Hava Durumu

#Proje

Gürsu Haber - Proje haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Proje haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa Büyükşehir'den çiftçiye hayat veren destek Haber

Bursa Büyükşehir'den çiftçiye hayat veren destek

Bursa Büyükşehir Belediyesi, kırsal mahallelerin hem girdi maliyetlerini azaltmak hem de üretim gücünü artırmak amacıyla 17 ilçedeki toplam 4 bin 261 çiftçiye hibeli damla sulama borusu ve sıvı gübre desteği verdi. BURSA (İGFA) - Tarım ve hayvancılık konularında üreticilere birçok destekte bulunan Bursa Büyükşehir Belediyesi, Tarım Peyzaj AŞ tarafından Tarım Plast Fabrikası’nda üretilen yüzde 100 geri dönüşüm ürünü damla sulama borularını çiftçilerle buluşturmaya devam ediyor. Kırsal Hizmetler Daire Başkanlığı tarafından yürütülen çalışmayla, 17 ilçedeki 4 bin 261 çiftçiye 6 milyon 976 bin 800 metre yuvarlak, 4 milyon 735 bin metre yassı damla sulama borusu dağıtımı yapıldı. Proje kapsamında 17 bin 442 adet yuvarlak ve bin 894 adet yassı damla sulama borusunun da üreticilere ulaştırılacağı bildirildi. Ayrıca törene katılan çiftçilere sıvı gübre dağıtımı da yapıldı. Yüzde 50 hibeli olarak hayata geçirilen projeyle, üreticilerin girdi maliyetlerinin azaltılması, suyun daha tasarruflu kullanılması ve tarımsal verimliliğin artırılması hedefleniyor. Hüdavendigar Kent Parkı’nda düzenlenen törende konuşan Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Mehmet Aydın Saldız, çiftçimizin emeğini korumak ve üretimini güçlendirmek için çalıştıklarını ifade etti. Su kaynaklarının doğru kullanımının önemine de değinen Saldız, verilen desteklerle hem verimliliği artırmayı hem de su tasarrufu sağlamayı hedeflediklerini vurguladı. CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal ve Kayıhan Pala ise, tarımın stratejik önemine dikkat çekerek bu tür projelerin hem maliyet yükünü hafiflettiğini hem de üretimin sürdürülebilirliğine katkı sağladığını belirtti.

Ekol Koleji Türkiye Finalleri Yolunda Güçlü Bir Adım Attı Haber

Ekol Koleji Türkiye Finalleri Yolunda Güçlü Bir Adım Attı

Ekol Koleji, TÜBİTAK tarafından düzenlenen 2204-B Ortaokul Araştırma Projeleri Yarışması’na ilk kez katılmasına rağmen önemli bir başarıya imza attı. Türkiye genelinde 30 binin üzerinde öğrencinin ve yaklaşık 20 bine yakın projenin yer aldığı yarışmada, okulun üç farklı projesi Bursa Bölge Finalleri’nde ilk 100 arasına girerek dikkatleri üzerine çekti. Toplam 396 projenin bölge finallerine kaldığı yarışmada, yalnızca 180 projenin ortaokul kategorisinde yer alması sürecin zorluk derecesini ortaya koyarken, Ekol Koleji’nin elde ettiği başarı eğitim çevrelerinde takdir topladı. BÖLGE ÜÇÜNCÜLÜĞÜ GETİREN PROJE Tarih alanında yarışan “Geleneksel Seramik El Sanatlarının Dijital Ortamda Yeniden Tasarımı ve Sanal Sergi Platformu” projesi, öğrenciler İpek Musa ve Berat Kurubaş tarafından, danışman öğretmen Emine Güç rehberliğinde hazırlandı. Proje, geleneksel seramik sanatını dijital platformlara taşıyarak hem korunmasını hem de yeni nesillere aktarılmasını hedefledi. Kültürel mirası çağın teknolojisiyle buluşturan bu çalışma, jüri tarafından özgün ve sürdürülebilir bulunarak Bölge 3.’lüğü ile ödüllendirildi. JÜRİ ÖZEL TEŞVİK ÖDÜLÜ ALAN PROJELER Ekol Koleji’nin diğer iki projesi ise yenilikçi yaklaşımlarıyla öne çıkarak Jüri Özel Teşvik Ödülü kazandı: “Kültürel Köprülerin İnşası – Türkiye & Karadağ Kültürel Değişim Projesi” Öğrenciler: Buğlem Atıcı & Harun Alkan Danışman: Mesut Kameri “Yapay Zekâ Destekli Mehter-Rap: Kültürel Mirasın Modern Yorumlanması” Öğrenciler: Eren Türkel, Ömer Tuğra Sarıkaya & Tuana Demirbüken Danışman: Enes Bilgiç Bu projeler, kültürel mirası farklı disiplinlerle ele alarak hem akademik hem de yaratıcı yönleriyle jüri üyelerinden tam not aldı. PROJELERİN GENEL DEĞERLENDİRMESİ Yarışmaya sunulan üç proje birlikte değerlendirildiğinde, güçlü ve dikkat çekici ortak yönler öne çıkıyor: Konu seçimi: Zeybek, seramik ve mehter gibi kültürel değerlerin eğitimle buluşturulması, projelere hem akademik hem toplumsal bir derinlik kazandırdı. Bilimsel yapı: Özet, giriş, yöntem, bulgular, sonuç ve önerilerden oluşan sistematik kurgu, projelerin akademik çerçevede hazırlandığını gösterdi. Görsel anlatım: Öğrencilerin aktif katılımını yansıtan fotoğraflar, projelerin uygulama boyutunu güçlü biçimde ortaya koydu. Bununla birlikte değerlendirmelerde dikkat çeken önemli bir nokta da şu oldu: Projeler, bilimsel poster ile görsel sunum arasında dengede kalmış; bu durum bazı alanlarda puan kaybına neden olabilecek bir unsur olarak değerlendirildi. PROJE BAZLI ANALİZ Türkiye & Karadağ Kültürel Değişim Projesi Uluslararası boyutuyla öne çıkan proje, kültürler arası etkileşimi başarıyla yansıttı. Ancak yoğun arka plan kullanımı ve küçük grafikler, bilimsel verilerin etkisini gölgeledi. Seramik Dijital Platform Projesi Akademik denge açısından en güçlü proje olarak öne çıktı. Geleneksel sanat ile dijital teknolojiyi birleştiren çalışma, sistematik yapısıyla dikkat çekti. Ancak uzun metinler okunurluk açısından dezavantaj oluşturdu. Yapay Zekâ Destekli Mehter-Rap Projesi Yarışmanın en dikkat çekici projelerinden biri oldu. Yapay zekâ ve müziği bir araya getiren çalışma yüksek yaratıcılık içerirken, görsel yoğunluk bilimsel ciddiyetin önüne geçebilecek bir risk oluşturdu. DİKKAT ÇEKEN GELİŞİM ALANLARI Uzman değerlendirmelerine göre üç projede de ortak bazı geliştirme alanları bulunuyor: Hipotezlerin daha net ve ölçülebilir hale getirilmesi Sayısal verilerin artırılması (ön test – son test analizleri gibi) Grafiklerin daha anlamlı ve güçlü sunulması Jüri üyelerinin en çok dikkat ettiği unsur ise şu soruda gizli: “Bu proje neyi kanıtlıyor?” BAŞARIYI ÜST SEVİYEYE TAŞIYACAK ÖNERİLER Projelerin Türkiye finallerinde daha güçlü bir konuma ulaşması için önerilen geliştirmeler: Sayısal sonuçların net biçimde ifade edilmesi Tek cümlelik güçlü sonuç mesajlarının oluşturulması Uzun metinler yerine kısa ve vurucu anlatım tercih edilmesi VİZYONUN BAŞARIYA DÖNÜŞMESİ Elde edilen bu başarıda, öğrencileri bilimsel üretime teşvik eden okul yönetiminin vizyonu önemli rol oynadı. Ekol Koleji Kurucu Başkanı, tarih öğretmeni Nebi Taşçı, bilimsel üretimi destekleyen yaklaşımıyla sürece yön verirken; Genel Müdür Türkan Sedef Taşçı, elde edilen başarıyı şu sözlerle değerlendirdi: “İlk katılımda elde edilen bu sonuç, Ekol Koleji’nin bilim, kültür ve teknolojiyi birleştiren eğitim anlayışının somut göstergesidir. Hedefimiz, geleceği üreten nesiller yetiştirmektir.” Kurumsal İletişim Direktörü ve TÜBİTAK Proje Koordinatörü Dr. Dilek Durak ise süreçte emeği geçenlere teşekkür ederek, “Bu başarı, okul–öğrenci–aile iş birliğinin en güçlü örneklerinden biridir.” ifadelerini kullandı. TÜRKİYE FİNALLERİ YOLUNDA Ekol Koleji, ilk katılımda elde ettiği bu derecelerle yalnızca bir başarı hikâyesi yazmakla kalmadı; aynı zamanda Türkiye finalleri için güçlü bir aday olduğunu da ortaya koydu. Kültürel mirası bilim, teknoloji ve yaratıcılıkla buluşturan bu projeler, gençlerin geleceğe yalnızca bilgiyle değil, değerlerle de hazırlandığını gösteriyor.

ÇATALTEPE DOSYASI: İDDİALAR BÜYÜYOR, TEPKİLER SERTLEŞİYOR Haber

ÇATALTEPE DOSYASI: İDDİALAR BÜYÜYOR, TEPKİLER SERTLEŞİYOR

Bursa kamuoyunu yıllardır meşgul eden Çataltepe Büyük Sanayi Sitesi projesine ilişkin tartışmalar, ÇATSANDER yönetiminin sert ve kapsamlı açıklamasıyla yeniden alevlendi. Dernek Başkanı Zekai Akdoğan, Başkan Yardımcısı Mehmet Kuş ve Başkanvekili Aydın Çitil imzasıyla yapılan açıklamada, sürecin başından bu yana yaşananlar “kabul edilemez bir tablo” olarak nitelendirildi. Açıklamada en dikkat çekici vurgu, yaklaşık 3.200 Bursa esnafının mağduriyetinin uzun yıllardır giderilememesi oldu. ÇATSANDER yönetimi, bu gecikmenin ve ortaya çıkan sonuçların ardında ciddi soru işaretleri bulunduğunu dile getirerek, kamuoyunun vicdanını hedef alan sert sorular yöneltti. “PROTOKOLÜ İMZALAYANLARIN AKIBETİ DİKKAT ÇEKİYOR” 2008 yılında TOKİ, BESOB, belediye ve valilik arasında imzalanan Çataltepe Büyük Sanayi Sitesi Projesi protokolüne de dikkat çekilen açıklamada, sürece imza atan isimlerin sonrasında yaşadığı gelişmeler tek tek hatırlatıldı. Bu gelişmelerin tesadüf olup olmadığı kamuoyunun takdirine bırakılırken, sürecin şeffaflığı ciddi şekilde sorgulandı. “3 BİN ESNAFIN HAKKI NE OLDU?” İddialara göre: Proje kapsamında binlerce esnafın yer hakkı elinden çıktı Tapuların kooperatif yapısı üzerinden devredildiği öne sürüldü Bursa’daki siyasi temsilcilerin konuya sessiz kaldığı iddia edildi ÇATSANDER, özellikle Bursa milletvekillerine yönelik sert eleştirilerde bulunarak, “herkesin haberi var ama kimse konuşmuyor” diyerek tepkisini ortaya koydu. “7 BİN LİRALIK KOOPERATİFE MİLYARLIK PROJE” İDDİASI Açıklamanın en çarpıcı başlıklarından biri ise BESKOOP’un yapısına ilişkin iddialar oldu. Dernek, sermayesi yalnızca 7.000 TL olduğu öne sürülen bir kooperatifin, milyarlarca lira değerindeki sanayi arazisinin sahibi haline getirildiğini savundu. Bu durum şu ifadelerle eleştirildi: “Bu tabloyu ne hukuk açıklar ne vicdan. Bu, düpedüz bir peşkeştir.” “YENİ SUÇ DUYURULARI YOLDA” ÇATSANDER, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde yeni suç duyurularına hazırlandığını da açıkladı. Sürecin yalnızca bir kurumla sınırlı olmadığını vurgulayan dernek, ilgili tüm yapıların sorumluluğunun araştırılması gerektiğini savundu. “BU HESAP KAPANMAYACAK” Açıklamanın en sert bölümlerinden birinde ise bazı kişi ve açıklamalara doğrudan tepki gösterildi. Yapılan beyanların gerçeği yansıtmadığı iddia edilerek, tüm açıklamaların tek tek kamuoyu önünde yanıtlanacağı belirtildi. Ayrıca, sürece ilişkin haber yapan bazı medya mensupları da eleştirildi; iddiaların araştırılmadan kamuoyuna sunulduğu öne sürüldü. “ADALET MUTLAKA TECELLİ EDECEK” ÇATSANDER yönetimi, açıklamasını kararlılık vurgusuyla tamamladı: Mücadelenin süreceği Tüm iddiaların yargıya taşınacağı Kamuoyunun bilgilendirilmeye devam edileceği ifade edildi Çataltepe sürecine ilişkin bu ağır iddialar ve sert çıkışlar sonrası gözler, hem yargı sürecine hem de adı geçen taraflardan gelecek açıklamalara çevrildi. Bursa kamuoyu ise yıllardır süren bu dosyada artık net ve şeffaf bir sonuç bekliyor.

Bademli Köprüsünde Son Engelde Aşıldı! Haber

Bademli Köprüsünde Son Engelde Aşıldı!

Bursa’nın hızla gelişen bölgelerinden Nilüfer ilçesinde, uzun yıllardır atıl durumda kalan ve kamuoyunda “Bademli Köprüsü civarı” olarak bilinen alan için kapsamlı bir dönüşüm süreci resmen başlatıldı. Geçmişte kaçak yapıların yoğunlukta olduğu ve bir dönem hayvan barınağı olarak kullanılan bölge, artık modern spor alanları ve sosyal yaşam merkezlerini barındıracak çok amaçlı bir projeyle yeniden şekillendirilecek. Atıl ve Sorunlu Alan Yeni Bir Kimlik Kazanıyor Söz konusu alan, uzun yıllar boyunca düzensiz yapılaşma ve kontrolsüz kullanım nedeniyle hem çevresel hem de sosyal açıdan çeşitli sorunlara sahne oldu. Kaçak yapıların yaygınlığı, hijyen problemleri ve güvenlik endişeleri bölge sakinlerinin sık sık şikâyetlerine neden olurken, özellikle geçmişte hayvan barınağı olarak kullanılan yapıların fiziki koşullarının yetersizliği de kamuoyunda eleştiri konusu olmuştu. Valilik makamına iletilen yoğun şikâyetler ve yapılan incelemeler sonucunda, alanın mevcut haliyle sürdürülebilir olmadığı değerlendirilerek dönüşüm kararı alındı. Bu kapsamda ilk adım olarak kaçak statüde bulunan eski barınak yapılarının yıkımı gerçekleştirildi. Yetkililer, bu yıkımın hem çevre sağlığı hem de kent estetiği açısından önemli bir adım olduğunu vurguladı. Yetki Büyükşehir Belediyesi’ne Devredildi Edinilen bilgilere göre, söz konusu alan bugüne kadar Nilüfer Belediyesi tarafından kiralama yöntemiyle yönetiliyordu ve kira bedelleri yıllık olarak peşin tahsil ediliyordu. Ancak yeni planlama doğrultusunda alanın tasarruf ve yönetim yetkisi Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne devredildi. Bu değişiklikle birlikte projenin daha geniş kapsamlı ve bütüncül bir yaklaşımla ele alınmasının önü açıldı. Modern Spor ve Yaşam Alanı Geliyor Hazırlanan proje kapsamında bölgenin tamamen yenilenerek modern standartlara uygun bir yaşam alanına dönüştürülmesi planlanıyor. Projede öne çıkan başlıca unsurlar şunlar: Uluslararası standartlara uygun futbol sahaları Yürüyüş ve koşu parkurları Dinlenme ve rekreasyon alanları Kafeterya ve sosyal tesisler Ailelerin vakit geçirebileceği peyzaj düzenlemeleri Projenin özellikle gençler ve amatör spor kulüpleri için önemli bir merkez haline gelmesi hedeflenirken, aynı zamanda her yaştan vatandaşın faydalanabileceği sosyal bir yaşam alanı oluşturulması amaçlanıyor. Stratejik Konum Avantajı Yetkililer, bölgenin coğrafi konumuna da dikkat çekiyor. Bademli Köprüsü civarı; Osmangazi, Mudanya ve Nilüfer ilçeleri arasında önemli bir geçiş güzergâhında yer alıyor. Bu nedenle yapılacak yatırımın sadece yerel değil, bölgesel ölçekte de etkili olması bekleniyor. Proje ile birlikte yürütülen yol genişletme çalışmaları da ulaşım altyapısını güçlendirecek önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Böylece bölgenin erişilebilirliği artacak ve yeni yaşam alanının daha geniş kitlelere hitap etmesi sağlanacak. Vatandaş Memnun, Beklenti Yüksek Bölgede yaşayan vatandaşlar, yıllardır atıl durumda kalan ve çeşitli sorunlara neden olan alanın değerlendirilmesinden duydukları memnuniyeti dile getiriyor. Özellikle kaçak yapıların ortadan kaldırılması ve daha düzenli bir çevre oluşturulmasının bölgeye ciddi değer katacağı ifade ediliyor. Ancak vatandaşların ortak beklentisi, projenin planlama aşamasının hızlı bir şekilde tamamlanarak uygulamaya geçilmesi. Bölge halkı, yeni yaşam alanının bir an önce hizmete açılmasını istiyor. Hedef: Yeni Bir Cazibe Merkezi Bursa Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde yürütülen dönüşüm projesinin kısa süre içerisinde tamamlanarak hayata geçirilmesi hedefleniyor. Projenin tamamlanmasıyla birlikte “Bademli Köprüsü” olarak bilinen alanın, Bursa’nın yeni spor, rekreasyon ve sosyal yaşam merkezlerinden biri haline gelmesi bekleniyor. Bu dönüşümün, sadece fiziksel bir yenileme değil, aynı zamanda kentin sosyal yaşamına ve spor altyapısına önemli katkılar sunacak stratejik bir yatırım olduğu değerlendiriliyor.

TechXtile Challenge’da İnovasyon Zirvesi Haber

TechXtile Challenge’da İnovasyon Zirvesi

Pınar Taşdelen Engin: “Attığımız tohumlar koca bir ormana dönüştü” Törenin açılış konuşmasını yapan UTİB Başkanı Pınar Taşdelen Engin, TechXtile Challenge’ın başlangıçtan bugüne kadar geldiği nokta hakkında bilgi vererek şunları söyledi: “Bir girişim fikrine sahip olmak değerli; Ona inanmak daha da değerli. Ama o fikri geliştirip bir vizyona dönüştürmek, emekle beslemek ve böylesine güçlü bir platformda paylaşmak da çok büyük cesaret ister. Bu nedenle finale kalan tüm girişimcilerimizi içtenlikle kutluyorum. Biz bu yapıya hiçbir zaman bir yarışma olarak bakmadık. Bizim için burası; yeni fikirlerin sektörle buluştuğu, genç girişimcilerin deneyimle güçlendiği, iş birliği imkânlarının doğduğu ve geleceğe dair somut adımların atıldığı çok kıymetli bir gelişim alanı. TechXtile Challenge, girişimcilerimiz için yalnızca bugünün değil, yarının da platformudur. Bugün bu sahnede sadece projeleri değil, tekstil sektörünün dönüşüm iradesini alkışlıyoruz. Bu platform benim için bir yarışmadan çok daha fazlası; bir zihniyet inşasıydı. Attığımız tohumların koca bir ormana dönüştüğünü görmek benim için en büyük gurur." Mustafa Gültepe: “Teknolojiyle dokunan yeni bir tekstil dünyası var” Törenin açılışında konuşan TİM Başkanı Mustafa Gültepe, tekstil sektörünün Türkiye ekonomisi için taşıdığı kritik öneme değindi. Gültepe, "Artık rekabet ettiğimiz alan sadece üretim bantları değil; yazılım, mühendislik ve teknolojiyle dokunan yeni bir tekstil dünyası var. TechXtile Challenge, sanayicimizin birikimiyle gençlerimizin hayal gücünü bir araya getirerek geleceğe güçlü bir köprü kuruyor," dedi. İnovasyon Ligi’nde Devlerin Yarışı Etkinlik kapsamında ayrıca TechXtile İnovasyon Ligi sonuçları da açıklandı. Sektördeki Ar-Ge merkezlerinin ve firmaların performanslarının değerlendirildiği yarışmada, geliştirdikleri sürdürülebilir ve teknolojik projelerle fark yaratan firmalar ödüllendirildi. Sektörün inovasyon karnesi niteliğindeki bu ödüller, tekstilin geleceğinin "akıllı üretim" odaklı olacağını bir kez daha tescilledi. İnovasyon Ligi’nde ilk 10 sırayı Almaxtex, Barutçu Tekstil, Bossa, Emirali Tekstil, İskur Tekstil, Kipaş Mensucat, Nurel Tekstil, Polyteks, Sun Tekstil, Toroman Tekstil firmaları alırken, ödüllü projeler arasından En Sürdürülebilir Proje ödülünü Kadife Kumaşta Görsel Dönüşüm ve Sürdürülebilir Üretim projesi ile Bossa kazandı. “En İnovatif” proje kapsamında İnovasyon Ligi’nin şampiyonu ise UPCLO: Tekstil Atıklarının Döngüsel Ekonomi Yaklaşımıyla Katma Değerli Yeni Nesil Hammaddelere Dönüştürülmesi projesiyle Emirali Tekstil oldu. Level Up Şampiyonu Fabric Guard, Scale Up şampiyonu CarByCelium Girişimcilik ekosisteminin nabzını tutan TechXtile Challenge’da iki ana kategoride ödüller dağıtıldı. Fikir aşamasını geçmiş, prototip seviyesindeki girişimcilerin yarıştığı Level Up Kategorisi ile Ölçeklenebilir ve ticarileşme potansiyeli yüksek projelerin yarıştığı Scale Up Kategorilerinde ilk üçe giren ekipler büyük ödülün sahibi oldu. Level-Up Kategorisinde birincilik ödülünü Fabric Guard projesiyle ekip üyesi Abdurrahman Yüksel kazandı. Bu kategoride CarByCelium projesiyle Yağmur Bodur ikinci olurken, Üçüncülük ödülünü ise Terapötik Balmumu Sargısı projesiyle Eren Cihan Karsu Asal kazandı. Scale-Up Kategorisinde ise Refabric AI isimli projesiyle Begüm Doğru Öztekin birincilik kürsüsüne çıktı. Özdemir Erdal, Guartec isimli projesiyle ikinci olurken, üçüncülük ödülünün sahibi ise CombinUp projesiyle Nazlı Demirci Erel oldu. Özel Ödüllerde Anlamlı İmzalar TechXtile Challenge içinde geleneksel hale gelen özel ödüller de sahiplerini buldu. Geçtiğimiz yıllarda hayatını kaybeden ünlü tasarımcı Bahar Korçan adına her yıl verilen Bahar Korçan Sürdürülebilirlik Özel Ödülü, "Tedarik Zinciri Entegre Akıllı Enerji Yönetimi Sistemi" projesiyle Umut Oğur’a verildi. Nazlı Demirci Erel ise "Combin Up" isimli inovatif projesiyle yine her yıl kadın girişimcileri teşvik etmek hedefiyle programa dahil edilen Kadın Girişimci Özel Ödülü’nün sahibi oldu. Sektör Liderlerinden Tam Destek Tekstil dünyasını buluşturan törene; TİM Başkanı Mustafa Gültepe’nin yanı sıra, Akdeniz Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Gürkan Tekin, Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Başkanı Jak Eskinazi, Uludağ Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Nüvit Gündemir, BUSİAD Başkanı Tuncer Hatunoğlu, İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Başkanı Ahmet Öksüz, Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Burak Sertbaş, TİM Başkan Vekili ve Güneydoğu Anadolu Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Koordinatör Başkanı Fikret Kileci, TETSİAD Başkanı Murat Şahinler, Tekstil Sektörü Sürdürülebilirlik Komite Başkanı Sultan Tepe, BEBKA Genel Sekreter Vekili Sabri Bayram, TİM Wings Kadın İhracatçıyı Güçlendirme Komite Üyesi ve İMA Yönetim Kurulu Başkanı Jale Tunçel ve ARYA Büyüme Lideri Sedef Erdoğmuş etkinliğe katılarak dereceye giren girişimcilere ödüllerini verdiler. Törende UTİB Başkanı Pınar Taşdelen Engin, TechXtile Challenge’ın başlangıcından bugüne kadar gelmesinde büyük emekleri olan Proje Koordinatörü Ufuk Batum’a bir plaket ile teşekkür etti. Güçlü İş Birlikleri ve Sponsorluklar Etkinliğin başarısında sektörün öncü firmaları büyük rol oynadı. Almaxtex, Burboya, BUSİAD, Doca Textile, Elyaf Tekstil, Emirali, İlay, İpeker, Karesi Holding, Kıvanç Tekstil, Küçükçalık, Nilba, Polyteks, TETSİAD ve Vanelli gibi sektörün dev isimleri sponsorluklarıyla organizasyona güç katarak inovasyon ekosistemine verdikleri önemi bir kez daha gösterdiler.

GÜRSU TARIMINA YENİ DESTEK Haber

GÜRSU TARIMINA YENİ DESTEK

Hibe ve Proje Şampiyonu Gürsu Belediyesi, ilçe tarımının potansiyelini yükselten ve Gürsu’ya katma değer sunan proje sayısını her geçen gün arttırıyor. Gürsu Belediyesi’nin proje tecrübesi sayesinde ARGE Müdürlüğü tarafından hazırlanan yeni proje ile Gürsu Ağaköy Tarımsal Kalkınma Kooperatif’ine kazandırılan meyve kasası üretim hattı için kalıp temini projesi hayata geçirildi. Kooperatife kendi kasalarını üretme şansını, hazırladığı proje sayesinde sunan Gürsu Belediyesi , bu kez de kalıp temininin sağlanmasına ve tasarrufun artmasını sağladı. GÜRSU’NUN KIRSAL KALKINMASINA SOMUT DESTEK Gürsu Ağaköy Tarımsal Kalkınma Kooperatifi, ENCAHER hibe programı ile, Gürsu Belediyesi ARGE Müdürlüğü’nün hazırladığı proje sayesinde kasa imalat tesisi kurmuştu. Tesisin potansiyelini tam olarak kullanabilmek ve ihtiyaç duyulan meyve kasalarının üretebilmek, plastik kasaları geri kazandırabilmek için harekete geçildi. INSURE Projesi’nin bileşeni Kırsal Alanlarda Mevsimlik Tarımsal Kapasitelerin Güçlendirilmesi kapsamında; Ağaköy Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’ne 30.821 USD değerindeki “Gözlü Kasa Üretim Kalıbı” desteği yapıldı. Süreci takip ederek projelendirilen ve Gürsu tarımına bir katkı daha sunan Gürsu Belediyesi ARGE Müdürlüğü sayesinde, kasa başına depolama kapasitesi iki katına çıktı. İhracat yolculuğunda nakliye maliyetleri ciddi oranda azaldı. Üreticinin kazancı ve emeğinin katma değeri arttı. Teslim töreninde konuşan Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık, “ Gürsu Belediyesi olarak ilçe tarımımıza destek veren anlamlı hamleler yapıyoruz. Bu kalıplar, meyvelerimizin tarladan toplama merkezine, oradan da nihai pazarlara uzanan yolculuğunda yaşanan ürün zayiatını ve kalite kayıplarını engellemek için temel bir gereklilikti. Özellikle hassas yapılı armut meyvelerinin uygun olmayan kasalar nedeniyle zarar görmesi, hem ürün değerini düşürmekte hem de pazar erişimini sınırlamaktaydı. Yeni üretim kalıbı ile bu sorun ortadan kalkacak” diye konuştu.

Anahtar Parti Osmangazi İlçe Başkanı İsmail Demir’den Sert Çıkış: Haber

Anahtar Parti Osmangazi İlçe Başkanı İsmail Demir’den Sert Çıkış:

“Tahtakale Köylü Pazarı Sözleri Havada Kaldı, Osmangazi Üreticisi İki Buçuk Yıldır Çile Çekiyor” Bursa’nın en köklü yerleşim alanlarından biri olan Tahtakale Mahallesi, yalnızca bir semt değil, aynı zamanda Bursa’nın ticari ve kültürel hafızasının önemli bir parçası olarak kabul edilmektedir. Mahallede bulunan ve yapımı 15. yüzyılın başlarına kadar uzanan, anıtsal yapı olarak tescillenmiş Tahtakale – Yoğurt Hanı ya da Bayezid Paşa Hanı, yüzyıllar boyunca Bursa’nın ticari hayatına yön veren önemli merkezlerden biri olmuştur. Bugün ise bu tarihi mirasın çok küçük bir bölümü ayakta kalabilmiş durumdadır. Buna rağmen hanın iç avlusu ve çevresi, yaklaşık 150 yıldır çevre köylerden gelen üreticilerin ürünlerini sattığı “Tahtakale Köylü Pazarı” geleneğini yaşatan önemli bir merkez olarak varlığını sürdürmüştür. Ancak son iki buçuk yıldır bu köklü geleneğin fiilen ortadan kalktığını vurgulayan Anahtar Parti Osmangazi İlçe Başkanı İsmail Demir, konuyla ilgili yaptığı kapsamlı açıklamada Osmangazi Belediyesi ve Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne sert uyarılarda bulundu. Demir, Tahtakale Köylü Pazarı’nın sadece bir pazar yeri olmadığını, Bursa kırsalının emeğinin şehirle buluştuğu tarihi bir ekonomik ve sosyal merkez olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: “Tahtakale Köylü Pazarı, yalnızca alışveriş yapılan bir alan değildir. Bu pazar, Uludağ’ın arka yüzündeki köylerde üretim yapan çiftçilerimizin emeğinin, alın terinin ve üretim kültürünün Bursa halkıyla buluştuğu tarihi bir köprüdür. Yaklaşık 150 yıllık bir üretim geleneği, bugün maalesef plansızlık ve ilgisizlik nedeniyle kesintiye uğramıştır.” “Söz Verildi Ama Hâlâ Çivi Çakılmadı” İsmail Demir, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’ın Cuma ziyaretleri kapsamında Tahtakale Mahallesi’nde yaptığı açıklamada Köylü Pazarı’nın yeniden eski haline getirileceği yönünde söz verdiğini, ancak aradan geçen zamana rağmen sahada somut hiçbir adım atılmadığını söyledi. Demir, sözlerini şu sert ifadelerle sürdürdü: “Sayın Belediye Başkanı mahalle ziyaretinde Tahtakale Köylü Pazarı’nın yeniden düzenleneceğini ve çalışmaların kısa sürede başlayacağını kamuoyuna duyurdu. Ancak aradan geçen süreye rağmen ortada ne bir proje, ne bir temel, ne de çakılmış tek bir çivi vardır. Bu durum, hem Tahtakale halkını hem de kırsaldaki üreticileri büyük bir hayal kırıklığına uğratmıştır.” “Osmangazi’nin Kırsal Üreticisi Sokakta Kaldı” Demir’e göre yaşanan sorun yalnızca Tahtakale ile sınırlı değil. Osmangazi’nin kırsal mahallelerinde üretim yapan çiftçiler, ürünlerini satabilecekleri düzenli ve yasal bir pazar alanı bulamadıkları için ciddi sıkıntılar yaşıyor. “Uludağ’ın arka yamaçlarındaki köylerde yaşayan üreticilerimiz, yıllardır yetiştirdikleri sebzeyi, meyveyi, süt ürünlerini Bursa halkına ulaştırmak için büyük emek veriyor. Ancak bugün geldiğimiz noktada Osmangazi’de üreticinin ürününü doğrudan satabileceği büyük ve düzenli bir köylü pazarı bulunmamaktadır.” Demir, üreticilerin çaresizlik içinde sokak aralarında, cami önlerinde veya pazar yerlerinin çevresinde satış yapmaya çalıştığını, ancak bu durumun da zabıta müdahaleleriyle sonuçlandığını ifade etti. “Üretici malını satacak yer bulamayınca mecburen sokak aralarında satış yapmaya çalışıyor. Ancak Osmangazi Zabıtası bu satışlara izin vermiyor. Tespit edildiğinde üreticinin mallarına el konuluyor ve ağır cezalar kesiliyor. Bu tablo kabul edilebilir değildir.” “Sorun Ceza Kesmekle Değil, Çözüm Üretmekle Biter” Anahtar Parti Osmangazi İlçe Başkanı İsmail Demir, üreticilere yönelik bu yaklaşımın sorunu çözmek yerine daha da büyüttüğünü belirterek şu ifadeleri kullandı: “Üreticinin malına el koymak, ceza yazmak, zabıta baskısı uygulamak çözüm değildir. Çözüm; üreticiye yer göstermek, altyapı sağlamak ve üreticinin emeğini tüketiciyle buluşturacak sistemleri kurmaktır. Üretici kaçak satış yapmak istemiyor. Tam tersine belediyenin gösterdiği, izin verdiği, kayıtlı ve düzenli alanlarda satış yapmak istiyor.” “Osmangazi’ye Büyük Bir Üretici Pazarı Şart” Demir, Osmangazi gibi Bursa’nın en büyük ilçelerinden birinde modern ve büyük bir üretici pazarının olmamasının büyük bir eksiklik olduğunu vurguladı. “Osmangazi gibi köklü bir ilçeye büyük bir köylü pazarı yakışır. Bu yalnızca ticari bir alan değil, aynı zamanda yerel üretimin desteklenmesi, kırsal kalkınmanın güçlendirilmesi ve vatandaşın sağlıklı gıdaya aracısız ulaşması açısından stratejik bir projedir.” “STK’larla Ortak Proje Yapılabilir” Demir, bu konuda sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği yapılabileceğini belirterek başarılı örnekleri hatırlattı. “Bursa’da bunun başarılı örnekleri vardır. Yıllar önce Nilüfer Belediyesi ile DAĞDER Nilüfer Şubesi iş birliğiyle Çamlıca Mahallesi’nde kurulan köylü pazarı hâlâ aktif şekilde faaliyet göstermektedir. Benzer bir model Osmangazi’de de uygulanabilir. DAĞDER, OVADER gibi kırsal temsil gücü olan STK’larla birlikte çok güçlü bir üretici pazarı kurulabilir.” “Tahtakale İçin 2 Yıldır Somut Bir Adım Yok” Demir, Tahtakale Muhtarlığı’nın da köylü pazarının yeniden kurulması için uzun süredir girişimlerde bulunduğunu, ancak iki yıldır somut bir gelişme yaşanmadığını ifade etti. “Tahtakale Muhtarlığı’nın talep ettiği proje yaklaşık iki yıldır gündemde olmasına rağmen ilerleme kaydedilememiştir. Oysa bu süreçte bölgedeki alan kamulaştırılarak genişletilebilir, tarihi dokuyla uyumlu modern bir üretici pazarı oluşturulabilir.” “Büyükşehir ve Osmangazi Belediyesi Artık Harekete Geçmeli” Demir açıklamasında Bursa Büyükşehir Belediyesi’ni de sorumluluk almaya çağırdı. “Bu mesele yalnızca Osmangazi Belediyesi’nin değil, aynı zamanda Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin de sorumluluk alanındadır. Bursa’nın üretim kültürünü yaşatacak projeler için iki belediyenin birlikte hareket etmesi gerekmektedir.” “Yer Bulun, Proje Yapın, Bursa Üreticisini Ayağa Kaldırın” Demir’e göre çözüm için farklı alternatifler değerlendirilebilir: Tahtakale’deki eski köylü pazarı alanının kamulaştırma ile genişletilmesi Dikkaldırım bölgesinde büyük bir üretici pazarı kurulması Ulaşımı kolay ve geniş alanı olan başka bir bölgede modern bir köylü pazarı kompleksi oluşturulması “Bu Şehir Üreticisini Cezalandıran Değil, Destekleyen Bir Yönetim Görmek İstiyor” Anahtar Parti Osmangazi İlçe Başkanı İsmail Demir açıklamasını şu güçlü sözlerle tamamladı: “Bursa üretimin şehridir. Bu şehirde çiftçinin emeği cezalandırılmamalıdır. Osmangazi’nin kırsalında yaşayan üretici, malını aracısız şekilde Bursa halkına ulaştırmak istiyor. Talep çok açık ve nettir: Baskı değil çözüm, ceza değil pazar yeri. Osmangazi Belediyesi ve Bursa Büyükşehir Belediyesi artık bu sesi duymalıdır. Çünkü bu mesele sadece bir pazar yeri meselesi değil; Bursa’nın üretim kültürünü koruma meselesidir.”

“Çataltepe’yi Peşkeş Çektirtmeyiz!” Haber

“Çataltepe’yi Peşkeş Çektirtmeyiz!”

Bursa’da yıllardır çözülemeyen ve her geçen yıl daha da büyüyen bir krize dönüşen Çataltepe Sanayi Sitesi Projesi, yapılan son açıklamalarla yeniden kent gündeminin en sert tartışma başlıklarından biri haline geldi. Küçük sanayi esnafının yıllardır umut bağladığı ancak aradan geçen onca zamana rağmen bir türlü tamamlanamayan proje, bu kez kamuoyunda “sorumluluk kimde?” sorusunu daha güçlü biçimde gündeme taşıdı. Tartışmanın fitili, gazeteci Hasan Boztürk’ün hazırlayıp sunduğu ve YouTube ekranlarında yayınlanan Gündem Özel programında yapılan açıklamalarla ateşlendi. Programın konuğu olan Fahrettin Bilgit, yani Bursa Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği (BESOB) Başkanı, Çataltepe sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak dosyanın artık devlet kurumlarının kontrolünde ilerlediğini ve sürecin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yürütüldüğünü ifade etti. Ancak bu açıklamalar, yıllardır projede mağdur olduğunu belirten ve binlerce esnafın hak mücadelesini yürüttüğünü söyleyen Çataltepe Esnaf ve İş İnsanları Derneği (ÇATSANDER) tarafından sert bir dille karşılandı. Dernek yönetimi, kamuoyuna yaptığı kapsamlı açıklamayla yalnızca mevcut durumu eleştirmekle kalmadı; aynı zamanda Çataltepe sürecinde bazı gerçeklerin görmezden gelindiğini savunarak açık bir hesaplaşma çağrısı yaptı. 18 Yıllık Proje, Bitmeyen Belirsizlik Çataltepe Sanayi Sitesi Projesi, ilk kez 2008 yılında Bursa’daki küçük sanayi esnafının modern iş yerlerine kavuşmasını sağlamak amacıyla gündeme gelmişti. Proje o dönemde Bursa ekonomisi için stratejik bir yatırım olarak sunulmuş, hatta büyük siyasi mitinglerde Bursa sanayicisine “yeni bir üretim üssü” vaat edilmişti. Ancak aradan geçen 18 yılın ardından tablo, projenin başlangıcında çizilen iyimser çerçeveden oldukça uzak bir noktaya geldi. Bugün gelinen noktada: Projenin halen tamamlanamadığı Binlerce esnafın iş yerlerine kavuşamadığı Yıllar önce yapılan ödemelerin karşılığının alınamadığı Sürecin hâlâ belirsizlik içinde ilerlediği iddiaları Bursa kamuoyunda ciddi bir tepki yaratıyor. ÇATSANDER’in verdiği bilgilere göre proje kapsamında: 450 civarında kooperatif ortağı bulunuyor Kooperatif dışında bırakılan yaklaşık 3500 esnaf sürecin dışında kaldı 3159 sanayici ve işletmeci yıllardır sonuç bekliyor Daha da dikkat çekici olan ise projenin finansal boyutu. Dernek yönetimi, altyapı için yapılan ödemelerin yaklaşık yüzde 90 seviyesine ulaştığını, buna rağmen inşaatın hâlâ büyük ölçüde tamamlanamadığını belirtiyor. Bu tabloyu değerlendiren sanayiciler, yaşananların artık yalnızca bir gecikme değil, Bursa esnafının ekonomik geleceğini etkileyen ciddi bir mağduriyet olduğunu ifade ediyor. ÇATSANDER’den Sert Tepki: “Gerçekler Çarpıtılıyor” Çataltepe tartışmaları, BESOB Başkanı Fahrettin Bilgit’in televizyon programındaki açıklamalarının ardından daha da alevlendi. Çataltepe Esnaf ve İş İnsanları Derneği yönetimi; Başkan Zekai Akdoğan, Başkanvekili Aydın Çitil ve Başkan Yardımcısı Mehmet Kuş imzasıyla yayımladığı açıklamada, son günlerde yapılan bazı değerlendirmelerin kamuoyunu yanıltıcı bir çerçeve çizdiğini savundu. Dernek yönetimi açıklamasında şu sert ifadeleri kullandı: “Çataltepe Sanayi Sitesi Projesi hakkında son günlerde yapılan bazı açıklamalarda gerçekleri çarpıtan, kamuoyunu eksik ve yanıltıcı bilgilerle yönlendiren bir yaklaşım sergilendiğini üzülerek görmekteyiz.” ÇATSANDER’e göre Çataltepe dosyasının bugün hâlâ gündemde olmasının tek nedeni, yıllardır sürdürülen esnaf mücadelesi. Dernek yönetimi, konunun hiçbir zaman masa başında hatırlanan bir dosya olmadığını vurgulayarak şu noktaların altını çizdi: Ankara’da bakanlık kapılarında sayısız görüşme yapıldığı Proje dosyalarının yeniden hazırlanıp sunulduğu Resmi kurumlarla defalarca temas kurulduğu Sanayicilerin mağduriyetinin sürekli gündemde tutulduğu Açıklamada, bu çalışmaların büyük bölümünün ÇATSANDER tarafından yürütüldüğü ifade edildi. “BESOB Yıllarca Neredeydi?” Sorusu ÇATSANDER’in açıklamasındaki en sert bölüm ise Bursa esnafının çatı kuruluşu olan Bursa Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği’ne yönelik eleştiriler oldu. Dernek yönetimi, BESOB’un yıllar boyunca Çataltepe sürecinde etkili bir rol üstlenmediğini savunarak şu soruları kamuoyunun gündemine taşıdı: Çataltepe projesi çıkmaza girerken BESOB neredeydi? Sanayici yıllarca kapı kapı dolaşırken kim yanında durdu? Ankara’da hazırlanan dosyaların arkasında kim mücadele etti? Açıklamada şu ifadeler dikkat çekti: “Bugün ekranlara çıkıp geçmişte yapılmayanları yapılmış gibi anlatmak, verilen emeği sahiplenmeye çalışmak ya da sürecin gerçek aktörlerini görmezden gelmek Bursa’nın üretim gücünü oluşturan 3159 esnafın aklıyla alay etmektir.” “Bu Bir Prestij Yarışı Değil” Dernek yönetimi ayrıca Çataltepe meselesinin kurumlar arasında bir prestij yarışına dönüştürülmesine de sert tepki gösterdi. ÇATSANDER açıklamasında, projenin herhangi bir kişi ya da kurumun siyasi veya kurumsal vitrini olmadığını vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu: “Çataltepe meselesi hiçbir kişi ya da kurumun prestij vitrini değildir. Bu mesele 3159 esnafın ekmeği, Bursa üretiminin geleceği ve yıllarca birikimlerini bu projeye yatırmış sanayicilerin hakkıdır.” Derneğe göre bu nedenle hiç kimsenin projeyi kendi başarısı gibi sunma veya başkalarının emeğini yok sayma hakkı bulunmuyor. “Gerçek Takipçi ÇATSANDER’dir” Açıklamada Çataltepe dosyasının gerçek takipçisinin ÇATSANDER olduğu vurgulanarak şu mesajlar verildi: Çataltepe dosyasının fiili takipçisi ÇATSANDER’dir 3159 işletmecinin hakkı hiçbir kurumun vitrin malzemesi yapılamaz Bu mücadele yıllardır sabırla bekleyen sanayicilerin mücadelesidir Dernek yönetimi, çözüm için devlet kurumlarıyla temasların sürdüğünü ve sürecin yakından takip edildiğini de belirtti. “Bu Dosya Kapanmayacak” ÇATSANDER yönetimi açıklamasının sonunda oldukça net ve sert bir mesaj verdi. Derneğe göre Çataltepe meselesi kapanmış bir dosya değil; aksine çözülene kadar Bursa gündeminden düşmeyecek bir hak mücadelesi. Açıklamanın finalinde şu ifadeler yer aldı: “Çataltepe meselesi kapanmış bir dosya değildir. Bu dosya 3159 esnaf iş yerinin anahtarını eline alana kadar kapanmayacaktır. Hiç kimse gerçekleri perdeleyerek ya da verilen mücadeleyi yok sayarak kamuoyuna farklı bir hikâye anlatamaz.” ÇATSANDER yönetimi, mücadeleyi şu sözlerle noktaladı: “Çataltepe çözülene kadar susmayacağız. 3159 esnafın hakkını savunmaya devam edeceğiz. Gerçeği söylemekten asla geri durmayacağız.” Bursa Ekonomisinin Sinir Ucu Sanayi kenti kimliğiyle bilinen Bursa’da küçük ve orta ölçekli işletmelerin üretim kapasitesi, kent ekonomisinin en önemli dinamiklerinden biri olarak görülüyor. Bu nedenle Çataltepe Sanayi Sitesi Projesi yalnızca bir inşaat projesi değil; aynı zamanda Bursa’daki üretim ekosisteminin geleceği açısından kritik bir başlık olarak değerlendiriliyor. Bugün yaşanan tartışma ise yalnızca bir projenin gecikmesinden ibaret değil. Aynı zamanda binlerce esnafın yıllardır süren beklentisinin, ekonomik umutlarının ve emeğinin nasıl yönetildiğine dair ciddi soruları da beraberinde getiriyor. Çataltepe dosyası kapanmış değil. Aksine Bursa’da her geçen gün daha yüksek sesle konuşulan bir mesele haline geliyor. Ve görünen o ki bu tartışma, 3159 esnaf iş yerinin anahtarını alana kadar kolay kolay gündemden düşmeyecek.

18 Yıllık Çataltepe Dosyası: Bursa Esnafı Soruyor — TOKİ Her Yerde Yapıyor, Bursa’da Neden Kaçtı? Haber

18 Yıllık Çataltepe Dosyası: Bursa Esnafı Soruyor — TOKİ Her Yerde Yapıyor, Bursa’da Neden Kaçtı?

Türkiye’nin dört bir yanında sanayi siteleri inşa eden Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ), birçok şehirde projeleri hayata geçirirken Bursa Kestel Çataltepe Sanayi Sitesi projesinde ortaya çıkan tablo, binlerce esnafın tepkisini büyütüyor. TOKİ’nin; Kütahya Konya Samsun Bolu Gölbaşı gibi şehirlerde sanayi siteleri yaptığı ve yapmaya devam ettiği biliniyor. Ankara’da ayrıca Kahramankazan’da Gıda Toptancıları Sitesi, hurdacılar için de ayrı bir sanayi sitesi projesi yürütülüyor. Ancak aynı TOKİ’nin, Kestel’de bulunan Çataltepe Sanayi Sitesi projesinin inşaatını yarım bırakıp adeta projeden çekilmesi, 3200 Bursa esnafının kaderini belirsizliğe sürükledi. “Beceriksizliğin Bedelini Esnaf Ödüyor” Eleştirilerin odağında ise projenin bu noktaya gelmesine sebep olan yöneticiler bulunuyor. Bursa esnafına göre ortada ciddi bir yönetim zafiyeti var. Projeyi bu hale getirenlerden hesap sorulması gerekirken, sorumluların hesap vermesi yerine esnafa “siz bir kooperatif kurun, projeyi siz tamamlayın” denilmesi kabul edilemez bir durum olarak değerlendiriliyor. Esnaf temsilcileri, başlangıçta kamuoyuna açık şekilde ilan edildiği gibi projenin TOKİ tarafından tamamlanmasını talep ediyor. “Oldu Bittiyle Kurulan Kooperatif” İddiası Tartışmaların merkezinde ise BESKOOP isimli kooperatif bulunuyor. İddiaya göre; Kooperatif, üyelerin büyük çoğunluğunun bilgisi dışında, Oldu bittiye getirilen bir süreçle kuruldu, Ve proje 26 Eylül 2018’de bu kooperatife devredildi. Daha sonra 2 Nisan 2019 tarihinde yapılan 7 No’lu mutabakatla devrin resmileştirildiği belirtiliyor. Ancak esnafın önemli bir bölümü, yöneticilerine güvenmedikleri bir kooperatifin bu dev projeyi tamamlayabileceğine inanmadıklarını açıkça dile getiriyor. “Cumhuriyet Tarihinin En Büyük Peşkeşlerinden Biri” Çataltepe mağdurları, projede hak sahibi olan ve ödemelerini yapan 3200 Bursa esnafının bilgisi ve onayı olmadan yapılan işlemler nedeniyle 18 yıldır mağdur edildiklerini savunuyor. Esnaf temsilcilerine göre bu süreç: binlerce esnafın yatırımını belirsizliğe sürükledi ciddi ekonomik mağduriyetlere yol açtı ve kamu yönetimine olan güveni zedeledi Bu nedenle bazı esnaf temsilcileri süreci “Cumhuriyet tarihinin en büyük peşkeşlerinden biri” olarak nitelendiriyor. Savcılığa Sunulan Belgeler ve Kapatılan Dosyalar Son 6 yıl içinde açılan yüzlerce davada; haksız yere mal edinme, görevi kötüye kullanma iddialarına ilişkin belgelerin savcılıklara sunulduğu ifade ediliyor. Ancak mağdurların iddiasına göre, şikâyet dosyaları ilgili kişilerin savunmaları alınmadan “kovuşturmaya yer yoktur” kararıyla kapatıldı. Bu durum da esnafın adalet beklentisini daha da büyütmüş durumda. “18 Yıllık Dosya Yeniden Açılacak mı?” Bugün Bursa’da binlerce esnaf aynı soruyu soruyor: 18 yıllık Çataltepe dosyası yeniden açılacak mı, yoksa 3200 esnafın adalet arayışı bir kez daha bürokratik duvarlara mı çarpacak? Mağdurlar, konunun yeniden incelenmesini ve adaletin tecelli etmesini talep ediyor. “Devletimize Güveniyoruz” Çataltepe mağdurları adına yapılan açıklamada, başta Akın Gürlek olmak üzere yetkililere çağrı yapılarak şu mesaj verildi: “Bizler devletimize inanıyor ve adalete güveniyoruz. 2008 yılında büyük umutlarla başlayan bu projenin geldiği nokta Bursa esnafını mağdur etmiştir. Dosyaların yeniden incelenmesini ve adaletin sağlanmasını istiyoruz.” Sürecin Takipçisi Olacağız ÇATSANDER ise yaptığı açıklamada, Çataltepe sürecinin sonuna kadar takipçisi olacaklarını belirtti. “Adalet eninde sonunda tecelli edecektir.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.