Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Onkoloji Hastanesi

Gürsu Haber - Onkoloji Hastanesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Onkoloji Hastanesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Zafer Partisi Bursa İl Başkanı Cihat Gazi’den Sert Tepki: “Bursa’nın Değerlerini Peşkeş Çektirmeyeceğiz” Haber

Zafer Partisi Bursa İl Başkanı Cihat Gazi’den Sert Tepki: “Bursa’nın Değerlerini Peşkeş Çektirmeyeceğiz”

Zafer Partisi Bursa İl Başkanı Cihat Gazi, Bursa Devlet Hastanesi önünde yaptığı açıklamada iktidarın sağlık tesisleri ve kamu arazileri üzerindeki satış politikalarına çok sert sözlerle yüklendi. Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Bursa Devlet Hastanesi ve Onkoloji Hastanesi’nin satışına yönelik süreci hedef alan Gazi, alınan kararların Bursa halkının sağlık hakkını doğrudan tehdit ettiğini vurguladı. Gazi, 1868 yılında Bursalıların desteğiyle kurulan ve kentin köklü sağlık kurumlarından biri olan Bursa Devlet Hastanesi’nin satışına yönelik girişimi “tarihi ve vicdani bir yıkım” olarak nitelendirerek, “Bursalılar hastanelerde servislerde dahi yer bulamazken, iktidarın Bursa’nın tam merkezinde bulunan bu köklü kurumu satış listesine koyması kabul edilemez bir aymazlıktır” ifadelerini kullandı. İktidarın kamu varlıklarını sistematik şekilde elden çıkardığını savunan Gazi, “Bursa’nın değerlerini korumak yerine sermayeye devretmeyi görev edinmiş bir anlayışla karşı karşıyayız. Bu tablo, kötü mirasçı mantığının açık bir göstergesidir” diyerek tepkisini daha da sertleştirdi. Yapılan girişimlere karşı hukuki mücadele başlattıklarını belirten Gazi, Zafer Partisi olarak sürecin sonuna kadar takipçisi olacaklarını söyledi. Açıklamasında yalnızca hastanelerin değil, son dönemde satışa çıkarılan kamu arazilerinin de ciddi bir tehdit oluşturduğunu dile getiren Gazi, Fatih Sultan Mehmet Bulvarı’nda deprem toplanma alanı olarak kullanılan arazi, Yıldırım ve Yavuz Selim kavşaklarındaki kritik noktalar ile birlikte toplam dört değerli arazinin satış kararına dikkat çekti. Bu alanların “kupon arazi” niteliği taşıdığını vurgulayan Gazi, “Deprem gerçeğinin kapıda olduğu bir şehirde, toplanma alanlarını bile satış listesine koymak sorumsuzluk değil, doğrudan halkın can güvenliğini hiçe saymaktır” dedi. Öte yandan Bursa Çevre Yolu ve bağlantı otoyollarının özelleştirileceğine dair iddialara da değinen Gazi, bu girişimin doğrudan vatandaşın cebine yeni bir yük bindireceğini ifade etti. “Zaten geçim sıkıntısı altında ezilen Bursalıların omuzlarına aylık binlerce liralık ek yük bindirmek, sosyal devlet anlayışının tamamen terk edildiğinin ilanıdır” diyen Gazi, ulaşımın bir lüks değil temel hak olduğunun altını çizdi. Gazi açıklamasını, “Bursa’nın tek tek değerlerini elden çıkarmaya çalışan bu anlayışa karşı susmayacağız. Hastanelerimizi, arazilerimizi, yollarımızı savunmaya devam edeceğiz. Zafer Partisi Bursa İl Teşkilatı olarak Bursalıların hakkını sonuna kadar koruyacağız” sözleriyle tamamladı.

Bu Yaşattıklarınızı Unutmayacağız! Haber

Bu Yaşattıklarınızı Unutmayacağız!

CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, Bursa’da kamuya ait sağlık kurumlarının satışa çıkarılması üzerinden iktidara çok sert sözlerle yüklendi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla 4 gün önce Resmi Gazete’de yayımlanan karar doğrultusunda, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından Bursa Memleket Hastanesi, Ali Osman Sönmez Onkoloji Hastanesi ve ek hizmet binası, Diş Hastanesi ile Mustafakemalpaşa’daki aktif bir aile sağlığı merkezinin satış listesine alınması kentte büyük tepki topladı. “BU KARARIN SORUMLUSU BELLİ, KİMSE KAÇAMAZ” Öztürk, söz konusu satış kararının ardından AKP Bursa teşkilatından gelen “bu hastaneler satılamaz” yönündeki açıklamaları hedef alarak, “Ortada açık bir kararname var. İmza kime ait? Sayın Erdoğan’a. Buna rağmen çıkıp ‘satılamaz’ diyerek kamuoyunu aldatmaya çalışmak siyasi akılla da vicdanla da bağdaşmaz” dedi. “SANKİ KARARI ERDOĞAN DEĞİL BAŞKASI ALDI!” İktidar temsilcilerinin tutumunu sert ifadelerle eleştiren Öztürk, “Sanki bu kararı alan Recep Tayyip Erdoğan değil de başka bir ülkenin lideri! Gerçeklikten kopmuş bir siyasi tiyatro izliyoruz. Bursalıların aklıyla alay etmeyi bırakın” diye konuştu. “İNKÂR DEĞİL, CESARET GÖSTERİN” AKP’li siyasetçilere açık çağrıda bulunan Öztürk, “İnkâr etmeyi bırakın. Çıkın ve ‘yanlış yaptık’ deyin. Eğer samimiyseniz, bu kararı düzelteceğinizi söyleyin. Ya da açıkça ifade edin: ‘Biz de bu karara karşıyız.’ Gelin, Bursa’nın sağlık kurumlarını savunmak için birlikte basın açıklaması yapalım” ifadelerini kullandı. “BURSA’NIN SAĞLIĞI SATILIK DEĞİLDİR” Bursa’daki sağlık altyapısının özelleştirme yoluyla zayıflatılmasına kesinlikle karşı olduklarını vurgulayan Öztürk, “Bu şehir sanayisiyle olduğu kadar nüfus yoğunluğu ve deprem riskiyle de kritik bir noktada. Böyle bir tabloda hastaneleri satılığa çıkarmak, halk sağlığını hiçe saymaktır. Bursa’nın sağlığı satılık değildir” diyerek tepkisini en üst perdeden dile getirdi. Kararın ardından kent genelinde tepkilerin büyüyerek devam etmesi beklenirken, gözler iktidar kanadından gelecek yeni açıklamalara çevrildi.

İlhami Gün: “Bursa’nın En Değerli Kamu Arazileri Üç Beş Kuruşa Satılıyor!” Haber

İlhami Gün: “Bursa’nın En Değerli Kamu Arazileri Üç Beş Kuruşa Satılıyor!”

Geçmiş dönem Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Yıldırım İlçe Başkanı İlhami Gün, Bursa’nın merkezinde yer alan hastane yerleşkesi ve ek hizmet binası arazisinin özelleştirilme kapsamına alınmasına sert tepki gösterdi. Resmi Gazete’de yayımlanan kararla, Bursa’nın en değerli kamu taşınmazlarından birinin satış ve devir süreci başlatıldı. Bu karar, şehirdeki birçok vatandaşı ve kamuoyu yetkililerini derinden sarstı. Vicdanları Kanatan Karar İlhami Gün, konuya ilişkin yaptığı açıklamalarda, “Bursa’nın kalbindeki bu topraklar, halkın malıydı! Bu araziler, sağlık hizmetleri için halkın vergileriyle kazanıldı. Şimdi, üç beş kuruşa satılması vicdanları kanatmıştır.” diyerek, yerel halkın bu karar karşısındaki öfkesine katıldığını belirtti. Bursa’nın Geleceği Karar Veriliyor Gün, özelleştirme kararının sadece kısa vadeli bir ekonomik çıkar için alındığını ve şehrin geleceğini yok sayan bir yaklaşım olduğunu savundu. “Bu karar, sadece Bursa’nın değil, tüm Türkiye’nin sağlık alanındaki geleceği için büyük bir tehdit. Bu arazilerin satılması, sadece ticari kaygılarla yapılan, büyük bir haksızlıktır. Halkın sağlığı için kullanılan bu değerli alanlar, özel sektörün kollarına teslim ediliyor” şeklinde sert ifadeler kullandı. Özelleştirme Kapsamında Yer Alan Taşınmazlar Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre, satış ve kiralama gibi yöntemlerle değerlendirilecek taşınmazlar arasında, Osmangazi ilçesindeki eski Bursa Devlet Hastanesi ve Ali Osman Sönmez Onkoloji Hastanesi arazisi, Çekirge’deki Ümran Sönmez Medikal Onkoloji Kliniği, Yıldırım’daki Bursa Diş Hastanesi ve Mustafakemalpaşa’daki 7 Nolu Aile Sağlığı Merkezi yer alıyor. Kamusal Alanların Özelleştirilmesi, Halkın İradesine Darbe İlhami Gün, CHP adına kamuoyunda saygın bir yer edinen bir isim olarak, “Kamusal alanların özelleştirilmesi, halkın iradesine darbe vuruyor. Bir şehir halkının sağlığıyla ilgili her adımda karar alıcıların halkı dikkate alması gerekiyor. Ancak şu anda yapılan bu işlem, halkın çıkarlarını göz ardı eden bir davranış” dedi. Yıldırım İlçesinin Geleceği Tehdit Altında Özellikle Yıldırım ilçesinin sağlık altyapısının da tehdit altında olduğunu belirten Gün, “Bursa’nın büyüyen nüfusu ve artan sağlık hizmetleri ihtiyacı göz önüne alındığında, bu bölgelerdeki kamu taşınmazlarının satılması, büyük bir hata olacaktır. Yıldırım halkı, sağlık hizmetlerinden yeterince faydalanamıyor, bu arazilerin satılmasıyla daha da büyük bir mağduriyet yaşanacak” şeklinde uyarılarda bulundu. “Bu Yanlıştan Dönülmeli” İlhami Gün, açıklamasının sonunda, “Bu karardan bir an önce dönülmeli, bu değerli kamu arazileri halkın hizmetine sunulmalıdır. Bursa’nın geleceği, halkın çıkarlarının korunmasından geçiyor. Bu satışı gerçekleştirenler, halkın vicdanında asla affedilmeyecek bir suç işlemektedir” dedi. Bursa’da büyük bir tepkiyle karşılanan bu kararın, şehrin kamu sağlığı ve sosyal yapısı üzerindeki olumsuz etkileri uzun yıllar sürecek gibi görünüyor.

Anahtar Parti Bursa : Önce arsalarımızı , şimdi hastanelerimizi satıyorlar Haber

Anahtar Parti Bursa : Önce arsalarımızı , şimdi hastanelerimizi satıyorlar

Aslan, sürecin seyrine dikkat çekerek şu çarpıcı tespiti yaptı: “Önce hastane yapılacak arsalar satışa çıkarıldı, itiraz ettik. Şimdi ise üzerinde hastane bulunan taşınmazlar, üstelik SİT alanı olan tarihi binalar satılıyor. Bir ay içinde arsadan binaya evrilen bu vahim süreç, planlı bir hamle olduğunu gösteriyor. Yarın neyi satacaklarını sormak hakkımız: Yoğun bakım ünitelerini mi? Ameliyathaneleri mi?” “MEMLEKET DE ELDEN GİDİYOR” Listede yer alan ve Bursalıların “Memleket Hastanesi” olarak bildiği, 1946’da temeli atılan, halkın imece usulüyle çalışarak 1952’de hizmete açtığı tarihi hastane binasına ilişkin konuşan Aslan, şunları söyledi: “Memleket Hastanesi, Bursa’nın ortak vicdanıdır, emeğidir, alın teridir. Bu şehirde doğup büyüyen herkesin bir anısı vardır o hastanede. Şimdi kalkıp bu binayı satış listesine koymak, Bursa’nın hafızasına saygısızlıktır. AK Parti’li kardeşlerimiz bile yıllardır restorasyonu bitsin yeniden açılsın diye uğraşırken, bir bakanlık bu binanın otel bile yapılmasına göz yumuyorsa, burada bir akıl tutulması var. Memleket satılmaz, satılsa da alınmaz!” “DİŞ HASTANESİ’Nİ SATMAK, HALKIN AĞRISINI SATMAKTIR” Yıldırım’daki Diş Hastanesi’nin satışını da sert sözlerle eleştiren Aslan, kamu hastanelerinde diş tedavisi bekleyen hasta sayısının her geçen gün arttığını vurguladı: “Keşke diş hastanesi fazlalığından satsak da rahatlasak. Ama gerçek tam tersi. İnsanlar aylarca randevu bekliyor. Bu şartlarda mevcut bir diş hastanesini satmak, halkın sağlık hakkına doğrudan müdahaledir. Diş ağrısıyla kıvranan vatandaşımıza ‘hastanen satıldı, özele git’ mi diyeceğiz? Bu satışa diyecek tek bir kelimemiz var: HAYIR.” “KANSER HASTASININ UMUDU TİCARİLEŞİYOR” Uludağ Yolu üzerinde, Bayraktepe eteklerinde bulunan ve bir dönem Onkoloji Hastanesi’ne ek bina olarak hizmet veren yapının da satış listesinde olduğunu hatırlatan Aslan, konuyu şöyle değerlendirdi: “Bu bina, Bursa manzarasıyla yatırımcıların gözünü dikeceği bir konumda olabilir, ama bizim için orası kanser hastalarının tedavi gördüğü, umutlandığı bir yerdi. Kimse kusura bakmasın, bir şehrin en güzel manzarası hastaların yüzündeki tebessümdür. O binayı otel ya da AVM yapmak için satmak, insanlık suçudur. Onkoloji hastalarımızın emanetine sahip çıkacağız.” “SAĞLIK OCAĞI SATILIR MI? BU NASIL BİR VİZYONSUZLUK?” Mustafakemalpaşa Tepecik Mahallesi’ndeki sağlık ocağının da satış listesine dahil edilmesine ayrıca tepki gösteren Aslan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bir mahallede sağlık ocağını satıyorsanız, o mahallede yaşayan insanlara ‘sizin sağlığınız bizim için önemli değil’ diyorsunuz demektir. Çoluk çocuk, yaşlı genç herkesin uğradığı, en temel sağlık hizmetini aldığı bir yapıdan bahsediyoruz. Bunu satış listesine koymak, vizyonsuzluğun daniskasıdır. Ocağın közü sönmez, bu kararı söndüreceğiz.” “YENİSİNİ YAPMAYIP ÜSTÜNE SATIYORSUNUZ” Aslan, “Geçen ay FSM Hastane alanı, yıkılan İhtisas Hastanesi alanı, Samanlı, Yenişehir gibi şehrin dört bir yanındaki arsaları satışa çıkardılar. Bunlara da itiraz ettik ve etmeye devam edeceğiz. Sağlık olmazsa hiçbir şey olmaz. Yenisini yapmayıp üstüne satıyorsunuz! Biz insanımızın haklarını sonuna kadar koruyacağız” ifadelerini kullandı. “HAZİNE AÇIĞI MİLLETİN SAĞLIK YUVALARIYLA KAPANMAZ” Aslan, ekonomik gerekçelerle bu satışları savunmanın mümkün olmadığını belirterek, şu çarpıcı ifadeleri kullandı: “Hazine açığı var diye milletin hastanelerini, sağlık ocaklarını, diş hastanelerini, onkoloji ek binalarını satamazsınız. Bu ülkenin varlıkları bu milletindir. Yanlış ekonomi politikalarının faturasını yine halka, yine Bursalıya ödetmeye kimsenin hakkı yok. Önce arsalar satıldı, şimdi hastaneler. Sıradaki ne? Bize sorarlar mı hiç? “ALTERNATİF MODELİMİZ HAZIR” Anahtar Parti olarak sadece itiraz etmekle kalmayıp çözüm de sunduklarını hatırlatan Aslan, önerilerini şöyle sıraladı: - Kamu yararını koruyan işlev güvenceli sözleşmeler yapılmalı, - Gelir paylaşımı modeliyle elde edilen kazançlar, Bursa’ya yatırım olarak dönmeli. - Süreç şeffaf ve katılımcı olmalı; Bursa halkı, STK’lar, meslek odaları ve siyasi partiler karar sürecine dahil edilmeli. “BURSA SAHİPSİZ DEĞİLDİR” Açıklamasının sonunda Bursa halkını ve kentin tüm dinamiklerini itiraza çağıran Fikret Aslan, şu çağrıyı yaptı: “Bursa sahipsiz değildir. Gerekirse hep birlikte ayağa kalkar, bu satışları durdururuz. Memleket Hastanesi’nin satılmasına, Diş Hastanesi’nin, Onkoloji ek binasının, sağlık ocağının, hastane arsalarının elden çıkarılmasına izin vermeyeceğiz. Önce arsalar derken şimdi hastaneler satılıyor. Bu korkunç hızı durduracağız. Bu şehrin evlatları olarak hep birlikte ‘dur’ diyeceğiz.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.