Hava Durumu

#Şehitlik

Gürsu Haber - Şehitlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Şehitlik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Zafer Partisi Lideri Özdağ: Emekliler 12 ay oruç tutuyor Haber

Zafer Partisi Lideri Özdağ: Emekliler 12 ay oruç tutuyor

Özdağ, açıklamasının başında bayramın anlamının yoksulluk ve geçim sıkıntısı nedeniyle kaybolduğunu vurguladı: “Evet, bir ay sürer Ramazan ayı ve oruç tutarız. Ama AK Parti iktidarının ekonomik politikaları milleti 12 ay oruç tutmaya zorluyor. 32 bin TL açlık sınırının altında 20 bin lira maaşla geçinmeye çalışan milyonlarca insan yaşıyor. 17 milyon emekli, dul ve yetim 20 bin lira ve altında maaşla geçinmeye çalışıyor ve bu insanlara bayram harçlığı olarak 4 bin lira öneriliyor.” Özdağ, emeklilerin bayram harçlığına muhtaç edilmemesi gerektiğini belirterek, “Aslında harçlığı alması gerekenler bütün ömürleri boyunca yasalara saygılı, topluma katkı verecek şekilde çalışan emekliler değil. Emekliler bu harçlığı kendi çocuklarına ve torunlarına verebilecek durumda olmalılar” dedi. “Şehitlik önünden geçebiliyorlar mı?” Bayramın ikinci günü Cebeci Şehitliği’ni ziyaret ettiğini belirten Özdağ, şehit yakınlarının yaşadığı acıya dikkat çekti. Terörle müzakere sürecini yürütenleri hedef alan Özdağ, şu soruyu yöneltti: “Çok merak ediyorum, o gün şehitlikten de sordum, ‘Terörsüz Türkiye’ diyerek terör örgütüyle müzakere yapanlar, terör örgütünün kurucu lider, önder olarak gösterilenler acaba şehitliklerin önünden geçebiliyorlar mı, şehit yakınlarıyla, gazilerimizle bayramlaşabiliyorlar mı, konuşabiliyorlar mı? Orada evladının mezarının başında herhalde yiyebileceğiniz en acı şekeri veya çikolatayı gelenlere ikram eden annelerin yanına gidip baş sağlığı dileyebiliyorlar mı? Hiç zannetmiyorum. Ancak meydanı boş, memleketi de sahipsiz zannetmemeleri lazım.” Nevruz tartışması: “Bölücü ihanet yaygarası” Özdağ, son Nevruz kutlamalarında yaşananları sert sözlerle eleştirdi. Terör örgütü yandaşlarının Nevruz’u bir propaganda aracına dönüştürdüğünü savunan Özdağ, “Bu Nevruz’da gördük, iktidarın politikalarından cesaret alan bölücü örgüt yandaşları Türkiye’nin her yanında Nevruz’u değil, terör örgütünün ve terör örgütünün elebaşının Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne ve iktidara dayatmış olduğu şartların kabulünün kutlamasını yaptılar” dedi. Nevruz alanlarında Türk bayrağının bulunmadığını, bölücü flamaların ve Öcalan posterlerinin asıldığını belirten Özdağ, “Sizin terörsüz Türkiye’niz böyle mi kurulacak? Bizim terörsüz Türkiye’den anladığımız, terörün ortadan kalktığı bir Türkiye, sizin terörsüz Türkiye’den anladığınız, dağlarda yok edilen terör örgütünün şimdi şehirlerde, meydanda ve mecliste hâkim hale gelmesi anlaşılan” ifadelerini kullandı. “Üniversiteli gençlere ters kelepçe, PKK’lılara şefkat” İktidarın terör örgütü yandaşlarına gösterdiği müsamahayla, hukuk devleti talebiyle yürüyen gençlere yönelik tutum arasındaki çelişkiye dikkat çeken Özdağ, şöyle konuştu: “Üniversiteli gençler ‘Anayasa, hukuk devleti ve demokrasi’ diyerek Türk bayraklarıyla yola çıktıklarında bunları yakalıyorsunuz, ters kelepçeyle gözaltına alıyorsunuz, gözlerine gaz sıktırıyorsunuz ve mahkemeye sevk ediyorsunuz da bu PKK yandaşlarına, terör sevicilere gösterilen şefkat nereden geliyor?” Kara Harp Okulu teğmenleri ve Ebru Eroğlu davası Özdağ, 30 Ağustos 2024’te Kara Harp Okulu mezuniyet töreninde “Mustafa Kemal’in askeriyiz” diyen 5 teğmenin TSK’dan ihraç edilmesini de gündeme taşıdı. Dönem birincisi Topçu Teğmen Ebru Eroğlu’nun davasının reddedildiğini, kararın 13 Mart’ta açıklanmasını “garip bir tesadüf” olarak nitelendirdi: “13 Mart’ın özelliği nedir? 13 Mart’ın özelliği, Mustafa Kemal’in Harbiye’ye giriş tarihi ve Harbiyelilerin geleneksel yoklamada ‘1283 içimizde’ diyerek haykırdıkları gün olmasıdır. Tabii ki 1283 sadece Harbiyelilerin içinde değil arkadaşlar. 1283 bütün Zafer Partililerinin içinde. 1283 bütün büyük Türk milletinin içindedir.” Özdağ, Ebru Teğmen’in mahkemede yaptığı konuşmadan bir bölümü paylaşarak, “Bu subaylarımızın da genç kardeşlerimizin de merak etmemesini istiyorum. Hak ettikleri üniformaya bir gün Türk adaleti aracılığıyla muhakkak kavuşacaklardır” dedi. Dış politika ve füze savunması: “İncirlik neden Patriot’la korunuyor?” Özdağ, ABD-İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sonrası Türkiye’nin füze savunma kapasitesine ilişkin sorularını da yineledi. Türkiye’nin yüksek irtifa füze savunmasını sadece NATO’ya mı ihale ettiğini sorgulayan Özdağ, şu soruları sıraladı: “Balistik ve hipersonik füzeleri görecek, tespit edecek, izleyecek son teknoloji ürünü radar sistemlerimiz hangileridir? Bu radar sistemlerimiz Türkiye’nin hava sahasını aktif olarak kontrol etmekte midir? Balistik ve hipersonik füzeleri önleyecek milli füze savar bataryalarımız var mı ve kullanıyor muyuz? Eğer var ve kullanımda ise İncirlik ve Kürecik için NATO ülkelerinden neden patriot füzeleri getiriliyor? Neden bizim milli füze savunma sistemlerimiz İncirlik’i ve Kürecik’i korumuyor?” Özdağ ayrıca, Yunanistan’ın Semadirek Adası’na Patriot sistemleri yerleştirmesinin Balıkesir, Bandırma ve Eskişehir’deki hava üslerini tehdit ettiğini belirterek, hükümetin bu konuda bir adım atıp atmadığını sordu. Karadeniz’de tanker saldırısı ve gazetecilere gözaltı Özdağ, İstanbul Boğazı’na 26 kilometre kala bir tankere düzenlenen saldırıya ilişkin de değerlendirmede bulundu. Saldırının İran’la ilgisinin olmadığından emin olduklarını belirten Özdağ, “Eğer önümüzdeki saatlerde birileri çıkıp bir provokasyon girişimi olarak böyle bir haber sunarsa içeriden veya dışarıdan Türk milleti buna inanmaz” dedi. Saldırının daha önce Türk Akım’ına saldıran güçler tarafından gerçekleştirilmiş olabileceğini ifade etti. Son dönemde gazetecilere yönelik gözaltı ve tutuklamaları da eleştiren Özdağ, “Türkiye’de artık bağımsız bir yargı yok. Bağımsız bir yargı olmadığı için de iktidarın bazı yargı organlarını çok etkili bir şekilde muhalefeti kontrol altına almak, baskı altında tutmak için kullandığına şahit oluyoruz” dedi. ABD Büyükelçisi Barrack ve tapu iddiaları ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack’ın aynı zamanda Suriye Özel Temsilcisi olarak atanmasını “vahim” olarak nitelendiren Özdağ, “Washington’un Afganistan-Pakistan’a baktığı gibi Türkiye-Suriye’ye baktığının en somut göstergesidir” yorumunu yaptı. Adalet Bakanı Akın Gürlek’le ilgili tapu iddialarına ilişkin ise Özdağ, iddiaları ciddi bulduğunu ve konunun mahkemeye taşınmasını olumlu karşıladığını söyledi. “Zafer Partisi iktidarı Türk milletinin iktidarı olacak” Açıklamasının sonunda Zafer Partisi’nin iktidar hedefini yineleyen Özdağ, “Terörle müzakere değil, kesin sonuçlu mücadele gerçekleştireceğiz, huzur ve güvenliği sağlayacağız, birlik ve beraberliğimizi de pekiştireceğiz. Zafer iktidarı Türk milletinin iktidarı olacak” ifadelerini kullandı.

Unutulan her şehit, kaybedilen bir hafızadır! Haber

Unutulan her şehit, kaybedilen bir hafızadır!

Geçmiş dönem MHP Büyükşehir Belediyesi Sözcüsü İhsan Bilgili, Bursa’nın kurtuluş mücadelesinin en kritik ve en fazla ihmal edilen noktalarından biri olan Hacivat Köprüsü’ndeki şehitler konusunda dikkat çeken, kapsamlı ve çarpıcı bir açıklamada bulundu. Bilgili, Bursa’nın Bursa’nın Kurtuluşu sırasında yaşanan bu tarihi çatışmanın yeterince görünür kılınmadığını belirterek, “Bu şehir, tarihine sahip çıktığı ölçüde güçlüdür; unutulan her şehit, kaybedilen bir hafızadır” dedi. Bilgili açıklamasında, 11 Eylül 1922 günü geri çekilen Yunan birlikleri ile Türk ordusu arasında Hacivat Köprüsü civarında yaşanan çatışmanın, Bursa’nın kurtuluş sürecinde dönüm noktalarından biri olduğunu vurguladı. Bu çatışmada 11 ila 14 Türk askerinin şehit düştüğünü hatırlatan Bilgili, “Bu rakamlar sadece bir sayı değildir; her biri bir ailenin evladı, bu vatanın teminatıdır” ifadelerini kullandı. Bursa’nın işgalden kurtuluş sürecinin yalnızca bir askeri başarı değil, aynı zamanda büyük bir fedakârlık destanı olduğuna işaret eden Bilgili, Türk Kurtuluş Savaşı yıllarında verilen mücadelenin yerel ölçekteki en somut örneklerinden birinin Hacivat Köprüsü’nde yaşandığını dile getirdi. “O gün orada verilen mücadele, Bursa’nın yeniden Türk yurdu olarak ayağa kalkmasının sembollerinden biridir” dedi. Şehitlerin hatırasının yaşatılması konusunda eksiklikler olduğuna dikkat çeken Bilgili, Bursa’da bulunan İstiklal Savaşı Şehitleri Anıtı’nın önemli bir işlev gördüğünü ancak Hacivat Köprüsü özelinde daha somut ve yerinde bir düzenlemeye ihtiyaç duyulduğunu belirtti. “Olayın yaşandığı yerde, yani Hacivat Köprüsü çevresinde, o gün toprağa düşen kahramanlarımızın hatırasını yaşatacak bir şehitlik yapılması artık bir tercih değil, tarihi bir sorumluluktur” diye konuştu. Her yıl 11 Eylül’de gerçekleştirilen kurtuluş etkinliklerinin bu şehitlikte başlamasının anlamını daha da güçlendireceğini ifade eden Bilgili, “Törenler elbette kıymetlidir; ancak mekânsal hafıza oluşturulmadan bu bilinç kalıcı hale getirilemez. İnsanlar o toprakta ne yaşandığını görmeli, hissetmeli” dedi. Bilgili açıklamasının devamında, yerel yönetimlere ve ilgili kurumlara çağrıda bulunarak, bu alanın tarihsel kimliğine uygun şekilde düzenlenmesi gerektiğini belirtti: “Bursa gibi köklü bir şehirde, böylesine önemli bir çatışmanın yaşandığı noktanın sıradan bir alan gibi kalması kabul edilemez. Hacivat Köprüsü, sadece bir ulaşım noktası değil, aynı zamanda bir şehadet mekânıdır.” Açıklamasının sonunda Bursa kamuoyuna da seslenen Bilgili, milli hafızanın korunmasının ortak bir sorumluluk olduğunun altını çizdi: “Bu şehirde yaşayan herkes, o gün can veren kahramanlara bir vefa borcu taşımaktadır. Hacivat Köprüsü’ne yapılacak bir şehitlik, sadece geçmişe saygı değil, geleceğe bırakılacak en kıymetli miraslardan biri olacaktır.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.