Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Osmangazi Belediyesi

Gürsu Haber - Osmangazi Belediyesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Osmangazi Belediyesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

"Ölümlü Kaza mı Bekleniyor?" Çekirge Mahallesi Muhtarı Coşkun Alıntaş'tan Osmangazi Belediyesi'ne Sert Tepki Haber

"Ölümlü Kaza mı Bekleniyor?" Çekirge Mahallesi Muhtarı Coşkun Alıntaş'tan Osmangazi Belediyesi'ne Sert Tepki

Çekirge Mahallesi'nde uzun süredir vatandaşların gündeminde yer alan Uludağ Yolu Caddesi ile Goncagül Sokak kesişimindeki trafik güvenliği sorunu, bir kez daha tartışma konusu oldu. Mahalle Muhtarı Coşkun Alıntaş, bölgeye hız kesici yapılması yönündeki taleplerin reddedilmesine sert tepki göstererek, yetkililere ağır eleştiriler yöneltti. Muhtar Alıntaş, yaptığı açıklamada, söz konusu kavşakta yıllardır yaşanan tehlikenin görmezden gelindiğini belirterek, vatandaşların can güvenliğinin bürokratik yazışmalara kurban edildiğini söyledi. "İnsan Hayatı Yazışmalardan Daha mı Değersiz?" Mahalle sakinlerinin defalarca dile getirdiği hız sorununun çözülmediğini ifade eden Alıntaş, şu ifadeleri kullandı: "Bu bölgede herkes tehlikenin farkında. Araçlar kontrolsüz şekilde hız yapıyor. Vatandaş tedirgin, çocuklar korku içinde yol kullanıyor. Yetkililere soruyorum; ölümlü bir kaza yaşanmadan hiçbir önlem alınmayacak mı? İnsan hayatının değeri bir can kaybı yaşandıktan sonra mı anlaşılacak?" "Sorumluluk Almaktan Kaçıyorlar" Osmangazi Belediyesi tarafından gönderilen cevap yazısında, hız kesicilerin yalnızca belirli kriterleri taşıyan bölgelerde uygulanabileceği belirtilirken, şehir içindeki hız limitlerinin denetlenmesinin emniyet birimlerinin görev alanında olduğu ifade edildi. Ancak Muhtar Coşkun Alıntaş, bu yaklaşımın sorumluluğu başka kurumlara yüklemekten ibaret olduğunu savundu. "Vatandaş çözüm bekliyor, kurumlar ise görev tanımı yapıyor. Herkes topu birbirine atıyor. Olan yine bu yolu kullanan insanlara oluyor. Bürokratik gerekçeler vatandaşın can güvenliğinin önüne geçemez." "Kazadan Sonra Değil, Kazadan Önce Önlem Alın" Alıntaş, kamu yönetiminin temel görevinin risk oluştuktan sonra değil, risk gerçekleşmeden önce tedbir almak olduğunu belirterek şu değerlendirmede bulundu: "Kamu yönetimi olay olduktan sonra değil, olmadan önce önlem almak için vardır. Eğer bugün gerekli trafik düzenlemeleri yapılmazsa, yarın yaşanabilecek acı bir olayın vicdani sorumluluğunu kim üstlenecek? Kimse 'biz yazımızı yazdık' diyerek bu sorumluluktan kaçamaz." Mahalle Halkı Endişeli Mahalle sakinleri de bölgede özellikle yüksek hızla seyreden araçların ciddi tehlike oluşturduğunu belirterek, hız kesici, trafik sakinleştirici uygulamalar, ilave uyarı levhaları ve denetimlerin artırılmasını talep ediyor. Vatandaşlar, her gün onlarca ailenin kullandığı kavşakta herhangi bir facia yaşanmadan gerekli önlemlerin alınmasını isterken, yetkililere ortak hareket etme çağrısında bulunuyor. "Bir Can Gittikten Sonra Yapılacak Her Önlem Geç Kalınmış Olacaktır" Muhtar Coşkun Alıntaş açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "Biz bugün konuşuyoruz ki yarın bir annenin, bir babanın gözyaşı dökülmesin. İstemediğimiz tek şey, bir çocuğun ya da bir vatandaşın hayatını kaybetmesinden sonra 'keşke' denilmesidir. Bir can gittikten sonra yapılacak her önlem geç kalınmış olacaktır. Yetkilileri masa başındaki değerlendirmeler yerine sahaya inmeye ve vicdani sorumluluk almaya davet ediyorum."

Kuruçeşme Mahalle Muhtarı Ali Polat'tan Sert Çıkış: “Burası Türkiye Cumhuriyeti, Kanunlar Herkes İçin Geçerlidir!” Haber

Kuruçeşme Mahalle Muhtarı Ali Polat'tan Sert Çıkış: “Burası Türkiye Cumhuriyeti, Kanunlar Herkes İçin Geçerlidir!”

Bursa'nın Osmangazi ilçesine bağlı Kuruçeşme Mahallesi'nde yaşanan tartışmalar yeni bir boyut kazandı. Kuruçeşme Mahalle Muhtarı Ali Polat, Osmangazi Belediye Başkanlığı'na sunduğu resmi dilekçeyle Sakarya Caddesi'nde yaşandığını iddia ettiği uygulamalara ve kamu düzenini bozduğunu öne sürdüğü faaliyetlere karşı sert tepki gösterdi. Muhtar Polat, belediyeye yaptığı başvuruda kanunların ayrım yapılmaksızın uygulanmasını isteyerek yetkilileri göreve çağırdı. 24 Haziran 2026 tarihli dilekçede, Sakarya Caddesi üzerinde bulunan bazı ibadethanelerin konumu, caddenin trafiğe kapatılması, açık alanda alkol servisi yapılması ve eğlence faaliyetleriyle ilgili dikkat çekici iddialar yer aldı. “Kanunlar Neden Uygulanmıyor?” Muhtar Ali Polat, Sakarya Caddesi üzerinde farklı ibadethanelerin bulunduğunu belirterek, ibadethanelerin çevresinde yürütülen bazı faaliyetlerin mevzuata aykırı olduğunu öne sürdü. Dilekçesinde özellikle eğlence mekanlarının ve açık alandaki alkol tüketiminin mahalle sakinlerini rahatsız ettiğini ifade eden Polat, ilgili kurumların gerekli denetimleri yapmadığını savundu. Polat, “Kanunların herkese eşit uygulanmasını istiyoruz. Mahalle halkı olarak yıllardır dile getirdiğimiz sorunların artık görmezden gelinmesini kabul etmiyoruz” görüşünü dile getirdi. “Sakarya Caddesi Özel Bir Alan Gibi Yönetiliyor” Dilekçede en dikkat çekici bölümlerden biri ise Sakarya Caddesi'nin trafiğe kapatılmasıyla ilgili iddialar oldu. Muhtar Polat, caddenin giriş ve çıkışlarının belirli kişilerin kontrolünde olduğunu ileri sürerek, kamuya ait bir alanın fiilen özel mülk gibi kullanıldığını savundu. Cadde üzerindeki uygulamaların mahalle sakinlerinin günlük yaşamını olumsuz etkilediğini belirten Polat, vatandaşların kendi mahallelerinde dahi rahat hareket edemediğini iddia etti. “Açık Alanda Alkol ve Eğlence Mahalleyi Rahatsız Ediyor” Başvuruda, trafiğe kapalı alanlarda masa ve sandalyelerle kurulan düzen içerisinde açık şekilde alkol servisi yapıldığı ve eğlence programları düzenlendiği ileri sürüldü. Muhtar Polat, bu görüntülerin özellikle çocuklar ve gençler üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu savunarak denetimlerin artırılmasını talep etti. Mahalle sakinlerinden gelen şikayetlerin her geçen gün arttığını belirten Polat, kamu düzeninin korunmasının belediye ve ilgili kurumların temel sorumluluğu olduğunu ifade etti. “Mahalle Halkı Huzur İstiyor” Dilekçesinde mahallede yaşanan sosyal sorunlara da dikkat çeken Muhtar Ali Polat, çevredeki ailelerin ve vatandaşların huzurunun bozulduğunu ileri sürdü. Özellikle gece saatlerinde yaşanan yoğunluk nedeniyle mahalle sakinlerinin evlerinde rahat yaşayamadığını belirten Polat, Sakarya Caddesi'nin yeniden trafiğe açılmasını ve mevcut uygulamaların gözden geçirilmesini istedi. Yetkililere Açık Çağrı Osmangazi Belediyesi'ne sunulan dilekçede özetle; İlgili mevzuatın eksiksiz uygulanması, Sakarya Caddesi'nin yeniden trafiğe açılması, Açık alandaki faaliyetlerin denetlenmesi, Mahalle sakinlerinin huzur ve güvenliğinin sağlanması, talep edildi. Kuruçeşme Mahalle Muhtarı Ali Polat'ın sert ifadeler içeren başvurusu, Sakarya Caddesi ve çevresindeki uygulamalarla ilgili tartışmaları yeniden gündeme taşırken, gözler şimdi Osmangazi Belediyesi ve ilgili kurumların vereceği yanıta çevrildi.

Cemil Aydın’dan İç Fidan Han Çağrısı: “12 Yıldır Bekleyen Proje Artık Tamamlanmalı” Haber

Cemil Aydın’dan İç Fidan Han Çağrısı: “12 Yıldır Bekleyen Proje Artık Tamamlanmalı”

Cemil Aydın, yıllardır gündemde olan İç Fidan Han restorasyon ve dönüşüm sürecine ilişkin açıklamalarda bulunarak projenin gecikmesine tepki gösterdi. Aydın, 12 yıldır revizyon ve tamamlanma bekleyen tarihi yapının artık neticelendirilmesi gerektiğini vurguladı. “12 Yıldır Bekleyen Proje BTSO Seçimlerine de Konu Oldu” İç Fidan Han’da yürütülen çalışmaların uzun süredir tamamlanamadığını belirten geçmiş dönem Osmangazi Belediye Meclis Üyesi Cemil Aydın, sürecin farklı platformlarda gündeme gelmesine dikkat çekti. Son olarak yapının Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) seçim süreçlerinde de tartışma konusu haline geldiğini ifade eden Aydın, “Gelinen noktada hangi kurum yapacaksa yapsın, artık sonuç alınmalıdır” değerlendirmesinde bulundu. Aydın, hem yapının mevcut fiziki görünümünün tarihi dokuya uygun olmadığını hem de bölgede faaliyet gösteren esnafın yaşadığı sorunların devam ettiğini söyledi. 2014 Vizyonu Hatırlatıldı Aydın açıklamasında, 2014 yılında Osmangazi Belediyesi tarafından yapılan kamuoyu duyurusunu da hatırlattı. Söz konusu açıklamada İç Fidan Han’ın arkeoparka dönüştürülmesinin hedeflendiği belirtilmişti. O dönemde yapılan açıklamada, han içerisindeki kalıntıların ortaya çıkarılması, yapının doğu cephesinden yeni bir giriş açılması ve bölgenin yaya aksına entegre edilerek turistik bir cazibe alanına dönüştürülmesi planlanmıştı. “Süre Uzamış Görünüyor” Aradan geçen yıllara rağmen projenin tamamlanamadığını ifade eden Aydın, mevcut durumun artık uzayan bir süreç haline geldiğini dile getirdi. Osmangazi Belediyesi’nin mali ve teknik kapasitesine dikkat çeken Aydın, projenin tamamlanabilecek nitelikte olduğunu savundu. “Belediyenin hem mali hem de teknik yapısı bu çalışmayı hakkıyla tamamlamaya yeterlidir. Artık bu projenin bir an önce sonuçlandırılması gerekmektedir” dedi. “Tarihi Dokuya Uymayan Görüntü Tepki Çekiyor” Açıklamasının sonunda sahadaki mevcut görüntüye de dikkat çeken Aydın, özellikle doğu cephede yürütülen çalışmaların ortaya çıkardığı görüntünün tarihi doku ile uyumlu olmadığını ifade etti. Aydın, “Fidan Han’ın çalışma yapılan doğu bölümündeki görüntü tarih ile örtüşmemektedir” diyerek sürecin hızla tamamlanması gerektiğini vurguladı. Bölgedeki esnaf ve vatandaşlar ise tarihi yapının tamamlanmasıyla birlikte hem estetik hem de ekonomik açıdan bölgenin yeniden canlanmasını umut ediyor.

Osmangazi Belediyesi: Memnuniyet Yüksek, Tartışmalar Sürüyor Haber

Osmangazi Belediyesi: Memnuniyet Yüksek, Tartışmalar Sürüyor

Son dönemde kamuoyuyla paylaşılan ilçe belediyeleri memnuniyet anketleri, Osmangazi Belediyesi özelinde dikkat çekici veriler ortaya koyuyor. Açıklanan rakamlara göre belediyenin memnuniyet oranı %59,7 olarak bildirildi. Yaklaşık 900 bin nüfusu bulunan ilçede bu oran, 530 bini aşkın vatandaşın üretilen hizmetten memnun olduğunu gösteriyor. Uzmanlar ve siyaset analistleri, oransal olarak küçük nüfuslu ilçelerde yüksek memnuniyet oranlarının daha kolay görülebileceğini belirtiyor. Buna karşın, Osmangazi’de yarım milyonu aşkın memnun vatandaş sayısı, sahadaki operasyonel başarının somut bir göstergesi olarak öne çıkıyor. Öte yandan belediyeye yönelik eleştiriler de gündemde. Bazı vatandaşlar ve siyasi gözlemciler, Osmangazi Belediyesi’nin özellikle Pınarbaşı Mahallesi’nde, Zindan Kapı Caddesi üzerindeki sebze ve meyve pazarında hayvan satışına ilişkin usulsüz uygulamalarda bulunduğunu iddia ediyor. İddialara göre, ilgili meclis kararı olmaksızın ve belediye bütçesine gelir kaydı yapılmadan bazı kişi ve gruplara pazar alanının kullanımı sağlanıyor. Eleştirilerde, bu tür uygulamaların belediye kaynaklarının hukuka aykırı şekilde kullanılması anlamına geldiği ifade ediliyor. Konuyla ilgili partili kaynaklar, CHP Osmangazi örgütüne düşen görevin, Belediye Başkanı Erkan Aydın’ın yanında durmak ve yapılan eksiklikleri gidermek olduğunu vurguluyor. Ancak diğer bir kısım gözlemci ise bu uygulamaların partinin itibarını zedeleyebileceği uyarısında bulunuyor. Ayrıca bazı eleştirmenler, belediyenin yönetiminde geçmiş siyasi aktörlerin etkisinin sürdüğünü ve güç zehirlenmesi yaşandığını öne sürüyor. Anket verileri ve eleştiriler bir arada değerlendirildiğinde ortaya çıkan tablo, belediyenin geniş bir nüfusu yönetirken hem başarı hem de dikkat gerektiren alanlarla karşı karşıya olduğunu gösteriyor. Uzmanlar, Osmangazi Belediyesi’nin sahadaki başarısını sürdürmek ve hukuki süreçleri şeffaf şekilde yürütmek durumunda olduğunu belirtiyor.

“İfade Özgürlüğüne Ceza Kesildi” Haber

“İfade Özgürlüğüne Ceza Kesildi”

Saadet Partisi Bursa İl Başkanı Hamza Gürsel’den Sert Tepki… Saadet Partisi Bursa İl Başkanı Hamza Gürsel, Anadolu Gençlik Derneği üyesi öğrencilere Osmangazi Belediyesi tarafından “çığırtkanlık” gerekçesiyle kesilen cezaya ilişkin sert bir basın açıklaması yayımladı. Gürsel, söz konusu uygulamanın ifade özgürlüğüne açık bir müdahale olduğunu belirterek belediyeye tepki gösterdi. Gürsel açıklamasında, Bursa’nın tarih boyunca toplumsal itirazların ve kamusal ifadelerin merkezi olduğunu vurgulayarak, özellikle Tophane–Ulu Cami hattının bu anlamda simgesel bir öneme sahip olduğunu hatırlattı. Ancak son yaşanan olayın bu tarihsel mirasa zarar verdiğini savundu. Açıklamaya göre, Anadolu Gençlik Derneği mensubu gençlerin söz konusu bölgede İsrail’i protesto eden sloganlar atması ve tekbir getirmesi, “çığırtkanlık” kapsamında değerlendirilerek cezai işleme tabi tutuldu. Gürsel, cezaya gerekçe olarak gösterilen “ürün tanıtımı” ifadesinin gerçeği yansıtmadığını belirterek, ortada herhangi bir ticari faaliyetin bulunmadığını ifade etti. Gürsel, yapılan nitelendirmenin yalnızca hukuki değil, aynı zamanda toplumsal değerler açısından da ciddi bir sorun teşkil ettiğini ileri sürdü. Bursa’nın tarihsel ve kültürel kimliğine atıfta bulunan Gürsel, tekbir ve protesto söylemlerinin cezalandırılmasının şehir hafızasına aykırı olduğunu savundu. Açıklamada ayrıca, benzer alanlarda farklı içerikte sloganlar atıldığında herhangi bir yaptırım uygulanmadığı iddiasına da yer verildi. Bu durumun eşitlik ilkesine aykırı olduğunu belirten Gürsel, uygulamanın “seçici” bir yaklaşım izlenimi oluşturduğunu ifade etti. Saadet Partisi Bursa İl Başkanı, Osmangazi Belediyesi’nden söz konusu cezanın gerekçesinin kamuoyuna açık şekilde açıklanmasını talep etti. Gürsel ayrıca, cezaya maruz kalan gençlerden özür dilenmesi gerektiğini belirterek, başta Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın olmak üzere yetkilileri sorumluluk almaya çağırdı. OSMANGAZİ BELEDİYESİ’NİN ‘ÇIĞIRTKANLIK’ DİYEREK GENÇLERİN İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNE KESTİĞİ CEZAYA DAİR Bursa, tarih boyunca yalnızca bir şehir değil; aynı zamanda sözün, itirazın ve toplumsal hafızanın mekânı olmuştur. Özellikle Tophane-Ulucami-Setbaşı hattı, farklı dönemlerde pek çok sivil ve siyasi duruşun ifade edildiği bir zemin olarak öne çıkmış; kamusal tepkinin ve toplumsal ifadenin doğal bir alanı olagelmiştir. Ancak son günlerde yaşanan bir olay, bu tarihsel sürekliliğin zedelendiğini göstermektedir. Afyonkarahisar Anadolu Gençlik Derneği’mizin gençlerinin, Tophane-Ulucami hattında İsrail’i protesto eden sloganlar atması ve tekbir getirmesi, “çığırtkanlık” gerekçesiyle cezai işleme konu edilmiştir. Cezaya “ürün tanıtımı” başlığı altında konu edilen fiilin mahiyeti, idari tasnif ile fiili gerçeklik arasındaki açık çelişkiyi ortaya koymaktadır. Zira ortada herhangi bir ticari faaliyet bulunmamaktadır. Söz konusu olan; gençlerin İsrail’i telin etmeleri ve Allah’ın büyüklüğünü ifade etmeleridir. Bu yürüyüşün “çığırtkanlık” olarak nitelendirilmesi, yalnızca hukuki bir tartışma değil; aynı zamanda değerler düzeyinde ciddi bir anlam kaymasına işaret etmektedir. Dahası, tekbirlerle kurulmuş bir şehrin insanlarının tekbirden ve İsrail’in telin edilmesinden rahatsız olduğu iddiası, bu şehrin tarihine ve toplumsal hafızasına yöneltilmiş açık bir bühtandır. Öte yandan, aynı hatta farklı içerikte sloganlar atıldığında herhangi bir yaptırım uygulanmazken; söz konusu gençlerin ifadelerinin cezalandırılması, kamusal alanda eşitlik ilkesinin değil, seçici bir müdahale anlayışının devreye girdiğini göstermektedir. Nitekim aynı güzergahta ve mekanda; “Direne direne kazanacağız” veya “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz” şeklinde sloganlar atılmış olsaydı, benzer bir cezai işlem uygulanıp uygulanmayacağı sorusunun cevabı ne olacaktır? Bu sorunun varlığı dahi, uygulamanın adalet duygusunu zedelediğini göstermeye yeterlidir. Bu yürüyüşün başlayıp bittiği Tophane’den Ulucami’ye , sıradan mekânlar değildir. Bursayı tekbirlerle kuran iradenin kalbinde yer alan bu mekânlar; Osman Gazi’den Orhan Gazi’ye, Yıldırım Bayezid’den bugüne uzanan bir medeniyet tasavvurunun güzergahıdır. Bu tasavvur; korkuyla değil, inançla, adalet ve ifade serbestisiyle inşa edilmiştir. Bugün ise bu mirasın gölgesinde, gençlerin bir slogan ve tekbir sebebiyle cezalandırılması, yalnızca idari bir işlem olarak değerlendirilemez. Bu durum, aynı zamanda bir zihniyet meselesidir. Eğer Osmangazi Belediyesi bu uygulamanın kendi yönetim anlayışını yansıtmadığını düşünüyorsa, bu durumu kamuoyuna açık ve net bir şekilde izah etmekle yükümlüdür. Aksi halde ortaya çıkan tablo; seçici ve çelişkili bir yaklaşımın kurumsallaştığı yönünde güçlü bir kanaat oluşturacaktır. Bu çerçevede başta Osmangazi Belediye Başkanı Sayın Erkan Aydın olmak üzere ilgili tüm yetkililerden; Bu uygulamanın gerekçesini kamuoyuna açık ve net biçimde izah etmelerini, Ve en önemlisi, cezaya muhatap olan gençlerden özür dilemelerini bekliyoruz. Çünkü Bursa, yalnızca taş ve topraktan ibaret değildir. Bursa; bir ruhun, bir duruşun ve bir adalet anlayışının adıdır. Ve o ruh, seçiciliği değil; hakkaniyeti esas alır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Osmangazi Belediyesi'nden tekbir getiren liselilere ceza iddiası! Haber

Osmangazi Belediyesi'nden tekbir getiren liselilere ceza iddiası!

İddiaya göre olay 21 Ocak 2026 tarihinde Bursa Ulu Cami’nin bahçesinde meydana geldi. Anadolu Gençlik Derneği Afyonkarahisar Şubesi Liseler Komisyonu’na mensup bir grup öğrenci, Bursa gezisi kapsamında camiyi ziyaret ettikten sonra tekbir getirdi. Bu sırada Osmangazi Belediyesi’ne bağlı zabıta ekiplerinin gençler hakkında idari yaptırım tutanağı tuttuğu ileri sürüldü. Tutanağın “faaliyetin konusu” bölümüne “ürün tanıtımı” yazıldığı, kabahat fiili olarak ise “yasak olmasına rağmen çığırtkanlık yaparak çevreye rahatsızlık vermek” ifadesinin yer aldığı iddia edildi. Zabıtanın, Kabahatler Kanunu’nun 37. maddesini ihlal ettiği gerekçesiyle öğrencilere cezai işlem uygulamak istediği öne sürüldü. AGD’den Tepki Olayla ilgili açıklama, Anadolu Gençlik Derneği Genel Merkez Liseler Komisyon Başkanı Nurullah Güngör’den geldi. Güngör, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda karara tepki gösterdi. Güngör açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Anadolu Gençlik Derneğimize mensup Afyonkarahisar Şubesi Liseler Komisyonu üyesi kardeşler, Bursa Ulu Cami çevresinde tekbir getirdikleri için cezaya çarptırıldı. Bu toprakların ruhu olan İslam’ın en temel nişanelerinden biri olan tekbiri bir caminin etrafında dile getirmek ne zamandan beri cezalandırılacak bir fiil oldu?” Bursa’nın tarihine vurgu yapan Güngör, Osmanlı’nın ilk başkentlerinden biri olan şehirde yaşandığı iddia edilen bu uygulamanın “yakışmadığını” belirterek şu sözleri paylaştı: “Erenler evliyalar diyarı, Osmanlı payitahtı Bursa’mıza böylesi bir hareket hiç yakışmadı. Kardeşlerimizin yaptığı hareket eylem değil, ürün satışı hiç değil, çığırtkanlık hiç değil. Bu milletin evlatlarının heyecanlarının dışa vurumuydu.” Gençlerin, Bursa ziyaretleri kapsamında Osman Gazi ve Orhan Gazi türbelerini ziyaret ettikten sonra Ulu Cami’ye geldikleri de ifade edildi. Tartışma Yarattı Sosyal medyada paylaşılan olay kısa sürede gündem olurken, bazı kullanıcılar uygulamaya tepki gösterdi. Konuyla ilgili Osmangazi Belediyesi tarafından henüz resmi bir açıklama yapılmadı.

Anahtar Parti Osmangazi İlçe Başkanı İsmail Demir’den Sert Çıkış: Haber

Anahtar Parti Osmangazi İlçe Başkanı İsmail Demir’den Sert Çıkış:

“Tahtakale Köylü Pazarı Sözleri Havada Kaldı, Osmangazi Üreticisi İki Buçuk Yıldır Çile Çekiyor” Bursa’nın en köklü yerleşim alanlarından biri olan Tahtakale Mahallesi, yalnızca bir semt değil, aynı zamanda Bursa’nın ticari ve kültürel hafızasının önemli bir parçası olarak kabul edilmektedir. Mahallede bulunan ve yapımı 15. yüzyılın başlarına kadar uzanan, anıtsal yapı olarak tescillenmiş Tahtakale – Yoğurt Hanı ya da Bayezid Paşa Hanı, yüzyıllar boyunca Bursa’nın ticari hayatına yön veren önemli merkezlerden biri olmuştur. Bugün ise bu tarihi mirasın çok küçük bir bölümü ayakta kalabilmiş durumdadır. Buna rağmen hanın iç avlusu ve çevresi, yaklaşık 150 yıldır çevre köylerden gelen üreticilerin ürünlerini sattığı “Tahtakale Köylü Pazarı” geleneğini yaşatan önemli bir merkez olarak varlığını sürdürmüştür. Ancak son iki buçuk yıldır bu köklü geleneğin fiilen ortadan kalktığını vurgulayan Anahtar Parti Osmangazi İlçe Başkanı İsmail Demir, konuyla ilgili yaptığı kapsamlı açıklamada Osmangazi Belediyesi ve Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne sert uyarılarda bulundu. Demir, Tahtakale Köylü Pazarı’nın sadece bir pazar yeri olmadığını, Bursa kırsalının emeğinin şehirle buluştuğu tarihi bir ekonomik ve sosyal merkez olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: “Tahtakale Köylü Pazarı, yalnızca alışveriş yapılan bir alan değildir. Bu pazar, Uludağ’ın arka yüzündeki köylerde üretim yapan çiftçilerimizin emeğinin, alın terinin ve üretim kültürünün Bursa halkıyla buluştuğu tarihi bir köprüdür. Yaklaşık 150 yıllık bir üretim geleneği, bugün maalesef plansızlık ve ilgisizlik nedeniyle kesintiye uğramıştır.” “Söz Verildi Ama Hâlâ Çivi Çakılmadı” İsmail Demir, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’ın Cuma ziyaretleri kapsamında Tahtakale Mahallesi’nde yaptığı açıklamada Köylü Pazarı’nın yeniden eski haline getirileceği yönünde söz verdiğini, ancak aradan geçen zamana rağmen sahada somut hiçbir adım atılmadığını söyledi. Demir, sözlerini şu sert ifadelerle sürdürdü: “Sayın Belediye Başkanı mahalle ziyaretinde Tahtakale Köylü Pazarı’nın yeniden düzenleneceğini ve çalışmaların kısa sürede başlayacağını kamuoyuna duyurdu. Ancak aradan geçen süreye rağmen ortada ne bir proje, ne bir temel, ne de çakılmış tek bir çivi vardır. Bu durum, hem Tahtakale halkını hem de kırsaldaki üreticileri büyük bir hayal kırıklığına uğratmıştır.” “Osmangazi’nin Kırsal Üreticisi Sokakta Kaldı” Demir’e göre yaşanan sorun yalnızca Tahtakale ile sınırlı değil. Osmangazi’nin kırsal mahallelerinde üretim yapan çiftçiler, ürünlerini satabilecekleri düzenli ve yasal bir pazar alanı bulamadıkları için ciddi sıkıntılar yaşıyor. “Uludağ’ın arka yamaçlarındaki köylerde yaşayan üreticilerimiz, yıllardır yetiştirdikleri sebzeyi, meyveyi, süt ürünlerini Bursa halkına ulaştırmak için büyük emek veriyor. Ancak bugün geldiğimiz noktada Osmangazi’de üreticinin ürününü doğrudan satabileceği büyük ve düzenli bir köylü pazarı bulunmamaktadır.” Demir, üreticilerin çaresizlik içinde sokak aralarında, cami önlerinde veya pazar yerlerinin çevresinde satış yapmaya çalıştığını, ancak bu durumun da zabıta müdahaleleriyle sonuçlandığını ifade etti. “Üretici malını satacak yer bulamayınca mecburen sokak aralarında satış yapmaya çalışıyor. Ancak Osmangazi Zabıtası bu satışlara izin vermiyor. Tespit edildiğinde üreticinin mallarına el konuluyor ve ağır cezalar kesiliyor. Bu tablo kabul edilebilir değildir.” “Sorun Ceza Kesmekle Değil, Çözüm Üretmekle Biter” Anahtar Parti Osmangazi İlçe Başkanı İsmail Demir, üreticilere yönelik bu yaklaşımın sorunu çözmek yerine daha da büyüttüğünü belirterek şu ifadeleri kullandı: “Üreticinin malına el koymak, ceza yazmak, zabıta baskısı uygulamak çözüm değildir. Çözüm; üreticiye yer göstermek, altyapı sağlamak ve üreticinin emeğini tüketiciyle buluşturacak sistemleri kurmaktır. Üretici kaçak satış yapmak istemiyor. Tam tersine belediyenin gösterdiği, izin verdiği, kayıtlı ve düzenli alanlarda satış yapmak istiyor.” “Osmangazi’ye Büyük Bir Üretici Pazarı Şart” Demir, Osmangazi gibi Bursa’nın en büyük ilçelerinden birinde modern ve büyük bir üretici pazarının olmamasının büyük bir eksiklik olduğunu vurguladı. “Osmangazi gibi köklü bir ilçeye büyük bir köylü pazarı yakışır. Bu yalnızca ticari bir alan değil, aynı zamanda yerel üretimin desteklenmesi, kırsal kalkınmanın güçlendirilmesi ve vatandaşın sağlıklı gıdaya aracısız ulaşması açısından stratejik bir projedir.” “STK’larla Ortak Proje Yapılabilir” Demir, bu konuda sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği yapılabileceğini belirterek başarılı örnekleri hatırlattı. “Bursa’da bunun başarılı örnekleri vardır. Yıllar önce Nilüfer Belediyesi ile DAĞDER Nilüfer Şubesi iş birliğiyle Çamlıca Mahallesi’nde kurulan köylü pazarı hâlâ aktif şekilde faaliyet göstermektedir. Benzer bir model Osmangazi’de de uygulanabilir. DAĞDER, OVADER gibi kırsal temsil gücü olan STK’larla birlikte çok güçlü bir üretici pazarı kurulabilir.” “Tahtakale İçin 2 Yıldır Somut Bir Adım Yok” Demir, Tahtakale Muhtarlığı’nın da köylü pazarının yeniden kurulması için uzun süredir girişimlerde bulunduğunu, ancak iki yıldır somut bir gelişme yaşanmadığını ifade etti. “Tahtakale Muhtarlığı’nın talep ettiği proje yaklaşık iki yıldır gündemde olmasına rağmen ilerleme kaydedilememiştir. Oysa bu süreçte bölgedeki alan kamulaştırılarak genişletilebilir, tarihi dokuyla uyumlu modern bir üretici pazarı oluşturulabilir.” “Büyükşehir ve Osmangazi Belediyesi Artık Harekete Geçmeli” Demir açıklamasında Bursa Büyükşehir Belediyesi’ni de sorumluluk almaya çağırdı. “Bu mesele yalnızca Osmangazi Belediyesi’nin değil, aynı zamanda Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin de sorumluluk alanındadır. Bursa’nın üretim kültürünü yaşatacak projeler için iki belediyenin birlikte hareket etmesi gerekmektedir.” “Yer Bulun, Proje Yapın, Bursa Üreticisini Ayağa Kaldırın” Demir’e göre çözüm için farklı alternatifler değerlendirilebilir: Tahtakale’deki eski köylü pazarı alanının kamulaştırma ile genişletilmesi Dikkaldırım bölgesinde büyük bir üretici pazarı kurulması Ulaşımı kolay ve geniş alanı olan başka bir bölgede modern bir köylü pazarı kompleksi oluşturulması “Bu Şehir Üreticisini Cezalandıran Değil, Destekleyen Bir Yönetim Görmek İstiyor” Anahtar Parti Osmangazi İlçe Başkanı İsmail Demir açıklamasını şu güçlü sözlerle tamamladı: “Bursa üretimin şehridir. Bu şehirde çiftçinin emeği cezalandırılmamalıdır. Osmangazi’nin kırsalında yaşayan üretici, malını aracısız şekilde Bursa halkına ulaştırmak istiyor. Talep çok açık ve nettir: Baskı değil çözüm, ceza değil pazar yeri. Osmangazi Belediyesi ve Bursa Büyükşehir Belediyesi artık bu sesi duymalıdır. Çünkü bu mesele sadece bir pazar yeri meselesi değil; Bursa’nın üretim kültürünü koruma meselesidir.”

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nde banka promosyonu krizi! Haber

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nde banka promosyonu krizi!

31 Mart’ta sona erecek olan Bursa Büyükşehir Belediyesi ile Yapı Kredi Bankası arasındaki mevcut maaş promosyon sözleşmesinin yenilenmesi için 26 Şubat’ta ihale süreci başlatıldı. Edinilen bilgilere göre süreçte 6 banka teklif verdi ve üç tur görüşme gerçekleştirildi. SENDİKALARDAN AYRI SÖZLEŞME TALEBİ Memurları temsil eden yetkili sendika ve diğer sendika temsilcileri, ihale süreci başlamadan önce belediye yönetimine ortak bir dilekçe sundu. Dilekçede, belediye bünyesinde görev yapan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tabi memurlar ve sözleşmeli personel ile belediye iştiraklerinde çalışan işçilerin maaşlarının farklı seviyelerde olduğu ifade edildi. Bu nedenle tüm çalışanların tek sözleşme kapsamında değerlendirilmemesi gerektiği belirtilerek ayrı promosyon sözleşmeleri yapılması talep edildi. Sendika temsilcileri, tek sözleşme ile ihaleye çıkılması halinde farklı maaş gruplarında çalışan personelin aynı promosyon tutarını alacağını, bunun da gelir dağılımı açısından adaletsizlik doğurabileceğini dile getirdi. TEK SÖZLEŞME TERCİH EDİLDİĞİ ÖNE SÜRÜLDÜ İddialara göre Belediye yönetimi, tüm personelin tek sözleşme kapsamında yer alacağı bir ihale yöntemi üzerinde durdu. Bu tercih doğrultusunda yürütülen görüşmelerde bankaların tekliflerinin maaş ortalamasına göre şekillendiği ve bunun promosyon miktarını etkilediği ifade edildi. EŞİTLİK DEĞİL ADALETSİZLİK Başkan Bozbey’in görünüşte iyi niyetli bir tercih sunduğu izlenimi alınsa da mevcut tablo hatalı bir tercih olduğuna işaret ediyor. Belediye bünyesinde yaklaşık 3 bin memur ile 12 bin civarında belediye iştirak çalışanı ve kamu işçisi bulunduğu belirtiliyor. Çalışanlar arasında maaş seviyelerinin önemli ölçüde farklı olduğu da dile getiriliyor. Örneğin belediye iştiraklerinde çalışan bazı personelin maaşının yaklaşık 45 bin TL seviyesinde, bazı memurların maaşının ise 100 bin TL’ye yakın olduğu ifade ediliyor. Bu haliyle promosyonun eşit dağıtılması durumunda; Daha düşük maaşlı çalışanlar için promosyon ödemesi bir buçuk maaşa yaklaşan bir gelir anlamına gelebilirken, daha yüksek maaşlı çalışanlar için bir maaşın altında kalan bir ödeme seviyesinde kalabileceği belirtiliyor. ÖNCEKİ DÖNEM UYGULAMASI DA TARTIŞILIYOR Belediyede geçmiş yıllarda bazı dönemlerde Kamu iştirakleri ile memur sözleşmeli personeli kapsayan promosyon sözleşmelerinin, ayrı sözleşmeler olarak yapıldığı, ancak son yıllarda tek sözleşme uygulamasına geçildiği ifade ediliyor. Bu değişikliğin promosyon hesaplamasında farklı sonuçlar doğurduğu belirtiliyor. AK Partili eski Belediye Başkanı Alinur Aktaş döneminde, kamu iştirakleri yöneticilerinin çalışan temsilcilerinin talebi doğrultusunda Yapı kredi ile tüm personeli kapsayan bir ihale yapıldığı öğrenildi. Aktaş’ın hükümet partisinin belediye başkanı olduğu hatırlandığında, birleştirilen sözleşme döneminde maaşların 2-3 katı promosyon alındığı ve bunun bir kazanım olarak sunularak personelin memnuniyetinin sağlandığı belirtildi. Ancak bugün son seçim öncesinde Büyükşehir personelinin toplu bir şekilde ihaleye girdiği bu durumun, memur sendikaları tarafından adaletsizliğe neden olacağı ön görülerek tek sözleşme usulünden vazgeçilmesi talep edilse de Mustafa Bozbey’in aynı hatayı devam ettirmekte ısrarcı olduğu dile getirildi. Bozbey’in CHP’li bir belediye başkanı olduğu için güncel promosyon görüşmelerinin, iktidar ile olan anlaşmazlıklar nedeniyle bir maaşa dahi yaklaşmayan tutarlarda tekliflerin geldiği görüldü. Bu da memurların doğrudan kazanç kaybı yaşamasına neden oldu. EN YÜKSEK TEKLİF 80 BİN TL’YE ÇIKTI Edinilen bilgilere göre ihale sürecinde bankalar üç tur teklif verdi. İlk görüşmelerde en yüksek teklifin 68 bin TL seviyesinde olduğundan ihale iptal edildi, daha sonra yönetim ile bankalar arasında yapılan görüşmeler sonucunda bu rakamın 80 bin TL’ye yükseltildiği öğrenildi. Promosyon sözleşmesine ilişkin nihai imzanın henüz atılmadığı, sürecin tamamlanmadığı belirtiliyor. Ancak son teklifin değerlendirileceği de gelen bilgiler arasında. OSMANGAZİ BELEDİYESİ AYRI SÖZLEŞMEYLE İHALEYE GİTTİ Öte yandan Osmangazi Belediyesi’nin farklı bir yöntem izlediği de belirtildi. Belediye, memur, sözleşmeli personel ve kadrolu işçilerden oluşan yaklaşık 600 çalışanı kapsayan ayrı bir promosyon ihalesi düzenledi ve 2025 yılı Ekim ayında 98 bin TL’lik bir promosyon sözleşmesine imza atıldı. Bu uygulama emsal niteliği taşımakla birlikte, Osmangazi Belediyesi idaresi ve çalışanlar arasında “daha dengeli bir model” olarak değerlendirildi. PROMOSYON SÜRECİNDE SON RAKAM NE OLDU? En yüksek teklifi veren banka ile belediye idarecileri tarafından yapılan görüşmede promosyon tutarının 80 bin TL (75 Bin + 5 Bin Bonus) olarak güncellendiği bilgisine ulaşıldı. İhale Teknik Şartnamesinde 90 Bin TL alt limit olduğu iddia edilirken gelen düşük tekliflerin değerlendirmeye dahi alınmaması gerekiyor. Fakat bankalarca verilen en yüksek teklifin 80 bin TL olması ve belediye idaresince kabul edilmesi de olası itirazların güçleneceği şeklinde yorumlanıyor. BAŞKAN BOZBEY İMZALAYACAK MI? Başkan Bozbey’in tek sözleşme ile gidilen ihale sürecinde gelen en yüksek teklif olan 80 bin TL’ye imzayı henüz atmadığı öğrenilirken memur sendikalarınca protokolün bu şekli ile imzalanacağı kanaati paylaşılıyor.

Kükürtlü Mahallesi’nde Cadde İsmi İçin İmza Kampanyası Başlatılıyor: “Pes Edeceğimizi Düşünenler Çok Yanılır” Haber

Kükürtlü Mahallesi’nde Cadde İsmi İçin İmza Kampanyası Başlatılıyor: “Pes Edeceğimizi Düşünenler Çok Yanılır”

Bursa’nın Osmangazi ilçesine bağlı Kükürtlü Mahallesi’nde cadde ismi değişikliği için imza kampanyası başlatılıyor. Mahalle sakinleri, Emir Abdülkadir Caddesi’nin eski adı olan “Pınar Caddesi” olarak yeniden düzenlenmesi talebiyle harekete geçme kararı aldı. Kampanya çağrısında dikkat çeken “Pes edeceğimizi düşünenler çok yanılır” ifadesiyle mahalle halkının kararlılığı vurgulanırken, tüm Kükürtlü sakinleri imza kampanyasına davet edildi. Talep Osmangazi Belediyesi’ne Sunulacak Hazırlanan imza metni, T.C. Osmangazi Belediye Başkanlığı’na sunulacak. Metinde, Kükürtlü Mahallesi sınırları içerisinde bulunan Emir Abdülkadir Caddesi’nin geçmiş yıllarda “Pınar Caddesi” ismiyle anıldığı ve mahalle hafızasında bu isimle yer ettiği belirtildi. Mahalle sakinleri dilekçede şu talepleri sıraladı: Caddeye eski isminin yeniden verilmesi Mahalle kültürünün ve yerel hafızanın korunması Toplumsal aidiyet duygusunun güçlendirilmesi “Mahalle Hafızasında Hâlâ Pınar Caddesi” İmza metninde, “Pınar Caddesi” isminin uzun yıllar kullanıldığı ve halen halk arasında bu isimle anılmaya devam ettiği vurgulandı. Mahalle sakinleri, isim değişikliğinin yalnızca tabelayla sınırlı olmadığını; bunun aynı zamanda mahalle kimliği ve geçmişle bağ açısından önemli bir konu olduğunu ifade ediyor. Kampanyayı destekleyen vatandaşlar, yerel yönetimlerin karar alırken mahalle kültürünü ve toplumsal hafızayı dikkate alması gerektiğini belirtiyor. Katılım Çağrısı Kükürtlü Mahallesi sakinleri, başlatılacak imza kampanyasına tüm mahalle halkını davet ederek sürecin katılımcı bir şekilde yürütülmesini istiyor. Toplanan imzaların Osmangazi Belediyesi’ne resmi olarak sunulmasının ardından konunun belediye meclisinde değerlendirilmesi bekleniyor. Mahallede önümüzdeki günlerde başlayacak imza kampanyasının nasıl bir karşılık bulacağı ve belediyenin talebe nasıl yanıt vereceği merakla bekleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.