Hava Durumu

#Ova

Gürsu Haber - Ova haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ova haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gelecek Parti Bursa İl Başkanı Mahmut Fuat Kadıoğlu’ndan Kritik Uyarı: “Toprağımıza Küsersek, Aç Kalırız” Haber

Gelecek Parti Bursa İl Başkanı Mahmut Fuat Kadıoğlu’ndan Kritik Uyarı: “Toprağımıza Küsersek, Aç Kalırız”

Bursa, 11 Mart 2026 – Gelecek Parti Bursa İl Başkanı Mahmut Fuat Kadıoğlu, tarım, hayvancılık ve orman alanlarındaki çarpıcı gelişmeler üzerine yaptığı sert ve kapsamlı açıklamada, yerel yönetimler, Tarım ve Orman Müdürlükleri ve belediyeleri uyararak “Ova kuruyor, ağaçlar yanıyor, hayvanlar azalıyor, üretim kayboluyor” mesajını verdi. Başkan Kadıoğlu, özellikle Bursa’nın tarımsal potansiyeline dikkat çekti: “Bursa toprağı, hem şehrimizi hem de çevresini besleyebilecek kapasiteye sahiptir. Ancak son yıllarda yanlış politikalar, ihmaller ve desteğin yetersizliği üreticiyi üretimden uzaklaştırmaktadır. Eğer çiftçi toprağa küserse, hepimiz aç kalacağız” dedi. Üretimde Dramatik Düşüş Kadıoğlu açıklamasında, Bursa’da büyükbaş, küçükbaş ve kanatlı hayvan varlığındaki çarpıcı düşüşe dikkat çekti: “Besi hayvanlarımız 25 yılda yüzde 320 artması gerekirken, bugün yüzde 80 oranında ciddi bir azalma yaşanıyor. Üretimde ise geçen yıllardan bu yıla yüzde 11’lik küçülme kaydedildi. Bu tablo, hem şehir ekonomisini hem de halkımızın gıda güvenliğini tehdit ediyor.” Ova Kuruyor, Ağaçlar Kül Oluyor Başkan Kadıoğlu, doğal alanlardaki tahribata da sert tepki gösterdi: “Belediyeler ve Tarım-Orman birimleri, yanlış planlamalarla ova kuruyor. Bu sırada ağaçlarımız yangınlarla kül oluyor, doğal denge bozuluyor. Ormanlarımızı ve su kaynaklarımızı korumak artık sadece bir sorumluluk değil, hayatî bir zorunluluk.” Girdi Maliyetleri ve Üretici Krizi Kadıoğlu, üreticinin mali sıkıntılarını vurguladı: “İran’daki gerginlik ve küresel enerji piyasalarındaki artış akaryakıt fiyatlarını katladı. Çiftçimiz artık mazottan uzak durmak zorunda, gübre, tohum ve ilaç desteği ise yetersiz. Üretim için gerekli temel girdiler sağlanmazsa, hem Bursa hem de ülke ciddi bir gıda krizinin eşiğine gelir.” Başkan, belediyeler ve devlet kurumlarına da sert uyarılarda bulundu: “Toprakla ilgilenmezsek, hayvan sayısını artırmaz, ormanlarımızı korumazsak, tarımda küçülme kaçınılmazdır. Bursa, kendi toprağından doymalı. Gıda ve tarım politikalarında acilen stratejik planlama ve destek mekanizmaları devreye alınmalıdır.” Kapsamlı Çözüm Çağrısı Mahmut Fuat Kadıoğlu, açıklamasını güçlü bir çağrı ile tamamladı: “Üretici toprağa küsmesin, çiftçi üretimden uzaklaşmasın. Belediyeler, Tarım ve Orman Müdürlükleri ve tüm ilgili birimler acilen harekete geçmeli. Bu ülkenin, bu şehrin geleceği toprağımızda, hayvanlarımızda ve çiftçimizin emeğindedir. Gerekli tedbirler alınmazsa, sadece Bursa değil, Türkiye açlık ve kıtlık riski ile karşı karşıya kalacaktır.”

DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk’ten Sert Çıkış: Haber

DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk’ten Sert Çıkış:

DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk’ten Sert Çıkış: “Bursa’yı Beton Uğruna Feda Ettiler, Bereketli Ovayı Sanayiye Kurban Verdiler!” DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk, Bursa’nın tarım kimliğinin yıllar içinde bilinçli tercihlerle yok edildiğini belirterek, Çekirge ve çevresindeki verimli ovaların sanayiye açılması üzerinden çok sert açıklamalarda bulundu. 1930’lu yıllara ait Bursa fotoğraflarını hatırlatan Öztürk, bir zamanlar birinci sınıf tarım arazisi olan bölgenin bugün beton ve sanayi bloklarıyla kaplandığını söyledi. “Bu Ova Tüm Bölgeyi Besleyebilirdi” Öztürk açıklamasında, 1930’lu yıllarda Çekirge ve çevresindeki ovanın birinci sınıf tarım arazisi olduğuna dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: “Şu gördüğünüz ova birinci sınıf tarım arazisiydi. Sadece Bursa’yı değil, tüm bölgeyi besleyebilecek potansiyele sahipti. Bugün o toprakların yerinde beton var, fabrika var, sanayi sitesi var. Bereketin yerini gri bloklar aldı.” Bursa’nın tarihsel olarak tarım, ipekçilik ve doğal kaynaklarıyla öne çıkan bir şehir olduğunu hatırlatan Öztürk, yapılan planlama hatalarının kenti geri dönülmez bir noktaya sürüklediğini savundu. “Ülkede Başka Yer Yokmuş Gibi Bursa’yı Sanayiye Boğdular” Bursa’nın sanayi yatırımlarında bilinçli şekilde merkez haline getirildiğini iddia eden Öztürk, bu tercihin arkasında ekonomik değil, sermaye odaklı çıkar hesaplarının olduğunu dile getirdi: “Ülkede başka yer kalmamış gibi Bursa’yı sanayi bölgesi yaptılar. Şimdi ova tamamen doldu. Yarın bir kıtlık yaşandığında otomobillerimizi yiyemeyeceğiz. Toprağı yok ettiniz, üretim alanını yok ettiniz. Bu şehri besleyecek zemini ortadan kaldırdınız.” Öztürk’e göre mesele yalnızca şehirleşme değil; gıda güvenliği ve stratejik planlama sorunu. “Göç Dalgasının Temelinde Yanlış Sanayi Politikası Var” Bursa’daki çarpık yapılaşma ve gecekondulaşma sürecinin yalnızca plansız kentleşmeden kaynaklanmadığını vurgulayan Öztürk, asıl sorunun daha derin olduğunu belirtti: “Yapının bozulma sorunu gecekondularla başlamadı. Daha da öncesinde, bu insanları Bursa’ya göç etmeye zorlayan düzen kuruldu. Plansız sanayileşme, kontrolsüz göç ve rant odaklı şehircilik Bursa’nın dengesini bozdu.” Öztürk, 1950’li yıllardan itibaren sermaye gruplarının lojistik avantaj gerekçesiyle yatırımlarını Bursa’ya yönlendirdiğini ve devlet politikalarının da bu tercihi desteklediğini öne sürdü. “Liman Yakın, Lojistik Ucuz Diye Bursa’yı Feda Ettiler” Türkiye’nin en büyük limanının İstanbul’da olduğunu hatırlatan Öztürk, sanayi yatırımlarının İstanbul’a en yakın güçlü şehir olan Bursa’ya yönlendirilmesini şu sözlerle eleştirdi: “Büyük para babaları, sermayedarlar, fabrikatörler ürettikleri malın lojistiğine fazla para ödemesin diye yatırımlarını Bursa’ya kaydırdı. İstanbul limanına en yakın büyük şehir Bursa. Adam fabrikasını Çankırı’da kurmak ister mi? Elbette istemez. Ama bu ülkenin planlamasını sermayedarın kâr hesabına göre mi yapacağız?” Öztürk, bu anlayışın sonucunda Bursa’nın bugün irili ufaklı 25 organize sanayi bölgesiyle adeta beton bir sanayi adasına dönüştüğünü ifade etti. “Tarım Gitti, Beton Geldi” DEVA Partisi İl Başkanı, Bursa’daki sanayi yoğunluğunun kentin tarımsal üretim kapasitesini ciddi şekilde düşürdüğünü, su kaynakları ve hava kalitesi üzerinde de ağır bir yük oluşturduğunu savundu. “1950’lerde başlayan bu yanlış yönlendirme, bugün Bursa’yı nefes alamaz hale getirdi. Ova yok oldu. Tarım geriledi. Hava kirliliği arttı. Plansız büyüme sosyal yapıyı da bozdu.” Öztürk’e göre mesele yalnızca geçmişin hatalarını konuşmak değil; Bursa için yeni ve sürdürülebilir bir planlama anlayışı geliştirmek. “Bursa’yı Kurtarmak Hâlâ Mümkün” Tayfun Öztürk, açıklamasının sonunda Bursa’nın tamamen kaybedilmiş bir şehir olmadığını ancak acil ve kararlı adımlar atılması gerektiğini belirtti: “Bursa’yı betonun ve rantın şehri olmaktan çıkarıp yeniden üretimin, tarımın, bilimin ve planlı sanayinin şehri yapmak zorundayız. Toprağın değerini bilmeyen bir anlayış bu ülkeye gelecek sunamaz.” Öztürk, Bursa’nın hem sanayi hem tarım potansiyelini dengeli biçimde koruyan yeni bir kalkınma vizyonuna ihtiyaç duyduğunu ifade ederek, mevcut tabloyu “yanlış ekonomik tercihlerin ağır faturası” olarak nitelendirdi. Bursa’da sanayileşme ve tarım arazilerinin korunması tartışması, bu sert açıklamalarla birlikte yeniden gündemin üst sıralarına taşınmış oldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.