Hava Durumu

#Özellikle

Gürsu Haber - Özellikle haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Özellikle haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

“Bu İlçe Sorunlar Altında Eziliyor, Kimse Görmezden Gelemez” Haber

“Bu İlçe Sorunlar Altında Eziliyor, Kimse Görmezden Gelemez”

Metinbaş açıklamasında, “İnegöl üretimiyle, sanayisiyle ve ticaretiyle Türkiye’nin en önemli ilçelerinden biridir. Ancak böylesine güçlü bir ekonomik potansiyele sahip bir ilçenin, temel belediyecilik sorunlarıyla boğuşuyor olması kabul edilemez. Bu tablo iyi yönetilmeyen bir kentin fotoğrafıdır” ifadelerini kullandı. “İnegöl’ün Trafiği Artık İçinden Çıkılmaz Hale Geldi” İlçenin en büyük problemlerinden birinin trafik olduğunu vurgulayan Onur Metinbaş, özellikle şehir merkezinde yaşanan yoğunluğun artık günlük hayatı felç ettiğini söyledi. Metinbaş’a göre plansız büyüme, yetersiz otopark alanları ve doğru planlanmayan ulaşım altyapısı İnegöl’ü ciddi bir trafik kriziyle karşı karşıya bırakıyor. Metinbaş şunları söyledi: “Her gün binlerce insan işine, okuluna veya evine ulaşmak için saatler harcıyor. Şehir merkezindeki araç yoğunluğu her geçen gün artıyor ama buna karşılık yeni bir ulaşım vizyonu ortaya konmuyor. Yeni yollar, alternatif güzergâhlar ve modern otopark çözümleri üretilmeden bu sorun çözülemez.” Metinbaş, özellikle sanayi bölgeleri ile şehir merkezi arasındaki ulaşım planlamasının yeniden ele alınması gerektiğini vurguladı. “Plansız Büyüme İnegöl’ü Nefessiz Bırakıyor” İnegöl’ün hızlı büyüyen bir ilçe olduğunu ancak bu büyümenin doğru planlanmadığını belirten Metinbaş, şehirleşme konusunda ciddi bir vizyon eksikliği bulunduğunu savundu. Yeni yerleşim alanlarının plansız şekilde geliştiğini ifade eden Metinbaş, sosyal donatı alanlarının yetersizliğine dikkat çekti. Metinbaş şu değerlendirmede bulundu: “Yeni konut alanları yapılıyor ancak o bölgelerde yeterli park, yeşil alan, otopark ve sosyal yaşam alanı oluşturulmadan yapılaşmaya izin veriliyor. Bu anlayış şehircilik değil, günü kurtarma politikasıdır.” “Sanayi Güçlü Ama Altyapı Aynı Güçte Değil” Türkiye’nin en önemli üretim merkezlerinden biri olarak bilinen İnegöl’de sanayinin büyüklüğüne rağmen altyapı yatırımlarının aynı hızda ilerlemediğini belirten Metinbaş, özellikle organize sanayi bölgeleri çevresinde ciddi eksiklikler olduğunu ifade etti. Metinbaş’a göre sanayi büyürken ulaşım, lojistik ve altyapı yatırımlarının geri kalması hem üretimi hem de yaşam kalitesini olumsuz etkiliyor. “İnegöl Türkiye’ye üretim yapan bir merkezdir. Ancak sanayinin büyüklüğü ile altyapı yatırımları arasında ciddi bir uçurum var. Bu durum sürdürülebilir değildir” dedi. “Çevre Sorunu Göz Ardı Ediliyor” Açıklamasında çevre konusuna da geniş yer ayıran Onur Metinbaş, özellikle hava kirliliği, dere yataklarının korunması ve atık yönetimi konularında daha ciddi politikalar gerektiğini söyledi. Metinbaş’a göre İnegöl’de çevre bilinci oluşturacak uzun vadeli projeler hayata geçirilmeli. “Sanayi kenti olmak çevreyi ihmal etmek anlamına gelmez. Aksine sürdürülebilir bir üretim modeli kurulmalıdır. Çevreyi korumayan bir şehir uzun vadede ekonomisini de kaybeder.” “Gençler İçin Yeni Alanlar Açılmalı” İnegöl’de genç nüfusun yüksek olduğuna dikkat çeken Metinbaş, gençlere yönelik sosyal, kültürel ve sportif alanların yetersiz kaldığını belirtti. Metinbaş, gençlerin potansiyelini ortaya çıkaracak projelerin hayata geçirilmesi gerektiğini ifade ederek şu değerlendirmeyi yaptı: “Gençler sadece eğitim değil aynı zamanda sosyal gelişim alanlarına da ihtiyaç duyuyor. Kültür merkezleri, spor tesisleri ve gençlik projeleri artırılmalıdır.” “Ekonomi ve Esnaf Desteklenmeli” İnegöl ekonomisinin önemli bir bölümünü küçük esnaf ve KOBİ’lerin oluşturduğunu belirten Metinbaş, yerel yönetimlerin esnafı destekleyen projeler geliştirmesi gerektiğini söyledi. Metinbaş’a göre özellikle artan maliyetler karşısında esnafın ayakta kalabilmesi için yerel destek mekanizmaları güçlendirilmeli. “İnegöl’ün Geleceği İçin Somut Çözüm Önerileri” DEVA Partisi İnegöl İlçe Başkanı Onur Metinbaş açıklamasında yalnızca sorunları dile getirmekle kalmadı, çözüm önerilerini de sıraladı. Metinbaş’a göre İnegöl’ün geleceği için şu adımlar atılmalı: Ulaşım master planı hazırlanmalı Yeni otopark ve alternatif yol projeleri hayata geçirilmeli Yeşil alan ve sosyal donatı yatırımları artırılmalı Sanayi bölgeleri için güçlü altyapı yatırımları yapılmalı Çevre ve sürdürülebilirlik politikaları güçlendirilmeli Gençlere yönelik sosyal ve kültürel projeler geliştirilmelidir. “İnegöl Daha İyisini Hak Ediyor” Açıklamasının sonunda İnegöl’ün çok daha iyi yönetilmeyi hak eden bir ilçe olduğunu vurgulayan Metinbaş, sorunların konuşulmasından kaçılmaması gerektiğini söyledi. Metinbaş sözlerini şöyle tamamladı: “İnegöl güçlü bir ekonomiye, çalışkan insanlara ve büyük bir potansiyele sahip. Ancak bu potansiyelin doğru planlama ve güçlü bir vizyonla desteklenmesi gerekiyor. Sorunları görmezden gelerek değil, gerçekleri konuşarak ve çözüm üreterek ilerleyebiliriz. İnegöl’ün geleceği için bunu yapmak zorundayız.” Bu açıklama, İnegöl’de uzun süredir konuşulan şehircilik, ulaşım ve çevre sorunlarını yeniden kamuoyunun gündemine taşırken, ilçede önümüzdeki dönemde yerel yönetim politikalarının daha yoğun tartışılacağına işaret ediyor.

Bülent Bakış’tan Sert Tepki: “Orhangazi’nin Sorunları Üzerinden Algı Üretilmesine İzin Vermeyiz” Haber

Bülent Bakış’tan Sert Tepki: “Orhangazi’nin Sorunları Üzerinden Algı Üretilmesine İzin Vermeyiz”

Bakış, köşe yazısında yer alan ifadelerin gerçeği yansıtmadığını belirterek, söz konusu yazıda anlatılan şekilde bir görüşme ya da röportaj gerçekleştirilmediğini açık bir dille ifade etti. İlçe siyaseti ve kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi konusunda hassasiyet gösterdiklerini vurgulayan Bakış, Orhangazi’nin gerçek sorunlarının tartışılmasının önemine dikkat çekti. “Böyle Bir Röportaj Gerçekleşmemiştir” Bülent Bakış, yerel basında kaleme alınan yazının ardından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Son günlerde yerel basında yayımlanan ‘Başkanlarla El Ele’ başlıklı köşe yazısında, İYİ Parti Orhangazi İlçe Başkanı olarak şahsımla yapılmış gibi gösterilen bir sohbetten bahsedildiğini gördüm. Öncelikle şunu açıkça ifade etmek isterim ki; Sayın Erkan Sezgin ile böyle bir röportaj ya da söyleşi gerçekleştirmedim. Dolayısıyla yazıda yer alan değerlendirmelerin bana ait bir röportajın sonucuymuş gibi sunulması doğru değildir.” Bakış, kamuoyuna sunulan bilgilerin doğru ve şeffaf olması gerektiğini belirterek, siyaset ile basın arasındaki ilişkinin karşılıklı güven ve gerçeklik üzerine kurulması gerektiğini söyledi. “Orhangazi’nin Sorunlarını Gölgeleyecek Tartışmalara İzin Vermeyiz” Bülent Bakış, açıklamasında özellikle ilçenin temel sorunlarının gündemde tutulmasının önemine vurgu yaptı. Orhangazi’nin yıllardır çözüm bekleyen birçok yapısal problemle karşı karşıya olduğunu ifade eden Bakış, siyasi tartışmaların bu sorunların önüne geçmemesi gerektiğini dile getirdi. Bakış, Orhangazi’de yaşayan vatandaşların artık yalnızca eleştirileri değil, somut çözüm önerilerini görmek istediğini belirterek şu değerlendirmede bulundu: “Bizler Orhangazi’nin sorunlarını her platformda açıkça dile getiriyoruz. Ama bununla yetinmiyoruz; aynı zamanda çözüm önerilerimizi de kamuoyuyla paylaşıyoruz. Çünkü vatandaş artık sadece eleştiri duymak istemiyor. İnsanlar çözüm görmek, somut projeler duymak istiyor.” “İlçenin Temel Sorunları Masaya Yatırılmalı” Bakış, Orhangazi’nin kronikleşmiş sorunlarının siyaset üstü bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini vurguladı. İlçede özellikle altyapı, ulaşım, çevre, ekonomik kalkınma ve gençlere yönelik sosyal alanlar gibi birçok başlığın çözüm beklediğini ifade eden Bakış, şu sözleri kullandı: “Orhangazi’nin geleceğini ilgilendiren meseleler günü kurtaran tartışmalarla değil, ciddi planlama ve projelerle çözülür. İlçemizin altyapısından sanayisine, tarımından gençlerin geleceğine kadar birçok alanda kapsamlı bir yol haritasına ihtiyaç var. Biz bu noktada sorumluluk almaya hazırız.” “Siyaset Samimiyetle Yapılmalı” Yerel siyasette en büyük sorunlardan birinin samimiyet eksikliği olduğunu belirten Bakış, siyasetin sadece eleştirmekten ibaret olmaması gerektiğini dile getirdi. İlçe siyasetinde herkesin ortak amacının Orhangazi’nin gelişimi olması gerektiğini ifade eden Bakış şöyle konuştu: “Eleştirmek elbette demokrasinin bir parçasıdır. Ancak eleştirinin yanında çözüm üretmek de gerekir. Bizim siyaset anlayışımızda sadece konuşmak değil, çalışmak ve üretmek vardır. Orhangazi’nin daha güçlü bir geleceğe kavuşması için samimi bir şekilde mücadele ediyoruz.” “Kamuoyu Doğru Bilgilendirilmeli” Basın ve siyaset ilişkisinin toplum açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Bakış, özellikle yerel basında yayımlanan içeriklerin doğru ve teyit edilmiş bilgiler içermesi gerektiğini ifade etti. “Gazetecilik toplum adına soru sormaktır. Ama aynı zamanda doğru bilgi vermektir. Kamuoyunun yanlış yönlendirilmemesi hepimizin ortak sorumluluğudur. Bu nedenle şahsımla yapılmamış bir sohbetin yapılmış gibi gösterilmesini doğru bulmuyoruz.” “Ortak Amaç Orhangazi’nin Geleceğidir” Bülent Bakış, açıklamasının sonunda tüm siyasi aktörlere çağrıda bulunarak ilçenin geleceği için ortak aklın önemine dikkat çekti. “Orhangazi için çalışan herkesin ortak amacı ilçemizin daha yaşanabilir, daha güçlü ve daha gelişmiş bir geleceğe kavuşması olmalıdır. Biz bu hedef doğrultusunda çalışmaya, sorunları dile getirmeye ve çözüm üretmeye devam edeceğiz.” Bakış, Orhangazi’nin geleceğini ilgilendiren konularda her türlü yapıcı tartışmaya açık olduklarını ancak kamuoyunun doğru bilgilendirilmesinin de en az bunun kadar önemli olduğunu vurgulayarak açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Orhangazi’nin gerçek gündemi ilçenin sorunlarıdır. Biz bu sorunları konuşmaya, çözüm üretmeye ve halkımızın sesi olmaya devam edeceğiz.”

Dağ Yöresinin Sorunları ve Geleceği İftar Sofrasında Masaya Yatırıldı: DEKAV’ın Çalışmaları ve Yeni Projeleri Büyük İlgi Gördü Haber

Dağ Yöresinin Sorunları ve Geleceği İftar Sofrasında Masaya Yatırıldı: DEKAV’ın Çalışmaları ve Yeni Projeleri Büyük İlgi Gördü

Ramazan ayının manevi atmosferinde gerçekleştirilen iftar buluşması, yalnızca bir dayanışma yemeği olmanın ötesinde, dağ yöresinin kronikleşmiş sorunlarının, çözüm önerilerinin ve bölgenin kalkınma perspektifinin ele alındığı kapsamlı bir istişare platformuna dönüştü. Dağ Yöresinin Sorunları Gündeme Taşındı Programda yapılan konuşmalarda dağ yöresinin uzun yıllardır çözüm bekleyen temel sorunlarına dikkat çekildi. Özellikle bölgedeki ekonomik geri kalmışlık, işsizlik, eğitim imkânlarının sınırlı olması, göç sorunu ve sosyal destek eksikliği gibi konular üzerinde duruldu. Katılımcılar, dağ yöresinde yaşayan vatandaşların büyük bir bölümünün geçim mücadelesi verdiğini, özellikle işçi ve emekli ailelerin artan hayat pahalılığı karşısında ciddi zorluklarla karşılaştığını dile getirdi. Bölgede genç nüfusun iş imkânı bulamaması nedeniyle büyük şehirlere göç etmek zorunda kaldığı, bunun da yörede sosyal ve ekonomik dengeleri olumsuz etkilediği ifade edildi. Ayrıca eğitim alanındaki eksiklikler de toplantının önemli başlıklarından biri oldu. Dağ yöresindeki birçok öğrencinin maddi imkânsızlıklar nedeniyle eğitim hayatında zorluk yaşadığı, burs ve sosyal destek programlarının bu noktada hayati önem taşıdığı vurgulandı. DEKAV’ın Çalışmaları Katılımcıları Etkiledi İftar programının ev sahibi olan DEKAV Başkanı Yüksel Yaşar ve vakıf yöneticileri, vakfın bugüne kadar gerçekleştirdiği faaliyetler ve geleceğe yönelik projeler hakkında kapsamlı bir sunum yaptı. Katılımcılar, vakfın özellikle eğitim, sosyal yardım, kültürel çalışmalar ve bölgesel kalkınma projeleri konusunda yürüttüğü çalışmaların kapsamından duydukları memnuniyeti dile getirdi. Vakfın, bölgedeki öğrenciler için sağladığı burs programları ve sosyal destek faaliyetleri büyük takdir topladı. DEKAV yönetiminin projeleri anlatırken gösterdiği hazırlık ve detaylı çalışma da dikkat çekti. Programı takip eden birçok katılımcı, vakıf yönetiminin çalışmalarını “dersine iyi çalışmış bir öğrenci gibi hazırlıklı ve planlı” olarak değerlendirdi. Vakfın özellikle önümüzdeki dönem için planladığı eğitim destekleri, gençlere yönelik mesleki projeler, sosyal dayanışma programları ve bölgesel kalkınma girişimleri katılımcılar üzerinde ciddi bir etki bıraktı. İŞÇİDER Genel Başkanı İsmail Doru’dan Destek Mesajı İftar programına katılan İŞÇİDER Genel Başkanı İsmail Doru da bir selamlama konuşması gerçekleştirdi. Konuşmasına DEKAV Başkanı Yüksel Yaşar ve vakıf yönetimine nazik davetleri için teşekkür ederek başlayan Doru, vakfın özellikle eğitim alanındaki çalışmalarının son derece değerli olduğunu vurguladı. Doru konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “DEKAV tarafından verilen öğrenci burslarının önemli bir kısmı, bugün açlık sınırının altında yaşam mücadelesi veren işçi ve emekli ailelerin çocuklarına ulaşıyor. Bu yönüyle vakfın yaptığı çalışmalar son derece anlamlıdır. Bu nedenle DEKAV bizim için de çok önemli bir kurumdur ve çalışmalarını yakından takip ediyoruz.” Doru, işçi ve emekli ailelerin çocuklarının eğitim hayatında desteklenmesinin toplumsal eşitsizliklerin azaltılması açısından büyük önem taşıdığını belirterek, sivil toplum kuruluşlarının bu noktada üstlendiği rolün giderek daha da önemli hale geldiğini ifade etti. Bölgesel Kalkınma İçin Ortak Çalışma Vurgusu Programda söz alan diğer katılımcılar da dağ yöresinin kalkınması için sivil toplum kuruluşları, yerel yöneticiler, iş dünyası ve kamu kurumlarının ortak hareket etmesi gerektiğini vurguladı. Konuşmalarda özellikle şu başlıklar öne çıktı: Dağ yöresinde istihdamı artıracak projelerin hayata geçirilmesi Gençlerin göç etmesini önleyecek eğitim ve mesleki programların geliştirilmesi Bölgenin kültürel değerlerinin korunması ve tanıtılması Sosyal dayanışma ağlarının güçlendirilmesi Dezavantajlı ailelerin çocuklarına yönelik eğitim desteklerinin artırılması Katılımcılar, dağ yöresinin potansiyelinin doğru planlama ve güçlü dayanışma ile ortaya çıkarılabileceğini dile getirdi. Dayanışma ve Umut Mesajları Ramazan ayının birlik ve dayanışma ruhunu yansıtan iftar programı, bölge insanının ortak sorunlar etrafında bir araya gelmesinin önemini bir kez daha ortaya koydu. Program sonunda katılımcılar, dağ yöresinin kalkınması için daha fazla iş birliği yapılması gerektiği konusunda görüş birliğine vardı. DEKAV Başkanı Yüksel Yaşar ise yaptığı değerlendirmede, vakfın önümüzdeki dönemde dağ yöresinin kalkınması için daha kapsamlı projeler geliştirmeye devam edeceğini belirterek, “Bu bölge bizim memleketimiz. Gençlerimizin geleceği, çocuklarımızın eğitimi ve insanlarımızın refahı için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz” mesajını verdi. Yoğun katılımla gerçekleşen iftar programı, dağ yöresinin sorunlarına çözüm arayan ve geleceğe dair umut veren önemli bir buluşma olarak hafızalarda yer aldı.

Türk Sağlık-Sen Bursa Şube Başkanı Sabit Karabayır’dan 14 Mart Mesajı: Haber

Türk Sağlık-Sen Bursa Şube Başkanı Sabit Karabayır’dan 14 Mart Mesajı:

Türk milletinin evlatları, tarih boyunca söz konusu vatan olduğunda hiçbir tereddüt göstermeden gövdelerini siper etmiş, canlarını ortaya koymuş ve gerektiğinde en ön safta yer alarak destan yazmıştır. Bu milletin mayasında bulunan fedakârlık, cesaret ve vatan sevgisi; tarihimizin her döneminde olduğu gibi sağlık camiasında da en güçlü şekilde kendisini göstermiştir. Bu asil ve sarsılmaz ruhun en önemli temsilcilerinden biri hiç şüphesiz tıbbiyelilerdir. Bugün 14 Mart Tıp Bayramı’nı anarken, yalnızca bir meslek grubunun gününü değil; aynı zamanda vatan sevgisinin, bağımsızlık iradesinin ve fedakârlığın tarihsel bir sembolünü hatırlıyoruz. “14 Mart, Bir Meslek Gününden Çok Daha Fazlasıdır” Türk Sağlık-Sen Bursa Şube Başkanı Sabit Karabayır, 14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla yaptığı açıklamada sert ve dikkat çeken ifadeler kullanarak sağlık çalışanlarının içinde bulunduğu tabloya tepki gösterdi. Karabayır, 14 Mart’ın sıradan bir kutlama günü olmadığını vurgulayarak şu değerlendirmelerde bulundu: 1919 yılında İstanbul işgal altındayken, işgal güçlerinin gölgesi altında eğitim gören Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane öğrencileri, yani tıbbiyeliler, tarihe geçen bir direnişe imza attılar. İşgalin baskısına rağmen okulun iki kulesi arasına dev bir Türk bayrağı asarak milletin bağımsızlık iradesini dünyaya ilan ettiler. Bu hareket, sadece bir protesto değil; bağımsızlık meşalesini ateşleyen tarihi bir meydan okumaydı. İşgal kuvvetlerinin tehditlerine rağmen geri adım atmayan tıbbiyeliler, “Bu vatan sahipsiz değildir” diyerek milli mücadelenin öncüleri arasında yer aldı. Karabayır, bu tarihi ruhun bugün de sağlık çalışanlarının damarlarında dolaştığını belirterek şu ifadeleri kullandı: “Tıbbiyelilerin o gün ortaya koyduğu irade, Türk milletinin bağımsızlık karakterinin en güçlü sembollerinden biridir. O bayrak yalnızca iki kule arasına asılmamış; milletin kalbine, hafızasına ve tarihine kazınmıştır.” Cepheden Hastanelere Uzanan Fedakârlık Zinciri Türk Sağlık-Sen Bursa Şube Başkanı Sabit Karabayır, sağlık çalışanlarının fedakârlığının sadece tarihin sayfalarında kalmadığını, günümüzde de aynı kararlılıkla sürdüğünü vurguladı. Cephelerde yaralı askerleri tedavi ederken şehit düşen hekimlerden, imkânsızlıklar içinde insanlara şifa dağıtan sağlık emekçilerine kadar uzanan bu büyük fedakârlık hikâyesi, Türk sağlık camiasının karakterini ortaya koymaktadır. Karabayır, özellikle son yıllarda yaşanan büyük krizlerde sağlık çalışanlarının gösterdiği mücadeleye dikkat çekerek şunları söyledi: “Yakın tarihimizde bu fedakârlığın sayısız örneğine şahit olduk. Covid-19 salgını gibi insanlık tarihinin en zor dönemlerinden birinde sağlık çalışanlarımız günlerce evlerine gitmeden görev yaptı. Ardından asrın felaketi olarak nitelendirilen depremde yine ilk koşanlar sağlık emekçileri oldu. Milletimizin nerede bir feryadı yükseldiyse sağlık çalışanları orada vardı.” Sağlık çalışanlarının bu süreçlerde canlarını ortaya koyarak görev yaptığını vurgulayan Karabayır, buna rağmen sağlık camiasının yıllardır görmezden gelinen sorunlarının artık dayanılmaz bir noktaya geldiğini ifade etti. “Alkış Değil, Hakkımızı İstiyoruz” Sabit Karabayır açıklamasında sağlık çalışanlarının artık söz değil, somut adım beklediğini belirterek şu sert ifadeleri kullandı: “Sağlık çalışanları pandemi döneminde alkışlandı. Depremde kahraman ilan edildi. Ancak alkışlar bittiğinde geriye çözümsüz bırakılan sorunlar kaldı. Bugün sağlık çalışanları kahramanlık payesi değil, emeğinin karşılığını ve hakkını istemektedir.” Karabayır, özellikle ekonomik haklar konusunda sağlık çalışanlarının büyük bir mağduriyet yaşadığını vurgulayarak şu talepleri sıraladı: Ekonomik Talepler Sağlık çalışanlarının maaş sisteminin tek kalem ve adil bir yapıya kavuşturulması, Taban ve teşvik ödemelerinin acilen artırılması, Komik seviyelerde kalan nöbet ücretlerinin emeğin gerçek karşılığı olacak şekilde düzenlenmesi, Yapılan tüm ödemelerin emekliliğe yansıtılması. Karabayır, mevcut ödeme sisteminin sağlık çalışanlarını ciddi ekonomik sıkıntılar içine ittiğini belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: “Bugün sağlık çalışanları ağır iş yükü altında görev yaparken aldığı ücretle ay sonunu getirmekte zorlanıyorsa ortada ciddi bir adaletsizlik vardır. Bu durum sürdürülebilir değildir.” Özlük Haklarında Büyük Sorunlar Türk Sağlık-Sen Bursa Şube Başkanı Karabayır, sağlık çalışanlarının yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda özlük hakları açısından da ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirtti. Bu kapsamda acilen çözülmesi gereken başlıca konuları şöyle sıraladı: Sağlık çalışanlarının aşırı iş yükünün azaltılması, Sağlık sistemindeki personel açığını kapatmak için istihdamın artırılması, Özellikle eş durumu tayinlerinin kolaylaştırılması, Üniversite hastanelerinde çalışan sağlık personeline tayin hakkı verilmesi, Aile hekimliği sisteminde uygulanan haksız ve keyfi cezaların kaldırılması, Sağlık çalışanlarına yönelik şiddete karşı çok daha ağır ve caydırıcı yaptırımlar getirilmesi, Sağlık yönetiminde ehliyet ve liyakatin esas alınması. Karabayır, özellikle sağlıkta şiddet konusunun artık tahammül sınırlarını aştığını belirterek şu sözleri kullandı: “Bir ülkede insan hayatını kurtarmaya çalışan sağlık çalışanı şiddet görüyorsa orada ciddi bir sorun vardır. Sağlık çalışanları artık can güvenliği endişesiyle görev yapmak istemiyor.” Sosyal Haklar Artık Lüks Değil Karabayır, sağlık çalışanlarının sosyal haklarının da yıllardır ihmal edildiğini ifade ederek şu talepleri dile getirdi: Her hastaneye kreş açılması, Sağlık çalışanlarının dinlenme alanlarının insani koşullara kavuşturulması, Yemek ve benzeri hizmetlerin kalite ve yeterlilik açısından çalışanları memnun edecek seviyeye çıkarılması. Bu düzenlemelerin artık bir talep değil zorunluluk olduğunu vurgulayan Karabayır, sağlık çalışanlarının insanüstü şartlarda çalıştırılmasının kabul edilemez olduğunu söyledi. “Mücadeleden Asla Vazgeçmeyeceğiz” Türk Sağlık-Sen Bursa Şube Başkanı Sabit Karabayır açıklamasının sonunda mücadele mesajı vererek şunları kaydetti: “Fedakâr sağlık camiasının bu taleplerinin karşılanması; çalışanların tükenmişlik sendromundan kurtulmasının, hak ettikleri çalışma hayatına kavuşmalarının ve milletimize daha nitelikli sağlık hizmeti sunulmasının tek yoludur. Bu nedenle gerekli adımların atılmasını istiyoruz. Dün olduğu gibi bugün de mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Sağlık çalışanları hak ettikleri değeri alana kadar bu mücadeleden asla vazgeçmeyeceğiz.” Karabayır, Türk Sağlık-Sen’in sağlık çalışanlarının hak mücadelesinde kararlı bir duruş sergilediğini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: “Biz Türk Sağlık-Sen olarak yapılması gerekenleri açık ve net şekilde söylüyoruz. Çalışanın yanında duran, hak arama mücadelesini kararlılıkla sürdüren tek ve güvenilir adres olmaya devam edeceğiz.” “Sorunların Çözülmesini İstiyoruz” Karabayır, temennilerinin sağlık çalışanlarının sorunlarla boğuştuğu son Tıp Bayramı’nı yaşamaları olduğunu belirterek açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Dileğimiz; sağlık çalışanlarının sorunlarının çözüme kavuştuğu, emeğin değer gördüğü, adaletli bir çalışma düzeninin kurulduğu günleri görmektir. Sağlık çalışanlarının hak ettiği saygıyı gördüğü bir sistem artık ertelenemez bir zorunluluktur.” Türk Sağlık-Sen Bursa Şube Başkanı Sabit Karabayır, insan hayatını her şeyin üzerinde tutarak fedakârca görev yapan tüm sağlık çalışanlarının 14 Mart Tıp Bayramı’nı kutladı ve sağlık camiasının hak ettiği değere kavuşması için mücadelenin süreceğini vurguladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.