Hava Durumu

#Osmangazi Belediyesi

Gürsu Haber - Osmangazi Belediyesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Osmangazi Belediyesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

“İfade Özgürlüğüne Ceza Kesildi” Haber

“İfade Özgürlüğüne Ceza Kesildi”

Saadet Partisi Bursa İl Başkanı Hamza Gürsel’den Sert Tepki… Saadet Partisi Bursa İl Başkanı Hamza Gürsel, Anadolu Gençlik Derneği üyesi öğrencilere Osmangazi Belediyesi tarafından “çığırtkanlık” gerekçesiyle kesilen cezaya ilişkin sert bir basın açıklaması yayımladı. Gürsel, söz konusu uygulamanın ifade özgürlüğüne açık bir müdahale olduğunu belirterek belediyeye tepki gösterdi. Gürsel açıklamasında, Bursa’nın tarih boyunca toplumsal itirazların ve kamusal ifadelerin merkezi olduğunu vurgulayarak, özellikle Tophane–Ulu Cami hattının bu anlamda simgesel bir öneme sahip olduğunu hatırlattı. Ancak son yaşanan olayın bu tarihsel mirasa zarar verdiğini savundu. Açıklamaya göre, Anadolu Gençlik Derneği mensubu gençlerin söz konusu bölgede İsrail’i protesto eden sloganlar atması ve tekbir getirmesi, “çığırtkanlık” kapsamında değerlendirilerek cezai işleme tabi tutuldu. Gürsel, cezaya gerekçe olarak gösterilen “ürün tanıtımı” ifadesinin gerçeği yansıtmadığını belirterek, ortada herhangi bir ticari faaliyetin bulunmadığını ifade etti. Gürsel, yapılan nitelendirmenin yalnızca hukuki değil, aynı zamanda toplumsal değerler açısından da ciddi bir sorun teşkil ettiğini ileri sürdü. Bursa’nın tarihsel ve kültürel kimliğine atıfta bulunan Gürsel, tekbir ve protesto söylemlerinin cezalandırılmasının şehir hafızasına aykırı olduğunu savundu. Açıklamada ayrıca, benzer alanlarda farklı içerikte sloganlar atıldığında herhangi bir yaptırım uygulanmadığı iddiasına da yer verildi. Bu durumun eşitlik ilkesine aykırı olduğunu belirten Gürsel, uygulamanın “seçici” bir yaklaşım izlenimi oluşturduğunu ifade etti. Saadet Partisi Bursa İl Başkanı, Osmangazi Belediyesi’nden söz konusu cezanın gerekçesinin kamuoyuna açık şekilde açıklanmasını talep etti. Gürsel ayrıca, cezaya maruz kalan gençlerden özür dilenmesi gerektiğini belirterek, başta Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın olmak üzere yetkilileri sorumluluk almaya çağırdı. OSMANGAZİ BELEDİYESİ’NİN ‘ÇIĞIRTKANLIK’ DİYEREK GENÇLERİN İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNE KESTİĞİ CEZAYA DAİR Bursa, tarih boyunca yalnızca bir şehir değil; aynı zamanda sözün, itirazın ve toplumsal hafızanın mekânı olmuştur. Özellikle Tophane-Ulucami-Setbaşı hattı, farklı dönemlerde pek çok sivil ve siyasi duruşun ifade edildiği bir zemin olarak öne çıkmış; kamusal tepkinin ve toplumsal ifadenin doğal bir alanı olagelmiştir. Ancak son günlerde yaşanan bir olay, bu tarihsel sürekliliğin zedelendiğini göstermektedir. Afyonkarahisar Anadolu Gençlik Derneği’mizin gençlerinin, Tophane-Ulucami hattında İsrail’i protesto eden sloganlar atması ve tekbir getirmesi, “çığırtkanlık” gerekçesiyle cezai işleme konu edilmiştir. Cezaya “ürün tanıtımı” başlığı altında konu edilen fiilin mahiyeti, idari tasnif ile fiili gerçeklik arasındaki açık çelişkiyi ortaya koymaktadır. Zira ortada herhangi bir ticari faaliyet bulunmamaktadır. Söz konusu olan; gençlerin İsrail’i telin etmeleri ve Allah’ın büyüklüğünü ifade etmeleridir. Bu yürüyüşün “çığırtkanlık” olarak nitelendirilmesi, yalnızca hukuki bir tartışma değil; aynı zamanda değerler düzeyinde ciddi bir anlam kaymasına işaret etmektedir. Dahası, tekbirlerle kurulmuş bir şehrin insanlarının tekbirden ve İsrail’in telin edilmesinden rahatsız olduğu iddiası, bu şehrin tarihine ve toplumsal hafızasına yöneltilmiş açık bir bühtandır. Öte yandan, aynı hatta farklı içerikte sloganlar atıldığında herhangi bir yaptırım uygulanmazken; söz konusu gençlerin ifadelerinin cezalandırılması, kamusal alanda eşitlik ilkesinin değil, seçici bir müdahale anlayışının devreye girdiğini göstermektedir. Nitekim aynı güzergahta ve mekanda; “Direne direne kazanacağız” veya “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz” şeklinde sloganlar atılmış olsaydı, benzer bir cezai işlem uygulanıp uygulanmayacağı sorusunun cevabı ne olacaktır? Bu sorunun varlığı dahi, uygulamanın adalet duygusunu zedelediğini göstermeye yeterlidir. Bu yürüyüşün başlayıp bittiği Tophane’den Ulucami’ye , sıradan mekânlar değildir. Bursayı tekbirlerle kuran iradenin kalbinde yer alan bu mekânlar; Osman Gazi’den Orhan Gazi’ye, Yıldırım Bayezid’den bugüne uzanan bir medeniyet tasavvurunun güzergahıdır. Bu tasavvur; korkuyla değil, inançla, adalet ve ifade serbestisiyle inşa edilmiştir. Bugün ise bu mirasın gölgesinde, gençlerin bir slogan ve tekbir sebebiyle cezalandırılması, yalnızca idari bir işlem olarak değerlendirilemez. Bu durum, aynı zamanda bir zihniyet meselesidir. Eğer Osmangazi Belediyesi bu uygulamanın kendi yönetim anlayışını yansıtmadığını düşünüyorsa, bu durumu kamuoyuna açık ve net bir şekilde izah etmekle yükümlüdür. Aksi halde ortaya çıkan tablo; seçici ve çelişkili bir yaklaşımın kurumsallaştığı yönünde güçlü bir kanaat oluşturacaktır. Bu çerçevede başta Osmangazi Belediye Başkanı Sayın Erkan Aydın olmak üzere ilgili tüm yetkililerden; Bu uygulamanın gerekçesini kamuoyuna açık ve net biçimde izah etmelerini, Ve en önemlisi, cezaya muhatap olan gençlerden özür dilemelerini bekliyoruz. Çünkü Bursa, yalnızca taş ve topraktan ibaret değildir. Bursa; bir ruhun, bir duruşun ve bir adalet anlayışının adıdır. Ve o ruh, seçiciliği değil; hakkaniyeti esas alır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Osmangazi Belediyesi'nden tekbir getiren liselilere ceza iddiası! Haber

Osmangazi Belediyesi'nden tekbir getiren liselilere ceza iddiası!

İddiaya göre olay 21 Ocak 2026 tarihinde Bursa Ulu Cami’nin bahçesinde meydana geldi. Anadolu Gençlik Derneği Afyonkarahisar Şubesi Liseler Komisyonu’na mensup bir grup öğrenci, Bursa gezisi kapsamında camiyi ziyaret ettikten sonra tekbir getirdi. Bu sırada Osmangazi Belediyesi’ne bağlı zabıta ekiplerinin gençler hakkında idari yaptırım tutanağı tuttuğu ileri sürüldü. Tutanağın “faaliyetin konusu” bölümüne “ürün tanıtımı” yazıldığı, kabahat fiili olarak ise “yasak olmasına rağmen çığırtkanlık yaparak çevreye rahatsızlık vermek” ifadesinin yer aldığı iddia edildi. Zabıtanın, Kabahatler Kanunu’nun 37. maddesini ihlal ettiği gerekçesiyle öğrencilere cezai işlem uygulamak istediği öne sürüldü. AGD’den Tepki Olayla ilgili açıklama, Anadolu Gençlik Derneği Genel Merkez Liseler Komisyon Başkanı Nurullah Güngör’den geldi. Güngör, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda karara tepki gösterdi. Güngör açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Anadolu Gençlik Derneğimize mensup Afyonkarahisar Şubesi Liseler Komisyonu üyesi kardeşler, Bursa Ulu Cami çevresinde tekbir getirdikleri için cezaya çarptırıldı. Bu toprakların ruhu olan İslam’ın en temel nişanelerinden biri olan tekbiri bir caminin etrafında dile getirmek ne zamandan beri cezalandırılacak bir fiil oldu?” Bursa’nın tarihine vurgu yapan Güngör, Osmanlı’nın ilk başkentlerinden biri olan şehirde yaşandığı iddia edilen bu uygulamanın “yakışmadığını” belirterek şu sözleri paylaştı: “Erenler evliyalar diyarı, Osmanlı payitahtı Bursa’mıza böylesi bir hareket hiç yakışmadı. Kardeşlerimizin yaptığı hareket eylem değil, ürün satışı hiç değil, çığırtkanlık hiç değil. Bu milletin evlatlarının heyecanlarının dışa vurumuydu.” Gençlerin, Bursa ziyaretleri kapsamında Osman Gazi ve Orhan Gazi türbelerini ziyaret ettikten sonra Ulu Cami’ye geldikleri de ifade edildi. Tartışma Yarattı Sosyal medyada paylaşılan olay kısa sürede gündem olurken, bazı kullanıcılar uygulamaya tepki gösterdi. Konuyla ilgili Osmangazi Belediyesi tarafından henüz resmi bir açıklama yapılmadı.

Anahtar Parti Osmangazi İlçe Başkanı İsmail Demir’den Sert Çıkış: Haber

Anahtar Parti Osmangazi İlçe Başkanı İsmail Demir’den Sert Çıkış:

“Tahtakale Köylü Pazarı Sözleri Havada Kaldı, Osmangazi Üreticisi İki Buçuk Yıldır Çile Çekiyor” Bursa’nın en köklü yerleşim alanlarından biri olan Tahtakale Mahallesi, yalnızca bir semt değil, aynı zamanda Bursa’nın ticari ve kültürel hafızasının önemli bir parçası olarak kabul edilmektedir. Mahallede bulunan ve yapımı 15. yüzyılın başlarına kadar uzanan, anıtsal yapı olarak tescillenmiş Tahtakale – Yoğurt Hanı ya da Bayezid Paşa Hanı, yüzyıllar boyunca Bursa’nın ticari hayatına yön veren önemli merkezlerden biri olmuştur. Bugün ise bu tarihi mirasın çok küçük bir bölümü ayakta kalabilmiş durumdadır. Buna rağmen hanın iç avlusu ve çevresi, yaklaşık 150 yıldır çevre köylerden gelen üreticilerin ürünlerini sattığı “Tahtakale Köylü Pazarı” geleneğini yaşatan önemli bir merkez olarak varlığını sürdürmüştür. Ancak son iki buçuk yıldır bu köklü geleneğin fiilen ortadan kalktığını vurgulayan Anahtar Parti Osmangazi İlçe Başkanı İsmail Demir, konuyla ilgili yaptığı kapsamlı açıklamada Osmangazi Belediyesi ve Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne sert uyarılarda bulundu. Demir, Tahtakale Köylü Pazarı’nın sadece bir pazar yeri olmadığını, Bursa kırsalının emeğinin şehirle buluştuğu tarihi bir ekonomik ve sosyal merkez olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: “Tahtakale Köylü Pazarı, yalnızca alışveriş yapılan bir alan değildir. Bu pazar, Uludağ’ın arka yüzündeki köylerde üretim yapan çiftçilerimizin emeğinin, alın terinin ve üretim kültürünün Bursa halkıyla buluştuğu tarihi bir köprüdür. Yaklaşık 150 yıllık bir üretim geleneği, bugün maalesef plansızlık ve ilgisizlik nedeniyle kesintiye uğramıştır.” “Söz Verildi Ama Hâlâ Çivi Çakılmadı” İsmail Demir, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’ın Cuma ziyaretleri kapsamında Tahtakale Mahallesi’nde yaptığı açıklamada Köylü Pazarı’nın yeniden eski haline getirileceği yönünde söz verdiğini, ancak aradan geçen zamana rağmen sahada somut hiçbir adım atılmadığını söyledi. Demir, sözlerini şu sert ifadelerle sürdürdü: “Sayın Belediye Başkanı mahalle ziyaretinde Tahtakale Köylü Pazarı’nın yeniden düzenleneceğini ve çalışmaların kısa sürede başlayacağını kamuoyuna duyurdu. Ancak aradan geçen süreye rağmen ortada ne bir proje, ne bir temel, ne de çakılmış tek bir çivi vardır. Bu durum, hem Tahtakale halkını hem de kırsaldaki üreticileri büyük bir hayal kırıklığına uğratmıştır.” “Osmangazi’nin Kırsal Üreticisi Sokakta Kaldı” Demir’e göre yaşanan sorun yalnızca Tahtakale ile sınırlı değil. Osmangazi’nin kırsal mahallelerinde üretim yapan çiftçiler, ürünlerini satabilecekleri düzenli ve yasal bir pazar alanı bulamadıkları için ciddi sıkıntılar yaşıyor. “Uludağ’ın arka yamaçlarındaki köylerde yaşayan üreticilerimiz, yıllardır yetiştirdikleri sebzeyi, meyveyi, süt ürünlerini Bursa halkına ulaştırmak için büyük emek veriyor. Ancak bugün geldiğimiz noktada Osmangazi’de üreticinin ürününü doğrudan satabileceği büyük ve düzenli bir köylü pazarı bulunmamaktadır.” Demir, üreticilerin çaresizlik içinde sokak aralarında, cami önlerinde veya pazar yerlerinin çevresinde satış yapmaya çalıştığını, ancak bu durumun da zabıta müdahaleleriyle sonuçlandığını ifade etti. “Üretici malını satacak yer bulamayınca mecburen sokak aralarında satış yapmaya çalışıyor. Ancak Osmangazi Zabıtası bu satışlara izin vermiyor. Tespit edildiğinde üreticinin mallarına el konuluyor ve ağır cezalar kesiliyor. Bu tablo kabul edilebilir değildir.” “Sorun Ceza Kesmekle Değil, Çözüm Üretmekle Biter” Anahtar Parti Osmangazi İlçe Başkanı İsmail Demir, üreticilere yönelik bu yaklaşımın sorunu çözmek yerine daha da büyüttüğünü belirterek şu ifadeleri kullandı: “Üreticinin malına el koymak, ceza yazmak, zabıta baskısı uygulamak çözüm değildir. Çözüm; üreticiye yer göstermek, altyapı sağlamak ve üreticinin emeğini tüketiciyle buluşturacak sistemleri kurmaktır. Üretici kaçak satış yapmak istemiyor. Tam tersine belediyenin gösterdiği, izin verdiği, kayıtlı ve düzenli alanlarda satış yapmak istiyor.” “Osmangazi’ye Büyük Bir Üretici Pazarı Şart” Demir, Osmangazi gibi Bursa’nın en büyük ilçelerinden birinde modern ve büyük bir üretici pazarının olmamasının büyük bir eksiklik olduğunu vurguladı. “Osmangazi gibi köklü bir ilçeye büyük bir köylü pazarı yakışır. Bu yalnızca ticari bir alan değil, aynı zamanda yerel üretimin desteklenmesi, kırsal kalkınmanın güçlendirilmesi ve vatandaşın sağlıklı gıdaya aracısız ulaşması açısından stratejik bir projedir.” “STK’larla Ortak Proje Yapılabilir” Demir, bu konuda sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği yapılabileceğini belirterek başarılı örnekleri hatırlattı. “Bursa’da bunun başarılı örnekleri vardır. Yıllar önce Nilüfer Belediyesi ile DAĞDER Nilüfer Şubesi iş birliğiyle Çamlıca Mahallesi’nde kurulan köylü pazarı hâlâ aktif şekilde faaliyet göstermektedir. Benzer bir model Osmangazi’de de uygulanabilir. DAĞDER, OVADER gibi kırsal temsil gücü olan STK’larla birlikte çok güçlü bir üretici pazarı kurulabilir.” “Tahtakale İçin 2 Yıldır Somut Bir Adım Yok” Demir, Tahtakale Muhtarlığı’nın da köylü pazarının yeniden kurulması için uzun süredir girişimlerde bulunduğunu, ancak iki yıldır somut bir gelişme yaşanmadığını ifade etti. “Tahtakale Muhtarlığı’nın talep ettiği proje yaklaşık iki yıldır gündemde olmasına rağmen ilerleme kaydedilememiştir. Oysa bu süreçte bölgedeki alan kamulaştırılarak genişletilebilir, tarihi dokuyla uyumlu modern bir üretici pazarı oluşturulabilir.” “Büyükşehir ve Osmangazi Belediyesi Artık Harekete Geçmeli” Demir açıklamasında Bursa Büyükşehir Belediyesi’ni de sorumluluk almaya çağırdı. “Bu mesele yalnızca Osmangazi Belediyesi’nin değil, aynı zamanda Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin de sorumluluk alanındadır. Bursa’nın üretim kültürünü yaşatacak projeler için iki belediyenin birlikte hareket etmesi gerekmektedir.” “Yer Bulun, Proje Yapın, Bursa Üreticisini Ayağa Kaldırın” Demir’e göre çözüm için farklı alternatifler değerlendirilebilir: Tahtakale’deki eski köylü pazarı alanının kamulaştırma ile genişletilmesi Dikkaldırım bölgesinde büyük bir üretici pazarı kurulması Ulaşımı kolay ve geniş alanı olan başka bir bölgede modern bir köylü pazarı kompleksi oluşturulması “Bu Şehir Üreticisini Cezalandıran Değil, Destekleyen Bir Yönetim Görmek İstiyor” Anahtar Parti Osmangazi İlçe Başkanı İsmail Demir açıklamasını şu güçlü sözlerle tamamladı: “Bursa üretimin şehridir. Bu şehirde çiftçinin emeği cezalandırılmamalıdır. Osmangazi’nin kırsalında yaşayan üretici, malını aracısız şekilde Bursa halkına ulaştırmak istiyor. Talep çok açık ve nettir: Baskı değil çözüm, ceza değil pazar yeri. Osmangazi Belediyesi ve Bursa Büyükşehir Belediyesi artık bu sesi duymalıdır. Çünkü bu mesele sadece bir pazar yeri meselesi değil; Bursa’nın üretim kültürünü koruma meselesidir.”

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nde banka promosyonu krizi! Haber

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nde banka promosyonu krizi!

31 Mart’ta sona erecek olan Bursa Büyükşehir Belediyesi ile Yapı Kredi Bankası arasındaki mevcut maaş promosyon sözleşmesinin yenilenmesi için 26 Şubat’ta ihale süreci başlatıldı. Edinilen bilgilere göre süreçte 6 banka teklif verdi ve üç tur görüşme gerçekleştirildi. SENDİKALARDAN AYRI SÖZLEŞME TALEBİ Memurları temsil eden yetkili sendika ve diğer sendika temsilcileri, ihale süreci başlamadan önce belediye yönetimine ortak bir dilekçe sundu. Dilekçede, belediye bünyesinde görev yapan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tabi memurlar ve sözleşmeli personel ile belediye iştiraklerinde çalışan işçilerin maaşlarının farklı seviyelerde olduğu ifade edildi. Bu nedenle tüm çalışanların tek sözleşme kapsamında değerlendirilmemesi gerektiği belirtilerek ayrı promosyon sözleşmeleri yapılması talep edildi. Sendika temsilcileri, tek sözleşme ile ihaleye çıkılması halinde farklı maaş gruplarında çalışan personelin aynı promosyon tutarını alacağını, bunun da gelir dağılımı açısından adaletsizlik doğurabileceğini dile getirdi. TEK SÖZLEŞME TERCİH EDİLDİĞİ ÖNE SÜRÜLDÜ İddialara göre Belediye yönetimi, tüm personelin tek sözleşme kapsamında yer alacağı bir ihale yöntemi üzerinde durdu. Bu tercih doğrultusunda yürütülen görüşmelerde bankaların tekliflerinin maaş ortalamasına göre şekillendiği ve bunun promosyon miktarını etkilediği ifade edildi. EŞİTLİK DEĞİL ADALETSİZLİK Başkan Bozbey’in görünüşte iyi niyetli bir tercih sunduğu izlenimi alınsa da mevcut tablo hatalı bir tercih olduğuna işaret ediyor. Belediye bünyesinde yaklaşık 3 bin memur ile 12 bin civarında belediye iştirak çalışanı ve kamu işçisi bulunduğu belirtiliyor. Çalışanlar arasında maaş seviyelerinin önemli ölçüde farklı olduğu da dile getiriliyor. Örneğin belediye iştiraklerinde çalışan bazı personelin maaşının yaklaşık 45 bin TL seviyesinde, bazı memurların maaşının ise 100 bin TL’ye yakın olduğu ifade ediliyor. Bu haliyle promosyonun eşit dağıtılması durumunda; Daha düşük maaşlı çalışanlar için promosyon ödemesi bir buçuk maaşa yaklaşan bir gelir anlamına gelebilirken, daha yüksek maaşlı çalışanlar için bir maaşın altında kalan bir ödeme seviyesinde kalabileceği belirtiliyor. ÖNCEKİ DÖNEM UYGULAMASI DA TARTIŞILIYOR Belediyede geçmiş yıllarda bazı dönemlerde Kamu iştirakleri ile memur sözleşmeli personeli kapsayan promosyon sözleşmelerinin, ayrı sözleşmeler olarak yapıldığı, ancak son yıllarda tek sözleşme uygulamasına geçildiği ifade ediliyor. Bu değişikliğin promosyon hesaplamasında farklı sonuçlar doğurduğu belirtiliyor. AK Partili eski Belediye Başkanı Alinur Aktaş döneminde, kamu iştirakleri yöneticilerinin çalışan temsilcilerinin talebi doğrultusunda Yapı kredi ile tüm personeli kapsayan bir ihale yapıldığı öğrenildi. Aktaş’ın hükümet partisinin belediye başkanı olduğu hatırlandığında, birleştirilen sözleşme döneminde maaşların 2-3 katı promosyon alındığı ve bunun bir kazanım olarak sunularak personelin memnuniyetinin sağlandığı belirtildi. Ancak bugün son seçim öncesinde Büyükşehir personelinin toplu bir şekilde ihaleye girdiği bu durumun, memur sendikaları tarafından adaletsizliğe neden olacağı ön görülerek tek sözleşme usulünden vazgeçilmesi talep edilse de Mustafa Bozbey’in aynı hatayı devam ettirmekte ısrarcı olduğu dile getirildi. Bozbey’in CHP’li bir belediye başkanı olduğu için güncel promosyon görüşmelerinin, iktidar ile olan anlaşmazlıklar nedeniyle bir maaşa dahi yaklaşmayan tutarlarda tekliflerin geldiği görüldü. Bu da memurların doğrudan kazanç kaybı yaşamasına neden oldu. EN YÜKSEK TEKLİF 80 BİN TL’YE ÇIKTI Edinilen bilgilere göre ihale sürecinde bankalar üç tur teklif verdi. İlk görüşmelerde en yüksek teklifin 68 bin TL seviyesinde olduğundan ihale iptal edildi, daha sonra yönetim ile bankalar arasında yapılan görüşmeler sonucunda bu rakamın 80 bin TL’ye yükseltildiği öğrenildi. Promosyon sözleşmesine ilişkin nihai imzanın henüz atılmadığı, sürecin tamamlanmadığı belirtiliyor. Ancak son teklifin değerlendirileceği de gelen bilgiler arasında. OSMANGAZİ BELEDİYESİ AYRI SÖZLEŞMEYLE İHALEYE GİTTİ Öte yandan Osmangazi Belediyesi’nin farklı bir yöntem izlediği de belirtildi. Belediye, memur, sözleşmeli personel ve kadrolu işçilerden oluşan yaklaşık 600 çalışanı kapsayan ayrı bir promosyon ihalesi düzenledi ve 2025 yılı Ekim ayında 98 bin TL’lik bir promosyon sözleşmesine imza atıldı. Bu uygulama emsal niteliği taşımakla birlikte, Osmangazi Belediyesi idaresi ve çalışanlar arasında “daha dengeli bir model” olarak değerlendirildi. PROMOSYON SÜRECİNDE SON RAKAM NE OLDU? En yüksek teklifi veren banka ile belediye idarecileri tarafından yapılan görüşmede promosyon tutarının 80 bin TL (75 Bin + 5 Bin Bonus) olarak güncellendiği bilgisine ulaşıldı. İhale Teknik Şartnamesinde 90 Bin TL alt limit olduğu iddia edilirken gelen düşük tekliflerin değerlendirmeye dahi alınmaması gerekiyor. Fakat bankalarca verilen en yüksek teklifin 80 bin TL olması ve belediye idaresince kabul edilmesi de olası itirazların güçleneceği şeklinde yorumlanıyor. BAŞKAN BOZBEY İMZALAYACAK MI? Başkan Bozbey’in tek sözleşme ile gidilen ihale sürecinde gelen en yüksek teklif olan 80 bin TL’ye imzayı henüz atmadığı öğrenilirken memur sendikalarınca protokolün bu şekli ile imzalanacağı kanaati paylaşılıyor.

Kükürtlü Mahallesi’nde Cadde İsmi İçin İmza Kampanyası Başlatılıyor: “Pes Edeceğimizi Düşünenler Çok Yanılır” Haber

Kükürtlü Mahallesi’nde Cadde İsmi İçin İmza Kampanyası Başlatılıyor: “Pes Edeceğimizi Düşünenler Çok Yanılır”

Bursa’nın Osmangazi ilçesine bağlı Kükürtlü Mahallesi’nde cadde ismi değişikliği için imza kampanyası başlatılıyor. Mahalle sakinleri, Emir Abdülkadir Caddesi’nin eski adı olan “Pınar Caddesi” olarak yeniden düzenlenmesi talebiyle harekete geçme kararı aldı. Kampanya çağrısında dikkat çeken “Pes edeceğimizi düşünenler çok yanılır” ifadesiyle mahalle halkının kararlılığı vurgulanırken, tüm Kükürtlü sakinleri imza kampanyasına davet edildi. Talep Osmangazi Belediyesi’ne Sunulacak Hazırlanan imza metni, T.C. Osmangazi Belediye Başkanlığı’na sunulacak. Metinde, Kükürtlü Mahallesi sınırları içerisinde bulunan Emir Abdülkadir Caddesi’nin geçmiş yıllarda “Pınar Caddesi” ismiyle anıldığı ve mahalle hafızasında bu isimle yer ettiği belirtildi. Mahalle sakinleri dilekçede şu talepleri sıraladı: Caddeye eski isminin yeniden verilmesi Mahalle kültürünün ve yerel hafızanın korunması Toplumsal aidiyet duygusunun güçlendirilmesi “Mahalle Hafızasında Hâlâ Pınar Caddesi” İmza metninde, “Pınar Caddesi” isminin uzun yıllar kullanıldığı ve halen halk arasında bu isimle anılmaya devam ettiği vurgulandı. Mahalle sakinleri, isim değişikliğinin yalnızca tabelayla sınırlı olmadığını; bunun aynı zamanda mahalle kimliği ve geçmişle bağ açısından önemli bir konu olduğunu ifade ediyor. Kampanyayı destekleyen vatandaşlar, yerel yönetimlerin karar alırken mahalle kültürünü ve toplumsal hafızayı dikkate alması gerektiğini belirtiyor. Katılım Çağrısı Kükürtlü Mahallesi sakinleri, başlatılacak imza kampanyasına tüm mahalle halkını davet ederek sürecin katılımcı bir şekilde yürütülmesini istiyor. Toplanan imzaların Osmangazi Belediyesi’ne resmi olarak sunulmasının ardından konunun belediye meclisinde değerlendirilmesi bekleniyor. Mahallede önümüzdeki günlerde başlayacak imza kampanyasının nasıl bir karşılık bulacağı ve belediyenin talebe nasıl yanıt vereceği merakla bekleniyor.

Bursa Osmangazi’de Ramazan akşamları renkli etkinliklerle şenleniyor Haber

Bursa Osmangazi’de Ramazan akşamları renkli etkinliklerle şenleniyor

Osmangazi Belediyesi’nin Ramazan ayı kapsamında düzenlediği etkinlikler, her yaştan vatandaşı bir araya getirmeye devam ediyor. Osmangazi Meydanı’nda sahnelenen Hacivat ile Karagöz Gölge Oyunu gösterisi, serin havaya rağmen çocuklar ve ailelerden büyük ilgi gördü. Ramazan ayı boyunca Osmangazi ve Üftade Meydanı’nda vatandaşları çeşitli organizasyonlarla buluşturan Osmangazi Belediyesi’nin hayata geçirdiği ‘Osmangazi Ramazan Sokağı’ etkinlikleri, canlı programlara ev sahipliği yaptı. Ramazan’ın dördüncü akşamında Osmangazi Meydanı’nda düzenlenen Hacivat ile Karagöz Gölge Oyunu, çocuklara keyifli anlar yaşattı. Karagöz ve Hacivat’ın neşeli diyalogları minik izleyicileri güldürürken, aileler de gösteriden memnuniyet duydu. Bunun yanı sıra kurulan stantlar, geleneksel Ramazan tatlıları, sahne performansları, ailelere özel çeşitli etkinliklerle Osmangazi ve Üftade Meydanı’nda adeta şenlik ortamı yaşandı. Osmangazi Meydanı’nda düzenlenen Hacivat ile Karagöz Gölge oyunu gösterisini izlemekten çok keyif aldıklarını belirten çocuklar, “Osmangazi Meydanı’nda her akşam birbirinden güzel etkinlikler düzenleniyor. Biz de bu harika etkinlikleri izlemek için her akşam meydana geliyoruz. Ramazan akşamları Osmangazi Belediyesi sayesinde çok güzel ve eğlenceli geçiyor. Bu güzel programları düzenlediği için Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a teşekkür ederiz” ifadelerini kullandılar. Ramazan ayı boyunca Osmangazi ve Üftade Meydanlarında çocuklar ile ailelerine yönelik programlar düzenlenmeye devam edecek.

Hürriyet Pazarı’nda “Facia Geliyorum Diyor” Haber

Hürriyet Pazarı’nda “Facia Geliyorum Diyor”

Bursa’da Hürriyet Pazarı ile ilgili dile getirilen ciddi güvenlik iddiaları kamuoyunda endişe yarattı. Yağışlı havalarda oluşabilecek elektrik kaçağı riskine dikkat çeken açıklamalarda, gerekli önlemlerin alınmaması halinde olası bir facianın yaşanabileceği uyarısı yapılırken, eleştirilerin odağında Osmangazi Belediyesi ve Belediye Başkanı Erkan Aydın yer aldı. “İhmal Devam Ediyor” İddiası Kamuoyuna yansıyan değerlendirmelerde, pazarda uzun süredir dile getirilen sorunların çözüme kavuşturulmadığı öne sürüldü. Özellikle yağmurlu havalarda oluşabilecek elektrik kaçağı riskinin ciddi bir can güvenliği tehdidi oluşturduğu belirtilerek, ilgisizlik ve duyarsızlık nedeniyle istenmeyen sonuçların yaşanabileceği ifade edildi. Açıklamalarda, olası bir ölümlü olay yaşanması durumunda sorumluluğun kimde olacağı sorusu gündeme getirilirken, yetkililerin derhal harekete geçmesi gerektiği vurgulandı. Türkiye’de geçmişte yaşanan benzer elektrik kaçağı kaynaklı ölümlü olaylar hatırlatılarak riskin küçümsenmemesi gerektiği dile getirildi. “Öncelik Reklam mı, Can Güvenliği mi?” Tartışması Yapılan değerlendirmelerde belediyenin güvenlik önlemleri konusunda yetersiz kaldığı iddia edilirken, sosyal etkinlik ve tanıtım faaliyetlerinin ön planda tutulduğu eleştirisi yöneltildi. Can güvenliği riskinin bulunduğu bir ortamda gerekli tedbirlerin alınmamasının kabul edilemez olduğu belirtilerek önceliklerin yeniden gözden geçirilmesi çağrısı yapıldı. Etkinlikler Sürerken Eleştiriler Artıyor Öte yandan Osmangazi Belediyesi’nin kültür ve sanat etkinliklerini yoğun şekilde sürdürdüğü görülüyor. Belediye duyurularında Şubat ayı boyunca çeşitli programların düzenlendiği belirtilirken, “Birlikte Söylenen Ayrılık Türküleri” temalı etkinlik kapsamında sanatçı Nida Ateş konserinin Osmangazi Gösteri Merkezi’nde gerçekleştirildiği ifade edildi. Ramazan ayı dolayısıyla kent genelinde hazırlanan etkinlik ve mesajlar kamuoyuna duyurulurken, altyapı ve güvenlik iddialarıyla ilgili tartışmaların gölgesinde belediyeden yapılacak olası açıklama merak konusu oldu. Kamuoyunda Endişe Hakim Yerel gündemde geniş yankı uyandıran iddialar sonrası vatandaşlar, özellikle açık alan pazar yerlerinde elektrik ve altyapı denetimlerinin artırılması gerektiğini dile getiriyor. Uzmanlar ise yağışlı havalarda elektrik tesisatının düzenli kontrol edilmesinin hayati önem taşıdığına dikkat çekiyor. Tartışmanın önümüzdeki günlerde daha da büyümesi beklenirken, kamuoyu olası risklere karşı somut adım atılıp atılmayacağını yakından takip ediyor.

Anahtar Parti Osmangazi İlçe Başkanı İsmail Demir’den Sert Çıkış: Haber

Anahtar Parti Osmangazi İlçe Başkanı İsmail Demir’den Sert Çıkış:

Anahtar Parti Osmangazi İlçe Başkanı İsmail Demir, Bursa kamuoyunda uzun yıllardır tartışma konusu olan Elmasbahçeler Kültür Merkezi arazisiyle ilgili çok sert ve kapsamlı bir açıklama yaptı. Demir, 2012 yılında depreme dayanıklı olmadığı gerekçesiyle yıkılan ve aynı yere yeniden inşa edileceği sözü verilen kültür merkezinin arsasının bugün özel bir hastaneye otopark olarak tahsis edildiğini belirterek, “Bu, kamu vicdanını yaralayan bir tablo” ifadelerini kullandı. “Testi Kırılmadan Cevap İstiyoruz” Demir, açıklamasında şu sözlerle tepki gösterdi: “Nasrettin Hoca misali, sizden testi kırılmadan cevap istiyoruz. Elmasbahçe Mahallesi’nde, mevcut Büyükşehir Belediyesi hizmet binasının tam karşısında yer alan Osmangazi Belediyesi Elmasbahçe Ek Hizmet Binası vardı. Kültür Evi olarak kullanılan bu bina, ODTÜ tarafından hazırlanan rapor doğrultusunda depreme dayanıklı olmadığı gerekçesiyle 2012 yılında dönemin AK Partili Osmangazi Belediyesi tarafından yıkıldı. Yıkımın ardından dönemin Belediye Başkanı Sayın Mustafa Dündar, kamuoyuna açık bir şekilde söz verdi.” Demir, o dönemde yapılan açıklamayı da hatırlattı: “Eski Bursa Hali’nin olduğu yerde Büyükşehir Belediyesi hizmet binası yapıyor. Onun tam karşısında biz de Osmangazi Belediyesi olarak Elmasbahçeler Kültür Merkezi’ni yeniliyoruz. Bu iki önemli yatırım bölgenin çehresini değiştirecek. Kentsel dönüşümün de bu bölgenin de önünü açacak. Değişimi belediyeler olarak bizler başlatıyoruz. Özel sektör ve vatandaşlarımız da arkadan gelecek.” “Dev Proje Vaat Edildi, Minyatür Bina Yapıldı” İsmail Demir, projeye ilişkin verilen vaatlerin detaylarını da tek tek sıraladı. Buna göre yeni kültür merkezinin; katlı otopark, kafeteryalar, halk oyunları merkezi, sergi salonu, muhtarlık, PTTBank, belediye hizmet birimi, 2 sinema, 1 tiyatro salonu, Kent Konseyi, kütüphane, çocuk kulübü ve spor salonu gibi birçok birimi bünyesinde barındıracağı açıklanmıştı. “Başkan Dündar, Osmangazi’de göz kamaştıracak bir tesis inşa edileceğini, yeni mimari anlayışla kente ilham vereceğini ifade etti. Ancak aradan geçen yıllar içinde verilen sözlerin buharlaştığını görüyoruz” diyen Demir, sürecin ikinci dönemde de netleşmediğini, projenin sürekli ötelenerek kamuoyunun oyalandığını savundu. Demir, Büyükşehir Belediyesi hizmet binasının tamamlanıp bölgenin değer kazanmasının ardından söz konusu arsanın “paha biçilmez” bir değere ulaştığını belirterek, “Bölgede emlak fiyatları arttı, ciddi bir rant oluştu. Ve tam da bu noktada kültür merkezi projesi sessizce rafa kaldırıldı” dedi. “Projenin Yerini Neden Değiştirdiniz?” Anahtar Parti İlçe Başkanı Demir, kültür merkezinin temelinin eski yerinden 350-400 metre doğuda, mahalle arasında 3. Başak ve 2. Temel sokaklar arasında yer alan yaklaşık 1400 metrekarelik bir alana atıldığını belirtti. Ankara asfaltına cephe yaklaşık 3 bin metrekarelik değerli arsa yerine, iki katlı ve yaklaşık 400 metrekarelik “minyatür” bir kültür evi projesinin gündeme getirildiğini söyledi. “Ankara asfaltına cephe, Bursa’nın en değerli noktalarından birindeki arsayı bırakıp mahalle arasında küçültülmüş bir projeye yönelmek neyin göstergesidir?” diye soran Demir, şu soruları kamuoyu adına yöneltti: Elmasbahçeler Hizmet Binası’nın temelini başka bir yere attığınıza göre, Ankara asfaltına cephe bu alanı ne amaçla kullanmayı planlıyorsunuz? Satacak mısınız, yoksa başka bir projeye mi tahsis edeceksiniz? Mevcut haliyle otopark olarak kullandırılan bu alan, yine otopark olarak mı kalacak? Yıllardır otopark olarak kullanılan bu arsa için Osmangazi Belediyesi herhangi bir ihale yaptı mı? Yapıldıysa şartları nedir, kamuoyuna neden açıklanmamıştır? “Kültür Merkezi Sözü Verildi, Otopark Çıktı” Demir, söz konusu alanın bugün özel bir hastaneye otopark olarak tahsis edildiği iddialarının ciddi bir şekilde araştırılması gerektiğini belirterek, “Kültür merkezi yapılacak denilen bir alanın özel bir işletmeye otopark olarak kullandırılması, kamu yararı ilkesine açıkça aykırıdır. Bu şehirde kültür mü öncelikli, yoksa rant mı?” ifadelerini kullandı. 23 aydır mevcut belediye yönetiminin söz konusu alanla ilgili somut bir adım atmadığını öne süren Demir, “Bir santim yol alınmadı. 920 bin Osmangazili hemşehrimiz adına soruyoruz: Bu alanın gerçek planı nedir? Bursa halkına kültür merkezi sözü verip yıllarca beklettikten sonra şimdi suskunluğa gömülmek kabul edilemez” dedi. “Bu Konunun Takipçisi Olacağız” Açıklamasının sonunda Demir, konunun hem siyasi hem hukuki zeminde takipçisi olacaklarını belirterek, “Kamu arazileri üzerinden oluşan her türlü şüpheli sürecin karşısında duracağız. Osmangazi halkı kandırılmayı değil, şeffaflığı hak ediyor. Belediyeden tatmin edici, açık ve belgeli bir açıklama bekliyoruz” ifadelerini kullandı. Elmasbahçeler Kültür Merkezi arazisinin geleceğine ilişkin tartışmaların önümüzdeki günlerde Bursa kamuoyunda daha da alevlenmesi bekleniyor.

DAĞDER, Üsküp Kültür ve Kardeşlik Buluşması’nda Rumeli Kadınlarıyla Buluştu Haber

DAĞDER, Üsküp Kültür ve Kardeşlik Buluşması’nda Rumeli Kadınlarıyla Buluştu

Osmangazi Belediyesi tarafından düzenlenen ve Balkanlar ile Rumeli’nin farklı bölgelerinden yoğun katılımın sağlandığı “Kültür ve Kardeşlik Buluşması”, Üsküp’te gerçekleştirildi. 11 ülkeden 40 şehirden yaklaşık 350 kadının katıldığı buluşma, kültürel dayanışma ve ortak mirasın güçlendirilmesi açısından önemli bir buluşma noktası oldu. Programa, önceki dönem DAĞDER genel başkanlarından ve Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’ın daveti üzerine DAĞDER adına Genel Başkan Derya Başak ile Yönetim Kurulu Üyesi Gülfidan Ceylan katılım sağladı. Etkinlik kapsamında Balkan ve Rumeli coğrafyasına ait kültürel değerlerin korunması, gelecek kuşaklara aktarılması ve uluslararası dayanışmanın güçlendirilmesi konuları ele alındı. DAĞDER heyeti ayrıca Balgöç ve Rumelifed yöneticileriyle istişarelerde bulunarak ortak projeler ve iş birlikleri üzerine görüş alışverişinde bulundu. DAĞDER Genel Başkan Derya Başak, DAĞDER’in yalnızca bir hemşehri derneği değil, aynı zamanda kültürel köprü kuran bir sivil toplum kuruluşu olduğunu vurguladı. Başak, “DAĞDER olarak bizler, geçmişten aldığımız kültürel mirası geleceğe taşırken aynı zamanda farklı kültürlerle etkileşimi güçlendirmeyi önemsiyoruz. Balkan coğrafyası ile kurduğumuz bağlar sadece tarihsel değil, aynı zamanda sosyal ve kültürel bir gönül köprüsüdür. Bugün burada bulunmamız, bu bağları daha da güçlendirme kararlılığımızın bir göstergesidir. Önümüzdeki süreçte gençlik projeleri, kültürel değişim programları ve uluslararası iş birlikleriyle Balkan coğrafyasına daha fazla açılmayı hedefliyoruz. DAĞDER olarak kültürümüzü yaşatmaya, tanıtmaya ve gelecek nesillere aktarmaya devam edeceğiz.” dedi. Program, katılımcı kurum temsilcilerinin karşılıklı görüş alışverişi ve hatıra fotoğraflarıyla sona erdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.