paylaşılan olay kısa sürede gündem olurken, bazı kullanıcılar uygulamaya tepki gösterdi. Konuyla ilgili Osmangazi Belediyesi tarafından henüz resmi bir açıklama yapılmadı.

Bursa'da trafik kazasını gören A Parti İl Başkanı yardıma koştu! Haber

Bursa'da trafik kazasını gören A Parti İl Başkanı yardıma koştu!

Bursa'da trafik kazasını gören A Parti İl Başkanı yardıma koştu! pic.twitter.com/ghggnOnlVp— GÜRSU HABER (@GursuHaberr) March 29, 2026 Edinilen bilgilere göre, Yunusemre Mahallesi'nde planlanmış bir programa katılmak üzere güzergâhı kullanan Anahtar Parti Bursa İl Başkanı Fikret Aslan, yolda ilerlediği sırada kazaya denk geldi. Aracını güvenli bir noktaya çeken Aslan, olay yerinde durarak kazazedelerin yanına gitti. Tartışan Tarafları Sakinleştirdi Kazanın ardından sürücüler arasında kısa süreli bir tartışma yaşandı. Olay yerinde gerginliğin büyümemesi için devreye giren Fikret Aslan, tarafları sakinleştirerek “Cana geleceğine mala gelsin. Çok şükür kimsede birşey yok” sözleriyle ortamı yatıştırmaya çalıştı. Aslan’ın araya girmesiyle tartışmanın büyümesi engellendi. Şoka Giren Kazazedelere Moral Verdi Kaza sonrası motosiklet sürücülerinden bazılarının büyük panik yaşadığı ve şoka girdiği görüldü. Kazazedelerin yanından ayrılmayan Aslan, yaralı ve panik yaşayan kişileri sakinleştirmeye çalıştı. Aslan, şoka giren bazı kazazedelere sarılarak ve ellerini tutarak moral verdi ve onları teselli etti. Sağlık Ekipleri Gelene Kadar Olay Yerindeydi Olay yerine çağrılan sağlık ve polis ekipleri gelene kadar kazazedelerin yanında bekleyen Aslan, yaralıların durumuyla yakından ilgilendi. Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından yaralılar kontrol amaçlı hastaneye kaldırıldı. Polis ekipleri kazayla ilgili inceleme başlatırken, kentte etkisini sürdüren yağış nedeniyle yetkililer sürücüleri kayganlaşan yollara karşı dikkatli olmaları ve hızlarını düşürmeleri konusunda uyardı.

Bursa’da “Hastane Alanı” Tartışması Büyüyor Haber

Bursa’da “Hastane Alanı” Tartışması Büyüyor

Bursa’nın Yıldırım ilçesinde, kamuoyunda uzun süredir “hastane alanı” olarak bilinen ve üzerindeki yapıların yıkılmasıyla yeniden tartışmaya açılan değerli arazilerle ilgili gerilim giderek tırmanıyor. Özellikle eski tıp fakültesi hastanesi alanı ve çevresine ilişkin yapılan açıklamalar, hem siyasi cephede hem de kamuoyunda sert yankı buldu. “Bursa’da Kamu Arazileri Üzerinden Kim Ne Yapıyor?” – DEVA’lı Öztürk’ten Sert ve Tartışma Yaratan Çıkış Bursa’da “hastane alanı” olarak bilinen ve yıllardır kamu hizmeti beklentisiyle gündemde olan stratejik araziler üzerinden yürüyen tartışmalar, bu kez çok daha sert bir siyasi polemiğe sahne oldu. DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk, Yıldırım ilçesindeki değerli arsalarla ilgili adeta ateş püskürdü. Öztürk, özellikle eski tıp fakültesi hastanesi alanı ve Yüksek İhtisas çevresindeki “kupon araziler” hakkında yaptığı açıklamada, “Bu şehirde kim, hangi yetkiyle, hangi kamu arazisini neye göre pazarlıyor?” diyerek sert bir çıkış yaptı. Açıklamasında tonunu giderek yükselten Öztürk, kamuya ait olduğu düşünülen alanların amacından uzaklaştırıldığını savundu. Tartışmaların fitilini ateşleyen süreç ise Oktay Yılmaz’ın söz konusu alanlara ilişkin geçmişte yaptığı “belediye binası” ve “vitrin proje” vurgusu oldu. Bu açıklamaları “akıl tutulması” olarak nitelendiren Öztürk, “Bursa’nın hastaneye ihtiyacı varken, siz kalkıp bu alanlara prestij projesi diyorsunuz. Bu, kamu yararına açıkça meydan okumaktır” ifadelerini kullandı. Öztürk, Yüksek İhtisas Kavşağı’nın hemen yanında yer alan ve geçmişte de büyük tepki çeken planları hatırlatarak, Yıldırım halkının bu tür girişimlere daha önce “net bir şekilde dur” dediğini vurguladı. “Bu milletin hafızasıyla kimse dalga geçmesin. Aynı projeleri ısıtıp ısıtıp yeniden önümüze koymak, açıkça kamuoyunu yok saymaktır” dedi. Açıklamasının en dikkat çeken bölümü ise bölgedeki özel hastane yapılanmalarıyla ilgili oldu. Söz konusu alanın tam karşısında bulunan Doruk Hastaneleri’ne işaret eden Öztürk, bu hastanenin ortaklarından birinin geçmiş dönem AK Parti milletvekili Mustafa Esgin olduğunu hatırlattı. Bu noktada sert imalarda bulunan Öztürk, “Kamu arazileri bir bir tartışmaya açılırken, hemen karşısında özel yatırımların bulunması tesadüf mü? Yoksa Bursa’da sağlık alanları üzerinden başka bir denklem mi kuruluyor?” diyerek kamuoyuna açık sorular yöneltti. “Bursa halkı saf değil” diyen Öztürk, açıklamasını daha da sertleştirerek şu ifadeleri kullandı: “Eğer bu alanlar gerçekten hastane ihtiyacı için ayrıldıysa, neden bugün farklı projeler konuşuluyor? Eğer farklı projeler planlanıyorsa, o zaman yıllardır bu halka neden ‘sağlık yatırımı’ denildi? Bu işin içinde kimler var, kimler kazanacak, kimler kaybedecek? Herkes açıkça konuşmak zorunda.” Kamu arazilerinin “kupon” olarak görülmesine de sert tepki gösteren Öztürk, “Bu şehir rant projelerine teslim edilemez. Bursa’nın geleceği birkaç kişinin masa başı planlarına kurban edilemez” dedi. Öztürk, sürecin şeffaf yürütülmediğini savunarak yetkililere açık çağrıda bulundu: “Tüm planlar, imar değişiklikleri ve satış süreçleri derhal kamuoyuna açıklanmalıdır. Kim, hangi parsel üzerinde ne planlıyor, Bursa halkı bunu bilmek zorundadır. Aksi halde bu tartışma büyür, bu güvensizlik derinleşir.” Bursa’da giderek büyüyen “hastane alanı” krizi, Öztürk’ün bu sert açıklamalarıyla yeni bir boyut kazanırken, gözler şimdi hem yerel yönetimden hem de ilgili kurumlardan gelecek yanıtlara çevrildi. Tartışmanın önümüzdeki günlerde daha da sertleşmesi ve siyasi gündemin üst sıralarında yer alması bekleniyor. Eleştiriler, yalnızca imar planlarıyla sınırlı kalmadı; aynı zamanda “kamu arazilerinin kimler için ve ne amaçla değerlendirildiği” sorusu da yüksek sesle dile getirilmeye başlandı. Özellikle sağlık alanı olarak anılan bölgelerin farklı projelere kaydırılmasının, kent planlaması açısından ciddi sonuçlar doğurabileceği ifade ediliyor. Muhalefet cephesi, sürecin şeffaf yürütülmediğini öne sürerken, iktidar kanadından ise henüz bu eleştirilere yönelik kapsamlı bir yanıt gelmiş değil. Ancak artan kamuoyu baskısı, önümüzdeki günlerde konunun daha geniş bir siyasi tartışmaya dönüşeceğinin sinyallerini veriyor. Bursa’da “hastane alanı” üzerinden büyüyen bu kriz, yalnızca bir imar tartışması olmanın ötesine geçerek, kamu kaynaklarının kullanımı, şehircilik ilkeleri ve siyasi etik başlıklarını da yeniden gündemin merkezine taşıdı. Önümüzdeki süreçte alınacak kararların, hem kent hafızası hem de kamu vicdanı açısından belirleyici olacağı değerlendiriliyor.

Bursa Büyükşehir’de 3 bin memura bayram zehir mi olacak? Haber

Bursa Büyükşehir’de 3 bin memura bayram zehir mi olacak?

Uzun yılların ardından Bursa’da AK Parti’yi devirip büyükşehir belediyesini kazanan CHP yönetiminin, verilen vaatlere aksi yönünde uygulamalara imza attığı sık sık gündeme geliyor. BELEDİYE MEMURU TOPLU SÖZLEŞMEDEN ZARARLI ÇIKACAK Haberia.com.tr olarak, geçtiğimiz hafta gündeme getirdiğimiz personelin maaşının yattığı banka ile olan sözleşmenin süresinin dolduğunu ve ihale sürecinde bulunan belediyenin, memur sendikaları tarafından verilen bir dilekçe ile memur ve işçi kadrolarının ayrı olarak sözleşme ihalesine gidilmesi talebine, Bursa Büyükşehir Belediyesi yönetiminin kulağını tıkadığını ve 3 bin kadar memurun, kazanılan banka promosyonu tutarından maddi olarak kayba uğradığını duyurmuştuk. İlgili haber linki için tıklayınız https://www.gursumedya.com/bursa/bursa-buyuksehir-belediyesi-nde-banka-promosyonu-krizi-6815 MEMURLARA BAYRAM ZEHİR OLACAK Toplu sözleşmenin henüz imzalanmadığı öğrenilirken 2024 seçimlerine sayılı günler kala Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in henüz başkan adayı iken paylaştığı bir videoyu tekrar gündeme getiriyoruz. Bize ulaşan bilgiye göre; bayrama 3 gün kala belediye memurlarına, bahsi geçen videoda söz verilen bayram ikramiyesinin bu yıl iptal edildiği belirtildi. Bu gelişmenin ardından 3 bin kadar memurun bayram ikramiyesi alamayacağı dile getirildi. VİDEODA VERİLEN SÖZLER Başkan Bozbey’in seçimleri kazandığı yerel seçimler öncesinde paylaştığı videoda, belediye memurlarına tavan fiyattan sosyal denge tazminatı, bayram ikramiyesi, kreş, anaokulu gibi imkanlarda indirim sözleri verildiği görüldü. Başkan Bozbey, kazandığı yerel seçim öncesinde paylaştığı bu video ile memura ne söz vermişti? 2 yılın ardından verilen sözler unutuldu mu? Detaylar haberimizde... pic.twitter.com/3TqUCkLxmR — GÜRSU HABER (@GursuHaberr) March 17, 2026 2 YILIN ARDINDAN UNUTULDU Seçimi kazanıp göreve gelmesinin üzerinden 2 yıl gibi bir süre geçen Başkan Bozbey’in aynı videoda sosyal belediyeciliğin öncü uygulamalarını getiren yerel yönetici olduğunu, uluslararası sözleşmeleri ve evrensel hakları baz aldığını belirtirken verdiği sözü bayrama sayılı günler kala geri çekmesi tartışma konusu oldu. MEMUR TEMSİLCİLERİNE AÇIKLAMA YAPILMADI Alınan bu kararın bayramda uygulanıp uygulanmayacağı belirsizliğini korurken memur temsilcilerine de belediye yetkililerinden neden bu yönde bir karar alındığı konusunda açıklama yapılmadığı vurgulandı. Memur sendikalarının Başkan Bozbey ile yüzyüze görüşme fırsatı yakalaması durumunda konuyu iletecekleri ve nihai sonucun öğrenileceği aktarıldı.

“Çataltepe’yi Peşkeş Çektirtmeyiz!” Haber

“Çataltepe’yi Peşkeş Çektirtmeyiz!”

Bursa’da yıllardır çözülemeyen ve her geçen yıl daha da büyüyen bir krize dönüşen Çataltepe Sanayi Sitesi Projesi, yapılan son açıklamalarla yeniden kent gündeminin en sert tartışma başlıklarından biri haline geldi. Küçük sanayi esnafının yıllardır umut bağladığı ancak aradan geçen onca zamana rağmen bir türlü tamamlanamayan proje, bu kez kamuoyunda “sorumluluk kimde?” sorusunu daha güçlü biçimde gündeme taşıdı. Tartışmanın fitili, gazeteci Hasan Boztürk’ün hazırlayıp sunduğu ve YouTube ekranlarında yayınlanan Gündem Özel programında yapılan açıklamalarla ateşlendi. Programın konuğu olan Fahrettin Bilgit, yani Bursa Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği (BESOB) Başkanı, Çataltepe sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak dosyanın artık devlet kurumlarının kontrolünde ilerlediğini ve sürecin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yürütüldüğünü ifade etti. Ancak bu açıklamalar, yıllardır projede mağdur olduğunu belirten ve binlerce esnafın hak mücadelesini yürüttüğünü söyleyen Çataltepe Esnaf ve İş İnsanları Derneği (ÇATSANDER) tarafından sert bir dille karşılandı. Dernek yönetimi, kamuoyuna yaptığı kapsamlı açıklamayla yalnızca mevcut durumu eleştirmekle kalmadı; aynı zamanda Çataltepe sürecinde bazı gerçeklerin görmezden gelindiğini savunarak açık bir hesaplaşma çağrısı yaptı. 18 Yıllık Proje, Bitmeyen Belirsizlik Çataltepe Sanayi Sitesi Projesi, ilk kez 2008 yılında Bursa’daki küçük sanayi esnafının modern iş yerlerine kavuşmasını sağlamak amacıyla gündeme gelmişti. Proje o dönemde Bursa ekonomisi için stratejik bir yatırım olarak sunulmuş, hatta büyük siyasi mitinglerde Bursa sanayicisine “yeni bir üretim üssü” vaat edilmişti. Ancak aradan geçen 18 yılın ardından tablo, projenin başlangıcında çizilen iyimser çerçeveden oldukça uzak bir noktaya geldi. Bugün gelinen noktada: Projenin halen tamamlanamadığı Binlerce esnafın iş yerlerine kavuşamadığı Yıllar önce yapılan ödemelerin karşılığının alınamadığı Sürecin hâlâ belirsizlik içinde ilerlediği iddiaları Bursa kamuoyunda ciddi bir tepki yaratıyor. ÇATSANDER’in verdiği bilgilere göre proje kapsamında: 450 civarında kooperatif ortağı bulunuyor Kooperatif dışında bırakılan yaklaşık 3500 esnaf sürecin dışında kaldı 3159 sanayici ve işletmeci yıllardır sonuç bekliyor Daha da dikkat çekici olan ise projenin finansal boyutu. Dernek yönetimi, altyapı için yapılan ödemelerin yaklaşık yüzde 90 seviyesine ulaştığını, buna rağmen inşaatın hâlâ büyük ölçüde tamamlanamadığını belirtiyor. Bu tabloyu değerlendiren sanayiciler, yaşananların artık yalnızca bir gecikme değil, Bursa esnafının ekonomik geleceğini etkileyen ciddi bir mağduriyet olduğunu ifade ediyor. ÇATSANDER’den Sert Tepki: “Gerçekler Çarpıtılıyor” Çataltepe tartışmaları, BESOB Başkanı Fahrettin Bilgit’in televizyon programındaki açıklamalarının ardından daha da alevlendi. Çataltepe Esnaf ve İş İnsanları Derneği yönetimi; Başkan Zekai Akdoğan, Başkanvekili Aydın Çitil ve Başkan Yardımcısı Mehmet Kuş imzasıyla yayımladığı açıklamada, son günlerde yapılan bazı değerlendirmelerin kamuoyunu yanıltıcı bir çerçeve çizdiğini savundu. Dernek yönetimi açıklamasında şu sert ifadeleri kullandı: “Çataltepe Sanayi Sitesi Projesi hakkında son günlerde yapılan bazı açıklamalarda gerçekleri çarpıtan, kamuoyunu eksik ve yanıltıcı bilgilerle yönlendiren bir yaklaşım sergilendiğini üzülerek görmekteyiz.” ÇATSANDER’e göre Çataltepe dosyasının bugün hâlâ gündemde olmasının tek nedeni, yıllardır sürdürülen esnaf mücadelesi. Dernek yönetimi, konunun hiçbir zaman masa başında hatırlanan bir dosya olmadığını vurgulayarak şu noktaların altını çizdi: Ankara’da bakanlık kapılarında sayısız görüşme yapıldığı Proje dosyalarının yeniden hazırlanıp sunulduğu Resmi kurumlarla defalarca temas kurulduğu Sanayicilerin mağduriyetinin sürekli gündemde tutulduğu Açıklamada, bu çalışmaların büyük bölümünün ÇATSANDER tarafından yürütüldüğü ifade edildi. “BESOB Yıllarca Neredeydi?” Sorusu ÇATSANDER’in açıklamasındaki en sert bölüm ise Bursa esnafının çatı kuruluşu olan Bursa Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği’ne yönelik eleştiriler oldu. Dernek yönetimi, BESOB’un yıllar boyunca Çataltepe sürecinde etkili bir rol üstlenmediğini savunarak şu soruları kamuoyunun gündemine taşıdı: Çataltepe projesi çıkmaza girerken BESOB neredeydi? Sanayici yıllarca kapı kapı dolaşırken kim yanında durdu? Ankara’da hazırlanan dosyaların arkasında kim mücadele etti? Açıklamada şu ifadeler dikkat çekti: “Bugün ekranlara çıkıp geçmişte yapılmayanları yapılmış gibi anlatmak, verilen emeği sahiplenmeye çalışmak ya da sürecin gerçek aktörlerini görmezden gelmek Bursa’nın üretim gücünü oluşturan 3159 esnafın aklıyla alay etmektir.” “Bu Bir Prestij Yarışı Değil” Dernek yönetimi ayrıca Çataltepe meselesinin kurumlar arasında bir prestij yarışına dönüştürülmesine de sert tepki gösterdi. ÇATSANDER açıklamasında, projenin herhangi bir kişi ya da kurumun siyasi veya kurumsal vitrini olmadığını vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu: “Çataltepe meselesi hiçbir kişi ya da kurumun prestij vitrini değildir. Bu mesele 3159 esnafın ekmeği, Bursa üretiminin geleceği ve yıllarca birikimlerini bu projeye yatırmış sanayicilerin hakkıdır.” Derneğe göre bu nedenle hiç kimsenin projeyi kendi başarısı gibi sunma veya başkalarının emeğini yok sayma hakkı bulunmuyor. “Gerçek Takipçi ÇATSANDER’dir” Açıklamada Çataltepe dosyasının gerçek takipçisinin ÇATSANDER olduğu vurgulanarak şu mesajlar verildi: Çataltepe dosyasının fiili takipçisi ÇATSANDER’dir 3159 işletmecinin hakkı hiçbir kurumun vitrin malzemesi yapılamaz Bu mücadele yıllardır sabırla bekleyen sanayicilerin mücadelesidir Dernek yönetimi, çözüm için devlet kurumlarıyla temasların sürdüğünü ve sürecin yakından takip edildiğini de belirtti. “Bu Dosya Kapanmayacak” ÇATSANDER yönetimi açıklamasının sonunda oldukça net ve sert bir mesaj verdi. Derneğe göre Çataltepe meselesi kapanmış bir dosya değil; aksine çözülene kadar Bursa gündeminden düşmeyecek bir hak mücadelesi. Açıklamanın finalinde şu ifadeler yer aldı: “Çataltepe meselesi kapanmış bir dosya değildir. Bu dosya 3159 esnaf iş yerinin anahtarını eline alana kadar kapanmayacaktır. Hiç kimse gerçekleri perdeleyerek ya da verilen mücadeleyi yok sayarak kamuoyuna farklı bir hikâye anlatamaz.” ÇATSANDER yönetimi, mücadeleyi şu sözlerle noktaladı: “Çataltepe çözülene kadar susmayacağız. 3159 esnafın hakkını savunmaya devam edeceğiz. Gerçeği söylemekten asla geri durmayacağız.” Bursa Ekonomisinin Sinir Ucu Sanayi kenti kimliğiyle bilinen Bursa’da küçük ve orta ölçekli işletmelerin üretim kapasitesi, kent ekonomisinin en önemli dinamiklerinden biri olarak görülüyor. Bu nedenle Çataltepe Sanayi Sitesi Projesi yalnızca bir inşaat projesi değil; aynı zamanda Bursa’daki üretim ekosisteminin geleceği açısından kritik bir başlık olarak değerlendiriliyor. Bugün yaşanan tartışma ise yalnızca bir projenin gecikmesinden ibaret değil. Aynı zamanda binlerce esnafın yıllardır süren beklentisinin, ekonomik umutlarının ve emeğinin nasıl yönetildiğine dair ciddi soruları da beraberinde getiriyor. Çataltepe dosyası kapanmış değil. Aksine Bursa’da her geçen gün daha yüksek sesle konuşulan bir mesele haline geliyor. Ve görünen o ki bu tartışma, 3159 esnaf iş yerinin anahtarını alana kadar kolay kolay gündemden düşmeyecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.