Hava Durumu

#Sağlık

Gürsu Haber - Sağlık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sağlık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

DEVA İl Başkanı Öztürk: “Bursa’nın Sorunlarını Çözmeden Geleceğe Adım Atamayız” Haber

DEVA İl Başkanı Öztürk: “Bursa’nın Sorunlarını Çözmeden Geleceğe Adım Atamayız”

DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk, genişletilmiş yönetim toplantısında şehrin kronikleşmiş sorunlarını masaya yatırdı. Öztürk, sadece sorunları sıralamakla kalmadı; çözüm önerilerini de detaylarıyla paylaştı ve Bursa halkına umut mesajı verdi. Öne Çıkan Sorunlar ve Öztürk’ün Çözüm Önerileri Trafik ve Ulaşım Alarm Veriyor Bursa’da trafik artık büyük bir sorun. Öztürk, “Yollar tıkanıyor, toplu taşıma yetersiz. Şehir nefes alamıyor” diyerek çözümü açıkladı: Toplu taşımanın güçlendirilmesi, akıllı trafik düzenlemeleri ve alternatif ulaşım yolları. Yeşil Alanlar ve Çevre Kayıpları Şehir merkezindeki yeşil alan eksikliği vatandaşları rahatsız ediyor. Öztürk, yeni parklar, sosyal alanlar ve çevre odaklı kentsel dönüşüm projeleriyle bu sorunun üstesinden gelinebileceğini belirtti. Eğitim ve Gençlik İçin Acil Adımlar “Gençlerimizin sosyal ve eğitim imkânları sınırlı” diyen Öztürk, gençlik merkezleri ve eğitim altyapısının güçlendirilmesini önerdi. Ekonomi ve İşsizlik Krizi İşsizliğin ve küçük işletmelerin finansal sıkıntılarının altını çizen Öztürk, KOBİ destekleri, girişimcilik teşvikleri ve mesleki eğitim programlarının öncelikli çözüm yolları olduğunu söyledi. Sağlıkta Yetersizlikler Hastanelerin kapasitesi ve sağlık hizmetlerine erişim sorunlarına da dikkat çeken Öztürk, yeni sağlık tesisleri yatırımı ve mevcut altyapının iyileştirilmesini önerdi. Öztürk’ten Bursa Halkına Mesaj Toplantıyı değerlendiren Öztürk, “Bursa’nın potansiyeli çok büyük ama sorunları çözmeden geleceğe güvenle adım atamayız. Biz DEVA Partisi olarak sorunları tespit ediyor, çözüm yollarını tek tek hayata geçirecek projeler üretiyoruz” dedi. Toplantı, şehrin ekonomik, sosyal ve çevresel sorunlarının çözümüne dair somut adımların tartışılmasıyla sona ererken, Öztürk’ün açıklamaları DEVA Partisi’nin Bursa için hazırladığı yol haritasının da ipuçlarını verdi.

Bursa’da Devlet Hastanesi ve Diş Hastanesinde Skandal İddialar: “Temizlik Kadrosu Sekreterlik Yapıyor, Kim Göz Yumuyor?” Haber

Bursa’da Devlet Hastanesi ve Diş Hastanesinde Skandal İddialar: “Temizlik Kadrosu Sekreterlik Yapıyor, Kim Göz Yumuyor?”

Bursa’da Devlet Hastanesi ve Diş Hastanesinde Skandal İddialar: “Temizlik Kadrosu Sekreterlik Yapıyor, Kim Göz Yumuyor?” Bursa’daki kamu sağlık kurumlarında ortaya atılan iddialar, sağlık sisteminde görev tanımı ve liyakat tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Aydınlık Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı İrfan Özen, devlet hastanesi ve ağız-diş sağlığı merkezlerinde yaşandığı öne sürülen uygulamalara sert sözlerle tepki gösterdi. Özen, kamuoyuna yansıyan şikayetlere dikkat çekerek, temizlik personeli kadrosunda bulunan bazı çalışanların tıbbi sekreterlik görevini fiilen yürüttüğü, buna karşın asli görevlerini yerine getirmediği yönünde ciddi iddialar bulunduğunu vurguladı. Bu durumun yalnızca bir görev ihlali değil, aynı zamanda kamu kaynaklarının yanlış kullanımı anlamına geldiğini belirten Özen, “Bu açık bir sistem zaafıdır” dedi. “Kim bu görevlendirmeleri yapıyor, kimler göz yumuyor?” sorusunu yönelten Özen, iddiaların yalnızca idari bir hata olarak geçiştirilemeyeceğini ifade etti. Sağlık kurumlarında görev dağılımının keyfi şekilde değiştirildiği yönündeki söylemlerin araştırılması gerektiğini belirten Özen, “Bu işin arkasında bir talimat zinciri vardır. Sorumlular ortaya çıkarılmalıdır” diye konuştu. Ayrıca söz konusu uygulamaların siyasi referanslarla mı gerçekleştiği sorusunun da kamuoyunda yüksek sesle dile getirildiğini kaydeden Özen, liyakat ilkesinin hiçe sayıldığı iddialarının görmezden gelinemeyeceğini ifade etti. “Eğer burada bir kayırmacılık varsa, bu sadece kurumsal değil, aynı zamanda vicdani bir çöküştür” sözleriyle tepkisini daha da sertleştirdi. Sağlık hizmetlerinin doğrudan insan hayatını ilgilendirdiğini hatırlatan Özen, görev tanımı dışında yapılan uygulamaların hem hizmet kalitesini düşüreceğini hem de sistemde ciddi aksamalara yol açacağını söyledi. “Temizlik personelini sekreterlik yaptırarak neyi çözüyorsunuz? Eğitim almamış personelle sağlık sistemi mi yönetilir?” ifadeleriyle eleştirilerini sürdürdü. Aydınlık Gelecek Partisi olarak konunun takipçisi olacaklarını vurgulayan Özen, yetkililere açık çağrıda bulundu: “Bu iddialar derhal soruşturulmalı, görev tanımı dışına çıkan uygulamalara son verilmelidir. Kamu görevinde keyfiyet değil, hukuk ve liyakat esastır. Bu düzen böyle devam edemez.” Bursa’daki sağlık kurumlarına ilişkin bu çarpıcı iddiaların ardından gözler şimdi yetkili mercilere çevrilmiş durumda. Kamuoyu ise tek bir sorunun yanıtını bekliyor: Bu düzeni kim kurdu ve neden hâlâ sürdürülüyor?

Türk Sağlık-Sen Bursa Şube Başkanı Sabit Karabayır’dan 14 Mart Mesajı: Haber

Türk Sağlık-Sen Bursa Şube Başkanı Sabit Karabayır’dan 14 Mart Mesajı:

Türk milletinin evlatları, tarih boyunca söz konusu vatan olduğunda hiçbir tereddüt göstermeden gövdelerini siper etmiş, canlarını ortaya koymuş ve gerektiğinde en ön safta yer alarak destan yazmıştır. Bu milletin mayasında bulunan fedakârlık, cesaret ve vatan sevgisi; tarihimizin her döneminde olduğu gibi sağlık camiasında da en güçlü şekilde kendisini göstermiştir. Bu asil ve sarsılmaz ruhun en önemli temsilcilerinden biri hiç şüphesiz tıbbiyelilerdir. Bugün 14 Mart Tıp Bayramı’nı anarken, yalnızca bir meslek grubunun gününü değil; aynı zamanda vatan sevgisinin, bağımsızlık iradesinin ve fedakârlığın tarihsel bir sembolünü hatırlıyoruz. “14 Mart, Bir Meslek Gününden Çok Daha Fazlasıdır” Türk Sağlık-Sen Bursa Şube Başkanı Sabit Karabayır, 14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla yaptığı açıklamada sert ve dikkat çeken ifadeler kullanarak sağlık çalışanlarının içinde bulunduğu tabloya tepki gösterdi. Karabayır, 14 Mart’ın sıradan bir kutlama günü olmadığını vurgulayarak şu değerlendirmelerde bulundu: 1919 yılında İstanbul işgal altındayken, işgal güçlerinin gölgesi altında eğitim gören Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane öğrencileri, yani tıbbiyeliler, tarihe geçen bir direnişe imza attılar. İşgalin baskısına rağmen okulun iki kulesi arasına dev bir Türk bayrağı asarak milletin bağımsızlık iradesini dünyaya ilan ettiler. Bu hareket, sadece bir protesto değil; bağımsızlık meşalesini ateşleyen tarihi bir meydan okumaydı. İşgal kuvvetlerinin tehditlerine rağmen geri adım atmayan tıbbiyeliler, “Bu vatan sahipsiz değildir” diyerek milli mücadelenin öncüleri arasında yer aldı. Karabayır, bu tarihi ruhun bugün de sağlık çalışanlarının damarlarında dolaştığını belirterek şu ifadeleri kullandı: “Tıbbiyelilerin o gün ortaya koyduğu irade, Türk milletinin bağımsızlık karakterinin en güçlü sembollerinden biridir. O bayrak yalnızca iki kule arasına asılmamış; milletin kalbine, hafızasına ve tarihine kazınmıştır.” Cepheden Hastanelere Uzanan Fedakârlık Zinciri Türk Sağlık-Sen Bursa Şube Başkanı Sabit Karabayır, sağlık çalışanlarının fedakârlığının sadece tarihin sayfalarında kalmadığını, günümüzde de aynı kararlılıkla sürdüğünü vurguladı. Cephelerde yaralı askerleri tedavi ederken şehit düşen hekimlerden, imkânsızlıklar içinde insanlara şifa dağıtan sağlık emekçilerine kadar uzanan bu büyük fedakârlık hikâyesi, Türk sağlık camiasının karakterini ortaya koymaktadır. Karabayır, özellikle son yıllarda yaşanan büyük krizlerde sağlık çalışanlarının gösterdiği mücadeleye dikkat çekerek şunları söyledi: “Yakın tarihimizde bu fedakârlığın sayısız örneğine şahit olduk. Covid-19 salgını gibi insanlık tarihinin en zor dönemlerinden birinde sağlık çalışanlarımız günlerce evlerine gitmeden görev yaptı. Ardından asrın felaketi olarak nitelendirilen depremde yine ilk koşanlar sağlık emekçileri oldu. Milletimizin nerede bir feryadı yükseldiyse sağlık çalışanları orada vardı.” Sağlık çalışanlarının bu süreçlerde canlarını ortaya koyarak görev yaptığını vurgulayan Karabayır, buna rağmen sağlık camiasının yıllardır görmezden gelinen sorunlarının artık dayanılmaz bir noktaya geldiğini ifade etti. “Alkış Değil, Hakkımızı İstiyoruz” Sabit Karabayır açıklamasında sağlık çalışanlarının artık söz değil, somut adım beklediğini belirterek şu sert ifadeleri kullandı: “Sağlık çalışanları pandemi döneminde alkışlandı. Depremde kahraman ilan edildi. Ancak alkışlar bittiğinde geriye çözümsüz bırakılan sorunlar kaldı. Bugün sağlık çalışanları kahramanlık payesi değil, emeğinin karşılığını ve hakkını istemektedir.” Karabayır, özellikle ekonomik haklar konusunda sağlık çalışanlarının büyük bir mağduriyet yaşadığını vurgulayarak şu talepleri sıraladı: Ekonomik Talepler Sağlık çalışanlarının maaş sisteminin tek kalem ve adil bir yapıya kavuşturulması, Taban ve teşvik ödemelerinin acilen artırılması, Komik seviyelerde kalan nöbet ücretlerinin emeğin gerçek karşılığı olacak şekilde düzenlenmesi, Yapılan tüm ödemelerin emekliliğe yansıtılması. Karabayır, mevcut ödeme sisteminin sağlık çalışanlarını ciddi ekonomik sıkıntılar içine ittiğini belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: “Bugün sağlık çalışanları ağır iş yükü altında görev yaparken aldığı ücretle ay sonunu getirmekte zorlanıyorsa ortada ciddi bir adaletsizlik vardır. Bu durum sürdürülebilir değildir.” Özlük Haklarında Büyük Sorunlar Türk Sağlık-Sen Bursa Şube Başkanı Karabayır, sağlık çalışanlarının yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda özlük hakları açısından da ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirtti. Bu kapsamda acilen çözülmesi gereken başlıca konuları şöyle sıraladı: Sağlık çalışanlarının aşırı iş yükünün azaltılması, Sağlık sistemindeki personel açığını kapatmak için istihdamın artırılması, Özellikle eş durumu tayinlerinin kolaylaştırılması, Üniversite hastanelerinde çalışan sağlık personeline tayin hakkı verilmesi, Aile hekimliği sisteminde uygulanan haksız ve keyfi cezaların kaldırılması, Sağlık çalışanlarına yönelik şiddete karşı çok daha ağır ve caydırıcı yaptırımlar getirilmesi, Sağlık yönetiminde ehliyet ve liyakatin esas alınması. Karabayır, özellikle sağlıkta şiddet konusunun artık tahammül sınırlarını aştığını belirterek şu sözleri kullandı: “Bir ülkede insan hayatını kurtarmaya çalışan sağlık çalışanı şiddet görüyorsa orada ciddi bir sorun vardır. Sağlık çalışanları artık can güvenliği endişesiyle görev yapmak istemiyor.” Sosyal Haklar Artık Lüks Değil Karabayır, sağlık çalışanlarının sosyal haklarının da yıllardır ihmal edildiğini ifade ederek şu talepleri dile getirdi: Her hastaneye kreş açılması, Sağlık çalışanlarının dinlenme alanlarının insani koşullara kavuşturulması, Yemek ve benzeri hizmetlerin kalite ve yeterlilik açısından çalışanları memnun edecek seviyeye çıkarılması. Bu düzenlemelerin artık bir talep değil zorunluluk olduğunu vurgulayan Karabayır, sağlık çalışanlarının insanüstü şartlarda çalıştırılmasının kabul edilemez olduğunu söyledi. “Mücadeleden Asla Vazgeçmeyeceğiz” Türk Sağlık-Sen Bursa Şube Başkanı Sabit Karabayır açıklamasının sonunda mücadele mesajı vererek şunları kaydetti: “Fedakâr sağlık camiasının bu taleplerinin karşılanması; çalışanların tükenmişlik sendromundan kurtulmasının, hak ettikleri çalışma hayatına kavuşmalarının ve milletimize daha nitelikli sağlık hizmeti sunulmasının tek yoludur. Bu nedenle gerekli adımların atılmasını istiyoruz. Dün olduğu gibi bugün de mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Sağlık çalışanları hak ettikleri değeri alana kadar bu mücadeleden asla vazgeçmeyeceğiz.” Karabayır, Türk Sağlık-Sen’in sağlık çalışanlarının hak mücadelesinde kararlı bir duruş sergilediğini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: “Biz Türk Sağlık-Sen olarak yapılması gerekenleri açık ve net şekilde söylüyoruz. Çalışanın yanında duran, hak arama mücadelesini kararlılıkla sürdüren tek ve güvenilir adres olmaya devam edeceğiz.” “Sorunların Çözülmesini İstiyoruz” Karabayır, temennilerinin sağlık çalışanlarının sorunlarla boğuştuğu son Tıp Bayramı’nı yaşamaları olduğunu belirterek açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Dileğimiz; sağlık çalışanlarının sorunlarının çözüme kavuştuğu, emeğin değer gördüğü, adaletli bir çalışma düzeninin kurulduğu günleri görmektir. Sağlık çalışanlarının hak ettiği saygıyı gördüğü bir sistem artık ertelenemez bir zorunluluktur.” Türk Sağlık-Sen Bursa Şube Başkanı Sabit Karabayır, insan hayatını her şeyin üzerinde tutarak fedakârca görev yapan tüm sağlık çalışanlarının 14 Mart Tıp Bayramı’nı kutladı ve sağlık camiasının hak ettiği değere kavuşması için mücadelenin süreceğini vurguladı.

Yağız Efe İçin Umut Bekleyişi: DMD Kampanyasında Kritik Süreç Haber

Yağız Efe İçin Umut Bekleyişi: DMD Kampanyasında Kritik Süreç

Bursa’da yaşayan 8 yaşındaki Yağız Efe Erim, nadir görülen ve ilerleyici kas hastalığı olan Duchenne Musküler Distrofi (DMD) ile mücadele ediyor. Minik Yağız’ın tedavi olabilmesi için başlatılan valilik onaylı yardım kampanyası, aradan geçen dört aya rağmen beklenen desteğe ulaşamadı. Kampanya şu ana kadar yalnızca yüzde 13 seviyesine ulaşabildi. Ailesi ise zamanla yarıştıklarını belirterek hem vatandaşlara hem de iş dünyasına destek çağrısında bulunuyor. Dört Ayda Yüzde 13’e Ulaşabildi Yağız Efe’nin babası Mustafa Erim, kampanyanın ilerleyişi hakkında yaptığı açıklamada sürecin oldukça yavaş ilerlediğini söyledi. Kampanyanın yaklaşık dört aydır devam ettiğini belirten Erim, hedeflenen miktara ulaşma konusunda ciddi bir zaman kaybı yaşandığını ifade etti. “Yaklaşık dört aydır kampanyamız devam ediyor. Ancak şu ana kadar yalnızca yüzde 13 seviyesine ulaşabildik. Maalesef kampanya beklediğimiz hızda ilerlemiyor” diyen baba Erim, desteklerin artması gerektiğini vurguladı. Hastalık Süreci ve Kritik Zaman Mustafa Erim, oğlu Yağız Efe’ye 15 Haziran’da Duchenne Musküler Distrofi (DMD) teşhisi konulduğunu, tedavi için başlatılan yardım kampanyasının ise 15 Ekim’de valilik onayı aldığını belirtti. Ancak geçen sürenin hastalık açısından oldukça kritik olduğuna dikkat çeken Erim, DMD’nin ilerleyici bir hastalık olduğunu ve zaman kaybının tedavi şansını doğrudan etkilediğini söyledi. “Bugün itibarıyla yaklaşık dört ay geçti ama bizim aslında hiç vaktimiz yok. Çocuğumuz her an tekerlekli sandalyeye bağımlı hale gelebilir. O noktadan sonra tedavi şansı büyük ölçüde ortadan kalkıyor” diyen Erim, sürecin kendileri için bir zaman yarışı olduğunu dile getirdi. Sanayicilere ve İş Dünyasına Çağrı Kampanyanın daha hızlı ilerleyebilmesi için çeşitli kurum ve kişilerle görüşmeler yaptıklarını ifade eden baba Erim, özellikle Bursa’daki sanayiciler ve iş insanlarından destek beklediklerini söyledi. Belediye başkanlarıyla görüşmeler gerçekleştirdiklerini ancak şu ana kadar somut bir destek alamadıklarını belirten Erim, Bursa’nın güçlü sanayi potansiyelinin bu kampanyayı kısa sürede tamamlayabilecek güçte olduğunu dile getirdi. “Sağlık camiası ve kendi çevremizin desteğiyle bu noktaya kadar gelebildik. Ancak bu yeterli değil. Bursa’nın imkânlarıyla bu kampanya çok daha hızlı tamamlanabilir. Oğlumuzun zamanı daralıyor” ifadelerini kullandı. “Oğlumuz Sadece Çocukluğunu Yaşamak İstiyor” Şu anda 8 yaşında olan Yağız Efe, Nisan ayında 9 yaşına girecek. Aile, kampanyanın bir an önce tamamlanmasının çocuklarının geleceği için hayati önem taşıdığını vurguluyor. Mustafa Erim, oğlunun yaşıtları gibi koşmak, oynamak ve çocukluğunu yaşayabilmek istediğini belirterek toplumdan destek istedi. “Oğlumuz sadece koşmak, oynamak ve çocukluğunu yaşamak istiyor. Küçük destekler birleştiğinde büyük bir umut olabilir. Herkesin desteğine ihtiyacımız var” diyen Erim, tüm vatandaşları kampanyaya duyarlı olmaya davet etti. Yağız Efe’nin ailesi, kampanyanın kısa sürede tamamlanabilmesi için toplumun her kesiminden gelecek desteklerin hayati önem taşıdığını vurguluyor.

Maçta Kadın Enerjisi Sahaya Taşındı Haber

Maçta Kadın Enerjisi Sahaya Taşındı

CHP Nilüfer Kadın Kolları Başkanlığı, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında spora ve kadınların sosyal yaşamdaki aktif rolüne dikkat çekmek için anlamlı bir etkinlik gerçekleştirdi. MYK Üyesi Fatma Özgür ve İlçe Kadın Kolları Başkanı Şebnem Köroğlu öncülüğünde gerçekleştirilen organizasyon, kadınların sporla iç içe olmasının önemini gözler önüne serdi. Kadınların Maçta Farkındalık Rolü Etkinlik kapsamında, Bursa’nın köklü kulüplerinden Bursaspor ile rakip takım arasındaki karşılaşma izlenerek, kadınların sporun izleyicisi ve destekçisi olarak toplumda aktif rol alabileceği vurgulandı. Maça katılım gösteren kadınlar, tribünlerde oluşturdukları renkli ve coşkulu atmosferle dikkat çekti. Maç öncesinde ve sırasında kadınların spor kültürüne dair farkındalığı artırmaya yönelik konuşmalar yapan Şebnem Köroğlu, kadınların sporun sadece bir izleyici değil, aynı zamanda aktif katılımcısı ve destekçisi olabileceğini ifade etti. Kadınların spora ilgisinin artırılmasının, toplumdaki toplumsal cinsiyet eşitliği mücadelesine de katkı sağladığını vurguladı. Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’den Destek Maça katılan Mustafa Bozbey, etkinliği destekleyerek kadınların sosyal ve sportif alanlarda görünürlüğünü artırmak adına önemli bir jestte bulundu. CHP Nilüfer Kadın Kolları Başkanı Şebnem Köroğlu, Bozbey’in katkısını takdir ederek, kadınların spor farkındalığı çalışmalarının güçlendiğini belirtti. Sahada Bursaspor’un Zaferi Karşılaşma, Bursa tribünlerinde kadınların coşkusuyla birleşerek büyük bir heyecana sahne oldu. Maç sonunda Bursaspor, rakibini 6-0 mağlup ederek sahada görsel ve sportif bir zafer daha elde etti. Şebnem Köroğlu, bu galibiyeti kadınların spor alanındaki farkındalık etkinliğiyle birlikte değerlendirerek, “Kadınların tribünlerdeki enerjisi, sahadaki performans kadar etkili oldu. Bu etkinlik, kadınların spora olan ilgisinin ve desteğinin somut bir göstergesidir” dedi. Kadınların Spora Katılımının Önemi Etkinlik, kadınların spor kültürüne aktif katılımının sadece fiziksel sağlık açısından değil, sosyal dayanışma, toplumsal görünürlük ve eşitlik bilinci açısından da kritik olduğunu ortaya koydu. Şebnem Köroğlu’nun liderliğinde yürütülen organizasyon, kadınların toplumsal yaşamda spor ve kültürel etkinlikler yoluyla güçlenmesini destekleyen somut bir örnek olarak öne çıktı. Bu anlamlı günde, CHP Nilüfer Kadın Kolları, kadınların spor ve sosyal yaşamda daha görünür hale gelmesi için etkinliklerini sürdüreceklerini açıkladı. Şebnem Köroğlu, kadınların hem sahada hem tribünde aktif rol almasının, toplumsal cinsiyet eşitliği ve sosyal farkındalığın güçlenmesine katkı sağlayacağını belirtti. Maç, sadece 6-0’lık bir skorla değil; kadınların spora ilgisini ve toplumsal katılımını görünür kılan farkındalık mesajıyla da tarihe geçti.

Saadet Partisi’nden Anlamlı Buluşma: Engelli Vatandaşlarla İftar Sofrasında Dayanışma Mesajı Haber

Saadet Partisi’nden Anlamlı Buluşma: Engelli Vatandaşlarla İftar Sofrasında Dayanışma Mesajı

Saadet Partisi teşkilatının toplumsal duyarlılık çalışmalarına bir yenisi daha eklendi. Saadet Partisi İl Başkanlığı tarafından gerçekleştirilen program kapsamında, engelli vatandaşlarla iftar sofrasında bir araya gelinerek dayanışma ve toplumsal farkındalık mesajı verildi. Programa, Hamza Gürsel başta olmak üzere il başkan yardımcıları ve parti yöneticileri katılım sağladı. Organizasyon, İl Engelliler Komisyonu’nun koordinasyonunda yoğun katılımla gerçekleştirildi. Geniş Katılım ve Samimi Atmosfer İftar programı boyunca engelli bireyler ve aileleriyle yakından ilgilenen parti yöneticileri, masaları tek tek ziyaret ederek vatandaşların talep ve önerilerini dinledi. Samimi bir atmosferde gerçekleşen buluşmada birlik, beraberlik ve sosyal dayanışma vurgusu ön plana çıktı. Katılımcılar, böyle organizasyonların yalnızca bir iftar programı olmanın ötesinde toplumsal farkındalığın artırılması açısından önemli olduğunu ifade etti. “Engeller Dayanışmayla Aşılır” Programda konuşan İl Başkanı Hamza Gürsel, engelli bireylerin toplumun ayrılmaz bir parçası olduğunu vurgulayarak, engellerin ancak toplumsal bilinç ve güçlü dayanışma ile aşılabileceğini ifade etti. Gürsel, herkes için erişilebilir, adil ve eşit bir yaşamın sağlanmasının sosyal devlet anlayışının temel gerekliliklerinden biri olduğunu belirterek, bu konuda farkındalık oluşturmaya devam edeceklerini söyledi. Sosyal Politikalar Vurgusu Programda yapılan değerlendirmelerde, engelli bireylerin eğitim, istihdam, sağlık ve sosyal hayata katılım konularında karşılaştıkları sorunların çözümü için daha kapsayıcı politikaların gerekliliğine dikkat çekildi. Saadet Partisi yöneticileri, engelli vatandaşların yalnızca belirli gün ve haftalarda değil her zaman hatırlanması gerektiğini belirterek, toplumun tüm kesimlerinin bu konuda sorumluluk alması gerektiğini ifade etti. “Erişilebilir ve Adil Bir Yaşam İçin Çalışıyoruz” Parti yetkilileri yaptıkları açıklamada, engelsiz bir yaşamın yalnızca fiziki düzenlemelerle değil, zihinsel dönüşüm ve toplumsal duyarlılıkla mümkün olacağını vurguladı. Saadet Partisi olarak herkes için erişilebilir şehirler, fırsat eşitliği ve sosyal adalet temelinde çalışmalarını sürdürdüklerini belirten yetkililer, bu tür buluşmaların toplumsal birlikteliği güçlendirdiğini ifade etti. Toplumsal Dayanışma Mesajı Program sonunda birlik ve beraberlik mesajı verilerek, engelli vatandaşların hayatın her alanında daha aktif rol alabilmeleri için toplumun tüm kesimlerinin ortak sorumluluk üstlenmesi gerektiği dile getirildi. İftar programı, hatıra fotoğraflarının çekilmesi ve vatandaşlarla yapılan sohbetlerin ardından sona erdi.

Harmancık Belediye Başkanı Haşim Ali Arıkan: Çocuklara ve İlçe Halkına Duyduğu Sevgiyle Örnek Bir Lider Haber

Harmancık Belediye Başkanı Haşim Ali Arıkan: Çocuklara ve İlçe Halkına Duyduğu Sevgiyle Örnek Bir Lider

Bursa’nın doğal güzellikleriyle ön plana çıkan ilçesi Harmancık’ta, belediye başkanlığı görevini yürüten Haşim Ali Arıkan, sadece yönetim kabiliyetiyle değil, çocuklara ve ilçe halkına olan derin sevgisiyle de adından sıkça söz ettiriyor. Arıkan’ın bu yaklaşımı, Harmancık’ın sosyal yaşamını olumlu yönde şekillendirirken, ilçede sevgi ve dayanışma kültürünü güçlendiriyor. Çocuklara Yönelik Özel Projeler ve Hassasiyet Başkan Arıkan’ın çocuklara yönelik hassasiyeti, ilçedeki pek çok sosyal ve kültürel projeye yansıyor. Eğitime destekten sosyal etkinliklere, oyun alanlarının yenilenmesinden çocukların psikososyal gelişimini destekleyen programlara kadar geniş bir yelpazede çalışmalar yürütülüyor. Modern ve Güvenli Oyun Alanları: Arıkan yönetimi, çocukların sağlıklı ve güvenli ortamlarda vakit geçirebilmesi için park ve bahçelerde kapsamlı yenileme çalışmalarına öncelik verdi. Çocukların sosyal gelişimini destekleyen bu alanlar, ailelerin de yoğun talebiyle hızla büyüyor. Eğitim Destek Programları: Okullara yönelik kırtasiye yardımları, burs imkanları ve sosyal etkinliklerle, ilçedeki çocukların eğitimine katkı sağlanıyor. Arıkan, eğitimin geleceğin teminatı olduğuna inancını sıkça dile getiriyor. Kültürel ve Sanatsal Faaliyetler: Harmancık’ta çocukların sanat ve kültürle erken yaşta tanışması için tiyatro gösterimleri, müzik atölyeleri ve sportif faaliyetler organize ediliyor. Bu tür etkinliklerle çocukların özgüvenleri ve yaratıcılıkları teşvik ediliyor. İlçe Halkıyla Kurduğu Güçlü Bağ Başkan Arıkan’ın sevgisi sadece çocuklarla sınırlı kalmıyor; tüm Harmancık halkına yönelik samimi ve kapsayıcı yaklaşımı dikkat çekiyor. Halkla iç içe yönetim anlayışıyla, vatandaşların taleplerini dinleyip çözüm üretmeye özen gösteriyor. Halkla Buluşma Günleri: Belirli periyotlarla düzenlenen buluşmalarda Arıkan, doğrudan vatandaşların sorunlarını dinliyor, taleplerini not alıyor ve hızlı aksiyon alınması için ilgili birimlere yönlendiriyor. Sosyal Dayanışma Kampanyaları: İhtiyaç sahibi aileler için gıda ve kıyafet yardımları, sağlık taramaları gibi sosyal sorumluluk projeleriyle toplumun tüm kesimlerine dokunuyor. Bu çalışmalar, Harmancık’ta birlik ve beraberlik duygusunu pekiştiriyor. Çevre ve Sağlık Projeleri: İlçe halkının yaşam kalitesini artırmak için çevre temizliği, yeşil alanların artırılması ve sağlık hizmetlerinin yaygınlaştırılması alanlarında somut adımlar atılıyor. “Harmancık Hepimizin Evi” Haşim Ali Arıkan, ilçesini adeta büyük bir aile gibi görüyor. Halkıyla kurduğu güven ve sevgi bağları, yerel yönetimde başarıyı getiren en önemli unsur olarak değerlendiriliyor. Arıkan’ın sözleri, bu yaklaşımını özetliyor: “Çocuklarımız bizim geleceğimiz, halkımız bizim gücümüzdür. Harmancık’ta hep birlikte el ele vererek daha yaşanabilir bir ilçe yaratacağız. Her bireyin yaşam kalitesini yükseltmek, en öncelikli görevimizdir.” Sonuç: Sevgiyle Yönetilen Bir İlçe Haşim Ali Arıkan’ın çocuklara ve ilçe halkına duyduğu sevgi, Harmancık’ta sosyal uyumun ve gelişimin temel taşlarından biri oldu. Başkanın bu insani yaklaşımı, sadece siyasi başarıya değil, aynı zamanda güçlü ve sağlıklı bir toplum inşasına da zemin hazırlıyor. Bu örnek liderlik, Harmancık’ın geleceğine umutla bakılmasını sağlarken, diğer yerel yönetimlere de model teşkil ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.