Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sinema

Gürsu Haber - Sinema haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sinema haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

“AHŞABIN CAZİBESİ” ULUSLARARASI ARENADA FİNALDE: GORDİON ARKEOFİLM FESTİVALİ SEÇKİSİNDE DİKKAT ÇEKEN BAŞARI Haber

“AHŞABIN CAZİBESİ” ULUSLARARASI ARENADA FİNALDE: GORDİON ARKEOFİLM FESTİVALİ SEÇKİSİNDE DİKKAT ÇEKEN BAŞARI

Kültürel miras temalı yapımlarıyla son dönemde öne çıkan “Ahşabın Cazibesi” belgeseli, uluslararası festival yolculuğunda önemli bir başarıya imza atarak Gordion Arkeofilm Festivali final seçkisine girdi. Kastamonu’nun ahşap mimarisini ve geleneksel yaşam kültürünü merkezine alan yapım, hem Türkiye’de hem de yurt dışında dikkat çeken projeler arasında yer alıyor. Belgeselin yönetmenliğini ve yapımcılığını Gemlikli akademisyen Ersoy Soydan üstleniyor. Soydan, aynı zamanda Kastamonu Üniversitesi İletişim Fakültesi bünyesinde akademik çalışmalar yürüten bir isim olarak biliniyor ve kültürel miras, belgesel sinema ve görsel anlatı alanlarında üretimleriyle tanınıyor. KÜLTÜREL MİRAS ODAKLI BİR BELGESEL PROJE “Ahşabın Cazibesi”, özellikle Kastamonu’nun yüzyıllara dayanan ahşap yapı geleneğini, kırsal ve kentsel mimari dokuyu ve bu yapının toplumsal hafızadaki yerini sinema diliyle ele alıyor. Yapım, yalnızca mimari unsurları değil, aynı zamanda ahşabın bir yaşam kültürü olarak Anadolu’daki karşılığını da belgeliyor. Yaklaşık iki yıllık bir çekim sürecinin ardından tamamlanan belgesel, konaklardan köy evlerine, camilerden yayla yaşamına kadar geniş bir coğrafyayı kapsayan görsel bir arşiv niteliği taşıyor. Film, ahşabı yalnızca bir yapı malzemesi değil, aynı zamanda kültürel kimliğin taşıyıcısı olarak ele alıyor. FESTİVAL YOLCULUĞU VE ULUSLARARASI BAŞARI Belgesel, daha önce Türkiye’de çeşitli kültürel etkinliklerde gösterilmiş ve akademik çevrelerde ilgi görmüştü. İstanbul ve Bursa’daki özel gösterimlerin ardından festival sürecine dahil olan yapım, 27. Uluslararası Altın Safran Belgesel Film Festivali’nde de “Kültürel Miras ve Korumacılık” kategorisinde finale kalmıştı. Bu süreçte dikkat çeken yapım, şimdi de Uluslararası Gordion Arkeofilm Festivali’nin final seçkisine girerek uluslararası bir platformda temsil edilmeye hak kazandı. Festivalin, arkeoloji ve sinemayı bir araya getiren yapısı nedeniyle belgeselin içeriğiyle doğrudan örtüştüğü değerlendiriliyor. GORDİON ANTİK KENTİ’NDE FİNAL GÖSTERİMLERİ Festival, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Gordion Antik Kenti ev sahipliğinde 24–27 Eylül tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Antik kentin tarihi atmosferinde yapılacak gösterimler, arkeolojik mirasın sinema ile buluşmasına sahne olacak. “Ahşabın Cazibesi”nin de yer aldığı final seçkisi, Ukrayna, İran, Polonya, Belarus, Yunanistan, Sırbistan, Güney Kore ve İspanya gibi birçok ülkeden gelen yapımları bir araya getiriyor. Bu yönüyle festival, kültürler arası sinema üretiminin önemli bir buluşma noktası olarak öne çıkıyor. GEMLİKLİ AKADEMİSYENİN KÜLTÜREL ÜRETİMİ Gemlikli akademisyen Ersoy Soydan’ın imzasını taşıyan belgesel, aynı zamanda akademi ile sanatın kesiştiği bir üretim modeli olarak değerlendiriliyor. Soydan’ın çalışmaları, kültürel mirasın korunması ve görsel anlatı yoluyla gelecek kuşaklara aktarılması hedefiyle şekilleniyor. Belgesel, yalnızca bir sinema eseri olmanın ötesinde, Türkiye’nin somut olmayan kültürel mirasını görünür kılmayı amaçlayan bir araştırma ve kayıt projesi niteliği de taşıyor. KÜLTÜREL BELLEĞE KATKI “Ahşabın Cazibesi”, özellikle son yıllarda artan kültürel miras temalı yapımlar arasında özgün anlatımıyla öne çıkarken, Anadolu’nun geleneksel mimari hafızasını uluslararası platformlara taşıma hedefiyle dikkat çekiyor. Film ekibi, yapımın farklı festivallerde gösterilmeye devam edeceğini ve kültürel miras bilincine katkı sunmayı amaçladığını belirtiyor. Finale kalan yapımın Gordion Arkeofilm Festivali’ndeki gösterimi, hem akademik hem de sinema çevrelerinde merakla bekleniyor.

Gelecek Partisi Nilüfer İlçe Başkanı Can Kavcın’dan Sert Eleştiri: Haber

Gelecek Partisi Nilüfer İlçe Başkanı Can Kavcın’dan Sert Eleştiri:

Bursa – Gelecek Partisi Nilüfer İlçe Başkanı Can Kavcın, İhsaniye Mahallesi’ndeki Bursa Vergi Dairesi binasının deprem riski nedeniyle boşaltılmasını ve çevresindeki önlem eksikliklerini sert bir dille eleştirerek, binanın geleceğiyle ilgili acil adımlar atılması gerektiğini vurguladı. Kavcın, “İhsaniye Mahallesi’ndeki Vergi Dairesi binasının boşaltılmasının ardından çevresinde hiçbir önlem alınmaması, vatandaşın güvenliğini tehlikeye atmaktadır. Bu, sorumsuzluk ve ihmalin en açık örneğidir. Vatandaşların bir an önce riskli binadan uzak tutulması gerekiyor. Ne yazık ki, yetkililer bu durumu görmezden geliyorlar ve sadece boşaltmakla yetiniyorlar. Burada sorumluların kayıtsızlığını kınıyoruz!” şeklinde sert bir açıklama yaptı. "İhsaniye’deki Bina, Sadece Boşaltmakla Olmaz" İhsaniye Mahallesi'nde bulunan vergi dairesi binasının deprem riski nedeniyle boşaltılmasına karar verildiğini hatırlatan Kavcın, “İçinde devletin hizmet verdiği ve her gün yüzlerce insanın iş yaptığı bir bina, deprem riski taşıdığı gerekçesiyle boşaltıldı. Ancak ne yazık ki, boşaltılmakla yetinildi. Bu binaların etrafında herhangi bir güvenlik önlemi alınmadı. Oysaki bu binaya yakın alandan geçen her vatandaş büyük bir risk altında. Hatta bu durum, ‘yapı güvenliği’ kavramının ne kadar gevşek tutulduğunu gözler önüne seriyor!” ifadelerini kullandı. "Bursa'nın Tarihi ve Geleceği İçin Kamuya Tahsis Edilmeli" İhsaniye’deki Vergi Dairesi binasının yerinin ne olacağı konusuna değinen Kavcın, “Bu binanın geleceği ile ilgili ciddi belirsizlikler var. Geçmişte Bursa'nın önemli tarihi alanlarından biri olan bu alanın, sadece başka bir müteahhite peşkeş çekilmesi ciddi bir yanlış olur. Bursa'nın tarihi ve kültürel mirası göz önünde bulundurularak bu alan, sosyal bir alan olarak halkın hizmetine sunulmalıdır. Eğer bu alan vergi dairesi olarak kullanılmayacaksa, kamuya tahsis edilmesi gerektiğini savunuyoruz. İhsaniye, Üçevler, Çekirge ve Yeşil mahallelerinin kesişim noktasındaki bu alan, çok önemli bir çekim alanına sahip ve bu alanı atıl duruma düşürmek, Bursa'nın geleceğine yapılacak büyük bir haksızlık olur.” dedi. "Kütüphane, Kültür Merkezi veya Sanat Alanı Olmalı" Kavcın, İhsaniye’deki eski vergi dairesi binasının yeniden işlevlendirilmesi gerektiğine dikkat çekerek, “Bu alanı bir kültür merkezi, kütüphane veya sanat alanı olarak yeniden işlevlendirebiliriz. Çocuklar, gençler ve aileler için Bursa tarihini anlatan bir müze, sergi alanları, tiyatro salonları ve sinema salonları gibi kültürel hizmetlerin sunulabileceği bir merkez oluşturulabilir. Bu, sadece İhsaniye Mahallesi için değil, Nilüfer ilçesindeki dört mahalle için de önemli bir değer kazandırır. Gelecekteki genç kuşaklara, geçmişten gelen bir mirası sunmak ve aynı zamanda kültürel gelişimi desteklemek Bursa'nın sosyal dokusunu zenginleştirir.” şeklinde önerilerde bulundu. “Bursa’nın Gençliği İçin Sosyal Bir Alan Olmalı” Kavcın, binanın sadece bir vergi dairesi olarak kullanılmasının artık yeterli olmayacağına dikkat çekerek, “Bu binanın temel amacı, vergi işlemleri gibi bürokratik hizmetler olabilir, ancak Bursa'nın genç nüfusu için sosyal alanlar, kültürel ve sanatsal faaliyetler önemli bir ihtiyaç. Bu tür alanların açılması, gençlerimizi sanatsal ve kültürel açıdan beslerken aynı zamanda toplumsal dayanışmayı da artırır. İhsaniye’deki bu boş alan, sosyal bir merkez haline getirilmelidir. Bu alanı atıl bırakmak, şehrimizin geleceğine ihanettir!” dedi. "Vergi Dairesi Taşındı, Peki Burası Ne Olacak?" Gelecek Partisi Nilüfer İlçe Başkanı Kavcın, Bursa Vergi Dairesi’nin Yıldırım ve Nilüfer ilçelerine taşınmasının ardından, İhsaniye’deki binanın kaderinin hala belirsizliğini koruduğunu vurguladı. “Bursa Vergi Dairesi'nin taşınmasıyla İhsaniye'deki eski bina boş kaldı. Şu anda ne yapılacağıyla ilgili hiçbir somut adım atılmadı. Bu alanda yapılacak olan projeler, sadece ekonomiye değil, aynı zamanda sosyal hayata da katkı sağlayacak projeler olmalıdır. Eğer bu alan ranta kurban edilirse, Bursa'nın bir parçası daha kaybolmuş olur. Oysa bu alanda yapılacak olan bir kültür merkezi ya da gençlik merkezi, geleceğin Bursa'sına kazandırılacak büyük bir değer olur” diyerek, konuya duyduğu hassasiyeti dile getirdi. "Bursa’nın Geleceği İçin Kamu Alanları Doğru Değerlendirilmeli" Kavcın, kamu alanlarının doğru şekilde değerlendirilmesinin önemine de değindi: “Bursa’daki kamu alanlarının sadece ticari amaçlarla kullanılmaması gerektiğini her fırsatta dile getiriyoruz. İhsaniye'deki bu eski vergi dairesi binası, bölgedeki en önemli sosyal alanlardan biri olabilir. Gençler için kültürel bir merkez haline getirilecekse, bu alanda sosyal etkinlikler, eğitim faaliyetleri ve sanatsal gösteriler düzenlenebilir. Burada yapılacak her adım, Bursa’nın kültürel altyapısına katkı sağlayacak, aynı zamanda şehrin gelişimine de ivme kazandıracaktır.” Sonuç olarak, Gelecek Partisi Nilüfer İlçe Başkanı Can Kavcın, Bursa'nın İhsaniye Mahallesi'nde bulunan eski vergi dairesi binasının sadece boşaltılmakla kalmaması, aynı zamanda bölge halkına kazandırılması gereken bir alan haline getirilmesi gerektiğini vurguladı. Bu öneriler, sadece binanın kaderini değil, Bursa'nın sosyal yapısını güçlendirecek önemli bir adım olarak öne çıkıyor.

Araştırmacı Yazar Ekrem Hayri Peker’in 40. Kitabı Yayınlandı Haber

Araştırmacı Yazar Ekrem Hayri Peker’in 40. Kitabı Yayınlandı

“Bursa’nın Sinemaları” Okurlarla Buluştu Bursa’nın kültürel hafızasına ışık tutan çalışmalarıyla tanınan araştırmacı yazar Ekrem Hayri Peker, 40. kitabı “Bursa’nın Sinemaları”nı yayımladı. Peker, yeni eserinde bir dönemin en önemli sosyal ve kültürel buluşma mekânları olan sinema salonlarını mercek altına alarak, kentin görsel hafızasını kayıt altına aldı. “Bursa’nın Her Tarafı Sinemaydı” Kitabında yalnızca merkezdeki sinema salonlarını değil, ilçelerdeki yazlık ve kışlık sinemaları da ele aldığını belirten Peker, Bursa’nın bir dönem adeta bir “açık hava sinema şehri” olduğunu vurguladı. İlçelerde çok sayıda sinema salonunun bulunduğunu, köylere ise seyyar sinemacıların giderek film gösterimleri yaptığını aktaran Peker, bu kültürün toplumsal hayat üzerindeki etkisini ayrıntılarıyla kaleme aldı. Çalışmada, yalnızca fiziksel mekânlar değil, o salonlarda yaşanan hatıralar, iz bırakmış işletmeciler ve sinemacılar da yer alıyor. Peker, hâlen hayatta olan son dönem sinemacılarına da kitabında yer vererek sözlü tarih niteliğinde önemli bir arşiv oluşturdu. Sinema: Bir Dönemin Tek Eğlencesi Televizyonun henüz yaygınlaşmadığı yıllarda sinemanın toplum için en önemli eğlence ve sosyalleşme alanı olduğuna dikkat çeken Peker, kitabıyla okurları geçmişin Bursa’sına götürmeyi hedefliyor. “Bizi hayal dünyasına taşıyan, önümüze farklı dünyalar seren filmlerin oynadığı sinemaları yazdım” diyen Peker, çalışmasının yalnızca bir mekân envanteri değil, aynı zamanda bir kültürel bellek çalışması olduğunu ifade etti. Kent Hafızasına Katkı “Bursa’nın Sinemaları”, kentin sosyal yaşamına, mahalle kültürüne ve kolektif anılarına dair önemli ipuçları sunuyor. Yazlık sinemalarda yıldızlı gecelerde izlenen filmlerden, kışlık salonlardaki gala gösterimlerine; seyyar makinelerle köy meydanlarında kurulan beyaz perdelerden, unutulmaya yüz tutmuş işletmecilere kadar geniş bir panorama sunan eser, Bursa tarihine ilgi duyanlar için önemli bir kaynak niteliği taşıyor. Ekrem Hayri Peker’in 40. kitabı, Bursa’nın kültürel geçmişini gelecek kuşaklara aktarma hedefiyle raflardaki yerini aldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.