Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Mustafa Kemal Atatürk

Gürsu Haber - Mustafa Kemal Atatürk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mustafa Kemal Atatürk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İYİ Parti Bursa İl Başkanı İsmail Kaya: "Anıtkabir'den Tandoğan'a Uzanan Yol, Cumhuriyet'e ve Türk Bayrağı'na Bağlılığımızın En Güçlü İfadesidir" Haber

İYİ Parti Bursa İl Başkanı İsmail Kaya: "Anıtkabir'den Tandoğan'a Uzanan Yol, Cumhuriyet'e ve Türk Bayrağı'na Bağlılığımızın En Güçlü İfadesidir"

İYİ Parti Bursa İl Başkanlığı, Genel Başkan Müsavat Dervişoğlu'nun katılımıyla Ankara'da düzenlenen ve binlerce vatandaşın iştirak ettiği "#BayrakAçıyorum" mitingine güçlü bir katılım sağladı. Bursa'nın 17 ilçesinden gelen partililer, il ve ilçe yöneticileri, teşkilat mensupları ve çok sayıda vatandaş, program kapsamında önce Anıtkabir'i ziyaret ederek Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün manevi huzurunda saygı duruşunda bulundu, ardından Tandoğan Meydanı'nda gerçekleştirilen büyük buluşmada Genel Başkan Müsavat Dervişoğlu ile birlikte Türk bayrağı altında bir araya geldi. Programın ardından değerlendirmelerde bulunan İYİ Parti Bursa İl Başkanı İsmail Kaya, Ankara'da gerçekleştirilen buluşmanın yalnızca bir siyasi miting olmadığını, Cumhuriyet'in temel değerlerine, milli birlik ve beraberliğe, demokrasiye ve Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucu iradesine sahip çıkma iradesinin güçlü bir göstergesi olduğunu ifade etti. "Cumhuriyetimizin Kurucusunun Huzurunda Bir Kez Daha Söz Verdik" Ankara programının ilk durağının Anıtkabir olduğunu hatırlatan İl Başkanı İsmail Kaya, Bursa teşkilatı olarak büyük bir gurur ve sorumluluk duygusuyla Ata'nın huzuruna çıktıklarını söyledi. "Cumhuriyetimizin banisi, Başkomutanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün manevi huzurunda bulunmak bizler için sadece bir ziyaret değil; Cumhuriyet'e, bağımsızlığa, demokrasiye ve milli değerlere olan bağlılığımızı bir kez daha ifade ettiğimiz anlamlı bir buluşmadır. Bursa'dan Ankara'ya gelen dava arkadaşlarımızla birlikte Anıtkabir'de Ata'mıza saygılarımızı sunduk, onun bizlere emanet ettiği Cumhuriyet'i sonsuza kadar yaşatma kararlılığımızı bir kez daha yineledik." Kaya, Anıtkabir ziyaretinin parti teşkilatında büyük bir manevi birliktelik oluşturduğunu belirterek, Türk milletinin ortak değerlerinin siyaset üstü olduğunun altını çizdi. Bursa Teşkilatı Ankara'ya Yoğun Katılım Sağladı İYİ Parti Bursa İl Başkanlığı'nın organizasyonuyla sabahın erken saatlerinden itibaren çok sayıda otobüs ve özel araçla Ankara'ya hareket eden partililer, Türkiye'nin dört bir yanından gelen vatandaşlarla birlikte Tandoğan Meydanı'nda buluştu. Bursa'nın tüm ilçelerinden teşkilat mensuplarının programa yoğun ilgi gösterdiğini ifade eden Kaya, katılımın kendilerini son derece memnun ettiğini belirtti. "İnegöl'den Gemlik'e, Mudanya'dan Mustafakemalpaşa'ya, Yenişehir'den Karacabey'e kadar Bursa'nın dört bir yanından gelen teşkilat mensuplarımız, kadın ve gençlik kollarımız, ilçe başkanlarımız ve dava arkadaşlarımızla birlikte Ankara'da omuz omuza olduk. Bursa teşkilatımız yine birlik ve beraberliğini en güçlü şekilde ortaya koymuştur." "#BayrakAçıyorum" Mitingine Büyük İlgi Anıtkabir ziyaretinin ardından Tandoğan Meydanı'na geçen İYİ Parti heyeti, Genel Başkan Müsavat Dervişoğlu'nun katılımıyla düzenlenen "#BayrakAçıyorum" mitingine katıldı. Türkiye'nin farklı şehirlerinden gelen binlerce vatandaşın ellerinde Türk bayraklarıyla alanı doldurduğunu belirten İsmail Kaya, mitingin milli birlik ve beraberlik açısından önemli mesajlar verdiğini söyledi. "Bugün Tandoğan Meydanı'nda açılan sadece bayraklarımız değildi; milletimizin ortak vicdanı, Cumhuriyet'e olan bağlılığı ve Türkiye'nin geleceğine duyduğu umut da meydanlarda yükseldi. Türk bayrağı hepimizin ortak değeridir. Bayrağımız; bağımsızlığımızın, birliğimizin ve vatan sevgimizin en güçlü sembolüdür." "Bayrak Hepimizin Ortak Değeridir" İYİ Parti Bursa İl Başkanı Kaya, Türk bayrağının hiçbir siyasi görüşün değil, 86 milyon vatandaşın ortak değeri olduğunu vurgulayarak şu değerlendirmelerde bulundu: "Bizler bayrağımızı sadece bir sembol olarak değil; şehitlerimizin emaneti, gazilerimizin mücadelesi ve milletimizin ortak onuru olarak görüyoruz. Bugün Ankara'da verilen en güçlü mesajlardan biri de buydu. Türk bayrağı ayrıştıran değil, birleştiren en önemli milli değerimizdir." Genel Başkan Müsavat Dervişoğlu'nun Çağrısı Bursa'da Karşılık Buldu İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun yaptığı davetin Bursa teşkilatı tarafından büyük bir heyecanla karşılandığını ifade eden Kaya, Ankara programı öncesinde günler süren hazırlık çalışmaları yürüttüklerini söyledi. İl Başkanlığı koordinasyonunda ilçe teşkilatlarıyla yoğun bir organizasyon gerçekleştirildiğini belirten Kaya, Bursa'dan çok sayıda vatandaşın programa katılmasını sağlamak amacıyla kapsamlı bir çalışma yürüttüklerini ifade etti. "Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu'nun çağrısı üzerine teşkilatlarımız büyük bir özveriyle çalıştı. İlçe başkanlarımız, yöneticilerimiz, kadın ve gençlik kollarımız günler boyunca vatandaşlarımızla bir araya geldi. Bursa'nın her noktasında hemşehrilerimizi bu anlamlı buluşmaya davet ettik." Selçuk Türkoğlu ve Teşkilatlar da Programda Yer Aldı Programa, İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu'nun yanı sıra ilçe başkanları, belediye meclis üyeleri, il ve ilçe yöneticileri, kadın ve gençlik kolları temsilcileri ile çok sayıda partili katıldı. İsmail Kaya, Bursa teşkilatının ortaya koyduğu birlik görüntüsünün gelecek çalışmalar açısından da önemli bir motivasyon kaynağı olduğunu ifade etti. "Teşkilatlarımızın gösterdiği özveri ve birlik ruhu bizlere büyük güç vermektedir. Bu birliktelik yalnızca seçim dönemlerinde değil, Türkiye'nin geleceğini ilgilendiren her konuda devam edecektir." "Milli Değerler Etrafında Kenetlenmeye Devam Edeceğiz" İl Başkanı Kaya, Türkiye'nin içinden geçtiği süreçte toplumsal birlik ve beraberliğin her zamankinden daha önemli olduğunu belirterek, Cumhuriyet'in temel ilkelerine bağlılıklarını kararlılıkla sürdüreceklerini söyledi. "Bizler Cumhuriyet'e, demokrasiye, hukukun üstünlüğüne, milli egemenliğe ve Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı siyaset anlayışımızı kararlılıkla sürdüreceğiz. Türkiye'nin ortak değerleri üzerinden toplumsal birlik ve dayanışmayı güçlendirmeye devam edeceğiz." "Bursa'dan Ankara'ya Taşınan Kararlılık Geleceğe Umut Vermiştir" Programın sonunda açıklamalarını sürdüren İYİ Parti Bursa İl Başkanı İsmail Kaya, Ankara'da sergilenen birlik tablosunun Türkiye adına umut verici olduğunu belirterek sözlerini şöyle tamamladı: "Anıtkabir'de Ata'mızın huzurunda duyduğumuz manevi sorumluluk, Tandoğan Meydanı'nda vatandaşlarımızla birlikte taşıdığımız milli heyecan ve Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu'nun ortaya koyduğu güçlü mesajlar bizlere bir kez daha göstermiştir ki; Türkiye Cumhuriyeti'nin temel değerlerine sahip çıkan milyonlar dimdik ayaktadır. Bursa teşkilatı olarak bundan sonra da Cumhuriyetimizin kazanımlarını, demokrasiyi, milli birlik ve beraberliği savunmaya; milletimizin sesi olmaya kararlılıkla devam edeceğiz."

CHP’nin 103. Yılına İlişkin Dikkat Çeken Değerlendirme Haber

CHP’nin 103. Yılına İlişkin Dikkat Çeken Değerlendirme

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Genel Başkan Yardımcısı Gürhan Akdoğan, Cumhuriyet Halk Partisi’nin kuruluşunun 103’üncü yılı kapsamında gerçekleştirilen bayramlaşma töreninde yaptığı konuşmada, partinin tarihsel misyonu, kuruluş felsefesi ve son yıllarda yaşanan dönüşüm süreçlerine ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasına Cumhuriyet Halk Partisi’nin yalnızca bir siyasi parti değil, aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş iradesinin ve milli mücadele ruhunun siyasal temsilcisi olduğuna vurgu yaparak başlayan Akdoğan, partinin temellerinin resmi kuruluş tarihinden çok daha önce, 19 Mayıs 1919’da Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkışıyla başlayan “Aydınlanma Yürüyüşü” sırasında atıldığını ifade etti. Akdoğan, “Cumhuriyet Halk Partisi’nin kökleri, Kurtuluş Savaşı’nı zafere ulaştıran Kuvayı Milliye ruhuna dayanmaktadır. Bu büyük siyasi çınar, tarih boyunca çeşitli zorluklar ve çalkantılar yaşamış olsa da, milletin bağımsızlık ve çağdaşlaşma idealinden aldığı güçle her zaman ayakta kalmayı başarmıştır” dedi. Son yıllarda parti içerisinde yaşanan gelişmelere de değinen Akdoğan, özellikle son 13 yıllık süreçte CHP’nin kuruluş ilkeleri ve temel değerleri üzerinde ciddi aşınmalar yaşandığını savundu. Yaşananların kendileri açısından sürpriz olmadığını belirten Akdoğan, 3-4 Kasım 2010 tarihinden itibaren partide bir “eksen kayması” yaşandığını dile getirdiklerini ve bu konuda sürekli uyarılarda bulunduklarını söyledi. Cumhuriyet’in devrimci ve çağdaş karakterini, demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti anlayışını temsil eden CHP’nin zaman zaman “Y-CHP” olarak adlandırılan anlayışların etkisi altına sokulmaya çalışıldığını ileri süren Akdoğan, partinin simgesi olan Altı Ok’un değiştirilmesini savunan yaklaşımların ortaya çıktığını ifade etti. Akdoğan açıklamasında, “Partimizin onurlu geçmişine yabancı, kuruluş felsefesine mesafeli ve Atatürk devrimleriyle sorunlu bazı çevreler, danışmanlıklar ve çeşitli görevler aracılığıyla parti içerisinde etkili olmaya çalışmıştır. Atatürk’e yönelik saygısız ifadeler kullananlar, ikinci cumhuriyetçi anlayışlar, neoliberal politikaları savunan gruplar, sağ siyasetten transfer edilen isimler ve hatta bölücü yapılara yakın duran çevreler zaman içerisinde parti içerisinde alan bulmuş, ne yazık ki belirli ölçülerde etkili olabilmiştir” ifadelerini kullandı. Mustafa Kemal Atatürk’ün “Benim iki büyük eserim vardır; biri Türkiye Cumhuriyeti, diğeri Cumhuriyet Halk Partisi’dir” sözünü hatırlatan Akdoğan, CHP’nin Cumhuriyet kadar önemli bir emanet olduğunu belirterek, Atatürk’ün devrimci ve antiemperyalist çizgisine bağlı üyelerin bu emaneti koruma sorumluluğunu taşıdığını söyledi. Atatürk’ün Bursa Nutku’nda ortaya koyduğu bilinç ve sorumluluk anlayışını rehber edindiklerini ifade eden Akdoğan, “Bizler kişisel hesaplar ve beklentiler içerisinde olmadan, yalnızca Cumhuriyet’e ve partimizin kuruluş ilkelerine bağlılıkla hareket ettik. Geçmişte nasıl uyarı görevimizi yerine getirdiysek, bundan sonra da Cumhuriyet’in ve partimizin temel değerlerine yönelik her türlü olumsuz gidişe karşı aynı kararlılıkla mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi. Partinin uzun yıllardır sistemli bir dönüşüm sürecine maruz bırakıldığını öne süren Akdoğan, yıllar önce dile getirdikleri uyarıların bugün daha net görüldüğünü savundu. “13 yıl önce ‘parti işgal ediliyor’ dediğimizde bizi eleştirenler ve sessiz kalanlar, bugün yaşanan gelişmeler karşısında o sürecin sonuçlarını daha açık şekilde görmektedir. Oysa yaşananlar bir anda ortaya çıkmamış, adım adım planlanarak ilerlemiştir. Biz dün nerede duruyorsak bugün de aynı noktadayız” değerlendirmesinde bulundu. Konuşmasının sonunda CHP’nin kuruluş ilkelerini temsil eden Altı Ok’a bağlılıklarını vurgulayan Akdoğan, partiyi dönüştürme ve başkalaştırma girişimlerine karşı mücadele etmeyi sürdüreceklerini belirtti. “Cumhuriyet Halk Partisi’ni kuruluş rotasından uzaklaştırmaya yönelik her türlü girişim, kumpas ve müdahale sonuçsuz kalacaktır” diyen Akdoğan, CHP’nin tarihsel kimliğini, Cumhuriyet devrimlerini ve Atatürk’ün çizdiği çağdaş uygarlık hedefini savunan kadroların kararlılıkla mücadele etmeye devam edeceğini sözlerine ekledi.

Bursa’da 107 Yıllık Gurur: “Dünya Çözülürken Bir Başkaldırı” Konferansı, Milli Mücadele’yi Akademik Perspektifle Ele Alıyor Haber

Bursa’da 107 Yıllık Gurur: “Dünya Çözülürken Bir Başkaldırı” Konferansı, Milli Mücadele’yi Akademik Perspektifle Ele Alıyor

Bursa, 19 Mayıs 1919’un 107. yıldönümünü, Milli Mücadele’nin derin stratejik ve sosyolojik boyutlarını ortaya koyacak akademik bir konferansla kutlamaya hazırlanıyor. İlter Dergisi ve “İlterliler” ekibi tarafından organize edilen etkinlik, tarih tutkunlarını ve akademisyenleri Ördekli Kültür Merkezi’nin tarihi atmosferinde bir araya getirecek. 19 Mayıs 1919: Ulusal Bağımsızlığın Başlangıcı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkarak Milli Mücadele’yi başlatmasının üzerinden 107 yıl geçti. Tarihçiler, 19 Mayıs’ı yalnızca askeri bir hamle olarak değil, aynı zamanda yıkılmakta olan bir imparatorluğun küresel güç dengeleri arasında başkaldırı niteliği taşıyan bir olay olarak değerlendiriyor. O dönemde Osmanlı İmparatorluğu, I. Dünya Savaşı’nın ağır yaraları, Mondros Mütarekesi’nin getirdiği işgaller ve ekonomik çöküntüyle karşı karşıyaydı. Ülke toprakları, Sevr Antlaşması’nın dayattığı sınırlarla tehdit altındaydı. İşte tam da bu ortamda, genç bir subay olan Mustafa Kemal Atatürk, Samsun’a çıkarak Türk milletinin kaderini yeniden yazacak bir liderlik vizyonunu hayata geçirdi. Bu bağlamda İlter Dergisi’nin konferansı, 19 Mayıs’ın yalnızca sembolik bir tarih olmadığını; aynı zamanda ulusal bağımsızlık ve egemenlik mücadelesinin stratejik bir başlangıcı olduğunu katılımcılara aktaracak. Etkinlik, dönemin siyasi, sosyal ve ekonomik şartlarını tarihsel belgeler ve akademik analizlerle masaya yatıracak. Doç. Dr. Hacer Karabağ Arslan’dan Ayrıntılı Analiz Etkinliğin ana konuşmacısı olan Bursa Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hacer Karabağ Arslan, “Dünya Çözülürken Bir Başkaldırı: 19 Mayıs 1919” başlıklı sunumuyla katılımcılara dönemin tarihsel ve sosyolojik kodlarını aktaracak. Arslan, etkinlik öncesi yaptığı açıklamada şunları söyledi: “19 Mayıs, sadece bir başlangıç günü değil, aynı zamanda bir halkın kendi kaderini tayin etme iradesinin sembolüdür. O dönemde, Osmanlı’nın çözülmekte olduğu ve dünya dengelerinin değiştiği bir ortamda, Atatürk ve silah arkadaşlarının başlattığı hareket, Türk milletinin modern tarih sahnesine çıkışının temelini oluşturmuştur. Bu konferansta, hem askeri hem de sosyolojik perspektifiyle o günleri yeniden ele alacağız.” Doç. Dr. Arslan, konuşmasında ayrıca, Atatürk’ün öngörüsü ve stratejik planlaması sayesinde Türk milletinin ulusal direniş iradesinin nasıl şekillendiğini, yerel halkın desteğini ve bölgeler arasındaki iletişim ağlarının mücadeledeki önemini detaylı bir şekilde anlatacak. Katılımcılar, Milli Mücadele’nin sadece cephede kazanılan zaferlerden ibaret olmadığını, toplumun her kesiminde şekillenen bir hareket olduğunu akademik verilerle öğrenme fırsatı bulacak. İlter Dergisi’nden Tarihsel Bağlam ve Mesaj İlter Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Faruk Akdağ, etkinliğin amacını şöyle özetledi: “19 Mayıs, Atamızın bize bıraktığı en önemli emanettir. Bu emaneti sadece törenlerle değil, o günkü iradeyi ve mücadele ruhunu anlayarak kutlamalıyız. Bu konferans ile Bursalıları o dönemin stratejik, sosyolojik ve tarihsel detaylarıyla buluşturmak istiyoruz. Tüm halkımızı, gurur dolu bir akşamda bayram coşkusunu paylaşmaya davet ediyoruz.” Akdağ, etkinliğin, İlterliler grubunun hafta boyunca sürecek kutlama programının merkezinde yer aldığını ve Bursa’nın tarih bilinci ile kültürel mirasına katkı sağlayacağını vurguladı. Etkinliğin Detayları Konferansın detayları şu şekilde: Tarih: 17 Mayıs 2026, Pazar Saat: 19.00 Yer: Ördekli Kültür Merkezi, Bursa Organizatörler, etkinliğin katılım açısından yoğun ilgi görmesini bekliyor. Tarih meraklıları, akademisyenler, öğrenciler ve halk, Milli Mücadele’nin 107. yılını, hem tarihsel hem de akademik bir perspektifle yeniden yaşayacak. Tarihsel Önemi 19 Mayıs 1919, Türk milletinin kendi kaderini tayin etme iradesinin sembolüdür. Bu tarih, yalnızca bir askeri hamle değil; Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküşü ve dünya dengelerinin değiştiği kritik bir dönemde milletin yeniden doğuşunun başlangıcıdır. Bursa’da yapılacak konferans, genç kuşaklara Milli Mücadele’nin derin anlamını aktarmak, tarih bilincini güçlendirmek ve Atatürk’ün stratejik dehasını anlamak açısından önemli bir fırsat sunuyor. Bu kapsamlı etkinlik, tarih bilinciyle yetişmiş, bilinçli ve araştırmacı bir neslin oluşturulmasına katkı sağlayacak bir akademik buluşma niteliğinde.

İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanı İsmail Seyis’ten 23 Nisan Mesajı: “Çocuklarımızın İhtiyaçları Önceliğimiz Olmalı” Haber

İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanı İsmail Seyis’ten 23 Nisan Mesajı: “Çocuklarımızın İhtiyaçları Önceliğimiz Olmalı”

İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanı İsmail Seyis, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda hem bayramın tarihsel önemine dikkat çekti hem de ilçede yaşayan çocukların ihtiyaçlarına vurgu yaptı. Seyis açıklamasında, 23 Nisan’ın yalnızca bir bayram değil, aynı zamanda çocuklara verilen değerin ve geleceğe duyulan güvenin en güçlü simgelerinden biri olduğunu belirterek, “Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklara armağan ettiği bu anlamlı gün, milletimizin yarınlarını emanet ettiğimiz evlatlarımızın ne denli kıymetli olduğunu bir kez daha hatırlatmaktadır” ifadelerini kullandı. “Yıldırım’da 150 bine yakın çocuk yaşıyor” Yıldırım ilçesinde 14 yaş ve altı yaklaşık 150 bin çocuğun yaşadığına dikkat çeken Seyis, bu büyük nüfusun ihtiyaçlarının göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı. Çocukların sağlıklı, güvenli ve nitelikli bir çevrede büyümesinin yerel yönetimlerin en temel sorumlulukları arasında yer aldığını belirten Seyis, özellikle eğitim, sosyal alanlar ve kültürel faaliyetler konularında daha fazla yatırım yapılması gerektiğini dile getirdi. “Bu çocuklar sadece ailelerinin değil, toplumun ve ülkemizin geleceğidir. Onların iyi eğitim alması, spor yapabilecekleri alanlara erişmesi, sanatla ve bilimle iç içe büyümesi hepimizin ortak sorumluluğudur” diyen Seyis, çocuklara yönelik sosyal projelerin artırılması çağrısında bulundu. Sosyal alan ve eğitim vurgusu Açıklamada, Yıldırım’da çocukların kullanabileceği park, oyun alanı, spor tesisleri ve kültürel merkezlerin sayısının artırılması gerektiği ifade edildi. Seyis, özellikle dezavantajlı bölgelerde yaşayan çocukların fırsat eşitliğine erişebilmesi için yerel yönetimlerin daha kapsayıcı politikalar geliştirmesi gerektiğini söyledi. Eğitim konusuna da değinen Seyis, okul öncesi eğitimden başlayarak çocukların kaliteli eğitim imkanlarına erişiminin sağlanmasının önemine dikkat çekti. Dijital çağın gerekliliklerine uygun eğitim altyapısının güçlendirilmesi gerektiğini belirten Seyis, çocukların sadece akademik değil, sosyal ve duygusal gelişimlerinin de desteklenmesi gerektiğini ifade etti. “23 Nisan, sorumluluklarımızı hatırlatıyor” İsmail Seyis, mesajının sonunda 23 Nisan’ın aynı zamanda yöneticilere ve topluma önemli sorumluluklar yüklediğini belirterek, “Bu anlamlı gün, çocuklarımız için daha yaşanabilir bir ilçe inşa etme görevimizi bize bir kez daha hatırlatmaktadır. Yıldırım’da yaşayan her bir çocuğun daha iyi şartlarda büyümesi için çalışmaya devam edeceğiz” dedi. Seyis, tüm çocukların bayramını kutlayarak, onların barış, mutluluk ve umut dolu bir geleceğe sahip olması temennisinde bulundu.

Orhan Karaduman’dan Gemlik’teki Olaylara Sert Tepki: “Bu Şehir Sahipsiz Değildir, Bu Millet Asla Boyun Eğmez” Haber

Orhan Karaduman’dan Gemlik’teki Olaylara Sert Tepki: “Bu Şehir Sahipsiz Değildir, Bu Millet Asla Boyun Eğmez”

İYİ Parti Gemlik İlçe Başkanı Orhan Karaduman, ilçede yaşanan ve kamuoyunda büyük tepki çeken olaylara ilişkin çok sert açıklamalarda bulundu. Toplum vicdanını yaralayan, milli birlik ve beraberlik duygusuna zarar veren girişimlerin asla kabul edilemeyeceğini vurgulayan Karaduman, Gemlik halkını 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda Atatürk Anıtı’nda buluşmaya davet etti. Karaduman açıklamasında, Gemlik’in huzurunu, onurunu ve milli duruşunu hedef alan hiçbir anlayışa sessiz kalmayacaklarını belirterek, “İlçemizde yaşanan ve vicdanları derinden yaralayan, milletimizin birliğine ve değerlerine gölge düşüren terör sevici girişimi asla kabul etmiyoruz. Gemlik’in huzurunu, onurunu ve milli duruşunu hedef alan bu anlayışa karşı sessiz kalmamız mümkün değildir” dedi. “Bu Toprakların Mayasında Korku Değil, Milli İrade Vardır” Gemlik’in ve Türkiye’nin temel değerlerinin güçlü bir tarihsel mirasa dayandığını ifade eden Karaduman, milletin karakterinde korkunun değil bağımsızlık ve özgürlük ruhunun bulunduğunu söyledi. “Biz biliyoruz ki bu toprakların mayasında korku değil, milli irade, birlik ve bağımsızlık ruhu vardır. Bu ruhun en büyük simgesi de 23 Nisan’dır” diyen Karaduman, açıklamasında 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın taşıdığı tarihi öneme dikkat çekti. Atatürk Vurgusu: “Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir” Karaduman, 23 Nisan’ın yalnızca bir bayram değil, aynı zamanda millet iradesinin dünyaya ilan edildiği gün olduğunu ifade etti. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklara armağan ettiği bu özel günün, egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğunun simgesi olduğunu belirten Karaduman, toplumsal birlik mesajı verdi. Gemliklilere Çağrı: “Bayrağını Alan Gelsin” İYİ Parti Gemlik İlçe Başkanı Karaduman, yaşanan olaylara verilecek en güçlü cevabın milli bayram coşkusuyla ortaya konacağını belirterek tüm Gemlik halkını 23 Nisan’da düzenlenecek törenlere davet etti. Karaduman çağrısında şu ifadelere yer verdi: “Dün Gemlik’e bu utancı yaşatanlara karşı cevabımızı en anlamlı günde, en güçlü şekilde verelim. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda, Atatürk Anıtı önünde yapılacak törenlerde buluşalım. Bayrağını alan, yüreğinde vatan sevgisi olan herkes orada olsun.” “Bu Çağrı Siyaset Üstüdür” Açıklamasında çağrının siyasi bir amaç taşımadığını özellikle vurgulayan Karaduman, bunun partiler üstü bir davet olduğunu ifade etti. “Bu çağrı siyaset üstüdür, partiler üstüdür. Bu çağrı Gemlik’in onuruna sahip çıkma çağrısıdır. Bu çağrı çocuklarımıza bırakacağımız tertemiz bir gelecek içindir” diyen Karaduman, birlik ve beraberlik mesajını yineledi. “Bu Millet Asla Boyun Eğmez” Sözlerini güçlü bir mesajla tamamlayan Karaduman, Gemlik halkına seslenerek şu ifadeleri kullandı: “Gel, birlikte duralım. Gel, birlikte gösterelim: Bu şehir sahipsiz değildir. Bu millet asla boyun eğmez. Bayrağını al gel.” Gemlik’te yaşanan olayların ardından yapılan bu çağrının, 23 Nisan törenlerine geniş katılım sağlayıp sağlamayacağı merak konusu olurken, ilçede milli birlik ve beraberlik vurgusunun ön plana çıktığı görülüyor.

Ümit Özdağ: Zafer Partisi sahada Haber

Ümit Özdağ: Zafer Partisi sahada

Bursa programı kapsamında Genel Merkez heyetiyle birlikte temaslarda bulunduklarını belirten Özdağ, İnegöl’ün ardından Bursa merkez ve farklı illerde ziyaretlerini sürdüreceklerini ifade etti. Parti olarak sahada aktif olduklarını vurgulayan Özdağ, “Zafer Partisi olarak biz sahadayız ve sahada çalışmalarımızı yüksek bir tempoyla sürdürüyoruz” dedi. Son dönemde okullarda yaşanan şiddet olaylarına ilişkin soruyu da yanıtlayan Özdağ, bu tür olayların yalnızca güvenlik önlemleriyle açıklanamayacağını belirtti. Basın ve sosyal medyada olay görüntülerinin paylaşılmasının doğru olmadığını savunan Özdağ, “Basının otokontrolle bu konuya yaklaşması gerekiyor. Asla görüntü olmamalı” ifadelerini kullandı. Eğitim ortamlarında şiddet riskine ilişkin akademik çalışmalara değinen Özdağ, sorunun çok boyutlu olduğunu ve sosyolojik ile psikolojik faktörlerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Partisinin oy oranına ilişkin anket sorusunu da yanıtlayan Özdağ, anketlerin güvenilirliği konusunda tartışmalar bulunduğunu belirterek, “Ben anketler üzerinden konuşmaktan çok sahadaki canlılık üzerinden değerlendirme yapmayı tercih ediyorum” dedi. CHP ile olası siyasi iş birliğine yönelik soruya da değinen Özdağ, herhangi bir partiyle ittifaktan ziyade ilkesel bir birliktelikten söz ettiklerini ifade etti. Özdağ, “Biz herhangi bir siyasi partiyle ittifaktan bahsetmiyoruz, bir ilke etrafında birleşmekten bahsediyoruz. O ilke Cumhuriyet’in kuruluş ilkeleri ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’tür” diye konuştu. CHP’ye yönelik değerlendirmelerde de bulunan Özdağ, “Bizim CHP’ye yaptığımız çağrı kamuoyu önünde çok açıktır” ifadelerini kullandı. Özdağ, konuşmasının sonunda İnegöl’ün ekonomik yapısına da değinerek ilçenin ihracat başarısını ve sanayi çeşitliliğini övdü. İnegöl’ün önemli bir ekonomik başarıya imza attığını belirten Özdağ, bölge halkını tebrik etti.

Türk Diyanet Vakıf-Sen Genel Sekreteri Hilmi Şanlı’dan Çanakkale Deniz Zaferi mesajı: “Bu destan, milletimizin diriliş mührüdür” Haber

Türk Diyanet Vakıf-Sen Genel Sekreteri Hilmi Şanlı’dan Çanakkale Deniz Zaferi mesajı: “Bu destan, milletimizin diriliş mührüdür”

Türk Diyanet Vakıf-Sen Genel Sekreteri Hilmi Şanlı, Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111. yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı yazılı açıklamada, Türk milletinin iman, cesaret ve vatan sevgisiyle yazdığı büyük destanın, tarih sahnesinde eşsiz bir direniş örneği olduğunu vurguladı. Şanlı açıklamasında, 111 yıl önce aziz şehitlerin kanlarıyla yazılan Çanakkale Deniz Zaferi’nin, işgalci güçlerin Anadolu topraklarına yönelik emellerini boşa çıkardığını belirterek, “Ege’nin berrak sularını kirleterek kıyılarımıza dayanan işgalci zihniyet, ecdadımızın iman dolu direnişi karşısında yerle bir edilmiştir. Tarihin akışı, bu mukaddes mücadele ile değişmiştir” ifadelerini kullandı. Düşman donanmasının Çanakkale’yi geçme girişimlerinin, milletin inanç ve kararlılığı karşısında başarısızlığa uğradığını dile getiren Şanlı, yedi düvelin askeri ve teknolojik üstünlüğüne rağmen Türk milletinin bağımsızlık iradesinin galip geldiğini kaydetti. Bu çerçevede Nusret Mayın Gemisi’nin tarihsel rolüne dikkat çeken Şanlı, bu başarının inanç ve cesaretin teknolojiye üstünlüğünün en somut göstergesi olduğunu ifade etti. Çanakkale’nin yalnızca bir savaş değil, aynı zamanda bir dirilişin adı olduğunu vurgulayan Şanlı, “Türk milletini esaret altına almak isteyenler burada hüsrana uğramış, kibirli hesaplar yerle bir edilmiştir. Cumhuriyet’e giden yolun temelleri, milli mücadelenin ruhu bu topraklarda yoğrulmuştur” dedi. Açıklamada, cephede yaşanan insanüstü mücadeleye de dikkat çekilerek, cephanesi tükenen askerlerin süngüleriyle savaşmaya devam ettiği, imkânsızlıkların inançla aşıldığı hatırlatıldı. Şanlı, bu büyük destanın, Mustafa Kemal Atatürk’ün “Ben size ölmeyi emrediyorum” sözleriyle tarihe geçen bir iman seferberliği olduğunu belirtti. Milletin birlik ve beraberlik ruhuna da vurgu yapan Şanlı, “Doğudan batıya, kuzeyden güneye tek yürek olan aziz milletimiz; hiçbir ayrım gözetmeksizin aynı safta kenetlenmiş, işgalci güçleri bu topraklardan söküp atmıştır. Çanakkale, ayrışmayı reddeden bir milletin kardeşlik manifestosudur” değerlendirmesinde bulundu. Siperlerde yükselen duaların, ortak acıların ve fedakârlıkların milletin varlığını koruyan manevi bir sur oluşturduğunu ifade eden Şanlı, şehitlerin bu toprakların bölünmez bütünlüğünü canları pahasına mühürlediğini dile getirdi. Günümüzde en büyük sorumluluğun, Çanakkale ruhunu yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak olduğunu belirten Şanlı, bu ruhun fitneye, ayrışmaya ve yabancı hayranlığına karşı en güçlü kalkan olduğunu vurguladı. Açıklamasının sonunda Şanlı, “Çanakkale’de milletimizin onuru ve haysiyeti ayağa kalkmış, bizlere yolumuzu aydınlatan eşsiz bir miras bırakılmıştır. Bu vesileyle Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111. yıl dönümünü gurur ve minnetle anıyor; aziz şehitlerimizi, gazilerimizi ve kahraman ecdadımızı rahmet, hürmet ve şükranla yad ediyorum” ifadelerine yer verdi.

TÜRK KADINLAR BİRLİĞİ’NDEN MEDENİ KANUN’UN 100. YILINA DAMGA VURAN İKİ BÜYÜK ETKİNLİK Haber

TÜRK KADINLAR BİRLİĞİ’NDEN MEDENİ KANUN’UN 100. YILINA DAMGA VURAN İKİ BÜYÜK ETKİNLİK

Türkiye Cumhuriyeti’nin temel taşlarından biri olan Türk Medeni Kanunu’nun kabulünün 100. yılı, Türk Kadınlar Birliği Bursa Şubesi tarafından düzenlenen iki önemli etkinlikle kutlandı. Bursa ve Mudanya’da gerçekleşen programlar, kadınların hukuki, sosyal ve ekonomik haklarının korunması ve geliştirilmesi yönündeki farkındalığı artırmayı amaçladı. Etkinlikler, hukukçular, akademisyenler, siyasetçiler, sivil toplum temsilcileri ve geniş bir yurttaş kitlesinin yoğun ilgisiyle gerçekleşti. 10 Şubat 2026 Salı günü Mudanya Dernekler Yerleşkesi’nde düzenlenen “Geçmişten Günümüze Kadın Hukuku” söyleşisi, Türk Kadınlar Birliği Bursa Şubesi ile Demeter Eşitlikçi Kadınlar Derneği iş birliğiyle hayata geçirildi. Söyleşide, Türk Kadınlar Birliği Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Avukat Arzu Sevgel ve Yürütme Kurulu Üyesi Avukat Hanımşah Bayram, kadın hukukuna dair temel haklar ve karşılaşılan gerçek hayattaki ihtilafları interaktif bir biçimde katılımcılara aktardı. Avukatlar, örnek olaylar üzerinden konuları canlandırarak, dinleyicilerin sürece aktif katılımını sağladı; bu yöntem, katılımcılar tarafından yoğun ilgi ve takdirle karşılandı. Açılış konuşmalarında, Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün “Medeni hukukta ilerlemenin tek yolu, medeniyet yoludur” sözü hatırlatılarak, Medeni Kanun’un demokrasi ve toplumsal eşitlik açısından ne denli kritik bir yapı taşı olduğu vurgulandı. 13 Şubat 2026 Cuma günü Nilüfer Karaman Dernekler Yerleşkesi’nde düzenlenen panel, Türk Kadınlar Birliği Bursa Şubesi’nin koordinasyonunda, Uludağ Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Bursa Barosu, Nilüfer Belediyesi desteğiyle gerçekleşti. Panelin moderatörlüğünü Türk Kadınlar Birliği Bursa Şubesi üyesi Prof. Dr. Behçet Kemal Yeşilbursa üstlendi. Panele konuşmacı olarak katılan Dr. Öğr. Üyesi Yasemin Kurtoğlu, Doç. Dr. Ayşenur Şahin Caner ve Doç. Dr. Arb. Av. Çiğdem Mine Yılmaz, Medeni Kanun’un tarihsel gelişimi, aile hukuku, miras hukuku ve güncel uygulamalarına dair derinlemesine değerlendirmeler sundu. Etkinlikler, CHP Bursa Milletvekilleri Av. Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Hasan Öztürk, Bursa Büyükşehir Belediyesi, Nilüfer Belediyesi ve Mudanya belediye Başkan Yardımcıları, Bursa Barosu temsilcileri, akademisyenler, hukukçular, sivil toplum kuruluşları ve çok sayıda vatandaşın katılımıyla gerçekleşti. Konuşmalarda ortak vurgu, Medeni Kanun’un sadece hukuki bir belge değil, kadınların özgürleşmesinin, toplumsal eşitliğin ve çağdaş yaşamın temel güvencesi olduğu yönündeydi. Türk Kadınlar Birliği Bursa Şube Başkanı Tijen Sözeri Barın, etkinliklerin sonunda yaptığı değerlendirmede şunları belirtti: “Cumhuriyetimizin en önemli kazanımlarından biri olan Türk Medeni Kanunu, sadece bir hukuk metni değil; aynı zamanda toplumsal dönüşümün, eşit yurttaşlık anlayışının ve kadınların toplumdaki yerinin güçlendirilmesinin temel taşıdır. Çağdaş ve medeni toplumların ortak paydası, kadın-erkek eşitliğini hukukla güvence altına almalarıdır. Bizler de bu bilinçle Medeni Kanun’a sahip çıkmaya ve onu güçlendirmeye kararlılıkla devam ediyoruz.” Bursa ve Mudanya’da gerçekleştirdiğimiz bu anlamlı etkinliklerle toplumsal farkındalığı artırmayı hedefledik. Destek veren tüm kurumlara, konuşmacılarımıza ve katılımcılarımıza teşekkür ediyoruz. Medeni Kanun’un 100. yılında eşitlik ve adalet mücadelesini kararlılıkla sürdüreceğiz " Her iki etkinlikte de Mustafa Kemal Atatürk’ün çağdaşlaşma vizyonu ışığında, kadınların hukuki ve sosyal haklarının güçlendirilmesinin Türkiye’nin demokratik geleceği için vazgeçilmez olduğu vurgusu ön plana çıktı. Türk Kadınlar Birliği Bursa Şubesi, Medeni Kanun’un 100. yılı vesilesiyle düzenlediği bu çalışmalarla, Türkiye’de kadın hakları mücadelesinin devamlılığını ve hukuk sisteminin güçlendirilmesini kamuoyunun gündeminde tutmaya kararlı olduğunu gösterdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.