Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Seçim

Gürsu Haber - Seçim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Seçim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Anahtar Parti Lideri Ağıralioğlu: Razı değiliz! Haber

Anahtar Parti Lideri Ağıralioğlu: Razı değiliz!

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, partisinin Niğde halk buluşmasına katıldı. Vatandaşın yaşadığı sorunlara ‘razı değiliz’ diyerek itiraz eden Genel Başkan Yavuz Ağıralioğlu, özetle şunları söyledi: “Bizler parti değil devlet, oy değil millet demeye karar vermiş bir hareketiz. O yüzden AK Parti’ye düşmana ya da hasıma bakar gibi bakmıyoruz; adeta aynaya bakar gibi bakıyoruz. O aynada neyin iyi, neyin kötü olduğunu; ne yapılınca memleketin abad, ne yapılınca berbat olduğunu görerek, bunun derin muhasebesini yaparak yürüyoruz. Anahtar Parti olarak, geride kalan 24 yılın muhasebesini yapıyor ve gür bir sesle haykırıyoruz: 2026 yılında biz bu emekli ücretine razı değiliz! Biz bu asgari ücrete razı değiliz! Çocuklarımıza reva görülen bu yarım yamalak eğitime, evlatlarımızın işsizliğine ve mesleksiz kalmasına razı değiliz! Tarımdaki bu plansızlığa, çiftçimizin omuzlarına yüklediğiniz ağır yüklere razı değiliz! Bu dağınıklık yüzünden ürünün tarlada çürümesine sebep olan savurganlığınıza, programsızlığınıza razı değiliz! Yüksek faize, bu ağır enflasyona razı değiliz! Adaletin bu denli siyasallaşmasına, mülakat adaletsizliklerine, torpile ve yoksulluğa asla razı değiliz! Bizler bir zamanlar emekli ikramiyemizle bir ev, bir araba alabiliyorduk; şimdi ise o ikramiyeyle bir koltuk takımı dahi alınamıyor. Biz bu düzene razı değiliz! Biz bu memleketi bu hale getiren sizin dağınıklığınızdan, plansızlığınızdan, israfınızdan ve hesapsız harcamalarınızdan bizim hissemize düşen bu fakirliğe razı değiliz! Size bu memleketi yönetin diye vekalet verdik. Biz sizin asiliniz, siz bizim vekilimiz olmanıza rağmen, elinizdeki devlet gücüyle bizleri korkutmaya çalışmanıza razı değiliz! Sizin artık bir patatesi bile yönetemeyecek durumda olduğunuzu görüyoruz ve size razı değiliz! Her gün bir dediğinizin ertesi gün tersini söylüyorsunuz, razı değiliz. Her yaptığınızın mutlak doğru olduğuna inanıyor, insanların dinini, imanını, vatan ve millet sevgisini sorgulama hakkını kendinizde görüyorsunuz; bu saygısızlığınıza razı değiliz! Bir gün Öcalan’a sövüp oy toplamanıza, ertesi gün Öcalan ile yol yürümeye kalkmanıza razı değiliz! Bu kadar varlığı, imkanı olan bir memleketi bu büyük darlığa düşürmenize razı değiliz! Biz bugün doğru soruları soruyoruz. Peki, bu gidişata sadece razı olmamakla mı kalacağız? Elbette hayır. Anahtar Parti, bu düzene razı olmayanların ve ‘tüm bu saydıklarımızı düzeltecek imkân da akıl da bu devlette var’ diyenlerin partisidir. Dolayısıyla biz; eksiklerin yerine halkı aşa ve işe kavuşturan, finansal istikrarı sağlamış, enflasyonsuz ve faizsiz bir ülkeyi inşa edecek olan iradeyiz. Liyakati kurumsallaştıracak, mülakatı tamamen kaldıracak, çocuklarımıza dünya standartlarında bir eğitim verip bu eğitimi istihdamla birleştirecek olan biziz. Tarımı ve tarladaki ürünü planlayacak; çiftçi ekerken maliyetine ortak olup, biçerken harmanda bereketi büyütecek olan kadroyuz. Biz bu memleketi ayağa kaldıracak olan tarafı temsil ediyoruz. Biz, sermayenin korkup kaçtığı değil, güven duyup gelebildiği bir ülkeyi organize edeceğiz. Paranın hangi ülkeye, neden gittiğini sizler de gayet iyi biliyorsunuz; çünkü bu memleketten kazandığınız paraları bizzat kendiniz nerelere götürüyorsanız, hukuk ve güven ortamı tam olarak oralarda yatıyor. Anahtar Parti olarak bizler, Türk siyasetinde nezaketin, mesuliyetin, terbiyenin ve devlet ciddiyetinin adresiyiz. Sayın Cumhurbaşkanı bugüne kadar karşısına çıkan pek çok rakibi kolayca yendi, hiçbirini dişine göre bulmadı ve bu kadar soruna rağmen o rakipleri yenmenin konforunu yaşadı. İşte Anahtar Parti, Reis Bey’in bu siyasi konforunu bozmak ve siyasete gerçek bir kalite getirmek için kurulmuştur. Tayyip Bey’in dilinden düşürmediği bir söz var: ‘Yahu bu yalan dünyada bir dişimize göre muhalefet bulamadık.’ Sayın Cumhurbaşkanım, biz tam dişinize göre bir hareketiz; siz şimdiden o dişlerinizi bir kontrol ettirin! Bizler sadece kuru bir iktidar koltuğu için değil, bu aziz milleti hak ettiği zenginlikle buluşturmak ve elinizde mağdur olmuş halkımızla kenetlenmek için geliyoruz. Bu yüzden bizim işimiz kolay. Neden mi kolay? Çünkü zor olanı bugüne kadar onlar yaptılar. Bu kadar yetişmiş insan gücü olan, bu kadar birikimi, imkânı ve potansiyeli bulunan muazzam bir memleketi bu darlığa, bu zorluğa düşürmek gerçekten büyük bir beceriksizlik isterdi; onlar işte bu zoru başardılar! Toprağınız olmasa, suyunuz olmasa, ekecek çiftçiniz, üretecek girişimciniz, satacak tüccarınız, projeyi yapacak mühendisiniz ya da dünyanın her yerine koşacak enerjiniz olmasa, dersiniz ki ‘ne yapalım, imkâanımız yok.’ Ama bu kadar varlığı olan bir memleketi siz yokluğa mahkum ettiniz. ANAHTAR PARTİ GELİNCE NE OLACAK? Biz gelince ne mi olacak? Biz gelince şu olacak: Bu partili cumhurbaşkanlığı işi devletimizi de milletimizi de çok yordu. Anahtar Parti iktidarında kesinlikle partili cumhurbaşkanlığı uygulaması olmayacak. Cumhurbaşkanı herkesin, 85 milyonun cumhurbaşkanı olacak. Kendi partisine yaslanıp diğer partilere öfke kusan bir figür yerine; her partiyi, her vatandaşı bu devletin öz evladı gibi gören kapsayıcı bir cumhurbaşkanlığı makamı tesis edilecek. Anahtar Parti iktidara geldiğinde, ilk ve en mühim adalet şemsiyesi bizzat cumhurbaşkanlığı makamından aşağıya doğru açılacak. Devletin başı, milletin de gerçek başı olacak; cumhurun başı, cumhurun tamamını kucaklayacak. Bizim iktidarımızda teröristler asla meclise giremeyecek. Anahtar Parti iş başına geldiğinde, kırk yıldır aziz milletimizin ümit şafaklarına kabus gibi çöken, yüreklere hüzün düşüren bu bölücü terör örgütlerini övenler, devletin tek bir kuruşuna dahi el süremeyecekler. Çocuklarımızın katiline meclis kürsülerinden övgüler dizip, bir de üstüne devletten maaş alma dönemi tamamen son bulacak. Bizim iktidarımızda teröriste terörist, terör örgütüne terör örgütü denir. Teröristlere ‘umut hakkı’ falan tanınmayacak, hainlerin adı dahi anılmayacak. Onların isimleri bir umutla değil, hak ettikleri en ağır cezalarla tarihin kara sayfalarına gömülecek. Kendilerine infaz edilmesi için verilen o cezaları son gününe kadar çekecek ve kirlettikleri bu dünyadan defolup gidecekler. Bizim, teröristlerin isimleriyle kirletilecek bir meclisimiz yoktur. Teröristler bizim devlet iktidarımızda asla ‘kurucu önder’ olarak kabul edilemez, edilmeyecektir. Hainler muhatap alınmayacak, önlerine mikrofonlar konulmayacak, prompter cihazları gönderilmeyecek ve onlarla asla kirli pazarlıklar, hediyeleşmeler yapılmayacaktır. Siyaset her şeyden önce ilkeli ve öngörülebilir olacak; milletimiz nihayet terbiyeli, seviyeli bir siyasete şahitlik edecek. Millet siyasetçilerden korkmayacak; aksine siyasetçiler milletten, milletin sandıktaki iradesinden korkacak. Bizim iktidarımızla birlikte; ‘Milletime verdiğim sözü tutamazsam, ben bir daha halkımın huzuruna çıkamam’ diyen edep sahibi siyasetçilerin dönemi başlayacak. Bugün seçip meclise gönderdiğimiz vekillerin, yarın bize ne yapacaklarını düşünmekten ödümüz patlıyor. Oysa onlar bizim vekilimiz, onları seçen asıl biziz. Bizler kadrolarımızı kurarken asla partili atamayacağız, partili kartviziti aramayacağız; sadece bileni arayacak, işin uzmanını bulacağız. O liyakatli isim bizim partimizden olmasa bile gözümüzü kırpmadan göreve getireceğiz. Çünkü bizim tek şiarımız liyakattir; biz liyakatin yanında, liyakat de bizim yanımızda olacak. Biz bu memleketi gençlerle ve kadınlarla birlikte omuz omuza vererek ayağa kaldıracağız. Bu ülkenin bütün yükünü şimdiye kadar hep birlikte çekmiş olduğumuz için önümüzde duran kalan yük, geçmişte göğüslediklerimizden asla daha fazla değildir. O yüzden inancınız tam olsun, memleketi ayağa kaldırmak çok kolaydır. TOPYEKÛN BİR SEFERBERLİK İLAN EDİLDİ Bugünden itibaren artık net bir şekilde seçim sathına girmiş bulunuyoruz. Anahtar Parti’yi önümüzdeki dönemde iktidar yapacaksak, bugünden tezi yok topyekûn bir seferberlik ilan ediyoruz. Biz sadece kürsülerden konuşan bir hareket değiliz. Türkiye’nin her bir köşesinde açtığımız bu teşkilatları; herkesin kendi helal alın terinden, zamanından, eşinden, işinden ve sevdiklerinden fedakarlık ede ede, gece gündüz emek vererek kurduk. Halısını omuzunda taşıyan, boyasını kendi elleriyle yapan, kirasını cebinden veren, evinde eşine yemeğini yaptırıp kermesine koşan, anasının hayır duasını alıp, babasını o kalabalığa omuz versin diye faaliyetlere çağıran, evlatlarına ‘Biz sizlerin geleceği için çalışıyoruz’ diyerek onları bu kutlu organizasyonlara katan koca bir neferiz biz. Bir milletin omuzlarına yeni bir yük düşmesin diye bunca meşakkati omuzlayıp, sadece bir yıl içinde 800 teşkilatı birden açan bu tertemiz partiye ve kadrolara hiçbir mecrada hakaret ettirmem, nezaketsizlik yapılmasına asla müsaade etmem; bunu herkes böyle bilsin!”

PAŞADER Kongresinde Gerginlik: Saadet Partisi Heyeti Salonu Terk Etti Haber

PAŞADER Kongresinde Gerginlik: Saadet Partisi Heyeti Salonu Terk Etti

PAŞADER tarafından gerçekleştirilen olağan kongreye seçim heyecanı kadar siyasi gerilim de damga vurdu. Mevcut Başkan Murat Tunçel, kullanılan oyların 481’ini alarak yeniden başkanlığa seçilirken, kongrede yaşanan “konuşma krizi” salonda tansiyonu yükseltti. Yoğun katılımla gerçekleştirilen kongrede, Bursa siyasetinin önemli isimleri de yer aldı. Protokol konuşmalarında ilk söz hakkı CHP’li temsilcilere verilirken, sırasıyla Erkan Aydın, Şükrü Erdem, Selçuk Türkoğlu ve Mehmet Seskır kürsüye çıkarak konuşmalar yaptı. Ancak kongrede yaşanan bir gelişme, salonda ciddi rahatsızlığa neden oldu. Saadet Heyetine Söz Verilmedi, Tepki Sert Oldu Kongreye kalabalık bir grupla katılan Saadet Partisi heyetine söz hakkı verilmemesi, partililerin sert tepkisine yol açtı. Kongreye katılan isimler arasında Saadet Partisi Genel Merkez Bursa İl Müfettişi Salih Kocatepe ile Saadet Partisi Bursa İl Başkan Yardımcısı Ahmet Vakkas Yıldız da yer aldı. Yaşananlara sert sözlerle tepki gösteren Salih Kocatepe, dernek yönetiminin tavrını “siyasi nezaketsizlik” olarak değerlendirdi. Kocatepe yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Grubu olan bir siyasi partiye söz verilmezken, grubu dahi olmayan siyasi partilere söz verilmiş olması bizleri yok saymaktır. Bu tavır sadece bizleri değil, Bursalıların vicdanını da yaralamıştır.” “Bekledik, Dinledik Ama Yok Sayıldık” Saadet Partisi heyetinin tüm konuşmaları sonuna kadar dinlediğini belirten Kocatepe, kendilerine hiçbir açıklama yapılmadan doğrudan seçim sürecine geçilmesini sert sözlerle eleştirdi. Kocatepe açıklamasının devamında şunları söyledi: “Bizler nezaket göstererek kongreye katıldık. Salondaki tüm siyasi katılımcıları sabırla dinledik. Siyasi partilerin söz alması kadar doğal hiçbir şey yokken, bizim görmezden gelinmemiz kabul edilemez. Hiçbir bilgilendirme yapılmadan adeta ‘zart’ diye seçime geçildi. Bu yaklaşımı hoş karşılamadık ve protesto ederek salonu terk ettik.” Kongrede Siyasi Ayrımcılık İddiası Yaşanan olay sonrası kongre kulislerinde “siyasi ayrımcılık” tartışmaları başladı. Saadet Partisi cephesi, kongrede farklı siyasi partilere söz hakkı tanınırken kendilerinin dışlanmasını “çifte standart” olarak değerlendirirken, bazı katılımcılar da dernek yönetiminin daha kapsayıcı bir tutum sergilemesi gerektiğini ifade etti. Öte yandan yeniden başkan seçilen Murat Tunçel’in, kongrede yaşanan bu gerginlikle ilgili nasıl bir açıklama yapacağı merak konusu oldu. PAŞADER Kongresine Gölge Düştü Her ne kadar kongrenin ana gündemi başkanlık seçimi olsa da, yaşanan protesto ve salonu terk eden Saadet Partisi heyeti, organizasyonun önüne geçti. Bursa siyasetinde yankı uyandıran olayın ardından, birçok katılımcı sivil toplum kuruluşlarının tüm siyasi görüşlere eşit mesafede olması gerektiği yönünde değerlendirmelerde bulundu. Kongre sonunda yeniden güven tazeleyen Murat Tunçel ve yönetiminin önümüzdeki süreçte yaşanan tartışmalarla ilgili nasıl bir tutum sergileyeceği ise merakla bekleniyor.

BESOB Seçimlerinde Sert Çıkış: Sadi Aydın’dan Mevcut Yönetime Çok Ağır Sözler Haber

BESOB Seçimlerinde Sert Çıkış: Sadi Aydın’dan Mevcut Yönetime Çok Ağır Sözler

Bursa Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği (BESOB) başkan adayı Sadi Aydın, seçim sürecine damga vuracak son derece sert ve doğrudan bir açıklamayla mevcut yönetime yüklendi. Esnaf teşkilatlarının işlevsizleştirildiğini savunan Aydın, “Artık ‘esnaf odaları ne işe yarar?’ anlayışını tarihe gömme zamanı gelmiştir” diyerek tartışmanın dozunu yükseltti. Aydın, esnaf odalarının yalnızca belge veren pasif kurumlara dönüştürüldüğünü ifade ederek, bu anlayışı açıkça hedef aldı: “Esnaf odaları ve birlikleri; sadece kredi kullanırken faaliyet belgesi veren yapılar değildir, asla da olmamalıdır. Bu kurumlar, esnafın hakkını koruyan, sorunlarına çözüm üreten ve gerektiğinde mücadele eden güçlü yapılardır.” “ESNAF ZAYIFSA, TEŞKİLAT GÖREVİNİ YAPMIYOR DEMEKTİR” Sosyal devlet vurgusunu sert bir dille gündeme taşıyan Aydın, esnafın korunamamasını doğrudan yönetim zafiyeti olarak nitelendirdi: “Sosyal devlet, zayıfı güçlüye karşı korur. Eğer bugün esnaf zayıf bırakılıyorsa, burada görevini yapmayan bir teşkilat vardır.” Aydın’ın en dikkat çeken çıkışlarından biri ise seçim sürecine yönelik oldu. Esnaf iradesi üzerinde baskı kurulduğunu ima eden Aydın, bunu “demokrasiye aykırı” olarak nitelendirdi: “Esnafın iradesine ipotek konulamaz! ‘Bana söz ver, oyunu bana vereceksin’ anlayışı ne etik ne de kabul edilebilir. Bu yaklaşım güven vermez, aksine teşkilata zarar verir.” “14 YILDA NE YAPTINIZ, ÇIKIN ANLATIN!” Mevcut yönetime doğrudan yüklenen Aydın, geçmiş dönem faaliyetlerinin açıklanmasını isteyerek açık meydan okuma yaptı: “14 yıl başkan vekilliği, son 4 yıl birlik başkanlığı yaptığınız dönemde esnaf için ne yaptınız? Çıkın, bunu esnafa açık açık anlatın!” “SEÇİM DEĞİL, ESNAFIN GELECEK KARARIDIR” Seçim sürecinin sıradan bir yarış olmadığını vurgulayan Aydın, bunun esnafın geleceğini belirleyen kritik bir irade beyanı olduğunu söyledi. “Bu süreç sadece bir seçim değildir. Esnafın kendi kaderine yön verdiği demokratik bir karardır. Bu iradeye baskı kurmak, yönlendirmek ya da ipotek altına almak ne demokrasiyle ne de Ahilik kültürüyle bağdaşır.” “GERÇEK GÜNDEMİ SAPTIRIYORLAR” Aydın, mevcut yönetimi esnafın gerçek sorunlarını görmezden gelmekle suçladı. Özellikle ekonomik sıkıntılara dikkat çekti: “Perakende yasası, Bağ-Kur primleri, artan kira ve girdi maliyetleri, finansmana erişim sorunu… Esnafın gerçek gündemi bunlardır. Ama siz bu sorunlara çözüm üretmek yerine oy hesapları yapıyorsunuz.” Çataltepe başta olmak üzere yaşanan sorunların binlerce esnafı zor durumda bıraktığını vurgulayan Aydın, bu konuların bilinçli şekilde geri plana itildiğini savundu. “BİZİM ANLAYIŞIMIZDA TEŞKİLAT YÜK DEĞİL, GÜÇTÜR” Kendi vizyonunu da net ifadelerle ortaya koyan Aydın, “Ben değil, biz” anlayışıyla hareket ettiklerini belirtti: “Bizim anlayışımızda teşkilat, esnafın sırtında yük değil; yanında güçtür. Seyirci değil mücadele eden, suskun değil hakkını savunan bir yapı kuracağız.” DEVLET DESTEKLERİNE DESTEK, AMA ŞARTLI Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan “Türkiye Yüzyılı Yatırım için Güçlü Merkez Programı”na da değinen Aydın, destek paketini olumlu bulduklarını ancak uygulamada aksaklık yaşanmaması gerektiğini söyledi: “Bu paket doğru bir adımdır. Ancak sahada hızlı, adil ve bürokrasiye takılmadan uygulanmalıdır. Esnafın bu desteklere gerçek anlamda ulaşabilmesi şarttır.” “ESNAF TEŞKİLATINI BASAMAK YAPANLARA KARŞIYIZ” Aydın’ın açıklamasının en çarpıcı bölümlerinden biri ise teşkilat üzerinden yükselenlere yönelik eleştirisi oldu: “Esnaf teşkilatını basamak yapıp yükselenlere değil, teşkilat yükselsin diye basamak olanlara selam olsun. Gerçek değer, yükselirken kimi ezdiğin değil; yükseltirken kimi ayağa kaldırdığındır.” “SEYİRCİ KALMAYIN!” Aydın, açıklamasını sert bir çağrıyla tamamladı: “Bu sadece bir yönetim meselesi değil. 98 bin esnafın ve ailesinin geleceğidir. Seyirci kalanlar da bu vebalin ortağıdır. Herkes sorumluluğunu bilmeli.” BESOB seçimleri yaklaşırken Sadi Aydın’ın bu çıkışı, seçim atmosferini ciddi şekilde sertleştirecek gibi görünüyor. Esnaf camiasında yankı uyandıran bu açıklamaların nasıl bir karşılık bulacağı ise önümüzdeki günlerde netleşecek.

Emekliye Pansuman Değil Hak Ettiği Maaşı Teslim Edin! Haber

Emekliye Pansuman Değil Hak Ettiği Maaşı Teslim Edin!

Emekli ve Emekçiler Dernekleri Federasyonu (EMEDFED) Genel Başkanı ve EYT Kurucu Başkanı Gönül Boran Özüpak, emekli ve emekçilerin yaşadığı ekonomik sıkıntılara ilişkin son derece sert bir açıklama yaparak iktidarı ve mevcut ekonomik politikaları hedef aldı. Yazılı açıklamasında sert ifadeler kullanan Özüpak, emeklinin sistematik biçimde yoksullaştırıldığını savundu. Özüpak, “Üreteni korumayan, ömrünü bu ülkeye vermiş emekliyi ve emekçiyi yoksulluğa mahkûm eden, emeği maliyet olarak gören bir anlayış hangi milletin iktidarıdır?” sözleriyle başladığı açıklamasında, mevcut düzenin bilinçli tercihler sonucu oluştuğunu ifade etti. Emeklilere yönelik politikaların geçici çözümlerle geçiştirildiğini belirten Özüpak, “Emeklinin hakkı vaatlerle, pansumanlarla değil; prim-kazanç esaslı intibak yasasıyla teslim edilir. Bunun dışındaki her adım adaletsizliğin devamıdır” dedi. İktidara doğrudan seslenen Özüpak, 2000 sonrası emeklilere verilen intibak sözlerinin tutulmadığını, 2008 yılında yapılan düzenlemelerle aylık bağlanma oranlarının düşürüldüğünü ve “en düşük maaş” sisteminin kalıcı hale getirildiğini öne sürdü. Ayrıca Türkiye İstatistik Kurumu verilerinin gerçeği yansıtmadığını iddia ederek, “Rakamlarla oynayarak yoksulluğu gizleyemezsiniz. Hayatın gerçeği ne tablolarınıza ne de açıklamalarınıza sığıyor” ifadelerini kullandı. Açıklamasında sık sık “intibak adalettir” vurgusu yapan Özüpak, emekli ve emekçilerin artık oyalanmak istemediğini belirterek şu sert mesajları verdi: “Biz oyalama istemiyoruz. Rakam oyunları istemiyoruz. Lütuf istemiyoruz. Sadaka hiç istemiyoruz. Ödediğimiz primin, verdiğimiz emeğin karşılığını istiyoruz.” Siyasi iktidar ve muhalefete de çağrıda bulunan Özüpak, “Siz koltuk hesabı yaparken biz ekmek hesabı yapıyoruz. Biz kimsenin sadakasını değil, hakkımızı istiyoruz” diyerek toplumdaki geçim sıkıntısının geldiği noktaya dikkat çekti. Emeklilerin artık susan değil, hesap soran taraf olduğunu vurgulayan Özüpak, halkın gücünün küçümsenmemesi gerektiğini ifade etti. Açıklamasında ekonomik adaletsizliğin derinleştiğini savunan Özüpak, “Kaynak var ama adil paylaşım yok. Lükse ve şatafata gelince sınırsız harcama yapılırken, emekliye gelince bütçe bahanesi öne sürülüyor. Bu, emeği yoksullukta eşitleyen bir anlayıştır” dedi. Emekli ve emekçilerin yaşadığı tabloyu “pazarda eksilen file, evde ertelenen ihtiyaç” sözleriyle özetleyen Özüpak, mevcut düzenin tesadüf olmadığını, bilinçli bir tercih olduğunu savundu. “Biz sadece eksilen maaş değiliz, biriken hesabız. Ve o hesap ne unutulur ne yarım kalır” diyerek tepkisini daha da sertleştirdi. Açıklamasının sonunda taleplerini net bir şekilde dile getiren Özüpak, tüm emeklilere prim ve kazançlarına göre intibak düzenlemesi yapılmasının zorunluluk olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: “Babanızın parasından değil, alın terimizle ödediğimiz primlerin karşılığını istiyoruz. Masallarınız karın doyurmuyor. Derdimiz geçim, gelsin seçim.”

Davut Gürkan: Bursa hak ettiği hizmetlere Biba'yla kavuşacak Haber

Davut Gürkan: Bursa hak ettiği hizmetlere Biba'yla kavuşacak

AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi: “Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi tarafından Başkan Vekilliği görevine seçilen Cumhur İttifakı Adayımız Sayın Şahin Biba’yı tebrik ediyor, üstlendiği bu önemli sorumlulukta kendisine başarılar diliyorum. Bursa, ortak akıl, güçlü irade ve gerçek belediyecilik anlayışıyla hak ettiği hizmetlere kavuşacaktır. Şehrimiz ve hemşehrilerimiz için hayırlı olsun.” Gürkan’ın mesajı, Cumhur İttifakı kanadında Biba’nın seçilmesine verilen desteğin ve yeni döneme ilişkin beklentilerin en net ifadesi oldu. Seçim sürecinde gergin anlar Biba’nın başkan vekili seçildiği 9 Nisan 2026 tarihli olağanüstü meclis toplantısı öncesinde ve sırasında gergin anlar yaşandı. İçişleri Bakanlığı’nın, tutuklanan Başkan Mustafa Bozbey’i görevden uzaklaştırmasının ardından Vali Erol Ayyıldız’ın çağrısıyla toplanan meclis öncesinde CHP’li grup binaya yürümüş, arka otopark girişindeki camlar kırılmıştı. Güvenlik güçlerinin müdahalesiyle kontrol altına alınan olaylar nedeniyle belediye binası çevresinde geniş önlemler alındı. Üç tur süren seçim maratonu Toplantıya katılmayan CHP Grubu aday çıkarmazken, AK Parti ve MHP Grubu’nun adayı Şahin Biba oldu. Birinci tur: Biba 61 oy aldı. Ancak başkan vekili seçilebilmesi için gerekli 71 oya ulaşılamadı. İkinci tur: Biba 60 oy aldı. Bir üyenin oy pusulasına “Biba” yerine “Babi” yazması nedeniyle oylardan biri geçersiz sayıldı. Üçüncü tur: Salt çoğunluğun arandığı bu turda Biba 61 oy alarak Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekilliği’ne seçildi. Süreç içinde neler yaşandı? Tarih Yaşanan Gelişme 31 Mart 2026 Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, “suç işlemek amacıyla örgüt kurma, rüşvet ve imar kirliliği” iddialarıyla gözaltına alındı 4 Nisan 2026 İçişleri Bakanlığı, Bozbey’in geçici tedbirle görevden uzaklaştırılmasını onayladı 5 Nisan 2026 Valilik, başkan vekili seçimi için meclisin 9 Nisan’da toplanacağını duyurdu 9 Nisan 2026 (11.00) Meclis olağanüstü toplandı, CHP’li grup binaya yürüdü, camlar kırıldı 9 Nisan 2026 (13.00 sonrası) Üçüncü turda Şahin Biba salt çoğunlukla başkan vekili seçildi Şahin Biba’dan ilk açıklama Seçimin ardından konuşan Başkan Vekili Şahin Biba, “Demokrasi, milletimizin temsil vasıtasıdır. Bugün meclisimizin aldığı bu karar, milletimin iradesinin tecellisidir. Millet iradesine saygı, sandıkla oluşan meclis çoğunluğuna da saygı duymayı gerektirir” dedi. Biba, “Makamlar gelip geçicidir. Asıl olan şehrimize ne kattığımız, insanımıza nasıl dokunduğumuzdur” ifadelerini kullandı. Meclisteki sandalye dağılımı 106 üyeli Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi’nde sandalye dağılımı şöyle: AK Parti: 50 CHP: 41 MHP: 8 İYİ Parti: 3 BBP: 1 Türkiye İttifakı Partisi: 1 Yeniden Refah Partisi: 1 Bağımsız: 1

Yavuz Ağıralioğlu gözleri Bursa'ya çevirdi! "2.280 araçlı konvoy" Haber

Yavuz Ağıralioğlu gözleri Bursa'ya çevirdi! "2.280 araçlı konvoy"

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, katıldığı canlı yayında Bursa teşkilatının açılışında yaşananları detaylandırarak, medyanın bu ilgiyi yeterince yansıtmadığını belirtti. “Bursa’ya 2 bin 280 araçlı konvoy ile girdim” Ağıralioğlu, Bursa’daki konvoy için şu değerlendirmelerde bulundu: Yavuz Ağiralioğlu, yaptığı açıklamalarla gündeme damga vurdu. Anahtar Parti lideri, kamuoyunda tartışılan anket sonuçlarına sert sözlerle yanıt verdi.Ağıralioğlu, partisinin sahadaki gücünün anketlere yansımadığını savunarak, düzenledikleri programlara dikkat çekti. Açılış ve… pic.twitter.com/hhLaSUWPat— GÜRSU HABER (@GursuHabercom) April 1, 2026 *“İl açılışlarımızın büyük bir mitinge dönüştüğünü kaçırdınız. 8-10 bin kişilik coşkulu kalabalıklarla, binlerce araçlık konvoylarla açılışlar gerçekleştirdik. Bursa’ya 2 bin 280 araçlı konvoy ile girdim. Bu durum Emniyet kayıtlarında da mevcuttur. Seçim olmamasına rağmen bu büyük heyecan oluştu. Ancak medya bu coşkuyu yeterince göremedi, milletimiz gördü.”* “Saha 2002 yılındaki havaya benziyor” Anket şirketlerinin partisini yüzde 4-5 civarında gösterdiğini ancak sahadaki gerçek durumun bundan çok farklı olduğunu vurgulayan Ağıralioğlu, “Saha 2002 yılındaki havayı andırıyor. Bizim büyük bir sürpriz yapacağımıza tanık olacaksınız” dedi. “Baraj sınırına dayandık” Teşkilatlanmanın tamamlandığını ve seçime girme hakkı elde ettiklerini ifade eden Ağıralioğlu, “161. parti olarak yola çıktık. Şu anda anket ortalamalarında 4. ve 5. parti sıralarına yükseldik. Anahtar Parti baraj sınırına yaklaştı” şeklinde konuştu. “Ne o ne bu değil, hem o hem bu” Ağıralioğlu, siyasetteki mevcut kutuplaşmanın dışında, bir merkez siyaseti oluşturma hedefinde olduklarını belirterek, “Anahtar Parti, ‘ne o ne bu’ diyen geleneksel siyasete karşı ‘hem o hem bu’ diyerek yepyeni bir yol açmayı amaçlamaktadır” ifadelerini kullandı.

YAVUZ AĞIRALİOĞLU: ANAHTAR PARTİ ÇOK BÜYÜK SÜRPRİZ YAPACAK! Haber

YAVUZ AĞIRALİOĞLU: ANAHTAR PARTİ ÇOK BÜYÜK SÜRPRİZ YAPACAK!

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Medyascope’ta gazeteci Ruşen Çakır’ın konuğu oldu. Ağıralioğlu, “Ben anket şirketlerinin ortalamalarına bakıyorum, yüzde 4-5 bandında çıkarıyorlar. Bir de bizim şehir ziyaretlerinde gördüğümüz var. Saha 2002 yılındaki havaya benziyor. Bizim çok büyük sürpriz yapacağımıza şahit olacaksınız!” dedi. Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, gazeteci Ruşen Çakır’ın Medyascope’taki yayınında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Ağıralioğlu, medyanın Anahtar Parti’ye ilgisinin artmaya başladığını ancak il binası açılışlarının millet tarafından yakından takip edildiğini belirterek, “Memleketin umudunu ayağa kaldırdığımız bir hareket oluştu. Ama medya görmedi bunu. Millet gördü ama medya görmedi!” dedi. Genel Başkan Yavuz Ağıralioğlu, özetle şunları söyledi: “Makulü; yeniden daha fazlasını yapabilir miyiz iddiasını, bu alışılmış siyasi kamplaşmaların dışında bir merkez bulabilme hedefini denemek zorunda olduğumuzu, Türk milleti için bir yolun, bu tahterevalli siyasetinin, yani AK Parti ve CHP arasına sıkışmanın yahut 50 artı 1’in dayattığı bir siyasal kamplaşmanın dışında da başka bir makulün inşa edilebileceğini arkadaşlarımızla istişare ettik ve buna ‘bir yol var’ dedik. TEŞKİLATLANMA TAMAM; SEÇİME GİRME HAKKI KAZANILDI Artık teşkilatlanma fiziken tamamlandı. Seçime girme hakkı kazanıldı. Kongreler, kurultaylar yapıldı. 161. parti olarak kurulmuştuk. Şu anda anket ortalamalarında 4. ve 5. parti sıralarına gelindi. Baraj sınırına Anahtar Parti yaslandı. Yani öngördüğümüz her şey oldu. Ama baraj problemi yaşamayacağız. ÇOK BÜYÜK SÜRPRİZ YAPACAĞIZ Ben anket şirketlerinin ortalamalarına bakıyorum, yüzde 4-5 bandında çıkarıyorlar. Saha 2002 yılındaki havaya benziyor. Bizim çok büyük sürpriz yapacağımıza şahit olacaksınız. Maalesef medya henüz ilgili olamadı. İl açılışlarımızın mitinge dönüşünü kaçırdınız. 8-10 bin kişilik kalabalıklarla, binlerce araçlık konvoylarla açılışlar yaptık. Ortada seçim yokken bu coşku oluştu. Ama medya görmedi, millet gördü. Siyasetin şu anda önümüze düşürdüğü kulvarda hem iktidara hem muhalefete karşı güvensizlik var. Bu kadar sorunu olan memlekette çözümün iktidar olamamasına kahırlı bir seçmen var. Muhalif seçmende de ciddi bir hayal kırıklığı var. TRAVMA YAŞATAN SİYASET VE ANAHTAR PARTİ Mesela İYİ Parti ile ilgili bir sendrom yaşanmış, hayal kırıklığı anlamında; Sinan Oğan ile ilgili bir durum yaşanmış; DEVA ve Gelecek tecrübesinin iki tarafta oluşturduğu bir travma var. AK Parti tabanının nankörlükle suçladığı bir alan, muhalif seçmenin ilkesizlikle suçladığı bir alan oluşmuş. Dolayısıyla seçmen partilere bakarak travma yaşamış. Bu 24 yıllık uzun iktidarın ortaya çıkardığı bir gerçek var: İktidar, kalabilmek için sürekli partner değiştirmiş. Söyleyip tersini yapmadıkları, beraber olup karşısına geçmedikleri kimse kalmamış. Bu durum siyasetin kulvarlarını ihlal etmiş, sistemi enfekte etmiş. Yani sistem bozulmuş, aidiyet alanları bozulmuş, referans setleri bozulmuş, değer yargıları bozulmuş; her şey bozulmuş. Bu ortamda umutlar da hayal kırıklığına dönüşmüş. Anahtar Parti, “ne o ne bu” diyen siyaset yerine “hem o hem bu” diyerek yeni bir yol açmayı tercih etmiştir. GEÇMİŞİN MUHASEBESİ, GELECEĞİN İNŞASI Bizim partimiz bir parti hevesinden çok, Türkiye’nin geçmişini doğru muhasebe edip Türk milletine yol bulmak, 86 milyona bir gelecek kurmak iddiasındadır. Hepimizin hataları olabilir. Ama artık “daha iyisi mümkündür” diyebileceğimiz bir alan vardır. Geçmişte nerede durduğumuzdan çok, gelecekte ne yapacağımızın bizi bir araya getirmesi gerektiğine inanıyorum. Bu topraklara ait herkesle birlikte ortak bir gelecek inşa etmek istiyoruz. ÇATIŞMIYORUM, KAVGA ETMİYORUM Bir parti tarif etmeye çalışmıyoruz. O yüzden çatışmıyorum, kavga etmiyorum. Siyaseti kamplaşma üzerinden değil, ortak akıl üzerinden kurmak zorundayız. Biz 86 milyonluk büyük bir aileyiz. Türkiye’nin yetişmiş insan gücünü bir araya getirerek daha yüksek standartlı bir gelecek kurabiliriz. Kimlik tartışmalarıyla değil, yönetim kalitesiyle ilerlemeliyiz. Ben buna inanıyorum ve Türk milletinin vicdanında bunun karşılık bulacağına da inanıyorum.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.