Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Müstakil Yapılar

Gürsu Haber - Müstakil Yapılar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Müstakil Yapılar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

“İmar Yasasına Takılanlar”dan İmar Affı Çağrısı: Milyonlarca Yapı İçin Düzenleme Talebi Gündemde Haber

“İmar Yasasına Takılanlar”dan İmar Affı Çağrısı: Milyonlarca Yapı İçin Düzenleme Talebi Gündemde

İmar mevzuatındaki uygulamalar nedeniyle mağduriyet yaşadığını belirten vatandaşlar ve “İmar Yasasına Takılanlar Derneği” temsilcileri, Türkiye genelinde milyonlarca yapıyı etkileyen imar sorunlarına ilişkin kapsamlı bir düzenleme çağrısında bulundu. Dernek Genel Başkanı İbrahim Hacıoğlu, mevcut uygulamaların özellikle kırsal bölgelerde ve şehir çeperlerinde yaşayan vatandaşları zor durumda bıraktığını ifade ederek, acil bir “imar affı” ya da yasal güncelleme ihtiyacına dikkat çekti. Hacıoğlu, yaptığı açıklamada imar mevzuatının mevcut haliyle vatandaşların yaşam alanlarını korumakta yetersiz kaldığını savunarak, çok sayıda yapının yıkım kararlarıyla karşı karşıya olduğunu belirtti. Açıklamalarda, “8 milyon ev yıkılacak” iddiası öne sürülürken, bu yapıların önemli bir kısmının vatandaşların kendi imkânlarıyla inşa ettiği konutlardan oluştuğu ifade edildi. “Yıkım değil, çözüm odaklı yaklaşım” çağrısı Dernek temsilcileri, yıkım kararlarının yalnızca fiziksel yapıları değil, aynı zamanda ailelerin ekonomik ve sosyal yaşamlarını da derinden etkilediğini vurguladı. Açıklamalarda, vatandaşların farklı ölçeklerdeki konutlarının — 1+1, 2+1, 3+1 ya da müstakil yapılar — çoğunlukla kişisel ihtiyaçlar doğrultusunda inşa edildiği belirtilerek, bu yapıların doğrudan yıkıma tabi tutulmasının ciddi mağduriyetler yarattığı savunuldu. Hacıoğlu, özellikle kırsal bölgelerdeki yapılaşma sorunlarına dikkat çekerek, “hobi bahçeleri” ve benzeri alanların ötesinde daha geniş bir toprak kullanımı ve yapılaşma sorununun bulunduğunu ifade etti. Köylerin boşalması ve kırsal yaşamın zayıflamasıyla birlikte, mevcut politikaların vatandaşları cezalandırıcı bir sonuç doğurduğu iddia edildi. “Toplumsal mağduriyet büyüyor” vurgusu Açıklamalarda, imar uygulamalarının milyonlarca vatandaşı etkilediği ve mevcut düzenlemelerin günümüz ihtiyaçlarına cevap vermediği savunuldu. Dernek, özellikle deprem gerçeğiyle birlikte yapı güvenliğinin önemini kabul etmekle birlikte, çözümün yalnızca yıkım üzerinden ilerlememesi gerektiğini belirtti. Vatandaşların kendi imkanlarıyla inşa ettiği yapılar nedeniyle cezalandırılmaması gerektiği ifade edilirken, imar mevzuatının hem güvenlik hem de sosyal gerçeklikler dikkate alınarak yeniden düzenlenmesi çağrısı yapıldı. İmar düzenlemesi ve af tartışmaları yeniden gündemde Türkiye’de daha önce de farklı dönemlerde gündeme gelen “imar affı” tartışmaları, bu son açıklamalarla birlikte yeniden kamuoyunun dikkatine geldi. Özellikle kırsal alanlarda ve plansız yapılaşmanın yoğun olduğu bölgelerde yaşanan sorunların çözümü için kalıcı bir yasal çerçeve ihtiyacı dile getiriliyor. Dernek temsilcileri, mevcut durumun yalnızca hukuki bir mesele değil, ayn

İmar Yasasına Takılanlar Derneği’nden Mudanya Belediyesi’ne Sert Tepki: “Çözüm Yıkım Değil, Adil Düzenlemedir” Haber

İmar Yasasına Takılanlar Derneği’nden Mudanya Belediyesi’ne Sert Tepki: “Çözüm Yıkım Değil, Adil Düzenlemedir”

İmar Yasasına Takılanlar Derneği Genel Başkanı İbrahim Hacıoğlu, Bursa’nın Mudanya ilçesinde kırsal mahallelerde alınan yıkım kararlarına çok sert sözlerle tepki gösterdi. Hacıoğlu, belediyenin Ramazan ayı öncesi, Ramazan süreci ve bayram sonrasını kapsayan dönemde vatandaşlara gönderdiği yıkım tebligatlarının toplumda büyük bir huzursuzluk ve mağduriyet yarattığını belirterek, bu yaklaşımın kabul edilemez olduğunu söyledi. Mudanya Belediyesi’nin kırsal mahallelerdeki yapılaşmaya yönelik yıkım kararlarının bölge halkını ciddi şekilde tedirgin ettiğini ifade eden Hacıoğlu, vatandaşların yıllardır planlama eksikliği nedeniyle mağdur edildiğini, bugün ise aynı vatandaşların “kaçak yapı” suçlamasıyla karşı karşıya bırakıldığını dile getirdi. “Sorunun Kaynağı Vatandaş Değil, Planlama Eksikliğidir” İbrahim Hacıoğlu, yaptığı açıklamada Büyükşehir Yasası sonrası köy statüsünden mahalle statüsüne geçirilen birçok yerleşim alanında uzun yıllardır imar planlarının yapılmadığını hatırlatarak şu değerlendirmede bulundu: “Büyükşehir Yasası ile köyler mahalleye dönüştürüldü. Ancak aradan on yılı aşkın bir süre geçmesine rağmen birçok bölgede imar planları yapılmadı, ruhsat mekanizmaları işletilmedi. Vatandaş kendi barınma ihtiyacını karşılamak için düşük katlı, müstakil yapılar inşa etti. Bugün ise aynı insanlar ‘kaçak yapı’ suçlamasıyla karşı karşıya bırakılıyor. Bu durum açıkça planlama eksikliğinin bir sonucudur.” Hacıoğlu, yıllarca herhangi bir yatırım yapılmayan, altyapı ve planlama konusunda adeta unutulmuş bölgelerde yaşayan vatandaşların şimdi yıkım tehdidiyle karşı karşıya bırakılmasının adalet duygusunu zedelediğini ifade etti. “Can Güvenliği Önemli Ama Ruhsat Tek Başına Güvenlik Demek Değil” Mudanya Belediyesi’nin yıkım kararlarını “can güvenliği” gerekçesiyle savunduğuna dikkat çeken Hacıoğlu, güvenlik kavramının yalnızca ruhsat meselesine indirgenemeyeceğini vurguladı. 6 Şubat depremlerini örnek gösteren Hacıoğlu şu ifadeleri kullandı: “Can güvenliği elbette hepimiz için birinci önceliktir. Ancak güvenliği yalnızca ruhsat kavramıyla açıklamak gerçeği eksik anlatmaktır. 6 Şubat depreminde ruhsatlı birçok bina yıkılırken bazı ruhsatsız müstakil yapılar ayakta kaldı. Bu durum bize şunu gösteriyor: Sorunun çözümü körü körüne yıkım değil, etkin denetim ve doğru düzenlemedir.” “Ramazan Ayında Vatandaşa Yıkım Tebligatı Gönderilmesi Vicdani Değildir” Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç’a da doğrudan çağrıda bulunan Hacıoğlu, özellikle Ramazan ayı gibi toplumsal hassasiyetlerin yüksek olduğu bir dönemde vatandaşlara yıkım tebligatları gönderilmesini eleştirdi. Hacıoğlu, “Ramazan ayı öncesinde, Ramazan boyunca ve bayram sonrasında vatandaşların adreslerine yıkım tebligatlarının gönderildiği anlaşılıyor. İnsanların evleriyle ilgili böyle bir tehditle karşı karşıya bırakılması bu mübarek günlerin ruhuna da aykırıdır. Dileriz belediye başkanı kendi bölgesinde yaşayan insanlara bu şekilde buruk ve endişeli bir Ramazan yaşatmaz” dedi. Mudanyalılar Daha Önce de Protesto Etmişti Öte yandan söz konusu yıkım kararlarına karşı tepkilerin daha önce de kamuoyuna yansıdığı biliniyor. Mudanyalı vatandaşlar Bursa’daki 15 Temmuz Demokrasi Meydanı’nda bir araya gelerek yıkım kararlarını protesto etmiş ve basın açıklaması yapmıştı. Vatandaşlar, kırsal mahallelerde yaşayan insanların barınma haklarının korunmasını ve soruna kalıcı bir çözüm üretilmesini talep etmişti. “Yıkım Kararı Sorumluluktan Kaçmanın Yoludur” Hacıoğlu, bazı yetkililerin dile getirdiği “yapıyı yapan sorumludur” yaklaşımının da gerçeği tam olarak yansıtmadığını belirterek şu sözlerle tepki gösterdi: “‘Yıkım kararı belediyenin değil, yapıyı yapanın kararıdır’ demek sorumluluğu vatandaşa yüklemektir. Peki yıllarca imar planı yapılmayan, ruhsat verilmeyen alanlarda vatandaş nasıl yasal yapı yapacaktı? İnsanları önce plansız bırakıp sonra suçlu ilan etmek adil bir yaklaşım değildir.” Anayasa Mahkemesi Kararı Hatırlatıldı İmar Yasasına Takılanlar Derneği Başkanı İbrahim Hacıoğlu, Anayasa Mahkemesi’nin 23 Temmuz 2024 tarihli kararına da dikkat çekerek yapı güvenliği konusunda sorumluluğun yalnızca mülk sahibine yüklenemeyeceğini vurguladı. Hacıoğlu, “Anayasa Mahkemesi açık bir şekilde ortaya koymuştur ki yapı güvenliği sadece malikin sorumluluğu değildir. Devlet ve kamu otoritesi de bu sorumluluğu paylaşmak zorundadır. Dolayısıyla çözüm yıkım değil, düzenleme üretmektir” ifadelerini kullandı. “Yapılar Yıkılmasın, Çözüm Üretilsin” Dernek olarak Türkiye genelinde benzer mağduriyetlerin yaşandığını dile getiren Hacıoğlu, TBMM’ye çağrıda bulunarak kapsamlı bir yasal düzenleme yapılmasını istedi. “Bu sorun bireysel değil, ülke genelinde planlama eksikliğinden kaynaklanan yapısal bir sorundur. Kırsal alanlarda az katlı, tarımsal faaliyet ve barınma amaçlı kullanılan yapıların hukuki statüsünün netleştirilmesi gerekiyor. Afete dayanıklı yapıların korunması milli servetin korunmasıdır. Bu nedenle Meclis’te adil ve kapsayıcı bir düzenleme yapılmasını bekliyoruz.” “Yapı Kayıt Meclise” Çağrısı İbrahim Hacıoğlu açıklamasının sonunda, imar sorunlarının çözümü için yeni bir yapı kayıt düzenlemesinin hayata geçirilmesi gerektiğini belirterek şu çağrıda bulundu: “Yıllardır imar planı yapılmayan alanlarda yaşayan vatandaş bugün ‘kaçak yapı’ suçlamasıyla karşı karşıya bırakılıyor. Bu mağduriyetin çözümü yıkım değil, Meclis’te yapılacak adil bir düzenlemedir. Yapılar yıkılmasın, çözüm üretilsin. Bu nedenle çağrımız nettir:

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.