Hava Durumu

#Sulama

Gürsu Haber - Sulama haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sulama haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Harmancık Belediye Başkanı Haşim Ali Arıkan’dan kapsamlı vizyon projesine start! Haber

Harmancık Belediye Başkanı Haşim Ali Arıkan’dan kapsamlı vizyon projesine start!

Harmancık Belediye Başkanı Haşim Ali Arıkan, ilçenin geleceğini şekillendirecek tarım ve turizm odaklı kalkınma modelini kamuoyuna açıkladı. Başkan Arıkan, geçmişte yapılan hatalardan ders çıkararak, kaynakları atıl bırakmadan ve fırsatları ertelemeden hareket etme zorunluluğuna dikkat çekti. “Artık Bekleme Lüksümüz Yok” Harmancık’ın yıllarca sahip olduğu doğal, tarihi ve tarımsal potansiyeli yeterince değerlendiremediğini belirten Arıkan, “Geçmişte plansızlık, dağınık yatırımlar ve yeterli destek mekanizmalarının kurulamaması ilçemizi geride bıraktı. Ancak artık geçmişi suçlamak yerine, geçmişten ders alarak geleceği inşa etme dönemindeyiz” dedi. İlçenin kalkınmasının üç temel sacayağı üzerine kurulacağını vurgulayan Başkan Arıkan: Tarım Hayvancılık Termal ve kültürel turizm başlıklarının birbirini tamamlayan bir modelle ilerleyeceğini ifade etti. Tarım ve Hayvancılıkta Büyük Hedef 2027 yılı itibarıyla yaklaşık 4 bin dönüm arazide devlet destekli üretim modeline geçileceğini açıklayan Arıkan, üreticilere gübre, mazot ve zirai ilaç desteği sağlanacağını belirtti. Keçi yetiştiriciliği başta olmak üzere küçükbaş hayvancılığın yeniden güçlendirilmesi için özel bir çalışma yürütüleceği kaydedildi. Harmancık’ın doğal florasının keçi yetiştiriciliğine uygun olduğunu belirten yetkililer, bu alanda markalaşma hedefi olduğunu ifade etti. Karaca Mahallesi’nde planlanan sulama göleti projesiyle tekrardan tarım arazilerinin verimliliğinin artırılması hedeflenirken, su kaynaklarının kontrollü kullanımıyla sürdürülebilir üretim sağlanacak. Ilıcaksu’da Yeni Bir Dönem İsmail Aygün, sahibi olduğu GreenWaht aracılığıyla ilçedeki termal yatırımlara öncülük ediyor. 2022 yılında kullanım ruhsatı devam eden Ilıcaksu Kaplıcaları için yeni sondaj çalışmaları başlatılıyor. Afyon’dan gelecek uzman ekipler tarafından 3 yeni sondaj kuyusu açılması planlanıyor. Bu çalışmaların ardından Ilıcaksu’nun yeniden “koşmaya başlayacağı”, yani aktif ve güçlü bir termal merkez haline geleceği belirtiliyor. Ilıcaksu bölgesinde yapılacak restorasyon ve çevre düzenlemeleriyle bölge modern bir termal turizm alanına dönüştürülecek. Dutluca Mahallesi üst kısmında, Ilıcaksu’ya 2 kilometre mesafede bulunan 16 dönümlük alanda 22 butik tesisin hayata geçirilmesi planlanıyor. Tarih Turizmi: Frigya’dan Günümüze Harmancık yalnızca termal değil, tarihi değerleriyle de dikkat çekiyor. Çatalsöğüt bölgesinde Frigya döneminden kaldığı değerlendirilen Timurrus izleri, arkeoloji dünyasının ilgisini çekmiş durumda. Kopenhag ve Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nden gelen arkeologlar, Asar Tepesi ve Yedigören bölgelerinde incelemelerde bulundu. Asar Tepesi ve Yedigören çevresinde tespit edilen cilalı taş devrine ait kalıntılar, ilçenin tarihinin sanılandan çok daha eskiye dayandığını ortaya koyuyor. Bu alanların koruma altına alınarak kültür turizmine kazandırılması hedefleniyor. Entegre Kalkınma Modeli Başkan Arıkan’ın açıkladığı model, tarımı turizme; turizmi hayvancılığa; hayvancılığı yerel üretime bağlayan entegre bir kalkınma sistemi üzerine kurulu. Termal tesislerde yerel ürünlerin kullanılması, coğrafi işaretli ürünlerin geliştirilmesi, keçi sütü ve et ürünlerinin markalaştırılması ve agroturizm projeleriyle ilçede ekonomik canlılık oluşturulması planlanıyor. “Geçmişi Yâd Ediyor, Geleceği İnşa Ediyoruz” Başkan Arıkan açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Harmancık yıllarca bekledi. Kaynaklarımız vardı ama planımız yoktu. Şimdi planımız var, kararlılığımız var. Geçmişin hatalarını tekrar etmeyeceğiz. Tarımda üretim, turizmde hareket, hayvancılıkta güç… İlçemizi ayağa kaldırmak zorundayız ve bunu birlikte başaracağız.” Harmancık’ta başlayan bu yeni kalkınma sürecinin, önümüzdeki beş yıl içinde ilçeyi bölgesel bir üretim ve turizm merkezi haline getirmesi hedefleniyor.

Keles’te Gölet Projesi Tartışması Büyüyor: “Sulama mı, Sanayi Baskısı mı?” Haber

Keles’te Gölet Projesi Tartışması Büyüyor: “Sulama mı, Sanayi Baskısı mı?”

Ancak proje, kamuoyuna “tarımsal verim artışı” ve “köyden kente göçü önleme” hedefleriyle sunulsa da, içeriğinde yer alan sanayi nitelikli unsurlar nedeniyle bölgede ciddi tartışmalara yol açtı. Projenin Teknik Çerçevesi Gelemiç Göleti, su kaynağını Karanlık Deresi’nin yan kolu olan Emrullahçavuş Deresi’nden alacak. Bununla birlikte Karanlık ve Karabel derelerinin sularının da derive edilerek gölet depolamasına aktarılması planlanıyor. Keles ilçe merkezine 10 kilometre, Bursa şehir merkezine ise yaklaşık 60 kilometre mesafede bulunan proje tamamlandığında 173 hektarlık net tarım alanının kapalı borulu sistemle cazibeli olarak sulanması hedefleniyor. Yetkililer, sulama altyapısının devreye girmesiyle birlikte tarımsal üretimde verim artışı sağlanacağını, bunun da bölgenin sosyo-ekonomik gelişimine katkı sunacağını ve göçü azaltacağını ifade ediyor. Projenin inşaat sürecinin yaklaşık 2 yıl sürmesi öngörülüyor. Bu süreçte gölet inşaatında 65, malzeme sahalarında ise 15 olmak üzere toplam 80 kişinin istihdam edilmesi planlanıyor. İnşaatın tamamlanmasının ardından malzeme sahaları, kırma-eleme tesisi ve beton santralinin kapatılacağı belirtiliyor. Ancak asıl tartışma tam da bu noktada yoğunlaşıyor. “Geçici” Tesis Tartışması Zafer Partisi Keles İlçe Başkanı Behçet Arı, projeye ilişkin yaptığı açıklamada sert ifadeler kullanarak, kamuoyuna sunulan tablo ile proje dosyasındaki gerçeklerin örtüşmediğini savundu. Arı’ya göre Gelemiç’te planlanan çalışma yalnızca bir gölet inşası değil; malzeme ocakları, kırma-eleme tesisi ve beton santraliyle birlikte çok yönlü ve ağır bir çevresel müdahale anlamına geliyor. Yetkililerin söz konusu tesisleri “geçici” olarak tanımlamasına tepki gösteren Arı, kamuoyunun bu kavrama artık güven duymadığını belirtti. Türkiye’de daha önce “geçici” denilerek kurulan birçok tesisin kalıcı çevre tahribatlarına yol açtığını hatırlatan Arı, şu değerlendirmede bulundu: “Kamuoyuna yalnızca ‘gölet’ anlatılıyor. Oysa proje dosyasında taş ocakları, kırma-eleme tesisleri ve beton santrali var. Bu unsurlar görmezden gelinerek yapılan sunum eksiktir. Keles halkı gerçeğin tamamını bilmek zorundadır.” Çevresel Etki Endişesi Eleştirilerin odağında özellikle kırma-eleme tesisleri ve malzeme ocaklarının yaratabileceği etkiler yer alıyor. Uzmanlar ve bölge sakinleri tarafından dile getirilen başlıca riskler şöyle sıralanıyor: Tarım alanlarına yoğun toz yayılımı nedeniyle ürün kalitesinin düşmesi, Sürekli gürültü ve titreşim nedeniyle kırsal yaşamın olumsuz etkilenmesi, Dere yataklarının ve yer altı su dengesinin bozulması, İnşaat sonrası rehabilite edilmeyen sahaların çevresel risk alanlarına dönüşmesi. Özellikle su kaynaklarının derive edilmesi ve dere sistemlerinde yapılacak müdahalelerin uzun vadeli ekolojik sonuçlarının yeterince açıklanmadığı iddia ediliyor. “Hukuki ve Fiili Garanti Nerede?” Behçet Arı, yetkililere açık sorular yönelterek şu ifadeleri kullandı: Bu tesislerin gerçekten söküleceğinin hukuki ve fiili garantisi nedir? Denetim hangi kurum tarafından ve hangi sıklıkla yapılacaktır? Süre uzatımı ya da proje revizyonu ile bu tesislerin kalıcı hale getirilmeyeceğinin teminatı var mıdır? Arı, yazılı ve denetlenebilir taahhütler olmaksızın “geçici” ifadesinin kamuoyunu tatmin etmeyeceğini savundu. “Gölet İstiyoruz, Taş Ocağı Değil” Keles’te bazı vatandaşlar ve yerel temsilciler, sulama yatırımına karşı olmadıklarını ancak sanayi baskısı oluşturabilecek unsurların projeden çıkarılması gerektiğini dile getiriyor. Bölge halkı tarafından dile getirilen ortak talep ise şu sözlerle özetleniyor: “Gölet istiyoruz, taş ocağı istemiyoruz. Sulama istiyoruz, sanayi baskısı istemiyoruz.” Kırsal kalkınma hedefiyle yola çıkılan bir projenin, eğer çevresel riskler net biçimde ortaya konmaz ve gerekli güvenceler verilmezse, uzun vadede bölgenin doğal yapısını tehdit edebileceği ifade ediliyor. Tartışma Büyüyebilir ÇED sürecinin başlamasıyla birlikte projenin teknik, hukuki ve çevresel boyutlarının daha detaylı biçimde ele alınması bekleniyor. Önümüzdeki süreçte yapılacak halkın katılım toplantıları ve resmi değerlendirmeler, projenin seyrini belirleyecek. Eleştiriler ise net: Ya proje kapsamındaki sanayi nitelikli tesisler yeniden gözden geçirilmeli ya da kalıcı olmayacaklarına dair açık, yazılı ve denetlenebilir güvenceler kamuoyuyla paylaşılmalı. Aksi halde Gelemiç Göleti projesi, yalnızca bir sulama yatırımı olarak değil, “gölet kılıfı altında genişletilmiş bir çevre müdahalesi” tartışmasıyla anılmaya devam edecek gibi görünüyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.