Hava Durumu

#Millet

Gürsu Haber - Millet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Millet haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

YAVUZ AĞIRALİOĞLU: TUTARLI OLACAKSINIZ; BİR GÜN ÖYLE, BİR GÜN BÖYLE OLMAYACAKSINIZ! Haber

YAVUZ AĞIRALİOĞLU: TUTARLI OLACAKSINIZ; BİR GÜN ÖYLE, BİR GÜN BÖYLE OLMAYACAKSINIZ!

Kırıkkale’de düzenlenen Halk Buluşması programına katılan Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, “Alparslan Türkeş’i anıyorsanız, pazarlık kabul etmeyen bir devlet iradesi taşıyacaksınız. Muhsin Yazıcıoğlu diyorsanız, ahlaklı ve tutarlı olacaksınız; bir gün öyle, bir gün böyle olmayacaksınız” dedi. Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, partisinin Kırıkkale İl Başkanlığı açılışı öncesinde düzenlenen Halk Buluşması programına katıldı. Ağıralioğlu, “Atatürk’ün kabrine gidiyorsanız, devletin ve milletin düşmanlarıyla yol yürümeyeceksiniz. Erbakan Hoca’yı anıyorsanız, onun bölgeye dair uyarılarını duyacaksınız. Alparslan Türkeş’i anıyorsanız, pazarlık kabul etmeyen bir devlet iradesi taşıyacaksınız. Muhsin Yazıcıoğlu diyorsanız, ahlaklı ve tutarlı olacaksınız; bir gün öyle, bir gün böyle olmayacaksınız” diye konuştu. Yavuz Ağıralioğlu, konuşmasında özetle şunları söyledi: “Memleket zor zamanlara düştüğünde, arkamızda bulunan fotoğrafa bakar, talip olduğumuz mesuliyeti oradan alırız. Arkamda kalpaklı bir Mustafa Kemal Atatürk fotoğrafı var. Devlet zor durumdaysa, millet dara düşmüşse; bu millet başına kalpağını geçirir, iradesini milletine adar. 2026 yılında omuzlarımıza düşen sorumluluk da budur. Ay yıldızlı al bayrağın altında, kalpaklı Atatürk’ün önünde Türk milletinin istikbaline yürümeye söz verilir. Bugün aynı zamanda, ömrünü devleti güçlü, milleti kudretli kılmaya adamış, çileli bir mücadele vermiş Alparslan Türkeş’in vefat yıl dönümü. Zindanlarla, idam sehpalarıyla sınanmış bir iradenin sahibine rahmet olsun. MUHSİN YAZICIOĞLU HER EVDEN BİR FATİHA ALDI! Yakın zamanda kaybettiğimiz Muhsin Yazıcıoğlu… Her evden oy alamamış olabilir ama her evden bir Fatiha almış bir memleket evladıdır. Ona da rahmet olsun. Çünkü memleket zordadır, dardadır. Bu memleketin ufkuna bela düşmesin diye yıllar önce uyaran, ‘Suriye düşerse Irak gider, Irak yıkılırsa İran hedef olur, sıra Türkiye’ye gelir’ diyen Necmettin Erbakan’ı da bugün hatırlıyoruz. Siyaset bazen eskiyi anar, ‘eskiden böyleydi’ diye konuşur. Nezaketi, siyasi terbiyeyi hatırlar. Aynı kürsülerde rakip olup memleket meselelerini konuşabilen liderleri hatırlar. Bülent Ecevit’i, Süleyman Demirel’i bu yönleriyle anar. Ama ben bunları sadece rahmet dilemek için söylemiyorum. Ölenlerin büyük, kalanların küçük olduğu bir millet olamayız. Aksi halde bu topraklarda tutunamayız. Rahmet dilediğimiz insanların ahlakına, cesaretine, ikazlarına sırt dönerek siyaset yapamayız. Bugün kime rahmet diliyorsak, onun temsil ettiği iradeyi taşımak zorundayız. TERÖRİSTLERLE YAN YANA DURAMAYIZ! Dün ‘kibar’ dediklerimizi anıp bugün kaba olamayız. Dün ‘inançlı’ dediklerimizi anıp bugün inançsız davranamayız. Dün ‘cesur’ dediklerimizi anıp bugün korkak olamayız. Dün ‘ilkeli’ dediklerimizi anıp bugün ilkesiz olamayız. Dün devleti ve milleti korumak için terörle mücadele edenleri överken, bugün teröristlerle yan yana duramayız. Dün ‘aman ha’ diye uyaranları unutup Amerika’nın azgınlığına da, İsrail’in şımarıklığına da sessiz kalamayız. Eğer mezarlara gitmeye hakkımız olsun istiyorsak, o mezarların önünde hangi hakikatle durmamız gerektiğini unutmamalıyız. Atatürk’ün kabrine gidiyorsanız, devletin ve milletin düşmanlarıyla yol yürümeyeceksiniz. Erbakan Hoca’yı anıyorsanız, onun bölgeye dair uyarılarını duyacaksınız. Alparslan Türkeş’i anıyorsanız, pazarlık kabul etmeyen bir devlet iradesi taşıyacaksınız. Muhsin Yazıcıoğlu diyorsanız, ahlaklı ve tutarlı olacaksınız; bir gün öyle, bir gün böyle olmayacaksınız. YAŞADIĞIMIZ HİÇBİR SORUN FAİLİ MEÇHUL DEĞİL! Türkiye’nin ekonomik ve kurumsal sorunları ortadadır. İşsizlik var, enflasyon var, yüksek faiz var. Eğitimde kalite kaybı var, liyakat eksikliği var. Bugün yaşadığımız hiçbir sorun faili meçhul değildir. Yanlış ekonomi politikaları ve plansız yönetim bu memleketi bu hale getirmiştir. Ama bu milletin gücü vardır. Bu milletin toprağı var, suyu var, yetişmiş insanı var. Doğru planlama yapılırsa bu ülke yeniden ayağa kalkar. Millete umut olmanız için size yetki verildi. Ama siz millete umut olmak yerine kabus oldunuz. Millet size umut olun diye yetki verdi; bugün çıkıp terörle ilgili söylem değiştiriyorsunuz. Bu kabul edilemez. TÜRKİYE AYAĞA KALKMAK ZORUNDADIR! Biz bir parti hevesiyle yola çıkmadık. Biz millet iddiasıyla yola çıktık. Bu memlekette millete yük olan değil, millete omuz veren bir siyaset kuracağız. Bu ülkeye aidiyet hisseden, bu bayrağın altında kendini ait hisseden herkes bu yürüyüşün parçasıdır. Türkiye ayağa kalkmak zorundadır. İçinde bulunduğumuz şartlar bunu bir tercih olmaktan çıkarmıştır. Güçlü bir devlet ve planlı bir gelecek artık zorunluluktur. Biz bu yola şerefli bir mücadele için çıktık. Başarırsak da şeref, yolda kalırsak da şeref. Ama bu millet için yürümekten asla vazgeçmeyeceğiz.”

YAVUZ AĞIRALİOĞLU: ANAHTAR PARTİ ÇOK BÜYÜK SÜRPRİZ YAPACAK! Haber

YAVUZ AĞIRALİOĞLU: ANAHTAR PARTİ ÇOK BÜYÜK SÜRPRİZ YAPACAK!

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Medyascope’ta gazeteci Ruşen Çakır’ın konuğu oldu. Ağıralioğlu, “Ben anket şirketlerinin ortalamalarına bakıyorum, yüzde 4-5 bandında çıkarıyorlar. Bir de bizim şehir ziyaretlerinde gördüğümüz var. Saha 2002 yılındaki havaya benziyor. Bizim çok büyük sürpriz yapacağımıza şahit olacaksınız!” dedi. Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, gazeteci Ruşen Çakır’ın Medyascope’taki yayınında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Ağıralioğlu, medyanın Anahtar Parti’ye ilgisinin artmaya başladığını ancak il binası açılışlarının millet tarafından yakından takip edildiğini belirterek, “Memleketin umudunu ayağa kaldırdığımız bir hareket oluştu. Ama medya görmedi bunu. Millet gördü ama medya görmedi!” dedi. Genel Başkan Yavuz Ağıralioğlu, özetle şunları söyledi: “Makulü; yeniden daha fazlasını yapabilir miyiz iddiasını, bu alışılmış siyasi kamplaşmaların dışında bir merkez bulabilme hedefini denemek zorunda olduğumuzu, Türk milleti için bir yolun, bu tahterevalli siyasetinin, yani AK Parti ve CHP arasına sıkışmanın yahut 50 artı 1’in dayattığı bir siyasal kamplaşmanın dışında da başka bir makulün inşa edilebileceğini arkadaşlarımızla istişare ettik ve buna ‘bir yol var’ dedik. TEŞKİLATLANMA TAMAM; SEÇİME GİRME HAKKI KAZANILDI Artık teşkilatlanma fiziken tamamlandı. Seçime girme hakkı kazanıldı. Kongreler, kurultaylar yapıldı. 161. parti olarak kurulmuştuk. Şu anda anket ortalamalarında 4. ve 5. parti sıralarına gelindi. Baraj sınırına Anahtar Parti yaslandı. Yani öngördüğümüz her şey oldu. Ama baraj problemi yaşamayacağız. ÇOK BÜYÜK SÜRPRİZ YAPACAĞIZ Ben anket şirketlerinin ortalamalarına bakıyorum, yüzde 4-5 bandında çıkarıyorlar. Saha 2002 yılındaki havaya benziyor. Bizim çok büyük sürpriz yapacağımıza şahit olacaksınız. Maalesef medya henüz ilgili olamadı. İl açılışlarımızın mitinge dönüşünü kaçırdınız. 8-10 bin kişilik kalabalıklarla, binlerce araçlık konvoylarla açılışlar yaptık. Ortada seçim yokken bu coşku oluştu. Ama medya görmedi, millet gördü. Siyasetin şu anda önümüze düşürdüğü kulvarda hem iktidara hem muhalefete karşı güvensizlik var. Bu kadar sorunu olan memlekette çözümün iktidar olamamasına kahırlı bir seçmen var. Muhalif seçmende de ciddi bir hayal kırıklığı var. TRAVMA YAŞATAN SİYASET VE ANAHTAR PARTİ Mesela İYİ Parti ile ilgili bir sendrom yaşanmış, hayal kırıklığı anlamında; Sinan Oğan ile ilgili bir durum yaşanmış; DEVA ve Gelecek tecrübesinin iki tarafta oluşturduğu bir travma var. AK Parti tabanının nankörlükle suçladığı bir alan, muhalif seçmenin ilkesizlikle suçladığı bir alan oluşmuş. Dolayısıyla seçmen partilere bakarak travma yaşamış. Bu 24 yıllık uzun iktidarın ortaya çıkardığı bir gerçek var: İktidar, kalabilmek için sürekli partner değiştirmiş. Söyleyip tersini yapmadıkları, beraber olup karşısına geçmedikleri kimse kalmamış. Bu durum siyasetin kulvarlarını ihlal etmiş, sistemi enfekte etmiş. Yani sistem bozulmuş, aidiyet alanları bozulmuş, referans setleri bozulmuş, değer yargıları bozulmuş; her şey bozulmuş. Bu ortamda umutlar da hayal kırıklığına dönüşmüş. Anahtar Parti, “ne o ne bu” diyen siyaset yerine “hem o hem bu” diyerek yeni bir yol açmayı tercih etmiştir. GEÇMİŞİN MUHASEBESİ, GELECEĞİN İNŞASI Bizim partimiz bir parti hevesinden çok, Türkiye’nin geçmişini doğru muhasebe edip Türk milletine yol bulmak, 86 milyona bir gelecek kurmak iddiasındadır. Hepimizin hataları olabilir. Ama artık “daha iyisi mümkündür” diyebileceğimiz bir alan vardır. Geçmişte nerede durduğumuzdan çok, gelecekte ne yapacağımızın bizi bir araya getirmesi gerektiğine inanıyorum. Bu topraklara ait herkesle birlikte ortak bir gelecek inşa etmek istiyoruz. ÇATIŞMIYORUM, KAVGA ETMİYORUM Bir parti tarif etmeye çalışmıyoruz. O yüzden çatışmıyorum, kavga etmiyorum. Siyaseti kamplaşma üzerinden değil, ortak akıl üzerinden kurmak zorundayız. Biz 86 milyonluk büyük bir aileyiz. Türkiye’nin yetişmiş insan gücünü bir araya getirerek daha yüksek standartlı bir gelecek kurabiliriz. Kimlik tartışmalarıyla değil, yönetim kalitesiyle ilerlemeliyiz. Ben buna inanıyorum ve Türk milletinin vicdanında bunun karşılık bulacağına da inanıyorum.”

İmar Yasasına Takılanlar Derneği Başkanı İbrahim Hacıoğlu’ndan Fırtına Gibi Tepki: “Saçmalık! Hobi Bahçelerine Saldırıyorlar!” Haber

İmar Yasasına Takılanlar Derneği Başkanı İbrahim Hacıoğlu’ndan Fırtına Gibi Tepki: “Saçmalık! Hobi Bahçelerine Saldırıyorlar!”

Türkiye’de tarım ve şehir yaşamı arasındaki en küçük insani alanlar bile artık devletin ağır cezalarıyla tehdit altında. İmar Yasasına Takılanlar Derneği (İYT) Genel Başkanı İbrahim Hacıoğlu, hobi bahçeleri ve küçük kulübeleri hedef alan yeni yasa teklifine sert tepki gösterdi: “Saçmalık! İnsanlar boğucu şehir hayatından kaçıp 300-500 m²’lik bahçelerinde nefes alıyor, toprakla temas ediyor. Şimdi bu küçük kulübeler, konteynırlar, 20-30 m²’lik yapılar bile ağır cezalarla tehdit ediliyor!” “Lüks villaya dönüştürenlere hayır, 30 m²’lik kulübeye ceza mı?” Hacıoğlu, yeni yasa teklifinin akıl almaz olduğunu vurguladı: “Tamam, kulübesini lüks villaya çevirenlere izin verme. Ama küçük, toprağa dokunulan, emekli insanların nefes aldığı kulübelere neden saldırıyorsunuz? Deprem olsa başını sokacak yeri olsun diye yapılan kulübe bile hedef!” Yeni Yasa Teklifi: Felaketin Detayları TBMM Tarım Orman Komisyonu’nda kabul edilen ve yakında Genel Kurul’da görüşülecek yasa teklifine göre: Tarlalara yapılmış tüm yapılar yıkım kapsamına alınacak, elektriği, suyu, doğalgazı kesilecek. Bahçe sahiplerine metrekare başına 2.500₺ ceza kesilecek; 500 m²’de 1 milyon 200 bin₺, 1 dönümde 2,5 milyon₺ demek. Cezayı ödeseniz de 2 ay içinde tüm yapıları yıkıp yeniden tarlaya dönüştürmek zorundasınız. Yıkım yapılmazsa m² başına 7.500₺ ceza; dönüm başına 7,5 milyon₺. Üstelik devlet yıkımı yapacak, masraflar bahçe sahibinden alınacak. Yapının malzemesi fark etmiyor; beton, ahşap, fark etmez, önemli olan tarımsal amaç. Listede 11 bini aşkın hobi bahçesi var. “Toplumla İnatlaşmanın Yeni Yolu” Hacıoğlu’nun yorumu net: “Neresinden bakarsanız bakın, bu toplumla inatlaşmaktan başka hiçbir işe yaramayan bir adım! Muhalefet iktidarla millet arasındaki makası açarken şapkadan tavşan çıkarırsa ancak bu tür uygulamaları çıkarabilirler.” İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun sözlerini hatırlatan Hacıoğlu: “Bugün benim 35 yıl önceki diplomama çöken kişi, yarın sizin 40 yıllık tapularınıza, bankadaki paranıza çöker!” diyerek, tehlikenin boyutunu gözler önüne serdi. “Devlet Tarımı Korumuyor, İnsanlara Düşman Oluyor” Hacıoğlu, devletin yaklaşımını eleştirerek, gerçek çözümün Anadolu’daki atıl arazileri tarıma kazandırmak olduğunu vurguladı: “Devlet şehir çeperlerindeki küçük bahçeleri yok etmeye çalışıyor, ama yıllardır ekilmeyen yüzbinlerce dönüm araziler boş duruyor. Çiftçi para kazanamadığı için ekmiyor, devlet boş yere insanların 500 m²’lik bahçelerine göz dikiyor. Ne akıl ama!” “Emekli İnsanların Nefesine Bile Tahammül Yok!” Hacıoğlu, emekli vatandaşların, gençlerin ve şehirden kaçan insanların küçük bahçelerde nefes almasına bile tahammül olmadığını belirtti: “Adam 1 dönüm tarlasına 2 göz oda kurmuş, sebzesini ekiyor, hayatına değer katıyor. Tarıma zarar vermiyor, fayda sağlıyor. Ama devletin gözünde suçlu. Milleti beton bloklara hapsettik, yetmedi mi artık?” Sonuç: Hobi Bahçeleri Üzerinden Toplumsal Çöküş Hobi bahçelerine yönelik bu yeni düzenleme, Türkiye’de şehirli ile devlet arasındaki gerilimi doruğa çıkarıyor. İbrahim Hacıoğlu’nun mesajı net: Bu yasayla ne amaçlanıyor olursa olsun, toplumla inatlaşmaktan başka bir sonucu yok ve felaket boyutunda mali yükler yaratacak. Hacıoğlu’nun Uyarısı: “Bu, sadece sebze yetiştiren küçük bir vatandaşın değil, toplumun sağduyusuna, nefesine ve vicdanına yapılmış bir saldırıdır. Hobi bahçelerine dokunmak, halkın yaşam alanına dokunmaktır. Yazık, çok yazık!”

Muhsin Yazıcıoğlu’nun Bursa Vasiyetini Gerçekleştireceğiz! Haber

Muhsin Yazıcıoğlu’nun Bursa Vasiyetini Gerçekleştireceğiz!

Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkan Yardımcısı Ekrem Alfatlı, merhum BBP Kurucu Genel Başkanı Şehit Muhsin Yazıcıoğlu’nun fikir dünyasını, siyasi mücadelesini ve özellikle Bursa’ya atfettiği anlamı detaylı şekilde anlattı. Alfatlı, “Onun kutlu davasını yaşatmaya, emanetine sahip çıkmaya kararlılıkla devam edeceğiz” diyerek, Yazıcıoğlu’nun bıraktığı mirasın yalnızca bir siyasi çizgi değil, aynı zamanda bir duruş ve ahlak meselesi olduğunu vurguladı. Ekrem Alfatlı, Muhsin Yazıcıoğlu’nun Türk siyasetinde “ilkeli duruşun, tavizsiz mücadelenin ve millet merkezli anlayışın sembol isimlerinden biri” olduğunu belirterek, onun hayatı boyunca hiçbir şartta inandığı değerlerden geri adım atmadığını ifade etti. Yazıcıoğlu’nun siyaset anlayışının makam, mevki ya da güç odaklı değil; doğrudan milletin inancı, kültürü ve geleceği üzerine kurulu olduğunu dile getiren Alfatlı, “O, siyaseti bir kariyer alanı değil, bir dava ve adanmışlık meselesi olarak görüyordu” dedi. Açıklamasında Yazıcıoğlu’nun şehirler üzerinden kurduğu stratejik ve kültürel bakış açısına da değinen Alfatlı, Bursa’nın bu perspektifte özel bir yere sahip olduğunu söyledi. Muhsin Yazıcıoğlu’nun Bursa’yı yalnızca bir sanayi kenti olarak değil, aynı zamanda Osmanlı’nın kuruluş ruhunu taşıyan, Türk-İslam medeniyetinin temel taşlarından biri olarak değerlendirdiğini belirten Alfatlı, “Bursa, onun nazarında sıradan bir şehir değil; milli kimliğin güçlendiği, tarihi ve manevi mirasın canlı tutulduğu bir merkezdi” ifadelerini kullandı. Yazıcıoğlu’nun Bursa’ya bakışını üç temel başlık altında değerlendiren Alfatlı, ilk olarak şehrin tarihi ve manevi kimliğine dikkat çekti. “Merhum liderimiz, Bursa’yı Osmanlı’nın mayalandığı, bir cihan devletinin temellerinin atıldığı kutlu bir şehir olarak görürdü. Bu yüzden Bursa’nın her sokağında, her eserinde bir medeniyet idrakinin yaşatılması gerektiğine inanırdı” dedi. İkinci olarak “milli duruş” vurgusuna değinen Alfatlı, Yazıcıoğlu’nun Bursa’daki milliyetçi-ülkücü hareketi son derece önemsediğini belirtti. “Onun için Bursa, yalnızca geçmişin hatıralarını taşıyan bir şehir değil, aynı zamanda geleceğin inşa edileceği stratejik bir merkezdi. Türk-İslam dünyası açısından güçlü bir duruşun sergilendiği bir kale olarak görürdü” şeklinde konuştu. Üçüncü olarak ise Bursa’nın kültürel ve sosyal yapısına dikkat çeken Alfatlı, Yazıcıoğlu’nun şehirdeki hemşehri dayanışmasına ve sivil toplum yapılanmalarına özel önem verdiğini ifade etti. “Bursa’daki Sivaslılar başta olmak üzere farklı şehirlerden gelen vatandaşlarımızın oluşturduğu dernekler, onun gözünde birlik ve beraberliğin en somut örnekleriydi. Bu yapıların korunması ve güçlendirilmesi gerektiğini her fırsatta dile getirirdi” dedi. Alfatlı, Muhsin Yazıcıoğlu’nun “koca reis” olarak anılmasının da yalnızca bir hitap biçimi olmadığını, bunun onun liderlik anlayışının ve millet nezdindeki karşılığının bir göstergesi olduğunu vurguladı. “O, milletin içinden çıkan, milletle yürüyen ve millet için mücadele eden bir liderdi. Bu yüzden bıraktığı iz hâlâ silinmemiştir ve silinmeyecektir” ifadelerini kullandı. Açıklamasının sonunda güçlü bir mesaj veren Alfatlı, BBP kadrolarının Yazıcıoğlu’nun emanetine sahip çıkmaya devam edeceğini belirterek şunları söyledi: “Bizler, Muhsin Yazıcıoğlu’nun yol arkadaşları olarak onun bize bıraktığı kutlu davayı sadece hatırlamakla yetinmeyeceğiz; yaşayacak ve yaşatacağız. Onun ilkelerini, onun duruşunu, onun ahlakını siyasetimizin merkezinde tutmaya devam edeceğiz. Bursa başta olmak üzere ülkemizin her köşesinde bu anlayışı diri tutacak, milli ve manevi değerlerimizi aynı kararlılıkla savunmayı sürdüreceğiz.”

BURSA ALARM VERİYOR: “BU ŞEHİR SAHİPSİZ DEĞİL!” Haber

BURSA ALARM VERİYOR: “BU ŞEHİR SAHİPSİZ DEĞİL!”

Cumhuriyetçi Milletin Partisi Bursa İl Başkanı Aynur Akgün, Bursa’nın kronikleşen sorunlarına ilişkin sert ve tavizsiz bir açıklama yaparak, kentin yıllardır biriken problemlerine karşı adeta isyan bayrağı açtı. Açıklamada, Bursa’nın kaderine terk edildiği vurgulanırken, sorumlulara yönelik çok ağır ifadeler kullanıldı. İl Başkanı Akgün’e açıklamasında; Parti Meclisi Üyesi Cevdet Şen, Karacabey İlçe Başkanı Buket Sarıbal, Orhangazi İlçe Başkanı Orhan Şener, Nilüfer İlçe Başkanı Seher Kartal, Osmangazi İlçe Başkanı Cüneyt Çalılık, Yıldırım İlçe Başkanı Ünsal Dilli ve Gemlik İlçe Başkanı Levent Leblebicioğlu ile birlikte MYK Üyesi Mustafa Yılmaz ve Kurucular Kurulu Üyesi Turgut Ferik de destek verdi. “BURSA ÇÜRÜYOR, YÖNETENLER SEYREDİYOR!” Akgün, Bursa’nın artık günü kurtaran politikalarla yönetilemeyeceğini belirterek şu ifadeleri kullandı: “Bursa bugün trafikle kilitlenmiş, altyapısı çökmüş, havası zehirlenmiş bir şehir haline getirilmiştir! Sanayi plansız büyümüş, tarım göz göre göre bitirilmiş, şehir kimliğini kaybetmiştir. Bu tablo bir beceriksizlik değil, düpedüz ihmaldir!” TRAFİK, BETON VE İHANET ÜÇGENİ Açıklamada Bursa’nın en yakıcı sorunları tek tek sıralandı. Özellikle ulaşım krizine dikkat çeken Akgün, her gün saatlerce trafikte çile çeken vatandaşların kaderine terk edildiğini söyledi: “Bu şehirde insanlar işe gitmek için ömür tüketiyor! Alternatif yol yok, plan yok, vizyon yok! Beton dökerek şehir yönetilmez! Bursa nefes alamıyor, bunu görmeyenler ya bu şehirde yaşamıyor ya da umursamıyor!” TARIM BİTTİ, SANAYİ KONTROLDEN ÇIKTI Karacabey ve çevresindeki verimli tarım arazilerinin ranta kurban edildiğini vurgulayan heyet, Bursa’nın üretim gücünün bilinçli şekilde yok edildiğini savundu: “Karacabey ovası göz göre göre elden gidiyor! Çiftçi borç içinde, üretici yalnız bırakılmış! Sanayi büyüyor ama Bursa küçülüyor! Bu nasıl bir kalkınma anlayışıdır?” “BU SESSİZLİK SUÇA ORTAKLIKTIR!” Akgün, yalnızca yönetenleri değil, suskun kalan tüm kesimleri de hedef aldı: “Bu tablo karşısında susan herkes bu çöküşün ortağıdır! Bursa’nın geleceği birkaç rant projesine kurban edilemez! Bu şehir sahipsiz değildir, bu millet bunu affetmez!” “MÜCADELE BUGÜN BAŞLIYOR!” Cumhuriyetçi Milletin Partisi Bursa teşkilatının geri adım atmayacağını vurgulayan açıklama, sert bir çağrıyla sona erdi: “Bugün susarsak yarın konuşacak şehir bulamayacağız! Bursa için mücadele bugün başlıyor! Kimse rahat olmasın, kimse dokunulmaz değil! Bu düzen değişecek!” Açıklama, Bursa siyasetinde yeni bir gerilim hattının oluştuğuna işaret ederken, önümüzdeki günlerde tartışmaların daha da alevleneceği yorumlarına neden oldu.

YAVUZ AĞIRALİOĞLU: ANAHTAR PARTİ TÜRK SİYASETİNİN YENİ UMUDU Haber

YAVUZ AĞIRALİOĞLU: ANAHTAR PARTİ TÜRK SİYASETİNİN YENİ UMUDU

Konya’da düzenlenen iftar programına katılan Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, “Anahtar Parti, Türk siyasetinin yeni umudu. Alevinin de partisi, Sünninin de partisi. Dindarın partisi, modernin partisi. Kürt’ün, Türkmen’in; koca bir memleketin umut partisidir Anahtar Parti” diye konuştu. Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, partisinin Konya İl Başkanlığı tarafından organize edilen iftar programına katıldı. Konyalılarla sohbet eden ve dertlerini dinleyen Ağıralioğlu, “Anahtar Parti, Türk siyasetinin yeni umudu. Kırmadan, dökmeden 86 milyonu ailesi gibi sarıp sarmalayacak bir hareket. Alevinin de partisi, Sünninin de partisi. Dindarın partisi, modernin partisi; memleketine bağlı sağcının, solcunun partisi. Kısaca ‘Bu topraklara aitim’ diyen herkesin partisi” dedi. Ağıralioğlu, yaptığı konuşmada özetle şunları söyledi: “Önümüzdeki dönemin siyasi mesuliyetini, önümüzdeki dönem Türk milletinin yönetimini, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin hizmetini görmek için çıktığımız yola her geçen gün kuvvetlene kuvvetlene, her geçen gün bir önceki günden daha ümitli olarak yürüyerek; bazen adımlarımızı hızlı atarak, bazen koşarak Türk milletinin istikbaline bileyleniyoruz. Siyaset yordu memleketi. Siyasetçiler yorgunluk sebebi oldu memlekette. Bereket olsunlar diye desteklediklerimiz bereketimizi kaçırdılar. Umut olsun diye beklediklerimiz umudumuzu kırdılar. Huzurumuzu, güvenliğimizi sağlasınlar diye desteklediklerimiz bizi huzursuz ve güvenliksiz bıraktılar. “ANAHTAR PARTİ NE YAPACAĞINI BİLENLERİN PARTİSİDİR” Cumhurbaşkanımıza Mevlana diyarından sesleneyim… Yaptıklarınızı beğenmiyoruz ama “Devletimizin başı soframıza buyursun” desek, devletimizin başı “Onlar muhalefettedir” diye bizim soframıza gelmez. O yüzden biz devletimizin başını partili-partisiz ayırırken görmek istemiyoruz. İstiyoruz ki Cumhurbaşkanımız; cumhurun başı olarak burada kendisine oy vermemiş olsalar da, yaptıklarına itiraz ediyor olsalar da, daha iyisini yapacağız diye parti kurup rekabet ediyor olsalar da başı olduğu cumhurla buluşsun. Devlet Bey’imiz Türk milletinin bilge lideri… Türk milleti burada. Bilge lideri olduğunuz Türk milletinin evlatlarıyla burada buluşabilirsiniz. Muhalefet-iktidar demeden gelip burada sizin yaptıklarınızı hedef koyup ulaşamadıklarınızı, vaat edip yapamadıklarınızı kendileri için mesuliyet bilen kardeşleriniz var. Onların sofralarına gelip onları dinleseniz mesela ne kaybedersiniz? Zaman zaman siyasetin ihtiyaçlarını toplumun talepleri belirliyor. Mesela bu ara rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu’nun adı çok anılıyor. İlkeli siyaset deyince Muhsin Yazıcıoğlu’nu anıyorsanız… Bir gün öyle, bir gün böyle siyaset yormuş milleti. “Recep Yazıcıoğlu diye iyi bir vali vardı” deniliyor. Duyardı, dinlerdi, giderdi. Protokol demezdi. Herkese dokunabilirdi. Özlenen vali profili demek ki… Yine diyorlar ki eskiden siyasetçiler, liderler ekranlarda oturup birbirleriyle kırıp dökmeden konuşurlardı. Erbakan Hoca’nın nezaketini anıyorlar. En sert muhalefeti bile tebessümle söyleyebilen siyaseti özlüyor millet. Milletiniz size diyor ki: “Yahu kardeşim, birbirinize muhalefet edin ama hakaret etmeyin. Hakaret etmeden konuşamıyor musunuz?” Dolayısıyla toplum; ilke sahibi, duyabilen, dinleyebilen, anlayabilen, birbirine nezaket gösterebilen, devleti devlet, milleti millet gibi sayabilen bir siyaset özlüyor. İşte biz bu yüzden Anahtar Parti’yi kurduk. Anahtar Parti ne yapacağını bilenlerin partisidir. Memleketi kendinin zanneden, kendini memleketin sahibi zanneden siyasetten yoruldu millet. Memleketi emanet bilen, mukaddes bir emanet gibi muhafaza etmeyi milletine borç sayan siyaset geliyor. Anahtar Parti geliyor. “SİYASETİ İLKELİ İNSANLAR YAPMALI” Ben bir gün devletin düşmanlarına gülmedim. Onlarla yolumu kesiştirmedim. Devletin, milletin düşmanlarıyla bir gün bir köşede hasbihal etmedim. Ağırlamadım, uğurlamadım. Devletine, milletine kötülük etmiş hiç kimseye müsamahalı davranmadım, yurt dışından iktidar dilenmedim. Devletimi yurt dışına şikâyet etmedim. Edeni meşru görmedim! Ay yıldızlı al bayrağın altında yaşamayı kendime şeref bildim. Başka bir bayrağın altında gölgelenmedim. Türk milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni ay yıldızlı al bayrağın altında bir ve beraber yaşatmayı ülkeme, ülküme, bize bu vatanı bırakıp giden şehitlerime borç bildim. Bu hattan hiç değişmedim. 35 yıldır cemiyetçilik yapıyorum. 35 sene daha yaşarsam, 35 sene önce dediğim her şeyi şimdi dediğim gibi ölene kadar söyleyeceğim. Öcalan o zaman da teröristti, şimdi de terörist. PKK o zaman da terör örgütüydü, şimdi de terör örgütü. Adalet yolun başındayken de adaletti, şimdi de adalet. Siyaset o zaman da nezaketle yapılması gerekiyordu, şimdi de nezaketle yapılması gerekiyor. Siyaset her zaman ilkeli insanların yapması gereken bir şeydi. Ben hâlâ ilkeli insanların yapması gereken bir şey olduğuna inanıyorum. Bugün öyle, bugün böyle, yarın başka türlü olan siyasetin memleketin kaderi olmadığına inanıyorum. O yüzden Anahtar Parti pırıl pırıl bir parti. “BAYRAK ADALETLE, BEREKETLE DALGALANIR…” Rahmetli Muhsin Başkan’ın güzel bir konuşması vardı; Türk ezansız olmaz, Türk bayraksız olmaz… Cumhurbaşkanımız da grup toplantısında güzel bir konuşma yapmış; zaten biz Cumhurbaşkanının güzel konuşmasını eleştirmiyoruz, konuştuklarını yapamamasını eleştiriyoruz. Ama Cumhurbaşkanımızın bir şey bilmesi lazım. Bayrağın dalgalanmasının sebebi rüzgâr değildir. Bayrak adaletle bir ülkenin üstünde dalgalanabilir. Ağzına kadar dolu bir hazine bayrağın rüzgârıdır. Bayrak dalgalansın istiyorsanız; paranızın değeri bayrağınızı dalgalandırır. Bayrak inmez, bayrak mahzun olmaz, bayrak dalgalansın diyorsanız ticaretin bereketi olması lazım. Ticaretinizin bereketi gitmişse, çocuklarınız madde bağımlılığının pençesindeyse, esnafınız batma kuyusuna girmişse, iş adamlarınız konkordato sırasında ise, hazineniz faize teslim edilmişse, siz yurt dışı borçlanmalarınızın faizini bile ödeyemez hâle gelmişseniz, emeklileriniz bu paralarla, asgari ücretlileriniz şu paralarla yaşıyorsa, insanlar evlatlarını evlendiremez, çocuklarına yuva kuramaz hâle gelmişse, babalar evlatlarına harçlık veremediği için utanç duyuyorsa, evlatlar babalarından harçlık alıyorlar diye mahcup oluyorsa, bayrağınız mahzundur, Türk milletini esaret şartlarında yaşatıyorsunuz demektir. “ALEVİNİN DE SÜNNİNİN DE PARTİSİ ANAHTAR PARTİ” Anahtar Parti, Türk siyasetinin yeni umudu, Türk siyasetinin yeni yönetim merkezi. Kırmadan, dökmeden 86 milyonu ailesi gibi sarıp sarmalayacak bir hareket. Alevinin de partisi, Sünninin de partisi. Dindarın partisi, modernin partisi; memleketine bağlı sağcının, solcunun partisi. Kısaca “Bu topraklara aitim” diyen herkesin partisi. O mezhepten, bu meşrepten; Kürt’ün, Türkmen’in, Alevinin, Sünninin neyi varsa koca bir memleketin umut partisidir Anahtar Parti. Umudunuzla yaşayın, umudunuzla milletinize kuvvet olun inşallah.”

Türkiye Bir Hukuk Devletidir Haber

Türkiye Bir Hukuk Devletidir

Terörle Arasına Mesafe Koymayanlara Asla Meşruiyet Yoktur İYİ Parti Gemlik İlçe Başkanı Orhan Karaduman bir dizi açıklamada bulundu. Karaduman; “Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir. Bu gerçek tartışmaya kapalıdır. Hukukun üstünlüğü; devletimizin temeli, milletimizin ortak iradesinin güvencesi ve toplumsal düzenimizin sarsılmaz dayanağıdır. Bu ilkeyi zedelemeye dönük her girişim, doğrudan doğruya devletin varlığına ve milletimizin birliğine yönelmiş bir tehdittir. Türk yargısı tarafından terör suçlarından hüküm giymiş, ağırlaştırılmış müebbet cezası alan bir mahkûmun açıklamalarının kamuoyuna olağan bir siyasi aktör gibi servis edilmesi asla kabul edilemez. İmralı bir ceza infaz kurumudur. Orada bulunan kişi ise terör eylemlerinin sorumlusu olarak mahkûm edilmiş bir hükümlüdür. Nokta. Binlerce vatandaşımızın hayatına mal olmuş kanlı bir terör sürecinin baş aktörlerinden birinin sözlerini siyasi gündemin merkezine taşımak; şehitlerimizin aziz hatırasına açık bir saygısızlık, gazilerimizin fedakârlığına ağır bir hakarettir. Bu milletin evlatlarının canı üzerinden inşa edilmiş bir terör geçmişini görmezden gelerek, hükümlü bir ismi meşru bir siyasi özne gibi sunmaya çalışan her yaklaşım milletimizin vicdanında mahkûm olmaya mahkûmdur. Devlet ile millet arasındaki bağ, teröre karşı netlik ve kararlılıkla güçlenir. Terörle arasına açık, kesin ve tartışmasız bir mesafe koymayan hiçbir kişi, hiçbir yapı ve hiçbir siyasi oluşum bu millet adına söz söyleme hakkına sahip değildir. Meşruiyetin tek kaynağı sandıkta tecelli eden milli iradedir. Bunun dışında hiçbir odağa, hiçbir vesayet arayışına, hiçbir dolaylı meşrulaştırma çabasına geçit yoktur. Ağırlaştırılmış müebbet hükümlüsü bir şahsın serbest bırakılmasına yönelik girişimlerde bulunan, bu yönde komisyonlarda yer alıp imza atan, siyasi zemin oluşturmaya çalışan her parti ve her temsilci tarihi bir sorumluluk altındadır. Bu tutumun ne hukuki ne ahlaki ne de vicdani bir izahı vardır. Bu tavrı en güçlü şekilde reddediyor ve şiddetle kınıyoruz. Gemlikli aziz hemşehrilerimiz şunu bilmelidir: Bizim durduğumuz yer dün neredeyse bugün de orasıdır. İYİ Parti Gemlik İlçe Başkanlığı olarak tavrımız nettir, açıktır ve değişmeyecektir: Şehitlerimizin aziz hatırasının yanındayız. Gazilerimizin onurunun yanındayız. Devletimizin birliğinin, milletimizin huzurunun ve Türkiye Cumhuriyeti’nin bekasının yanındayız. Terörle arasına mesafe koymayan hiçbir anlayışa meşruiyet tanımıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Yavuz Ağıralioğlu: "Anahtar Parti Daha İyisi Mümkündür" Haber

Yavuz Ağıralioğlu: "Anahtar Parti Daha İyisi Mümkündür"

Ramazan ayı dolayısıyla Bursa’da düzenlenen iftar programında Anahtar Parti teşkilatı vatandaşlarla bir araya geldi. Programa partinin Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu başta olmak üzere çok sayıda partili ve davetli katıldı. Birlik ve beraberlik mesajlarının verildiği programda, Bursa’nın sorunları ve Türkiye gündemine ilişkin değerlendirmeler yapıldı. Yapılan program sonrasında Genel Başkan Ağıralioğlu basın mensupları ile bir araya gelerek basın toplantısı düzenledi. Bursa’da düzenlenen basın toplantısında konuşan Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, partinin kuruluş süreci ve Bursa’daki teşkilatlanma çalışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bursa’ya üçüncü kez geldiğini hatırlatan Ağıralioğlu, partinin kuruluşunun üzerinden henüz bir yılı biraz aşkın bir süre geçtiğini belirtti. İlk il ziyaretlerinden birini Bursa’ya gerçekleştirdiklerini ifade eden Ağıralioğlu, o gün karşılaştıkları yoğun ilgi ve araç konvoyunun kendileri için önemli bir moral kaynağı olduğunu söyledi. Esnaf ziyaretlerinde de benzer bir ilgiyle karşılaştıklarını dile getiren Ağıralioğlu, son ziyaretinde de aynı heyecanı görmekten memnuniyet duyduğunu kaydetti. “Siyasetin milletin sorunlarına çözüm üretemediği dönemlerde yeni bir parti kurmak kolay değildir” diyen Ağıralioğlu, yeni bir siyasi hareketi toplumun umuduyla buluşturmanın sabır ve kararlılık gerektirdiğini vurguladı. Anahtar Parti’nin kısa sürede önemli bir mesafe kat ettiğini ifade eden Ağıralioğlu, teşkilatların sahadaki gayreti sayesinde partinin millet nezdinde karşılık bulduğunu söyledi. Ağıralioğlu, Anahtar Parti’nin hedefinin kalıcı, güçlü ve çözüm odaklı bir siyasi alternatif oluşturmak olduğunu belirterek, çalışmalarını aynı kararlılıkla sürdüreceklerini sözlerine ekledi. Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu: “Daha İyisi Mümkündür Diyenler Bu Memleketin Umududur” Basın toplantısında yeni parti kurulmasına yönelik eleştirilere de değinen Yavuz Ağıralioğlu, “Bu kadar parti varken yeni parti mi kurulur?” şeklindeki söylemlere cevap verdi. Ağıralioğlu, siyasi partilerin varlık sebebinin daha iyisini yapma iddiası olduğunu belirterek, her partinin memleketi daha iyi şartlara taşımak hedefiyle kurulduğunu söyledi. Nihai kararı milletin verdiğini vurgulayan Ağıralioğlu, “Millet kimin yapıp yapamayacağına sandıkta karar verir. Zaten yapacak olana yetkiyi millet verir” dedi. Her siyasi hareketin bir itirazdan doğduğunu ifade eden Ağıralioğlu, “’Daha iyisi mümkündür’ diyenler siyaset yapar. Mevcut düzene razı olmadığını, ülkeyi daha iyi yönetebileceğini düşünen insanların ortaya koyduğu irade bu memleket için bir umuttur” diye konuştu. Toplumda umutsuzluğun yayılmasının asıl tehlike olduğuna dikkat çeken Ağıralioğlu, “Asıl korkmamız gereken gün; milletin evlatlarının ‘Bu düzen değişmez, kaderimiz bu, bir şey yapmaya gerek yok’ dediği gündür. İşte o zaman endişe etmeliyiz” ifadelerini kullandı. Ağıralioğlu, siyasetin cesaret, iddia ve sorumluluk gerektirdiğini belirterek, Anahtar Parti’nin de bu anlayışla yoluna devam ettiğini sözlerine ekledi. Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu: “Türkiye İyi Yönetilirse Bu Sorunlar Aşılır” Basın toplantısında ülke gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yavuz Ağıralioğlu, yaşanan ekonomik ve sosyal sorunların temelinde yönetim zaafı olduğunu savundu. Enflasyonun yükselmesi, hayat pahalılığının artması, emekli ve asgari ücretlilerin geçim sıkıntısı yaşaması gibi problemlerin yanlış politikaların sonucu olduğunu ifade etti. Toplumsal güvenlik konusuna da değinen Ağıralioğlu, sokak güvenliği ve kadına yönelik şiddet konularında ciddi hassasiyet gösterilmesi gerektiğini belirtti. Bu başlıkların siyasi tartışma konusu değil, çözüm bekleyen hayati meseleler olduğunu söyledi. “Anahtar Parti olarak iyi bir yönetim modeli teklif ediyoruz” diyen Ağıralioğlu, şeffaf, kuvvetler ayrılığına dayalı ve hesap verebilir bir devlet anlayışını savunduklarını dile getirdi. Siyasette üslubun önemine dikkat çeken Ağıralioğlu, eleştirilerini hakaret etmeden yaptıklarını, kavga dili yerine nezaketi tercih ettiklerini vurguladı. Türkiye’nin yeni nesil bir siyaset anlayışına ihtiyaç duyduğunu ifade eden Ağıralioğlu, bu anlayışı inşa etmeye talip olduklarını söyledi. Bursa’nın partileri açısından özel bir yere sahip olduğunu belirten Ağıralioğlu, şehirde güçlü bir karşılık gördüklerini ifade etti. Öncelikli hedeflerinin Bursa’da ana muhalefet konumuna gelmek, ardından da iktidara yürümek olduğunu dile getirdi. İktidar partisine de mesaj veren Ağıralioğlu, “Memleketin sorunlarını çözerseniz millet sizi tercih eder, çözemezseniz millet değişimi tercih eder” ifadelerini kullandı. Siyasette rekabetin kaliteyi artıracağını belirten Ağıralioğlu, Anahtar Parti’nin bu rekabet ortamına yeni bir dinamizm kazandırdığını sözlerine ekledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.