Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Restorasyon

Gürsu Haber - Restorasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Restorasyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İYİ Parti’den Cumalıkızık Mesajı: “Köylüyü Yaşatmadan Köyü Yaşatamazsınız” Haber

İYİ Parti’den Cumalıkızık Mesajı: “Köylüyü Yaşatmadan Köyü Yaşatamazsınız”

“Cumalıkızık betonlaşmayla değil; tarihiyle, kültürüyle ve insanıyla korunabilir” İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanlığı, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Cumalıkızık’ın karşı karşıya bulunduğu sorunlara dikkat çekmek amacıyla tarihi köyde kapsamlı bir basın toplantısı gerçekleştirdi. İlçe Başkanı İsmail Seyis öncülüğünde düzenlenen programa, İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Milletvekili Selçuk Türkoğlu, İl Başkanı İsmail Kaya, ilçe başkanları, il ve ilçe yöneticileri ile çok sayıda partili katıldı. Cumalıkızık’ın tarihi kimliği, doğal yapısı ve köy yaşamının korunmasına yönelik güçlü mesajların verildiği toplantıda, özellikle köylünün sürecin dışında bırakılmaması gerektiği vurgulandı. Basın açıklamasında, Cumalıkızık’ın yalnızca tarihi evlerden ibaret olmadığı; kadın emeği, üretim kültürü, sosyal hafızası ve yaşayan köy kimliğiyle birlikte korunması gereken eşsiz bir miras alanı olduğu ifade edildi. “Köylüyü Yaşatmadan Köyü Yaşatamazsınız” Toplantıda yapılan açıklamalarda, son yıllarda artan turizm baskısı, betonlaşma tehdidi ve ekonomik zorlukların Cumalıkızık’ın özgün yapısını tehdit ettiği belirtildi. İYİ Parti heyeti adına yapılan değerlendirmede şu ifadeler öne çıktı: “Cumalıkızık’ın tarihi dokusunun, doğasının ve köylüsünün birlikte korunması gerekiyor. Köylüyü yaşatmadan köyü yaşatamazsınız.” Açıklamada, köy halkının ekonomik ve sosyal açıdan desteklenmediği bir koruma anlayışının sürdürülebilir olmayacağı vurgulanırken, özellikle kadın üreticilerin ve yerel esnafın korunmasının UNESCO sürecinin temel unsurlarından biri olduğu ifade edildi. “Cumalıkızık’ın Hafızasına ve Kadın Emeğine Sahip Çıkacağız” Basın toplantısında Cumalıkızık’ın yalnızca turistik bir merkez olarak değerlendirilmesine yönelik eleştiriler de dikkat çekti. Parti yöneticileri, köyün yaşayan kültürünün giderek ticari baskı altında kaldığını belirterek şu mesajı verdi: “Cumalıkızık’ın hafızasına, kadın emeğine, üreticisine ve köy kültürüne sahip çıkmaya devam edeceğiz.” Açıklamada, geleneksel üretim kültürünün korunmasının sadece ekonomik değil aynı zamanda kültürel bir sorumluluk olduğu vurgulandı. Özellikle kadınların ürettiği yerel ürünlerin ve kırsal yaşam kültürünün, Cumalıkızık’ın UNESCO kimliğinin önemli parçalarından biri olduğu ifade edildi. “Betonlaşma Değil, Koruma Öncelikli Olmalı” Toplantının en dikkat çeken başlıklarından biri de bölgedeki yapılaşma baskısı oldu. İYİ Parti heyeti, Cumalıkızık’ın geleceğinin yeni beton projeleriyle değil; tarihi ve doğal dokunun korunmasıyla güvence altına alınabileceğini belirtti. Açıklamada şu ifadeler kullanıldı: “UNESCO Dünya Mirası olan Cumalıkızık’ın geleceği; betonlaşmayla değil, tarihiyle, kültürüyle ve insanıyla korunabilir.” Son dönemde bölgede artan ziyaretçi yoğunluğu, otopark baskısı, altyapı eksiklikleri ve çevresel tehditlerin köyün özgün yapısını zorladığı ifade edilirken, plansız uygulamaların tarihi mirasa zarar verebileceği uyarısında bulunuldu. Yetkililere “Şeffaf ve Katılımcı Yönetim” Çağrısı İYİ Parti yöneticileri açıklamalarında, Cumalıkızık’a ilişkin karar süreçlerinde köy halkının daha aktif rol alması gerektiğini de vurguladı. Yetkililere yapılan çağrıda şu mesaj öne çıktı: “Köylüyü dışlayan değil, sürecin parçası yapan şeffaf ve katılımcı bir anlayışla hareket edilmelidir.” Cumalıkızık’ın geleceğine ilişkin planlamaların yalnızca bürokratik kararlarla değil; köy halkı, uzmanlar, sivil toplum kuruluşları ve yerel yöneticilerin ortak aklıyla şekillenmesi gerektiği belirtildi. “Cumalıkızık Hepimizin Ortak Mirasıdır” Toplantının sonunda Cumalıkızık’ın siyasi tartışmaların ötesinde ortak bir kültürel değer olduğu vurgulandı. İYİ Parti heyeti, tarihi köyün korunmasının yalnızca Bursa’nın değil Türkiye’nin ortak sorumluluğu olduğunu ifade ederek şu değerlendirmede bulundu: “Cumalıkızık hepimizin ortak mirasıdır.” Program sonunda parti yöneticileri köy esnafı ve vatandaşlarla da bir araya gelerek bölgedeki sorunlar hakkında görüş alışverişinde bulundu. Cumalıkızık’ın korunmasına yönelik çalışmaların takipçisi olacaklarını belirten heyet, tarihi köyün özgün kimliğinin gelecek kuşaklara aktarılması gerektiğini ifade etti. İsmail Seyis’ten Cumalıkızık Çıkışı: “Bu Mirası Ranta Teslim Etmeyeceğiz” “Köylüyü yok sayarak Cumalıkızık’ı koruyamazsınız” İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanlığı’nın Cumalıkızık’ta düzenlediği basın toplantısında konuşan İlçe Başkanı İsmail Seyis, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan tarihi köyün karşı karşıya olduğu sorunlara sert sözlerle tepki gösterdi. Seyis, Cumalıkızık’ın yıllardır plansızlık, denetimsizlik ve rant baskısı altında bırakıldığını savunarak yetkililere ağır eleştiriler yöneltti. İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Türkoğlu, İl Başkanı İsmail Kaya, ilçe başkanları, il ve ilçe yöneticileri ile partililerin katıldığı açıklamada konuşan Seyis, Cumalıkızık’ın “turizm adı altında tüketildiğini” söyledi. “UNESCO Tabelası Asmakla Koruma Olmaz” Cumalıkızık’ın yalnızca fotoğraf çekilen turistik bir alan gibi yönetildiğini ifade eden İsmail Seyis, mevcut anlayışın tarihi mirası korumaktan uzak olduğunu dile getirdi. Seyis açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “UNESCO tabelası asmakla koruma olmaz. Eğer köyün insanı ekonomik olarak ayakta kalamıyorsa, tarihi evler kaderine terk ediliyorsa, altyapı çökmüşse, yangın riski varsa burada başarı hikâyesi anlatamazsınız.” Köyde yaşayan vatandaşların yıllardır çözüm beklediğini söyleyen Seyis, sorunların görmezden gelindiğini savundu. “Cumalıkızık Turizm Baskısıyla Nefes Alamıyor” İsmail Seyis, kontrolsüz ziyaretçi yoğunluğunun tarihi köyü ciddi şekilde yıprattığını belirterek mevcut yönetim anlayışını eleştirdi. “Bir günde on binlerce insanı buraya getirip sonra bunu başarı diye anlatıyorlar. Bu tarihi sokaklar stadyum değil. Cumalıkızık turizm baskısıyla artık nefes alamıyor.” Seyis, köyün altyapısının mevcut yoğunluğu kaldırmadığını ifade ederek: otopark sorunlarının büyüdüğünü, güvenlik risklerinin arttığını, tarihi yapıların zarar gördüğünü, köy yaşamının giderek bozulduğunu söyledi. “Köylüyü Yaşatmadan Köyü Yaşatamazsınız” Basın açıklamasında en sert mesajlardan biri köy halkının yaşadığı ekonomik sıkıntılar üzerine verildi. İsmail Seyis, köylünün yıllardır yalnız bırakıldığını ifade ederek şu sözleri kullandı: “Köylüyü yaşatmadan köyü yaşatamazsınız. Buradaki insanlar sadece turizme hizmet eden figüran değildir. Bu köyün gerçek sahipleri yıllardır destek bekliyor.” Seyis, özellikle restorasyon süreçlerinde vatandaşların mağdur edildiğini öne sürerek, birçok tarihi evin hâlâ kaderine terk edildiğini söyledi. “Bazı binalar restore edilirken vatandaşın evi çürümeye bırakılıyor. İnsanlar yıllardır sıra bekliyor. Böyle koruma anlayışı olmaz.” “Cumalıkızık Betonlaşmaya Teslim Ediliyor” Konuşmasında bölgedeki yapılaşma baskısına da dikkat çeken Seyis, tarihi alan çevresindeki plansız büyümenin ciddi tehdit oluşturduğunu belirtti. “Cumalıkızık’ın etrafı betonla çevrilirken kimse çıkıp hesap vermiyor. Tarihi mirası korumak yerine rant projeleriyle gündeme gelen bir anlayışı kabul etmiyoruz.” Seyis, UNESCO mirasının ticari hesaplarla yönetilemeyeceğini ifade ederek: “Cumalıkızık birkaç kişinin ekonomik çıkarına kurban edilemez. Bu miras hepimizin.” dedi. “Kadın Emeği ve Köy Kültürü Yok Sayılıyor” İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanı İsmail Seyis, Cumalıkızık’ın yalnızca taş binalardan ibaret olmadığını da vurguladı. Kadın emeğinin, geleneksel üretimin ve köy kültürünün giderek zayıfladığını söyleyen Seyis şu ifadeleri kullandı: “Cumalıkızık’ın hafızası yok oluyor. Kadın emeği yok sayılıyor. Köy kültürü giderek ticari bir dekor haline getiriliyor. Buna sessiz kalmayacağız.” Yerel üreticilerin desteklenmesi gerektiğini ifade eden Seyis, köyün kimliğinin korunmasının ancak yaşayan kültürün desteklenmesiyle mümkün olacağını söyledi. Yetkililere Sert Çağrı: “Köylüyü Dışlayan Anlayıştan Vazgeçin” Seyis konuşmasının sonunda yetkililere doğrudan çağrıda bulundu. Cumalıkızık’a ilişkin kararların masa başında değil, köy halkıyla birlikte alınması gerektiğini belirten Seyis şöyle konuştu: “Köylüyü dışlayan değil, sürecin merkezine koyan bir anlayış istiyoruz. Şeffaf olmayan, halkı dinlemeyen hiçbir planın başarılı olma şansı yok.” İYİ Parti olarak Cumalıkızık’ın tarihi, kültürel ve sosyal kimliğinin korunması için mücadele edeceklerini ifade eden Seyis, sözlerini şu cümleyle tamamladı: “Cumalıkızık sahipsiz değildir. Bu tarihi mirası ranta teslim etmeyeceğiz.”

İlker Özaslan’dan Cumalıkızık İçin Kritik Uyarı: “UNESCO Unvanı Sınırsız Turizm Anlamına Gelmez” “Cumalıkızık yalnızca korunacak bir yapı topluluğu değil, yaşayan bir kültürdür” Haber

İlker Özaslan’dan Cumalıkızık İçin Kritik Uyarı: “UNESCO Unvanı Sınırsız Turizm Anlamına Gelmez” “Cumalıkızık yalnızca korunacak bir yapı topluluğu değil, yaşayan bir kültürdür”

Bursa’nın dünya çapında tanınan tarihi miras alanlarından Cumalıkızık’ın geleceği, Tayyare Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen kapsamlı değerlendirme toplantısında masaya yatırıldı. Bursa UNESCO Derneği Cumalıkızık Çalışma Grubu tarafından organize edilen toplantıda, tarihi köyün karşı karşıya olduğu tehditler, koruma sorunları, restorasyon eksiklikleri ve sürdürülebilir yönetim modeli detaylı biçimde ele alındı. Toplantının merkezinde ise Bursa UNESCO Derneği Başkanı İlker Özaslan’ın yaptığı kapsamlı değerlendirmeler yer aldı. Özaslan, Cumalıkızık’ın bugün yalnızca fiziksel yıpranma değil, aynı zamanda yoğun turizm baskısı, plansız büyüme, ekonomik eşitsizlik ve kentleşme tehdidi altında bulunduğunu söyledi. Katılımcılar arasında yerel yöneticiler, akademisyenler, alan başkanlığı uzmanları, sivil toplum temsilcileri, koruma uzmanları ve köy sakinleri yer aldı. Toplantı boyunca ortak görüş, Cumalıkızık’ın “sadece turistik bir destinasyon değil, yaşayan bir kültürel miras alanı” olduğu yönünde birleşti. İlker Özaslan: “Bir Günde 34 Bin Kişi Başarı Değil, Alarmdır” Bursa UNESCO Derneği Başkanı İlker Özaslan, toplantıda yaptığı konuşmada ziyaretçi yoğunluğunun artık ciddi bir tehdit boyutuna ulaştığını vurguladı. Geçtiğimiz yıl Cumalıkızık’ın bir günde yaklaşık 34 bin ziyaretçiyi ağırladığını hatırlatan Özaslan, bu yoğunluğun artık “övünülecek bir tablo” değil, yönetilmesi gereken bir kriz olduğuna dikkat çekti. Özaslan şu ifadeleri kullandı: “UNESCO Dünya Mirası unvanı sınırsız turist kabul etmek anlamına gelmez. Bir günde 34 bin kişinin geldiği bir tarihi köyde artık koruma-kullanma dengesi ciddi şekilde zarar görmeye başlar. Bu sayı bazı günlerde stadyum doluluğuna ulaşıyor. Böyle bir baskıyı tarihi bir köyün kaldırabilmesi mümkün değildir.” Cumalıkızık’ın taşıma kapasitesinin bilimsel yöntemlerle belirlenmesi gerektiğini ifade eden Özaslan, kontrollü ziyaretçi yönetimi, rezervasyon sistemi ve zaman planlamalı turizm modelinin artık kaçınılmaz hale geldiğini söyledi. “Cumalıkızık Bir Açık Hava AVM’sine Dönüştürülemez” Toplantıda turizmin niteliği üzerine de dikkat çeken değerlendirmeler yapıldı. İlker Özaslan, Cumalıkızık’ın yalnızca yoğun insan trafiği üzerinden değerlendirilemeyeceğini belirterek şunları söyledi: “Bir günde 50 bin kişiye hediyelik eşya üretebilecek bir köy değiliz. Cumalıkızık bir açık hava AVM’si değildir. Burası yaşayan bir kültür alanıdır. İnsanlar burada yalnızca alışveriş yapmıyor; yüzlerce yıllık bir yaşam biçimine tanıklık ediyor.” Özaslan, köy ekonomisinin mevcut ziyaretçi baskısına göre şekillenmeye zorlanmasının geleneksel yaşamı bozabileceğini ifade etti. Yapı Stoğu Endişe Veriyor: “151 Yapı Müdahale Bekliyor” Toplantıda paylaşılan güncel yapı envanteri, köyün fiziksel durumuna ilişkin çarpıcı veriler ortaya koydu. Cumalıkızık’ta: 259 ev bulunduğu, bunların 168’inin tarihi yapı niteliğinde olduğu, 21 yapının tamamen yıkıldığı, 17 yapının harabe durumda olduğu, toplam 38 yapının ise oturulamaz halde bulunduğu açıklandı. İlker Özaslan, özellikle köylüye ait tarihi evlerin restorasyon sürecinde geri planda kalmasının ciddi bir sorun yarattığını belirtti. “Kamu yapıları restore edilirken köy halkının evlerinin büyük kısmı hâlâ destek bekliyor. İnsanlar yıllardır sırada bekliyor. ‘Benim evim neden restore edilmiyor?’ sorusu artık köyde çok yaygın. Koruma yükünü yalnızca köylünün omzuna bırakırsanız sürdürülebilir bir model kuramazsınız.” Toplantıda yaklaşık 113 evin restorasyon beklediği, harabe yapılarla birlikte yaklaşık 151 yapının acil müdahale gerektirdiği ifade edildi. “Köylüyü Suçlamak Kolay, Destek Vermek Zor” Toplantıda tarihi yapılarda görülen uygunsuz müdahaleler de gündeme geldi. Köydeki tarihi evlerin yaklaşık yüzde 70’inde usule uygun olmayan değişiklikler bulunduğu belirtilirken, İlker Özaslan bu durumun yalnızca “bilinçsizlik” ile açıklanamayacağını söyledi. “Köylüyü suçlamak kolay ama insanlar ekonomik olarak yalnız bırakıldı. Restorasyon maliyetleri çok yüksek. İnsanlar yıllardır destek bekliyor. Destek mekanizması güçlü kurulmadan koruma bilinci tek başına yeterli olmaz.” Özaslan, koruma politikalarının sosyal boyutunun göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı. “Öncelik Piknik Alanı Değil, Güvenlik ve Altyapı Olmalı” Toplantının dikkat çeken başlıklarından biri de altyapı ve güvenlik eksiklikleri oldu. Katılımcılar; sağlık altyapısının yetersizliği, acil tahliye planlarının eksikliği, yangın riskleri, yönlendirme sorunları, otopark baskısı, güvenlik eksiklikleri gibi sorunların artık kritik seviyeye ulaştığını ifade etti. İlker Özaslan, bu süreçte önceliklerin doğru belirlenmesi gerektiğini söyleyerek şu değerlendirmede bulundu: “Yoğun ziyaretçi baskısı sürerken yeni piknik alanları yapmak doğru öncelik değildir. Önce altyapıyı, güvenliği, koruma sistemlerini ve afet hazırlığını güçlendirmeliyiz.” “Cumalıkızık İçeriden Değil, Dışarıdan Gelen Baskıyla Yok Olabilir” Toplantının en çarpıcı uyarılarından biri de Bursa’daki hızlı kentleşme ve rant baskısına ilişkin oldu. İlker Özaslan, Cumalıkızık’ın çevresindeki yapılaşmanın giderek arttığını belirterek şunları söyledi: “Cumalıkızık içeriden değil, dışarıdan gelen baskıyla yok olabilir. Bursa büyüyor, kent baskısı köylere dayanıyor. Tarım alanları kayboluyor, doğal doku daralıyor. Eğer çevresel koruma politikaları güçlendirilmezse UNESCO alanını korumak tek başına yeterli olmayacaktır.” Uzmanlar, yalnızca köy merkezinin değil, çevresel bütünlüğün de korunması gerektiğine dikkat çekti. “Kadın Emeği ve Köy Belleği Korunmadan UNESCO Süreci Eksik Kalır” Toplantıda yalnızca fiziksel restorasyon değil, kültürel mirasın yaşayan unsurları da gündeme geldi. İlker Özaslan, Cumalıkızık’ın asıl değerinin günlük yaşam kültürü olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: “Köyün belleği, kadın emeği, geleneksel üretim kültürü ve kırsal yaşam kimliği korunmadan yalnızca binaları restore etmek yeterli olmaz.” Bu kapsamda boş kamu yapılarının; kadın üretim merkezleri, kültürel buluşma alanları, ziyaretçi karşılama merkezleri, sağlık destek noktaları olarak değerlendirilmesi önerildi. Uluslararası İş Birliği ve Yeni Koruma Modelleri Toplantıda Cumalıkızık’ın uluslararası ölçekte daha etkin tanıtılması ve koruma ağlarına dahil edilmesi gerektiği de vurgulandı. Safranbolu başta olmak üzere farklı UNESCO miras alanlarıyla deneyim paylaşımı yapılması, Avrupa’daki koruma modellerinin incelenmesi ve yabancı uzmanlarla ortak çalışmalar yürütülmesi önerildi. Ayrıca İngilizce tanıtım materyalleri hazırlanması ve Cumalıkızık’a özel belgesel projelerinin geliştirilmesi gerektiği ifade edildi. “Bu Mesele Siyaset Üstüdür” Toplantının sonunda ortak akıl ve katılımcı yönetim anlayışı ön plana çıktı. Kurumların, uzmanların ve köy halkının birlikte hareket etmesi gerektiğini vurgulayan Bursa UNESCO Derneği Başkanı İlker Özaslan, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Bu mesele siyaset üstüdür. Amaç çocuklara doğru korunmuş bir miras bırakmaktır. Cumalıkızık yalnızca bugünün değil, gelecek kuşakların da emanetidir.”

Harmancık Belediye Başkanı Haşim Ali Arıkan’dan kapsamlı vizyon projesine start! Haber

Harmancık Belediye Başkanı Haşim Ali Arıkan’dan kapsamlı vizyon projesine start!

Harmancık Belediye Başkanı Haşim Ali Arıkan, ilçenin geleceğini şekillendirecek tarım ve turizm odaklı kalkınma modelini kamuoyuna açıkladı. Başkan Arıkan, geçmişte yapılan hatalardan ders çıkararak, kaynakları atıl bırakmadan ve fırsatları ertelemeden hareket etme zorunluluğuna dikkat çekti. “Artık Bekleme Lüksümüz Yok” Harmancık’ın yıllarca sahip olduğu doğal, tarihi ve tarımsal potansiyeli yeterince değerlendiremediğini belirten Arıkan, “Geçmişte plansızlık, dağınık yatırımlar ve yeterli destek mekanizmalarının kurulamaması ilçemizi geride bıraktı. Ancak artık geçmişi suçlamak yerine, geçmişten ders alarak geleceği inşa etme dönemindeyiz” dedi. İlçenin kalkınmasının üç temel sacayağı üzerine kurulacağını vurgulayan Başkan Arıkan: Tarım Hayvancılık Termal ve kültürel turizm başlıklarının birbirini tamamlayan bir modelle ilerleyeceğini ifade etti. Tarım ve Hayvancılıkta Büyük Hedef 2027 yılı itibarıyla yaklaşık 4 bin dönüm arazide devlet destekli üretim modeline geçileceğini açıklayan Arıkan, üreticilere gübre, mazot ve zirai ilaç desteği sağlanacağını belirtti. Keçi yetiştiriciliği başta olmak üzere küçükbaş hayvancılığın yeniden güçlendirilmesi için özel bir çalışma yürütüleceği kaydedildi. Harmancık’ın doğal florasının keçi yetiştiriciliğine uygun olduğunu belirten yetkililer, bu alanda markalaşma hedefi olduğunu ifade etti. Karaca Mahallesi’nde planlanan sulama göleti projesiyle tekrardan tarım arazilerinin verimliliğinin artırılması hedeflenirken, su kaynaklarının kontrollü kullanımıyla sürdürülebilir üretim sağlanacak. Ilıcaksu’da Yeni Bir Dönem İsmail Aygün, sahibi olduğu GreenWaht aracılığıyla ilçedeki termal yatırımlara öncülük ediyor. 2022 yılında kullanım ruhsatı devam eden Ilıcaksu Kaplıcaları için yeni sondaj çalışmaları başlatılıyor. Afyon’dan gelecek uzman ekipler tarafından 3 yeni sondaj kuyusu açılması planlanıyor. Bu çalışmaların ardından Ilıcaksu’nun yeniden “koşmaya başlayacağı”, yani aktif ve güçlü bir termal merkez haline geleceği belirtiliyor. Ilıcaksu bölgesinde yapılacak restorasyon ve çevre düzenlemeleriyle bölge modern bir termal turizm alanına dönüştürülecek. Dutluca Mahallesi üst kısmında, Ilıcaksu’ya 2 kilometre mesafede bulunan 16 dönümlük alanda 22 butik tesisin hayata geçirilmesi planlanıyor. Tarih Turizmi: Frigya’dan Günümüze Harmancık yalnızca termal değil, tarihi değerleriyle de dikkat çekiyor. Çatalsöğüt bölgesinde Frigya döneminden kaldığı değerlendirilen Timurrus izleri, arkeoloji dünyasının ilgisini çekmiş durumda. Kopenhag ve Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nden gelen arkeologlar, Asar Tepesi ve Yedigören bölgelerinde incelemelerde bulundu. Asar Tepesi ve Yedigören çevresinde tespit edilen cilalı taş devrine ait kalıntılar, ilçenin tarihinin sanılandan çok daha eskiye dayandığını ortaya koyuyor. Bu alanların koruma altına alınarak kültür turizmine kazandırılması hedefleniyor. Entegre Kalkınma Modeli Başkan Arıkan’ın açıkladığı model, tarımı turizme; turizmi hayvancılığa; hayvancılığı yerel üretime bağlayan entegre bir kalkınma sistemi üzerine kurulu. Termal tesislerde yerel ürünlerin kullanılması, coğrafi işaretli ürünlerin geliştirilmesi, keçi sütü ve et ürünlerinin markalaştırılması ve agroturizm projeleriyle ilçede ekonomik canlılık oluşturulması planlanıyor. “Geçmişi Yâd Ediyor, Geleceği İnşa Ediyoruz” Başkan Arıkan açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Harmancık yıllarca bekledi. Kaynaklarımız vardı ama planımız yoktu. Şimdi planımız var, kararlılığımız var. Geçmişin hatalarını tekrar etmeyeceğiz. Tarımda üretim, turizmde hareket, hayvancılıkta güç… İlçemizi ayağa kaldırmak zorundayız ve bunu birlikte başaracağız.” Harmancık’ta başlayan bu yeni kalkınma sürecinin, önümüzdeki beş yıl içinde ilçeyi bölgesel bir üretim ve turizm merkezi haline getirmesi hedefleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.