Hava Durumu

#Sürdürülebilirlik

Gürsu Haber - Sürdürülebilirlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sürdürülebilirlik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TechXtile Challenge’da İnovasyon Zirvesi Haber

TechXtile Challenge’da İnovasyon Zirvesi

Pınar Taşdelen Engin: “Attığımız tohumlar koca bir ormana dönüştü” Törenin açılış konuşmasını yapan UTİB Başkanı Pınar Taşdelen Engin, TechXtile Challenge’ın başlangıçtan bugüne kadar geldiği nokta hakkında bilgi vererek şunları söyledi: “Bir girişim fikrine sahip olmak değerli; Ona inanmak daha da değerli. Ama o fikri geliştirip bir vizyona dönüştürmek, emekle beslemek ve böylesine güçlü bir platformda paylaşmak da çok büyük cesaret ister. Bu nedenle finale kalan tüm girişimcilerimizi içtenlikle kutluyorum. Biz bu yapıya hiçbir zaman bir yarışma olarak bakmadık. Bizim için burası; yeni fikirlerin sektörle buluştuğu, genç girişimcilerin deneyimle güçlendiği, iş birliği imkânlarının doğduğu ve geleceğe dair somut adımların atıldığı çok kıymetli bir gelişim alanı. TechXtile Challenge, girişimcilerimiz için yalnızca bugünün değil, yarının da platformudur. Bugün bu sahnede sadece projeleri değil, tekstil sektörünün dönüşüm iradesini alkışlıyoruz. Bu platform benim için bir yarışmadan çok daha fazlası; bir zihniyet inşasıydı. Attığımız tohumların koca bir ormana dönüştüğünü görmek benim için en büyük gurur." Mustafa Gültepe: “Teknolojiyle dokunan yeni bir tekstil dünyası var” Törenin açılışında konuşan TİM Başkanı Mustafa Gültepe, tekstil sektörünün Türkiye ekonomisi için taşıdığı kritik öneme değindi. Gültepe, "Artık rekabet ettiğimiz alan sadece üretim bantları değil; yazılım, mühendislik ve teknolojiyle dokunan yeni bir tekstil dünyası var. TechXtile Challenge, sanayicimizin birikimiyle gençlerimizin hayal gücünü bir araya getirerek geleceğe güçlü bir köprü kuruyor," dedi. İnovasyon Ligi’nde Devlerin Yarışı Etkinlik kapsamında ayrıca TechXtile İnovasyon Ligi sonuçları da açıklandı. Sektördeki Ar-Ge merkezlerinin ve firmaların performanslarının değerlendirildiği yarışmada, geliştirdikleri sürdürülebilir ve teknolojik projelerle fark yaratan firmalar ödüllendirildi. Sektörün inovasyon karnesi niteliğindeki bu ödüller, tekstilin geleceğinin "akıllı üretim" odaklı olacağını bir kez daha tescilledi. İnovasyon Ligi’nde ilk 10 sırayı Almaxtex, Barutçu Tekstil, Bossa, Emirali Tekstil, İskur Tekstil, Kipaş Mensucat, Nurel Tekstil, Polyteks, Sun Tekstil, Toroman Tekstil firmaları alırken, ödüllü projeler arasından En Sürdürülebilir Proje ödülünü Kadife Kumaşta Görsel Dönüşüm ve Sürdürülebilir Üretim projesi ile Bossa kazandı. “En İnovatif” proje kapsamında İnovasyon Ligi’nin şampiyonu ise UPCLO: Tekstil Atıklarının Döngüsel Ekonomi Yaklaşımıyla Katma Değerli Yeni Nesil Hammaddelere Dönüştürülmesi projesiyle Emirali Tekstil oldu. Level Up Şampiyonu Fabric Guard, Scale Up şampiyonu CarByCelium Girişimcilik ekosisteminin nabzını tutan TechXtile Challenge’da iki ana kategoride ödüller dağıtıldı. Fikir aşamasını geçmiş, prototip seviyesindeki girişimcilerin yarıştığı Level Up Kategorisi ile Ölçeklenebilir ve ticarileşme potansiyeli yüksek projelerin yarıştığı Scale Up Kategorilerinde ilk üçe giren ekipler büyük ödülün sahibi oldu. Level-Up Kategorisinde birincilik ödülünü Fabric Guard projesiyle ekip üyesi Abdurrahman Yüksel kazandı. Bu kategoride CarByCelium projesiyle Yağmur Bodur ikinci olurken, Üçüncülük ödülünü ise Terapötik Balmumu Sargısı projesiyle Eren Cihan Karsu Asal kazandı. Scale-Up Kategorisinde ise Refabric AI isimli projesiyle Begüm Doğru Öztekin birincilik kürsüsüne çıktı. Özdemir Erdal, Guartec isimli projesiyle ikinci olurken, üçüncülük ödülünün sahibi ise CombinUp projesiyle Nazlı Demirci Erel oldu. Özel Ödüllerde Anlamlı İmzalar TechXtile Challenge içinde geleneksel hale gelen özel ödüller de sahiplerini buldu. Geçtiğimiz yıllarda hayatını kaybeden ünlü tasarımcı Bahar Korçan adına her yıl verilen Bahar Korçan Sürdürülebilirlik Özel Ödülü, "Tedarik Zinciri Entegre Akıllı Enerji Yönetimi Sistemi" projesiyle Umut Oğur’a verildi. Nazlı Demirci Erel ise "Combin Up" isimli inovatif projesiyle yine her yıl kadın girişimcileri teşvik etmek hedefiyle programa dahil edilen Kadın Girişimci Özel Ödülü’nün sahibi oldu. Sektör Liderlerinden Tam Destek Tekstil dünyasını buluşturan törene; TİM Başkanı Mustafa Gültepe’nin yanı sıra, Akdeniz Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Gürkan Tekin, Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Başkanı Jak Eskinazi, Uludağ Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Nüvit Gündemir, BUSİAD Başkanı Tuncer Hatunoğlu, İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Başkanı Ahmet Öksüz, Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Burak Sertbaş, TİM Başkan Vekili ve Güneydoğu Anadolu Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Koordinatör Başkanı Fikret Kileci, TETSİAD Başkanı Murat Şahinler, Tekstil Sektörü Sürdürülebilirlik Komite Başkanı Sultan Tepe, BEBKA Genel Sekreter Vekili Sabri Bayram, TİM Wings Kadın İhracatçıyı Güçlendirme Komite Üyesi ve İMA Yönetim Kurulu Başkanı Jale Tunçel ve ARYA Büyüme Lideri Sedef Erdoğmuş etkinliğe katılarak dereceye giren girişimcilere ödüllerini verdiler. Törende UTİB Başkanı Pınar Taşdelen Engin, TechXtile Challenge’ın başlangıcından bugüne kadar gelmesinde büyük emekleri olan Proje Koordinatörü Ufuk Batum’a bir plaket ile teşekkür etti. Güçlü İş Birlikleri ve Sponsorluklar Etkinliğin başarısında sektörün öncü firmaları büyük rol oynadı. Almaxtex, Burboya, BUSİAD, Doca Textile, Elyaf Tekstil, Emirali, İlay, İpeker, Karesi Holding, Kıvanç Tekstil, Küçükçalık, Nilba, Polyteks, TETSİAD ve Vanelli gibi sektörün dev isimleri sponsorluklarıyla organizasyona güç katarak inovasyon ekosistemine verdikleri önemi bir kez daha gösterdiler.

Tarımda Türkiye Yüzyılı Zirvesi gerçekleşti Haber

Tarımda Türkiye Yüzyılı Zirvesi gerçekleşti

Albayrak Medya, 2023 yılından bu yana “Türkiye Yüzyılı Zirveleri” ana başlığı altında, Bakanlıklarla geliştirdiği iş birlikleriyle; enerji, ihracat, ulaşım, altyapı, tarım, ticaret ve finans gibi stratejik alanlarda düzenlediği zirvelerle Türkiye Yüzyılı vizyonunun şekillenmesine yön veren başlıca platformlardan biri haline geldi. 2026 yılında da yeni zirvelerle bu etki alanını genişleterek sürdürüyor. 27 Mart Cuma günü İstanbul Finans Merkezi’nde gerçekleşen son zirvede ise Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın katılımıyla özel bir oturum düzenlendi. Yeni Şafak Genel Yayın Yönetmeni Hüseyin Likoğlu, Z Raporu Genel Yayın Yönetmeni Semra Karabaş ve TVNET Genel Yayın Yönetmeni Serhat İbrahimoğlu’nun moderasyonunda gerçekleşen oturumda; tarım verimliliği, gıda arz güvenliği, sürdürülebilirlik politikaları ve sektörün geleceğine ilişkin stratejik başlıklar ele alındı. Tarım ve Orman Bakanlığı ve Albayrak Medya iş birliğiyle düzenlenen zirvede, birbirinden deneyimli konuşmacılar Türkiye’nin tarım alanında hayata geçirdiği projeleri değerlendirdi. Modern ve sürdürülebilir projelerin, gıda arz güvenliğinin ve uluslararası gelişmelerin merkeze alındığı zirveye; Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Albayrak Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Albayrak, Albayrak Grubu Yönetim Kurulu Başkan Vekili Nuri Albayrak, Albayrak Grubu Yönetim Kurulu Üyeleri, Albayrak Grubu Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Dr. Nurettin Canikli, Ziraat Bankası Genel Müdürü ve Türkiye Bankalar Birliği Başkanı Alpaslan Çakar ve Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mehmet Tütüncü başta olmak üzere çok sayıda davetli katıldı. Tarsim, Trendyol, Türk Hava Yolları, Türk Telekom, VakıfBank ve Ziraat Bankası’nın sponsorluğunda gerçekleşen zirvede, tarım sektörünün kritik başlıkları kapsamlı şekilde ele alındı.

Anahtar Parti Bursa’da 200 bin ata tohumunu 2 saatte dağıttı Haber

Anahtar Parti Bursa’da 200 bin ata tohumunu 2 saatte dağıttı

15 Temmuz Demokrasi Meydanı ve Cumhuriyet Caddesi'nde düzenlenen programa Genel Başkan Tarım Danışmanı Nalan Oğuz, Tarım ve Gıda Güvenliği Başkan Yardımcısı Serkan Kazandı, Bursa İl Başkanı Fikret Aslan, Tarım ve Gıda Güvenliğinden Sorumlu Bursa İl Başkan Yardımcısı Hayrettin Emre Yürük ile il ve ilçe yöneticileri katıldı. 200 BİN BİBER VE DOMATES TOHUMU 2 SAATTE TÜKENDİ Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu ve Tarım ve Güvenliğinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hasan Hüseyin Demiröz'ün yerli ve milli üretimi desteklemek amacıyla başlattığı Ata Tohumu Dağıtım Etkinliği, Bursalıların büyük ilgisi ile karşılandı. 200 bin tohum 2 saat içinde tükendi. "EKİLMEDİK TEK KARIŞ TOPRAK KALMASIN" "Ekilmedik tek karış toprak kalmasın" sloganıyla başlatılan seferberlik, Kocaeli ve Sakarya'dan sonra üçüncü olarak Bursa'da düzenlendi. Etkinlik sırasında parti politikalarını içeren broşür dağıtılırken kurulan stantlarda birçok üye kaydı yapıldı. “MİLLETİN GÖNLÜNDE YER ALDIĞIMIZI BİR KEZ DAHA GÖRMÜŞ OLDUK” Üye stantlarının haftada üç gün açık olduğunu dile getiren İl Başkanı Fikret Aslan, “Genel Merkez Tarım ve Gıda Güvenliği Başkanlığımız bugün Bursa’da 200 bin ata tohumu dağıttı. 2 saatte tükenen tohumlar bizlere, milletin gönlünde yer aldığımızı bir kez daha göstermiş oldu. Vatandaşlarımızın teveccühünü almanın mutluluğunu yaşıyoruz. Her alanda liyakatli kadrolarla yoluna devam eden Anahtar Parti, milletin tüm derdine derman olmak için daha çok çalışacaktır” şeklinde konuştu. “ATA TOHUMU İLE FARKINDALIK OLUŞTURMAYA ÇALIŞIYORUZ” Genel Başkan Tarım Danışmanı Nalan Oğuz ise geçtiğimiz sene ata tohumlarını saksıları ekip dağıttıklarını söyledi. Bu sene kapsamı genişlettiklerini belirten Oğuz, “Ata tohumunun üretimi, gıda bağımsızlığı, sürdürülebilirlik gibi birçok etmeni sembolize etmek amacıyla Anahtar Parti olarak farkındalık oluşturmaya çalışıyoruz. Her hafta bir ilimizde dağıtım yapacağız. Bursa’nın ardından İstanbul’da dağıtım yapacağız. Tüm vatandaşlarımızı bu farkındalığa ortak olmaya davet ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Dijitalleşme mi, Yeşil Dönüşüm mü? Uzmanlara Göre Geleceğin Anahtarı: “İkisi Birden” Haber

Dijitalleşme mi, Yeşil Dönüşüm mü? Uzmanlara Göre Geleceğin Anahtarı: “İkisi Birden”

Küresel ekonomi, sanayi devrimlerinden bu yana belki de en köklü değişim dönemlerinden birini yaşıyor. Bir yanda hızla ilerleyen dijitalleşme, diğer yanda iklim krizi ve kaynak baskısının tetiklediği sürdürülebilirlik arayışı… Uzmanlara göre artık bu iki süreci ayrı ayrı ele almak mümkün değil. Geleceğin rekabet gücü, “dijital dönüşüm” ile “yeşil dönüşümü” aynı anda yönetebilen kurumların elinde olacak. İş dünyasında son yıllarda sıkça dile getirilen “ikiz dönüşüm” kavramı, teknolojik ilerleme ile çevresel sürdürülebilirliği aynı strateji içinde birleştirmeyi ifade ediyor. Bu yaklaşımın önemine dikkat çeken isimlerden biri de yazar ve düşünce lideri Okan Dinç. Dinç, kaleme aldığı Çift Geçişle Dönüşüm adlı çalışmasında, dünyanın neden artık tek bir dönüşümle yetinemeyeceğini detaylı biçimde ele alıyor. Dünyayı Bekleyen Büyük Kırılma Uzmanlara göre küresel sistem; iklim değişikliği, enerji güvenliği, gıda arzı ve su kaynakları gibi kritik alanlarda ciddi bir sınavdan geçiyor. Bu nedenle dijital teknolojilerin sunduğu verimlilik avantajı ile çevresel sürdürülebilirliğin birlikte ele alınması kaçınılmaz hale geliyor. Dinç’e göre dijitalleşme tek başına yeterli değil. Aynı şekilde yalnızca çevreci politikalar da ekonomik sistemin ihtiyaç duyduğu verimliliği sağlayamıyor. Bu noktada ortaya çıkan çözüm, iki dönüşümün birleştiği “ikiz dönüşüm” modeli. Kitapta dikkat çeken en güçlü mesajlardan biri ise şu cümlede özetleniyor: “Ya öğreneceğiz ya kaybedeceğiz.” Bu ifade yalnızca bireyler için değil; şirketler, şehirler ve ülkeler için de bir uyarı niteliği taşıyor. Çünkü gıda, su ve enerji güvenliği artık yalnızca çevresel bir sorun olarak değil, aynı zamanda dünyanın en büyük ekonomik risk başlıkları arasında değerlendiriliyor. Gıda, Su ve Enerji: Yeni Ekonominin Temel Güvenlik Alanları Küresel ölçekte artan nüfus, iklim değişikliğinin etkileri ve jeopolitik riskler; üç kritik kaynağı ön plana çıkarıyor: Gıda güvenliği Su güvenliği Enerji güvenliği Bu alanlar artık yalnızca çevre politikalarının konusu değil. Ekonomik sürdürülebilirlik, üretim kapasitesi ve toplumsal istikrar açısından da belirleyici faktörler olarak görülüyor. “Çift Geçişle Dönüşüm” bu nedenle sadece teknolojik dönüşümü değil, aynı zamanda kaynak yönetimi ve ekonomik dayanıklılığı da ele alıyor. Güvenilirlik Manifestosu: Yeni Yönetim Paradigması Kitapta öne çıkan kavramlardan biri de “Güvenilirlik Manifestosu”. Bu yaklaşım; kurumların yalnızca kâr üretmesini değil, aynı zamanda kaynakları koruyan, şeffaf ve sürdürülebilir bir yönetim modeli kurmasını öneriyor. Manifesto üç temel eksen etrafında şekilleniyor: Kaynakların sürdürülebilir kullanımı Veri temelli karar alma Uzun vadeli güvenilir üretim sistemleri Bu yaklaşım, şirketlerin hem ekonomik hem de çevresel dayanıklılığını artırmayı hedefliyor. Yalın Felsefe ile Sürdürülebilirlik Kitapta dikkat çeken bir diğer önemli başlık ise “yalın düşünce” ile sürdürülebilirliğin birleşmesi. Bu yaklaşımın geliştirilmesinde önemli rol oynayan kurumlardan biri olan Yalın Enstitü, üretim süreçlerinde israfı azaltmayı ve verimliliği artırmayı temel alan yöntemleriyle biliniyor. Dinç’e göre yalın yönetim anlayışı yalnızca üretim verimliliği sağlamıyor; aynı zamanda enerji tüketimini azaltarak ve kaynak kullanımını optimize ederek sürdürülebilirliğe de katkı sunuyor. Bu nedenle geleceğin işletmeleri için en güçlü strateji, dijital veri analitiği ile yalın üretimi birleştiren ve bunu çevresel sorumlulukla destekleyen modeller olarak görülüyor. Geleceği Kimler Kazanacak? Uzmanların ortak görüşü net: Önümüzdeki dönemde rekabet avantajı, tek bir dönüşümü gerçekleştirenlerde değil; dijitalleşme ile yeşil dönüşümü birlikte yönetebilenlerde olacak. Şirketler için bu süreç; yalnızca teknoloji yatırımı yapmak değil, aynı zamanda iş modellerini, tedarik zincirlerini ve kaynak kullanım stratejilerini yeniden tasarlamak anlamına geliyor. Sonuç olarak, dünyayı bekleyen dönüşüm yalnızca teknolojik değil; aynı zamanda ekonomik, çevresel ve yönetsel bir paradigma değişimini ifade ediyor. “İkiz dönüşüm” çağında geleceğin kazananları, veriyi akıllıca kullanan, kaynakları koruyan ve sürdürülebilir büyümeyi merkeze alan kurumlar olacak.

PAYLAŞMANIN   VE KARDEŞLİĞİN KENTİ GÜRSU Haber

PAYLAŞMANIN VE KARDEŞLİĞİN KENTİ GÜRSU

Gürsu Belediyesi, yardımlaşma ve dayanışmayı temsil eden sosyal belediyeciliğin gereğini Ramazan Ayı’nın manevi ikliminde yoğunlaştırıyor. Yılın her ayında, her gününde bir yardım ağının içinde, ihtiyacı olan vatandaşların yardımına koşan Gürsu Belediyesi sıcak yemek dağıtımından, erzakdağıtımına, giysi dağıtımından, tekerlekli sandalye dağıtımına kadar bir çok farklı alanda vatandaşlara destek ve hizmet sağlanıyor. GÜRSU’DA BİR GÜN DEĞİL HER GÜN SICAK YEMEK PAYLAŞILIYOR Gürsu Belediyesi Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü ilçede sıcak yemeğe ulaşma imkanı olmayan vatandaşların evlerine, kapılarına kadar yemek ulaştırıyor. Gürsu’da sadece Ramazan ayında 16 bin haneye sıcak yemek dağıtılırken, yıllık 70 bin öğün yemek yine vatandaşların sofralarına kadar ulaştırılıyor. Gürsu Belediyesi’nin bu hizmeti ‘sürdürülebilir’ olması açısından oldukça önem taşıyor. RAMAZAN’IN BEREKETİ GÜRSU’DA YAŞANIYOR Ramazan Ayı’nın en güzel yönü olan paylaşmanın güzelliği ve bereketi Gürsu’da en değerli hali ile yaşatılıyor. Bu kapsamda yine sıcak yemek dağıtımında olduğu gibi, erzak dağıtımında da ilçede sürdürülebilirlik hakim. Bunu daimi bir biçimde yapan ender belediyelerden birisi olan Gürsu Belediyesi, sadece Ramazan Ayı’nda 5 bin haneye erzak ulaştırıyor. ELDEN ELE, GÖNÜLDEN GÖNÜLE AYNI HEYECANPAYLAŞILIYOR Gürsu’da yaşayan başta çocuklar olmak üzere yeni ve temiz giysi ihtiyacı olan her vatandaş oluşturulan bir giysi marketine yönlendiriliyor. Burada bizzat kıyafetlerini kendileri seçen vatandaşlara özellikle Ramazan Ayı’nda 4 bin parça giysi dağıtılırken, bu rakam senede 15 bin parçaya kadar ulaşıyor. ENGELLER GÜRSU’DA AŞILIYOR Mevcut yardımların dışında vatandaşın her türlü ihtiyacına anında müdahale eden Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü engelli bireyler için de düzenli olarak tekerlekli sandalye dağıtımı yapıyor. En modern sandalyeleri temin eden belediye, sadece ilçe içinden değil ilçe dışından da vatandaşların yardımına ulaşıyor. Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık, “ Uzun yıllardır bireysel olarak da, siyasete ilk başladığım yıllarda aldığım görevler olarak da her daim sosyal yardımlaşma benim için bambaşka bir öneme sahip. Yardım değil aslında, bizim olanı paylaşıyoruz. Bu da desteğimizi ve kardeşliğimizi büyütüyor. Büyüdükçe de bağlarımız güçleniyor. En yakın zamanda giysi marketimizi yeniden oluşturup vatandaşlarımızın hizmetine sunacağız” dedi.

Mahmut Fuat Kadıoğlu’ndan Çarpıcı İsraf Uyarısı: “Her Yıl 80 Devlet Hastanesini Çöpe Atıyoruz” Haber

Mahmut Fuat Kadıoğlu’ndan Çarpıcı İsraf Uyarısı: “Her Yıl 80 Devlet Hastanesini Çöpe Atıyoruz”

Gelecek Partisi Bursa İl Başkanı Mahmut Fuat Kadıoğlu, gıda israfına ilişkin yaptığı sert ve dikkat çekici açıklamalarla kamuoyuna önemli uyarılarda bulundu. Türkiye’de özellikle ekmek israfının ulaştığı boyutların artık sadece ekonomik değil, aynı zamanda sosyal adalet ve kamu politikası meselesi haline geldiğini vurgulayan Kadıoğlu, çarpıcı veriler üzerinden dikkat çekti. “Türkiye’de her yıl 500 bin ton ekmek çöpe gidiyor” Kadıoğlu, Türkiye’de her yıl yaklaşık 500 bin ton ekmeğin tüketilmeden çöpe atıldığını belirterek bunun devasa bir kaynak kaybı anlamına geldiğini söyledi. Bu miktarın sadece bir istatistik değil, aynı zamanda ülke ekonomisinin ve kamu yatırımlarının nasıl heba edildiğinin somut göstergesi olduğunu ifade etti. Kadıoğlu açıklamasında şu değerlendirmelerde bulundu: “Bir taraftan dünyada yaklaşık 4 milyar ton gıda üretiyoruz ve bunun 1.3 milyar tonunu tüketmeden çöpe atıyoruz. Türkiye’de ise her yıl yaklaşık 500 bin ton ekmek çöpe gidiyor. Bu 500 bin ton ekmek parasıyla biz her yıl 80 devlet hastanesi yapabiliriz.” “İsraf sadece ekonomik değil, vicdani bir mesele” Gıda israfının yalnızca ekonomik kayıp olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Kadıoğlu, bunun aynı zamanda küresel ölçekte adaletsizliğin bir yansıması olduğunu dile getirdi. Dünyada milyonlarca insanın temel gıdaya ve temiz içme suyuna erişemediğini hatırlatan Kadıoğlu, refah ile yoksulluk arasındaki uçurumun giderek derinleştiğine dikkat çekti. “Birileri varlık ve israf içerisinde yaşarken birileri gıdaya, temiz içme suyuna ulaşamıyor. Bu adaletsizliği gidermek için bir şeyler yapmalıyız” ifadelerini kullandı. “Bu rakam Bursa ölçeğinde bir hastaneye karşılık geliyor” Kadıoğlu, ortaya koyduğu verilerin yerel ölçekte de somut karşılığı olduğuna işaret ederek her yıl çöpe atılan ekmeğin aslında Bursa’ya kazandırılabilecek büyük bir sağlık yatırımına denk geldiğini söyledi. Bu durumun, kamu kaynaklarının ve toplumsal bilincin ne kadar kritik olduğunu gösterdiğini belirten Kadıoğlu, “Bu şu demek; her yıl Bursa’ya yapılabilecek tam teşekküllü bir devlet hastanesini sorgusuz, sualsiz, bilinçsizce çöpe atıyoruz” dedi. “Türkiye’de yaşamak nimettir, Bursa ise bir cennet” Konuşmasında Bursa’nın sahip olduğu potansiyele de değinen Kadıoğlu, kentin ekonomik, sosyal ve kültürel değerlerinin korunması gerektiğini vurguladı. Bursa’nın kazanımlarını artırmak için mücadeleye devam edeceklerini ifade eden Kadıoğlu, yerel kalkınmanın bilinçli tüketim ve kaynak yönetimiyle doğrudan bağlantılı olduğunu söyledi. “Türkiye’de yaşamak bir nimettir ama Bursa bir cennet. O nedenle Bursa’nın kazanımları için göğüs göğüse mücadeleye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. Uzmanlar da uyarıyor: İsrafla mücadele politikası şart Kadıoğlu’nun açıklamaları, gıda israfının önlenmesi için daha güçlü kamu politikalarına ihtiyaç olduğu yönündeki tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Uzmanlar; üretimden tüketime kadar tüm zincirde planlama, farkındalık kampanyaları ve yerel yönetim destekli projelerin önemine dikkat çekiyor. Gıda güvenliği ve sürdürülebilirlik başlıklarının giderek daha kritik hale geldiği günümüzde, yapılan açıklamaların hem yerel hem ulusal ölçekte yeni adımların atılması gerektiğini ortaya koyduğu değerlendiriliyor

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.