Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sanayi Bölgeleri

Gürsu Haber - Sanayi Bölgeleri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sanayi Bölgeleri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BURSA’NIN DEPREM GERÇEĞİ MASADA: JAPON JICA RAPORLARI KENTİN RİSK HARİTASINI ORTAYA KOYDU Haber

BURSA’NIN DEPREM GERÇEĞİ MASADA: JAPON JICA RAPORLARI KENTİN RİSK HARİTASINI ORTAYA KOYDU

İznik-Gemlik ve İnegöl fayları için hazırlanan senaryolar, bina envanteri ve kritik yapı analizleri Bursa’nın afet hazırlığında yol haritası oluşturuyor BURSA – Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili ve Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Büyükşehir Belediye Meclis Sözcüsü İsmail Şenol’un gündeme getirdiği deprem hazırlıkları, Bursa’nın yıllardır üzerinde çalıştığı afet risklerini yeniden gündeme taşıdı. Türkiye’nin en önemli sanayi ve tarih kentlerinden biri olan Bursa’nın deprem gerçeğine karşı hazırlıklı olması amacıyla 2020 yılında Bursa Büyükşehir Belediyesi ile Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı (JICA) arasında başlatılan kapsamlı çalışma, kentin afet risklerini bilimsel veriler ışığında ortaya koymayı hedefledi. 6 Şubat depremlerinden önce başlayan proje kapsamında Bursa’dan teknik ekipler Japonya’ya giderek deprem yönetimi, afet öncesi hazırlık, yapı güvenliği ve risk azaltma çalışmaları konusunda incelemelerde bulundu. Japon uzman ekipler de Bursa’ya gelerek kentin jeolojik yapısını, yapı stokunu ve olası deprem senaryolarını değerlendirdi. Çalışmalar sonucunda Bursa’nın deprem riskine ilişkin önemli analizler hazırlanırken, olası büyük depremlerin şehir üzerindeki etkilerini gösteren kapsamlı değerlendirmeler ortaya konuldu. BURSA’NIN İKİ KRİTİK FAY SENARYOSU JICA iş birliği kapsamında yapılan değerlendirmelerde Bursa için özellikle iki önemli fay hattı üzerinde duruldu. Bunlardan ilki; 7,6 büyüklüğünde deprem üretmesi beklenen İznik-Gemlik Fayı olarak öne çıktı. İkinci önemli senaryo ise; 7,2 büyüklüğünde deprem üretmesi beklenen İnegöl Fayı üzerinden değerlendirildi. Uzman çalışmalarında bu fayların oluşturabileceği olası sarsıntıların kentte meydana getirebileceği hasarlar bilimsel modellerle incelendi ve risk bölgeleri haritalandırıldı. Hazırlanan analizlerde, yalnızca fay hatlarının değil, bina özelliklerinin, yapı yaşlarının, kat yüksekliklerinin ve bölgesel yapı yoğunluklarının da dikkate alındığı belirtildi. BURSA’DAKİ 536 BİN BİNANIN ENVANTERİ ÇIKARILDI Deprem hazırlıkları kapsamında Bursa genelindeki yapı stokuna yönelik önemli bir çalışma gerçekleştirildi. Bu kapsamda; 536 bin binanın konum bilgileri, kat sayıları ve yapım yılları detaylı şekilde değerlendirildi. Kent genelindeki yapıların afet karşısındaki durumunu ortaya koymayı amaçlayan bu çalışma ile hangi bölgelerde risk yoğunluğunun daha fazla olduğu, hangi alanlarda öncelikli dönüşüm ve güçlendirme çalışmalarının yapılması gerektiği konusunda önemli bir veri altyapısı oluşturuldu. Uzmanların hazırladığı senaryolarda yalnızca bina yıkımları değil, ulaşım, altyapı, kritik tesisler ve ekonomik faaliyetlerin devamlılığı da değerlendirildi. GAZİAKDEMİR VE ALTIPARMAK ÖRNEKLERİ DİKKAT ÇEKTİ JICA çalışması kapsamında belirlenen örnek bölgelerde yapılan analizler, Bursa’nın yapı stokundaki riskleri daha somut şekilde ortaya koydu. Gaziakdemir Mahallesi Analizi Gaziakdemir Mahallesi’nde seçilen bir çalışma alanında toplam 323 bina üzerinde değerlendirme yapıldı. İnegöl Fayı senaryosuna göre gerçekleştirilen analizlerde, 7,2 büyüklüğündeki olası deprem durumunda bu binalardan 37’sinin yıkılabileceği öngörüldü. Bu çalışma, mahalle ölçeğinde risk tespiti yapılmasının ve yerinde dönüşüm planlarının önemini ortaya koydu. Altıparmak Mahallesi Analizi Bursa’nın yoğun yapılaşmış bölgelerinden biri olan Altıparmak Mahallesi’nde ise seçilen karelaj alanında 255 bina incelendi. Analizde; 160 binanın 1980 yılı öncesinde yapıldığı, 181 binanın 5 kat ve üzerinde olduğu belirlendi. İnegöl Fayı senaryosuna göre yapılan değerlendirmede ise bu yapı grubunda 90 binanın yıkılabileceği öngörüldü. Bu sonuçlar, özellikle eski yapı stokunun yoğun olduğu bölgelerde deprem risk azaltma çalışmalarının önemini bir kez daha ortaya koydu. KRİTİK TESİSLER İÇİN ÖZEL ANALİZLER YAPILDI Bursa’nın yalnızca konutlardan oluşan bir şehir olmadığına dikkat çekilirken, kritik altyapı tesislerinin de deprem güvenliği açısından büyük önem taşıdığı belirtildi. Bu kapsamda; Doğancı Barajı gibi yüksek önem taşıyan yapılar için özel analizler gerçekleştirildi. Su kaynaklarının güvenliği, ulaşım altyapısı, enerji sistemleri ve kamu hizmetlerinin deprem sonrasında kesintisiz sürdürülebilmesi için risk azaltıcı politikaların geliştirilmesi hedeflendi. SANAYİ BÖLGELERİ İÇİN “AFET SONRASI ÜRETİM” HEDEFİ Türkiye’nin en büyük sanayi merkezlerinden biri olan Bursa’da deprem hazırlıklarının önemli başlıklarından birini de organize sanayi bölgeleri oluşturuyor. JICA çalışmaları kapsamında organize sanayi bölgelerindeki yapıların güçlendirilmesi, olası depremde oluşabilecek yapısal hasarların azaltılması ve işletmelerin afet sonrasında üretime devam edebilmesini sağlayacak tedbirlerin geliştirilmesi hedeflendi. Bursa ekonomisinin büyük bölümünü oluşturan sanayi tesislerinin deprem sonrasında faaliyetlerini sürdürebilmesi, yalnızca kent ekonomisi açısından değil, Türkiye ekonomisi açısından da kritik bir konu olarak değerlendiriliyor. BURSA İÇİN YENİ DÖNEM: RİSK AZALTMA VE DİRENÇLİ KENT HEDEFİ Uzmanlara göre deprem hazırlığında temel amaç yalnızca binaların yıkılmasını önlemek değil; şehirlerin afet sonrasında yaşamaya ve üretmeye devam edebilecek kapasiteye ulaştırılması. Bu kapsamda; Riskli yapı stokunun belirlenmesi, Kentsel dönüşüm çalışmalarının hızlandırılması, Kritik altyapıların güçlendirilmesi, Sanayi tesislerinin afet dayanıklılığının artırılması, Toplumun afet bilincinin yükseltilmesi Bursa’nın deprem dirençli bir kent olması açısından büyük önem taşıyor. “BURSA’NIN GELECEĞİ İÇİN BİLİMSEL VERİLERLE HAREKET EDİLMELİ” Bursa Büyükşehir Belediyesi ile JICA arasında yürütülen çalışma, kentin deprem risklerini bilimsel verilerle ortaya koyan önemli projelerden biri olarak değerlendiriliyor. İznik-Gemlik ve İnegöl fayları üzerinde hazırlanan deprem senaryoları, bina envanteri çalışmaları ve kritik yapı analizleri; Bursa’nın afetlere karşı hazırlığında önemli bir rehber niteliği taşıyor. Uzmanların ortak görüşü ise Bursa gibi sanayi, tarih ve nüfus yoğunluğu yüksek bir kentin deprem hazırlığını yalnızca bugünün değil, gelecek nesillerin güvenliği açısından da ele alması gerektiği yönünde. Bursa’nın önündeki en önemli görevlerden biri; bilimsel veriler ışığında, kamu kurumları, yerel yönetimler, akademik çevreler, meslek odaları ve vatandaşların ortak iradesiyle daha güvenli ve dirençli bir şehir modeli oluşturmak olarak görülüyor.

DSP Bursa İl Başkanı Mehmet Seskır’dan “Ecevit Vizyonu” Vurgusu: Bursa, Üretimin ve Emek Mücadelesinin Kalbidir Haber

DSP Bursa İl Başkanı Mehmet Seskır’dan “Ecevit Vizyonu” Vurgusu: Bursa, Üretimin ve Emek Mücadelesinin Kalbidir

Mehmet Seskır, yaptığı kapsamlı değerlendirmede Bülent Ecevit’in Bursa’ya yönelik vizyonunu yeniden gündeme taşıyarak, kentin Türkiye’nin kalkınma modelindeki stratejik rolüne dikkat çekti. Seskır, açıklamasında Bursa’nın yalnızca bir sanayi kenti değil, aynı zamanda emeğin, üretimin ve sosyal adalet arayışının en güçlü merkezlerinden biri olduğunu vurguladı. “Bursa, Demokratik Sol Kalkınma Modelinin Temel Taşlarından Biri” Seskır, Demokratik Sol Parti’nin kurucu lideri Bülent Ecevit’in, Bursa’yı Türkiye’nin üretim odaklı kalkınma stratejisinde özel bir konuma yerleştirdiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu: “Ecevit’in kalkınma anlayışı, rant değil üretim üzerine kuruluydu. Bu çerçevede Bursa; organize sanayi bölgeleri, güçlü işçi potansiyeli ve yüksek tarımsal verimliliği ile Türkiye’nin ekonomik bağımsızlığının teminatı olarak görülmüştür. Bu vizyon bugün de yolumuzu aydınlatmaktadır.” “Üretim Ekonomisi Yeniden İnşa Edilmelidir” Bursa’nın sahip olduğu sanayi altyapısının Türkiye ekonomisi açısından kritik önemde olduğunu ifade eden Seskır, üretim odaklı politikaların terk edilmesinin ülkeye ağır bedeller ödettiğini savundu. Ecevit’in “üreten Türkiye” idealine atıf yapan Seskır, sanayi üretiminin artırılması ve yerli üreticinin desteklenmesi gerektiğini belirtti. “Bursa’daki organize sanayi bölgeleri yalnızca üretim alanları değil, aynı zamanda Türkiye’nin ekonomik direncinin merkezleridir. Bu merkezlerin güçlendirilmesi, dışa bağımlılığın azaltılması açısından hayati önemdedir.” “İşçi Hakları, Kalkınmanın Ayrılmaz Parçasıdır” Sanayi kenti kimliğiyle öne çıkan Bursa’da işçi haklarının korunmasının vazgeçilmez olduğunu vurgulayan Seskır, Bülent Ecevit’in emek odaklı siyaset anlayışının altını çizdi: “Ecevit, yalnızca üretimi değil, o üretimi gerçekleştiren emekçiyi merkeze alan bir liderdi. Sendikal örgütlenme, toplu sözleşme hakkı ve sosyal adalet, onun siyasetinin temel taşlarıydı. Bursa gibi işçi yoğunluğu yüksek bir kentte bu anlayışın yeniden güçlendirilmesi kaçınılmazdır.” “Sanayi ile Tarım Arasında Stratejik Denge” Seskır, Bursa’nın yalnızca bir sanayi merkezi olarak değil, aynı zamanda önemli bir tarım kenti olarak da değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Ecevit’in kalkınma modelinde sanayi ve tarımın birbirini tamamlayan iki unsur olduğuna dikkat çeken Seskır, şu ifadeleri kullandı: “Bursa’nın bereketli toprakları ile güçlü sanayi altyapısı birlikte değerlendirildiğinde ortaya sürdürülebilir bir kalkınma modeli çıkmaktadır. Tarımın ihmal edilmesi ya da sanayinin kontrolsüz büyümesi, bu dengeyi bozacaktır. Ecevit’in ortaya koyduğu model, bu iki alanın uyum içinde gelişmesini öngörmektedir.” “Karaoğlan’ın Mirası Bursa’da Yaşamaya Devam Ediyor” Bülent Ecevit’in özellikle Anadolu’da ve sanayi kentlerinde büyük bir halk desteği gördüğünü hatırlatan Seskır, Bursa’nın bu süreçte Demokratik Sol Parti için her zaman güçlü bir toplumsal taban sunduğunu ifade etti. “Ecevit’in ‘Karaoğlan’ olarak halkın gönlünde yer ettiği dönemde Bursa, emeğin ve üretimin siyasette karşılık bulduğu en önemli şehirlerden biri olmuştur. Bugün de aynı ruh, aynı inanç ve aynı kararlılıkla Bursa’da demokratik sol anlayışı yeniden büyütme hedefindeyiz.” “Bursa, Türkiye’nin Geleceğinde Anahtar Rol Oynayacak” Açıklamasının sonunda Seskır, Bursa’nın sahip olduğu potansiyelin doğru politikalarla Türkiye’nin ekonomik ve sosyal geleceğinde belirleyici olacağını ifade etti. Üretim, emek ve adalet ekseninde şekillenecek bir kalkınma modelinin kaçınılmaz olduğunu vurgulayan Seskır, sözlerini şu şekilde tamamladı: “Bursa, yalnızca geçmişte değil, gelecekte de Türkiye’nin kalkınma hikâyesinin merkezinde yer alacaktır. Bizler, Ecevit’in mirasına sahip çıkarak üretimi, emeği ve adaleti önceleyen bir anlayışı yeniden hakim kılmakta kararlıyız.” Bu kapsamlı değerlendirme, Bursa’nın hem ekonomik hem de toplumsal açıdan taşıdığı stratejik önemin bir kez daha altını çizerken, demokratik sol perspektifin kentte yeniden güçlendirilmesi yönünde güçlü bir irade ortaya koydu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.