Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Özelleştirme

Gürsu Haber - Özelleştirme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Özelleştirme haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Anahtar Parti: Yıldırım, Bursa'nın Afrika'sı değildir Haber

Anahtar Parti: Yıldırım, Bursa'nın Afrika'sı değildir

İlçe Başkanı Tayfun Yıldırım yaptığı açıklamada, 17 Mart ve 24 Nisan 2026 tarihlerinde Cumhurbaşkanlığı kararlarıyla Hazine ve Maliye Bakanlığı’nca alınan özelleştirme kararlarını eleştirerek, "Bugün burada, sadece alınmış basit bir özelleştirme kararı için değil, Yıldırım'ın sağlık alanındaki geleceğine yönelik bir suikastın halk nezdindeki itirazını dile getirmek için toplanmış bulunmaktayız" dedi. Satışa çıkarılan alanlar tek tek sıralandı Yıldırım, özelleştirilmesi planlanan alanları şöyle sıraladı: Samanlı Mahallesi'nde sağlık hizmetleri için tahsis edilmiş toplam 241.574 m² arsa Yüksek İhtisas Hastanesi'nden kalan 19.795 m² arsa Göğüs Hastanesi'nden kalan 6.276 m² arsa Bursa Ağız ve Diş Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin mevcut alanı 10.321 m² Tayfun Yıldırım, "Yıkılan hastanelerimizin yerine yeni sağlık kompleksleri yapılması beklenirken, israf ve talan sonucu bütçenin açık vermesiyle bu araziler göz göre göre satılmak isteniyor" ifadelerini kullandı. "İş insanları teklif vermesin" İş insanlarına seslenen Yıldırım, "Hiçbir iş insanımız bu ihalelere teklif vermemeli ve bu araziler sağlık alanında kullanılarak vatandaşlarımıza hizmet vermeye devam etmelidir" dedi. Şehir Hastanesi sonrası çile Bursa Şehir Hastanesi açılmadan önce Yıldırım'da dört büyük hastanenin aktif hizmet verdiğini hatırlatan Tayfun Yıldırım, şu ifadeleri kullandı: "Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Prof. Dr. Türkan Akyol Göğüs Hastalıkları Hastanesi, Şevket Yılmaz Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve önünde bulunduğumuz Bursa Ağız ve Diş Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi aktif olarak hizmet vermekteydi. Ama Şehir Hastanesi açıldıktan sonra önce Göğüs Hastanesi, sonrasında da Yüksek İhtisas Hastanesi kapatıldı." Yıldırım, "Yıldırımlılar ya Şevket Yılmaz Hastanesi'nde çileye talip olmak ya da 31 kilometre uzaktaki Şehir Hastanesi yollarında perişan olmak zorunda" diye ekledi. "105 doktor hizmet veriyor" Ağız ve Diş Hastanesi'nde 105 doktorun görev yaptığını belirten Tayfun Yıldırım, "Sadece Yıldırım halkına değil, Bursa'nın tamamına ve hatta çevre illere hizmet vermektedir. Eğer bu kararname ile satışlar gerçekleşirse, Yıldırımlı vatandaşlarımız bu kolaylıktan da mahrum bırakılacak" dedi. "Bu bir memleket meselesidir" Yıldırım, özelleştirme kararının parti meselesi olmadığını vurgulayarak, "Bu durum partiler üstü bir durumdur. Her partinin ve STK'nın bu durum karşısında tepkisini dile getirmesi gerekmektedir. Eğer bu alanlar satılırsa, Yıldırımlılar bunu asla unutmayacak ve zamanı geldiğinde gereken cevabı mutlaka verecektir" ifadelerini kullandı. Belediye Başkanı'na zor sorular Açıklamasında Yıldırım Belediye Başkanı'na yönelik sert sorular yönelten Tayfun Yıldırım, şunları söyledi: "Neden suskunluğunu koruyor?" "Neden gerekli mercilere baskı yapmıyor?" "Alınan bu kararın yanlış olduğunu bile bile, neden itiraz etmiyor?" "Yıldırım'ın geleceğine vurulan bu darbe, kendileri tarafından vurulduğu için midir suskunluğu?" "Yıldırım Bursa'nın Afrikası değildir" Sosyal belediyecilik anlayışını eleştiren Yıldırım, "Sosyal belediyeciliği makarna ve kömür dağıtmak, üç harfli marketlerden indirim kartı vermekten ibaret zannedenlere sesleniyorum: Sosyal belediyecilik, vatandaşlarının eşit hizmet alma koşullarına ulaşmasını sağlayan belediyeciliktir" dedi. Tayfun Yıldırım sözlerini şöyle tamamladı: "Yıldırım Bursa'nın Afrikası değildir. Her alanda olduğu gibi sağlık alanında da Yıldırımlı vatandaşlarımızın öksüz ve mahsun bırakılmasına asla müsaade etmeyeceğiz. Bu yanlıştan derhal dönülmesi gerektiğini ve Yıldırımlıların hak ettiği değeri görmeleri için elimizden ne geliyorsa yapacağımızı bilmenizi isteriz."

“SAĞLIK HAKKI SATIŞA ÇIKARILAMAZ” Haber

“SAĞLIK HAKKI SATIŞA ÇIKARILAMAZ”

Halkın Kurtuluş Partisi (HKP) Bursa İl Başkanı Halil Ağırgöl, özelleştirme kapsamına alınan kamu hastaneleriyle ilgili son gelişmelere yönelik son derece sert ifadeler içeren kapsamlı bir basın açıklaması yayımladı. Açıklamada, iktidarın sağlık alanındaki politikaları ağır sözlerle eleştirilirken, söz konusu satış girişimleri “halkın en temel hakkına doğrudan müdahale” olarak nitelendirildi. Ağırgöl, açıklamasında iktidarı “kamu varlıklarını sistematik biçimde tasfiye etmekle” suçlayarak, Türkiye’de yıllardır sürdürülen özelleştirme politikalarının ülkenin ekonomik ve sosyal yapısında derin tahribat yarattığını savundu. “Halk düşmanı, talancı ve vurguncu anlayış; halkımızın alın teriyle kurulan Cumhuriyet değerlerini bir bir elden çıkarmaktadır” ifadeleriyle tepkisini dile getiren Ağırgöl, sağlık kurumlarının satışa çıkarılmasını ise “kabul edilemez bir kırılma noktası” olarak tanımladı. “KAMU VARLIKLARI TEK TEK ELDEN ÇIKARILIYOR” Açıklamada, bugüne kadar gerçekleştirilen özelleştirmelere de değinilerek, doğal kaynaklardan altyapı yatırımlarına kadar pek çok stratejik alanın özel sermayeye devredildiği belirtildi. Ağırgöl, “Derelerden ormanlara, madenlerden köprülere kadar her şey satıldı. Şimdi sıra halkın en temel hakkı olan sağlığa gelmiştir” diyerek sürecin geldiği noktaya dikkat çekti. Cumhurbaşkanlığı kararıyla Bursa’da bazı taşınmazların satışa çıkarıldığını hatırlatan Ağırgöl, özellikle sağlık alanındaki bu adımların toplum açısından ağır sonuçlar doğuracağını ifade etti. BURSA’DA SATIŞ LİSTESİNE GİREN SAĞLIK KURUMLARI HKP’nin açıklamasında, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından satış planına dahil edildiği belirtilen sağlık kuruluşları da tek tek sıralandı: Eski Bursa Devlet Hastanesi Bursa Ağız ve Diş Hastanesi Ali Osman Sönmez Onkoloji Hastanesi Ümran Sönmez Medikal Onkoloji Kliniği Mustafakemalpaşa Tepecik 7 Nolu Aile Sağlığı Merkezi Ağırgöl, bu kurumların yalnızca birer bina değil, halkın sağlık güvencesinin somut karşılığı olduğunu vurgulayarak, “Bu kurumlar satılamaz; çünkü bunlar ticari meta değil, kamusal haktır” dedi. “HALKIN SAĞLIK HAKKI HEDEFTE” Basın açıklamasında, mevcut ekonomik koşullarda vatandaşların zaten ciddi bir geçim krizi yaşadığına dikkat çekilerek, sağlık hizmetlerinin özelleştirilmesinin yoksulluğu daha da derinleştireceği ifade edildi. Ağırgöl, “İşsizlik, pahalılık ve yoksullukla mücadele eden halkımızın şimdi de sağlık hakkı elinden alınmak istenmektedir. Bu, sosyal devlet ilkesinin açıkça yok sayılmasıdır” değerlendirmesinde bulundu. “ÇÖZÜM ÖRGÜTLÜ MÜCADELEDİR” Ağırgöl, açıklamasının devamında bu sürecin ancak toplumsal örgütlenme ve ortak mücadeleyle durdurulabileceğini savundu. Halkı mücadeleye çağıran HKP Bursa İl Başkanı, “Bu karanlık tabloyu değiştirecek olan güç, örgütlü halkın kendisidir” dedi. HKP’NİN SAĞLIK VİZYONU: PARASIZ VE KAMUSAL SİSTEM Açıklamada ayrıca Halkın Kurtuluş Partisi’nin programında yer alan sağlık politikalarına da geniş yer verildi. Buna göre; Sağlık hizmetlerinin tamamen kamusal bir hak olarak yeniden yapılandırılacağı, Tüm sağlık hizmetlerinin parasız olacağı, Sağlıktan kâr elde edilmesinin yasaklanacağı, Koruyucu hekimliğin esas alınacağı ve aile hekimliği sisteminin yaygınlaştırılacağı, Hastanelerin halkın ve sağlık emekçilerinin söz sahibi olduğu demokratik bir yapıyla yönetileceği vurgulandı. “HASTANELER HALKINDIR” Ağırgöl, açıklamasını güçlü sloganlarla tamamladı: “Sağlık haktır, satılamaz! Hastaneler halkındır, satılamaz!” HKP Bursa İl Örgütü tarafından yapılan bu açıklama, Bursa’da sağlık alanındaki özelleştirme tartışmalarını yeniden alevlendirirken, konunun önümüzdeki günlerde siyasi gündemin üst sıralarında yer alacağını gösteriyor.

Bu Yaşattıklarınızı Unutmayacağız! Haber

Bu Yaşattıklarınızı Unutmayacağız!

CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, Bursa’da kamuya ait sağlık kurumlarının satışa çıkarılması üzerinden iktidara çok sert sözlerle yüklendi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla 4 gün önce Resmi Gazete’de yayımlanan karar doğrultusunda, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından Bursa Memleket Hastanesi, Ali Osman Sönmez Onkoloji Hastanesi ve ek hizmet binası, Diş Hastanesi ile Mustafakemalpaşa’daki aktif bir aile sağlığı merkezinin satış listesine alınması kentte büyük tepki topladı. “BU KARARIN SORUMLUSU BELLİ, KİMSE KAÇAMAZ” Öztürk, söz konusu satış kararının ardından AKP Bursa teşkilatından gelen “bu hastaneler satılamaz” yönündeki açıklamaları hedef alarak, “Ortada açık bir kararname var. İmza kime ait? Sayın Erdoğan’a. Buna rağmen çıkıp ‘satılamaz’ diyerek kamuoyunu aldatmaya çalışmak siyasi akılla da vicdanla da bağdaşmaz” dedi. “SANKİ KARARI ERDOĞAN DEĞİL BAŞKASI ALDI!” İktidar temsilcilerinin tutumunu sert ifadelerle eleştiren Öztürk, “Sanki bu kararı alan Recep Tayyip Erdoğan değil de başka bir ülkenin lideri! Gerçeklikten kopmuş bir siyasi tiyatro izliyoruz. Bursalıların aklıyla alay etmeyi bırakın” diye konuştu. “İNKÂR DEĞİL, CESARET GÖSTERİN” AKP’li siyasetçilere açık çağrıda bulunan Öztürk, “İnkâr etmeyi bırakın. Çıkın ve ‘yanlış yaptık’ deyin. Eğer samimiyseniz, bu kararı düzelteceğinizi söyleyin. Ya da açıkça ifade edin: ‘Biz de bu karara karşıyız.’ Gelin, Bursa’nın sağlık kurumlarını savunmak için birlikte basın açıklaması yapalım” ifadelerini kullandı. “BURSA’NIN SAĞLIĞI SATILIK DEĞİLDİR” Bursa’daki sağlık altyapısının özelleştirme yoluyla zayıflatılmasına kesinlikle karşı olduklarını vurgulayan Öztürk, “Bu şehir sanayisiyle olduğu kadar nüfus yoğunluğu ve deprem riskiyle de kritik bir noktada. Böyle bir tabloda hastaneleri satılığa çıkarmak, halk sağlığını hiçe saymaktır. Bursa’nın sağlığı satılık değildir” diyerek tepkisini en üst perdeden dile getirdi. Kararın ardından kent genelinde tepkilerin büyüyerek devam etmesi beklenirken, gözler iktidar kanadından gelecek yeni açıklamalara çevrildi.

İlhami Gün: “Bursa’nın En Değerli Kamu Arazileri Üç Beş Kuruşa Satılıyor!” Haber

İlhami Gün: “Bursa’nın En Değerli Kamu Arazileri Üç Beş Kuruşa Satılıyor!”

Geçmiş dönem Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Yıldırım İlçe Başkanı İlhami Gün, Bursa’nın merkezinde yer alan hastane yerleşkesi ve ek hizmet binası arazisinin özelleştirilme kapsamına alınmasına sert tepki gösterdi. Resmi Gazete’de yayımlanan kararla, Bursa’nın en değerli kamu taşınmazlarından birinin satış ve devir süreci başlatıldı. Bu karar, şehirdeki birçok vatandaşı ve kamuoyu yetkililerini derinden sarstı. Vicdanları Kanatan Karar İlhami Gün, konuya ilişkin yaptığı açıklamalarda, “Bursa’nın kalbindeki bu topraklar, halkın malıydı! Bu araziler, sağlık hizmetleri için halkın vergileriyle kazanıldı. Şimdi, üç beş kuruşa satılması vicdanları kanatmıştır.” diyerek, yerel halkın bu karar karşısındaki öfkesine katıldığını belirtti. Bursa’nın Geleceği Karar Veriliyor Gün, özelleştirme kararının sadece kısa vadeli bir ekonomik çıkar için alındığını ve şehrin geleceğini yok sayan bir yaklaşım olduğunu savundu. “Bu karar, sadece Bursa’nın değil, tüm Türkiye’nin sağlık alanındaki geleceği için büyük bir tehdit. Bu arazilerin satılması, sadece ticari kaygılarla yapılan, büyük bir haksızlıktır. Halkın sağlığı için kullanılan bu değerli alanlar, özel sektörün kollarına teslim ediliyor” şeklinde sert ifadeler kullandı. Özelleştirme Kapsamında Yer Alan Taşınmazlar Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre, satış ve kiralama gibi yöntemlerle değerlendirilecek taşınmazlar arasında, Osmangazi ilçesindeki eski Bursa Devlet Hastanesi ve Ali Osman Sönmez Onkoloji Hastanesi arazisi, Çekirge’deki Ümran Sönmez Medikal Onkoloji Kliniği, Yıldırım’daki Bursa Diş Hastanesi ve Mustafakemalpaşa’daki 7 Nolu Aile Sağlığı Merkezi yer alıyor. Kamusal Alanların Özelleştirilmesi, Halkın İradesine Darbe İlhami Gün, CHP adına kamuoyunda saygın bir yer edinen bir isim olarak, “Kamusal alanların özelleştirilmesi, halkın iradesine darbe vuruyor. Bir şehir halkının sağlığıyla ilgili her adımda karar alıcıların halkı dikkate alması gerekiyor. Ancak şu anda yapılan bu işlem, halkın çıkarlarını göz ardı eden bir davranış” dedi. Yıldırım İlçesinin Geleceği Tehdit Altında Özellikle Yıldırım ilçesinin sağlık altyapısının da tehdit altında olduğunu belirten Gün, “Bursa’nın büyüyen nüfusu ve artan sağlık hizmetleri ihtiyacı göz önüne alındığında, bu bölgelerdeki kamu taşınmazlarının satılması, büyük bir hata olacaktır. Yıldırım halkı, sağlık hizmetlerinden yeterince faydalanamıyor, bu arazilerin satılmasıyla daha da büyük bir mağduriyet yaşanacak” şeklinde uyarılarda bulundu. “Bu Yanlıştan Dönülmeli” İlhami Gün, açıklamasının sonunda, “Bu karardan bir an önce dönülmeli, bu değerli kamu arazileri halkın hizmetine sunulmalıdır. Bursa’nın geleceği, halkın çıkarlarının korunmasından geçiyor. Bu satışı gerçekleştirenler, halkın vicdanında asla affedilmeyecek bir suç işlemektedir” dedi. Bursa’da büyük bir tepkiyle karşılanan bu kararın, şehrin kamu sağlığı ve sosyal yapısı üzerindeki olumsuz etkileri uzun yıllar sürecek gibi görünüyor.

“Bursa Ayağa Kalk, Hastanelerine Sahip Çık!” Haber

“Bursa Ayağa Kalk, Hastanelerine Sahip Çık!”

Anahtar Parti Osmangazi İlçe Başkanı İsmail Demir’den Sert Tepki 24 Nisan 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararıyla, mülkiyeti Maliye Hazinesi’ne ait 71 taşınmaz ve üzerlerindeki yapıların özelleştirme kapsamına alınması kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, kararın Bursa ayağı özellikle sert tepkilere neden oldu. Özelleştirme listesine Bursa’da bulunan 4 önemli sağlık tesisinin dahil edilmesi, siyasi ve toplumsal çevrelerde “kabul edilemez bir adım” olarak değerlendirildi. Karara göre satış, kiralama, gelir ortaklığı modeli ve işletme hakkı devri gibi yöntemlerle değerlendirilebilecek taşınmazlar arasında; Osmangazi ilçesindeki eski Bursa Devlet Hastanesi ve Ali Osman Sönmez Onkoloji Hastanesi arazisi, Çekirge’deki Ümran Sönmez Medikal Onkoloji Kliniği, Yıldırım’daki Bursa Diş Hastanesi ve Mustafakemalpaşa’daki 7 Nolu Aile Sağlığı Merkezi yer aldı. Kararın ardından en sert çıkışlardan biri Anahtar Parti Osmangazi İlçe Başkanı İsmail Demir’den geldi. “Bu Bir Özelleştirme Değil, Kamusal Sağlık Hafızasının Tasfiyesidir” Demir, yaptığı açıklamada özellikle Osmangazi’de yer alan ve Bursalılar için sembolik bir değer taşıyan eski Bursa Devlet Hastanesi üzerinden sert ifadeler kullandı. Kamuoyuna “Muradiye Devlet Hastanesi” olarak bilinen, eski adıyla Bursa Memleket Hastanesi’nin özelleştirme kapsamına alınmasını “kabul edilemez bir ihanet planı” olarak nitelendirdi. Demir, hastanenin yalnızca bir sağlık tesisi olmadığını, Bursa’nın tarihsel ve toplumsal hafızasının bir parçası olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: “Bu hastane 1950’li yıllarda Bursalıların bağışlarıyla, halkın imek emeğiyle inşa edildi. Bu bir bina değil; bu şehrin ruhudur, hafızasıdır. Şimdi bu miras masa başı kararlarla satılmak isteniyor. Buna sessiz kalamayız.” “Şehir Hastanesi Uğruna Kamu Hastaneleri Feda Edildi” Demir, sağlık politikalarına yönelik eleştirilerini de sertleştirerek, şehir hastaneleri modelinin kamu sağlık sistemini zayıflattığını savundu. Bursa’da şehir hastanesi açıldıktan sonra birçok devlet hastanesinin kapatıldığını hatırlatan Demir, vatandaşların ulaşımı zor olan tek bir merkeze mecbur bırakıldığını ifade etti. “Hasta garantili şehir hastaneleri sistemiyle kamu kaynakları belirli şirketlere aktarılıyor. Köprüde geçiş garantisi, havalimanında yolcu garantisi neyse, sağlıkta da hasta garantisi sistemi kurulmuş durumda. Bu kabul edilebilir bir düzen değildir” dedi. “Deprem Riski Bahane Edildi, Hastane Yıllarca Kaderine Terk Edildi” Eski Bursa Devlet Hastanesi’nin kapatılma gerekçesi olarak “deprem riski”nin gösterildiğini hatırlatan Demir, bu sürecin şeffaf yürütülmediğini öne sürdü. Hastanenin güçlendirilmesi ya da yeniden hizmete açılması yönünde verilen sözlerin tutulmadığını ifade ederek, yapının yıllardır atıl bırakıldığını söyledi. “Eğer gerçekten risk varsa, bunu ortadan kaldırmak devletin görevidir. Güçlendirme yapılmadı, yatırım yapılmadı, yıllarca oyalama politikası izlendi. Şimdi ise bu alan özel sektöre devredilmek isteniyor. Buna planlı bir tasfiye dememek mümkün değil.” “Bursa’nın Bağışıyla Yapılan Hastane Birilerine Rant Aracı Yapılamaz” Demir, hastanenin bulunduğu arazinin değerine dikkat çekerek, alanın rant odaklı projelere açılmasının kabul edilemez olduğunu vurguladı. Bursa’nın geçmişte kendi imkânlarıyla inşa ettiği bir sağlık kurumunun bugün “ticari kazanç alanına” dönüştürülmek istendiğini söyledi. “Kimdir bu çok özel ve hatırlı kişiler? Bursalıların bağışlarıyla yapılan bu hastane nasıl olur da birkaç imza ile el değiştirir? Bu şehir buna izin vermez” ifadelerini kullandı. “Bu Karar Bursalılara Açık Bir Haksızlıktır” Anahtar Parti Osmangazi İlçe Başkanı İsmail Demir, açıklamasının sonunda sert bir çağrıda bulunarak Bursalıları tepki göstermeye davet etti: “Bu sadece bir taşınmaz satışı değildir. Bu, bir şehrin hafızasına, geçmişine ve hakkına müdahaledir. Bursa bunu kabul edemez. Bu karar Bursalılara açık bir haksızlıktır.” Demir, sözlerini “Bursa ayağa kalk, hastanesine sahip çık” çağrısıyla tamamladı. Özelleştirme kararının nasıl uygulanacağı ve Bursa’daki sağlık tesislerinin geleceğine ilişkin süreç kamuoyunda tartışılmaya devam ederken, tepkilerin önümüzdeki günlerde daha da artması bekleniyor.

İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanı İsmail Seyis’ten Bursa Diş Hastanesi’nin Satışına Çok Sert Tepki Haber

İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanı İsmail Seyis’ten Bursa Diş Hastanesi’nin Satışına Çok Sert Tepki

Yıldırım ilçesinde Emniyet Caddesi No:13, Mimarsinan Mahallesi’nde bulunan Bursa Diş Hastanesi’nin özelleştirme kapsamına alınarak satışa çıkarılması, siyasi ve toplumsal çevrelerde büyük tepki çekti. Karara en sert çıkışlardan biri İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanı İsmail Seyis’ten geldi. Seyis, söz konusu kararın yalnızca bir taşınmaz satışı olmadığını, doğrudan kamu sağlığına ve vatandaşın anayasal sağlık hakkına yönelik ağır bir müdahale olduğunu ifade ederek çok sert ifadeler kullandı. “Bu Hastane Bir Ticarethane Değil, Kamusal Sağlık Kurumudur” İlçe Başkanı Seyis, Bursa Diş Hastanesi’nin satışa çıkarılmasını “kabul edilemez bir kamu tasfiyesi” olarak nitelendirerek şu değerlendirmeyi yaptı: “Bursa Diş Hastanesi bir emlak parçası değildir. Burası yıllardır binlerce vatandaşın tedavi gördüğü, kamusal sağlık hizmetinin en temel ayaklarından biridir. Siz bunu satış listesine koyarak aslında şunu diyorsunuz: ‘Sağlık artık kamunun değil, piyasaların konusudur.’ Bunu kabul etmemiz mümkün değildir.” “Sağlık Kurumlarını Rant Kalemine Çevirmek Devlet Aklı Değildir” Seyis, kararın ekonomik bir tasarruf gibi sunulmasına da sert tepki gösterdi. Kamu sağlık tesislerinin gelir modeli üzerinden değerlendirilmesini eleştiren Seyis, bunun uzun vadede telafisi mümkün olmayan bir kamu kaybı yaratacağını söyledi. “Bugün ‘gelir ortaklığı’, ‘satış’, ‘kiralama’ gibi ifadelerle anlatılmaya çalışılan şeyin adı nettir: kamusal varlıkların elden çıkarılmasıdır. Sağlık kurumlarını bilanço kalemi gibi görmek devlet ciddiyetiyle bağdaşmaz” dedi. “Vatandaşın Diş Sağlığı Bile Artık Piyasa Mantığına mı Teslim Ediliyor?” Bursa Diş Hastanesi’nin konumu ve hizmet kapasitesi açısından Yıldırım için kritik bir sağlık merkezi olduğuna dikkat çeken Seyis, kararın özellikle dar gelirli vatandaşları doğrudan etkileyeceğini belirtti. “Bu hastane Yıldırım’ın kalbinde, ulaşılabilirliği yüksek bir noktada. Vatandaşın en temel sağlık hizmetine erişimini kolaylaştıran bir kurumdan söz ediyoruz. Şimdi bunu satışa çıkararak neyi amaçlıyorsunuz? Sağlık hizmetini erişilmez hale getirmeyi mi?” ifadelerini kullandı. “Bu Süreç Kamu Yararı Değil, Kamu Zararına İşliyor” İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanı, sürecin şeffaf yürütülmediğini ve kamuoyunun yeterince bilgilendirilmediğini de vurguladı. Seyis, kararın toplumsal denetimden uzak şekilde alınmasını eleştirerek şu sözlerle devam etti: “Böylesine kritik sağlık kurumlarının geleceği birkaç satırlık idari kararlarla belirlenemez. Bu, kamu yararı değil kamu zararına işleyen bir süreçtir.” “Yıldırım Halkı Bu Kararı Unutmaz, Kabul Etmez” Seyis açıklamasının sonunda çok daha sert bir çıkış yaparak Yıldırım halkına da çağrıda bulundu: “Yıldırım halkı bu kararı görmezden gelmez. Bu bir satış değil, açıkça bir geri çekilme, bir vazgeçiştir. Sağlık kurumlarını elden çıkararak kamuya hizmet edilmez. Biz bu sürecin takipçisi olacağız ve her platformda karşısında duracağız.” İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanlığı, Bursa Diş Hastanesi’nin satış sürecine ilişkin hukuki ve siyasi tüm girişimlerin takip edileceğini de kamuoyuna duyurdu.

Bursa'da yeni dalga! 2 hastane daha özelleştirme kapsamına alındı Haber

Bursa'da yeni dalga! 2 hastane daha özelleştirme kapsamına alındı

23 Nisan 2026 tarihli, 11187 sayılı karar kapsamında Muradiye Devlet Hastanesi ve Yıldırım Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi özelleştiriliyor. Muradiye'deki hastane kapanmadan hemen öncesi için yüksek rakamların konuşulduğu tadilatlar yapıldığı sık sık gündeme gelmişti. BURSA'DA HASTANE ALANLARI ÖZELLEŞTİRİLİYOR Bursa’dan Nilüfer, Yıldırım ve Yenişehir ilçelerinde toplam 6 taşınmaz özelleştirme listesine alındı. Söz konusu arazilerin satış, kiralama ya da gelir paylaşımı modeliyle değerlendirilmesi beklenirken, elde edilecek gelirin yeni sağlık yatırımlarında kullanılması öngörülüyor. HASTANE ALANLARI DİKKAT ÇEKİYOR Özelleştirme listesine giren alanların büyük bölümünün geçmişte sağlık hizmeti verilen ya da bu amaçla planlanan bölgeler olması dikkat çekti. Nilüfer ilçesi Fethiye Mahallesi’nde bulunan yaklaşık 37 bin metrekarelik arsa, uzun süre “hastane alanı” olarak anılmasıyla öne çıkıyor. FSM Bulvarı üzerindeki konumu ve yüksek yatırım potansiyeli nedeniyle bölgenin rant baskısı altında olduğu yorumları yapılıyor. YILDIRIM’DA KRİTİK ARAZİLER LİSTEDE Yıldırım ilçesinde Ertuğrulgazi, Samanlı ve 152 Evler mahallelerinde bulunan 4 ayrı parsel de satış listesine dahil edildi. 152 Evler’deki arazide daha önce Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi yer alırken, Samanlı’daki alanın ise planlanan 600 yataklı Bursa Merkez Devlet Hastanesi projesi için ayrıldığı biliniyor. Şimdi Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi de bu listeye eklendi. YENİŞEHİR’DE DE SAĞLIK ALANI SATIŞTA Yenişehir ilçesi Yenigün Mahallesi’nde sağlık hizmetleriyle bağlantılı kullanılan bir taşınmazın da özelleştirme kapsamına alınması, tartışmaları daha da alevlendirdi.

Fikret Aslan: Ekonomi hastane alanlarını satacak kadar mı vahim? Haber

Fikret Aslan: Ekonomi hastane alanlarını satacak kadar mı vahim?

Anahtar Parti Bursa İl teşkilatı bayramlaşma programı yoğun katılımla gerçekleşti. İl Başkanı Fikret Aslan özelleştirilmesi gündeme gelen hastane alanları ile ilgili merkezi hükümete yüklenirken Genel Başkan Yardımcısı Sedat Yalçın, İran'daki savaş ve komşuluk ilişkilerini gündeme aldı. Anahtar Parti Bursa İl Başkanlığı bayramlaşma programı, Ramazan Bayramı'nın üçüncü günü il binasında gerçekleşti. Bayramlaşma programına İl Başkanı Fikret Aslan ve Genel Başkan Yardımcısı, Kalkınma Politikaları Başkanı Sedat Yalçın'ın yani sıra Marmara Yozgatlılar Federasyonu Başkanı Ahmet Aslan, Artvin- Kafkas Dernekleri Federasyonu Başkanı Özgür Gümüş, Bİldef Başkanı Ramazan Alp, Siirtliler Dernek Başkanı Maşallah Kocaman, Zonguldaklılar Derneği Başkanı Yılmaz Elieyi, Bursa Gümüşhaneliler Birlik ve Dayanışma Derneği Başkan Yardımcısı Cengiz Ergin ile ilçe başkanları, kadın ve gençlik kolları başkan ve yöneticileri ve çok sayıda parti üyesi katıldı. İl başkanlığına sığmayan kalabalığa seslenerek bundan sonra daha büyük bir salonda bayramlaşma programı duzenleyeceklerini dile getiren İl Başkanı Fikret Aslan, Bursa'da ilk dört parti arasında yer aldıklarını vurguladı. Aslan, kurumsallaşmanın önemine atıfta bulunurken yaz ayları ile sahada daha aktif çalışma yürüteceklerini belirtti. HASTANE ALANLARINI ÖZELLEŞTİRİLME ADIMINI ELEŞTİRDİ Ekonominin kötü yönetildiğine ve vatandaşın mutfağının dara düştüğüne dem vuran Aslan, "Bursa'da Cumhurbaşkanı Kararnamesi ile özelleştirme yolu açılan hastane alanlarının satılmasıyla ekonominin düzeleceğine mi inanıyorlar? Durum bu kadar vahim demek" ifadelerini kullandı. "BURUK BİR BAYRAM YAŞIYORUZ" Programda partililerin Ramazan Bayramı'nı kutlayan Genel Başkan Yardımcısı Sedat Yalçın, “Yanı başımızda büyük bir savaş oluyor ve 7 bine yakın insan hayatını kaybetti. Bu nedenle buruk bir bayram yaşıyoruz. Böyle kıymetli ve inancımızın zirveye çıktığı aylarda, bu tür olaylarla karşılaşmak travmaya neden oluyor. Bu noktada, Türkiye olarak bizim nasıl durduğumuz çok önemli. Bu topraklarda Kurtuluş Mücadelesi verildiğinde, Hindistan’daki Müslümanlardan kadınlar kollarındaki bilezikleri çıkarıp Kurtuluş Savaşı için yardım göndermişti’’ dedi. ‘BİZ İRAN’LA KOMŞULUK YAPMAYA DEVAM EDECEĞİZ’ İran ile İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri arasında yaşananlara tepki gösteren Anahtar Parti Genel Başkan Yardımcısı Sedat Yalçın ’’İran’daki insanların başına bombalar yağarken ne içer, ne yerler Ramazan aylarında? Biz hemen yanındaki komşu olarak ne yapıyoruz? Aşağıdaki zengin ülkelerle bir araya gelip, ‘İran, sen yanlış yapıyorsun’ diye açıklama yapıyoruz. İşin esas sahibine laf yok. Hükümeti uyarmak istiyorum. Bu savaşlar gelir geçer; biz İran’la komşuluk yapmaya devam edeceğiz” dedi. CHP'Lİ GENEL BAŞKAN YARDIMCISI'NDAN 'ÜLKENİN ANAHTARI' OLACAKSINIZ ÇIKIŞI Yalçın, CHP Genel Merkezi ile gerçekleşen bayramlaşma programına katılan heyetin başında yer aldı. Burada gerçekleşen bir konuşmayı partililere aktaran Yalçın, "CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz'ın, “Ülkenin Anahtarı olacağınız görülüyor” sözlerini iletti. Yalçın, bayramlaşma programlarına gittiğimiz her partinin Anahtar Parti'yi oldukça merak ettiğini de sözlerine ekledi. Konuşmaların ardından partililerle bayramlaşma gerçekleşirken program hatıra fotoğrafı çektirilerek sona erdi.

Nilüfer ve Yıldırım'da hastane arazileri satılıyor! Anahtar Parti'den sert tepki Haber

Nilüfer ve Yıldırım'da hastane arazileri satılıyor! Anahtar Parti'den sert tepki

Listede Bursa’dan Nilüfer, Yıldırım ve Yenişehir ilçelerinde bulunan toplam 6 taşınmaz yer aldı. Söz konusu arazilerin önümüzdeki süreçte satış, kiralama ya da gelir paylaşımı modeliyle değerlendirilmesi bekleniyor. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Anahtar Parti Bursa İl Başkanı Fikret Aslan, kamuya ait değerli arazilerin satışa çıkarılmasına sert tepki gösterdi. Aslan, “Millete ait olan hazine arazilerinin özelleştirme adı altında satışa çıkarılması kabul edilemez. Bu alanlar kamu yararı gözetilerek kullanılmalıdır” dedi. Bursa’daki taşınmazların dikkat çeken en önemli özelliği ise büyük bölümünün geçmişte hastane olarak kullanılmış ya da sağlık alanı olarak planlanmış bölgeler olması. FSM HASTANE ALANI DA LİSTEDE YER ALDI Nilüfer ilçesi Fethiye Mahallesi’nde bulunan 1887 ada 3 parsel numaralı arsa, yaklaşık 37 bin metrekarelik büyüklüğüyle öne çıkarken, uzun süre “hastane alanı” olarak anılmasıyla biliniyor. FSM Bulvarı üzerinde yer alması ve çevresindeki yerleşim alanları nedeniyle yüksek yatırım potansiyeli taşıdığı değerlendiriliyor. Özellikle konser, kültür etkinlikleri gibi birçok etkinliğe de ev sahipliği yapıyor. "CİDDİ SORU İŞARETLERİ DOĞURUYOR" Bu tür alanların satışa çıkarılmasının kamu vicdanını yaralayacağını belirten Fikret Aslan, “Geçmişte sağlık hizmeti için planlanan veya kullanılan arazilerin satılması, kamu kaynaklarının farklı amaçlarla elden çıkarılması anlamına gelir. Bu durum toplumda ciddi soru işaretleri doğurmaktadır. FSM Hastane Alanı hem kültürel etkinlikler hem de konserlere ev sahipliği yapan bir nokta. Burada büyük bir rant unsuru olduğunu kimse inkar edemez. Özelleştirildiği takdirde halihazırda trafik yoğunluğu olan bu bölgenin, satıldığı takdirde yapılacak yapının getireceği yük ile içinden çıkılmaz hal alacağı ortadadır” şeklinde konuştu. YILDIRIM'DA YIKILAN HASTANE ALANI DA KARARNAMEYE DAHİL EDİLDİ Yıldırım ilçesinde ise Ertuğrulgazi, Samanlı ve 152 Evler mahallelerinde bulunan toplam 4 ayrı parsel satış listesine dahil edildi. Bu alanların bir kısmı daha önce sağlık hizmeti verilen ya da hastane yapılması planlanan bölgeler arasında yer alıyor. 152 Evler Mahallesi’ndeki arazi üzerinde daha önce Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi bulunuyordu. Samanlı Mahallesi’nde satışa çıkarılan arazi ise Bursa’nın doğusunda planlanan 600 yataklı Bursa Merkez Devlet Hastanesi projesine ayrılmış alanlardan biri olarak biliniyor. "YILDIRIM'DA DEVLET HASTANESİ'NE İHTİYAÇ VARKEN OLANI YIKIP SATIYOR MUSUNUZ?" Eski Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin depreme dayanıksız olduğu için yıkıldığını ve yıllarca bu alanın boş ve sahipsiz bekletildigine vurgu yapan Aslan, Yıldırım ilçesinin en yüksek nüfusa sahip ve sosyoekonomik olarak dar gelirli vatandaşların yaşadığı bir bölge olduğunu dile getirdi. Aslan, "Yıldırım'ın tüm yükü Şevket Yılmaz Hastanesi'ne verildi. Acil'e başvuranlara bırakın sıra gelmesini, saatlerce beklerken refakat edenler dahi hastalık kapmazsa haline şükreder duruma geldi. Bu bölgenin acilen bir devlet hastanesine ihtiyacı varken, malum araziyi hangi akla hizmet olarak satmaya karar verdiniz?" ifadelerini kullandı. "EKONOMİNİN YÖNETİLEMEME FATURASI YİNE MİLLETE ÇIKIYOR" Hükümetin ekonomik politikalarını da eleştiren Aslan, “Milleti içine soktukları ekonomik darboğazın faturasını yine millete ait olan hazine arazilerini satarak çıkarmaya çalışıyorlar. Kamu varlıklarının bu şekilde elden çıkarılması doğru değildir. Bunun hesabını Bursalılara veremezler” dedi. YENİŞEHİR'DE DE SAĞLIK HİZMETİ İÇİN KULLANILAN ALAN SATILACAK Yenişehir ilçesi Yenigün Mahallesi’nde bulunan taşınmaz da özelleştirme kapsamına alınan alanlar arasında yer aldı. Hâlihazırda sağlık hizmetleriyle bağlantılı kullanımıyla dikkat çeken alanın da satış sürecine dahil edilmesi tartışmaları beraberinde getirdi. Karar kapsamında Bursa’daki söz konusu arazilerin satış sürecinin Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından yürütüleceği ve işlemlerin 2028 yılı sonuna kadar tamamlanmasının planlandığı belirtildi. ANAHTAR PARTİ'NİN ARAZİLER İÇİN ÖNERİSİ İl Başkanı Fikret Aslan partisininin önerisini de kamuoyunun takdirine sunarken şu ifadeleri kullandı: "Anahtar Parti olarak bu karara yalnızca itiraz etmekle yetinmiyoruz; uygulanabilir, gerçekçi ve Bursa'nın çıkarlarına hizmet eden bir alternatif model öneriyoruz: Kamu Yararı ile Ekonomik Sürdürülebilirliğin Birlikteliği * İşlev güvencesi sözleşmeye bağlanmalıdır. Özel sektör işletmecisi, alanın en az belirli bir yüzdesini rekreasyon, sağlık, eğitim ya da yeşil alan gibi kamusal kullanıma ayırmak zorunda bırakılmalı; bu yükümlülük sözleşmenin ayrılmaz bir parçası olmalıdır. * Gelir, kamuya geri dönmelidir. Gelir paylaşım modeliyle elde edilecek kazançların Bursa'ya Hazine Bakanlığı vasıtasıyla yatırım olarak aktarılması, hem Hazine'ye ekonomik değer üretilmesini hem de şehrin kamusal hizmet kapasitesini güçlendirmesini sağlayacaktır. * Süreç şeffaf ve katılımcı olmalıdır. Bursalıların bu arazinin geleceğine ilişkin görüşleri, siyasi partiler, belediye meclisleri ve sivil toplum kanallarıyla karar alma sürecine dahil edilmelidir." BURSA KAMUOYUNU İTİRAZA DAVET ETTİ Fikret Aslan, Bursa’daki kamu arazilerinin satışına karşı kentin tüm dinamiklerini harekete geçmeye çağırarak, “Bu şehir sahipsiz değil. Bursa’nın tüm paydaşlarını, sivil toplum kuruluşlarını, meslek odalarını ve vatandaşları kamu arazilerinin satışına karşı kamuoyu oluşturmaya, bu kararlara itiraz etmeye ve getirdiğimiz model önerisini istişare etmeye davet ediyoruz” diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.