Hava Durumu

#Şiddet

Gürsu Haber - Şiddet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Şiddet haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Saadet Partili Altınışık’tan sert uyarı: “Gençler sokaklarda değil, çetelerin gölgesinde büyüyor” Haber

Saadet Partili Altınışık’tan sert uyarı: “Gençler sokaklarda değil, çetelerin gölgesinde büyüyor”

Bursa’da son yıllarda giderek artan gençler arasındaki çeteleşme ve mahalle temelli suç yapılanmaları, siyaset gündemine de girmeye başladı. Saadet Partisi Bursa İl Başkan Yardımcısı Ensari Altınışık, yaptığı sert açıklamayla özellikle büyük şehirlerde hızla yayılan “yeni nesil çeteleşme” olgusuna dikkat çekti. Altınışık, bu sorunun yalnızca bir asayiş meselesi olarak görülmesinin büyük bir hata olduğunu vurgulayarak, Türkiye’nin birçok kentinde gençlerin sosyal medya üzerinden örgütlenen, mahalle bağlarını kullanan ve giderek daha agresif hale gelen grupların içine sürüklendiğini söyledi. “Bugün bazı mahallelerde gençler spor sahalarında değil, çete rekabetinin ortasında büyüyor” diyen Altınışık, yaşanan gelişmelerin toplumda ciddi bir güvenlik ve gelecek endişesi oluşturduğunu ifade etti. “Sokaklarda yeni bir düzen kuruluyor” Altınışık açıklamasında son yıllarda özellikle büyük şehirlerin bazı mahallelerinde çeteleşme eğilimlerinin gözle görülür biçimde arttığını söyledi. Bu yapılanmaların klasik suç örgütlerinden farklı olarak yeni nesil bir örgütlenme biçimi taşıdığına dikkat çeken Altınışık şu ifadeleri kullandı: “Son yıllarda özellikle büyük şehirlerin bazı mahallelerinde gençler arasında çeteleşme eğilimlerinin arttığı görülmektedir. Sosyal medya üzerinden örgütlenen, mahalle bağlarını kullanan ve zaman zaman şiddet olaylarına karışan bu gruplar toplumda ciddi bir endişe oluşturmaktadır.” Altınışık’a göre bu yapılanmalar artık sadece sokak aralarında değil, Instagram, TikTok ve mesajlaşma grupları üzerinden organize oluyor. Mahalle rekabetleri, dijital tartışmalar ve gençler arasında yayılan güç gösterisi kültürü, sokakta gerçek şiddet olaylarına dönüşebiliyor. “Bu yalnızca güvenlik sorunu değil” Saadet Partili Altınışık, çeteleşmenin yalnızca polis operasyonlarıyla çözülebilecek bir mesele olmadığını söyledi. Altınışık’a göre sorunun arkasında derin bir sosyal kırılma bulunuyor. Açıklamasında şu değerlendirmeyi yaptı: “Çeteleşmeyi yalnızca bir güvenlik meselesi olarak görmemek lazım. Bu sorun; yoksulluk, eğitimde fırsat eşitsizliği, işsizlik ve gençlerin gelecek konusunda umutsuz hissetmesi gibi daha derin toplumsal nedenlerden beslenmektedir.” Özellikle dezavantajlı mahallelerde yaşayan gençlerin kendilerini toplumdan dışlanmış hissedebildiğini belirten Altınışık, bu durumun gençleri yanlış aidiyet arayışlarına sürüklediğini söyledi. Altınışık’a göre birçok genç için çeteler: bir aidiyet duygusu, bir korunma mekanizması, ve bazen de kimlik kazanma aracı haline geliyor. Dijital dünya sokaktaki şiddeti büyütüyor Altınışık açıklamasında özellikle sosyal medyanın çeteleşme üzerindeki etkisine dikkat çekti. Günümüzde gençler arasındaki birçok tartışmanın önce dijital ortamda başladığını, ardından sokakta şiddete dönüştüğünü belirten Altınışık şöyle konuştu: “Gençlerin çetelere yönelmesinde sosyal medya ve dijital ortamların önemli bir rol oynadığı görülmektedir. İnternet ortamında başlayan tartışmaların gerçek hayatta şiddete dönüşebildiği örnekler giderek artmaktadır.” Bu durumun yalnızca güvenlik politikalarıyla değil, eğitim ve sosyal politika araçlarıyla ele alınması gerektiğini vurguladı. “Gençlere gelecek sunamazsanız çeteler devreye girer” Altınışık’a göre çeteleşmenin önüne geçmenin tek yolu gençlere gerçek bir gelecek sunmak. Kalıcı çözümün şu alanlarda güçlü politikalar üretmekten geçtiğini söyledi: eğitimde fırsat eşitliği genç istihdamının artırılması spor ve kültür alanlarının yaygınlaştırılması dezavantajlı mahallelere sosyal yatırım yapılması Altınışık şu ifadeleri kullandı: “Kalıcı çözüm; gençlere eğitim, iş ve gelecek umudu sunan politikaların hayata geçirilmesinden geçmektedir.” “Ahlaki ve manevi değerler güçlendirilmeden çözüm olmaz” Saadet Partisi yöneticisi Altınışık açıklamasında yalnızca ekonomik ve sosyal politikaların değil ahlaki ve manevi değerlerin de önemli olduğunu söyledi. Toplumda adalet, merhamet, sorumluluk ve dayanışma gibi değerlerin güçlendirilmesi gerektiğini belirten Altınışık şu değerlendirmeyi yaptı: “Gençlerin ahlaki ve manevi değerlerle yetişmesi toplumsal huzurun temel şartlarından biridir. Bu değerlerin güçlü olduğu bir toplumda suç örgütlerinin gençleri kendilerine çekmesi çok daha zor olacaktır.” “Gençleri yalnız bırakırsak bedelini toplum öder” Altınışık açıklamasını toplumun tüm kesimlerine çağrıyla tamamladı. Gençlerin yalnız bırakılmaması gerektiğini vurgulayan Altınışık şu ifadeleri kullandı: “Gençlerimizi yalnız bırakmamak, onların yanında olmak ve onlara umut verebilmek hepimizin ortak sorumluluğudur. Güçlü bir toplum; gençlerine sahip çıkan, onları doğru yolda destekleyen ve geleceğe güvenle bakmalarını sağlayan bir toplumdur.” Bursa’da tartışma büyüyebilir Ensari Altınışık’ın açıklaması, son dönemde Türkiye genelinde artan gençlik suçları, mahalle çeteleri ve sosyal medya kaynaklı şiddet olayları tartışmasının Bursa ayağını da yeniden gündeme getirdi. Uzmanlar, büyük şehirlerdeki hızlı göç, gelir eşitsizliği ve genç işsizliğinin bu tür yapılanmaları besleyebileceğini belirtiyor. Altınışık’ın sert uyarıları ise şu soruyu gündeme taşıdı: Türkiye yeni bir “sokak çeteleri” dalgasıyla mı karşı karşıya?

“Bizim Duruşumuz Net!” Haber

“Bizim Duruşumuz Net!”

Hürriyetçi Eğitim Sen 2. Olağan Kongresi’nde Sert Mesajlar Verildi: “Bizim Duruşumuz Net!” Bursa – Hürriyetçi Eğitim Sen, Bursa 1 Nolu Şube Başkanı Abit Şenel’in güven tazelediği kongrede açılış konuşmasıyla 2. Olağan Kongresi’ne damgasını vurdu. Sert ve net ifadelerle yapılan konuşmada, eğitim çalışanlarının hakları savunuldu, sendikanın mücadelesine ve ülke genelindeki eğitim sistemine yönelik ciddi eleştirilerde bulunuldu. Şenel, Türkiye’nin zor bir dönemden geçtiğini belirterek, sendika olarak her zaman doğru bildiklerini savunmaya devam edeceklerini ve haksızlık karşısında geri adım atmayacaklarını vurguladı. Kongrede Divan Başkanı Erol Çınar katip Sedat Köroğlu Candan Topçuoğlu üstlenirken sendikanın şube başkanları da hazır bulundu. Hürriyetçi Tarım Orman Sen Genel Başkanı Muzaffer Genç, HÜRSEN İl Temsilcisi Selahattin Gürses ve BİPOLAR Derneği Başkanı Dilek Par selamlama konuşması yaptı. “Sendika, Emekçinin Yanında Durur!” Şenel, açılış konuşmasında, “Hürriyetçi Eğitim Sen, makam sendikacılığı yapmaz. Bizler, emekçinin yanındayız ve haksızlık karşısında her zaman haykıranlardanız. Bugüne kadar geri adım atmadık, bundan sonra da atmayacağız” diyerek sendikal mücadelenin devam edeceğini belirtti. Resen atamalar, özlük haklarındaki kayıplar, liyakatsizlik ve ekonomik adaletsizlikler karşısında Hürriyetçi Eğitim Sen’in en net duruşu sergileyen sendika olduğunu söyleyen Şenel, “Eğitim çalışanlarına yönelik şiddet karşısında hep ayakta durduk, durmaya da devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. “Kimse Bizim Duruşumuzu Sorgulayamaz” Şenel, Türkiye’nin zor bir süreçten geçtiğini belirterek, “Bugün, ülkeyi yönetenler Anayasamızın temel ilkelerini yok saymaya çalışıyor. Laiklik ve Türklük gibi en temel değerleri silmeye çalışanlar var. Eğitim müfredatından Atatürk’ü silmeye çalışanlar var. Bizim buna göz yummamız mümkün değil!” dedi. “Türklük ile sorunu olanlar, laiklikle sorunu olanlar, Atatürk ile sorunu olanlar, eğitim çalışanlarına şiddet uygulayanlar… Bizim bunlarla hiçbir ortak yönümüz yok!” diyerek, bu kişilere karşı olan net tutumlarını bir kez daha gözler önüne serdi. “Atatürk ve Laik Cumhuriyetin Değerlerine Saldırı Kabul Edilemez” Şenel, özellikle son dönemdeki gelişmeleri eleştirerek, “İmralı’daki terörist başına destek verenler, Atatürk’ün mirasını silmeye çalışanlar, bu milletin iradesine karşı çıkanlar, tarih de affetmeyecek, Türk milleti de affetmeyecektir” diyerek sert bir uyarıda bulundu. Ayrıca, Atatürk’ün değerlerinin yok sayılmasına karşı Hürriyetçi Eğitim Sen’in her zaman mücadele edeceğini söyledi. “Bu Seçim Koltuk Yarışı Değil, Bir Mücadele” Kongre, yalnızca bir koltuk yarışına indirgenmedi. Şenel, “Bu seçim, daha güçlü bir teşkilat için, daha kararlı bir mücadele için ve daha gür bir ses için verilen bir karardır” diyerek, kongrenin önemine dikkat çekti. Başkanlık anlayışlarının sadece “yetki” değil, “sorumluluk” olduğunu belirten Şenel, “Bizim için güç değil, emanet var. Bu emaneti omuzlarımızda taşırken tek rehberimiz üyelerimizin iradesi olacak” dedi. “Birlik Olursak Güçlüyüz” Abit Şenel, son olarak, “Birlik olursak gücümüzü ortaya koyarız, inandığımız yolda yürürsek kazanırız. Eğitimin ve eğitimcilerin onurunu savunmak için burada ve kararlıyız” diyerek, tüm üyelerine çağrıda bulundu. “Bugün vereceğiniz destek yalnızca bir isme değil, bir mücadele anlayışına verilmiş olacaktır. Yolumuz açık, irademiz güçlü, mücadelemiz daimdir” diyerek, Hürriyetçi Eğitim Sen’in önümüzdeki yıllardaki kararlılığını ve mücadelesini bir kez daha teyit etti. Eğitim Çalışanlarının Hakları İçin Verilen Kararlı Mesaj Hürriyetçi Eğitim Sen’in 2. Olağan Kongresi’nde verilen mesajlar, eğitim çalışanlarının hakları ve sendikanın mücadele anlayışı açısından oldukça sert ve net bir tutum sergiledi. Hükümete ve eğitim sistemine yönelik eleştirilerde bulunan sendika yönetimi, eğitim çalışanlarının onurunu koruma ve haklarını savunma noktasında kararlı olduklarını bir kez daha vurguladı. Hürriyetçi Eğitim Sen, gelecekteki mücadelesinin her türlü engelleme girişimine karşı aynı kararlılıkla süreceğini belirtti.

“Affedin Bizi… Sizi Okulunuzda Koruyamadık” Haber

“Affedin Bizi… Sizi Okulunuzda Koruyamadık”

Öğretmen Cinayeti Türkiye’yi Yasa Boğdu: Bursa’dan Eğitim Camiasına Dayanışma Ziyareti ve Çarpıcı Mesajlar Türkiye, eğitim camiasını derinden sarsan ve kamuoyunda büyük üzüntü yaratan trajik bir olayın ardından öğretmenlere yönelik şiddeti yeniden tartışmaya başladı. İstanbul’da bir öğrencinin öğretmenini bıçaklayarak öldürmesiyle sonuçlanan saldırı, yalnızca bir cinayet değil; eğitim, toplum ve değerler sistemi üzerine geniş bir tartışmayı da beraberinde getirdi. Bu acı olayın ardından Bursa’da anlamlı bir dayanışma ve taziye ziyareti gerçekleştirildi. Bursa Van İli ve İlçeleri Sosyal Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Asker Karataş ve yönetim kurulu üyeleri, eğitim camiasına başsağlığı dileklerini iletmek ve destek mesajı vermek amacıyla Bursa’daki Milli Eğitim yöneticileriyle bir araya geldi. Türkiye’yi Sarsan Cinayet: Bir Öğretmenin Son Dersi Olay, İstanbul’un Çekmeköy ilçesinde bulunan Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde meydana geldi. 2 Mart tarihinde yaşanan olayda, 17 yaşındaki öğrenci F.S.B., okulda görev yapan biyoloji öğretmeni Fatma Nur Çelik’e bıçaklı saldırıda bulundu. Ağır yaralanan öğretmen, yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Eğitim camiasını yasa boğan bu saldırı, öğretmenlere yönelik şiddetin boyutunu bir kez daha gündeme taşıdı. Öğretmenlerin güvenliği, okul ortamlarının güvenliği ve gençlerin psikososyal durumları üzerine kamuoyunda geniş tartışmalar başladı. Birçok eğitimci ve sivil toplum temsilcisi, bu trajedinin yalnızca bir kriminal olay olarak değerlendirilmemesi gerektiğini, toplumun değerler sistemi, eğitim politikaları ve gençlerin içinde bulunduğu sosyal atmosferin de sorgulanması gerektiğini ifade etti. Bursa’dan Anlamlı Dayanışma: Vanlı Hemşehrilerden Eğitim Camiasına Destek Türkiye’yi sarsan bu acı olayın ardından **Bursa’da faaliyet gösteren Bursa Van İli ve İlçeleri Sosyal Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği, eğitim camiasına destek vermek amacıyla bir taziye ve dayanışma ziyareti gerçekleştirdi. Ziyarete dernek başkanı Asker Karataş başkanlık ederken, heyette akademisyen kimliğiyle tanınan Fikri Pala ile derneğin Milli Eğitimden sorumlu yöneticilerinden Süleyman Süleymanoğlu da yer aldı. Vanlı hemşehri topluluğunu temsilen gerçekleştirilen bu ziyaret, yalnızca bir taziye görüşmesi değil; aynı zamanda eğitim kurumlarında güvenliğin artırılması ve öğretmenlerin korunması konusunda fikir alışverişinin yapıldığı önemli bir temas olarak değerlendirildi. Milli Eğitim Yöneticileriyle Kritik Görüşmeler Dernek heyeti ziyaret kapsamında Bursa’daki eğitim yöneticileriyle bir dizi görüşme gerçekleştirdi. Heyetin görüştüğü isimler arasında şunlar yer aldı: Gürhan Çokgezer – Bursa İl Milli Eğitim Müdürü Metin Sezer – Osmangazi İlçe Milli Eğitim Müdürü Yavuz Bayar – İl Milli Eğitim Teftiş Kurulu Başkanı Mustafa Çelikezen – İl Milli Eğitim Teftiş Kurulu Başkan Yardımcısı Müştak Mustafa Gencer – İl Milli Eğitim Şube Müdürü Görüşmelerde öğretmenlerin güvenliğinin yalnızca idari bir tedbir meselesi olmadığı; toplumun tüm kesimlerinin sorumluluğunda olan bir konu olduğu vurgulandı. Heyet ayrıca okullarda yaşanan şiddet olaylarının önlenmesi için daha güçlü psikososyal destek mekanizmalarının kurulması, rehberlik hizmetlerinin güçlendirilmesi ve aile–okul iş birliğinin artırılması gerektiğine dikkat çekti. Asker Karataş: “Öğretmene Yönelik Şiddet Toplumun Geleceğine Saldırıdır” Ziyaret sırasında açıklamalarda bulunan dernek başkanı Asker Karataş, öğretmenlere yönelik saldırıların yalnızca bireysel bir suç değil, toplumsal bir yara olduğunu vurguladı. Karataş açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Eğitimcilerimiz çocuklarımızı ve gençlerimizi geleceğe hazırlayan en kıymetli emanetçilerimizdir. Yaşanan bu acı olay hepimizin yüreğini dağlamıştır. Bu yalnızca bir öğretmenin kaybı değildir; toplumsal vicdanımızda açılmış bir yaradır. Öğretmene yönelen şiddet, aslında toplumun geleceğine yönelen bir tehdittir.” Karataş, sivil toplum kuruluşlarının da eğitim kurumlarının güvenliği ve öğrencilerin sağlıklı gelişimi konusunda sorumluluk üstlenmesi gerektiğini ifade etti. Sivil Toplumla İş Birliği Mesajı Heyetin ziyaret programı yalnızca Milli Eğitim kurumlarıyla sınırlı kalmadı. Program kapsamında Özbey Tan, Bursa İl Sivil Toplumla İlişkiler Müdürü olarak ziyaret edildi. Görüşmede derneğin yürüttüğü sosyal projeler ve özellikle gençlerin korunmasına yönelik çalışmalar ele alındı. Taraflar, kamu kurumları ile sivil toplum kuruluşları arasında kurulacak güçlü iş birliğinin özellikle gençlerin sosyal gelişimi ve toplumsal farkındalık açısından büyük önem taşıdığı konusunda görüş birliğine vardı. “Bir Öğretmenin Kanı, Bir Milletin Vicdanıdır” Dernek Başkanı Asker Karataş, olayın ardından yaptığı değerlendirmede dikkat çeken ifadeler kullandı. Karataş’a göre yaşanan olay yalnızca bir adli vaka değil; toplumun değerler sistemi ve eğitim yaklaşımı üzerine düşünülmesi gereken bir uyarı niteliği taşıyor. Karataş değerlendirmesinde şu görüşleri dile getirdi: Bir öğretmenin öğrencisi tarafından öldürülmesi, eğitim sisteminin ve toplumsal değerlerin sorgulanmasını gerektiren bir durumdur. Sorun yalnızca bireysel suç değil, ihmaller zinciri ve değer kaybıdır. Gençler anlam arayışı içindedir; ancak çoğu zaman parçalanmış kimlikler ve çelişkili mesajlarla karşı karşıya kalmaktadır. Karataş’a göre bu tür trajedilerin önlenmesi için yalnızca güvenlik önlemlerinin artırılması yeterli değildir. “Bu Bir Asayiş Meselesi Değil, Bir Gelecek Meselesidir” Karataş, okullara kamera yerleştirmenin veya disiplin cezalarını ağırlaştırmanın tek başına çözüm olmayacağını belirterek şu uyarıda bulundu: “Bu mesele sadece güvenlik tedbirleriyle çözülemez. Bu bir istikbal meselesidir, hatta bir beka meselesidir. Değer eğitimi ihmal edildiğinde toplumun geleceği de risk altına girer.” Karataş’a göre eğitim sisteminde şu alanlarda kapsamlı reformlara ihtiyaç var: Müfredatta değerler eğitiminin güçlendirilmesi Kültürel ve medeniyet perspektifinin eğitime entegre edilmesi Öğretmen yetiştirme programlarının yeniden yapılandırılması Okul–aile iş birliğinin güçlendirilmesi Toplumsal Bir Uyarı Eğitimciler ve sivil toplum temsilcileri, öğretmen cinayetinin yalnızca bir trajedi değil; aynı zamanda toplum için ciddi bir uyarı olduğunu vurguluyor. Karataş’ın sözleri bu uyarıyı çarpıcı bir şekilde özetliyor: “Bugün bir öğretmenin kanı yalnızca bir trajediyi değil; aynı zamanda bir uyarıyı da hatırlatıyor. Yangın henüz bütün mahalleyi sarmış değil, fakat duman her yerden yükseliyor.” Dayanışma Mesajı Bursa’da gerçekleştirilen taziye ve dayanışma ziyareti, eğitim camiasının acısının paylaşıldığını ve toplumun farklı kesimlerinin öğretmenlere sahip çıktığını gösteren önemli bir adım olarak değerlendirildi. Ziyaret boyunca verilen en güçlü mesaj ise şu oldu: “Öğretmeni korumak, geleceği korumaktır.”

Bursa'da genç öğretmen kurşunların hedefi oldu! Kent Konseyi'nden açıklama Haber

Bursa'da genç öğretmen kurşunların hedefi oldu! Kent Konseyi'nden açıklama

Bursa'da özel bir okulda öğretmenlik yapan Gizem N., okul önünde eski nişanlısı olduğu iddia edilen kişi tarafından silahla vurulmuştu. Bursa Kent Konseyi Kadın Meclisi tarafından yapılan açıklamada düzenlenen saldırıya sert tepki gösterildi. Bursa'da özel bir okulda öğretmenlik yapan Gizem N, eski nişanlısı olduğu iddia edilen şahıs tarafından saldırıya uğramıştı. Söz konusu saldırı ile ilgili Bursa Kent Konseyi Kadın Meclisi tarafından yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı: Bursa'da özel bir okulda görev yapan bir kadın öğretmenin, okul çıkışında eski sevgilisi tarafından silahlı saldırıya uğraması; kadınların yaşam hakkının bu ülkede ne kadar güvencesiz bırakıldığını bir kez daha gözler önüne sermiştir. Eğitim kurumlarının önü dahi kadınlar için güvenli değilse, neresi güvenlidir? Saldırıya uğrayan öğretmen yaralı olarak Bursa Şehir Hastanesi'ne kaldırılmıştır. Kendisine acil şifalar diliyor, en kısa sürede sağlığına kavuşmasını temenni ediyoruz. Kadınlar en yakınlarındaki erkekler tarafından, ayrılmak istedikleri için, kendi hayatlarına dair karar aldıkları için, "hayır" dedikleri için hedef alınmaktadır. Şiddet münferit değildir; sistematiktir. Uygulanan cezasızlık politikaları, iyi hal ve haksız tahrik indirimleri, etkin koruma mekanizmalarının işletilmemesi; failleri cesaretlendirmekte, kadınları ise yalnız bırakmaktadır. Bu ülkede kadınlar için hayatta kalmak neredeyse devrim niteliğinde bir direnişe dönüşmüştür. Yetkililere sesleniyoruz: Kadınların yaşam hakkını korumak devletin en temel sorumluluğudur. Önleyici tedbirler etkin uygulanmalı, şiddet faillerine yönelik caydırıcı ve tutarlı cezalar verilmelidir. Koruma kararları kağıt üzerinde kalmamalı, kadınlar şikâyet ettikleri anda değil, şiddetin ilk sinyallerinde korunmalıdır. Bursa Kent Konseyi Kadın Meclisi olarak bizler susmayacağız. Bir kadının daha eksilmesine, şiddetin normalleşmesine, cezasızlığın kural haline gelmesine izin vermeyeceğiz. Kadınların özgürce, korkmadan yaşayabildiği bir ülke mümkün -- ve bu mücadeleyi büyütmek hepimizin sorumluluğudur.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.