Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Mücadele

Gürsu Haber - Mücadele haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mücadele haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yeşil Sol Parti Bursa İl Örgütü’nden 1 Mayıs Çağrısı: “Emek, Barış ve Demokrasi Mücadelesi Ortaklaştırılmalı” Haber

Yeşil Sol Parti Bursa İl Örgütü’nden 1 Mayıs Çağrısı: “Emek, Barış ve Demokrasi Mücadelesi Ortaklaştırılmalı”

Yeşil Sol Parti Bursa İl Örgütü, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla kapsamlı bir yazılı açıklama yayımladı. İl eş sözcüleri İlminur Yiğitoğlu ve Sayım Gültekin imzasını taşıyan açıklamada, 2026 yılı 1 Mayıs’ının yalnızca bir anma günü değil, aynı zamanda emek, demokrasi, barış ve ekoloji mücadelesinin güçlendirileceği tarihsel bir dönemeç olması gerektiği vurgulandı. Açıklamada, toplumsal muhalefetin ortak bir zeminde buluşmasının önemine dikkat çekilerek, tüm yurttaşlara birlikte mücadele çağrısı yapıldı. “Dünya ve Türkiye derin bir krizden geçiyor” Açıklamada, küresel ölçekte artan eşitsizlikler, yaygınlaşan savaşlar ve güçlenen otoriter yönetimlerin emekçiler üzerindeki etkilerine değinildi. Bu sürecin, işçi sınıfı açısından daha fazla yoksulluk, güvencesizlik ve hak kaybı anlamına geldiği ifade edildi. Türkiye’de de benzer bir tablonun yaşandığı belirtilerek, geniş halk kesimlerinin ağır bir geçim kriziyle karşı karşıya bırakıldığı kaydedildi. 2026 1 Mayıs’ının, bu koşullar altında emekçilerin taleplerini daha güçlü dile getirdiği ve ortak mücadele iradesini pekiştirdiği kritik bir eşik olduğu ifade edildi. “Asgari ücret açlık sınırının altında, emekliler yoksullukla karşı karşıya” Metinde, Türkiye’de emek sömürüsünün yapısal bir nitelik kazandığına dikkat çekildi. Asgari ücretin milyonlarca çalışan için ortalama ücret haline geldiği ve bu ücretin açlık sınırının altında kaldığı belirtilirken, emeklilerin de insanca yaşam koşullarından uzaklaştığı ifade edildi. Kayıt dışı çalışan işçilerin ise denetimsizlik, güvencesizlik ve düşük ücret sarmalında ağır bir sömürüye maruz kaldığı vurgulandı. Ayrıca esnek çalışma modelleri, taşeronlaşma ve dijital platformlar üzerinden yürüyen “platform ekonomisi”nin emek yapısını parçaladığı ve ortak hak mücadelesini zayıflattığı değerlendirmesi yapıldı. “Yeni örgütlenme modelleri şart” İşçi sınıfının yapısal dönüşüm geçirdiği belirtilen açıklamada, geçmişte daha örgütlü ve kolektif olan yapının yerini bugün daha dağınık ve güvencesiz çalışma biçimlerinin aldığı ifade edildi. Bu durumun sınıf dayanışmasını zayıflattığı ve sermaye lehine bir tablo yarattığı belirtildi. Bu nedenle mevcut örgütlenme biçimlerinin yetersiz kaldığına dikkat çekilen açıklamada, kayıt dışı çalışanlar, platform işçileri, göçmen emekçiler ve güvencesiz tüm kesimleri kapsayan yeni bir sendikal yaklaşımın geliştirilmesi gerektiği vurgulandı. “Savaş politikaları emekçileri doğrudan etkiliyor” Açıklamada küresel ölçekte artan savaş riskine de geniş yer verildi. Savaşların, enerji kaynakları ve doğal varlıklar üzerindeki emperyalist rekabetten beslendiği belirtilerek, bu politikaların emekçiler için daha fazla yoksulluk, baskı ve sömürü anlamına geldiği ifade edildi. Emperyalist politikalara karşı mücadelenin, barış ve demokrasi talepleriyle birlikte ele alınması gerektiği kaydedildi. “Emek, demokrasi ve barış birbirinden ayrı düşünülemez” Yeşil Sol Parti, demokratik hakların güvence altına alınmadığı bir ortamda emekçilerin kazanımlarını koruyamayacağını vurguladı. Aynı şekilde savaş politikalarının sürdüğü bir düzende toplumsal refahın ve adaletin sağlanamayacağı ifade edildi. Bu nedenle mücadelenin hem emek sömürüsüne hem de otoriterleşme ve savaş politikalarına karşı bütünlüklü bir hat üzerinden yürütülmesi gerektiği belirtildi. “1 Mayıs ortak mücadelenin büyütülmesi için fırsat” Açıklamanın sonunda, 2026 1 Mayıs’ının emekçilerin birliğini güçlendiren, toplumsal muhalefetin ortaklaştığı bir zemin haline getirilmesi gerektiği ifade edildi. Yeşil Sol Parti, tüm emekçileri, emeklileri, gençleri ve halk kesimlerini; emeğin haklarını, demokratik bir toplumsal düzeni ve kalıcı barışı birlikte savunmaya çağırdı. “Emek, demokrasi, barış ve ekolojik bir yaşam için mücadeleyi birlikte büyüteceğiz” denilen açıklama, “Yaşasın 1 Mayıs” sloganıyla son buldu.

Osmangazi’den yükselen bu ses, yarınların Türkiye’sine yön verecek Haber

Osmangazi’den yükselen bu ses, yarınların Türkiye’sine yön verecek

OSMANGAZİ’DEN SERT MESAJ: “BU ŞEHRİ MASA BAŞINDA DEĞİL, MİLLETLE YÖNETECEKSİNİZ!” İsmail Demir, Anahtar Parti Osmangazi İlçe Başkanlığı’nın geniş katılımlı toplantısında yaptığı açıklamalarla hem teşkilata güç verdi hem de yerel yönetime çok sert mesajlar gönderdi. Demir, özellikle büyükşehirde yaşanan değişim sürecine dikkat çekerek, “Bu değişim Osmangazili vatandaşın sırtına yük olursa, bunun karşısında en sert şekilde dururuz” dedi. “BU SADECE BİR TOPLANTI DEĞİL, BİR İRADE BEYANIDIR” Anahtar Parti Osmangazi İlçe Başkanlığı tarafından düzenlenen buluşmada, teşkilat mensuplarıyla bir araya gelen İlçe Başkanı İsmail Demir, toplantının sıradan bir istişare olmadığını vurguladı: “Biz burada sadece konuşmadık; milletimizin beklentilerini, şehrimizin geleceğini ve bu davanın yükünü omuzlayan kadroların kararlılığını yeniden ortaya koyduk. Bu, açık bir irade beyanıdır.” Toplantıda Osmangazi’nin geleceği, Bursa’nın dönüşüm süreci ve sahadan gelen talepler masaya yatırıldı. Demir, teşkilatın sahadan kopuk değil, doğrudan milletin nabzını tutan bir yapı olduğunu ifade etti. “BİZ TEŞKİLAT DEĞİL, HEDEFE YÜRÜYEN BİR GÜÇÜZ” Konuşmasında teşkilatın birlik ve motivasyonuna da dikkat çeken Demir, iddialı ifadeler kullandı: “Bizler sadece bir siyasi yapı değiliz. Aynı hedefe yürüyen, aynı yükü taşıyan ve aynı hayali kuran güçlü bir iradeyiz. Osmangazi’den yükselen bu ses, yarınların Türkiye’sine yön verecek kadar güçlüdür.” Demir, mücadele vurgusunu da sertleştirerek: “Durmadan, yorulmadan, hiçbir baskıya boyun eğmeden yürümeye devam edeceğiz” dedi. BÜYÜKŞEHİR’E AÇIK UYARI: “VATANDAŞI MAĞDUR EDERSENİZ KARŞINIZDA BİZİ BULURSUNUZ!” Demir’in açıklamalarının en dikkat çeken bölümü ise büyükşehirde yaşanan yönetim değişimi ve bunun sahaya yansımaları oldu. Özellikle Osmangazi ilçesinde yaşayan vatandaşların olası mağduriyetlerine dikkat çeken Demir, sert bir dille uyardı: “Büyükşehirde yaşanan değişim, eğer plansızlıkla, hazırlıksızlıkla ve sahayı yok sayarak yürütülürse bunun bedelini vatandaş öder. Buna asla izin vermeyiz.” “HASSAS PROJELERİ DURDURMAK, ŞEHRE ZARAR VERMEKTİR” Devam eden projelerin akıbetine de değinen Demir, özellikle kritik yatırımların sekteye uğraması ihtimaline karşı net konuştu: “Bu şehirde hassasiyet gerektiren projeler vardır. Bu projeleri durdurmak, yavaşlatmak ya da siyasi hesaplara kurban etmek; doğrudan Osmangazi’ye zarar vermektir. Kimse bu şehri deneme tahtası gibi kullanamaz.” “OSMANGAZİ SAHİPSİZ DEĞİL” Demir, Osmangazi halkının haklarını sonuna kadar savunacaklarını belirterek açıklamasını daha da sertleştirdi: “Buradan açıkça söylüyoruz: Osmangazili vatandaşın hakkı gasp edilirse, projeler bilinçli şekilde dumura uğratılırsa, bunun siyasi ve toplumsal karşılığı olur. Osmangazi sahipsiz değildir.” “BU SES YÜKSELMEYE DEVAM EDECEK” Toplantının sonunda teşkilatın kararlılığına bir kez daha vurgu yapan Demir, önümüzdeki süreçte daha aktif, daha görünür ve daha etkili olacaklarını ifade etti: “Bugün burada yaktığımız bu ateş, sadece bir başlangıçtır. Bu ses büyüyecek, güçlenecek ve Türkiye’nin geleceğinde söz sahibi olacaktır.”

YAVUZ AĞIRALİOĞLU: TUTARLI OLACAKSINIZ; BİR GÜN ÖYLE, BİR GÜN BÖYLE OLMAYACAKSINIZ! Haber

YAVUZ AĞIRALİOĞLU: TUTARLI OLACAKSINIZ; BİR GÜN ÖYLE, BİR GÜN BÖYLE OLMAYACAKSINIZ!

Kırıkkale’de düzenlenen Halk Buluşması programına katılan Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, “Alparslan Türkeş’i anıyorsanız, pazarlık kabul etmeyen bir devlet iradesi taşıyacaksınız. Muhsin Yazıcıoğlu diyorsanız, ahlaklı ve tutarlı olacaksınız; bir gün öyle, bir gün böyle olmayacaksınız” dedi. Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, partisinin Kırıkkale İl Başkanlığı açılışı öncesinde düzenlenen Halk Buluşması programına katıldı. Ağıralioğlu, “Atatürk’ün kabrine gidiyorsanız, devletin ve milletin düşmanlarıyla yol yürümeyeceksiniz. Erbakan Hoca’yı anıyorsanız, onun bölgeye dair uyarılarını duyacaksınız. Alparslan Türkeş’i anıyorsanız, pazarlık kabul etmeyen bir devlet iradesi taşıyacaksınız. Muhsin Yazıcıoğlu diyorsanız, ahlaklı ve tutarlı olacaksınız; bir gün öyle, bir gün böyle olmayacaksınız” diye konuştu. Yavuz Ağıralioğlu, konuşmasında özetle şunları söyledi: “Memleket zor zamanlara düştüğünde, arkamızda bulunan fotoğrafa bakar, talip olduğumuz mesuliyeti oradan alırız. Arkamda kalpaklı bir Mustafa Kemal Atatürk fotoğrafı var. Devlet zor durumdaysa, millet dara düşmüşse; bu millet başına kalpağını geçirir, iradesini milletine adar. 2026 yılında omuzlarımıza düşen sorumluluk da budur. Ay yıldızlı al bayrağın altında, kalpaklı Atatürk’ün önünde Türk milletinin istikbaline yürümeye söz verilir. Bugün aynı zamanda, ömrünü devleti güçlü, milleti kudretli kılmaya adamış, çileli bir mücadele vermiş Alparslan Türkeş’in vefat yıl dönümü. Zindanlarla, idam sehpalarıyla sınanmış bir iradenin sahibine rahmet olsun. MUHSİN YAZICIOĞLU HER EVDEN BİR FATİHA ALDI! Yakın zamanda kaybettiğimiz Muhsin Yazıcıoğlu… Her evden oy alamamış olabilir ama her evden bir Fatiha almış bir memleket evladıdır. Ona da rahmet olsun. Çünkü memleket zordadır, dardadır. Bu memleketin ufkuna bela düşmesin diye yıllar önce uyaran, ‘Suriye düşerse Irak gider, Irak yıkılırsa İran hedef olur, sıra Türkiye’ye gelir’ diyen Necmettin Erbakan’ı da bugün hatırlıyoruz. Siyaset bazen eskiyi anar, ‘eskiden böyleydi’ diye konuşur. Nezaketi, siyasi terbiyeyi hatırlar. Aynı kürsülerde rakip olup memleket meselelerini konuşabilen liderleri hatırlar. Bülent Ecevit’i, Süleyman Demirel’i bu yönleriyle anar. Ama ben bunları sadece rahmet dilemek için söylemiyorum. Ölenlerin büyük, kalanların küçük olduğu bir millet olamayız. Aksi halde bu topraklarda tutunamayız. Rahmet dilediğimiz insanların ahlakına, cesaretine, ikazlarına sırt dönerek siyaset yapamayız. Bugün kime rahmet diliyorsak, onun temsil ettiği iradeyi taşımak zorundayız. TERÖRİSTLERLE YAN YANA DURAMAYIZ! Dün ‘kibar’ dediklerimizi anıp bugün kaba olamayız. Dün ‘inançlı’ dediklerimizi anıp bugün inançsız davranamayız. Dün ‘cesur’ dediklerimizi anıp bugün korkak olamayız. Dün ‘ilkeli’ dediklerimizi anıp bugün ilkesiz olamayız. Dün devleti ve milleti korumak için terörle mücadele edenleri överken, bugün teröristlerle yan yana duramayız. Dün ‘aman ha’ diye uyaranları unutup Amerika’nın azgınlığına da, İsrail’in şımarıklığına da sessiz kalamayız. Eğer mezarlara gitmeye hakkımız olsun istiyorsak, o mezarların önünde hangi hakikatle durmamız gerektiğini unutmamalıyız. Atatürk’ün kabrine gidiyorsanız, devletin ve milletin düşmanlarıyla yol yürümeyeceksiniz. Erbakan Hoca’yı anıyorsanız, onun bölgeye dair uyarılarını duyacaksınız. Alparslan Türkeş’i anıyorsanız, pazarlık kabul etmeyen bir devlet iradesi taşıyacaksınız. Muhsin Yazıcıoğlu diyorsanız, ahlaklı ve tutarlı olacaksınız; bir gün öyle, bir gün böyle olmayacaksınız. YAŞADIĞIMIZ HİÇBİR SORUN FAİLİ MEÇHUL DEĞİL! Türkiye’nin ekonomik ve kurumsal sorunları ortadadır. İşsizlik var, enflasyon var, yüksek faiz var. Eğitimde kalite kaybı var, liyakat eksikliği var. Bugün yaşadığımız hiçbir sorun faili meçhul değildir. Yanlış ekonomi politikaları ve plansız yönetim bu memleketi bu hale getirmiştir. Ama bu milletin gücü vardır. Bu milletin toprağı var, suyu var, yetişmiş insanı var. Doğru planlama yapılırsa bu ülke yeniden ayağa kalkar. Millete umut olmanız için size yetki verildi. Ama siz millete umut olmak yerine kabus oldunuz. Millet size umut olun diye yetki verdi; bugün çıkıp terörle ilgili söylem değiştiriyorsunuz. Bu kabul edilemez. TÜRKİYE AYAĞA KALKMAK ZORUNDADIR! Biz bir parti hevesiyle yola çıkmadık. Biz millet iddiasıyla yola çıktık. Bu memlekette millete yük olan değil, millete omuz veren bir siyaset kuracağız. Bu ülkeye aidiyet hisseden, bu bayrağın altında kendini ait hisseden herkes bu yürüyüşün parçasıdır. Türkiye ayağa kalkmak zorundadır. İçinde bulunduğumuz şartlar bunu bir tercih olmaktan çıkarmıştır. Güçlü bir devlet ve planlı bir gelecek artık zorunluluktur. Biz bu yola şerefli bir mücadele için çıktık. Başarırsak da şeref, yolda kalırsak da şeref. Ama bu millet için yürümekten asla vazgeçmeyeceğiz.”

Ömer Işıkoğlu: "Eğitim Çalışanlarının Haklarını Kazanmak İçin Kararlı Adımlarla İlerliyoruz" Haber

Ömer Işıkoğlu: "Eğitim Çalışanlarının Haklarını Kazanmak İçin Kararlı Adımlarla İlerliyoruz"

Ömer Işıkoğlu: "Eğitim Çalışanlarının Haklarını Kazanmak İçin Kararlı Adımlarla İlerliyoruz" Türk Eğitim-Sen Bursa 1 No’lu Şube Yönetim Kurulu, Yetki Dönemi öncesinde önemli bir toplantı gerçekleştirdi. Eğitim çalışanlarının haklarını savunma noktasında, Türk Eğitim-Sen olarak büyük bir sorumluluk taşıyan Ömer Işıkoğlu ve yönetim kurulu üyeleri, bugüne kadar Yetkili Sendikanın elde edemediği hakların kazanılması adına bir araya gelerek yeni bir strateji oluşturdu. Toplantıya katılan Ömer Işıkoğlu, eğitim çalışanlarının var olan sorunlarının çözülmesi ve haklarının daha iyi bir seviyeye taşınması için kararlı bir duruş sergilemeye devam edeceklerini vurguladı. Yetki mücadelesinin devam edeceğini belirten Işıkoğlu, "Eğitim çalışanlarının desteğiyle bu mücadeleyi kazanacağımıza olan inancımız tam. Her bir eğitim çalışanının hakları için kararlı bir şekilde yol alacağız" dedi. Eğitim Çalışanlarının Hakları İçin Kararlı Adımlar Türk Eğitim-Sen Bursa 1 No’lu Şube yönetimi, eğitim camiasının en güçlü temsilcisi olmak için büyük bir mücadele verdiğini ve eğitim çalışanlarının haklarını koruma noktasında çok önemli adımlar atacaklarını belirtti. Işıkoğlu, toplantıda alınan kararlar doğrultusunda eğitim çalışanlarının karşı karşıya kaldığı sorunların çözülmesi ve daha iyi bir çalışma şartları oluşturulması için var güçleriyle çalışacaklarını ifade etti. Yetki Mücadelesi: Sendikanın Rolü Kritik Ömer Işıkoğlu ve yönetim kurulu, eğitim çalışanlarının haklarını savunacak ve seslerini duyuracak bir sendika liderliği için var güçleriyle çalışmalarını sürdüreceklerinin altını çizdi. Işıkoğlu, “Eğitim çalışanlarının haklarının kazanılması için mücadelemize, tüm üyelerimizin ve eğitim camiasının desteğiyle devam edeceğiz. Yetki, haklarımızı elde edebilmek adına çok kritik bir rol oynuyor ve bu mücadelede tüm eğitim çalışanlarını yanımızda görmek istiyoruz” dedi. Türk Eğitim-Sen'in, eğitim çalışanlarının karşı karşıya kaldığı sorunlara çözüm üretme ve eğitim sistemindeki adaletsizlikleri ortadan kaldırma konusunda kararlı olduğunu belirten Işıkoğlu, "Eğitim çalışanlarının her türlü hak mücadelesinde onlarla omuz omuza olacağız" diyerek toplantının önemini vurguladı. Bu toplantı, eğitim çalışanları için önemli bir dönemeçte olduklarının, haklarını savunma noktasında tüm sendika üyelerinin ve çalışanlarının kararlılığına dayalı bir hareketle ilerleyeceklerinin de bir göstergesi oldu. Türk Eğitim-Sen Bursa 1 No’lu Şube, eğitim camiası için daha güçlü bir sendikal mücadele vaat ediyor.

“Sendikasız Tek Bir İşçi Kalmayacak” Haber

“Sendikasız Tek Bir İşçi Kalmayacak”

“Sendikasız Tek Bir İşçi Kalmayacak” Türk Metal Sendikası, İnova işyerindeki örgütlenme mücadelesine hız kesmeden devam ediyor. Genel Başkan Uysal Altundağ’ın liderliğinde 03.04.2026 tarihinde İnova işyerinde başlatılan yetki başvurusu ve devam eden eylemlerle, işçilerin sendikal haklarını kazanma mücadelesi önemli bir aşamaya geldi. Genel Başkan Uysal Altundağ bu süreçteki kararlı duruşlarının ve birlikte gösterdikleri mücadelenin ne kadar güçlü olduğunu bir kez daha vurguladı. Genel Başkan Uysal Altundağ, “Üyelerimizle birlikte sergilediğimiz bu kararlı duruş, mücadelemizin ne kadar güçlü olduğunu bir kez daha göstermiştir. Sendikasız tek bir işçi kalmayana dek, örgütlenme mücadelemizi aynı inanç ve kararlılıkla sürdüreceğiz” diyerek, işçilerin haklarını savunmaya ve sendikal gücü artırmaya kararlı olduklarını belirtti. Osmangazi Şube Başkanı Erdinc Sazbiçer Önderliğinde Devam Ediyor Bursa Osmangazi Şube Başkanı Erdinc Sazbiçer’in önderliğinde devam eden bu mücadele, İnova işyerindeki işçilerin sendikal haklarını kazanma adına büyük bir adım. Sazbiçer, sendikal hareketin güçlendirilmesi ve işçilerin haklarının savunulması için tüm gayretiyle çalışmaya devam ediyor. Türk Metal Sendikası, işçilerin haklarını savunma adına önemli bir mücadele verirken, #inovaişçisiyanlızdeğildir ve #türkmetal etiketleriyle sürecin takibini sürdürüyor. Ayrıca, #osmangazişube etiketiyle de Osmangazi bölgesindeki örgütlenme çalışmaları dikkat çekiyor. Bu mücadele, sendikasız işçi bırakmama amacıyla tüm işyerlerinde örgütlenme çalışmalarının artarak devam edeceğini ve işçilerin haklarının teslim edilmesi için kararlı bir adım atıldığını gösteriyor.

Kumla’daki Park Geliri Tartışması Büyüyor: İYİ Parti’den Sert Tepki Haber

Kumla’daki Park Geliri Tartışması Büyüyor: İYİ Parti’den Sert Tepki

Bursa’nın Gemlik ilçesine bağlı Kumla Mahallesi’nde yeni açılan park alanından elde edilecek gelirin kullanımına ilişkin tartışmalar kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, İYİ Parti Gemlik İlçe Başkanlığı konuyla ilgili dikkat çeken bir açıklama yaptı. İlçe Başkanı Orhan Karaduman imzasıyla yayımlanan açıklamada, söz konusu gelirin Gemlik Belediyespor’a aktarılacağı yönündeki iddialara sert tepki gösterildi. İYİ Parti Gemlik İlçe Başkanlığı, daha önce de konuya ilişkin net bir duruş sergilediklerini hatırlatarak, park gelirinin öncelikle Kumla Mahallesi’nin ihtiyaçları ve Kumlaspor için kullanılması gerektiğini güçlü bir şekilde dile getirdiklerini vurguladı. “Açıklama beklentileri karşılamadı” Tartışmaların odağındaki konuya ilişkin Gemlik Belediyespor Yönetim Kurulu tarafından yapılan son açıklamanın kamuoyunda oluşan soru işaretlerini gidermediği belirtilen açıklamada, spora yapılan katkıların detaylı şekilde sıralanmasına rağmen asıl soruya yanıt verilmediği ifade edildi. Açıklamada, “Kumla’daki park gelirinin nereye aktarılacağı” sorusunun yanıtsız bırakıldığına dikkat çekilerek, bu yaklaşımın çözüm üretmekten ziyade konuyu dağıtma ve belirsizleştirme çabası olarak değerlendirildiği kaydedildi. “Kumla’nın hakkı Kumla’ya aittir” İYİ Parti Gemlik İlçe Başkanlığı, açıklamasında en net mesajını ise şu ifadelerle verdi: “Kumla’nın hakkı Kumla’ya aittir.” Mahalle sınırları içerisinde oluşturulan bir ekonomik değerin, o bölgenin ihtiyaçları göz ardı edilerek başka alanlara yönlendirilmesinin adalet, hakkaniyet ve vicdan ilkeleriyle bağdaşmadığı vurgulandı. Kumla halkının beklentisinin açık ve net olduğu belirtilerek, bu talebin yok sayılmasının kabul edilemez olduğu ifade edildi. “Geri adım atılmıyor, ancak biz de atmayacağız” Gelinen süreçte karar alıcıların geri adım atmamakta ısrarcı olduğunun gözlemlendiği belirtilen açıklamada, İYİ Parti Gemlik İlçe Başkanlığı’nın da bu karara karşı mücadelesini sürdüreceği ifade edildi. Açıklamada, “Bu yanlışın karşısında geri adım atmayacağız” denilerek, sürecin sonuna kadar takipçisi olunacağı vurgulandı. “Mücadelemiz sürecek” İlçe Başkanı Orhan Karaduman, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: İYİ Parti Gemlik İlçe Başkanlığı olarak; Kumla halkının hakkını savunmaya, Yerelin hakkını yerelde bırakmaya, Adaletli ve vicdanlı bir yönetim anlayışı için mücadele etmeye kararlılıkla devam edeceklerini belirtti. Açıklamada ayrıca, söz konusu karar geri çekilene kadar sürecin yakından takip edileceği ve kamuoyunun bilgilendirilmeye devam edileceği ifade edildi. Kumla Mahallesi’ndeki park geliri üzerinden başlayan bu tartışmanın önümüzdeki günlerde de yerel siyasetin önemli gündem maddelerinden biri olmaya devam etmesi bekleniyor.

2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü Haber

2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü

Otizmi Gör, Anla, Destekle; Birlikte Güçlü Bir Yaşam Kuralım Ulusal Otizm Konfederasyonu Genel Başkan Yardımcısı Emel Kanberoğlu 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık gününde önemli açıklamalarda bulundu. “Otizmi gör, anla, destekle ve birlikte güçlü bir yaşam kuralım” diye konuşan Emel Kanberoğlu, sadece 2 Nisan tarihlerinde değil, farkındalığın tüm zamanlarda önemli olduğuna dikkat çekti. Emel Kanberoğlu; “2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü, otizmli bireylerin ve ailelerinin yaşadığı sorunları bir kez daha güçlü şekilde dile getirmek, toplumsal farkındalığı artırmak ve çözüm odaklı adımların önemini vurgulamak açısından son derece kıymetli bir gündür. Otizm, eksiklik değil; doğru destek, erken tanı, nitelikli eğitim, uygun sağlık hizmetleri ve toplumsal kabul ile bireyin potansiyelini ortaya koyabileceği nörogelişimsel bir farklılıktır. Ancak ne yazık ki ülkemizde otizmli bireyler ve aileleri; eğitimden sağlığa, sosyal hayattan istihdama, bakım hizmetlerinden bağımsız yaşam hakkına kadar birçok alanda ciddi güçlüklerle karşı karşıya kalmaktadır” dedi. Konfederasyon olarak çalışmaya, dikkat çekmeye ve farkındalık yaratmaya devam edeceklerini vurgulayan Emel Kanberoğlu; “Ulusal Otizm Konfederasyonu olarak bir kez daha ifade ediyoruz ki; otizmli bireylerin yaşam hakkı, eğitim hakkı, sağlık hakkı, sosyal hayata katılım hakkı ve güvenli bir gelecek hakkı tartışmasızdır. Otizmli bireylerimizin yalnızca belirli gün ve haftalarda hatırlanması değil; yılın her günü hak temelli, sürdürülebilir ve kapsayıcı politikalarla desteklenmesi gerekmektedir. Ailelerimiz büyük bir mücadele vermektedir. Pek çok aile tanı sürecinden itibaren yalnız bırakılmakta, yeterli yönlendirmeye ulaşamamakta, eğitim olanaklarına erişimde zorluk yaşamakta, ekonomik ve sosyal yükün altında yıpranmaktadır. Bu nedenle otizmli bireyin desteklenmesi kadar, ailenin güçlendirilmesi de kamusal sorumluluğun ayrılmaz bir parçasıdır. Bugün yapılması gereken; farkındalık cümlelerini çoğaltmaktan öte, somut çözümleri hayata geçirmektir. Erken tanı sistemlerinin güçlendirilmesi, özel eğitim hizmetlerinin yaygınlaştırılması, okullarda kapsayıcı eğitim anlayışının etkin şekilde uygulanması, sağlık hizmetlerinde otizm dostu yaklaşımların artırılması, bakım ve rehabilitasyon modellerinin geliştirilmesi, aile destek mekanizmalarının güçlendirilmesi ve otizmli bireylerin yetişkinlik dönemini de kapsayan yaşam politikalarının oluşturulması artık bir tercih değil, zorunluluktur. Otizmli çocuklarımızın, gençlerimizin ve yetişkin bireylerimizin görünür olması; yeteneklerinin fark edilmesi; toplumun her alanında saygıyla, anlayışla ve eşit fırsatlarla var olabilmesi hepimizin ortak sorumluluğudur. Unutulmamalıdır ki asıl ihtiyaç, acıma değil anlayış; dışlama değil kabul; ihmal değil güçlü bir destek sistemidir. Ulusal Otizm Konfederasyonu olarak; otizmli bireylerimizin haklarını savunmaya, ailelerimizin sesi olmaya, çözüm önerileri üretmeye ve toplumda kalıcı farkındalık oluşturmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Tüm kamu kurumlarını, yerel yönetimleri, eğitim ve sağlık paydaşlarını, sivil toplum kuruluşlarını ve toplumun tüm kesimlerini otizm konusunda daha duyarlı, daha sorumlu ve daha kapsayıcı olmaya davet ediyoruz. 2 Nisan vesilesiyle bir kez daha vurguluyoruz: Otizmi fark etmek yetmez; anlamak, desteklemek ve birlikte yaşamı güçlendirmek gerekir” diye konuştu.

Bursa’da Emeklilik Mücadelesine Destek Çağrısı: “Mezarda Emekliliğe Hayır” Haber

Bursa’da Emeklilik Mücadelesine Destek Çağrısı: “Mezarda Emekliliğe Hayır”

Emekli ve emekçilerin hak mücadelesine dikkat çekmek amacıyla Bursa’da düzenlenecek basın açıklaması öncesinde önemli bir çağrı yapıldı. Emekli ve Emekçi Dernekleri Federasyonu (EMEDFED) Genel Başkan Yardımcısı Alper Özüpak, tüm emekli ve emekçi kesimleri yarın gerçekleştirilecek buluşmaya davet etti. Özüpak, organizasyona öncülük eden Mihriban Uğurlu’ya teşekkür ederek, emeklilikte yaşanan sorunların kamuoyuna daha güçlü bir şekilde duyurulması gerektiğini vurguladı. Açıklamada, özellikle Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) düzenlemesinin ardından ortaya çıkan yeni mağduriyetlere dikkat çekildi. “EYT düzenlemesi sonrasında emeklilik hakkı hâlâ tam anlamıyla sağlanmış değildir” diyen Özüpak, birçok çalışanın emeklilik için uzun yıllar daha beklemek zorunda bırakıldığını ifade etti. Bu durumun sosyal adalet ve eşitlik ilkeleriyle bağdaşmadığını belirten Özüpak, “1 dakika, 1 saat, 1 gün farkla insanlara 17-20 yıl ek süre yüklenmesi kabul edilemez” sözleriyle tepkisini dile getirdi. Basın açıklamasında, emeklilik sistemindeki adaletsizliklere karşı ortak bir duruş sergilenmesi hedefleniyor. “Mezarda emekliliğe hayır” sloganıyla yapılacak buluşmada, hak kaybı yaşayan vatandaşların sesini duyurması bekleniyor. Özüpak ayrıca, yalnızca kendi hakları için değil, gelecek nesillerin sosyal güvencesi için de mücadele ettiklerini belirterek, tüm emekçileri dayanışmaya çağırdı. “Hakkını arayan, ‘hak ettiğim emekliliği istiyorum’ diyen herkesle Bursa’da buluşacağız” ifadelerini kullandı. Gönül başkanın da katılım sağlayacağı basın açıklamasının, emeklilik sistemiyle ilgili taleplerin kamuoyuna taşınmasında önemli bir adım olması bekleniyor. Yetkililere çağrıda bulunan EMEDFED temsilcileri, emeklilikte yaşanan sorunların kalıcı ve adil çözümlerle giderilmesini talep ederken, Bursa’daki buluşmanın bu mücadelenin önemli bir parçası olacağını vurguladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.