Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tarımsal Üretim

Gürsu Haber - Tarımsal Üretim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tarımsal Üretim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa’ya Demokrat Yaklaşım! Haber

Bursa’ya Demokrat Yaklaşım!

“Bursa İçin Artık Söz Değil, Çözüm Üretme Zamanı” Demokrat Parti Bursa İl Başkanı Ali Kamil Goral: “Kongre Bitti, Şimdi Şehrin Gerçek Sorunlarına Odaklanıyoruz” Demokrat Parti Bursa İl Başkanlığı’nda kongre sürecinin tamamlanmasının ardından yeni dönem mesajları kamuoyuna açıklandı. İl Başkanı Kamil Goral, yaptığı kapsamlı değerlendirmede Bursa’nın birikmiş yapısal sorunlarına dikkat çekerek, siyasette yeni bir yaklaşımın zorunlu hale geldiğini vurguladı. Goral, yeni dönemin temel eksenini “makam siyaseti değil, şehir meselesi siyaseti” olarak tanımladı. “Kongre bitti, artık Bursa için çalışma zamanı” Kongre sürecinin geride kaldığını belirten Goral, artık iç siyasi tartışmaların değil, doğrudan kent sorunlarının konuşulması gerektiğini ifade etti. Bursa’nın geleceği için rekabetçi söylemlerden ziyade çözüm odaklı bir siyaset anlayışının zorunlu hale geldiğini belirten Goral, şu mesajı öne çıkardı: “Artık Bursa’da kimin ne dediği değil, bu şehrin hangi sorununa ne çözüm üretildiği konuşulmalıdır.” Bursa’nın büyüyen kronik sorunları gündemde Açıklamada Bursa’nın son yıllarda giderek ağırlaşan yapısal sorunları geniş bir çerçevede ele alındı. Özellikle: Plansız ve kontrolsüz kentleşme Günlük yaşamı kilitleyen trafik ve ulaşım krizi Tarım alanlarının hızla yok olması Sanayi baskısının çevresel tahribatı artırması Derinleşen ekonomik sıkıntılar ön plana çıkarıldı. Goral, bu tablo içinde hem üreticinin hem esnafın hem de gençlerin aynı anda ciddi bir ekonomik baskı altında kaldığını vurguladı. Tarımsal üretimde gelir kaybı, küçük esnafın ayakta kalma mücadelesi ve gençlerde artan gelecek kaygısının artık görmezden gelinemeyecek seviyeye ulaştığını ifade etti. “Eleştiren değil, çözüm üreten siyaset” vurgusu Demokrat Parti Bursa teşkilatının yeni dönemde yalnızca eleştiri yapan bir yapı değil, aynı zamanda somut çözüm önerileri geliştiren bir siyasi çizgi izleyeceğini belirten Goral, Bursa’nın sahip olduğu potansiyele dikkat çekti. Bursa’nın; sanayi gücü tarımsal üretim kapasitesi turizm potansiyeli nitelikli insan kaynağı ile Türkiye’nin en güçlü şehirlerinden biri olduğunu söyleyen Goral, bu potansiyelin yeniden doğru planlama ile harekete geçirilmesi gerektiğini ifade etti. “Ortak akıl” ve iş birliği çağrısı Açıklamanın en dikkat çeken başlıklarından biri ise “ortak akıl” vurgusu oldu. Goral, Bursa’nın geleceği için tüm kurumlarla diyalog içinde olacaklarını belirterek şu mesajı verdi: Yerel yönetimler, meslek odaları, sivil toplum kuruluşları ve tüm siyasi partilerle iş birliğine açık olduklarını ifade eden Goral, kentin sorunlarının ancak geniş bir mutabakatla çözülebileceğini dile getirdi. “Sorunların üzeri örtülmemeli” uyarısı Kamil Goral, Bursa’daki sorunların görmezden gelinmesi veya normalleştirilmesine karşı net bir tavır alacaklarını belirtti. Vatandaşın yaşadığı sıkıntıların açıkça konuşulmasının demokratik bir sorumluluk olduğunu vurguladı. “Bursa’nın ihtiyacı kutuplaşma değil” Açıklamanın sonunda Türkiye ve Bursa siyasetine ilişkin genel bir değerlendirme yapan Goral, kent yönetiminde kutuplaşmanın yerine akıl, liyakat ve adalet temelli bir anlayışın gelmesi gerektiğini söyledi. Demokrat Parti Bursa İl Başkanlığı’nın yeni dönemde saha çalışmalarını artırarak kentin sorunlarına doğrudan temas edeceği ve yerel gündemi daha yakından takip edeceği bildirildi.

DEVA Partisi İl Başkanı Tayfun Öztürk’ten Lozan ve Ekonomi Üzerine Analiz Haber

DEVA Partisi İl Başkanı Tayfun Öztürk’ten Lozan ve Ekonomi Üzerine Analiz

DEVA Partisi İl Başkanı Tayfun Öztürk, son yıllarda kamuoyunda sıkça dile getirilen “2023’te Lozan bitecek, madenlerimizi çıkarıp zengin olacağız” söylemine ilişkin kapsamlı bir değerlendirmede bulundu. Öztürk, söz konusu iddianın hukuki ve tarihsel bir dayanağının bulunmadığını belirterek, toplumun ekonomik sorunlarının komplo teorileriyle değil, rasyonel politikalarla çözülebileceğini vurguladı. Lozan Antlaşması Süreli Bir Anlaşma Değildir 24 Temmuz 1923’te imzalanan Lozan Antlaşması’nın Türkiye Cumhuriyeti’nin uluslararası alanda tanınmasını sağlayan kurucu belge olduğunu hatırlatan Öztürk, metnin açık hükümlerine dikkat çekti. Yapılan incelemelerde: Antlaşmanın belirli bir süreyle sınırlandırılmadığı, “100 yıl sonra sona erecek” şeklinde herhangi bir hüküm içermediği, Türkiye’nin yer altı kaynaklarını çıkaramayacağına dair bir yasak barındırmadığı net şekilde görülmektedir. Öztürk, “Lozan bir tapu senedidir. Süresi dolacak bir kira kontratı değildir” ifadelerini kullandı. Madenler 1923’ten Bu Yana Çıkarılıyor Cumhuriyet’in kuruluşundan itibaren maden işletme hakkının tamamen Türkiye’nin egemenlik yetkisinde olduğunu belirten Öztürk, 1930’lu yıllardan başlayarak kamu ve özel sektör eliyle çok sayıda maden sahasının işletmeye açıldığını hatırlattı. Türkiye’nin bor, krom, bakır ve altın başta olmak üzere birçok madeni onlarca yıldır ürettiğine dikkat çeken Öztürk, “Eğer Lozan madenleri yasaklamış olsaydı, bugün mevcut üretim nasıl yapılacaktı?” sorusunu yöneltti. “Gizli Maddeler” İddiasının Dayanağı Yok Öztürk’e göre, özellikle 2010’lu yıllarda sosyal medyada yayılan “gizli maddeler” ve “100 yıllık süre” iddiaları akademik veya arşivsel bir belgeye dayanmıyor. “Devlet arşivleri ortada, metin ortada. Hukuki belgeler yorumla değil, metinle okunur” diyen Öztürk, kamuoyunun bilinçli biçimde yanlış yönlendirilmesinin toplumsal beklenti yönetimini bozduğunu ifade etti. Gıda Fiyatları Lozan’la Değil Ekonomi Politikalarıyla İlgili DEVA Partisi İl Başkanı, son dönemde artan sebze fiyatlarına da değinerek, gıda enflasyonunun uluslararası bir antlaşmayla ilişkilendirilmesinin ekonomik gerçeklikle bağdaşmadığını söyledi. Gıda fiyatlarını etkileyen temel faktörler arasında: Tarımsal üretim maliyetleri (mazot, gübre, enerji) Döviz kuru dalgalanmaları İklim koşulları ve rekolte değişimleri Arz-talep dengesi Lojistik ve dağıtım maliyetleri gibi makroekonomik değişkenlerin bulunduğunu belirtti. Öztürk, “Ekonomik sorunları tarihsel mitlerle açıklamak kolaydır; zor olan, yapısal reformları hayata geçirmektir” dedi. “Gerçekçi Politikalarla Güven İnşa Edilmeli” Açıklamasının sonunda Tayfun Öztürk, ekonomik refahın bilgi temelli politika üretimiyle mümkün olacağını vurguladı. Toplumun beklentilerinin komplo teorileri üzerinden şekillendirilmesinin uzun vadede hayal kırıklığı yarattığını belirten Öztürk, şu değerlendirmede bulundu: “Türkiye’nin potansiyeli güçlüdür. Ancak bu potansiyeli hayata geçirmek için hukuki güvenliği, öngörülebilir ekonomi yönetimini ve üretim odaklı reformları esas almak gerekir. Gerçeklerle yüzleşmeden kalıcı refah sağlanamaz.” DEVA Partisi İl Başkanlığı, kamuoyunu doğru bilgilendirmeye yönelik çalışmalarını sürdüreceğini açıkladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.