Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Siyaset

Gürsu Haber - Siyaset haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Siyaset haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Anahtar Parti Lideri Ağıralioğlu: Razı değiliz! Haber

Anahtar Parti Lideri Ağıralioğlu: Razı değiliz!

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, partisinin Niğde halk buluşmasına katıldı. Vatandaşın yaşadığı sorunlara ‘razı değiliz’ diyerek itiraz eden Genel Başkan Yavuz Ağıralioğlu, özetle şunları söyledi: “Bizler parti değil devlet, oy değil millet demeye karar vermiş bir hareketiz. O yüzden AK Parti’ye düşmana ya da hasıma bakar gibi bakmıyoruz; adeta aynaya bakar gibi bakıyoruz. O aynada neyin iyi, neyin kötü olduğunu; ne yapılınca memleketin abad, ne yapılınca berbat olduğunu görerek, bunun derin muhasebesini yaparak yürüyoruz. Anahtar Parti olarak, geride kalan 24 yılın muhasebesini yapıyor ve gür bir sesle haykırıyoruz: 2026 yılında biz bu emekli ücretine razı değiliz! Biz bu asgari ücrete razı değiliz! Çocuklarımıza reva görülen bu yarım yamalak eğitime, evlatlarımızın işsizliğine ve mesleksiz kalmasına razı değiliz! Tarımdaki bu plansızlığa, çiftçimizin omuzlarına yüklediğiniz ağır yüklere razı değiliz! Bu dağınıklık yüzünden ürünün tarlada çürümesine sebep olan savurganlığınıza, programsızlığınıza razı değiliz! Yüksek faize, bu ağır enflasyona razı değiliz! Adaletin bu denli siyasallaşmasına, mülakat adaletsizliklerine, torpile ve yoksulluğa asla razı değiliz! Bizler bir zamanlar emekli ikramiyemizle bir ev, bir araba alabiliyorduk; şimdi ise o ikramiyeyle bir koltuk takımı dahi alınamıyor. Biz bu düzene razı değiliz! Biz bu memleketi bu hale getiren sizin dağınıklığınızdan, plansızlığınızdan, israfınızdan ve hesapsız harcamalarınızdan bizim hissemize düşen bu fakirliğe razı değiliz! Size bu memleketi yönetin diye vekalet verdik. Biz sizin asiliniz, siz bizim vekilimiz olmanıza rağmen, elinizdeki devlet gücüyle bizleri korkutmaya çalışmanıza razı değiliz! Sizin artık bir patatesi bile yönetemeyecek durumda olduğunuzu görüyoruz ve size razı değiliz! Her gün bir dediğinizin ertesi gün tersini söylüyorsunuz, razı değiliz. Her yaptığınızın mutlak doğru olduğuna inanıyor, insanların dinini, imanını, vatan ve millet sevgisini sorgulama hakkını kendinizde görüyorsunuz; bu saygısızlığınıza razı değiliz! Bir gün Öcalan’a sövüp oy toplamanıza, ertesi gün Öcalan ile yol yürümeye kalkmanıza razı değiliz! Bu kadar varlığı, imkanı olan bir memleketi bu büyük darlığa düşürmenize razı değiliz! Biz bugün doğru soruları soruyoruz. Peki, bu gidişata sadece razı olmamakla mı kalacağız? Elbette hayır. Anahtar Parti, bu düzene razı olmayanların ve ‘tüm bu saydıklarımızı düzeltecek imkân da akıl da bu devlette var’ diyenlerin partisidir. Dolayısıyla biz; eksiklerin yerine halkı aşa ve işe kavuşturan, finansal istikrarı sağlamış, enflasyonsuz ve faizsiz bir ülkeyi inşa edecek olan iradeyiz. Liyakati kurumsallaştıracak, mülakatı tamamen kaldıracak, çocuklarımıza dünya standartlarında bir eğitim verip bu eğitimi istihdamla birleştirecek olan biziz. Tarımı ve tarladaki ürünü planlayacak; çiftçi ekerken maliyetine ortak olup, biçerken harmanda bereketi büyütecek olan kadroyuz. Biz bu memleketi ayağa kaldıracak olan tarafı temsil ediyoruz. Biz, sermayenin korkup kaçtığı değil, güven duyup gelebildiği bir ülkeyi organize edeceğiz. Paranın hangi ülkeye, neden gittiğini sizler de gayet iyi biliyorsunuz; çünkü bu memleketten kazandığınız paraları bizzat kendiniz nerelere götürüyorsanız, hukuk ve güven ortamı tam olarak oralarda yatıyor. Anahtar Parti olarak bizler, Türk siyasetinde nezaketin, mesuliyetin, terbiyenin ve devlet ciddiyetinin adresiyiz. Sayın Cumhurbaşkanı bugüne kadar karşısına çıkan pek çok rakibi kolayca yendi, hiçbirini dişine göre bulmadı ve bu kadar soruna rağmen o rakipleri yenmenin konforunu yaşadı. İşte Anahtar Parti, Reis Bey’in bu siyasi konforunu bozmak ve siyasete gerçek bir kalite getirmek için kurulmuştur. Tayyip Bey’in dilinden düşürmediği bir söz var: ‘Yahu bu yalan dünyada bir dişimize göre muhalefet bulamadık.’ Sayın Cumhurbaşkanım, biz tam dişinize göre bir hareketiz; siz şimdiden o dişlerinizi bir kontrol ettirin! Bizler sadece kuru bir iktidar koltuğu için değil, bu aziz milleti hak ettiği zenginlikle buluşturmak ve elinizde mağdur olmuş halkımızla kenetlenmek için geliyoruz. Bu yüzden bizim işimiz kolay. Neden mi kolay? Çünkü zor olanı bugüne kadar onlar yaptılar. Bu kadar yetişmiş insan gücü olan, bu kadar birikimi, imkânı ve potansiyeli bulunan muazzam bir memleketi bu darlığa, bu zorluğa düşürmek gerçekten büyük bir beceriksizlik isterdi; onlar işte bu zoru başardılar! Toprağınız olmasa, suyunuz olmasa, ekecek çiftçiniz, üretecek girişimciniz, satacak tüccarınız, projeyi yapacak mühendisiniz ya da dünyanın her yerine koşacak enerjiniz olmasa, dersiniz ki ‘ne yapalım, imkâanımız yok.’ Ama bu kadar varlığı olan bir memleketi siz yokluğa mahkum ettiniz. ANAHTAR PARTİ GELİNCE NE OLACAK? Biz gelince ne mi olacak? Biz gelince şu olacak: Bu partili cumhurbaşkanlığı işi devletimizi de milletimizi de çok yordu. Anahtar Parti iktidarında kesinlikle partili cumhurbaşkanlığı uygulaması olmayacak. Cumhurbaşkanı herkesin, 85 milyonun cumhurbaşkanı olacak. Kendi partisine yaslanıp diğer partilere öfke kusan bir figür yerine; her partiyi, her vatandaşı bu devletin öz evladı gibi gören kapsayıcı bir cumhurbaşkanlığı makamı tesis edilecek. Anahtar Parti iktidara geldiğinde, ilk ve en mühim adalet şemsiyesi bizzat cumhurbaşkanlığı makamından aşağıya doğru açılacak. Devletin başı, milletin de gerçek başı olacak; cumhurun başı, cumhurun tamamını kucaklayacak. Bizim iktidarımızda teröristler asla meclise giremeyecek. Anahtar Parti iş başına geldiğinde, kırk yıldır aziz milletimizin ümit şafaklarına kabus gibi çöken, yüreklere hüzün düşüren bu bölücü terör örgütlerini övenler, devletin tek bir kuruşuna dahi el süremeyecekler. Çocuklarımızın katiline meclis kürsülerinden övgüler dizip, bir de üstüne devletten maaş alma dönemi tamamen son bulacak. Bizim iktidarımızda teröriste terörist, terör örgütüne terör örgütü denir. Teröristlere ‘umut hakkı’ falan tanınmayacak, hainlerin adı dahi anılmayacak. Onların isimleri bir umutla değil, hak ettikleri en ağır cezalarla tarihin kara sayfalarına gömülecek. Kendilerine infaz edilmesi için verilen o cezaları son gününe kadar çekecek ve kirlettikleri bu dünyadan defolup gidecekler. Bizim, teröristlerin isimleriyle kirletilecek bir meclisimiz yoktur. Teröristler bizim devlet iktidarımızda asla ‘kurucu önder’ olarak kabul edilemez, edilmeyecektir. Hainler muhatap alınmayacak, önlerine mikrofonlar konulmayacak, prompter cihazları gönderilmeyecek ve onlarla asla kirli pazarlıklar, hediyeleşmeler yapılmayacaktır. Siyaset her şeyden önce ilkeli ve öngörülebilir olacak; milletimiz nihayet terbiyeli, seviyeli bir siyasete şahitlik edecek. Millet siyasetçilerden korkmayacak; aksine siyasetçiler milletten, milletin sandıktaki iradesinden korkacak. Bizim iktidarımızla birlikte; ‘Milletime verdiğim sözü tutamazsam, ben bir daha halkımın huzuruna çıkamam’ diyen edep sahibi siyasetçilerin dönemi başlayacak. Bugün seçip meclise gönderdiğimiz vekillerin, yarın bize ne yapacaklarını düşünmekten ödümüz patlıyor. Oysa onlar bizim vekilimiz, onları seçen asıl biziz. Bizler kadrolarımızı kurarken asla partili atamayacağız, partili kartviziti aramayacağız; sadece bileni arayacak, işin uzmanını bulacağız. O liyakatli isim bizim partimizden olmasa bile gözümüzü kırpmadan göreve getireceğiz. Çünkü bizim tek şiarımız liyakattir; biz liyakatin yanında, liyakat de bizim yanımızda olacak. Biz bu memleketi gençlerle ve kadınlarla birlikte omuz omuza vererek ayağa kaldıracağız. Bu ülkenin bütün yükünü şimdiye kadar hep birlikte çekmiş olduğumuz için önümüzde duran kalan yük, geçmişte göğüslediklerimizden asla daha fazla değildir. O yüzden inancınız tam olsun, memleketi ayağa kaldırmak çok kolaydır. TOPYEKÛN BİR SEFERBERLİK İLAN EDİLDİ Bugünden itibaren artık net bir şekilde seçim sathına girmiş bulunuyoruz. Anahtar Parti’yi önümüzdeki dönemde iktidar yapacaksak, bugünden tezi yok topyekûn bir seferberlik ilan ediyoruz. Biz sadece kürsülerden konuşan bir hareket değiliz. Türkiye’nin her bir köşesinde açtığımız bu teşkilatları; herkesin kendi helal alın terinden, zamanından, eşinden, işinden ve sevdiklerinden fedakarlık ede ede, gece gündüz emek vererek kurduk. Halısını omuzunda taşıyan, boyasını kendi elleriyle yapan, kirasını cebinden veren, evinde eşine yemeğini yaptırıp kermesine koşan, anasının hayır duasını alıp, babasını o kalabalığa omuz versin diye faaliyetlere çağıran, evlatlarına ‘Biz sizlerin geleceği için çalışıyoruz’ diyerek onları bu kutlu organizasyonlara katan koca bir neferiz biz. Bir milletin omuzlarına yeni bir yük düşmesin diye bunca meşakkati omuzlayıp, sadece bir yıl içinde 800 teşkilatı birden açan bu tertemiz partiye ve kadrolara hiçbir mecrada hakaret ettirmem, nezaketsizlik yapılmasına asla müsaade etmem; bunu herkes böyle bilsin!”

Yenişehir’de Siyasette Görev Değişimi: Fatma Kocabaş Yeni İlçe Başkanı Haber

Yenişehir’de Siyasette Görev Değişimi: Fatma Kocabaş Yeni İlçe Başkanı

Bursa’nın Yenişehir ilçesinde siyaset gündemi hareketlendi. Büyük Birlik Partisi (BBP) Yenişehir İlçe Başkanlığına, BBP Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Tevfik Eren’in tensipleri ve Bursa İl Başkanlığı’nın onayıyla Fatma Kocabaş atandı. Bursa İl Başkanı Oğuz Han, atamayı değerlendirirken, Yenişehir’in öncelikli meselelerine dikkat çekti: “Yenişehir ilçemizin sosyal ve ekonomik sorunlarını çözmeye yönelik çalışmaların teşkilatımızın önceliği olacağını biliyoruz. Atamanın, hem partimize hem de ilçemize hayırlı olmasını temenni ediyor, yeni ilçe başkanımıza başarılar diliyoruz.” Yeni görevine başlayan Fatma Kocabaş’ın, Yenişehir’in yerel sorunlarına duyarlı bir yönetim anlayışıyla hareket edeceği belirtiliyor. İlçedeki altyapı, ulaşım, eğitim ve sosyal hizmetler gibi alanlarda çözüm odaklı çalışmaların öncelikli hedefler arasında yer alacağı ifade ediliyor. BBP Bursa İl Başkanlığı, atamanın ilçede hem partinin örgütlenmesini güçlendireceğini hem de halkla daha yakın ilişkiler kurularak yerel problemlere hızlı ve etkili müdahale edileceğini vurguladı. “Yenişehir’deki vatandaşlarımızın beklentilerini karşılamak, ilçemizin kalkınmasına katkı sunmak için hep birlikte çalışacağız. Teşkilat olarak sorunları sahada görmek, çözüm üretmek ve halkımızla güçlü bir iletişim kurmak temel önceliğimiz olacak.” Atama, ilçedeki siyasi partiler arasında yakın iş birliği ve yerel yönetim sorunlarına çözüm üretme perspektifinin önemini bir kez daha ortaya koydu.

Mustafakemalpaşa’ya İnce Ayar! Haber

Mustafakemalpaşa’ya İnce Ayar!

İYİ Parti Mustafakemalpaşa İlçe Teşkilatı’nda bir süredir kamuoyunun gündeminde yer alan görev değişimi süreci resmiyet kazandı. Parti Genel Merkezi tarafından alınan karar doğrultusunda Avukat Metehan İnce, Mustafakemalpaşa İlçe Başkanlığı görevine getirildi. Yapılan görevlendirme, ilçe siyasetinde yeni dönemin başlangıcı olarak değerlendirilirken, parti teşkilatında da dikkat çeken bir hareketliliği beraberinde getirdi. Edinilen bilgilere göre, ilçe teşkilatı içerisinde bir süredir devam eden istişare ve değerlendirme sürecinin ardından gerçekleştirilen atama, parti yönetiminin sahadaki siyasi faaliyetleri daha etkin hale getirme hedefinin bir parçası olarak yorumlandı. Özellikle yerel siyaset kulislerinde adı uzun süredir gündeme gelen Metehan İnce’nin göreve getirilmesi, teşkilat tabanında da geniş yankı uyandırdı. Yeni ilçe başkanının belirlenmesiyle birlikte İYİ Parti cephesinde “yeniden yapılanma” sürecinin hız kazanacağı belirtilirken, teşkilatın önümüzdeki dönemde saha çalışmalarına daha yoğun ağırlık vermesi bekleniyor. Parti kaynakları, özellikle vatandaşla birebir temas kurulacak organizasyonlar, mahalle ziyaretleri ve yerel sorunlara yönelik çözüm odaklı çalışmaların yeni dönemin temel başlıkları arasında yer alacağını ifade ediyor. Görevlendirme sonrası açıklamalarda bulunan İlçe Başkanı Metehan İnce, kendisine duyulan güven dolayısıyla parti yönetimine teşekkür ederek birlik ve beraberlik mesajı verdi. İnce, teşkilatın tüm kademeleriyle uyum içerisinde çalışacaklarını vurgulayarak, yeni dönemde ortak akıl anlayışıyla hareket edeceklerini söyledi. İnce açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Bu görevi şahsıma layık gören İYİ Parti Genel Merkezimize, İl Başkanlığımıza, teşkilat mensuplarımıza ve partimize gönül veren herkese teşekkür ediyorum. Önümüzdeki günlerde düzenleyeceğimiz basın toplantısıyla yeni yönetimimizi açıklayacağız.” Yeni yönetim kadrosunun kısa süre içerisinde kamuoyuna duyurulacağının açıklanması, ilçe siyasetindeki beklentileri de artırdı. Partiye yakın çevreler, oluşturulacak yönetim listesinin hem teşkilat içindeki dengeyi hem de yerel siyasi dinamizmi doğrudan etkileyeceğini ifade ediyor. Öte yandan, yeni dönemde İYİ Parti Mustafakemalpaşa İlçe Teşkilatı’nın nasıl bir siyasi yol haritası izleyeceği de merak konusu oldu. Özellikle yerel sorunlar, ekonomik gelişmeler, gençlik çalışmaları ve esnaf ziyaretlerinin öncelikli gündem maddeleri arasında yer alması beklenirken, teşkilatın sahadaki görünürlüğünü artırmaya yönelik kapsamlı bir çalışma programı hazırlığında olduğu öğrenildi. İlçe kamuoyunda dikkatle takip edilen görev değişiminin ardından gözler şimdi açıklanacak yeni yönetim listesine ve partinin önümüzdeki süreçte ortaya koyacağı siyasi çalışmalara çevrildi.

Osmangazi’de Hareketli Saatler! İYİ’lerde Yüzler Gülüyor! Haber

Osmangazi’de Hareketli Saatler! İYİ’lerde Yüzler Gülüyor!

OSMANGAZİ’DE SİYASİ HAREKETLİLİK: “CESURLARIN EVİ” ÇAĞRISIYLA ÜYE SEFERBERLİĞİ Osmangazi siyasetinde tansiyon yükseliyor. Mehmet Koçer öncülüğünde yürütülen üye çalışmaları, yalnızca bir teşkilat faaliyeti olmaktan çıkıp açık bir siyasi meydan okumaya dönüşmüş durumda. İlçe teşkilatı, “Cesurların Evi” vurgusuyla yeni üyeleri saflarına katarken, verilen mesajlar dikkat çekici ölçüde sert ve iddialı. “ARTIK SAHAYA İNME ZAMANI” Teşkilat kaynaklarından yapılan açıklamalarda, İYİ Parti Osmangazi’de yıllardır süregelen siyasi atalete karşı açık bir başkaldırı dili benimsendi. “Bu ilçe alışılmış siyaset anlayışıyla kaybetti, şimdi cesur olanlar kazanacak” ifadeleriyle yapılan çağrı, pasif kalmayı tercih eden kesimlere doğrudan bir eleştiri olarak yorumlandı. Yeni üyelerin kaydedilmesi süreci, yalnızca niceliksel bir büyüme olarak değil, aynı zamanda “nitelikli ve kararlı kadroların inşası” şeklinde sunuluyor. Teşkilat, “her yeni üye bir değişim iradesidir” diyerek süreci ideolojik bir zemine oturtuyor. TEŞKİLATA NET MESAJ: “ARTIK GERİ ADIM YOK” İlçe yönetimi, Osmangazi’de görev yapan teşkilat mensuplarına da net bir mesaj gönderdi: “Bu mücadelede yarım adım yok. Ya sahadasınız ya da kenarda kalırsınız.” Bu söylem, parti içi disiplinin artırılacağı ve daha agresif bir saha çalışmasının yürütüleceği şeklinde değerlendiriliyor. Özellikle yerel dinamiklere hâkim, aktif ve görünür kadroların ön plana çıkarılacağı belirtiliyor. “OSMANGAZİ’NİN KADERİ DEĞİŞECEK” İDDİASI Açıklamaların en dikkat çekici bölümü ise ilçenin geleceğine dair kurulan iddialı cümleler oldu: “Osmangazi’nin kaderini İYİ insanlar değiştirecek.” Bu ifade, yalnızca bir slogan değil; mevcut yerel yönetim anlayışına yönelik açık bir eleştiri ve alternatif bir yönetim iddiası olarak okunuyor. Teşkilat, seçmenin karşısına daha sert, daha net ve daha mücadeleci bir siyaset diliyle çıkmaya hazırlanıyor. AÇIK ÇAĞRI: “CESUR OL, TARAFINI SEÇ” Yapılan açıklamanın finalinde ise seçmene doğrudan hitap edildi: “Artık izleyen değil, yön veren olun. Cesur olun, tarafınızı seçin.” Bu çağrı, özellikle kararsız seçmen kitlesini hedef alırken, Osmangazi’de önümüzdeki dönemde siyasi rekabetin daha sert ve daha görünür bir hale geleceğinin de işareti olarak değerlendiriliyor. SİYASİ ATMOSFER SERTLEŞİYOR Uzmanlara göre bu tür yüksek perdeli ve meydan okuyucu açıklamalar, yerel siyasette kutuplaşmayı artırma potansiyeli taşırken, aynı zamanda teşkilat motivasyonunu da yukarı çekiyor. Osmangazi’de başlayan bu sert söylem dalgasının, önümüzdeki süreçte diğer ilçelere de yayılıp yayılmayacağı merak konusu. Ancak görünen o ki; Osmangazi’de artık sessiz siyaset d

Gürsu’da CHP Yöneticilerinden Rus Ruleti! Haber

Gürsu’da CHP Yöneticilerinden Rus Ruleti!

Bursa’nın Gürsu ilçesinde 2019 yerel seçimlerinden 2024 sonuçlarına uzanan tablo, siyasette dengelerin sanıldığı kadar kolay değişmediğini, aksine sert gerçeklerle yüzleşildiğini ortaya koyuyor. Rakamlar net, tablo açık: söylem başka, sandık bambaşka bir hikâye yazıyor. 2019: CHP’nin zirvesi ama yetmedi 2019 seçimlerinde Mustafa Işık liderliğindeki Adalet ve Kalkınma Partisi %62,74 gibi ezici bir oranla 30.499 oy alarak açık ara seçimi kazandı. Buna karşılık Cumhuriyet Halk Partisi adayı Funda Türkcoş Pekiner %32,53 oyla 15.814 seçmenin desteğini aldı. Bu oran CHP adına “başarı” olarak lanse edilse de, aradaki uçurum gerçeği değiştirmedi: Gürsu seçmeni tercihini net biçimde iktidardan yana kullandı. Diğer partiler ise tabelada kaldı. Saadet Partisi %3,49, Demokrat Parti %0,46 ve Vatan Partisi %0,31 seviyesinde kaldı. Bu sonuçlar, ilçede ana rekabetin iki parti arasında geçtiğini, ancak dengenin açık biçimde tek taraflı olduğunu gösterdi. Ahıska seçmeni: Hesap tutmadı Seçim analizlerinde en çok tartışılan başlıklardan biri Ahıska kökenli seçmenin etkisi oldu. İlçede yaklaşık 70.300 seçmenden 52.913’ünün oy kullandığı seçimde, seçmenin yaklaşık %16,8’ini Ahıska kökenlilerin oluşturduğu değerlendiriliyor. Ancak sahada yapılan hesapların sandıkta karşılık bulmadığı açıkça görüldü. Sevinç Muhammed milliyetçi bir partide siyaset yaptığı zamanlarda ilçede karşılığı olan Ahıskalı ismin, bu seçmen grubunun tamamını mobilize edebileceği yönündeki beklenti gerçekçi çıkmadı. Veriler, 2024 de Zafer Partisi Gürsu Belediye Başkan Adayı Sevinç Muhammed bu kitlenin ancak dörtte birine ulaşabildiğini gösteriyor. Bu durum, kimlik temelli siyaset hesaplarının sahada düşündüğü kadar karşılık bulmadığını net biçimde ortaya koydu. 2024: Oylar bölündü, tablo değişmedi 2024 yerel seçimlerinde ise tablo şekil değiştirse de sonuç değişmedi. Yine Mustafa Işık kazandı ancak bu kez oy oranı %43,86’ya geriledi (22.011 oy). Buna rağmen muhalefet cephesinin parçalı yapısı, sonucu değiştirmeye yetmedi. CHP adayı Haşim Öztürk %25,63’te kaldı. Asıl dikkat çeken ise Zafer Partisi adayı Sevinç Muhammed’in %10,97 (5.507 oy) alması oldu. Ancak bu oran bile, Ahıska seçmen üzerinden kurulan büyük siyasi beklentilerin oldukça altında kaldı. CHP’nin 2029 hesabı: Zor bir denklem Kulislerde, CHP’nin 2029 seçimleri için Ahıska kökenli bir aday olarak Sevinç Muhammed ismi üzerinde durduğu konuşuluyor. Ancak mevcut veriler bu stratejinin ciddi riskler barındırdığını gösteriyor. Gürsu gibi sağ seçmenin ağırlıkta olduğu, Adalet ve Kalkınma Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisi il ve ilçe teşkilatlarında Ahıska kökenli isimlerin de güçlü şekilde yer aldığı bir ilçede, CHP’nin “kimlik üzerinden oy devşirme” planı gerçekçi görünmüyor. Hatta mevcut kemikleşmiş olan %16,32 bandındaki oy potansiyelinin bile korunmasının zor olabileceği değerlendiriliyor. Rozet takma törenlerinde sınırlı katılımlarla verilen mesajların sahada karşılık bulup bulmayacağı ise büyük bir soru işareti. Sevinç Muhammed’in yaklaşık 20 kişilik yeni katılımı duyurması, sembolik bir hamle olarak görülürken, geniş seçmen kitlesine etki etmekten uzak olduğu yorumları yapılıyor. Sert gerçek: Gürsu’da siyaset romantizm kaldırmıyor Ortaya çıkan tabloyu özetlemek gerekirse: Gürsu’da siyaset, söylemle değil sandıkla belirleniyor. Kimlik, aidiyet ya da sosyal medya etkisi tek başına seçim kazandırmıyor. CHP’nin geçmişte Funda Türkcoş Pekiner ile yakaladığı %32,5’lik oran bir “tavan” olarak kalmış durumda. Bu çıtanın üzerine çıkılamadığı gibi, 2024’te ciddi bir gerileme yaşandı. Buna rağmen hâlâ aynı yöntemlerle farklı sonuç beklemek, siyasi gerçeklikten kopmak olarak değerlendiriliyor. Sevinç Muhammed’in rozet takma töreninde dile getirdiği “Cumhuriyetin kuruluş ayarlarına dönme” söylemi ideolojik bir motivasyon sunsa da, Gürsu seçmeninin önceliklerinin çok daha farklı olduğu açık. Ekonomi, yerel hizmetler ve teşkilat gücü belirleyici olmaya devam ediyor. Hesaplar değil sandık konuşur Gürsu’da rakamlar acımasız bir gerçeği ortaya koyuyor: Matematik yanlış kurulduğunda siyaset de kaybediyor. Ahıska seçmen üzerinden kurulan abartılı beklentiler, parçalı muhalefet yapısı ve sahadan kopuk stratejiler birleşince sonuç değişmiyor. 2029’a giderken herkesin önünde net bir tablo var. Ama bu tabloyu değiştirmek için slogan değil, sahici ve güçlü bir siyasi zemin gerekiyor. Aksi halde Gürsu’da sonuç yine sürpriz olmayacak.

AK Partili Ömer Aykan: “Kurucu Kadrolarla Aynı Çatı Altında Buluşmak Büyük Bir Vefa Örneğidir” Haber

AK Partili Ömer Aykan: “Kurucu Kadrolarla Aynı Çatı Altında Buluşmak Büyük Bir Vefa Örneğidir”

AK Parti Bursa siyasetinin önemli isimlerinden Ömer Aykan, partinin kuruluş sürecinde görev almış isimlerle gerçekleştirilen buluşmaya ilişkin dikkat çeken bir değerlendirmede bulundu. Aykan, İTÜ Evi’nde düzenlenen programın sadece bir toplantı değil, aynı zamanda “siyasi hafızanın ve teşkilat ruhunun yeniden tazelenmesi” anlamı taşıdığını ifade etti. 2001 yılında AK Parti Bursa İl Teşkilatı’nın kuruluşunda yer alan isimlerle bir araya gelmenin kendileri için ayrı bir anlam taşıdığını vurgulayan Aykan, bu tür buluşmaların teşkilat içindeki birlik ve dayanışmayı güçlendirdiğini söyledi. “Siyaset sadece bugünü yönetmek değil, geçmişin tecrübesini geleceğe taşımaktır” diyen Aykan, kurucu kadroların birikiminin yeni nesil siyasetçiler için yol gösterici olduğunu dile getirdi. Toplantıya katılan isimlerin Türkiye siyasetinde ve Bursa yerel yönetimlerinde önemli izler bıraktığını belirten Aykan, önceki dönem Bakanı ve Artvin Milletvekili Faruk Çelik’in, AK Parti’nin farklı dönemlerinde üstlendiği görevlerle önemli katkılar sunduğunu ifade etti. Aynı şekilde, önceki Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı ve AK Parti Genel Merkez Yerel Yönetimler Başkan Yardımcısı Recep Altepe ile önceki Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar’ın da yerel yönetim tecrübeleriyle toplantıya değer kattığını söyledi. Programda ayrıca önceki dönem milletvekillerinin de yer almasının, siyasi tecrübenin paylaşımı açısından önemli bir fırsat sunduğunu belirten Aykan, bu tür buluşmaların teşkilat kültürünü canlı tuttuğunu ve ortak hedefler etrafında kenetlenmeyi sağladığını kaydetti. Gecenin ev sahipliğini üstlenen Hasan Tuğcu’ya da özel olarak teşekkür eden Aykan, organizasyonun samimi ve verimli bir atmosferde gerçekleştiğini ifade etti. Katılımcılar arasında güçlü bir dayanışma ve kardeşlik duygusunun hâkim olduğunu dile getiren Aykan, “Bu birliktelik, sadece geçmişe duyulan saygının değil, geleceğe olan inancın da bir göstergesidir” dedi. Açıklamasının sonunda birlik ve beraberlik vurgusu yapan Aykan, “AK Parti’nin gücü, teşkilatlarının sağlam yapısından ve dava bilincinden gelmektedir. Bu birlik ve beraberliğimiz daim olduğu sürece, ülkemiz ve milletimiz için hizmet üretmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

“Gemlik Sahipsiz Değildir, Halkın Sesi Susturulamaz” Haber

“Gemlik Sahipsiz Değildir, Halkın Sesi Susturulamaz”

Türkiye siyaset sahnesinde hızla güçlenen İYİ Parti, halkın gerçek taleplerini kararlılıkla savunarak üçüncü büyük siyasi güç olma konumunu perçinlemeye devam ediyor. Yerel yönetimlerden ulusal politikaya kadar tüm platformlarda halkın sesi olmayı görev bilen parti, Gemlik’teki teşkilatıyla adeta sokaklara ve sofralara indi; vatandaşın dertlerini doğrudan gündeme taşıyor. Gemlik’te Halkın Sesi Susturulamaz İYİ Parti Gemlik İlçe Teşkilatı, geçmişin kargaşalı dönemlerini geride bırakmış; mahallelerden pazar tezgâhlarına, esnaf odalarından emekli buluşmalarına kadar sahada aktif bir politika yürütüyor. İlçe Başkanı Orhan Karaduman, halkın sorunlarını dile getiren ve çözüm üreten bu yaklaşımı “Gemlik sahipsiz değildir” sloganıyla özetliyor. Karaduman, bazı yerel aktörlerin ve çıkar odaklarının, halkın sesi olmaya çalışan teşkilatı engellemeye çalıştığını sert bir dille eleştiriyor. “Hiç kimse medyayı kendi çıkarına alet ederek halkın gerçekleri öğrenme hakkını engelleyemez. Hiç kimse, çalışmamıza gölge düşüremez!” diyerek, hem siyasi hem de toplumsal baskılara karşı tavır koyduklarını vurguluyor. Hukuk ve Basın Etiğiyle Dimdik Duruyoruz İYİ Parti Gemlik İlçe Başkanlığı, halkın iradesini kısmaya yönelik her türlü girişime karşı hukuk çerçevesinde mücadele edeceğini ilan ediyor. Karaduman, “Görevini layıkıyla yapan, tarafsız ve etik basın mensuplarının her zaman yanındayız. Gemlik’in onurlu basını, gerçeklerin üzerinin örtülmesine asla izin vermeyecektir” ifadeleriyle hem hukuka hem de etik değerlere bağlılık mesajı verdi. Saha Çalışmaları ve Siyasi Dayanışma Gücü Gemlik sahasının nabzını tutan teşkilat, İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu ile İYİ Parti Bursa İl Başkanı İsmail Kaya’nın Gemlik ziyaretinde ilçenin sorunlarını ve beklentilerini tüm samimiyetiyle masaya yatırdı. Karaduman, bu buluşmayı “Gemlik’in sesi, sözü ve iradesinin temsil edilmesinin en güçlü göstergesi” olarak tanımladı. Kararlılık Mesajı: Susmayacağız, Geri Adım Atmayacağız Orhan Karaduman sözlerini çarpıcı şekilde noktaladı: “Biz buradayız… Sokaktayız… Milletimizin yanındayız… Gemlik sahipsiz değildir! Yargı yolu açıktır, hukuka güvenimiz tamdır. Haksızlığa karşı susmayacağız, geri adım atmayacağız. Bu mücadele, Gemlik’in onurlu mücadelesidir ve biz bu yolda dimdik duracağız!” İYİ Parti Gemlik İlçe Başkanlığı, halkın gerçek sesi olmaya ve Gemlik’te temiz, cesur, dürüst siyaseti temsil etmeye devam edeceğini ilan etti. Hukuka bağlılık ve toplumsal sorumluluk anlayışıyla hareket eden teşkilat, Gemlik’in geleceğini sahipsiz bırakmayacak güçlü bir iradeyi ortaya koyuyor.

Orhaneli’de Siyasette Yeni Dönem: Hilal Yağız MHP Saflarında, İlçe Sorunlarına Odaklı Güç Birliği Haber

Orhaneli’de Siyasette Yeni Dönem: Hilal Yağız MHP Saflarında, İlçe Sorunlarına Odaklı Güç Birliği

Bursa’nın Orhaneli ilçesinde yerel siyaseti yakından ilgilendiren önemli bir gelişme yaşandı. İlçede yürüttüğü çalışmalar ve sahaya dayalı yaklaşımıyla bilinen Meclis Üyesi Hilal Yağız, Milliyetçi Hareket Partisi’ne (MHP) katılarak üyelik başvurusunu gerçekleştirdi. Bu katılım, yalnızca siyasi bir tercih değil; aynı zamanda Orhaneli’nin kronikleşen sorunlarına çözüm arayışında yeni bir sürecin başlangıcı olarak değerlendiriliyor. MHP Orhaneli İlçe Başkanı Cemil Ar, meclis üyeleri Nafiz Kaya ve Zafer Aydoğdu ile birlikte parti teşkilatının geniş katılım gösterdiği programda gerçekleşen üyelik başvurusu, ilçede birlik ve dayanışma mesajlarıyla öne çıktı. Programda yapılan konuşmalarda özellikle Orhaneli’nin öncelikli sorunlarına dikkat çekilerek çözüm odaklı siyaset vurgusu yapıldı. İlçenin Temel Sorunları Gündemdeydi Gerçekleştirilen katılım programında Orhaneli’nin uzun süredir çözüm bekleyen başlıca sorunları da masaya yatırıldı. İlçede özellikle kırsal mahallelerde yaşanan altyapı eksiklikleri, yol ve ulaşım problemleri, genç nüfusun göçü, tarım ve hayvancılıkta yaşanan ekonomik zorluklar ile sağlık hizmetlerine erişimdeki sıkıntılar ön plana çıkan başlıklar arasında yer aldı. Hilal Yağız’ın bu sorunlara duyarlılığı ve sahadaki aktif çalışmaları, MHP teşkilatı tarafından önemli bir kazanım olarak değerlendirildi. Yağız’ın özellikle vatandaşla birebir temas kurarak sorunları yerinde tespit etmesi ve çözüm önerileri geliştirmesi, yeni dönemde ilçeye yönelik politikaların daha somut hale gelmesine katkı sağlayacağı şeklinde yorumlandı. “Orhaneli İçin Daha Güçlü Bir Ses Olacağız” Katılım programında konuşan MHP Orhaneli İlçe Başkanı Cemil Ar, Hilal Yağız’ın partiye katılımının teşkilat açısından önemli bir güç birliği olduğunu vurgulayarak, “Orhaneli’nin ihtiyaçlarını bilen, sahayı tanıyan ve çözüm üretme iradesine sahip isimlerle yol yürümek bizim için büyük bir avantaj. İlçemizin sorunlarını daha güçlü bir şekilde gündeme taşıyacağız,” ifadelerini kullandı. Hilal Yağız ise yaptığı açıklamada, Orhaneli’ye daha etkin hizmet edebilmek adına bu kararı aldığını belirtti. Yağız, “İlçemizin her mahallesinde farklı sorunlar var. Bu sorunları görmezden gelmeden, vatandaşlarımızın sesi olarak çözüm üretmek için buradayım. MHP çatısı altında daha güçlü bir şekilde çalışarak Orhaneli’nin hak ettiği hizmetleri alması için mücadele edeceğim,” dedi. Yerel Kalkınma ve Sosyal Politikalar Vurgusu Yeni dönemde Orhaneli için planlanan çalışmalar arasında yerel kalkınmayı destekleyecek projeler, üreticiyi güçlendirecek tarım politikaları, gençlere yönelik istihdam ve sosyal yaşam alanlarının artırılması gibi başlıkların öne çıkması bekleniyor. Ayrıca kadınların sosyal ve ekonomik hayata daha aktif katılımını teşvik edecek projelerin de gündeme alınacağı ifade ediliyor. Hilal Yağız’ın özellikle sosyal projelere verdiği önem ve kapsayıcı yaklaşımı, ilçede farklı kesimlerin beklentilerine cevap verebilecek bir siyaset anlayışının güçleneceğine işaret ediyor. Orhaneli’de Siyasi Dengeler Değişiyor Bu katılım, Orhaneli’deki siyasi dengeler açısından da dikkat çekici bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Yerel yönetim çalışmalarında aktif rol oynayan bir meclis üyesinin MHP saflarına katılması, önümüzdeki süreçte ilçedeki siyasi rekabetin daha dinamik bir yapıya kavuşabileceğini gösteriyor. Program, katılımcıların birlik ve beraberlik mesajları eşliğinde çekilen hatıra fotoğraflarıyla sona ererken, Orhaneli’de gözler artık bu yeni sürecin ilçeye nasıl yansıyacağına çevrilmiş durumda.

YAVUZ AĞIRALİOĞLU: TUTARLI OLACAKSINIZ; BİR GÜN ÖYLE, BİR GÜN BÖYLE OLMAYACAKSINIZ! Haber

YAVUZ AĞIRALİOĞLU: TUTARLI OLACAKSINIZ; BİR GÜN ÖYLE, BİR GÜN BÖYLE OLMAYACAKSINIZ!

Kırıkkale’de düzenlenen Halk Buluşması programına katılan Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, “Alparslan Türkeş’i anıyorsanız, pazarlık kabul etmeyen bir devlet iradesi taşıyacaksınız. Muhsin Yazıcıoğlu diyorsanız, ahlaklı ve tutarlı olacaksınız; bir gün öyle, bir gün böyle olmayacaksınız” dedi. Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, partisinin Kırıkkale İl Başkanlığı açılışı öncesinde düzenlenen Halk Buluşması programına katıldı. Ağıralioğlu, “Atatürk’ün kabrine gidiyorsanız, devletin ve milletin düşmanlarıyla yol yürümeyeceksiniz. Erbakan Hoca’yı anıyorsanız, onun bölgeye dair uyarılarını duyacaksınız. Alparslan Türkeş’i anıyorsanız, pazarlık kabul etmeyen bir devlet iradesi taşıyacaksınız. Muhsin Yazıcıoğlu diyorsanız, ahlaklı ve tutarlı olacaksınız; bir gün öyle, bir gün böyle olmayacaksınız” diye konuştu. Yavuz Ağıralioğlu, konuşmasında özetle şunları söyledi: “Memleket zor zamanlara düştüğünde, arkamızda bulunan fotoğrafa bakar, talip olduğumuz mesuliyeti oradan alırız. Arkamda kalpaklı bir Mustafa Kemal Atatürk fotoğrafı var. Devlet zor durumdaysa, millet dara düşmüşse; bu millet başına kalpağını geçirir, iradesini milletine adar. 2026 yılında omuzlarımıza düşen sorumluluk da budur. Ay yıldızlı al bayrağın altında, kalpaklı Atatürk’ün önünde Türk milletinin istikbaline yürümeye söz verilir. Bugün aynı zamanda, ömrünü devleti güçlü, milleti kudretli kılmaya adamış, çileli bir mücadele vermiş Alparslan Türkeş’in vefat yıl dönümü. Zindanlarla, idam sehpalarıyla sınanmış bir iradenin sahibine rahmet olsun. MUHSİN YAZICIOĞLU HER EVDEN BİR FATİHA ALDI! Yakın zamanda kaybettiğimiz Muhsin Yazıcıoğlu… Her evden oy alamamış olabilir ama her evden bir Fatiha almış bir memleket evladıdır. Ona da rahmet olsun. Çünkü memleket zordadır, dardadır. Bu memleketin ufkuna bela düşmesin diye yıllar önce uyaran, ‘Suriye düşerse Irak gider, Irak yıkılırsa İran hedef olur, sıra Türkiye’ye gelir’ diyen Necmettin Erbakan’ı da bugün hatırlıyoruz. Siyaset bazen eskiyi anar, ‘eskiden böyleydi’ diye konuşur. Nezaketi, siyasi terbiyeyi hatırlar. Aynı kürsülerde rakip olup memleket meselelerini konuşabilen liderleri hatırlar. Bülent Ecevit’i, Süleyman Demirel’i bu yönleriyle anar. Ama ben bunları sadece rahmet dilemek için söylemiyorum. Ölenlerin büyük, kalanların küçük olduğu bir millet olamayız. Aksi halde bu topraklarda tutunamayız. Rahmet dilediğimiz insanların ahlakına, cesaretine, ikazlarına sırt dönerek siyaset yapamayız. Bugün kime rahmet diliyorsak, onun temsil ettiği iradeyi taşımak zorundayız. TERÖRİSTLERLE YAN YANA DURAMAYIZ! Dün ‘kibar’ dediklerimizi anıp bugün kaba olamayız. Dün ‘inançlı’ dediklerimizi anıp bugün inançsız davranamayız. Dün ‘cesur’ dediklerimizi anıp bugün korkak olamayız. Dün ‘ilkeli’ dediklerimizi anıp bugün ilkesiz olamayız. Dün devleti ve milleti korumak için terörle mücadele edenleri överken, bugün teröristlerle yan yana duramayız. Dün ‘aman ha’ diye uyaranları unutup Amerika’nın azgınlığına da, İsrail’in şımarıklığına da sessiz kalamayız. Eğer mezarlara gitmeye hakkımız olsun istiyorsak, o mezarların önünde hangi hakikatle durmamız gerektiğini unutmamalıyız. Atatürk’ün kabrine gidiyorsanız, devletin ve milletin düşmanlarıyla yol yürümeyeceksiniz. Erbakan Hoca’yı anıyorsanız, onun bölgeye dair uyarılarını duyacaksınız. Alparslan Türkeş’i anıyorsanız, pazarlık kabul etmeyen bir devlet iradesi taşıyacaksınız. Muhsin Yazıcıoğlu diyorsanız, ahlaklı ve tutarlı olacaksınız; bir gün öyle, bir gün böyle olmayacaksınız. YAŞADIĞIMIZ HİÇBİR SORUN FAİLİ MEÇHUL DEĞİL! Türkiye’nin ekonomik ve kurumsal sorunları ortadadır. İşsizlik var, enflasyon var, yüksek faiz var. Eğitimde kalite kaybı var, liyakat eksikliği var. Bugün yaşadığımız hiçbir sorun faili meçhul değildir. Yanlış ekonomi politikaları ve plansız yönetim bu memleketi bu hale getirmiştir. Ama bu milletin gücü vardır. Bu milletin toprağı var, suyu var, yetişmiş insanı var. Doğru planlama yapılırsa bu ülke yeniden ayağa kalkar. Millete umut olmanız için size yetki verildi. Ama siz millete umut olmak yerine kabus oldunuz. Millet size umut olun diye yetki verdi; bugün çıkıp terörle ilgili söylem değiştiriyorsunuz. Bu kabul edilemez. TÜRKİYE AYAĞA KALKMAK ZORUNDADIR! Biz bir parti hevesiyle yola çıkmadık. Biz millet iddiasıyla yola çıktık. Bu memlekette millete yük olan değil, millete omuz veren bir siyaset kuracağız. Bu ülkeye aidiyet hisseden, bu bayrağın altında kendini ait hisseden herkes bu yürüyüşün parçasıdır. Türkiye ayağa kalkmak zorundadır. İçinde bulunduğumuz şartlar bunu bir tercih olmaktan çıkarmıştır. Güçlü bir devlet ve planlı bir gelecek artık zorunluluktur. Biz bu yola şerefli bir mücadele için çıktık. Başarırsak da şeref, yolda kalırsak da şeref. Ama bu millet için yürümekten asla vazgeçmeyeceğiz.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.