Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Nebi Yurtsever

Gürsu Haber - Nebi Yurtsever haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Nebi Yurtsever haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Saadet Partisi'nden Turizm Sektörüne İlişkin Kapsamlı Değerlendirme: "Fahiş Fiyat Tartışmaları Türkiye'nin Turizm İmajına Zarar Veriyor" Haber

Saadet Partisi'nden Turizm Sektörüne İlişkin Kapsamlı Değerlendirme: "Fahiş Fiyat Tartışmaları Türkiye'nin Turizm İmajına Zarar Veriyor"

Saadet Partisi Sosyal İşlerden Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Nebi Yurtsever, turizm sektöründe son yıllarda giderek büyüyen yapısal sorunlara ilişkin kapsamlı bir basın açıklaması yaptı. Türkiye'nin sahip olduğu yüksek turizm potansiyeline rağmen sektörün ciddi sorunlarla karşı karşıya bulunduğunu belirten Yurtsever, özellikle fahiş fiyat uygulamaları, artan maliyetler, denetim eksiklikleri ve hizmet kalitesindeki farklılıkların hem sektörün sürdürülebilir büyümesini hem de Türkiye'nin uluslararası turizmdeki itibarını olumsuz etkilediğini ifade etti. Turizmin Türkiye ekonomisinin en stratejik alanlarından biri olduğuna dikkat çeken Yurtsever, sektörün yalnızca döviz girdisi sağlayan bir faaliyet olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, turizmin istihdam oluşturan, şehir ekonomilerini canlandıran, esnafın gelirini artıran ve kültürel değerlerin korunmasına katkı sunan çok yönlü bir kalkınma alanı olduğunun altını çizdi. "Türkiye Dünyanın En Önemli Turizm Ülkelerinden Biri" Basın açıklamasında Türkiye'nin doğal güzellikleri, tarihi mirası, kültürel zenginliği ve eşsiz coğrafi konumuyla dünyanın en önemli turizm destinasyonları arasında yer aldığına vurgu yapan Yurtsever, sektörün ülke ekonomisine sağladığı katkının her geçen yıl daha da önem kazandığını söyledi. Turizmin milyonlarca kişiye doğrudan ve dolaylı istihdam sağladığını ifade eden Yurtsever, sektörün otellerden restoranlara, ulaşımdan perakendeye, tarımdan kültür sanat faaliyetlerine kadar birçok alanı beslediğini belirtti. "Ziyaretçi Sayısı Artıyor, Gelir Aynı Oranda Yükselmiyor" Türkiye'nin son yıllarda turist sayısında önemli artışlar yaşadığına dikkat çeken Yurtsever, buna rağmen turizm gelirlerinin aynı oranda yükselmemesinin sektörün yapısal sorunlarının devam ettiğini ortaya koyduğunu söyledi. Turizmde yalnızca ziyaretçi sayısının artmasının yeterli olmadığını dile getiren Yurtsever, kişi başına düşen turizm harcamasının artırılması gerektiğini belirterek şu değerlendirmelerde bulundu: "Türkiye sahip olduğu potansiyelin çok daha üzerinde gelir elde edebilecek imkânlara sahiptir. Ancak yüksek maliyetler, hizmet kalitesindeki farklılıklar, denetim eksiklikleri, kayıt dışı faaliyetler ve kamuoyunda sıkça tartışılan fahiş fiyat uygulamaları sektörün sürdürülebilir gelişiminin önünde önemli engeller oluşturmaktadır." "Fahiş Fiyat Tartışmaları Turizm İmajını Zedeliyor" Son dönemde özellikle turizm merkezlerinde gündeme gelen yüksek fiyat uygulamalarının hem yerli hem de yabancı turistler açısından önemli sorunlara neden olduğunu belirten Yurtsever, fiyatlandırmalarda şeffaflığın sağlanmasının zorunluluk haline geldiğini ifade etti. Turizm bölgelerinde bazı işletmelerde görülen aşırı fiyat artışlarının Türkiye'nin uluslararası turizm algısına zarar verdiğini dile getiren Yurtsever, şu ifadeleri kullandı: "Turizm bölgelerinde yaşanan yüksek fiyat uygulamaları ve şeffaf olmayan fiyatlandırmalar, yerli vatandaşlarımızın tatil yapma imkânlarını önemli ölçüde sınırlandırırken, ülkemizi ziyaret eden yabancı misafirlerin memnuniyet seviyesini de düşürmektedir. Sosyal medyada ve uluslararası basında yer alan olumsuz haberler, Türkiye'nin turizm markasına zarar verebilmekte ve uzun vadede rekabet gücünü olumsuz etkileyebilmektedir." "İşletmelerin Maliyet Yükü de Görmezden Gelinmemeli" Sorunun yalnızca fiyat artışlarından ibaret olmadığını belirten Yurtsever, turizm işletmelerinin de ağır ekonomik koşullar altında faaliyet göstermeye çalıştığını söyledi. Enerji maliyetlerindeki yükseliş, kira artışları, personel giderleri, gıda maliyetleri ve finansmana erişimde yaşanan güçlüklerin işletmeler üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu kaydeden Yurtsever, sürdürülebilir turizm politikalarının ancak sektörün tüm paydaşlarının sorunlarını dikkate alan bütüncül yaklaşımlarla mümkün olacağını ifade etti. "Nitelikli Personel Eksikliği Hizmet Kalitesini Düşürüyor" Turizm sektörünün en önemli sorunlarından birinin de insan kaynağı olduğunu belirten Yurtsever, nitelikli personel eksikliği nedeniyle hizmet standartlarında önemli farklılıklar oluştuğunu söyledi. Mevsimlik çalışma sistemi nedeniyle çalışanların uzun vadeli istihdam güvencesinden uzak kaldığını belirten Yurtsever, düşük ücretler, ağır çalışma koşulları ve özlük haklarına ilişkin eksikliklerin sektörde personel sirkülasyonunu artırdığını ifade etti. Deneyimli çalışanların farklı sektörlere yönelmesinin hizmet kalitesini olumsuz etkilediğini vurgulayan Yurtsever, turizmde kalıcı başarının ancak eğitimli ve mesleki yeterliliğe sahip insan kaynağıyla mümkün olabileceğini dile getirdi. "Kayıt Dışı Faaliyetler Haksız Rekabete Yol Açıyor" Turizm sektöründe kayıt dışı faaliyetlerin de önemli sorunlardan biri olduğunu belirten Yurtsever, yetersiz denetimlerin kurallara uygun şekilde faaliyet gösteren işletmeleri zor durumda bıraktığını söyledi. Vergi yükümlülüklerini yerine getiren ve yasal mevzuata uygun çalışan işletmelerin kayıt dışı faaliyet gösteren işletmeler karşısında haksız rekabete maruz kaldığını belirten Yurtsever, etkin denetim mekanizmalarının oluşturulmasının sektör açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. "Turizm Sadece Döviz Geliri Değildir" Saadet Partisi olarak turizme bakış açılarını da açıklayan Yurtsever, turizmin yalnızca ekonomik kazanç sağlayan bir sektör olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti. Turizmin şehirlerin kalkınmasına katkı sağlayan, küçük esnafı destekleyen, kültürel mirası koruyan ve toplumsal refahı artıran stratejik bir alan olduğunu vurgulayan Yurtsever, turizm politikalarının uzun vadeli planlamalarla oluşturulmasının önemine dikkat çekti. Çözüm Önerilerini Sıraladı Turizm sektörünün daha güçlü bir yapıya kavuşabilmesi için çeşitli önerilerde bulunan Yurtsever, öncelikle fiyat şeffaflığının sağlanması gerektiğini belirtti. Etkin denetim sistemlerinin kurulmasının, kayıt dışılıkla kararlı mücadele edilmesinin ve sektör çalışanlarının eğitimine daha fazla yatırım yapılmasının önemine işaret eden Yurtsever, alternatif turizm alanlarının geliştirilmesi gerektiğini de ifade etti. Türkiye'nin yalnızca deniz, kum ve güneş turizmiyle sınırlı kalmaması gerektiğini belirten Yurtsever, kültür, sağlık, gastronomi, doğa, inanç ve kongre turizmi gibi yüksek katma değer üreten alanlarda çok daha güçlü politikalar geliştirilmesinin hem turist sayısını hem de kişi başına düşen turizm gelirini artıracağını söyledi. "Türkiye Potansiyelini Ortaya Çıkarabilir" Açıklamasının sonunda Türkiye'nin turizm alanında çok büyük bir potansiyele sahip olduğunu vurgulayan Nebi Yurtsever, doğru planlama, güçlü denetim mekanizmaları ve sürdürülebilir politikalarla sektörün mevcut sorunlarının çözülebileceğini ifade etti. Yurtsever, "Türkiye'nin turizm sektöründeki yapısal sorunlarını çözmek ve sahip olduğu büyük potansiyeli tam anlamıyla ortaya çıkarmak mümkündür. Bunun için sektörün tüm paydaşlarının ortak akılla hareket ettiği, şeffaflığın esas alındığı, kaliteyi önceleyen ve sürdürülebilirliği hedefleyen politikaların hayata geçirilmesi gerekmektedir." diyerek açıklamasını tamamladı.

"Servet belirli kesimlerde toplanırken milyonlar geçim savaşı veriyor" Haber

"Servet belirli kesimlerde toplanırken milyonlar geçim savaşı veriyor"

Saadet Partisi Bursa İl Başkan Yardımcısı Nebi Yurtsever, gelir dağılımındaki bozulma ve artan hayat pahalılığına ilişkin yaptığı kapsamlı basın açıklamasında iktidarın ekonomi politikalarını sert sözlerle eleştirdi. Türkiye'de ekonomik büyümenin toplumun geniş kesimlerine yansımadığını savunan Yurtsever, "Bir tarafta servet ve gelir belirli kesimlerde yoğunlaşırken, diğer tarafta milyonlarca vatandaş temel ihtiyaçlarını karşılamakta güçlük çekiyor. Bu tablo sosyal devlet anlayışıyla bağdaşmıyor." ifadelerini kullandı. Saadet Partisi Bursa İl Başkan Yardımcısı Nebi Yurtsever, kamuoyuyla paylaştığı yazılı açıklamada Türkiye ekonomisinde yaşanan gelir adaletsizliğinin her geçen gün daha da derinleştiğini öne sürdü. Yurtsever, yüksek enflasyon, hayat pahalılığı ve alım gücündeki gerilemenin toplumun geniş kesimlerini yoksullaştırdığını savunarak, mevcut ekonomi yönetimini sert sözlerle eleştirdi. Ekonomik büyümenin yalnızca makro ekonomik verilerle değerlendirilemeyeceğini ifade eden Yurtsever, büyümenin anlamlı olabilmesi için toplumun tamamının refah seviyesinin yükselmesi gerektiğini söyledi. "Rakamlar büyüyor, vatandaş fakirleşiyor" Türkiye'de açıklanan büyüme verilerinin vatandaşın günlük yaşamına olumlu yansımadığını ileri süren Yurtsever, üretilen zenginliğin adil paylaşılmadığını savundu. "Eğer ekonomik büyüme milyonlarca insanın mutfağına, sofrasına ve cebine yansımıyorsa, bu büyümenin toplum açısından bir anlamı kalmaz." diyen Yurtsever, emeğin karşılığının alınamadığı bir ekonomik düzende gerçek kalkınmadan söz edilemeyeceğini ifade etti. Yurtsever'e göre bugün Türkiye'nin en önemli ekonomik sorunlarının başında gelir dağılımındaki bozulma geliyor. Özellikle son yıllarda yaşanan yüksek enflasyonun ve artan yaşam maliyetlerinin en büyük yükünü dar ve sabit gelirli vatandaşların taşıdığını belirten Yurtsever, çalışanların, emeklilerin, çiftçilerin, küçük esnafın ve gençlerin her geçen gün daha ağır ekonomik koşullarla karşı karşıya kaldığını dile getirdi. "Servet belirli kesimlerde toplanıyor" Açıklamasında gelir dağılımındaki bozulmanın yalnızca ekonomik değil aynı zamanda sosyal bir kriz haline geldiğini savunan Yurtsever, mevcut tablonun toplumsal dengeleri de olumsuz etkilediğini ifade etti. "Bir tarafta servet ve gelir belirli kesimlerde yoğunlaşırken, diğer tarafta milyonlarca vatandaşımız temel ihtiyaçlarını karşılamakta güçlük çekmektedir." diyen Yurtsever, bu durumun sosyal adaleti, fırsat eşitliğini ve toplumsal huzuru zedelediğini öne sürdü. Gelir adaletsizliğinin aile yapısından eğitime kadar birçok alanda olumsuz sonuçlar doğurduğunu ifade eden Yurtsever, yoksulluğun yaygınlaşmasının çocukların eğitim imkânlarını sınırladığını, gençlerin ise gelecek kaygısıyla yaşamaya mecbur bırakıldığını savundu. "Hayat pahalılığı milyonları yoksullaştırıyor" Yurtsever, artan kira fiyatları, gıda maliyetleri, enerji giderleri ve temel tüketim harcamalarının vatandaşın bütçesini her geçen gün daha fazla zorladığını belirtti. Dar gelirli ailelerin ay sonunu getirebilmek için borçlanmak zorunda kaldığını ifade eden Yurtsever, emeklilerin maaşlarının temel ihtiyaçları karşılamakta yetersiz kaldığını, çalışanların ücretlerinin ise yüksek enflasyon karşısında hızla eridiğini ileri sürdü. Çiftçilerin artan üretim maliyetleri nedeniyle üretmekte zorlandığını, küçük esnafın ise düşen alım gücü nedeniyle ayakta kalma mücadelesi verdiğini dile getiren Yurtsever, ekonomik sorunların artık toplumun her kesimini etkileyen yapısal bir krize dönüştüğünü savundu. "Ekonominin merkezinde insan olmalı" Saadet Partisi olarak ekonomik kalkınmanın yalnızca büyüme rakamlarıyla değil, vatandaşın yaşam kalitesiyle ölçülmesi gerektiğini belirten Yurtsever, ekonominin merkezinde insanın yer aldığı bir model önerdiklerini ifade etti. Üretimin desteklendiği, emeğin karşılığını aldığı ve herkesin insanca yaşayabileceği bir ekonomik düzenin mümkün olduğunu savunan Yurtsever, ekonomik politikaların belirli kesimlerin değil toplumun tamamının refahını artırmayı hedeflemesi gerektiğini söyledi. "Faiz ve rant ekonomisi yerine üretim ekonomisi" Milli Görüş hareketinin yıllardır "Adil Düzen" anlayışını savunduğunu hatırlatan Yurtsever, mevcut ekonomik sistemin üretim yerine rantı teşvik ettiğini öne sürdü. Yurtsever, "Ekonomi belirli bir kesimin daha fazla zenginleşmesine değil, milletin tamamının refahına hizmet etmelidir. Üretimin, istihdamın ve paylaşımın esas alındığı; faiz, rant ve spekülasyon yerine yatırımın, sanayinin, tarımın ve emeğin desteklendiği bir ekonomik model Türkiye'nin ihtiyacıdır." ifadelerini kullandı. "Türkiye'nin günü kurtaran değil kalıcı politikalara ihtiyacı var" Ekonomik sorunların geçici tedbirlerle çözülemeyeceğini savunan Yurtsever, üretimi artıracak, istihdamı güçlendirecek ve vergi sisteminde adaleti sağlayacak yapısal reformların hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti. Çiftçinin üretmeye, sanayicinin yatırım yapmaya, esnafın ayakta kalmaya ve gençlerin umutla geleceğe bakmaya ihtiyaç duyduğunu söyleyen Yurtsever, sosyal devlet anlayışının güçlendirilmesi gerektiğini dile getirdi. "Güçlü devlet ancak güçlü milletle mümkündür" Açıklamasının sonunda sosyal adalet vurgusu yapan Yurtsever, güçlü bir devletin ancak ekonomik olarak güçlü bir toplumla mümkün olacağını ifade etti. Gelir adaletinin sağlandığı, emeğin değer gördüğü ve herkesin alın terinin karşılığını alabildiği bir Türkiye'nin mümkün olduğunu belirten Yurtsever, Milli Görüş'ün "Adil Düzen" vizyonunu savunmaya devam edeceklerini söyledi. Yurtsever, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "Biz, Milli Görüş'ün Adil Düzen vizyonuyla; üreten, paylaşan ve adaleti esas alan bir ekonomik anlayışın ülkemizi daha güçlü yarınlara taşıyacağına inanıyoruz. Gelirde adaletin sağlandığı, yoksulluğun değil refahın paylaşıldığı bir Türkiye için çalışmaya ve çözüm üretmeye kararlılıkla devam edeceğiz."

Saadet Partisi’nden İktidara Kamu İhaleleri Üzerinden Sert Eleştiri: “Milletin Parası Belirli Çevrelere Aktarılamaz” Haber

Saadet Partisi’nden İktidara Kamu İhaleleri Üzerinden Sert Eleştiri: “Milletin Parası Belirli Çevrelere Aktarılamaz”

BURSA – Saadet Partisi Sosyal İşlerden Sorumlu Bursa İl Başkan Yardımcısı Nebi Yurtsever, kamu alımları ve ihale sistemine ilişkin yaptığı açıklamada, Türkiye’de kamu kaynaklarının kullanımına yönelik mevcut anlayışı sert sözlerle eleştirdi. Kamu alımlarında şeffaflığın giderek ortadan kalktığını, rekabetin zayıfladığını ve istisnai uygulamaların olağan hale getirildiğini savunan Yurtsever, “Milletin alın teriyle oluşan kaynaklar üzerinde hiç kimsenin sınırsız tasarruf hakkı yoktur” dedi. Türkiye’nin ağır ekonomik şartlardan geçtiğini belirten Yurtsever, milyonlarca vatandaşın hayat pahalılığı, yüksek enflasyon ve artan yaşam maliyetiyle mücadele ettiği bir dönemde kamu kaynaklarının nasıl kullanıldığının her zamankinden daha önemli hale geldiğini ifade etti. Vatandaşın temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını söyleyen Yurtsever, buna karşın kamu harcamalarındaki tartışmaların toplum vicdanında ciddi soru işaretleri oluşturduğunu kaydetti. “Kamu alımları sistemi yıllar içerisinde yapılan düzenlemelerle asli yapısından uzaklaştırılmıştır” diyen Yurtsever, açık rekabeti esas alan ihale anlayışının yerini giderek daha kapalı ve denetlenmesi zor yöntemlere bıraktığını savundu. “İstisnalar Kural Haline Getirildi” Açıklamasında kamu alımlarındaki istisna uygulamalarına dikkat çeken Yurtsever, şu değerlendirmelerde bulundu: “Bir ülkede istisnalar çoğaldıkça şeffaflık azalır, şeffaflık azaldıkça da milletin devlete olan güveni zarar görür. Kamu alımlarında açık ihale yöntemi temel kural olması gerekirken, bugün istisnai yöntemlerin giderek yaygınlaşması kamuoyunda ciddi tartışmalara neden olmaktadır. Devletin kasasından çıkan her kuruşun hesabı millete verilmelidir.” Yurtsever, kamu yönetiminde hesap verebilirliğin zayıflamasının yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda demokratik bir sorun olduğunu belirterek, kamu kaynaklarının kullanımında toplumun bilgi alma hakkının güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. “86 Milyonun Hakkı Korunmalıdır” Saadet Partisi olarak kamu malını bir emanet olarak gördüklerini vurgulayan Yurtsever, kamu kaynaklarının belli kesimlerin değil bütün vatandaşların ortak değeri olduğunu ifade etti. “Bu kaynaklar herhangi bir grubun, çevrenin veya ayrıcalıklı kesimin değil; 86 milyon vatandaşımızın ortak hakkıdır. Milletin vergileriyle oluşan bütçe üzerinde tasarruf yapılırken öncelik her zaman kamu yararı olmalıdır. Kamu kaynakları siyasi, bürokratik veya ekonomik güç odaklarının değil, milletin emanetidir” dedi. “Türkiye İsrafı Değil Tasarrufu Konuşmalıdır” Türkiye’nin ekonomik gerçekleri ortadayken kamu yönetiminde tasarruf kültürünün güçlendirilmesi gerektiğini belirten Yurtsever, kamu harcamalarında verimlilik ve denetimin artırılmasının zorunlu olduğunu ifade etti. “Bugün vatandaş pazarda, markette ve faturalarında ağır bir yük hissederken devlet yönetiminde en küçük israfın bile kabul edilmesi mümkün değildir. Türkiye’nin ihtiyacı kamu kaynaklarını hoyratça tüketen anlayışlar değil, tasarrufu esas alan, adaleti önceleyen ve milletin emanetine sahip çıkan bir yönetim anlayışıdır” diye konuştu. “Her Kuruşun Hesabı Sorulmalıdır” Açıklamasının sonunda kamu yönetiminde şeffaflık ve dürüstlük çağrısını yineleyen Yurtsever, devletin harcadığı her kuruşun kamuoyu tarafından denetlenebilir olması gerektiğini belirtti. “Millet fedakârlık yaparken kamu yönetiminin de aynı hassasiyeti göstermesi gerekir. Her kuruşun hesabının verildiği, ihalelerin şeffaf biçimde yürütüldüğü, denetim mekanizmalarının güçlü çalıştığı bir sistem hem ekonomik kayıpları önleyecek hem de devlete duyulan güveni artıracaktır. Kamu malına emanet gözüyle bakılmadıkça ne israf önlenebilir ne de adalet tesis edilebilir.” Saadet Partili Yurtsever’in açıklamaları, kamu ihaleleri, kamu harcamaları ve devlet yönetiminde şeffaflık tartışmalarının yeniden gündemde olduğu bir dönemde dikkat çeken eleştiriler arasında yer aldı.

Saadet Partisi Engellilerin Güncel Sorunları ve Çözüm Önerileri Çalıştayını Gerçekleştirdi Haber

Saadet Partisi Engellilerin Güncel Sorunları ve Çözüm Önerileri Çalıştayını Gerçekleştirdi

Saadet Partisi Sosyal İşlerden sorumlu İl Başkan Yardımcısı Nebi Yurtsever, partinin engelli bireylerin sorunlarına ilişkin gerçekleştirdiği çalıştay hakkında kapsamlı bir basın açıklaması yaptı. Yurtsever’in aktardığı bilgilere göre, Saadet Partisi Genel Merkezi’nde 8 Mayıs 2026 tarihinde düzenlenen “Engellilerin Güncel Sorunları ve Çözüm Önerileri” başlıklı çalıştaya Genel Başkan Mahmut Arıkan da katılım gösterdi. Çalıştay, engelli sivil toplum kuruluşları temsilcileri, engelli bireyler, aileler, akademisyenler, uzmanlar ve farklı engel gruplarından katılımcıları bir araya getirdi. Toplantıda, engelli bireylerin günlük yaşamda karşılaştığı erişilebilirlik sorunları, eğitim ve istihdam alanındaki eşitsizlikler, sağlık ve bakım hizmetlerine erişimdeki güçlükler, afet süreçlerinde yaşanan mağduriyetler, işaret dili ve iletişim erişilebilirliği eksiklikleri ile siyasette ve karar alma mekanizmalarında temsil yetersizliği detaylı şekilde ele alındı. Çalıştayda öne çıkan en önemli vurgu, engelliliğin bir “yardım veya merhamet” meselesi değil, temel insan hakları ve eşit yurttaşlık sorunu olduğuydu. Katılımcılar, engelli bireylerin yalnızca sosyal politikaların konusu değil, karar süreçlerinde doğrudan paydaş olması gerektiğini ifade etti. Genel Başkan Mahmut Arıkan, konuşmasında, erişilebilirlik, bağımsız yaşam ve onurlu katılım ilkelerinin esas alınmasının önemine dikkat çekti. Arıkan, engelli bireylerin hayatın her alanında eşit şartlarda yer alabilmesi için güçlü bir siyasi iradenin şart olduğunu vurguladı. Çalıştay boyunca dile getirilen görüş ve çözüm önerilerinin raporlaştırılarak kamuoyu ile paylaşılacağı, ilgili kurumlara iletileceği ve süreçlerin takipçisi olunacağı bildirildi. Nebi Yurtsever, Saadet Partisi olarak engelli bireylerin yalnızca özel günlerde hatırlanmadığı; hak temelli politikaların hayata geçirildiği, erişilebilir ve kapsayıcı bir Türkiye hedefi doğrultusunda çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini kamuoyuna duyurdu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.