Hava Durumu

#Planlama

Gürsu Haber - Planlama haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Planlama haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İYİ Parti Gemlik İlçe Başkanlığı’ndan esnaf ve ekonomi çıkışı: “Esnaf yalnız değildir” Haber

İYİ Parti Gemlik İlçe Başkanlığı’ndan esnaf ve ekonomi çıkışı: “Esnaf yalnız değildir”

Gemlik’te saha çalışmaları gerçekleştiren İYİ Parti Gemlik İlçe Başkanlığı, esnafın yaşadığı ekonomik sorunlara dikkat çekerek kapsamlı bir açıklama yaptı. İlçe Başkanı Orhan Karaduman, esnafın artan mali yükler karşısında ayakta kalmakta zorlandığını belirtti. “Esnaf ağır ekonomik baskı altında” Saha ziyaretlerinde esnafın en çok dile getirdiği sorunların başında yüksek vergi yükü, kredi faizlerindeki artış ve genel maliyet baskısının geldiğini ifade eden Karaduman, “Zaten zor şartlarda ayakta kalmaya çalışan esnafımız, son dönemde uygulanan politikalarla adeta nefes alamaz hale gelmiştir” dedi. Özellikle kredi kullanmış esnafa sonradan uygulanan faiz güncellemelerinin ciddi mağduriyet yarattığını vurgulayan Karaduman, bu durumun ticari güveni sarstığını ve planlama yapmayı zorlaştırdığını belirtti. Aydınlatma sorunu da gündemde Ekonomik sorunların yanı sıra altyapı eksikliklerine de dikkat çeken Karaduman, birçok mahallede sokak aydınlatmalarının yetersiz olduğunu ifade etti. Bu durumun hem güvenliği riske attığını hem de esnafın iş yapma saatlerini olumsuz etkilediğini belirterek, “Güvenliğin olmadığı yerde ticaret de huzur da olmaz” dedi. Yetkililere çağrı İYİ Parti Gemlik İlçe Başkanlığı, yetkililere şu başlıklarda çağrıda bulundu: Esnaf üzerindeki vergi yükünün hafifletilmesi Kredi faiz güncellemelerinin geri çekilmesi ve mağduriyetlerin giderilmesi İlçe genelinde aydınlatma sorunlarının acilen çözülmesi Karaduman, “Esnaf bu şehrin bel kemiğidir. Esnaf ayakta kalırsa Gemlik ayakta kalır” ifadelerini kullandı. “Değişim talebi sahada açıkça görülüyor” Açıklamasında siyasi değerlendirmelere de yer veren Karaduman, saha çalışmalarında vatandaşların değişim talebini açık şekilde dile getirdiğini söyledi. Ekonomik koşulların ağırlaştığını belirten vatandaşların mevcut yönetimi yetersiz bulduğunu ifade eden Karaduman, bu talebin sandıkta karşılık bulacağını dile getirdi. “Artık günü kurtaran değil, geleceği inşa eden bir anlayışa ihtiyaç var” diyen Karaduman, Türkiye genelinde daha adil ve şeffaf bir yönetim beklentisinin arttığını savundu. “Değişim bir zorunluluk” İYİ Parti olarak bu sürecin sorumluluğunu taşıdıklarını belirten Karaduman, değişimin kaçınılmaz olduğunu ifade ederek, “Milletimizin iradesiyle sandıkta başlayacak değişimin güçlü bir parçası olmaya hazırız” dedi. İYİ Parti Gemlik İlçe Başkanlığı, esnafın sorunlarını gündemde tutmaya ve çözüm önerilerini takip etmeye devam edeceklerini vurguladı.

“TARIMDA DIŞA BAĞIMLILIK KISKACI: BURSA’DAN TÜRKİYE’YE UZANAN KRİZ DERİNLEŞİYOR” Haber

“TARIMDA DIŞA BAĞIMLILIK KISKACI: BURSA’DAN TÜRKİYE’YE UZANAN KRİZ DERİNLEŞİYOR”

“TARIMDA DIŞA BAĞIMLILIK KISKACI: BURSA’DAN TÜRKİYE’YE UZANAN KRİZ DERİNLEŞİYOR” Mahmut Fuat Kadıoğlu, tarım ve hayvancılıkta giderek artan dışa bağımlılığa sert sözlerle yüklendi. Kadıoğlu, sadece bugünün değil, son 20 yılın yanlış politikalarının Türkiye’yi üretimde dışa bağımlı, çiftçiyi ise borç batağında bıraktığını ifade ederek, “Bu tablo bir tesadüf değil, bilinçli tercihlerle getirildiğimiz bir çıkmazdır” dedi. “GİRDİ İTHAL, FATURA ÇİFTÇİYE: BU DÜZEN SÜRDÜRÜLEMEZ” Tarımın bel kemiğini oluşturan gübre, yem, mazot ve tarım ilaçlarında ithalata dayalı yapının artık alarm verdiğini vurgulayan Kadıoğlu, sert bir dille şunları söyledi: “Döviz yükseldikçe maliyet katlanıyor, maliyet arttıkça üretici eziliyor. Bugün Türkiye’de çiftçi toprağını değil, döviz kurunu takip etmek zorunda bırakılmıştır. İthal girdilerle üretim yapan bir sistem, çiftçiyi uluslararası piyasaların insafına terk etmek demektir. Bunun bedelini de en ağır şekilde Anadolu’nun üreticisi, Bayburtlu çiftçi ödüyor.” GEÇMİŞTEN BUGÜNE: ÜRETEN TÜRKİYE’DEN İTHALAT BAĞIMLISI TÜRKİYE’YE Kadıoğlu, Türkiye’nin geçmişte kendi kendine yetebilen sayılı ülkeler arasında olduğunu hatırlatarak, bugün gelinen noktayı “politik iflas” olarak nitelendirdi: “Bir zamanlar kendi tohumunu üreten, hayvanını kendi besleyen bir Türkiye vardı. Bugün ise samanı bile ithal eden bir ülke haline getirildik. Tarımda planlama terk edildi, üretici yalnız bırakıldı, destekler yetersiz kaldı. Sonuç ortada: Üretim düşüyor, maliyet artıyor, ithalat büyüyor.” “BU SADECE EKONOMİ DEĞİL, MİLLİ GÜVENLİK MESELESİDİR” Dışa bağımlılığın yalnızca ekonomik bir sorun olmadığını vurgulayan Kadıoğlu, konunun doğrudan gıda güvenliğiyle ilgili olduğunu belirtti: “Kendi gübresini, yemini, tohumunu üretemeyen bir ülke bağımsız karar alamaz. Tarımda dışa bağımlılık demek, sofradaki ekmeğin bile başka ülkelerin kontrolüne girmesi demektir. Bu durum açıkça arz güvenliğini tehdit eder, fiyat istikrarını bozar ve toplumsal refahı zedeler.” “YERLİ ÜRETİM ARTIK BİR TERCİH DEĞİL, ZORUNLULUKTUR” Çözümün açık olduğunu belirten Kadıoğlu, hükümete çağrısını da sert bir şekilde dile getirdi: “Tarım girdilerinde yerli üretim acilen artırılmalıdır. Gübre fabrikaları, yem üretim tesisleri ve tohum geliştirme merkezleri kamu öncülüğünde yeniden ayağa kaldırılmalıdır. Çiftçiye doğrudan ve yeterli destek verilmeden bu kriz aşılmaz. Dışa bağımlılığı azaltmadan ne üreticiyi kurtarabilirsiniz ne de vatandaşı ucuz gıdayla buluşturabilirsiniz.” “TARIMDA TAM BAĞIMSIZLIK ERTELENEMEZ” Son olarak Bursa başta olmak üzere Anadolu’nun üretim gücüne dikkat çeken Kadıoğlu, sözlerini şu ifadelerle tamamladı: “Bu topraklar üretir, yeter ki doğru politikalar uygulansın. Türkiye’nin tarımda yeniden ayağa kalkması mümkündür. Ancak bunun için ithalata dayalı günü kurtarma politikaları terk edilmeli, üretim odaklı köklü bir dönüşüm başlatılmalıdır. Tarımda tam bağımsızlık artık bir hedef değil, ertelenemez bir zorunluluktur.”

İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanı İsmail Seyis’ten Yerel Yönetimlere Sert Eleştiri: “Bursa’nın Potansiyeli Yönetim Zaaflarıyla Harcanıyor” Haber

İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanı İsmail Seyis’ten Yerel Yönetimlere Sert Eleştiri: “Bursa’nın Potansiyeli Yönetim Zaaflarıyla Harcanıyor”

Bursa’da yerel yönetim politikaları yeniden tartışma konusu olurken, İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanı İsmail Seyis, hem Bursa Büyükşehir Belediyesi’ni hem de Yıldırım Belediyesi’ni hedef alan kapsamlı bir değerlendirme yayımladı. Seyis’in açıklamaları, Bursa’nın geçmişteki yönetim anlayışı ile bugünkü tabloyu karşılaştırarak yerel yönetim politikalarını sert ifadelerle eleştirdi. Seyis, Bursa’nın tarih boyunca üretim, ticaret ve şehircilik açısından örnek gösterilen bir kent olduğunu hatırlatarak, bugün gelinen noktada kentin plansız büyüme, trafik, çevre ve sosyal hizmet sorunlarıyla boğuştuğunu savundu. “Bursa’nın Şehircilik Hafızası Kayboldu” İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanı Seyis’e göre Bursa, özellikle 1980’li ve 1990’lı yıllarda sanayi, tarım ve kent planlamasının dengeli yürütüldüğü bir şehir görünümündeydi. O dönemlerde yapılan altyapı yatırımlarının ve şehir planlarının Bursa’nın gelişimine yön verdiğini belirten Seyis, son yıllarda ise planlama anlayışının zayıfladığını ifade etti. Seyis, açıklamasında şu değerlendirmelerde bulundu: “Bir zamanlar planlı büyüyen, üretimiyle öne çıkan Bursa bugün kontrolsüz yapılaşmanın, trafik çilesinin ve çevre sorunlarının konuşulduğu bir şehir haline geldi. Şehrin hafızası silinmiş durumda.” Büyükşehir Belediyesi’ne Ulaşım ve Altyapı Eleştirisi Seyis’in en sert eleştirilerinden biri Bursa Büyükşehir Belediyesi yönetimine yönelik oldu. Bursa’nın en temel sorununun ulaşım ve altyapı olduğunu savunan Seyis, özellikle son yıllarda artan trafik yoğunluğunun yeterli planlama yapılmadığını gösterdiğini söyledi. İlçe başkanı, şehir içi ulaşım projelerinin uzun vadeli planlama yerine kısa vadeli çözümlerle yürütüldüğünü iddia ederek şu ifadeleri kullandı: “Bursa gibi hızla büyüyen bir şehirde ulaşım projeleri 20-30 yıllık vizyonla hazırlanmalıdır. Ancak bugün baktığımızda günü kurtarmaya yönelik projelerle karşı karşıyayız.” Seyis’e göre Bursa’nın ana arterlerinde yaşanan trafik yoğunluğu, toplu taşıma planlamasının yeterince güçlü yapılmadığını ortaya koyuyor. “Yeşil Bursa Betonlaşma Baskısı Altında” Bursa’nın tarih boyunca “Yeşil Bursa” olarak anıldığını hatırlatan Seyis, kentte son yıllarda artan betonlaşma ve plansız yapılaşmanın ciddi bir çevresel sorun oluşturduğunu söyledi. Kentte yeşil alanların korunmasının yeterince öncelik haline getirilmediğini savunan Seyis, şu değerlendirmede bulundu: “Bir zamanlar Türkiye’nin en yeşil şehirlerinden biri olarak gösterilen Bursa’da bugün yeşil alanların yerini hızla beton yapılar alıyor. Bu tablo Bursa’nın kimliğine zarar veriyor.” Yıldırım Belediyesi’ne Hizmet Eleştirisi İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanı Seyis, eleştirilerinin önemli bir bölümünü de Yıldırım Belediyesi yönetimine yöneltti. Seyis’e göre Yıldırım ilçesi, Bursa’nın en yoğun nüfuslu bölgelerinden biri olmasına rağmen hizmet ve altyapı açısından ciddi eksiklikler barındırıyor. Yıldırım’da özellikle şu konuların kronik sorun haline geldiğini savundu: kentsel dönüşümün yavaş ilerlemesi mahallelerde altyapı eksiklikleri sosyal alanların yetersizliği otopark sorunu ulaşım bağlantılarının zayıflığı Seyis, Yıldırım’ın Bursa’nın en büyük ilçelerinden biri olmasına rağmen hak ettiği yatırımı alamadığını iddia etti. “Kentsel Dönüşüm Kağıt Üzerinde Kalmamalı” Yıldırım ilçesinde uzun süredir gündemde olan kentsel dönüşüm projelerine de değinen Seyis, projelerin kamuoyuna duyurulduğu kadar hızlı ilerlemediğini öne sürdü. Seyis, özellikle eski yapı stokunun yoğun olduğu mahallelerde dönüşüm çalışmalarının hızlandırılması gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı: “Yıldırım’da binlerce vatandaşımız deprem riski taşıyan yapılarda yaşamını sürdürüyor. Kentsel dönüşüm projeleri sadece açıklamalardan ibaret kalmamalı.” Sosyal Alan ve Gençlik Politikaları Eleştirisi Seyis, Yıldırım ilçesinde gençlere yönelik sosyal alanların ve kültürel yatırımların yetersiz olduğunu da dile getirdi. Nüfus yoğunluğu yüksek bir ilçede spor alanları, parklar ve sosyal merkezlerin artırılması gerektiğini belirten Seyis, şu değerlendirmeyi yaptı: “Gençlerin enerjisini doğru alanlara yönlendiremezseniz, şehir sadece beton bloklardan ibaret hale gelir.” “Bursa Potansiyelinin Gerisinde Kaldı” İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanı Seyis’e göre Bursa, ekonomik ve kültürel potansiyeline rağmen bu gücü yeterince değerlendiremeyen şehirler arasında yer alıyor. Türkiye’nin en önemli sanayi kentlerinden biri olan Bursa’nın doğru planlama ile çok daha güçlü bir ekonomik ve sosyal yapıya kavuşabileceğini ifade eden Seyis, mevcut yönetim anlayışının bu potansiyeli yeterince kullanamadığını savundu. “Şeffaf ve Katılımcı Belediyecilik Şart” Seyis açıklamasında yerel yönetimlerde şeffaflık ve katılımcı yönetim anlayışının güçlendirilmesi gerektiğini de vurguladı. Kent yönetiminde sivil toplum kuruluşlarının, meslek odalarının ve vatandaşların daha fazla söz sahibi olması gerektiğini belirten Seyis, şöyle konuştu: “Bursa’nın sorunları kapalı kapılar ardında değil, ortak akılla çözülmelidir.” “Bursa Hak Ettiği Yönetimi Bulmalı” Açıklamasının sonunda Bursa’nın tarihi ve ekonomik önemine dikkat çeken Seyis, kentin daha güçlü bir vizyonla yönetilmesi gerektiğini söyledi. Seyis, Bursa’nın doğru planlama ve güçlü bir yönetim anlayışıyla yeniden Türkiye’nin örnek şehirlerinden biri haline gelebileceğini belirterek şu ifadeleri kullandı: “Bursa sıradan bir şehir değildir. Tarihi, ekonomisi ve kültürüyle Türkiye’nin en önemli şehirlerinden biridir. Ancak bugün bu potansiyelin gerisinde bir yönetim anlayışı görüyoruz. Bursa hak ettiği yönetimi bulmalıdır.” Seyis’in açıklamaları, Bursa’da yerel yönetim politikaları ve şehircilik anlayışı üzerine yeni tartışmaların yaşanabileceğine işaret ediyor. Özellikle ulaşım, kentsel dönüşüm ve çevre politikaları önümüzdeki süreçte Bursa siyasetinin en önemli gündem başlıkları arasında yer almaya devam edecek gibi görünüyor.

Peyzaj Mimarları Bursa’da İftar Sofrasında Buluştu: “Kentlerin Geleceği Doğru Planlanmış Yeşil Alanlardan Geçiyor” Haber

Peyzaj Mimarları Bursa’da İftar Sofrasında Buluştu: “Kentlerin Geleceği Doğru Planlanmış Yeşil Alanlardan Geçiyor”

TMMOB Peyzaj Mimarları Odası Bursa Şubesi, Ramazan ayının birlik ve dayanışma ruhunu meslektaşları ve kent yöneticileriyle paylaşmak amacıyla anlamlı bir iftar programı düzenledi. Program, Merinos Hüdavendigar Salonu’nda gerçekleştirildi. İftar programına Raşit Gürbüz, Hamiyet Arıkaslan, Nazlı Yazgan, Zehra Çakır ve çok sayıda peyzaj mimarı ile oda üyesi katıldı. Meslek temsilcilerinin yoğun ilgi gösterdiği buluşma, yalnızca bir iftar organizasyonu olmanın ötesinde Bursa’nın kentsel gelişimi, yeşil alan politikaları ve peyzaj mimarlığının şehir planlamasındaki kritik rolünün tartışıldığı önemli bir platforma dönüştü. “Ramazan’ın Paylaşma Ruhu Mesleki Dayanışmayı Güçlendiriyor” Programın açılış konuşmasını yapan TMMOB Peyzaj Mimarları Odası Bursa Şube Başkanı Zehra Çakır, Ramazan ayının birlik ve paylaşma kültürünü pekiştirdiğini belirterek aynı sofrada buluşmanın meslektaşlar arasındaki dayanışmayı güçlendirdiğini vurguladı. Çakır konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Ramazan ayının birlik, paylaşma ve dayanışma ruhunu aynı sofrada paylaşmak bizler için son derece kıymetlidir. Bugün burada yalnızca bir iftar sofrasını değil, aynı zamanda mesleğimizin ortak sorumluluklarını ve kentimize karşı taşıdığımız görev bilincini de paylaşıyoruz.” Göreve geldikleri günden bu yana geçen iki yıllık süreçte mesleki hakların korunması ve peyzaj mimarlığının kent planlamasındaki yerinin güçlendirilmesi için yoğun bir çalışma yürüttüklerini belirten Çakır, özellikle kamu kurumlarında peyzaj mimarlarının yeterli ölçüde temsil edilmemesinin ciddi bir sorun olduğunu söyledi. “Kentler Betonlaşırken Peyzaj Mimarlarının Uyarıları Görmezden Gelinmemeli” Konuşmasında Bursa’da ve Türkiye genelinde hızla artan yapılaşmaya dikkat çeken Çakır, kentlerin sürdürülebilirliği açısından peyzaj mimarlığının vazgeçilmez bir disiplin olduğunun altını çizdi. Çakır, şu uyarılarda bulundu: Plansız kentleşme yeşil alanları hızla azaltıyor. Doğal ekosistemler üzerindeki baskı giderek artıyor. Kentsel dönüşüm projelerinde peyzaj planlaması çoğu zaman ikinci planda kalıyor. Yeşil altyapı planlaması yapılmadan gerçekleştirilen projeler, gelecekte ciddi çevresel sorunlara yol açabiliyor. Çakır’a göre peyzaj mimarlarının sürece dâhil edilmediği şehircilik politikaları uzun vadede hem ekonomik hem de ekolojik maliyetler doğuruyor. “Kentler sadece binalardan ibaret değildir. Sağlıklı kentler; parkları, koridorları, ekolojik ağları, su sistemleri ve kamusal yeşil alanlarıyla bir bütündür. Eğer bu bütünlük korunmazsa şehirler nefes alamaz hale gelir.” İstihdam Sorunu Gündemde Programda dile getirilen önemli başlıklardan biri de peyzaj mimarlarının istihdam sorunu oldu. Zehra Çakır, birçok belediye ve kamu kurumunda peyzaj mimarı kadrolarının sınırlı olduğunu ve bu durumun şehirlerin planlama süreçlerinde ciddi eksikliklere yol açtığını ifade etti. Çakır’a göre: Yerel yönetimlerde peyzaj mimarı sayısı artırılmalı Yeşil alan planlaması uzmanlık alanı olarak ele alınmalı Park ve rekreasyon projeleri sadece estetik değil ekolojik planlama perspektifiyle hazırlanmalı “Kentlerin sağlıklı gelişimi için peyzaj mimarlarının karar mekanizmalarında daha fazla yer alması gerekiyor. Bu yalnızca mesleki bir talep değil; aynı zamanda toplum sağlığı, iklim uyumu ve yaşam kalitesi açısından zorunluluktur.” İklim Krizi ve Kuraklık Uyarısı Konuşmasında küresel iklim değişikliğinin kentler üzerindeki etkilerine de değinen Çakır, özellikle kuraklık, sıcaklık artışı ve su kaynaklarının azalması gibi sorunların şehir planlamasında yeni yaklaşımlar gerektirdiğini söyledi. Peyzaj mimarlarının bu süreçte kritik bir rol üstlendiğini belirten Çakır şu değerlendirmeyi yaptı: İklime uyumlu peyzaj tasarımları geliştirilmeli Yağmur suyu yönetimi ve geçirgen yüzeyler yaygınlaştırılmalı Kent içindeki doğal habitatlar korunmalı Ağaçlandırma politikaları bilimsel verilerle yürütülmeli “İklim krizi artık uzak bir tehdit değil; kentlerin günlük gerçeği haline gelmiştir. Eğer bugün doğru planlama yapılmazsa yarının şehirleri susuz, gölgesiz ve yaşanamaz hale gelebilir.” Teknoloji ve Yapay Zekâ Meslekleri Dönüştürüyor Çakır ayrıca teknoloji ve yapay zekâ alanındaki hızlı gelişmelere de değinerek peyzaj mimarlığının bu dönüşümden etkilendiğini ifade etti. Oda olarak üyelerin mesleki gelişimini desteklemek amacıyla: eğitim programları seminerler teknik çalıştaylar yeni teknolojilere yönelik bilgilendirme toplantıları düzenlemeyi planladıklarını belirtti. “Bursa’yı Daha Yeşil Bir Kent Yapmak İçin İş Birliği Şart” Programda söz alan Bursa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Nazlı Yazgan da Ramazan ayının paylaşma ve dayanışma ruhuna dikkat çekti. Yazgan konuşmasında, kent yönetiminde meslek odalarıyla iş birliğinin önemine vurgu yaptı. “Ramazan ayının manevi atmosferinde paylaşmanın ve dayanışmanın verdiği mutlulukla sizlerle bir arada olmaktan büyük memnuniyet duyuyorum. Bursa’yı daha yaşanabilir ve daha yeşil bir şehir yapmak için meslek odalarıyla birlikte yürüttüğümüz çalışmalar devam ediyor.” Büyükşehir Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren Planlama Ajansı aracılığıyla meslek odalarıyla ortak çalışmalar yürütüldüğünü belirten Yazgan, Bursa’nın çevresel sürdürülebilirliğini güçlendirmeye yönelik projelerin sürdüğünü ifade etti. Meslek Dayanışmasının Güçlendiği Bir Buluşma Programın sonunda katılımcılar Ramazan ayının birlik ve paylaşma atmosferinde bir araya gelerek meslektaşlık dayanışmasını pekiştirdi. Peyzaj mimarları, kentlerin geleceğinin yalnızca mimari ve mühendislik projeleriyle değil, doğa ile uyumlu planlama anlayışıyla şekillenebileceğini vurguladı. Uzmanlara göre, Bursa gibi hızlı büyüyen şehirlerde peyzaj mimarlığının planlama süreçlerinde daha aktif rol alması; iklim değişikliğine uyum yaşam kalitesinin artırılması doğal kaynakların korunması sürdürülebilir şehircilik açısından kritik önem taşıyor. İftar programı, meslektaşların karşılıklı görüş alışverişi ve kent üzerine yapılan değerlendirmelerin ardından sona erdi.

Bursa’da Kentsel Dönüşüm İsyanı: “Bu Vurdumduymazlık Kabul Edilemez” Haber

Bursa’da Kentsel Dönüşüm İsyanı: “Bu Vurdumduymazlık Kabul Edilemez”

Diriliş Bursa Platformu Kurucu Başkanı Mehmet Öztürk: “Deprem gerçeği ortadayken binlerce insan riskli binalarda yaşamaya mahkûm ediliyor. Yıllardır konuşuluyor ama somut bir adım yok.” Haber Metni: Bursa’da yıllardır tartışılan ancak somut adımların bir türlü atılamadığı kentsel dönüşüm meselesi, kentte yeniden sert tartışmaların odağı haline geldi. Diriliş Bursa Platformu Kurucu Başkanı Mehmet Öztürk, yaptığı sert açıklamayla Bursa’daki kentsel dönüşüm sürecine yönelik ağır eleştirilerde bulundu. Öztürk, kentte yaşanan gecikmelerin artık teknik bir planlama sorunu olmaktan çıktığını, açık bir yönetim zaafına ve vurdumduymazlığa dönüştüğünü söyledi. Bursa’nın deprem gerçeğiyle yüzleşmek zorunda olduğunu vurgulayan Öztürk, on binlerce insanın hâlâ eski ve riskli binalarda yaşamaya mecbur bırakıldığını belirtti. Yıllardır aynı vaatlerin tekrarlandığını, toplantılar yapıldığını ve planların konuşulduğunu ancak ortada gözle görülür, ciddi bir dönüşüm hamlesi bulunmadığını dile getirdi. Öztürk açıklamasında, Bursa’nın birçok mahallesinde bulunan eski yapı stokunun büyük bir risk oluşturduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: “Bursa’nın birçok mahallesi adeta saatli bomba gibi duran binalarla dolu. İnsanlar her gün o binalara girip çıkıyor, çocuklar o binalarda büyüyor, aileler hayatlarını o yapılarda sürdürüyor. Ama yönetenler hâlâ ağırdan alıyor, hâlâ süreci oyalıyor. Bu tablo artık basit bir gecikme değildir. Bu açık bir ihmaldir.” “DEPREM GERÇEĞİ ORTADAYKEN SESSİZ KALMAK SORUMSUZLUKTUR” Türkiye’nin deprem kuşağında yer aldığını ve Bursa’nın da bu gerçeğin dışında olmadığını hatırlatan Öztürk, yetkililerin hâlâ ağır işleyen süreçlerle vakit kaybettiğini söyledi. Deprem riskinin bilimsel raporlarla defalarca ortaya konduğunu belirten Öztürk, buna rağmen kentsel dönüşümün bürokrasi ve siyasi tartışmalar arasında sürüncemede bırakıldığını ifade etti. Öztürk, “Deprem gerçeğini bilen herkes şunu çok iyi biliyor: Eğer bugün adım atılmazsa yarın çok geç olabilir. Ama ne yazık ki Bursa’da kentsel dönüşüm konusu yıllardır siyasi tartışmaların ve bürokratik bahanelerin arasında çürümeye terk edilmiştir. Şehrin geleceği planlarla değil, ertelemelerle yönetiliyor.” dedi. “İNSANLARIN EN TEMEL HAKKI GÜVENLİ EVLERDE YAŞAMAKTIR” Bursa’da yaşayan vatandaşların en temel beklentisinin güvenli konutlarda yaşamak olduğunu vurgulayan Öztürk, bunun bir lütuf değil anayasal bir hak olduğunu dile getirdi. Ancak yıllardır bu hakkın sağlanamadığını belirten Öztürk, olası bir felaket durumunda yaşanacak kayıpların sorumluluğunun görmezden gelinemeyeceğini söyledi. “Gerçek şu ki Bursa’da insanlar sağlam ve güvenli evlerde yaşamak istiyor. Bu en temel haktır. Ama ne yazık ki yıllardır bu hak sağlanamıyor. Eğer yarın bir felaket yaşanırsa bunun adı kader olmayacaktır. Bu açık bir ihmalin ve sorumsuzluğun sonucu olacaktır.” ifadelerini kullandı. “BURSA BU YÖNETİM ZAFİYETİNİ HAK ETMİYOR” Açıklamasının sonunda Bursa’nın Türkiye’nin en köklü ve en büyük şehirlerinden biri olduğunu hatırlatan Öztürk, kentin böylesine ağır bir yönetim zafiyetini hak etmediğini söyledi. Kentsel dönüşüm konusunda artık sözlerin değil, somut ve radikal adımların atılması gerektiğini vurgulayan Öztürk, her geçen gün riskin büyüdüğünü ifade etti. “Bursa gibi büyük ve köklü bir şehir bu kadar ağır bir yönetim zaafını hak etmiyor. Artık laf değil, radikal ve acil adımlar atılması gerekiyor. Çünkü her geçen gün ihmali büyütüyor ve risk katlanarak artıyor. Bursa’nın geleceği ihmale değil, cesur ve kararlı bir yönetime muhtaçtır.” Diriliş Bursa Platformu Kurucu Başkanı Mehmet Öztürk’ün açıklamaları, kentte uzun süredir tartışılan kentsel dönüşüm meselesini yeniden gündemin en üst sıralarına taşıdı. Uzmanlar ise Bursa’daki yapı stokunun önemli bir bölümünün acil dönüşüm gerektirdiğini belirterek sürecin daha hızlı ve kararlı şekilde yürütülmesi gerektiğini vurguluyor.

Doğal Kaynaklar ve İmar Konuları Acilen Ele Alınmalı Haber

Doğal Kaynaklar ve İmar Konuları Acilen Ele Alınmalı

Yeni Yol Partisi Genel Başkanı İzzettin Küçük, Gelecek Parti Genel Başkan Yardımcısı Alpaslan Yıldız, Gelecek İl Başkanı Mahmut Fuat Kadıoğlu ve Gelecek Partili ilçe başkan yardımcılarının katılımıyla gerçekleşen toplantıda, Bursa ve ilçelerinin karşı karşıya olduğu ciddi doğal ve kentsel riskler masaya yatırıldı. Toplantıda öncelikli gündem maddeleri arasında son haftalarda Akçaabat ve Uluabat göllerinin aldığı yoğun yağışlar nedeniyle taşkın riski oluşturması, buna karşılık İznik Gölü’nün su seviyesinin giderek azalması dikkat çekti. Ayrıca Bursa’daki barajların doluluk oranlarının %55 civarında olduğu ve Doğancı Barajı’nın kullanım ömrünün son günlerine geldiği belirtilerek, Mayıs ayında Çınarcık Barajı’ndan takviye içme suyunun sağlanması planının önemine değinildi. İl Başkanı Mahmut Fuat Kadıoğlu yaptığı açıklamada, doğal kaynaklarla ilgili risklerin yanı sıra kentsel planlama konularına da dikkat çekti: Köy yollarının genişletilmesi ve altyapının güçlendirilmesi çalışmaları için acil adımlar atılması gerektiğini Bölgedeki deprem fay hatlarının yeniden gözden geçirilmesi ve bu bölgelerde çok katlı yapılaşmaya kesinlikle izin verilmemesi gerektiğini İmar Barışı’nın TBMM’ye tekrar gelerek, uzman mühendisler tarafından binaların kontrol edilmesi ve gerçekten çürük olanların ivedilikle yıkılması gerektiğini vurguladı Kadıoğlu, toplantı sonrası yaptığı değerlendirmede, “Doğal afetler ve altyapı eksiklikleriyle mücadele, yalnızca belediyelerin değil, merkezi yönetimin ve yerel yönetimlerin birlikte hareket etmesini gerektiriyor. Bursa’nın su kaynaklarının yönetimi, köy yollarının güvenliği ve yapı güvenliği acil önceliklerimiz arasında” ifadelerini kullandı. Yeni Yol Partisi ve Gelecek Parti yetkilileri, toplantı sonucunda bu alanlarda atılacak adımların hızlandırılması için yerel ve merkezi yönetim nezdinde girişimlerin başlatılacağını belirtti. Kadıoğlu’nun Son Mesajı Mahmut Fuat Kadıoğlu, toplantının ardından yaptığı değerlendirmede, “Bursa’nın doğal kaynakları, altyapısı ve yapı güvenliği ciddi risklerle karşı karşıya. Bu sorunlar gecikmeden çözülmeli. Bizler, Yerel Yönetimler ve Merkezi Hükümet/ Bakanlık işbirliğiyle çözüm odaklı adımların atılmasını arzu ediyoruz ve gelişmeleri takip edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Yıldırım’da Kritik Çalışma! Haber

Yıldırım’da Kritik Çalışma!

İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanı İsmail Seyis: “Yıldırım’ın 71 Mahallesinde 15 Bin Esnafımızı Dinledik, Sorunları Raporlaştırıyoruz” İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanı İsmail Seyis, ilçede yürüttükleri kapsamlı saha çalışmasına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. 71 mahallede yaklaşık 15 bin esnafı ziyaret ettiklerini belirten Seyis, Yıldırım’ın ekonomik, sosyal ve yapısal sorunlarını yerinde tespit ettiklerini ve hazırladıkları detaylı raporu kamuoyuyla paylaşacaklarını açıkladı. Seyis, “Siyaseti masa başında değil, sahada yapıyoruz. Esnafımızın kapısını çaldık, çayını içtik, halini hatırını sorduk. Dertlerini dinledik, taleplerini not aldık. Yıldırım’ın gerçek gündemi neyse onu yerinde gördük” dedi. 71 Mahallede Ortak Sorun: Ekonomik Daralma ve Güven Kaybı Yapılan ziyaretlerde en çok dile getirilen konuların başında ekonomik sıkıntılar geldiğini belirten Seyis, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerin ciddi bir daralma yaşadığını ifade etti. Esnafın temel sorunları arasında şunların öne çıktığını belirtti: Artan kira ve enerji maliyetleri Vergi ve SGK prim yükü Düşen alım gücü nedeniyle azalan müşteri sayısı Finansmana erişim zorluğu Kayıt dışı ve haksız rekabet “Esnafımız ayakta kalma mücadelesi veriyor” diyen Seyis, birçok işletmenin ya kepenk kapatma noktasına geldiğini ya da borç sarmalı içinde faaliyet göstermeye çalıştığını vurguladı. Kentsel Dönüşüm, Altyapı ve Ulaşım Sorunları Yıldırım’ın yapısal sorunlarına da dikkat çeken Seyis, özellikle plansız yapılaşma, riskli binalar ve yetersiz altyapının vatandaşları tedirgin ettiğini belirtti. Kentsel dönüşüm sürecinin şeffaf, adil ve hızlandırılmış bir şekilde yürütülmesi gerektiğini ifade eden Seyis, şu değerlendirmede bulundu: “Yıldırım, deprem gerçeğiyle yüzleşmek zorunda. Ancak dönüşüm vatandaşın mağdur edildiği değil, güven içinde yaşadığı bir modele dönüştürülmeli. Hak sahiplerinin rızası ve şeffaf süreç esas alınmalı.” Ayrıca ulaşım ve trafik yoğunluğu, otopark yetersizliği ve bazı mahallelerdeki altyapı eksikliklerinin de sıkça dile getirildiğini belirtti. Genç İşsizliği ve Sosyal Alan Eksikliği İlçe genelinde genç nüfusun önemli bir potansiyele sahip olduğunu ancak yeterli istihdam ve sosyal imkânlara erişimde sorun yaşandığını söyleyen Seyis, özellikle meslek edindirme ve girişimcilik desteklerinin artırılması gerektiğini ifade etti. “Gençlerimiz iş bulamıyor, umutsuzluğa sürükleniyor. Oysa Yıldırım üretim, ticaret ve hizmet sektöründe büyük bir potansiyele sahip. Doğru planlama ve teşviklerle bu potansiyel harekete geçirilebilir” dedi. Mahallelerde sosyal yaşam alanlarının yetersizliğine de değinen Seyis, kadınlar ve çocuklar için daha fazla kültürel ve sportif alan oluşturulması gerektiğini belirtti. Çözüm Önerileri: Yerel Kalkınma ve Esnaf Destek Modeli İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanlığı olarak hazırladıkları raporda yalnızca tespitlerin değil, somut çözüm önerilerinin de yer alacağını belirten Seyis, öne çıkan başlıkları şu şekilde sıraladı: Yerel Esnaf Destek Fonu Belediye ve ilgili kurumlar aracılığıyla düşük faizli, erişilebilir finansman modeli oluşturulması. Mahalle Bazlı Ekonomik Envanter Her mahallenin ekonomik profilinin çıkarılarak ihtiyaçlara göre özel destek programlarının geliştirilmesi. Şeffaf ve Hızlı Kentsel Dönüşüm Planı Deprem riskine karşı öncelikli alanların belirlenmesi ve hak kaybı yaşanmadan dönüşüm sürecinin yürütülmesi. Gençlere ve Kadınlara Girişimcilik Desteği Kooperatifleşme ve yerel üretim ağlarının güçlendirilmesi. Altyapı ve Trafik Master Planı Uzun vadeli, bilimsel ve katılımcı bir planlama süreci. “Bu Rapor Yıldırım’ın Yol Haritası Olacak” Seyis, saha çalışmasının ardından hazırlanacak kapsamlı raporun yalnızca bir siyasi değerlendirme değil, aynı zamanda Yıldırım’ın geleceğine ilişkin bir yol haritası olacağını ifade etti. “Biz eleştirmek için değil, çözüm üretmek için sahadayız. Yıldırım’ın sorunlarını biliyoruz, çözüm iradesini de ortaya koyuyoruz. Bu raporu kamuoyuyla şeffaf şekilde paylaşacağız” dedi. Teşekkür Mesajı İlçe Başkanı İsmail Seyis, saha çalışmaları sürecinde kendilerine ilgi ve destek gösteren mahalle muhtarlarına, esnafa ve Yıldırımlı vatandaşlara teşekkür ederek sözlerini şöyle tamamladı: “71 mahallemizde bizleri samimiyetle karşılayan muhtarlarımıza, esnafımıza ve tüm hemşehrilerimize gönülden teşekkür ediyorum. Yıldırım’ı birlikte yönetecek, birlikte büyüteceğiz.”

Yenişehir’de tarım arazilerine OSB tepkisi! Haber

Yenişehir’de tarım arazilerine OSB tepkisi!

Konuya ilişkin açıklama yapan Yenişehir Çevre Platformu Sözcüsü Erkan Erdem, sürecin şeffaf yürütülmediğini belirterek planlamanın doğrudan Yenişehir Ovası’nın verimli tarım topraklarını hedef aldığını söyledi. Yenişehir Ovası’nın Türkiye’nin en nitelikli tarım alanlarından biri olduğunu vurgulayan Erdem, “638 parselde toplam 454,7 hektarlık verimli arazinin sanayiye açılması yalnızca bugünü değil, gelecek kuşakların gıda güvencesini de riske atacak bir karardır” dedi. Projeye ilişkin çeşitli sorular yönelten Erdem, “Meyve bahçeleri, ceviz bahçeleri sökülerek yerlerine fabrikalar mı yapılacaktır? Böyle bir proje için neden tarıma uygun olmayan alternatif alanlar değerlendirilmemiştir?” ifadelerini kullandı. “Temel Veriler Kamuoyuna Açıklanmalı” Planlamaya dair teknik ve bilimsel verilerin kamuoyuyla paylaşılmadığını dile getiren Erdem, şu soruların yanıtlanmasını istedi: Seçilen alanın toprak sınıfı ve tarımsal üretim değeri nedir? Alternatif, tarıma elverişsiz alanlara yönelik bilimsel bir yer seçimi çalışması yapılmış mıdır? Projenin su ihtiyacı hangi kaynaktan karşılanacaktır ve yeraltı–yerüstü su dengesi nasıl korunacaktır? Ulaşım, çevresel yük ve kümülatif etki değerlendirmeleri neden kamuoyuna açıklanmamaktadır? Kent yönetiminde şeffaflık ve katılımcılığın zorunlu olduğunu vurgulayan Erdem, “Yenişehir, Yenişehirlilerin iradesiyle planlanmalıdır. Rant amacıyla düşük bedellerle arsa toplanıp siyasi güçle planlama süreçlerinin yönlendirilmesi kabul edilemez. Tarım, su ve gıda güvenliğini doğrudan etkileyecek kararlar kapalı kapılar ardında alınamaz” dedi. Açıklamasının sonunda Karacaali’nin bereketli topraklarının yalnızca ekonomik değil, yaşamsal bir değer taşıdığını belirten Erdem, “Yenişehir’in artık bir metrekare dahi tarım toprağını kaybetme lüksü yoktur. Söz konusu OSB’nin planlaması bilimsel yöntemlerle yeniden değerlendirilmelidir” çağrısında bulundu.

Gürsu’nun 30 Yıllık Hayalinde Yeni Aşama: Kent Meydanı’nda Otopark Süreci Başladı Haber

Gürsu’nun 30 Yıllık Hayalinde Yeni Aşama: Kent Meydanı’nda Otopark Süreci Başladı

Bursa’nın hızla gelişen ilçelerinden Gürsu’da uzun yıllardır konuşulan Kent Meydanı Projesi’nde önemli bir eşik daha aşıldı. Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık, projenin en kritik etaplarından biri olan otopark planlamasında detaylı değerlendirme sürecine geçildiğini duyurdu. İlk Adım Atılmıştı Kent Meydanı vizyonu doğrultusunda daha önce Türk Telekom binasının yerinin değiştirilmesiyle birlikte proje alanında fiziki dönüşüm başlatılmıştı. Bu hamlenin ardından gözler, meydanın altyapısını oluşturacak yeraltı otoparkı projesine çevrildi. Trafik ve Çevre Öncelikli Planlama Mahalle muhtarları, siyasi parti ilçe temsilcileri ve belediye meclis üyelerine yapılan kapsamlı sunumda, farklı otopark alternatifleri masaya yatırıldı. Teknik ekiplerin hazırladığı taslaklar üzerinden değerlendirmeler yapılırken; giriş-çıkış noktalarının şehir trafiğini rahatlatacak şekilde planlanması, çevre dostu havalandırma sistemleri ve kapasite ihtiyacının doğru belirlenmesi öncelikli başlıklar arasında yer aldı. Elektrikli Araçlara Özel Alan Projede dikkat çeken unsurlar arasında elektrikli araç şarj istasyonları, modern yönlendirme sistemleri ve güvenlik altyapısının güçlendirilmesi yer alıyor. Yeraltı otoparkının tamamlanmasının ardından meydan üst tasarım çalışmalarının hız kazanacağı belirtiliyor. Teknik analizlerin tamamlanmasıyla birlikte nihai projenin kamuoyuna açıklanması bekleniyor. Gürsu Kent Meydanı’nın hayata geçmesiyle ilçede hem trafik yükünün azalması hem de sosyal yaşam alanlarının artması hedefleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.