Hava Durumu

#Sgk

Gürsu Haber - Sgk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sgk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

“Memur Emeklisi İsyanda: ‘Hakkımız Olan Maaşın Yarısını Alıyoruz!’” Haber

“Memur Emeklisi İsyanda: ‘Hakkımız Olan Maaşın Yarısını Alıyoruz!’”

Seyyanen Zam Krizi Büyüyor: Hukuk, Sistem ve Gerçekler Karşı Karşıya Türkiye’de milyonlarca memur emeklisini ilgilendiren maaş tartışması giderek daha sert bir zemine kayıyor. Özellikle “seyyanen zam”ın emekli maaşlarına yansıtılmaması, sosyal medyada büyüyen bir hak arayışına dönüşürken; konu artık sadece ekonomik değil, aynı zamanda hukuki ve sistemsel bir kriz olarak değerlendiriliyor. Memur emeklileri, kazanılmış haklarının yok sayıldığını savunurken; bazı uzmanlar ise mevcut sistemin zaten bu şekilde işlediğini ve yapılan itirazların hukuki zemininin tartışmalı olduğunu dile getiriyor. “Kanun Açık” Diyenler: ‘Memura Ne Veriliyorsa Emekliye de Verilmeli’ Hak arayışında olan emekliler, dayanak olarak Anayasa ve ilgili mevzuatı gösteriyor. Özellikle: 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu çerçevesinde, memura yapılan artışların emekliye de yansıtılması gerektiği savunuluyor. Emekliler bu durumu şu sözlerle özetliyor: “Biz ayrıcalık değil, kanunun bize verdiği hakkı istiyoruz. İkramiye değil, sadaka değil; alın terimizin karşılığını talep ediyoruz.” Karşı Görüş: “Sistem Baştan Böyle Kuruldu” Ancak bu iddialara karşı çıkan ve kendisi de emekli olduğunu belirten kesimler, tartışmaya farklı bir boyut getiriyor. Bu görüşe göre: Emekli maaşları doğrudan hükümet tarafından değil, SGK ve Emekli Sandığı sistemi üzerinden belirleniyor. Maaşlar, memurun görevdeyken sahip olduğu unvan ve keseneğe tabi gelirleri üzerinden hesaplanıyor. Tazminat, ek ödeme ve seyyanen zam gibi kalemler keseneğe tabi olmadığı için emekli maaşına yansımıyor. Bu görüşü savunanlar net konuşuyor: “Bugün tartışılan şey yeni değil. Bu sistem yıllardır böyle işliyor. Değişmesini istiyorsanız yeni yasa gerekir.” Oran Tartışması: Gerçekten Kayıp mı Var? Tartışmanın bir diğer boyutu ise maaş bağlama oranları. Geçmişte %75 seviyelerinde olan aylık bağlama oranlarının bugün %50’lere kadar gerilediği eleştirisi yapılırken, karşı görüş bunun eksik bir değerlendirme olduğunu savunuyor: “Bugünkü oranlar tek başına kıyaslanamaz. Memur maaş yapısı değişti. Bazı kalemler artırıldı ama keseneğe dahil edilmedi. Bu da emekli maaşını etkiledi.” “Ek Ödeme Var” Argümanı Sistemi savunanlara göre emeklilere zaten çeşitli ek ödemeler yapılıyor: %4 oranındaki eski vergi iadesi sistemi %6 oranındaki ilave ödeme Toplamda yaklaşık %10’luk bir ek ödemenin hâlâ emekli maaşlarına yansıdığı ve bunun e-Devlet sisteminde görülebildiği ifade ediliyor. Emekliler Ne Diyor? “Bu Teknik Açıklamalar Açlığı Durdurmuyor” Ancak sahadaki emekli için bu teknik detayların pek bir anlamı yok. Artan hayat pahalılığı karşısında maaşların eridiğini belirten emekliler, durumu çok daha sert ifadelerle dile getiriyor: “Sistem böyleydi demek çözüm değil. Biz bugün geçinemiyoruz. Maaşımız yarıya düştü. Her yerden darbe yiyoruz.” “Domino Etkisi” Uyarısı: Sistem Çöküyor mu? Seyyanen zamın emeklilere yansıtılmaması, bazı kesimler tarafından “domino etkisi” olarak tanımlanıyor. İddiaya göre: Aktif memur ile emekli arasındaki maaş farkı açılıyor Sistem içindeki denge bozuluyor Emeklilik cazibesini kaybediyor Kamu personel rejimi uzun vadede zarar görüyor Bu görüşü savunanlar oldukça sert: “Bu sadece bir maaş meselesi değil. Bu, sistemin çöküşüdür.” Siyasi Eleştiri: “Sorun Biliniyor Ama Çözüm Yok” Tartışma giderek siyasi bir boyut da kazanıyor. Emekliler, iktidarın sorunu görmesine rağmen çözüm üretmediğini iddia ediyor: “Mesele bilinmiyor değil. Ama tercih edilmiyor. Çünkü emekliden tasarruf ediliyor.” Daha Derin Sorun: “Adalet ve Liyakat” Konu yalnızca maaş tartışmasıyla sınırlı kalmıyor. Sisteme yönelik güven kaybı da açık şekilde dile getiriliyor: Atamalarda liyakat tartışmaları Gençlerin geleceğe dair kaygıları Kamu sistemine olan güvenin zayıflaması Bu noktada eleştiriler daha da sertleşiyor: “Adalet ve liyakat olmadan hiçbir hak iadesi olmaz. Sorun maaş değil, sistem sorunu.” ÇÖZÜM NEREDE? Ortaya çıkan tablo net: Emekliler hak kaybı yaşadığını düşünüyor Sistem savunucuları mevcut yapının hukuka uygun olduğunu söylüyor Çözüm ise ancak yeni bir yasal düzenleme ile mümkün görünüyor “Bu Tartışma Daha Büyüyecek” Memur emeklisinin maaş meselesi artık bireysel bir serzeniş olmaktan çıkmış durumda. Ekonomik krizle birleşen bu sorun, önümüzdeki süreçte hem hukuki hem de siyasi açıdan daha büyük bir tartışmanın fitilini ateşleyecek gibi görünüyor. Çünkü mesele sadece maaş değil; güven, adalet ve gelecek meselesi.

Fatih Yeniay’dan Sert Açıklama: Haber

Fatih Yeniay’dan Sert Açıklama:

Bursa – Çıraklık ve Staj Sigortası Mağdurları Derneği Başkanı Fatih Yeniay, emekçilerin haklarının savunulmasında yaşanan büyük adaletsizliği ve sessizliği sert sözlerle eleştirdi. Yeniay, “Emeğin temsilcisi olduğunu iddia edenler, çocuk yaşta sömürülen bir neslin hakkı söz konusu olduğunda dut yemiş bülbüle dönüyor. Bizim alın terimiz, sizin siyasi hesaplarınıza sığmaz. Sessizlik her zaman rıza değildir, bazen büyük bir fırtınanın habercisidir ve biz o fırtınayı hak arama meydanlarında estirmeye kararlıyız” dedi. Fatih Yeniay, Çıraklık ve Staj Sigortası mağdurlarının hak arayışının son derece haklı bir mücadele olduğunu belirterek, “Bizim sesimiz duyulmadan, alın terimiz hiçbir zaman değer kazanamayacak. Emeğiyle geçinen, geleceğini kurmaya çalışan bu gençlerin hakkı söz konusu olduğunda, gözler neden kör oluyor? Bu sessizliğe bir son vermek, emekçilerin yanında durmak, tüm sendikaların sorumluluğudur. Sendikalar susmasın, işçinin evladının hakkını savunmak için daha neyi bekliyorsunuz?” şeklinde sert sözlerle uyardı. “Stajyer ve Çırakların Sigorta Başlangıcı Verilsin!” Yeniay, özellikle stajyer ve çıraklık sistemine yönelik taleplerini ise şu şekilde dile getirdi: “SGK numaramız var, tescil tarihlerimiz var, SGK kartlarımız var ve e-devlette ilk işe giriş tarihimizi gösteriyor. Ancak bu, bizim sigorta başlangıcımızın tam anlamıyla kayda geçmesi için yeterli değil. Staj ve çıraklık dönemi sigorta başlangıcı olarak kabul edilmeli ve tam sigorta hakkımız verilmelidir!” Yeniay, “Stajyer ve çırakların hakları, hiçbir şekilde göz ardı edilemez. Bu gençler, devlete emek vermiş, sigorta sicil kartı almış ve o dönemde çalışmış olan bireylerdir. Onların çalışma hayatında olduğu gibi, sosyal güvenlik haklarının da doğru bir şekilde verilmesi gerekir” dedi. Sosyal Devlete Güveniyoruz, Çözüm İradesi İstiyoruz Yeniay, hükümete ve yetkililere yönelik net bir çağrı yaparak, “Sosyal Devlet anlayışına güveniyoruz ve bu sorunun çözülmesi için bir an önce harekete geçilmesini bekliyoruz. Eğer politikalar gerçekten paydaşlarla belirlenecekse, Türkiye’nin en büyük sivil toplum hareketlerinden biri olan federasyonumuzun talepleri bu masanın başköşesinde yer almalıdır. Bu mesele, sadece bir rakam değil, bir neslin devlete olan güveninin sınavıdır. 1986 yılında çıkarılan 3308 sayılı kanunun yarattığı boşluk, artık taşınamaz bir yük haline gelmiştir. Bu boşluğu doldurmak, devletin sorumluluğundadır!” “Bundan Sonra Geri Adım Atmak Yok!” Fatih Yeniay, Türkiye’deki staj ve çıraklık mağdurlarının adalet mücadelesinin sadece bireysel bir hak talebi olmadığını, aynı zamanda “bu mesele, Türkiye’nin en büyük sosyal adalet sınavıdır. Çıraklık ve staj döneminde sigortalı sayılmayan milyonlarca vatandaşın hakkı söz konusudur. 1986’dan beri süregelen mağduriyetin son bulması gerektiğini bir kez daha Beştepe’ye seslenerek dile getiriyoruz. Bu, sadece gençlerin sigorta haklarının teslimi değil, aynı zamanda Türkiye’nin tüm sosyal güvenlik sisteminin doğru bir şekilde işlemesi meselesidir” dedi. "Devletin Çıraklarına Verdiği Sigorta Sicil Kartı, Bir Vaat Değil, Bir Haktır!" Yeniay, son olarak şunları söyledi: “Devletin çıraklarına verdiği sigorta sicil kartları, bir vaat değil, bir haktır! Bu hak, yıllardır ihmal edilmiş ve görmezden gelinmiştir. Ancak, biz bu haksızlığı çözmek için sonuna kadar mücadele edeceğiz. Bu işin peşini bırakmayacağız. Biz, devletin ciddiyetine ve çözüm iradesine inanıyoruz. Çırakların özlük haklarının teslim edilmesi gerektiğini haykırmaya devam edeceğiz” diyerek kararlı duruşlarını yineledi. "Bu Mesele Sadece Sayılarla İlgili Değil, Bir Neslin Geleceğiyle İlgili" Son olarak, “Bundan sonra geri adım atmak yok! Bu mesele sadece rakamlarla ilgili değil, bir neslin geleceği, devletine olan güvenidir. Milyonların hakkı gasp edilemez. Biz, hak arama yolunda kararlılıkla ilerleyeceğiz ve bir gün bu adaletsizliğin son bulacağına inanıyoruz. Bizim mücadelemiz, emek ve adalet mücadelesidir. Ve bu mücadelenin sonunda kazanan, emeğin ve adaletin kendisi olacaktır!” şeklinde sert bir mesaj verdi. Çıraklık ve Staj Sigortası Mağdurları Derneği Başkanı Fatih Yeniay, bu haklı mücadelesinin bir an bile olsun duraksamadan süreceğini ve tüm mağduriyetlerin ortadan kaldırılması için kararlılıkla hareket etmeye devam edeceklerini vurguladı. Milyonların ortak kaderini etkileyen bu kritik mesele, artık Türkiye’nin en önemli sosyal adalet konularından birine dönüşmüş durumda. Çıraklık ve staj sigortası mağdurlarının hak arayışları, tüm kamuoyunun dikkatini çekerken, devletin çözüm üretmesi gerektiği konusunda kararlı bir duruş sergileyen Yeniay, “Emeğimize sahip çıkılmadığı sürece, bu fırtına hiçbir zaman dinmeyecek” diyerek mücadelesine devam edeceğini açıkladı.

Emeklilikte Adalet Mücadelesi: Gürkan Şimşek'ten Sert Çıkış! "Adaletsizlik Karşısında Duruşumuzu Değiştirmeyeceğiz" Haber

Emeklilikte Adalet Mücadelesi: Gürkan Şimşek'ten Sert Çıkış! "Adaletsizlik Karşısında Duruşumuzu Değiştirmeyeceğiz"

Bursa - Emeklilikte Adalet Arayanlar Derneği Bursa İl Başkanı Gürkan Şimşek, adalet talebinde bulunan milyonlara seslenerek, kademeli emeklilik düzenlemesi yapılmadan EYT sorununu çözülmüş saymanın mümkün olmadığını ve bu adaletsizliğin sürmesinin kabul edilemez olduğunu vurguladı. Gürkan Şimşek, 08 Eylül 1999 sonrası emeklilik hakkı kazanan, ancak sonradan değişen düzenlemelerle mağdur edilen milyonlarca çalışanın haklarını savunmaya devam ettiklerini belirterek, "Adaletsizliğin karşısında duruşumuzu değiştirmeyeceğiz, ne olursa olsun sonuna kadar bu mücadelenin peşinden gideceğiz!" dedi. Şimşek, "Emeklilikte Adalet mücadelesi, birkaç kişinin dile getirdiği bir mesele olmaktan çok daha fazlasıdır. Bugün milyonlar konuşuyor ve sesleri günden güne daha da büyüyor. Bu tesadüf değil, bu sabrın, emeğin ve kararlılığın sonucudur" diye sözlerine devam etti. "Bu Adaletsizlik Tolerans Kabul Etmiyor" 1999 sonrasında yaşanan mağduriyetlerin devletin çeşitli platformlarında dile getirildiğini belirten Şimşek, "Emeklilikte Adalet talebimiz, yıllardır her platformda dile getirildi. Bu ses, yalnızca birkaç kişinin başlattığı bir çığlık değildi. Dosyalar hazırlandı, raporlar sunuldu, milletvekilleriyle görüşmeler yapıldı, genel başkanlarla toplantılar gerçekleştirildi. Ama sonuç değişmedi. Bugün milyonlarca kişi aynı çığlığı haykırıyor" dedi. Şimşek, bu mücadelenin başından itibaren tek bir hedeflerinin olduğunu vurgulayarak, "Emeklilikte adalet istiyoruz! Bu sadece bir talep değil, bu bir adalet meselesidir! Bizler, 1999 öncesi işe girenlere tanınan hakların, 2000 sonrası sigortalı olarak çalışan emekçilere de verilmesi gerektiğini savunuyoruz" şeklinde konuştu. "Haklı Mücadelemiz Asla Durmaz" Son yıllarda, EYT (Emeklilikte Yaş Tespiti) düzenlemesinin hayata geçirilmesinin ardından, Şimşek, "2000 sonrası SGK girişli emekçilerin kademeli emeklilik sorunu çözülmeden EYT meselesi tamamlanmış sayılmaz. Bir günle 17–20 yıl kayba uğrayan milyonların sorunları, göz ardı edilemez. Kademeli emeklilik sağlanmadan sosyal güvenlikte adalet tam anlamıyla tesis edilmiş olmaz" ifadeleriyle tepki gösterdi. "Adaletin Tesis Edilmesi İçin Mücadeleye Devam Ediyoruz" Şimşek, "Bu meselenin çözümü, bir günde yapılacak bir düzenleme değil. Ancak artık hedef görünüyor. Milyonlarca insan bu adaletsizliğin giderilmesini bekliyor ve biz bu süreci her adımda büyüterek sürdüreceğiz. Emeklilikte adalet sağlanana kadar, durmak yok!" diyerek, mücadelenin devam edeceğini ve geri adım atılmayacağını yineledi. "Duruşumuzu Asla Değiştirmeyeceğiz" Gürkan Şimşek, son olarak şu sert ifadeleri kullandı: "Bir günle 17-20 yıl kayba uğrayan emekçilerin mağduriyetini görmezden gelmek, devletin adalet anlayışına ve insan haklarına tamamen aykırıdır. Bizim duruşumuz, bu adaletsizliğin ortadan kaldırılması yönündedir. Kademeli emeklilik düzenlemesi yapılana kadar bu mücadele sona ermeyecek. Bunu herkes bilsin!" Mücadele Her Geçen Gün Daha Büyüyor Bursa'da yapılan basın açıklamaları ve mitinglerle seslerini duyurmaya devam eden Emeklilikte Adalet Arayanlar Derneği üyeleri, bu adaletsizliğin son bulması için kararlılıklarını yineledi. Her geçen gün sayılarının arttığını belirten Şimşek, "Bu mesele sadece bir grup insanın sorunu değil, Türkiye'nin sorunudur. Emeklilikte Adalet Derneği çatısı altında, bu yolun sonuna kadar peşinden gitmeye kararlıyız" dedi. Adalet Zamanı Geldi Bugün artık Türkiye’de her köşeden, her platformdan ve her sokaktan sesler yükseliyor. Kademeli emeklilik düzenlemesi, Türkiye'nin en önemli sosyal adalet meselelerinden birine dönüşmüş durumda. Bu sorunun çözülmesi, sadece bir hak talebi değil, aynı zamanda Türkiye'nin adalet anlayışının test edilmesidir. Ve unutmamalıyız: Haklı mücadeleler er ya da geç kazanır!

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.