Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Recep Tayyip Erdoğan

Gürsu Haber - Recep Tayyip Erdoğan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Recep Tayyip Erdoğan haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bu Yaşattıklarınızı Unutmayacağız! Haber

Bu Yaşattıklarınızı Unutmayacağız!

CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, Bursa’da kamuya ait sağlık kurumlarının satışa çıkarılması üzerinden iktidara çok sert sözlerle yüklendi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla 4 gün önce Resmi Gazete’de yayımlanan karar doğrultusunda, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından Bursa Memleket Hastanesi, Ali Osman Sönmez Onkoloji Hastanesi ve ek hizmet binası, Diş Hastanesi ile Mustafakemalpaşa’daki aktif bir aile sağlığı merkezinin satış listesine alınması kentte büyük tepki topladı. “BU KARARIN SORUMLUSU BELLİ, KİMSE KAÇAMAZ” Öztürk, söz konusu satış kararının ardından AKP Bursa teşkilatından gelen “bu hastaneler satılamaz” yönündeki açıklamaları hedef alarak, “Ortada açık bir kararname var. İmza kime ait? Sayın Erdoğan’a. Buna rağmen çıkıp ‘satılamaz’ diyerek kamuoyunu aldatmaya çalışmak siyasi akılla da vicdanla da bağdaşmaz” dedi. “SANKİ KARARI ERDOĞAN DEĞİL BAŞKASI ALDI!” İktidar temsilcilerinin tutumunu sert ifadelerle eleştiren Öztürk, “Sanki bu kararı alan Recep Tayyip Erdoğan değil de başka bir ülkenin lideri! Gerçeklikten kopmuş bir siyasi tiyatro izliyoruz. Bursalıların aklıyla alay etmeyi bırakın” diye konuştu. “İNKÂR DEĞİL, CESARET GÖSTERİN” AKP’li siyasetçilere açık çağrıda bulunan Öztürk, “İnkâr etmeyi bırakın. Çıkın ve ‘yanlış yaptık’ deyin. Eğer samimiyseniz, bu kararı düzelteceğinizi söyleyin. Ya da açıkça ifade edin: ‘Biz de bu karara karşıyız.’ Gelin, Bursa’nın sağlık kurumlarını savunmak için birlikte basın açıklaması yapalım” ifadelerini kullandı. “BURSA’NIN SAĞLIĞI SATILIK DEĞİLDİR” Bursa’daki sağlık altyapısının özelleştirme yoluyla zayıflatılmasına kesinlikle karşı olduklarını vurgulayan Öztürk, “Bu şehir sanayisiyle olduğu kadar nüfus yoğunluğu ve deprem riskiyle de kritik bir noktada. Böyle bir tabloda hastaneleri satılığa çıkarmak, halk sağlığını hiçe saymaktır. Bursa’nın sağlığı satılık değildir” diyerek tepkisini en üst perdeden dile getirdi. Kararın ardından kent genelinde tepkilerin büyüyerek devam etmesi beklenirken, gözler iktidar kanadından gelecek yeni açıklamalara çevrildi.

Hobi Bahçeleri Üzerinden Mülkiyet Haklarımızı Gasp Ediyorsunuz! Haber

Hobi Bahçeleri Üzerinden Mülkiyet Haklarımızı Gasp Ediyorsunuz!

İmar tartışmalarının yüzeyine sıkışan “hobi bahçeleri” başlığı, aslında yıllardır kangrene dönüşmüş devasa bir yapısal krizin üzerini örten ince bir perde olmaktan öteye geçemiyor. İbrahim Hacıoğlu, yaptığı sert ve kapsamlı açıklamalarla bu perdenin aralanması gerektiğini vurgulayarak, meselenin sadece birkaç bahçe parselinden ibaret olmadığını, doğrudan doğruya milyonların hayatını etkileyen derin bir yönetim ve planlama sorunu olduğunu gözler önüne serdi. Hacıoğlu’nun ifadelerine göre kamuoyunda bilinçli ya da bilinçsiz şekilde daraltılan tartışma zemini, gerçeği çarpıtıyor. “Hobi bahçeleri” söylemi üzerinden yürütülen tartışmalar, aslında devletin yıllardır planlama yapmadığı alanlarda kendiliğinden oluşmuş fiili yaşamın görmezden gelinmesinin bir sonucu. Bu durum, sadece bir imar ihlali değil; sosyal, ekonomik ve hukuki boyutları olan çok katmanlı bir kriz. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından dile getirilen “vatandaş mağdur olmayacak, orta yol bulunacak” yaklaşımı, ilk bakışta umut verici bir çerçeve çizse de, sahadaki gerçeklik bu söylemin henüz somut ve kapsayıcı bir politikaya dönüşemediğini ortaya koyuyor. Kaçak yapılaşmanın önlenmesi, tarım arazilerinin korunması ve vatandaşın yatırımının heba edilmemesi gibi üç kritik başlık arasında sıkışan çözüm arayışı, hâlâ net bir yol haritasına kavuşabilmiş değil. Ancak asıl çarpıcı olan, bugüne kadar sorulmaktan kaçınılan soruların ağırlığı. Köy yerleşimlerinde yıllardır yaşayan vatandaşların hukuki statüsü ne olacak? İmar planı yapılmamış bölgelerde süregelen belirsizlik daha ne kadar devam edecek? 2018 yılında verilen yapı kayıt haklarının iptaliyle ortaya çıkan derin mağduriyet nasıl giderilecek? Deprem korkusuyla kırsala yönelen ve güvenli bir yaşam arayışına giren vatandaşların kaderi neye göre belirlenecek? Gelinen noktada mesele artık teknik bir “kaçak yapı” tartışması olmaktan çıkmış durumda. Asıl mesele, devletin planlama yapmadığı alanlarda doğan yaşamın hukuki bir zemine oturtulup oturtulamayacağıdır. Bu gerçeklik görmezden gelindikçe, sorun çözülmek yerine daha da büyüyor. 2018 yılında verilen hakların sonradan geri alınması ise krizi daha da derinleştiren bir kırılma noktası olarak öne çıkıyor. Aynı koşullarda bulunan vatandaşlar arasında oluşan eşitsizlik, sadece ekonomik bir adaletsizlik yaratmakla kalmadı; devlet ile vatandaş arasındaki güven ilişkisini de ciddi biçimde sarstı. Bugün gelinen noktada bu güvensizlik, çözüm üretmenin önündeki en büyük engellerden biri olarak duruyor. Hacıoğlu’nun en sert eleştirilerinden biri ise parçalı ve günü kurtarmaya yönelik yaklaşımlara yönelik. Hobi bahçeleri için “orta yol” aranırken, aynı durumda olan milyonlarca yapı kayıt mağdurunun görmezden gelinmesini “eksik ve yanlış” olarak nitelendiriyor. Ona göre, yapı kaydını dışlayan herhangi bir düzenleme, sorunun özünü ıskalamaktan başka bir anlam taşımıyor. Dernek tarafından önerilen çözüm ise net: Parça parça müdahaleler yerine, bütüncül bir imar ve yapı kayıt reformu. Plansız alanların planlanması, mevcut yapıların denetlenerek kayıt altına alınması, uygun yapıların ekonomiye kazandırılması ve riskli yapıların dönüşüm kapsamına alınması gerektiği vurgulanıyor. Bu yaklaşımın yalnızca vatandaşın mağduriyetini gidermekle kalmayacağı; aynı zamanda devletin gelirlerini artıracağı ve tarım arazilerinin korunmasına da katkı sağlayacağı ifade ediliyor. Bu çerçevede yapılan çağrı ise oldukça sert ve açık: Yetkililer, sadece belirli başlıklara odaklanan dar çözümlerden vazgeçmeli. Hobi bahçeleri için geliştirilecek herhangi bir model, aynı sorunu yaşayan tüm yapı kayıt mağdurlarını kapsayacak şekilde genişletilmeli. Aksi takdirde atılacak her adım, sorunu çözmek yerine daha da derinleştirecek. Sonuç olarak bu mesele, teknik bir imar tartışması değil; doğrudan doğruya toplumsal bir gerçekliktir. Siyasi tartışmaların ötesine geçen bu sorun, ancak ortak akıl, adalet ve gerçekçi politikalarla çözülebilir. Aksi halde, görmezden gelinen her yapı, aslında büyüyen bir toplumsal krizin sessiz tanığı olmaya devam edecektir.

Eğitimde Şiddet Alarmı: Bursa’dan Sert Tepki! “Artık Sabrımız Kalmadı” Haber

Eğitimde Şiddet Alarmı: Bursa’dan Sert Tepki! “Artık Sabrımız Kalmadı”

Türkiye’de eğitimde şiddetin ulaştığı noktaya ilişkin tepkiler giderek sertleşirken, Ömer Işıkoğlu ve Fatih Gümüş yaptıkları açıklamalarla adeta isyan etti. Türk Eğitim-Sen Bursa teşkilatının iki şube başkanı, yaşanan olayların artık münferit değil, sistematik bir çöküşün göstergesi olduğunu vurgulayarak çok sert ifadeler kullandı. Işıkoğlu ve Gümüş, eğitim kurumlarında artan şiddetin görmezden gelinmesini “açık bir ihmal ve sorumsuzluk zinciri” olarak nitelendirirken, yetkililere doğrudan çağrıda bulundu: “Bugün hâlâ gerekli önlemleri almayanlar, yarın yaşanacak her olayın doğrudan sorumlusudur.” Açıklamada, Siverek’te yaşanan silahlı saldırının ve daha önce öğretmen Fatma Nur Çelik’in hayatını kaybettiği olayın, eğitim sisteminin nasıl bir tehdit altında olduğunu açıkça ortaya koyduğu ifade edildi. İki başkan, “Artık sabrımız kalmadı” diyerek tepkilerini şu sözlerle sürdürdü: “Okulları koruyamayan bir sistemin hiçbir mazereti olamaz! Öğretmenine sahip çıkamayan bir anlayış, geleceğini de kaybetmeye mahkûmdur. Her defasında ‘önlem alınacak’ deniliyor ama ortada ne somut bir adım var ne de gerçek bir irade!” Yetkililerin yıllardır süren uyarılara rağmen harekete geçmemesini sert sözlerle eleştiren sendika temsilcileri, eğitimde güvenlik meselesinin artık ertelenemez bir kriz haline geldiğini belirtti. Açıklamada, okullarda güvenliğin sağlanamamasının “devlet ciddiyetiyle bağdaşmayan bir tablo” olduğu ifade edildi. Işıkoğlu ve Gümüş, özellikle okul girişlerinde denetim eksikliği, güvenlik personeli yetersizliği ve rehberlik hizmetlerinin zayıflığına dikkat çekerek, bu eksikliklerin doğrudan şiddet olaylarına zemin hazırladığını söyledi. “Her olaydan sonra aynı cümleleri duymaktan bıktık. Artık söz değil, icraat istiyoruz” ifadeleriyle tepkilerini daha da sertleştirdiler. Toplumsal yozlaşmaya da dikkat çeken iki başkan, öğretmene yönelik saygının ciddi şekilde aşındığını vurgulayarak şu çarpıcı soruyu yöneltti: “Biz ne zaman bu hale geldik? Öğretmenine saygıyı kaybeden bir toplum, hangi geleceği inşa edebilir?” Açıklamada, yalnızca güvenlik önlemlerinin değil, aynı zamanda caydırıcı yasal düzenlemelerin de yetersiz olduğu ifade edilerek, Türkiye Büyük Millet Meclisi ve ilgili kurumlara açık çağrı yapıldı: “Eğitim çalışanlarına yönelik şiddeti önleyecek düzenlemeler kâğıt üzerinde kalmamalı, sahada tavizsiz uygulanmalıdır.” İki şube başkanı, eğitimde şiddetin önlenmesi için topyekûn bir seferberlik çağrısında bulunarak, başta Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere tüm yetkilileri sorumluluk almaya davet etti. “Bu mesele artık sadece eğitimcilerin değil, ülkenin beka meselesidir” ifadeleri dikkat çekti. Açıklamanın sonunda ise ton daha da sertleşti: “Eğer bugün gereken yapılmazsa, yarın yaşanacak her olayın hesabı sorulacaktır. Biz susmayacağız, geri adım atmayacağız. Okullar güvenli hale gelene kadar mücadelemizi en sert şekilde sürdüreceğiz.” Eğitim camiasında geniş yankı uyandıran bu çıkış, önümüzdeki günlerde eğitim politikaları ve okul güvenliği konusundaki tartışmaların daha da alevleneceğinin sinyalini verdi.

Emekli Hakları Savunucusu Gönül Boran Özüpak’tan İkramiye Açıklamasına Tepki Haber

Emekli Hakları Savunucusu Gönül Boran Özüpak’tan İkramiye Açıklamasına Tepki

Türkiye’de milyonlarca emekliyi yakından ilgilendiren bayram ikramiyeleri tartışması sürerken, emekli hakları savunucusu Gönül Boran Özüpak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından yapılan “emeklilere müjde” açıklamasına sert sözlerle yanıt verdi. Özüpak, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada emeklilerin artık “müjde değil, hak ettikleri adil gelir paylaşımını” beklediğini ifade etti. Özüpak paylaşımında, son dönemde sıkça gündeme gelen bayram ikramiyesi artışlarının emeklilerin temel sorunlarını çözmekten uzak olduğunu belirterek, emeklilerin asıl beklentisinin insanca yaşamaya yetecek bir aylık olduğunu vurguladı. “Müjde Değil, Hak İstiyoruz” Gönül Boran Özüpak açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, ‘Emeklilerimize bir müjde vermek istiyorum’ diyorsunuz. Ama gerçek şu ki müjdeler artık müjdelikten çıktı. Emeklilerin beklediği şey müjde değil, adaletli paylaşımla hakkıdır.” Özüpak, emeklilerin ekonomik şartlar karşısında giderek daha zor bir yaşam sürdürdüğünü belirterek, verilen bayram ikramiyelerine sevinmek zorunda bırakılmalarının bir başarı değil, aksine mevcut sosyal politikaların ortaya çıkardığı tablo olduğunu savundu. “Emekli Sadaka Aylığına Mahkûm Edilmemeli” Açıklamasında emeklilerin temel beklentisinin düzenli ve yeterli gelir olduğunu vurgulayan Özüpak, şu değerlendirmeyi yaptı: “Emekliyi verilen ikramiyeye sevinecek noktaya getirmek bir başarı değildir. Aksine emekliyi sadaka aylıklarına mahkûm eden politikaların acı bir gerçeğidir. Emekli, bayramdan önce hesabına yatacak birkaç kuruşu değil, her ay insanca yaşayabileceği bir aylığı hak edendir.” “Devletin Görevi Lütuf Değil Hak Vermektir” Emeklilerin sosyal devlet anlayışı çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özüpak, devletin emeklileri yalnızca bayram dönemlerinde hatırlamasının doğru bir yaklaşım olmadığını dile getirdi. “Devleti yönetenlerin görevi emekliyi bayramdan bayrama lütufmuş gibi sunulan harçlıklarla hatırlamak değildir. Asıl görev, emekliyi hak ettiği refah seviyesine ulaştırmaktır” diyen Özüpak, emeklilerin maaşlarının yaşam maliyetleri karşısında yeniden düzenlenmesi gerektiğini ifade etti. Emeklilerin Gündemi: Geçim Mücadelesi Türkiye’de milyonlarca emekli, son yıllarda artan yaşam maliyetleri, kira ve gıda fiyatlarındaki yükseliş nedeniyle geçim sıkıntısını sık sık gündeme getiriyor. Emekli dernekleri ve sivil toplum temsilcileri, bayram ikramiyeleri gibi dönemsel desteklerin yanı sıra kalıcı çözümler üretilmesi gerektiğini savunuyor. Özüpak’ın açıklaması da sosyal medyada kısa sürede geniş yankı bulurken, birçok emekli kullanıcı paylaşımın altına yorum yaparak benzer taleplerini dile getirdi. Uzmanlar ise emeklilerin alım gücünün artırılması için maaş artışlarının enflasyon karşısında daha güçlü korunması ve gelir dağılımında daha dengeli politikalar uygulanması gerektiğini belirtiyor.

Bursa’da AK Parti Teşkilatı vefa iftarında buluştu Haber

Bursa’da AK Parti Teşkilatı vefa iftarında buluştu

Merinos Atatürk Kültür Merkezi ev sahipliğinde düzenlenen iftar programı, AK Parti Bursa teşkilatını aynı sofrada buluşturdu. İl ve ilçe yöneticilerinin yanı sıra kadın ve gençlik kolları temsilcileri ile çok sayıda partilinin katıldığı program, Ramazan ayının manevi atmosferine uygun bir birlik tablosu ortaya koydu. Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan buluşmada, dayanışma ve kardeşlik vurgusu ön plana çıktı. Yapılan konuşmalarda teşkilat ruhunun ve sahadaki emeğin önemine dikkat çekildi. “Teşkilat varsa umut vardır” AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, konuşmasında teşkilat yapısının partinin en büyük gücü olduğunu belirterek, “Bu hareket zor zamanlarda büyümüş bir harekettir. Her mahallede, her sandıkta fedakârca çalışan dava arkadaşlarımızın emeğiyle bugünlere geldik. Görünmeyen kahramanlarımız bu yapının temel taşıdır” ifadelerini kullandı. Gürkan ayrıca, Bursa teşkilatının üye sayısıyla Türkiye genelinde dikkat çeken bir konumda olduğunu belirterek, 2025 yılı itibarıyla 407 bin 543 üyeye ulaştıklarını söyledi. “Hedefimiz güçlü yarınlar” AK Parti Teşkilat Başkanı Ahmet Büyükgümüş ise konuşmasında birlik ve kararlılık mesajı verdi. Teşkilatın sahadaki dinamizmine vurgu yapan Büyükgümüş, “Kapısını çaldığımız her hanede umut bırakmaya devam edeceğiz. Omuz omuza çalışarak güçlü Türkiye hedefimizi sürdüreceğiz” dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde yürütülen siyasi mücadelenin aynı kararlılıkla devam edeceğini ifade etti. “Tarihi bir yürüyüşün parçasıyız” AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala da konuşmasında, partinin kuruluşundan bu yana önemli reformlara imza attığını belirtti. “Bizler millet iradesini merkeze alan bir anlayışla hareket ettik. Demokratik zeminden ayrılmadan, hukuk içinde kalarak mücadelemizi sürdürdük” diyen Ala, teşkilat mensuplarına teşekkür etti. Program, yapılan duaların ardından iftar yemeğiyle tamamlandı. Katılımcılar, Ramazan ayının bereketini ve birlik ruhunu aynı sofrada paylaşmanın memnuniyetini yaşadı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Değişimden korkmamalıyız Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Değişimden korkmamalıyız

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, gençlerin Türkiye'nin istikbali olduğunu söyledi. Boğaziçi Üniversitesi'ndeki yurt açılışında konuşan Erdoğan, yurt sorununu çözdüklerini ifade etti. Boğaziçi Üniversitesi Erkek ve Kız Öğrenci Yurtları, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla açıldı. "DEĞİŞİMDEN ASLA KORKMAMALIYIZ" "Gençlerimizin çehresindeki aydınlığı gördükçe bizler her seferinde güç ve enerji tazeliyoruz." diyen Erdoğan, Boğaziçi Üniversitesi Geliştirme Vakfı'nı kuruluşundan bu güne geçen üç yılda gerçekleştirdiği faaliyetler için tebrik etti. Üniversitelerin bilginin üretim ve işleme merkezleri olduğunu kaydeden Erdoğan, "Dünya hızla değişirken yıldızı parlayan bir Türkiye'de üniversiteler de kendini yenilemeli. Değişimden ve dönüşümden asla korkmamalıyız." şeklinde konuştu. "YURT SORUNUNU ÇÖZDÜK" "Üniversiteleri birer mevzi olarak gören sözde özgürlükçü fakat özde baskıcı zihniyete rağmen hedeflerimize doğru yürüyoruz." ifadelerini kullanan Erdoğan, şöyle devam etti: "Türkiye'nin kaptan köşküne geçtiğimiz günden beri her zaman eğitim önceliğimiz oldu. İmkanlarımızı seferber ettik. Üniversite sayımızı 76'dan 208'e çıkardık. Yurt sorununu çözüme kavuşturduk. 2002'de 190 olan yurt sayımızı bugün 880'e çıkardık." Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'de üniversitelerin kendini yenilemesi gerektiğini belirterek, değişimden korkulmaması çağrısında bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şöyle: "- Gençlerimizin çehresindeki aydınlığı gördükçe bizler her seferinde güç ve enerji tazeliyoruz. Geleceğe olan inancımızı, güçlü Türkiye'ye olan sevdamızı, tutkumuzu, sizlere baktıkça inanın daha da perçinliyoruz. Gençler, ülkemizin istikbali. - Araştırma faaliyetlerinden inovasyon teşviklerine, uluslararası işbirliklerinden akademik destek programlarına oldukça geniş bir yelpazede Boğaziçi Üniversitesi Geliştirme Vakfı'nın kuruluşundan itibaren üç yıllık süreçte aldığı mesafe takdire şayandır. "IŞIK UZUN YILLAR DOĞUDAN YÜKSELDİ" - Bizim için üniversite bilginin üretim ve işleme merkezidir. Öğrenci ise ilmi talep ettiği için bilgiye talip olduğu için talebedir. Bu topraklar asırlar boyu dünyanın dört bir yanından öğrencileri, hocaları ağırladı. Bilim insanlarımız ilmin ve sanatın her başlığında dünyaya kıymetli katkılar yaptı. İnsanlığın yolunu aydınlatan ışık, uzun yıllar doğudan yükseldi. Özellikle İstanbul, ilmin ve bilimin yuvası oldu. Her alanda bir merkez oldu. Geçmişle gelecek arasındaki bağ aksayan yönleri olsa da bir şekilde sağlandı. "İMTİYAZLARINI KAYBETMEK İSTEMİYORLAR" - Dünya hızla değişirken yıldızı parlayan bir Türkiye'de üniversiteler de kendini yenilemeli. Değişimden ve dönüşümden asla korkmamalıyız. Bir yerde hareket varsa, orada bereket ve başarı olur. Tersi durumda ise gerileme kaçınılmaz hale gelir. Duran pas tutar, yosun bağlar. Biz Boğaziçi dahil tüm üniversitelere böyle bakıyoruz. Bu süreçte önümüzü kesenler oluyor. Özellikle üniversiteleri ideolojilerinin arka bahçesi olarak görenler doğrusunu söylemek gerekirse imtiyazlarını kaybetmek istemiyor. "BOĞAZİÇİ TERSİNE BEYİN GÖÇÜNE LİDERLİK EDİYOR" - Üniversiteleri birer mevzi olarak gören sözde özgürlükçü fakat özde baskıcı zihniyete rağmen hedeflerimize doğru yürüyoruz. İnşallah menzile varana kadar durmadan ilerlemeye devam edeceğiz. Üniversite yönetimimize, Boğaziçi mezunu arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Üniversitemizin dünyanın önde gelen eğitim kurumlarında eğitim görmüş genç akademisyenleri kadrosuna katarak tersine beyin göçüne liderlik etmesi kayda değerdir. "EĞİTİM ÖNCELİĞİMİZ OLDU" - Türkiye'nin kaptan köşküne geçtiğimiz günden beri her zaman eğitim önceliğimiz oldu. İmknalarımızı seferber ettik. Üniversite sayımızı 76'dan 208'e çıkardık. Yurt sorununu çözüme kavuşturduk. 2002'de 190 olan yurt sayımızı bugün 880'e çıkardık. BOĞAZİÇİ'NE YENİ KÜTÜPHANE VE LABARATUVAR YAPILACAK - Geçen yıl depreme dayanıksız olduğu için yıkılan Boğaziçi Üniversitesi Kütüphanesi çok yakında yeniden inşa edilecek. 2 milyar lira yatırım değeri olan yeni kütüphanemiz öğrencilerimiz için şimdiden hayırlı olsun. Önümüzdeki sene ise 3 milyar liralık bir yatırımla Boğaziçi Üniversitesi'ne modern bir laboratuvar kazandıracağız. Şimdiden hayırlı olsun."

Davut Gürkan’dan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Bursa Teşekkürü Haber

Davut Gürkan’dan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Bursa Teşekkürü

AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, Genel Başkan Vekili Efkan Âlâ, AK Parti Bursa Milletvekili Refik Özen ve Bursaspor Başkanı Enes Çelik ile birlikte Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya geldi. Ankara’da gerçekleşen görüşmede, Bursa’ya yönelik devam eden ve planlanan yatırımlar, şehrin beklentileri ile spor, ekonomi ve yerel kalkınma başlıkları ele alındı. Görüşmenin ardından değerlendirmelerde bulunan İl Başkanı Davut Gürkan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Bursa’ya gösterdiği yakın ilgi ve güçlü desteğin şehir için büyük önem taşıdığını belirtti. “CUMHURBAŞKANIMIZIN BURSA’YA OLAN MUHABBETİ BİZLER İÇİN BÜYÜK GÜÇ” AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile gerçekleştirilen buluşmanın Bursa adına son derece verimli geçtiğini ifade ederek şu açıklamaları yaptı: “Genel Başkan Vekilimiz Sayın Efkan Âlâ, Milletvekilimiz Sayın Refik Özen ve Bursaspor Başkanımız Sayın Enes Çelik ile birlikte Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı ziyaret ettik. Bu kadim şehre gösterdiği yakın ilgi, her alanda verdiği güçlü destek ve Bursa’ya olan muhabbeti için şükranlarımızı sunduk.” Gürkan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Bursa’yı tarihsel, kültürel ve ekonomik yönleriyle yakından takip ettiğini belirterek, merkezi hükümetin desteğiyle kentin her alanda gelişimini sürdürdüğünü kaydetti. BURSA’NIN STRATEJİK ÖNEMİ MASAYA YATIRILDI Gerçekleşen görüşmede; Bursa’nın sanayi ve üretim gücü, ihracat potansiyeli, ulaşım projeleri, kentsel dönüşüm çalışmaları ve devam eden kamu yatırımlarının ele alındığı öğrenildi. Aynı zamanda Bursa’nın marka değeri açısından büyük önem taşıyan Bursaspor’un geleceği, sportif başarı hedefleri ve altyapı çalışmaları da gündemdeydi. Bursaspor Başkanı Enes Çelik’in de görüşmede kulübün mevcut durumu ve hedefleri hakkında Cumhurbaşkanı Erdoğan’a bilgi verdiği, sporun şehir kimliği açısından taşıdığı önemin vurgulandığı belirtildi. “BURSA, LİDERİYLE YOL YÜRÜYEN BİR ŞEHİRDİR” Davut Gürkan açıklamasında, Bursa ile Cumhurbaşkanı Erdoğan arasındaki güçlü bağı vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: “Bursa; liderine güvenen, lideriyle yol yürüyen bir şehirdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu vizyon, kararlılık ve güçlü liderlik anlayışı, Bursa’nın her alandaki hedeflerine ulaşmasında en büyük teminattır.” Gürkan, AK Parti teşkilatları olarak Bursa’ya emanet edilen sorumluluğu aynı inanç ve kararlılıkla taşımaya devam edeceklerini belirtti. AK PARTİ BURSA TEŞKİLATINDAN KARARLILIK MESAJI AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda Bursa’da çalışmaların aralıksız sürdürüleceğini belirterek, teşkilat olarak hizmet odaklı siyaset anlayışından ödün vermeyeceklerini ifade etti. Gürkan, açıklamasını şu sözlerle sonlandırdı: “Sayın Cumhurbaşkanımızın Bursa’ya verdiği destek, bizlere güç ve motivasyon vermektedir. Bizler de Bursa teşkilatları olarak bu emaneti en iyi şekilde taşımaya, şehrimizin her alanda daha ileriye gitmesi için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. Teşekkürler Sayın Cumhurbaşkanım.” BURSA İÇİN GÜÇLÜ İŞ BİRLİĞİ VURGUSU Gerçekleşen ziyaret, merkezi yönetim ile yerel teşkilatlar arasındaki güçlü koordinasyonun bir göstergesi olarak değerlendirilirken, Bursa’nın önümüzdeki dönemde de büyük projeler ve yatırımlarla kalkınma yolculuğunu sürdüreceği mesajı verildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.