Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Şehirleşme

Gürsu Haber - Şehirleşme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Şehirleşme haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

“İnegöl Büyüyor Ama Sorunlar da Derinleşiyor” Haber

“İnegöl Büyüyor Ama Sorunlar da Derinleşiyor”

DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk, İnegöl İlçe Başkanı Onur Metinbaş ve ilçe yönetiminin ev sahipliğinde gerçekleştirilen geniş katılımlı yönetim kurulu ve faaliyet değerlendirme toplantısına katıldı. Toplantıda hem teşkilat çalışmaları hem de İnegöl’ün giderek büyüyen sorunları kapsamlı şekilde ele alındı. DEVA Partisi Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Yasin Gök’ün de katıldığı programda, İnegöl’ün kronikleşen altyapı, trafik, hava kirliliği ve şehirleşme sorunları sert ifadelerle gündeme taşındı. Toplantının ardından açıklamalarda bulunan DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk, İnegöl teşkilatının sahada aktif ve çözüm odaklı çalışmalar yürüttüğünü belirterek birlik ve koordinasyon mesajı verdi. Tayfun Öztürk: “İnegöl Teşkilatımız Güçlü Bir Çalışma Ortaya Koyuyor” İlçe Başkanı Onur Metinbaş ve yönetimine teşekkür eden Tayfun Öztürk, toplantının son derece verimli geçtiğini ifade etti. Öztürk açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “İnegöl İlçe Başkanımız Sayın Onur Metinbaş ve yönetiminin düzenlemiş olduğu yönetim kurulu toplantımızı ve hedefler-faaliyetler değerlendirme programımızı gerçekleştirdik. Katılımlarıyla bizleri mutlu eden tüm il ve ilçe yönetimimize, ayrıca Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyemiz Sayın Yasin Gök’e teşekkür ediyorum. İnegöl’de vatandaşın sorunlarını yerinde dinleyen, çözüm üreten ve sahada aktif çalışan bir teşkilat anlayışıyla yolumuza devam ediyoruz.” Toplantıda önümüzdeki döneme ilişkin siyasi çalışmalar, saha organizasyonları, vatandaş buluşmaları ve İnegöl’ün temel sorunlarına yönelik çözüm önerileri üzerinde değerlendirmelerde bulunulduğu öğrenildi. Onur Metinbaş’tan Sert Çıkış: “İnegöl Kontrolsüz Büyümenin Bedelini Ödüyor” Toplantının en dikkat çeken bölümü ise DEVA Partisi İnegöl İlçe Başkanı Onur Metinbaş’ın yaptığı kapsamlı değerlendirme oldu. Metinbaş, İnegöl’ün yıllardır çözüm bekleyen temel sorunlarının artık görmezden gelinemeyecek seviyeye ulaştığını belirterek mevcut yönetim anlayışını sert sözlerle eleştirdi. İnegöl’ün plansız büyümenin yükünü taşıdığını söyleyen Metinbaş, özellikle yoğun göç ve sanayi baskısının ilçede yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürdüğünü ifade etti. “İnegöl sürekli büyüyor deniliyor ama bu büyüme plansız, altyapısız ve kontrolsüz şekilde ilerliyor. Nüfus artıyor ama yollar aynı, otoparklar yetersiz, hava kirleniyor, insanlar nefes almakta zorlanıyor. Şehir büyüyor ama yaşam kalitesi geriliyor.” dedi. “İnegöl Bursa’nın En Kirli Havasına Sahip İlçelerden Biri” İlçede özellikle kış aylarında hava kirliliğinin ciddi boyutlara ulaştığını vurgulayan Metinbaş, İnegöl’ün Bursa genelinde hava kalitesinin en düşük olduğu bölgeler arasında yer aldığını söyledi. Sanayi yoğunluğu ve plansız yapılaşmanın çevresel baskıyı artırdığını belirten Metinbaş: “İnsanlar artık camını açamıyor. Kış aylarında hava kalitesi ciddi seviyede düşüyor. Sanayi üretimi elbette önemlidir ancak insan sağlığını tehdit eden bir düzen sürdürülebilir değildir. İnegöl’ün temiz hava hakkı göz ardı edilemez.” ifadelerini kullandı. “Trafik ve Otopark Sorunu Çileye Dönüştü” İnegöl’de her geçen gün büyüyen trafik sorununa da dikkat çeken Onur Metinbaş, özellikle şehir merkezinde vatandaşların büyük mağduriyet yaşadığını söyledi. “Şehir içi trafik artık ciddi bir stres ve zaman kaybı oluşturuyor. Otopark yetersizliği vatandaşın günlük yaşamını olumsuz etkiliyor. İnsanlar araçlarını park edecek yer bulamıyor. Plansız yapılaşmanın sonucu bugün herkes tarafından hissediliyor.” diyen Metinbaş, ulaşım altyapısının mevcut nüfus yükünü taşıyamadığını ifade etti. “Başıboş Köpek Sorunu Güvenlik Meselesi Haline Geldi” İnegöl’de özellikle TOKİ bölgelerinde artan başıboş köpek sorununa da değinen Metinbaş, vatandaşlardan yoğun şikayet aldıklarını söyledi. “Bu mesele artık sadece çevre veya hayvan konusu değildir; doğrudan güvenlik sorunudur. Çocuklar okula giderken, vatandaşlar gece sokakta yürürken tedirginlik yaşıyor. Belediyelerin bu konuda daha etkili ve sürdürülebilir çözümler üretmesi gerekiyor.” şeklinde konuştu. “Altyapı Yetersiz, Şehir Göçe Hazır Değil” İnegöl’ün sürekli göç alan bir ilçe olduğunu belirten Metinbaş, mevcut altyapının bu hızlı nüfus artışına cevap veremediğini söyledi. Yol, kanalizasyon, sosyal alanlar ve şehir planlamasında ciddi eksiklikler bulunduğunu ifade eden Metinbaş: “İnegöl sanayiyle büyüyor ancak şehirleşme aynı hızda ilerlemiyor. Altyapı yetersiz kalıyor. İnsanlar artık sadece üretim değil, yaşanabilir bir şehir istiyor.” dedi. “İnegöl-Bursa Yolu Her Kış Aynı Çileyi Yaşıyor” Ulaşım sorunlarının yalnızca şehir merkeziyle sınırlı olmadığını belirten Metinbaş, özellikle İnegöl-Bursa yolunda yaşanan yoğunluk ve kış aylarındaki ulaşım problemlerine dikkat çekti. “Her kış aynı manzara yaşanıyor. Yoğun trafik, kar yağışı ve ulaşım aksaklıkları vatandaşın hayatını zorlaştırıyor. Bu sorunlar yıllardır konuşuluyor ancak kalıcı çözümler üretilmiyor.” ifadelerini kullandı. “DEVA Partisi Çözüm Odaklı Siyaset Üretiyor” Toplantının sonunda konuşan Tayfun Öztürk ise DEVA Partisi’nin yalnızca eleştiren değil çözüm üreten bir anlayışla hareket ettiğini vurguladı. Öztürk: “Biz sorunları görmezden gelen değil, vatandaşın yaşadığı gerçek problemleri gündeme taşıyan bir siyaseti savunuyoruz. İnegöl’ün potansiyeli çok büyük ancak bu potansiyelin doğru planlama ve güçlü yerel yönetim anlayışıyla değerlendirilmesi gerekiyor.” dedi. DEVA Partisi teşkilatının önümüzdeki süreçte İnegöl’de saha çalışmalarını artıracağı, vatandaş buluşmaları ve çözüm odaklı projelerle ilçedeki sorunları gündemde tutmaya devam edeceği belirtildi.

Demokrat Parti Bursa İl Başkanı Ali Kamil Göral: “Sorunları Konuşmakla Yetinmeyeceğiz, Çözüm Üreten Bir Mekanizma Kuruyoruz” Haber

Demokrat Parti Bursa İl Başkanı Ali Kamil Göral: “Sorunları Konuşmakla Yetinmeyeceğiz, Çözüm Üreten Bir Mekanizma Kuruyoruz”

Demokrat Parti Bursa İl Başkanı Ali Kamil Göral, kentin kronikleşen sorunlarının daha yakından takip edilmesi, çözüm yollarının somutlaştırılması ve kamuoyunda güçlü bir farkındalık oluşturulması amacıyla kapsamlı bir adım attıklarını duyurdu. Göral, Bursa’nın farklı alanlardaki ihtiyaçlarına doğrudan temas edecek şekilde 12 ayrı ihtisas komisyonu kurulacağını açıkladı. Yaptığı değerlendirmede mevcut sorunların artık ertelenemez bir noktaya geldiğine dikkat çeken Göral, “Bursa’nın meseleleri günübirlik yaklaşımlarla çözülemez. Eğer sorunları doğru tespit etmez ve kalıcı çözümler üretmezsek, yarın çok daha ağır bedellerle karşı karşıya kalırız” ifadelerini kullandı. Bu kapsamda oluşturulacak komisyonların yalnızca rapor hazırlayan yapılar olmayacağını vurgulayan Göral, sahadan veri toplayan, vatandaşla doğrudan temas kuran ve çözüm önerilerini ilgili kurumlara taşıyan aktif bir yapı hedeflediklerini belirtti. Kurulacak 12 ihtisas komisyonunun; ekonomi, sanayi, tarım, eğitim, sağlık, çevre, ulaşım, kentsel dönüşüm, sosyal politikalar, gençlik ve spor, kadın ve aile ile yerel yönetimler gibi Bursa’nın temel dinamiklerini kapsayacağını ifade eden Göral, her bir komisyonun alanında uzman isimlerden oluşacağını söyledi. Göral, “Artık sorunları uzaktan izleyen değil, sahaya inen ve çözüm üreten bir anlayışı hayata geçiriyoruz” dedi. Vatandaşların sürece aktif katılımının önemine de değinen Göral, bu komisyonların toplumla güçlü bir etkileşim içinde çalışacağını belirtti. Amaçlarının yalnızca sorunları tespit etmek değil, aynı zamanda bu sorunların kamuoyunda daha fazla görünür olmasını sağlamak olduğunu ifade eden Göral, “Bir sorun konuşulmuyorsa, çözümü de gecikir. Biz Bursa’nın gerçek gündemini görünür kılmakta kararlıyız” şeklinde konuştu. Açıklamasında uyarıcı mesajlara da yer veren Göral, özellikle plansız şehirleşme, çevresel riskler ve ekonomik daralma gibi başlıklarda gerekli önlemler alınmadığı takdirde Bursa’nın geleceğinin ciddi tehdit altında olabileceğini dile getirdi. “Bugün görmezden gelinen her sorun, yarının daha büyük krizlerine dönüşür. Bu nedenle tüm kurumları ve yetkilileri sorumluluk almaya davet ediyoruz” diyen Göral, iş birliği çağrısında bulundu. Komisyonların hazırlayacağı raporların düzenli olarak kamuoyu ile paylaşılacağını da açıklayan Göral, şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerinin ön planda tutulacağını vurguladı. Ayrıca bu çalışmaların yalnızca siyasi bir faaliyet olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, “Bu bir Bursa meselesidir. Kim taşın altına elini koyarsa, biz onunla birlikte çalışmaya hazırız” dedi. Son olarak Bursa halkına seslenen Göral, “Şehrimizin sorunlarını birlikte konuşacak, birlikte çözeceğiz. Sessiz kalmak, sorunları büyütmekten başka bir işe yaramaz. Herkesi bu sürecin parçası olmaya davet ediyorum” ifadeleriyle açıklamasını tamamladı.

DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk’ten Sert Çıkış: “Bursa’nın Sorunu Kaynak Değil, Yönetimdir” Haber

DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk’ten Sert Çıkış: “Bursa’nın Sorunu Kaynak Değil, Yönetimdir”

DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk, Bursa’nın mevcut yönetim anlayışına yönelik dikkat çeken ve sert ifadeler içeren kapsamlı bir açıklama yaptı. Öztürk, kentin sahip olduğu güçlü potansiyele rağmen uzun yıllardır yanlış yönetim anlayışı nedeniyle geri kaldığını savunarak, “Bursa’nın sorunu kaynak değil, açık ve net biçimde yönetim sorunudur” dedi. “Bursa potansiyelinin gerisinde bırakılıyor” Açıklamasında Bursa’nın sanayi gücü, tarımsal kapasitesi ve nitelikli insan kaynağıyla Türkiye’nin en önemli şehirlerinden biri olduğuna vurgu yapan Öztürk, bu avantajların yeterince değerlendirilemediğini ifade etti. Mevcut yönetim anlayışını eleştiren Öztürk, “Şehirde yapılan parçalı müdahaleler, günü kurtarmaya yönelik projeler ve plansız yatırımlar Bursa’yı ileriye taşımak yerine yerinde saydırmaktadır” diye konuştu. Kentte özellikle ulaşım ve yaşam kalitesi sorunlarının giderek derinleştiğini belirten Öztürk, “Trafik her geçen gün artıyor, şehir büyüyor ama yaşam kalitesi düşüyor. Ekonomik üretim artmasına rağmen bu artış vatandaşın refahına yeterince yansımıyor” ifadelerini kullandı. “Geçici çözümlerle bu şehir yönetilemez” Öztürk, Bursa’nın artık kısa vadeli ve günübirlik çözümlerle yönetilemeyeceğini belirterek, köklü bir anlayış değişimine ihtiyaç duyulduğunu vurguladı. “Artık asfalt dökerek, yol genişleterek, küçük dokunuşlarla bu şehrin sorunlarını çözmek mümkün değildir. Bursa’nın ihtiyacı sistem değişimidir” diyen Öztürk, ulaşım, şehirleşme ve ekonomi alanlarında bütüncül politikalar geliştirilmesi gerektiğini söyledi. DEVA’nın Bursa vizyonu: Planlı ve sürdürülebilir şehir DEVA Partisi olarak Bursa’ya yönelik çözüm önerilerini de paylaşan Öztürk, partilerinin günü kurtaran değil, geleceği inşa eden bir yaklaşımı benimsediğini ifade etti. “Bizler Bursa için veriye dayalı, uygulanabilir ve sürdürülebilir çözümlerle hareket ediyoruz” diyen Öztürk, şu başlıkların altını çizdi: Ulaşımda kalıcı ve akıllı çözümler Ekonomide üretimi refaha dönüştüren politikalar Şehirleşmede güvenli ve planlı büyüme Gençler için umut, esnaf için nefes olacak projeler “Bursa’nın kaybedecek zamanı yok” Açıklamasının sonunda Bursa’nın mevcut durumunun kabul edilemez olduğunu belirten Öztürk, “Bu şehir potansiyelinin altında kalmayı değil, hak ettiği değere ulaşmayı fazlasıyla hak etmektedir. Bursa’nın kaybedecek zamanı yoktur” dedi. DEVA Partisi olarak göreve hazır olduklarını vurgulayan Öztürk, “Biz hazırız. Bursa için planımız var, çözümümüz var, irademiz var” sözleriyle açıklamasını tamamladı.

DEVA Partisi’nden Bursa Yönetimine Sert Eleştiri: “Sorun Kaynak Değil, Açık Bir Yönetim Zafiyetidir” Haber

DEVA Partisi’nden Bursa Yönetimine Sert Eleştiri: “Sorun Kaynak Değil, Açık Bir Yönetim Zafiyetidir”

DEVA Partisi Bursa teşkilatından Tayfun Öztürk adına yapılan açıklama, Bursa’nın mevcut yönetim anlayışına yönelik sert eleştiriler ve dikkat çekici tespitler içermesiyle gündeme oturdu. Açıklamada, Bursa’nın sahip olduğu güçlü sanayi altyapısı, verimli tarım arazileri ve nitelikli insan kaynağına rağmen uzun süredir “yanlış yönetim anlayışı” nedeniyle potansiyelinin gerisinde kaldığı vurgulandı. Öztürk, Bursa’nın mevcut durumunu “kaçırılmış fırsatlar şehri” olarak nitelendirerek, sorunun ekonomik kaynak yetersizliği değil, doğrudan yönetim eksikliği olduğunu ifade etti. Açıklamada, “Bugün Bursa’nın karşı karşıya olduğu tabloyu gizlemenin bir anlamı yok. Bu şehirde sorun para değil, vizyon ve yönetimdir” sözleriyle eleştirilerin tonu yükseltildi. “Günü Kurtaran Değil, Günü Tüketen Projelerle Karşı Karşıyayız” Mevcut yerel yönetim politikalarının hedef alındığı açıklamada, şehirde hayata geçirilen projelerin büyük kısmının uzun vadeli planlama anlayışından uzak olduğu belirtildi. Parçalı müdahaleler, plansız yatırımlar ve kısa vadeli çözümlerin Bursa’yı ileriye taşımak yerine zaman kaybettirdiği savunuldu. Öztürk, özellikle trafik ve şehirleşme konularına dikkat çekerek, “Her gün biraz daha kilitlenen bir trafik, kontrolsüz büyüyen bir şehir ve düşen yaşam kalitesiyle karşı karşıyayız. Bursa büyüyor ama Bursalı aynı oranda nefes alamıyor” ifadelerini kullandı. Açıklamada, ekonomik büyümenin de toplumsal refaha yeterince yansımadığı vurgulanarak, üretim gücüne rağmen vatandaşın günlük yaşamında hissedilir bir iyileşme olmadığına dikkat çekildi. “Artık Yama Değil, Sistem Değişikliği Gerekiyor” DEVA Partisi cephesinden yapılan değerlendirmede, Bursa’nın sorunlarının geçici çözümlerle giderilemeyeceği net bir dille ifade edildi. Mevcut yaklaşımın “asfalt dök, yol genişlet” mantığının ötesine geçemediği belirtilirken, bunun sürdürülebilir olmadığı savunuldu. Öztürk, “Bursa’nın ihtiyacı pansuman değil, köklü bir sistem değişimidir. Ulaşımda bütüncül planlama, şehirleşmede disiplin ve ekonomide katma değer odaklı dönüşüm artık ertelenemez bir zorunluluktur” diyerek daha kapsamlı bir dönüşüm çağrısı yaptı. “DEVA Partisi Bursa’ya Plan Getirecek” Açıklamanın devamında DEVA Partisi’nin Bursa için hazırladığı vizyon ve çözüm önerilerine yer verildi. Parti olarak günü kurtarmaya yönelik değil, uzun vadeli ve sürdürülebilir politikalarla hareket ettiklerini belirten Öztürk, çözümün veriye dayalı ve uygulanabilir projelerden geçtiğini ifade etti. Bu kapsamda öne çıkan başlıklar şöyle sıralandı: Ulaşımda kalıcı ve akıllı sistemler Ekonomide üretimi doğrudan refaha dönüştüren politikalar Şehirleşmede güvenli, planlı ve denetimli büyüme Gençlere umut, esnafa nefes olacak destek mekanizmaları “Bursa’nın Kaybedecek Bir Dakikası Yok” Açıklamanın en dikkat çeken bölümlerinden birinde ise zaman vurgusu öne çıktı. Bursa’nın mevcut potansiyeline rağmen geri kalmış bir performans sergilediği ifade edilerek, artık gecikmeye tahammül olmadığı dile getirildi. Öztürk, “Bu şehir potansiyelinin altında kalmayı hak etmiyor. Bursa ya yerinde saymaya devam edecek ya da hak ettiği sıçramayı yapacak. Bunun için kararlı bir irade gerekiyor” sözleriyle mevcut yönetime yönelik eleştirisini sürdürdü. “Biz Hazırız” Mesajı DEVA Partisi’nin Bursa için somut bir yol haritasına sahip olduğunu belirten Tayfun Öztürk, açıklamasını net bir siyasi mesajla tamamladı: “Biz hazırız. Bursa için planımız var, çözümümüz var, irademiz var. Bu şehir doğru yönetildiğinde sadece Türkiye’nin değil, bölgenin de en güçlü merkezlerinden biri olabilir.” Sert ifadelerle mevcut tabloyu eleştiren açıklama, Bursa’da önümüzdeki dönemde siyasi tartışmaların daha da yoğunlaşacağının sinyalini verirken, şehir yönetimi ve planlama politikaları üzerindeki tartışmayı da yeniden alevlendirdi.

Siyasi İstişare Trafiği Sürüyor Haber

Siyasi İstişare Trafiği Sürüyor

Aydınlık Geleceğin Partisi’nden CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk’e Ziyaret Aydınlık Geleceğin Partisi Genel Başkan Yardımcısı İrfan Özen, Hasan Öztürk’ü ziyaret ederek Türkiye gündemine ilişkin önemli başlıklarda kapsamlı bir istişare gerçekleştirdi. Gerçekleşen görüşmede, hem ulusal hem de yerel ölçekte öne çıkan güncel konular ele alınırken, siyasi partiler arası diyalog ve iş birliğinin önemi vurgulandı. Ziyaret kapsamında yapılan görüşmede, Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik gelişmeler, toplumsal beklentiler, yerel yönetimlerin karşılaştığı sorunlar ve çözüm önerileri detaylı şekilde masaya yatırıldı. Taraflar, özellikle vatandaşların günlük yaşamını doğrudan etkileyen ekonomik dalgalanmalar, enflasyon, istihdam ve sosyal politikalar üzerine karşılıklı değerlendirmelerde bulundu. Görüşmede ayrıca demokratik süreçlerin güçlendirilmesi, siyaset kurumunun daha etkin ve kapsayıcı bir yapıya kavuşturulması ve farklı siyasi görüşler arasında yapıcı diyalog kanallarının açık tutulması gerektiği konusunda ortak bir yaklaşım sergilendi. İrfan Özen, Türkiye’nin geleceği açısından siyasi partiler arasında iletişimin artırılmasının kritik önemde olduğunu belirterek, bu tür ziyaretlerin karşılıklı anlayışı güçlendirdiğini ifade etti. CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk ise ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, farklı siyasi hareketlerin bir araya gelerek ülke meselelerine çözüm aramasının demokratik kültür açısından değerli olduğunu vurguladı. Öztürk, özellikle yerel düzeyde Bursa’nın ihtiyaçları, sanayi ve üretim politikaları ile kentin sosyo-ekonomik yapısına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Görüşmede Bursa özelinde altyapı projeleri, şehirleşme politikaları, çevre sorunları ve sanayi yatırımları gibi konular da ele alınırken, bölgesel kalkınmanın sürdürülebilirliği üzerinde duruldu. Taraflar, yerel yönetimlerle merkezi yönetim arasındaki koordinasyonun artırılmasının önemine dikkat çekti. Ziyaretin sonunda karşılıklı iyi niyet mesajları verilirken, benzer istişarelerin ilerleyen süreçte de devam etmesi temennisinde bulunuldu. Aydınlık Geleceğin Partisi yetkilileri, Türkiye’nin “aydınlık bir geleceğe” ulaşması için farklı kesimlerin ortak akıl çerçevesinde hareket etmesi gerektiğini ifade ederken, bu doğrultuda siyasi diyalog kanallarını açık tutmaya devam edeceklerini belirtti. Gerçekleşen bu ziyaret, Türk siyasetinde farklı partiler arasında diyalog ve istişare kültürünün güçlenmesi açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

“Bursa Nereye Sürükleniyor? Saadet Partisi’nden Sert Uyarılar!” Haber

“Bursa Nereye Sürükleniyor? Saadet Partisi’nden Sert Uyarılar!”

İl Divan Toplantısında Ekonomi, Şehirleşme ve Sosyal Yapı Masaya Yatırıldı Saadet Partisi Bursa İl Başkanlığı’nın Mart Ayı İl Divan Toplantısı, kentin geleceğine dair çarpıcı tespitler ve sert eleştirilerle gündeme damga vurdu. İl Başkanı Hamza Gürsel’in ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantıya; Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Mehmet Atmaca, Genel Merkez Yüksek Disiplin Kurulu Üyesi Selim Sait Terzioğlu ve İl Müfettişi Salih Kocatepe katıldı. Toplantıda yapılan konuşmalar ve sunumlar, Bursa’nın içinde bulunduğu gidişata ilişkin kapsamlı bir analiz ortaya koydu. “Plansız Büyüme Bursa’yı Nefessiz Bırakıyor” İl Başkanı Hamza Gürsel, konuşmasında Bursa’nın hızla büyüyen ancak aynı oranda planlanamayan bir şehir haline geldiğini vurguladı. Gürsel’e göre; sanayi, nüfus artışı ve göç baskısı, kentin altyapısını zorlamakla kalmıyor, aynı zamanda yaşam kalitesini de ciddi şekilde düşürüyor. “Bursa büyüyor ama sağlıklı büyümüyor. Plansızlık, sadece betonlaşmayı değil; trafik, çevre ve sosyal sorunları da beraberinde getiriyor” diyen Gürsel, özellikle tarım alanlarının kontrolsüz şekilde yapılaşmaya açılmasının geri dönülmez sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti. Ekonomik Baskı: “Vatandaş Geçinemiyor” Toplantının en dikkat çeken başlıklarından biri ise ekonomik tablo oldu. Bursa’da hem sanayici hem de dar gelirli vatandaşın ciddi bir darboğazda olduğu ifade edildi. Milletvekili Mehmet Atmaca, artan maliyetler, yüksek enflasyon ve alım gücündeki düşüşe işaret ederek şu değerlendirmede bulundu: “Bursa üretimin kalbi ama üretici ayakta kalmakta zorlanıyor. İşçi geçinemiyor, esnaf ayakta duramıyor. Bu tablo sürdürülebilir değil.” Şehirleşme ve İmar Eleştirisi: “Betonlaşma Öncelik Oldu” Toplantıda yapılan değerlendirmelerde, Bursa’daki imar politikaları da sert şekilde eleştirildi. Kentin doğal yapısının ve yeşil alanlarının hızla yok edildiği vurgulanırken, plansız yapılaşmanın uzun vadede büyük riskler taşıdığı ifade edildi. Selim Sait Terzioğlu, şehirleşme politikalarının insan odaklı olmaktan uzaklaştığını belirterek: “Bursa artık nefes almakta zorlanan bir şehir haline geliyor. Yeşil Bursa söylemi, yerini beton Bursa gerçeğine bırakıyor” dedi. İlçe Raporları: Sorunlar Sahadan Taşındı Toplantının önemli bölümlerinden birini de ilçe başkanlarının sunduğu aylık raporlar oluşturdu. İlçelerden gelen veriler, Bursa genelinde benzer sorunların yaygınlaştığını ortaya koydu: Altyapı yetersizlikleri Trafik yoğunluğu Kentsel dönüşümde yaşanan aksaklıklar Tarım alanlarının daralması Genç işsizlik oranındaki artış Bu başlıklar, Bursa’nın sadece merkezde değil, tüm ilçelerinde yapısal sorunlarla karşı karşıya olduğunu gözler önüne serdi. Teşkilat Sunumları: “Sahadayız” Mesajı İl Başkan Yardımcılarının yaptığı sunumlarda ise teşkilat çalışmalarına yer verildi. Vatandaşla birebir temasın artırıldığı, saha çalışmalarının yoğunlaştırıldığı ve Bursa’nın her noktasında sorunların yerinde tespit edildiği ifade edildi. “Bursa İçin Acil Eylem Planı Şart” İl Müfettişi Salih Kocatepe, yaptığı değerlendirmede Bursa’nın geleceği için acil ve kapsamlı bir planlamaya ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Kocatepe, özellikle yerel yönetimlerin uzun vadeli stratejiler üretmesi gerektiğini vurguladı. GENEL DEĞERLENDİRME: “Yön Arayışı Devam Ediyor” Toplantının genelinde ortaya çıkan tablo, Bursa’nın kritik bir eşikte olduğu yönünde. Hızlı büyüme, ekonomik baskılar ve plansız şehirleşme; kenti hem sosyal hem de ekonomik açıdan zor bir sürece sürüklüyor. Saadet Partisi kurmayları, Bursa’nın mevcut gidişatının sürdürülebilir olmadığını savunurken, çözüm için daha adil, planlı ve insan odaklı politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. “Bursa Sahipsiz Değil Ama Yönsüz” Toplantıdan çıkan en net mesaj ise şu oldu: Bursa büyük bir potansiyele sahip, ancak doğru yönetilmediği takdirde bu potansiyel bir krize dönüşebilir. Saadet Partisi’nin Mart ayı İl Divan Toplantısı, sadece bir siyasi buluşma değil; aynı zamanda Bursa’nın geleceğine dair güçlü bir uyarı niteliği taşıdı.

21 Şubat Dünya Anadili Günü’nde Çoğulcu Demokrasi Partisi Bursa’dan Çarpıcı Uyarı: “Anadiller Can Çekişiyor, Sessiz Kalmayacağız” Haber

21 Şubat Dünya Anadili Günü’nde Çoğulcu Demokrasi Partisi Bursa’dan Çarpıcı Uyarı: “Anadiller Can Çekişiyor, Sessiz Kalmayacağız”

UNESCO tarafından ilan edilen 21 Şubat Uluslararası Dünya Anadili Günü dolayısıyla Çoğulcu Demokrasi Parti Bursa İl Başkanlığı, yazılı bir açıklama yayımlayarak hem dünyada hem de Türkiye’de yok olma tehlikesi altındaki anadillere dikkat çekti.Çoğulcu Demokrasi partisi Bursa İl Başkanı Nasır Yıldız imzasıyla yapılan açıklamada, özellikle Çerkesçenin geleceğine ilişkin kaygılar dile getirilirken, Uludağ Üniversitesi bünyesinde Çerkes Dili ve Edebiyatı Bölümü açılması çağrısı yapıldı. “Binlerce Dil Yok Olma Tehlikesiyle Karşı Karşıya” Açıklamada, UNESCO verilerine göre dünya üzerinde konuşulan binlerce dilin, konuşur sayısının azalması nedeniyle yok olma tehdidi altında olduğu vurgulandı. Küreselleşme, zorunlu göçler, şehirleşme ve tek dilli eğitim politikalarının bu süreci hızlandırdığı belirtilirken, dil kaybının yalnızca kelimelerin değil; kültürlerin, hafızaların ve kimliklerin de kaybı anlamına geldiği ifade edildi. “Anadiller maalesef can çekişmektedir” denilen açıklamada, her kaybolan dilin insanlığın ortak kültürel mirasından kopan bir parça olduğu kaydedildi. Türkiye’de de Tablo Farklı Değil Çoğulcu Demokrasi partisi Bursa İl Başkanlığı, Türkiye’deki durumun da dünya genelinden farklı olmadığını belirtti. Resmi dil olan Türkçenin yanı sıra konuşulan Çerkesçe, Lazca, Zazaca, Pomakça ve benzeri birçok dilin gelecek nesillere aktarılamama riskiyle karşı karşıya olduğu ifade edildi. Açıklamada, “Bu gidişat devam ederse, bir nesil sonra bu diller konuşulmaz hale gelecek ve Anadolu adeta bir anadiller mezarlığına dönüşecektir” uyarısında bulunuldu. Dil kaybının, kültürel çeşitliliğin zayıflaması ve toplumsal hafızanın silinmesi anlamına geldiği belirtilerek, anadilin yalnızca bir iletişim aracı değil; aynı zamanda kimliğin, aidiyetin ve kültürel sürekliliğin temel unsuru olduğu vurgulandı. Bursa’da 200 Bine Yakın Çerkes Nüfus Risk Altında Açıklamada Bursa özelinde de dikkat çekici verilere yer verildi. Kentte yaklaşık 150 ila 200 bin Çerkes vatandaşın yaşadığı belirtilirken, Çerkesçenin yeni kuşaklara aktarılması konusunda ciddi sıkıntılar bulunduğu ifade edildi. Bursa’da faaliyet gösteren 14–15 Çerkes derneğinin anadil yaşatımı için çaba gösterdiği, ancak bu çalışmaların yeterli kurumsal ve akademik destekten yoksun olduğu belirtildi. Çerkesçe eğitiminin çoğunlukla gönüllü kişiler tarafından, profesyonel pedagojik altyapı olmadan ve amatör koşullarda verilmeye çalışıldığı kaydedildi. “Gönüllü çabalar kıymetlidir ancak sürdürülebilir değildir” denilen açıklamada, mevcut şartlarda verilen dil eğitimlerinin istenen seviyeye ulaşamadığı, bu nedenle genç kuşakların anadillerinden her geçen gün daha fazla uzaklaştığı ifade edildi. Uludağ Üniversitesi’ne Bölüm Çağrısı Çoğulcu Demokrasi partisi Bursa İl Başkanlığı, çözüm önerisi olarak Uludağ Üniversitesi bünyesinde Çerkes Dili ve Edebiyatı Bölümü açılması gerektiğini vurguladı. Kayseri Erciyes Üniversitesi ve Düzce Üniversitesi’nde açılan Çerkes Dili ve Edebiyatı bölümlerinin önemli bir örnek teşkil ettiği belirtilerek, benzer bir akademik yapılanmanın Bursa’da da hayata geçirilmesi istendi. Açıklamada, üniversite düzeyinde açılacak bir bölümün: Akademik ve bilimsel dil çalışmaları yapılmasını, Nitelikli öğretmen yetiştirilmesini, Ders materyali ve kaynak üretimini, Anadilin kurumsal ve sürdürülebilir biçimde yaşatılmasını sağlayacağı ifade edildi. “Anadil Haktır” Çoğulcu Demokrasi partisi Bursa İl Başkanı Nasır Yıldız, açıklamasını şu ifadelerle sonlandırdı: “Anadil haktır. Anadilin korunması ve yaşatılması, temel insan hakları kapsamında değerlendirilmelidir. 21 Şubat Dünya Anadili Günü vesilesiyle tüm halkların anadil gününü kutluyor; yetkilileri ve kamuoyunu bu konuda daha duyarlı ve somut adımlar atmaya davet ediyoruz.” Çoğulcu Demokrasi partisivBursa İl Başkanlığı’nın açıklaması, 21 Şubat Dünya Anadili Günü’nde dil çeşitliliğinin korunması ve anadillerin gelecek kuşaklara aktarılması konusundaki tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.

DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk’ten Sert Çıkış: Haber

DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk’ten Sert Çıkış:

DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk’ten Sert Çıkış: “Bursa’yı Beton Uğruna Feda Ettiler, Bereketli Ovayı Sanayiye Kurban Verdiler!” DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk, Bursa’nın tarım kimliğinin yıllar içinde bilinçli tercihlerle yok edildiğini belirterek, Çekirge ve çevresindeki verimli ovaların sanayiye açılması üzerinden çok sert açıklamalarda bulundu. 1930’lu yıllara ait Bursa fotoğraflarını hatırlatan Öztürk, bir zamanlar birinci sınıf tarım arazisi olan bölgenin bugün beton ve sanayi bloklarıyla kaplandığını söyledi. “Bu Ova Tüm Bölgeyi Besleyebilirdi” Öztürk açıklamasında, 1930’lu yıllarda Çekirge ve çevresindeki ovanın birinci sınıf tarım arazisi olduğuna dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: “Şu gördüğünüz ova birinci sınıf tarım arazisiydi. Sadece Bursa’yı değil, tüm bölgeyi besleyebilecek potansiyele sahipti. Bugün o toprakların yerinde beton var, fabrika var, sanayi sitesi var. Bereketin yerini gri bloklar aldı.” Bursa’nın tarihsel olarak tarım, ipekçilik ve doğal kaynaklarıyla öne çıkan bir şehir olduğunu hatırlatan Öztürk, yapılan planlama hatalarının kenti geri dönülmez bir noktaya sürüklediğini savundu. “Ülkede Başka Yer Yokmuş Gibi Bursa’yı Sanayiye Boğdular” Bursa’nın sanayi yatırımlarında bilinçli şekilde merkez haline getirildiğini iddia eden Öztürk, bu tercihin arkasında ekonomik değil, sermaye odaklı çıkar hesaplarının olduğunu dile getirdi: “Ülkede başka yer kalmamış gibi Bursa’yı sanayi bölgesi yaptılar. Şimdi ova tamamen doldu. Yarın bir kıtlık yaşandığında otomobillerimizi yiyemeyeceğiz. Toprağı yok ettiniz, üretim alanını yok ettiniz. Bu şehri besleyecek zemini ortadan kaldırdınız.” Öztürk’e göre mesele yalnızca şehirleşme değil; gıda güvenliği ve stratejik planlama sorunu. “Göç Dalgasının Temelinde Yanlış Sanayi Politikası Var” Bursa’daki çarpık yapılaşma ve gecekondulaşma sürecinin yalnızca plansız kentleşmeden kaynaklanmadığını vurgulayan Öztürk, asıl sorunun daha derin olduğunu belirtti: “Yapının bozulma sorunu gecekondularla başlamadı. Daha da öncesinde, bu insanları Bursa’ya göç etmeye zorlayan düzen kuruldu. Plansız sanayileşme, kontrolsüz göç ve rant odaklı şehircilik Bursa’nın dengesini bozdu.” Öztürk, 1950’li yıllardan itibaren sermaye gruplarının lojistik avantaj gerekçesiyle yatırımlarını Bursa’ya yönlendirdiğini ve devlet politikalarının da bu tercihi desteklediğini öne sürdü. “Liman Yakın, Lojistik Ucuz Diye Bursa’yı Feda Ettiler” Türkiye’nin en büyük limanının İstanbul’da olduğunu hatırlatan Öztürk, sanayi yatırımlarının İstanbul’a en yakın güçlü şehir olan Bursa’ya yönlendirilmesini şu sözlerle eleştirdi: “Büyük para babaları, sermayedarlar, fabrikatörler ürettikleri malın lojistiğine fazla para ödemesin diye yatırımlarını Bursa’ya kaydırdı. İstanbul limanına en yakın büyük şehir Bursa. Adam fabrikasını Çankırı’da kurmak ister mi? Elbette istemez. Ama bu ülkenin planlamasını sermayedarın kâr hesabına göre mi yapacağız?” Öztürk, bu anlayışın sonucunda Bursa’nın bugün irili ufaklı 25 organize sanayi bölgesiyle adeta beton bir sanayi adasına dönüştüğünü ifade etti. “Tarım Gitti, Beton Geldi” DEVA Partisi İl Başkanı, Bursa’daki sanayi yoğunluğunun kentin tarımsal üretim kapasitesini ciddi şekilde düşürdüğünü, su kaynakları ve hava kalitesi üzerinde de ağır bir yük oluşturduğunu savundu. “1950’lerde başlayan bu yanlış yönlendirme, bugün Bursa’yı nefes alamaz hale getirdi. Ova yok oldu. Tarım geriledi. Hava kirliliği arttı. Plansız büyüme sosyal yapıyı da bozdu.” Öztürk’e göre mesele yalnızca geçmişin hatalarını konuşmak değil; Bursa için yeni ve sürdürülebilir bir planlama anlayışı geliştirmek. “Bursa’yı Kurtarmak Hâlâ Mümkün” Tayfun Öztürk, açıklamasının sonunda Bursa’nın tamamen kaybedilmiş bir şehir olmadığını ancak acil ve kararlı adımlar atılması gerektiğini belirtti: “Bursa’yı betonun ve rantın şehri olmaktan çıkarıp yeniden üretimin, tarımın, bilimin ve planlı sanayinin şehri yapmak zorundayız. Toprağın değerini bilmeyen bir anlayış bu ülkeye gelecek sunamaz.” Öztürk, Bursa’nın hem sanayi hem tarım potansiyelini dengeli biçimde koruyan yeni bir kalkınma vizyonuna ihtiyaç duyduğunu ifade ederek, mevcut tabloyu “yanlış ekonomik tercihlerin ağır faturası” olarak nitelendirdi. Bursa’da sanayileşme ve tarım arazilerinin korunması tartışması, bu sert açıklamalarla birlikte yeniden gündemin üst sıralarına taşınmış oldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.