Hava Durumu

#Tarım

Gürsu Haber - Tarım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tarım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa Büyükşehir'den çiftçiye hayat veren destek Haber

Bursa Büyükşehir'den çiftçiye hayat veren destek

Bursa Büyükşehir Belediyesi, kırsal mahallelerin hem girdi maliyetlerini azaltmak hem de üretim gücünü artırmak amacıyla 17 ilçedeki toplam 4 bin 261 çiftçiye hibeli damla sulama borusu ve sıvı gübre desteği verdi. BURSA (İGFA) - Tarım ve hayvancılık konularında üreticilere birçok destekte bulunan Bursa Büyükşehir Belediyesi, Tarım Peyzaj AŞ tarafından Tarım Plast Fabrikası’nda üretilen yüzde 100 geri dönüşüm ürünü damla sulama borularını çiftçilerle buluşturmaya devam ediyor. Kırsal Hizmetler Daire Başkanlığı tarafından yürütülen çalışmayla, 17 ilçedeki 4 bin 261 çiftçiye 6 milyon 976 bin 800 metre yuvarlak, 4 milyon 735 bin metre yassı damla sulama borusu dağıtımı yapıldı. Proje kapsamında 17 bin 442 adet yuvarlak ve bin 894 adet yassı damla sulama borusunun da üreticilere ulaştırılacağı bildirildi. Ayrıca törene katılan çiftçilere sıvı gübre dağıtımı da yapıldı. Yüzde 50 hibeli olarak hayata geçirilen projeyle, üreticilerin girdi maliyetlerinin azaltılması, suyun daha tasarruflu kullanılması ve tarımsal verimliliğin artırılması hedefleniyor. Hüdavendigar Kent Parkı’nda düzenlenen törende konuşan Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Mehmet Aydın Saldız, çiftçimizin emeğini korumak ve üretimini güçlendirmek için çalıştıklarını ifade etti. Su kaynaklarının doğru kullanımının önemine de değinen Saldız, verilen desteklerle hem verimliliği artırmayı hem de su tasarrufu sağlamayı hedeflediklerini vurguladı. CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal ve Kayıhan Pala ise, tarımın stratejik önemine dikkat çekerek bu tür projelerin hem maliyet yükünü hafiflettiğini hem de üretimin sürdürülebilirliğine katkı sağladığını belirtti.

İmar Yasasına Takılanlar Derneği Başkanı İbrahim Hacıoğlu’ndan Fırtına Gibi Tepki: “Saçmalık! Hobi Bahçelerine Saldırıyorlar!” Haber

İmar Yasasına Takılanlar Derneği Başkanı İbrahim Hacıoğlu’ndan Fırtına Gibi Tepki: “Saçmalık! Hobi Bahçelerine Saldırıyorlar!”

Türkiye’de tarım ve şehir yaşamı arasındaki en küçük insani alanlar bile artık devletin ağır cezalarıyla tehdit altında. İmar Yasasına Takılanlar Derneği (İYT) Genel Başkanı İbrahim Hacıoğlu, hobi bahçeleri ve küçük kulübeleri hedef alan yeni yasa teklifine sert tepki gösterdi: “Saçmalık! İnsanlar boğucu şehir hayatından kaçıp 300-500 m²’lik bahçelerinde nefes alıyor, toprakla temas ediyor. Şimdi bu küçük kulübeler, konteynırlar, 20-30 m²’lik yapılar bile ağır cezalarla tehdit ediliyor!” “Lüks villaya dönüştürenlere hayır, 30 m²’lik kulübeye ceza mı?” Hacıoğlu, yeni yasa teklifinin akıl almaz olduğunu vurguladı: “Tamam, kulübesini lüks villaya çevirenlere izin verme. Ama küçük, toprağa dokunulan, emekli insanların nefes aldığı kulübelere neden saldırıyorsunuz? Deprem olsa başını sokacak yeri olsun diye yapılan kulübe bile hedef!” Yeni Yasa Teklifi: Felaketin Detayları TBMM Tarım Orman Komisyonu’nda kabul edilen ve yakında Genel Kurul’da görüşülecek yasa teklifine göre: Tarlalara yapılmış tüm yapılar yıkım kapsamına alınacak, elektriği, suyu, doğalgazı kesilecek. Bahçe sahiplerine metrekare başına 2.500₺ ceza kesilecek; 500 m²’de 1 milyon 200 bin₺, 1 dönümde 2,5 milyon₺ demek. Cezayı ödeseniz de 2 ay içinde tüm yapıları yıkıp yeniden tarlaya dönüştürmek zorundasınız. Yıkım yapılmazsa m² başına 7.500₺ ceza; dönüm başına 7,5 milyon₺. Üstelik devlet yıkımı yapacak, masraflar bahçe sahibinden alınacak. Yapının malzemesi fark etmiyor; beton, ahşap, fark etmez, önemli olan tarımsal amaç. Listede 11 bini aşkın hobi bahçesi var. “Toplumla İnatlaşmanın Yeni Yolu” Hacıoğlu’nun yorumu net: “Neresinden bakarsanız bakın, bu toplumla inatlaşmaktan başka hiçbir işe yaramayan bir adım! Muhalefet iktidarla millet arasındaki makası açarken şapkadan tavşan çıkarırsa ancak bu tür uygulamaları çıkarabilirler.” İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun sözlerini hatırlatan Hacıoğlu: “Bugün benim 35 yıl önceki diplomama çöken kişi, yarın sizin 40 yıllık tapularınıza, bankadaki paranıza çöker!” diyerek, tehlikenin boyutunu gözler önüne serdi. “Devlet Tarımı Korumuyor, İnsanlara Düşman Oluyor” Hacıoğlu, devletin yaklaşımını eleştirerek, gerçek çözümün Anadolu’daki atıl arazileri tarıma kazandırmak olduğunu vurguladı: “Devlet şehir çeperlerindeki küçük bahçeleri yok etmeye çalışıyor, ama yıllardır ekilmeyen yüzbinlerce dönüm araziler boş duruyor. Çiftçi para kazanamadığı için ekmiyor, devlet boş yere insanların 500 m²’lik bahçelerine göz dikiyor. Ne akıl ama!” “Emekli İnsanların Nefesine Bile Tahammül Yok!” Hacıoğlu, emekli vatandaşların, gençlerin ve şehirden kaçan insanların küçük bahçelerde nefes almasına bile tahammül olmadığını belirtti: “Adam 1 dönüm tarlasına 2 göz oda kurmuş, sebzesini ekiyor, hayatına değer katıyor. Tarıma zarar vermiyor, fayda sağlıyor. Ama devletin gözünde suçlu. Milleti beton bloklara hapsettik, yetmedi mi artık?” Sonuç: Hobi Bahçeleri Üzerinden Toplumsal Çöküş Hobi bahçelerine yönelik bu yeni düzenleme, Türkiye’de şehirli ile devlet arasındaki gerilimi doruğa çıkarıyor. İbrahim Hacıoğlu’nun mesajı net: Bu yasayla ne amaçlanıyor olursa olsun, toplumla inatlaşmaktan başka bir sonucu yok ve felaket boyutunda mali yükler yaratacak. Hacıoğlu’nun Uyarısı: “Bu, sadece sebze yetiştiren küçük bir vatandaşın değil, toplumun sağduyusuna, nefesine ve vicdanına yapılmış bir saldırıdır. Hobi bahçelerine dokunmak, halkın yaşam alanına dokunmaktır. Yazık, çok yazık!”

Tarımda Türkiye Yüzyılı Zirvesi gerçekleşti Haber

Tarımda Türkiye Yüzyılı Zirvesi gerçekleşti

Albayrak Medya, 2023 yılından bu yana “Türkiye Yüzyılı Zirveleri” ana başlığı altında, Bakanlıklarla geliştirdiği iş birlikleriyle; enerji, ihracat, ulaşım, altyapı, tarım, ticaret ve finans gibi stratejik alanlarda düzenlediği zirvelerle Türkiye Yüzyılı vizyonunun şekillenmesine yön veren başlıca platformlardan biri haline geldi. 2026 yılında da yeni zirvelerle bu etki alanını genişleterek sürdürüyor. 27 Mart Cuma günü İstanbul Finans Merkezi’nde gerçekleşen son zirvede ise Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın katılımıyla özel bir oturum düzenlendi. Yeni Şafak Genel Yayın Yönetmeni Hüseyin Likoğlu, Z Raporu Genel Yayın Yönetmeni Semra Karabaş ve TVNET Genel Yayın Yönetmeni Serhat İbrahimoğlu’nun moderasyonunda gerçekleşen oturumda; tarım verimliliği, gıda arz güvenliği, sürdürülebilirlik politikaları ve sektörün geleceğine ilişkin stratejik başlıklar ele alındı. Tarım ve Orman Bakanlığı ve Albayrak Medya iş birliğiyle düzenlenen zirvede, birbirinden deneyimli konuşmacılar Türkiye’nin tarım alanında hayata geçirdiği projeleri değerlendirdi. Modern ve sürdürülebilir projelerin, gıda arz güvenliğinin ve uluslararası gelişmelerin merkeze alındığı zirveye; Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Albayrak Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Albayrak, Albayrak Grubu Yönetim Kurulu Başkan Vekili Nuri Albayrak, Albayrak Grubu Yönetim Kurulu Üyeleri, Albayrak Grubu Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Dr. Nurettin Canikli, Ziraat Bankası Genel Müdürü ve Türkiye Bankalar Birliği Başkanı Alpaslan Çakar ve Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mehmet Tütüncü başta olmak üzere çok sayıda davetli katıldı. Tarsim, Trendyol, Türk Hava Yolları, Türk Telekom, VakıfBank ve Ziraat Bankası’nın sponsorluğunda gerçekleşen zirvede, tarım sektörünün kritik başlıkları kapsamlı şekilde ele alındı.

Anahtar Parti Bursa’da 200 bin ata tohumunu 2 saatte dağıttı Haber

Anahtar Parti Bursa’da 200 bin ata tohumunu 2 saatte dağıttı

15 Temmuz Demokrasi Meydanı ve Cumhuriyet Caddesi'nde düzenlenen programa Genel Başkan Tarım Danışmanı Nalan Oğuz, Tarım ve Gıda Güvenliği Başkan Yardımcısı Serkan Kazandı, Bursa İl Başkanı Fikret Aslan, Tarım ve Gıda Güvenliğinden Sorumlu Bursa İl Başkan Yardımcısı Hayrettin Emre Yürük ile il ve ilçe yöneticileri katıldı. 200 BİN BİBER VE DOMATES TOHUMU 2 SAATTE TÜKENDİ Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu ve Tarım ve Güvenliğinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hasan Hüseyin Demiröz'ün yerli ve milli üretimi desteklemek amacıyla başlattığı Ata Tohumu Dağıtım Etkinliği, Bursalıların büyük ilgisi ile karşılandı. 200 bin tohum 2 saat içinde tükendi. "EKİLMEDİK TEK KARIŞ TOPRAK KALMASIN" "Ekilmedik tek karış toprak kalmasın" sloganıyla başlatılan seferberlik, Kocaeli ve Sakarya'dan sonra üçüncü olarak Bursa'da düzenlendi. Etkinlik sırasında parti politikalarını içeren broşür dağıtılırken kurulan stantlarda birçok üye kaydı yapıldı. “MİLLETİN GÖNLÜNDE YER ALDIĞIMIZI BİR KEZ DAHA GÖRMÜŞ OLDUK” Üye stantlarının haftada üç gün açık olduğunu dile getiren İl Başkanı Fikret Aslan, “Genel Merkez Tarım ve Gıda Güvenliği Başkanlığımız bugün Bursa’da 200 bin ata tohumu dağıttı. 2 saatte tükenen tohumlar bizlere, milletin gönlünde yer aldığımızı bir kez daha göstermiş oldu. Vatandaşlarımızın teveccühünü almanın mutluluğunu yaşıyoruz. Her alanda liyakatli kadrolarla yoluna devam eden Anahtar Parti, milletin tüm derdine derman olmak için daha çok çalışacaktır” şeklinde konuştu. “ATA TOHUMU İLE FARKINDALIK OLUŞTURMAYA ÇALIŞIYORUZ” Genel Başkan Tarım Danışmanı Nalan Oğuz ise geçtiğimiz sene ata tohumlarını saksıları ekip dağıttıklarını söyledi. Bu sene kapsamı genişlettiklerini belirten Oğuz, “Ata tohumunun üretimi, gıda bağımsızlığı, sürdürülebilirlik gibi birçok etmeni sembolize etmek amacıyla Anahtar Parti olarak farkındalık oluşturmaya çalışıyoruz. Her hafta bir ilimizde dağıtım yapacağız. Bursa’nın ardından İstanbul’da dağıtım yapacağız. Tüm vatandaşlarımızı bu farkındalığa ortak olmaya davet ediyoruz” ifadelerini kullandı.

“TARIMDA DIŞA BAĞIMLILIK KISKACI: BURSA’DAN TÜRKİYE’YE UZANAN KRİZ DERİNLEŞİYOR” Haber

“TARIMDA DIŞA BAĞIMLILIK KISKACI: BURSA’DAN TÜRKİYE’YE UZANAN KRİZ DERİNLEŞİYOR”

“TARIMDA DIŞA BAĞIMLILIK KISKACI: BURSA’DAN TÜRKİYE’YE UZANAN KRİZ DERİNLEŞİYOR” Mahmut Fuat Kadıoğlu, tarım ve hayvancılıkta giderek artan dışa bağımlılığa sert sözlerle yüklendi. Kadıoğlu, sadece bugünün değil, son 20 yılın yanlış politikalarının Türkiye’yi üretimde dışa bağımlı, çiftçiyi ise borç batağında bıraktığını ifade ederek, “Bu tablo bir tesadüf değil, bilinçli tercihlerle getirildiğimiz bir çıkmazdır” dedi. “GİRDİ İTHAL, FATURA ÇİFTÇİYE: BU DÜZEN SÜRDÜRÜLEMEZ” Tarımın bel kemiğini oluşturan gübre, yem, mazot ve tarım ilaçlarında ithalata dayalı yapının artık alarm verdiğini vurgulayan Kadıoğlu, sert bir dille şunları söyledi: “Döviz yükseldikçe maliyet katlanıyor, maliyet arttıkça üretici eziliyor. Bugün Türkiye’de çiftçi toprağını değil, döviz kurunu takip etmek zorunda bırakılmıştır. İthal girdilerle üretim yapan bir sistem, çiftçiyi uluslararası piyasaların insafına terk etmek demektir. Bunun bedelini de en ağır şekilde Anadolu’nun üreticisi, Bayburtlu çiftçi ödüyor.” GEÇMİŞTEN BUGÜNE: ÜRETEN TÜRKİYE’DEN İTHALAT BAĞIMLISI TÜRKİYE’YE Kadıoğlu, Türkiye’nin geçmişte kendi kendine yetebilen sayılı ülkeler arasında olduğunu hatırlatarak, bugün gelinen noktayı “politik iflas” olarak nitelendirdi: “Bir zamanlar kendi tohumunu üreten, hayvanını kendi besleyen bir Türkiye vardı. Bugün ise samanı bile ithal eden bir ülke haline getirildik. Tarımda planlama terk edildi, üretici yalnız bırakıldı, destekler yetersiz kaldı. Sonuç ortada: Üretim düşüyor, maliyet artıyor, ithalat büyüyor.” “BU SADECE EKONOMİ DEĞİL, MİLLİ GÜVENLİK MESELESİDİR” Dışa bağımlılığın yalnızca ekonomik bir sorun olmadığını vurgulayan Kadıoğlu, konunun doğrudan gıda güvenliğiyle ilgili olduğunu belirtti: “Kendi gübresini, yemini, tohumunu üretemeyen bir ülke bağımsız karar alamaz. Tarımda dışa bağımlılık demek, sofradaki ekmeğin bile başka ülkelerin kontrolüne girmesi demektir. Bu durum açıkça arz güvenliğini tehdit eder, fiyat istikrarını bozar ve toplumsal refahı zedeler.” “YERLİ ÜRETİM ARTIK BİR TERCİH DEĞİL, ZORUNLULUKTUR” Çözümün açık olduğunu belirten Kadıoğlu, hükümete çağrısını da sert bir şekilde dile getirdi: “Tarım girdilerinde yerli üretim acilen artırılmalıdır. Gübre fabrikaları, yem üretim tesisleri ve tohum geliştirme merkezleri kamu öncülüğünde yeniden ayağa kaldırılmalıdır. Çiftçiye doğrudan ve yeterli destek verilmeden bu kriz aşılmaz. Dışa bağımlılığı azaltmadan ne üreticiyi kurtarabilirsiniz ne de vatandaşı ucuz gıdayla buluşturabilirsiniz.” “TARIMDA TAM BAĞIMSIZLIK ERTELENEMEZ” Son olarak Bursa başta olmak üzere Anadolu’nun üretim gücüne dikkat çeken Kadıoğlu, sözlerini şu ifadelerle tamamladı: “Bu topraklar üretir, yeter ki doğru politikalar uygulansın. Türkiye’nin tarımda yeniden ayağa kalkması mümkündür. Ancak bunun için ithalata dayalı günü kurtarma politikaları terk edilmeli, üretim odaklı köklü bir dönüşüm başlatılmalıdır. Tarımda tam bağımsızlık artık bir hedef değil, ertelenemez bir zorunluluktur.”

DSP Bursa İl Başkanı Mehmet Seskır’dan “Ecevit Vizyonu” Vurgusu: Bursa, Üretimin ve Emek Mücadelesinin Kalbidir Haber

DSP Bursa İl Başkanı Mehmet Seskır’dan “Ecevit Vizyonu” Vurgusu: Bursa, Üretimin ve Emek Mücadelesinin Kalbidir

Mehmet Seskır, yaptığı kapsamlı değerlendirmede Bülent Ecevit’in Bursa’ya yönelik vizyonunu yeniden gündeme taşıyarak, kentin Türkiye’nin kalkınma modelindeki stratejik rolüne dikkat çekti. Seskır, açıklamasında Bursa’nın yalnızca bir sanayi kenti değil, aynı zamanda emeğin, üretimin ve sosyal adalet arayışının en güçlü merkezlerinden biri olduğunu vurguladı. “Bursa, Demokratik Sol Kalkınma Modelinin Temel Taşlarından Biri” Seskır, Demokratik Sol Parti’nin kurucu lideri Bülent Ecevit’in, Bursa’yı Türkiye’nin üretim odaklı kalkınma stratejisinde özel bir konuma yerleştirdiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu: “Ecevit’in kalkınma anlayışı, rant değil üretim üzerine kuruluydu. Bu çerçevede Bursa; organize sanayi bölgeleri, güçlü işçi potansiyeli ve yüksek tarımsal verimliliği ile Türkiye’nin ekonomik bağımsızlığının teminatı olarak görülmüştür. Bu vizyon bugün de yolumuzu aydınlatmaktadır.” “Üretim Ekonomisi Yeniden İnşa Edilmelidir” Bursa’nın sahip olduğu sanayi altyapısının Türkiye ekonomisi açısından kritik önemde olduğunu ifade eden Seskır, üretim odaklı politikaların terk edilmesinin ülkeye ağır bedeller ödettiğini savundu. Ecevit’in “üreten Türkiye” idealine atıf yapan Seskır, sanayi üretiminin artırılması ve yerli üreticinin desteklenmesi gerektiğini belirtti. “Bursa’daki organize sanayi bölgeleri yalnızca üretim alanları değil, aynı zamanda Türkiye’nin ekonomik direncinin merkezleridir. Bu merkezlerin güçlendirilmesi, dışa bağımlılığın azaltılması açısından hayati önemdedir.” “İşçi Hakları, Kalkınmanın Ayrılmaz Parçasıdır” Sanayi kenti kimliğiyle öne çıkan Bursa’da işçi haklarının korunmasının vazgeçilmez olduğunu vurgulayan Seskır, Bülent Ecevit’in emek odaklı siyaset anlayışının altını çizdi: “Ecevit, yalnızca üretimi değil, o üretimi gerçekleştiren emekçiyi merkeze alan bir liderdi. Sendikal örgütlenme, toplu sözleşme hakkı ve sosyal adalet, onun siyasetinin temel taşlarıydı. Bursa gibi işçi yoğunluğu yüksek bir kentte bu anlayışın yeniden güçlendirilmesi kaçınılmazdır.” “Sanayi ile Tarım Arasında Stratejik Denge” Seskır, Bursa’nın yalnızca bir sanayi merkezi olarak değil, aynı zamanda önemli bir tarım kenti olarak da değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Ecevit’in kalkınma modelinde sanayi ve tarımın birbirini tamamlayan iki unsur olduğuna dikkat çeken Seskır, şu ifadeleri kullandı: “Bursa’nın bereketli toprakları ile güçlü sanayi altyapısı birlikte değerlendirildiğinde ortaya sürdürülebilir bir kalkınma modeli çıkmaktadır. Tarımın ihmal edilmesi ya da sanayinin kontrolsüz büyümesi, bu dengeyi bozacaktır. Ecevit’in ortaya koyduğu model, bu iki alanın uyum içinde gelişmesini öngörmektedir.” “Karaoğlan’ın Mirası Bursa’da Yaşamaya Devam Ediyor” Bülent Ecevit’in özellikle Anadolu’da ve sanayi kentlerinde büyük bir halk desteği gördüğünü hatırlatan Seskır, Bursa’nın bu süreçte Demokratik Sol Parti için her zaman güçlü bir toplumsal taban sunduğunu ifade etti. “Ecevit’in ‘Karaoğlan’ olarak halkın gönlünde yer ettiği dönemde Bursa, emeğin ve üretimin siyasette karşılık bulduğu en önemli şehirlerden biri olmuştur. Bugün de aynı ruh, aynı inanç ve aynı kararlılıkla Bursa’da demokratik sol anlayışı yeniden büyütme hedefindeyiz.” “Bursa, Türkiye’nin Geleceğinde Anahtar Rol Oynayacak” Açıklamasının sonunda Seskır, Bursa’nın sahip olduğu potansiyelin doğru politikalarla Türkiye’nin ekonomik ve sosyal geleceğinde belirleyici olacağını ifade etti. Üretim, emek ve adalet ekseninde şekillenecek bir kalkınma modelinin kaçınılmaz olduğunu vurgulayan Seskır, sözlerini şu şekilde tamamladı: “Bursa, yalnızca geçmişte değil, gelecekte de Türkiye’nin kalkınma hikâyesinin merkezinde yer alacaktır. Bizler, Ecevit’in mirasına sahip çıkarak üretimi, emeği ve adaleti önceleyen bir anlayışı yeniden hakim kılmakta kararlıyız.” Bu kapsamlı değerlendirme, Bursa’nın hem ekonomik hem de toplumsal açıdan taşıdığı stratejik önemin bir kez daha altını çizerken, demokratik sol perspektifin kentte yeniden güçlendirilmesi yönünde güçlü bir irade ortaya koydu.

BURSA ALARM VERİYOR: “BU ŞEHİR SAHİPSİZ DEĞİL!” Haber

BURSA ALARM VERİYOR: “BU ŞEHİR SAHİPSİZ DEĞİL!”

Cumhuriyetçi Milletin Partisi Bursa İl Başkanı Aynur Akgün, Bursa’nın kronikleşen sorunlarına ilişkin sert ve tavizsiz bir açıklama yaparak, kentin yıllardır biriken problemlerine karşı adeta isyan bayrağı açtı. Açıklamada, Bursa’nın kaderine terk edildiği vurgulanırken, sorumlulara yönelik çok ağır ifadeler kullanıldı. İl Başkanı Akgün’e açıklamasında; Parti Meclisi Üyesi Cevdet Şen, Karacabey İlçe Başkanı Buket Sarıbal, Orhangazi İlçe Başkanı Orhan Şener, Nilüfer İlçe Başkanı Seher Kartal, Osmangazi İlçe Başkanı Cüneyt Çalılık, Yıldırım İlçe Başkanı Ünsal Dilli ve Gemlik İlçe Başkanı Levent Leblebicioğlu ile birlikte MYK Üyesi Mustafa Yılmaz ve Kurucular Kurulu Üyesi Turgut Ferik de destek verdi. “BURSA ÇÜRÜYOR, YÖNETENLER SEYREDİYOR!” Akgün, Bursa’nın artık günü kurtaran politikalarla yönetilemeyeceğini belirterek şu ifadeleri kullandı: “Bursa bugün trafikle kilitlenmiş, altyapısı çökmüş, havası zehirlenmiş bir şehir haline getirilmiştir! Sanayi plansız büyümüş, tarım göz göre göre bitirilmiş, şehir kimliğini kaybetmiştir. Bu tablo bir beceriksizlik değil, düpedüz ihmaldir!” TRAFİK, BETON VE İHANET ÜÇGENİ Açıklamada Bursa’nın en yakıcı sorunları tek tek sıralandı. Özellikle ulaşım krizine dikkat çeken Akgün, her gün saatlerce trafikte çile çeken vatandaşların kaderine terk edildiğini söyledi: “Bu şehirde insanlar işe gitmek için ömür tüketiyor! Alternatif yol yok, plan yok, vizyon yok! Beton dökerek şehir yönetilmez! Bursa nefes alamıyor, bunu görmeyenler ya bu şehirde yaşamıyor ya da umursamıyor!” TARIM BİTTİ, SANAYİ KONTROLDEN ÇIKTI Karacabey ve çevresindeki verimli tarım arazilerinin ranta kurban edildiğini vurgulayan heyet, Bursa’nın üretim gücünün bilinçli şekilde yok edildiğini savundu: “Karacabey ovası göz göre göre elden gidiyor! Çiftçi borç içinde, üretici yalnız bırakılmış! Sanayi büyüyor ama Bursa küçülüyor! Bu nasıl bir kalkınma anlayışıdır?” “BU SESSİZLİK SUÇA ORTAKLIKTIR!” Akgün, yalnızca yönetenleri değil, suskun kalan tüm kesimleri de hedef aldı: “Bu tablo karşısında susan herkes bu çöküşün ortağıdır! Bursa’nın geleceği birkaç rant projesine kurban edilemez! Bu şehir sahipsiz değildir, bu millet bunu affetmez!” “MÜCADELE BUGÜN BAŞLIYOR!” Cumhuriyetçi Milletin Partisi Bursa teşkilatının geri adım atmayacağını vurgulayan açıklama, sert bir çağrıyla sona erdi: “Bugün susarsak yarın konuşacak şehir bulamayacağız! Bursa için mücadele bugün başlıyor! Kimse rahat olmasın, kimse dokunulmaz değil! Bu düzen değişecek!” Açıklama, Bursa siyasetinde yeni bir gerilim hattının oluştuğuna işaret ederken, önümüzdeki günlerde tartışmaların daha da alevleneceği yorumlarına neden oldu.

“Bayram gelmiş neyime” Haber

“Bayram gelmiş neyime”

Osman Yılmaz, DEVA Partisi Bursa Ekonomi ve Finans Politikalarından Sorumlu İl Başkan Yardımcısı, 2025 yılı Türkiye ekonomisine ilişkin çarpıcı ve sert bir değerlendirme yaptı. Yılmaz, yaklaşan Ramazan Bayramı öncesinde milyonlarca vatandaşın yaşadığı ekonomik sıkıntıya dikkat çekerek, “Bayram gelmiş neyime” sözleriyle özetlenen bir tabloya işaret etti. “Bayram var ama sevinç yok” Yılmaz, değerlendirmesine, Cemil Cankat’a ait ve Emel Taşçıoğlu tarafından seslendirilen “Bayram Gelmiş Neyime” türküsünü hatırlatarak başladı. Türkiye’de geniş kesimlerin yaşadığı ekonomik daralmayı bu sözlerle ifade eden Yılmaz, toplumun önemli bir bölümünün bayramı karşılayacak durumda olmadığını vurguladı. “Bayram geliyor ama milyonlar için hiçbir anlam ifade etmiyor. Çünkü insanlar artık geçinemiyor” diyen Yılmaz, özellikle asgari ücretli ve emeklilerin yaşadığı tabloyu “derin bir yoksulluk krizi” olarak nitelendirdi. Açlık sınırının altında bir yaşam Türkiye’de milyonlarca insanın açlık sınırının altında yaşam mücadelesi verdiğini belirten Yılmaz, “Bugün asgari ücretli de emekli de ay sonunu getiremiyor. Sofralar küçülmüş, umutlar tükenmiştir” ifadelerini kullandı. Artan enflasyon karşısında maaşların hızla eridiğini vurgulayan Yılmaz, alım gücündeki dramatik düşüşün toplumun geniş kesimlerini doğrudan etkilediğini söyledi. “Gençlik umutsuz, annelerin yüreği kanıyor” Ekonomik krizin en ağır sonuçlarından birinin genç işsizliği olduğunu belirten Yılmaz, ne eğitimde ne de istihdamda yer alan yaklaşık 6,5 milyon gence dikkat çekti. “Bu sadece ekonomik bir veri değildir; bu, annelerin yüreğine düşen ateştir” diyen Yılmaz, gençlerin geleceksizliğe itildiğini ve bunun toplumsal bir kırılmaya yol açtığını ifade etti. “Gülmeyi unutan bir toplum yaratıldı” Toplumun psikolojik olarak da ağır bir yük altında olduğunu dile getiren Yılmaz, “İnsanlar artık gülmeyi unuttu. Her geçen gün biraz daha yoksullaşıyor, biraz daha umutsuzlaşıyor” dedi. Bayramların paylaşma ve sevinç zamanı olması gerekirken, bugün geniş halk kesimleri için kaygı ve hesap günü haline geldiğini belirten Yılmaz, ekonomik politikaların toplum üzerindeki yıkıcı etkisine dikkat çekti. “Bu tablo kader değil” Osman Yılmaz; ” Bayram gelmiş neyime anam anam garibem Kan damlar yüreğime anam anam garibem Yaralarım sızlıyor anam anam garibem Gülmek benim neyime anam anam garibem Cemil Cankat’a ait ‘’ bayram gelmiş neyime’’ adlı yukarıdaki türküyü sanatçı Emel Taşcıoğlu çok güzel söyler. Türkiye’de açlık sınırının altında yaşayan milyonlarca asgari ücretli ve emeklinin durumunu düşündükçe, bu hafta kutlayacağımız Ramazan Bayramı vesilesiyle bu türkü hatırıma geldi. Milyonlar geçim sıkıntısı altında bayramın gelmesine sevinemiyor. Gülmeyi unutmuşlar, her gün alım güçleri eriyor, ne eğitimde ne işte olan 6,5 milyon genç işsiz anaların yüreğini sızlatıyor. Türkiye ekonomisinin 2025 deki performansı da bayram tadında değil ne yazık ki BÜYÜME 2025 de %3,6, gayri safi milli hasılamız 1,6 trilyon dolar, kişi başı gelirimiz 18.040 dolar olmuş Ama bu gelirin %48 ini ilk %20 lik dilimde yer alan zenginler almış, açlık (32.365 TL) ve yoksulluk (105.424 TL)sınırının altında yaşayan milyonlarca vatandaşımız sadece %6 sını almış Ülkenin can damarı olan sanayicilerimiz yüksek kredi faizleri, bastırılmış kurlar ve artan maliyetlerin gölgesinde %2,96 büyüyerek ortalamanın altında kalmış Ülkemizin hayat kaynağı tarım üreticilerimiz bırakın büyümeyi %8,8 küçülmüş, tarımda başka ülkelere muhtaç hale gelmişiz CARİ AÇIĞIMIZ 25,2 milyar dolar, DIŞ TİCARET AÇIĞIMIZ 92,90 milyar dolar, KAMU BORÇ STOĞUMUZ 196,8 milyar dolar, ÖZEL SEKTÖR BORÇ STOĞUMUZ 298,2 milyar dolar olmuş, ülke olarak gelirimiz giderimizi karşılamamış, açığımızı borçla finanse etmişiz. ENFLASYON %30,89 olmuş, hayat resmi verilere göre %31 daha pahalan…

Harmancık: Geleceğin Yaşam Merkezi Olmaya Aday Bir İlçe Haber

Harmancık: Geleceğin Yaşam Merkezi Olmaya Aday Bir İlçe

Bursa'nın gözde ilçelerinden biri olan Harmancık, son yıllarda hızla değişen ve gelişen yapısıyla dikkatleri üzerine çekiyor. Şehirleşme ve sanayi yatırımlarının etkisiyle hızla gelişen Bursa Ovası'ndan, doğayla iç içe, sağlıklı yaşam alanlarına doğru bir dönüşüm sürecine giren Harmancık, bu dönüşümde birçok olumlu etkenin birleşiminden yararlanarak, bölgenin yıldızı olmaya aday. Harmancık Belediye Başkanı Haşim Ali Arıkan, ilçenin geleceğine dair çok kapsamlı projelerle Harmancık’ı bir yaşam merkezi haline getirmek için yoğun bir çaba harcıyor. Başkan Arıkan, ilçenin potansiyelini en üst seviyeye çıkarabilmek amacıyla doğal zenginlikler ve sosyal altyapı yatırımlarına büyük önem veriyor. Arıkan, “Harmancık’ı Bursa’nın gelecekteki yaşam merkezlerinden biri yapmak için tüm gücümüzle çalışıyoruz” diyerek ilçenin gelişimi için kararlı bir adım atıyor. Bursa’nın Geleceği Harmancık’ta: Ulaşım ve Sanayi Yatırımları Bursa'da son yıllarda büyük bir dönüşüm yaşanıyor. Yenişehir'den Akçalar’a kadar uzanan dağ eteklerinden, Gemlik ve Mudanya’ya kadar olan çevre, doğal güzelliklerin yanı sıra ciddi yaşam kalitesi sorunları ile karşı karşıya. Bununla birlikte, deprem riski ve obruk oluşumu gibi olumsuz faktörler de giderek artmakta. Bu olumsuz çevre koşulları, yerleşim yerlerinin sağlıklı gelişimini tehdit ederken, Harmancık ise bu durumu avantaja çevirecek önemli adımlar atıyor. İlçenin gelişen altyapısı, sanayi yatırımlarının artışı ve Teknosab ile birlikte sanayinin zirve yapması, Harmancık’ın ekonomik açıdan da büyümesine olanak tanıyacak. Bunun yanı sıra, lastikli araçların ulaşımını artıracak asfaltlama çalışmalarıyla ilçedeki ulaşım sorununun çözüme kavuşması, bölgenin cazibesini artıran bir diğer önemli etken. Başkan Haşim Ali Arıkan, ilçede yapılacak olan yeni yol çalışmalarının Harmancık’ın ulaşım ağını güçlendireceğini ve bölgenin Bursa’daki ulaşım merkezlerinden biri olacağını vurguluyor. Stratejik Konum: Kütahya-Balıkesir Arasında Kavşak Noktası Harmancık’ın coğrafi konumu, ilçenin gelecekteki gelişimi açısından oldukça önemli bir avantaj sunuyor. Kütahya ile Balıkesir arasında yer alan Harmancık, ana ulaşım yollarına yakınlığı ile dikkat çekiyor. Bu stratejik konum, ticaret ve lojistik sektörlerinin gelişmesine katkı sağlayacak. Ayrıca, ilçenin sıcak su kaynaklarına birkaç saat mesafede olması, turizm potansiyelini de arttırıyor. Bu sayede, sağlıklı yaşam turizmi ve termal turizm gibi alanlarda ciddi bir potansiyel yaratılmakta. Doğal Zenginlikler ve Tarım: Harmancık’ın Parlayan Yıldızı Bursa’nın en temiz havasına sahip ilçelerinden biri olan Harmancık, aynı zamanda doğal taş binaları ile de tarihsel bir öneme sahip. 1000 yıllık taş binaları ve doğal güzellikleri, bölgenin turizm açısından önemli bir cazibe merkezi olmasını sağlıyor. Özellikle ekolojik turizm ve doğa yürüyüşleri gibi alanlarda sağladığı imkânlar, ilçeyi bölgesel anlamda ön plana çıkarıyor. Başkan Haşim Ali Arıkan’ın vizyonu, tarıma dayalı ekonomik yatırımlarla da ilçeyi ileriye taşıma amacını taşıyor. 6 bin dönümlük tarım arazisinin organik ürünler için kullanılmaya başlanması, ilçenin sürdürülebilir tarım ve organik üretim konusunda ciddi bir hamle yapmasını sağlayacak. Ayrıca, aspir yağı üretimi ve organik ürünler için yapılacak yatırımlar, Harmancık’ın tarım sektöründe parlayan bir yıldız olmasına zemin hazırlayacak. Hayvancılıkta Teknolojik Yatırımlar ve Gelişen Sektörler Harmancık, hayvancılık sektöründe de yeni teknolojilerin kullanılması için önemli bir yol haritası çiziyor. Yapılan yatırımlar, yeni hayvancılık teknolojilerinin ilçeye kazandırılmasını sağlayacak. Bu alandaki yenilikçi projeler, bölgedeki hayvancılık faaliyetlerinin daha verimli hale gelmesine katkıda bulunacak ve ilçeyi bu alanda da güçlü bir merkez haline getirecek. Harmancık’ın Geleceği: Sağlıklı, Sürdürülebilir ve Yaşanabilir Bir Kent Başkan Haşim Ali Arıkan’ın liderliğinde Harmancık, yaşam kalitesini artıracak projeleri ile sadece Bursa’da değil, tüm Türkiye’de önemli bir örnek teşkil edecek. İlçede yapılacak olan yeşil alanlar ve sosyal projeler, bölge sakinlerine modern yaşam olanakları sunarken, doğal ve tarihi dokunun da korunmasına büyük bir özen gösterilecek. Harmancık, stratejik konumu, doğal kaynakları, temiz havası, gelişen sanayi altyapısı ve tarım potansiyeli ile geleceğin yaşam merkezi olmaya aday bir ilçe olarak ön plana çıkıyor. Başkan Arıkan’ın vizyoner liderliğiyle bu potansiyel daha da büyüyecek ve Harmancık, bölgesel kalkınmanın yeni merkezi olacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.