Hava Durumu

#Sadaka

Gürsu Haber - Sadaka haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sadaka haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Emekliye Pansuman Değil Hak Ettiği Maaşı Teslim Edin! Haber

Emekliye Pansuman Değil Hak Ettiği Maaşı Teslim Edin!

Emekli ve Emekçiler Dernekleri Federasyonu (EMEDFED) Genel Başkanı ve EYT Kurucu Başkanı Gönül Boran Özüpak, emekli ve emekçilerin yaşadığı ekonomik sıkıntılara ilişkin son derece sert bir açıklama yaparak iktidarı ve mevcut ekonomik politikaları hedef aldı. Yazılı açıklamasında sert ifadeler kullanan Özüpak, emeklinin sistematik biçimde yoksullaştırıldığını savundu. Özüpak, “Üreteni korumayan, ömrünü bu ülkeye vermiş emekliyi ve emekçiyi yoksulluğa mahkûm eden, emeği maliyet olarak gören bir anlayış hangi milletin iktidarıdır?” sözleriyle başladığı açıklamasında, mevcut düzenin bilinçli tercihler sonucu oluştuğunu ifade etti. Emeklilere yönelik politikaların geçici çözümlerle geçiştirildiğini belirten Özüpak, “Emeklinin hakkı vaatlerle, pansumanlarla değil; prim-kazanç esaslı intibak yasasıyla teslim edilir. Bunun dışındaki her adım adaletsizliğin devamıdır” dedi. İktidara doğrudan seslenen Özüpak, 2000 sonrası emeklilere verilen intibak sözlerinin tutulmadığını, 2008 yılında yapılan düzenlemelerle aylık bağlanma oranlarının düşürüldüğünü ve “en düşük maaş” sisteminin kalıcı hale getirildiğini öne sürdü. Ayrıca Türkiye İstatistik Kurumu verilerinin gerçeği yansıtmadığını iddia ederek, “Rakamlarla oynayarak yoksulluğu gizleyemezsiniz. Hayatın gerçeği ne tablolarınıza ne de açıklamalarınıza sığıyor” ifadelerini kullandı. Açıklamasında sık sık “intibak adalettir” vurgusu yapan Özüpak, emekli ve emekçilerin artık oyalanmak istemediğini belirterek şu sert mesajları verdi: “Biz oyalama istemiyoruz. Rakam oyunları istemiyoruz. Lütuf istemiyoruz. Sadaka hiç istemiyoruz. Ödediğimiz primin, verdiğimiz emeğin karşılığını istiyoruz.” Siyasi iktidar ve muhalefete de çağrıda bulunan Özüpak, “Siz koltuk hesabı yaparken biz ekmek hesabı yapıyoruz. Biz kimsenin sadakasını değil, hakkımızı istiyoruz” diyerek toplumdaki geçim sıkıntısının geldiği noktaya dikkat çekti. Emeklilerin artık susan değil, hesap soran taraf olduğunu vurgulayan Özüpak, halkın gücünün küçümsenmemesi gerektiğini ifade etti. Açıklamasında ekonomik adaletsizliğin derinleştiğini savunan Özüpak, “Kaynak var ama adil paylaşım yok. Lükse ve şatafata gelince sınırsız harcama yapılırken, emekliye gelince bütçe bahanesi öne sürülüyor. Bu, emeği yoksullukta eşitleyen bir anlayıştır” dedi. Emekli ve emekçilerin yaşadığı tabloyu “pazarda eksilen file, evde ertelenen ihtiyaç” sözleriyle özetleyen Özüpak, mevcut düzenin tesadüf olmadığını, bilinçli bir tercih olduğunu savundu. “Biz sadece eksilen maaş değiliz, biriken hesabız. Ve o hesap ne unutulur ne yarım kalır” diyerek tepkisini daha da sertleştirdi. Açıklamasının sonunda taleplerini net bir şekilde dile getiren Özüpak, tüm emeklilere prim ve kazançlarına göre intibak düzenlemesi yapılmasının zorunluluk olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: “Babanızın parasından değil, alın terimizle ödediğimiz primlerin karşılığını istiyoruz. Masallarınız karın doyurmuyor. Derdimiz geçim, gelsin seçim.”

“Memur Emeklisi İsyanda: ‘Hakkımız Olan Maaşın Yarısını Alıyoruz!’” Haber

“Memur Emeklisi İsyanda: ‘Hakkımız Olan Maaşın Yarısını Alıyoruz!’”

Seyyanen Zam Krizi Büyüyor: Hukuk, Sistem ve Gerçekler Karşı Karşıya Türkiye’de milyonlarca memur emeklisini ilgilendiren maaş tartışması giderek daha sert bir zemine kayıyor. Özellikle “seyyanen zam”ın emekli maaşlarına yansıtılmaması, sosyal medyada büyüyen bir hak arayışına dönüşürken; konu artık sadece ekonomik değil, aynı zamanda hukuki ve sistemsel bir kriz olarak değerlendiriliyor. Memur emeklileri, kazanılmış haklarının yok sayıldığını savunurken; bazı uzmanlar ise mevcut sistemin zaten bu şekilde işlediğini ve yapılan itirazların hukuki zemininin tartışmalı olduğunu dile getiriyor. “Kanun Açık” Diyenler: ‘Memura Ne Veriliyorsa Emekliye de Verilmeli’ Hak arayışında olan emekliler, dayanak olarak Anayasa ve ilgili mevzuatı gösteriyor. Özellikle: 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu çerçevesinde, memura yapılan artışların emekliye de yansıtılması gerektiği savunuluyor. Emekliler bu durumu şu sözlerle özetliyor: “Biz ayrıcalık değil, kanunun bize verdiği hakkı istiyoruz. İkramiye değil, sadaka değil; alın terimizin karşılığını talep ediyoruz.” Karşı Görüş: “Sistem Baştan Böyle Kuruldu” Ancak bu iddialara karşı çıkan ve kendisi de emekli olduğunu belirten kesimler, tartışmaya farklı bir boyut getiriyor. Bu görüşe göre: Emekli maaşları doğrudan hükümet tarafından değil, SGK ve Emekli Sandığı sistemi üzerinden belirleniyor. Maaşlar, memurun görevdeyken sahip olduğu unvan ve keseneğe tabi gelirleri üzerinden hesaplanıyor. Tazminat, ek ödeme ve seyyanen zam gibi kalemler keseneğe tabi olmadığı için emekli maaşına yansımıyor. Bu görüşü savunanlar net konuşuyor: “Bugün tartışılan şey yeni değil. Bu sistem yıllardır böyle işliyor. Değişmesini istiyorsanız yeni yasa gerekir.” Oran Tartışması: Gerçekten Kayıp mı Var? Tartışmanın bir diğer boyutu ise maaş bağlama oranları. Geçmişte %75 seviyelerinde olan aylık bağlama oranlarının bugün %50’lere kadar gerilediği eleştirisi yapılırken, karşı görüş bunun eksik bir değerlendirme olduğunu savunuyor: “Bugünkü oranlar tek başına kıyaslanamaz. Memur maaş yapısı değişti. Bazı kalemler artırıldı ama keseneğe dahil edilmedi. Bu da emekli maaşını etkiledi.” “Ek Ödeme Var” Argümanı Sistemi savunanlara göre emeklilere zaten çeşitli ek ödemeler yapılıyor: %4 oranındaki eski vergi iadesi sistemi %6 oranındaki ilave ödeme Toplamda yaklaşık %10’luk bir ek ödemenin hâlâ emekli maaşlarına yansıdığı ve bunun e-Devlet sisteminde görülebildiği ifade ediliyor. Emekliler Ne Diyor? “Bu Teknik Açıklamalar Açlığı Durdurmuyor” Ancak sahadaki emekli için bu teknik detayların pek bir anlamı yok. Artan hayat pahalılığı karşısında maaşların eridiğini belirten emekliler, durumu çok daha sert ifadelerle dile getiriyor: “Sistem böyleydi demek çözüm değil. Biz bugün geçinemiyoruz. Maaşımız yarıya düştü. Her yerden darbe yiyoruz.” “Domino Etkisi” Uyarısı: Sistem Çöküyor mu? Seyyanen zamın emeklilere yansıtılmaması, bazı kesimler tarafından “domino etkisi” olarak tanımlanıyor. İddiaya göre: Aktif memur ile emekli arasındaki maaş farkı açılıyor Sistem içindeki denge bozuluyor Emeklilik cazibesini kaybediyor Kamu personel rejimi uzun vadede zarar görüyor Bu görüşü savunanlar oldukça sert: “Bu sadece bir maaş meselesi değil. Bu, sistemin çöküşüdür.” Siyasi Eleştiri: “Sorun Biliniyor Ama Çözüm Yok” Tartışma giderek siyasi bir boyut da kazanıyor. Emekliler, iktidarın sorunu görmesine rağmen çözüm üretmediğini iddia ediyor: “Mesele bilinmiyor değil. Ama tercih edilmiyor. Çünkü emekliden tasarruf ediliyor.” Daha Derin Sorun: “Adalet ve Liyakat” Konu yalnızca maaş tartışmasıyla sınırlı kalmıyor. Sisteme yönelik güven kaybı da açık şekilde dile getiriliyor: Atamalarda liyakat tartışmaları Gençlerin geleceğe dair kaygıları Kamu sistemine olan güvenin zayıflaması Bu noktada eleştiriler daha da sertleşiyor: “Adalet ve liyakat olmadan hiçbir hak iadesi olmaz. Sorun maaş değil, sistem sorunu.” ÇÖZÜM NEREDE? Ortaya çıkan tablo net: Emekliler hak kaybı yaşadığını düşünüyor Sistem savunucuları mevcut yapının hukuka uygun olduğunu söylüyor Çözüm ise ancak yeni bir yasal düzenleme ile mümkün görünüyor “Bu Tartışma Daha Büyüyecek” Memur emeklisinin maaş meselesi artık bireysel bir serzeniş olmaktan çıkmış durumda. Ekonomik krizle birleşen bu sorun, önümüzdeki süreçte hem hukuki hem de siyasi açıdan daha büyük bir tartışmanın fitilini ateşleyecek gibi görünüyor. Çünkü mesele sadece maaş değil; güven, adalet ve gelecek meselesi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.