Hava Durumu

#Medya

Gürsu Haber - Medya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Medya haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ÇATALTEPE DOSYASI: İDDİALAR BÜYÜYOR, TEPKİLER SERTLEŞİYOR Haber

ÇATALTEPE DOSYASI: İDDİALAR BÜYÜYOR, TEPKİLER SERTLEŞİYOR

Bursa kamuoyunu yıllardır meşgul eden Çataltepe Büyük Sanayi Sitesi projesine ilişkin tartışmalar, ÇATSANDER yönetiminin sert ve kapsamlı açıklamasıyla yeniden alevlendi. Dernek Başkanı Zekai Akdoğan, Başkan Yardımcısı Mehmet Kuş ve Başkanvekili Aydın Çitil imzasıyla yapılan açıklamada, sürecin başından bu yana yaşananlar “kabul edilemez bir tablo” olarak nitelendirildi. Açıklamada en dikkat çekici vurgu, yaklaşık 3.200 Bursa esnafının mağduriyetinin uzun yıllardır giderilememesi oldu. ÇATSANDER yönetimi, bu gecikmenin ve ortaya çıkan sonuçların ardında ciddi soru işaretleri bulunduğunu dile getirerek, kamuoyunun vicdanını hedef alan sert sorular yöneltti. “PROTOKOLÜ İMZALAYANLARIN AKIBETİ DİKKAT ÇEKİYOR” 2008 yılında TOKİ, BESOB, belediye ve valilik arasında imzalanan Çataltepe Büyük Sanayi Sitesi Projesi protokolüne de dikkat çekilen açıklamada, sürece imza atan isimlerin sonrasında yaşadığı gelişmeler tek tek hatırlatıldı. Bu gelişmelerin tesadüf olup olmadığı kamuoyunun takdirine bırakılırken, sürecin şeffaflığı ciddi şekilde sorgulandı. “3 BİN ESNAFIN HAKKI NE OLDU?” İddialara göre: Proje kapsamında binlerce esnafın yer hakkı elinden çıktı Tapuların kooperatif yapısı üzerinden devredildiği öne sürüldü Bursa’daki siyasi temsilcilerin konuya sessiz kaldığı iddia edildi ÇATSANDER, özellikle Bursa milletvekillerine yönelik sert eleştirilerde bulunarak, “herkesin haberi var ama kimse konuşmuyor” diyerek tepkisini ortaya koydu. “7 BİN LİRALIK KOOPERATİFE MİLYARLIK PROJE” İDDİASI Açıklamanın en çarpıcı başlıklarından biri ise BESKOOP’un yapısına ilişkin iddialar oldu. Dernek, sermayesi yalnızca 7.000 TL olduğu öne sürülen bir kooperatifin, milyarlarca lira değerindeki sanayi arazisinin sahibi haline getirildiğini savundu. Bu durum şu ifadelerle eleştirildi: “Bu tabloyu ne hukuk açıklar ne vicdan. Bu, düpedüz bir peşkeştir.” “YENİ SUÇ DUYURULARI YOLDA” ÇATSANDER, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde yeni suç duyurularına hazırlandığını da açıkladı. Sürecin yalnızca bir kurumla sınırlı olmadığını vurgulayan dernek, ilgili tüm yapıların sorumluluğunun araştırılması gerektiğini savundu. “BU HESAP KAPANMAYACAK” Açıklamanın en sert bölümlerinden birinde ise bazı kişi ve açıklamalara doğrudan tepki gösterildi. Yapılan beyanların gerçeği yansıtmadığı iddia edilerek, tüm açıklamaların tek tek kamuoyu önünde yanıtlanacağı belirtildi. Ayrıca, sürece ilişkin haber yapan bazı medya mensupları da eleştirildi; iddiaların araştırılmadan kamuoyuna sunulduğu öne sürüldü. “ADALET MUTLAKA TECELLİ EDECEK” ÇATSANDER yönetimi, açıklamasını kararlılık vurgusuyla tamamladı: Mücadelenin süreceği Tüm iddiaların yargıya taşınacağı Kamuoyunun bilgilendirilmeye devam edileceği ifade edildi Çataltepe sürecine ilişkin bu ağır iddialar ve sert çıkışlar sonrası gözler, hem yargı sürecine hem de adı geçen taraflardan gelecek açıklamalara çevrildi. Bursa kamuoyu ise yıllardır süren bu dosyada artık net ve şeffaf bir sonuç bekliyor.

Yavuz Ağıralioğlu gözleri Bursa'ya çevirdi! "2.280 araçlı konvoy" Haber

Yavuz Ağıralioğlu gözleri Bursa'ya çevirdi! "2.280 araçlı konvoy"

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, katıldığı canlı yayında Bursa teşkilatının açılışında yaşananları detaylandırarak, medyanın bu ilgiyi yeterince yansıtmadığını belirtti. “Bursa’ya 2 bin 280 araçlı konvoy ile girdim” Ağıralioğlu, Bursa’daki konvoy için şu değerlendirmelerde bulundu: Yavuz Ağiralioğlu, yaptığı açıklamalarla gündeme damga vurdu. Anahtar Parti lideri, kamuoyunda tartışılan anket sonuçlarına sert sözlerle yanıt verdi.Ağıralioğlu, partisinin sahadaki gücünün anketlere yansımadığını savunarak, düzenledikleri programlara dikkat çekti. Açılış ve… pic.twitter.com/hhLaSUWPat— GÜRSU HABER (@GursuHabercom) April 1, 2026 *“İl açılışlarımızın büyük bir mitinge dönüştüğünü kaçırdınız. 8-10 bin kişilik coşkulu kalabalıklarla, binlerce araçlık konvoylarla açılışlar gerçekleştirdik. Bursa’ya 2 bin 280 araçlı konvoy ile girdim. Bu durum Emniyet kayıtlarında da mevcuttur. Seçim olmamasına rağmen bu büyük heyecan oluştu. Ancak medya bu coşkuyu yeterince göremedi, milletimiz gördü.”* “Saha 2002 yılındaki havaya benziyor” Anket şirketlerinin partisini yüzde 4-5 civarında gösterdiğini ancak sahadaki gerçek durumun bundan çok farklı olduğunu vurgulayan Ağıralioğlu, “Saha 2002 yılındaki havayı andırıyor. Bizim büyük bir sürpriz yapacağımıza tanık olacaksınız” dedi. “Baraj sınırına dayandık” Teşkilatlanmanın tamamlandığını ve seçime girme hakkı elde ettiklerini ifade eden Ağıralioğlu, “161. parti olarak yola çıktık. Şu anda anket ortalamalarında 4. ve 5. parti sıralarına yükseldik. Anahtar Parti baraj sınırına yaklaştı” şeklinde konuştu. “Ne o ne bu değil, hem o hem bu” Ağıralioğlu, siyasetteki mevcut kutuplaşmanın dışında, bir merkez siyaseti oluşturma hedefinde olduklarını belirterek, “Anahtar Parti, ‘ne o ne bu’ diyen geleneksel siyasete karşı ‘hem o hem bu’ diyerek yepyeni bir yol açmayı amaçlamaktadır” ifadelerini kullandı.

YAVUZ AĞIRALİOĞLU: ANAHTAR PARTİ ÇOK BÜYÜK SÜRPRİZ YAPACAK! Haber

YAVUZ AĞIRALİOĞLU: ANAHTAR PARTİ ÇOK BÜYÜK SÜRPRİZ YAPACAK!

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Medyascope’ta gazeteci Ruşen Çakır’ın konuğu oldu. Ağıralioğlu, “Ben anket şirketlerinin ortalamalarına bakıyorum, yüzde 4-5 bandında çıkarıyorlar. Bir de bizim şehir ziyaretlerinde gördüğümüz var. Saha 2002 yılındaki havaya benziyor. Bizim çok büyük sürpriz yapacağımıza şahit olacaksınız!” dedi. Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, gazeteci Ruşen Çakır’ın Medyascope’taki yayınında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Ağıralioğlu, medyanın Anahtar Parti’ye ilgisinin artmaya başladığını ancak il binası açılışlarının millet tarafından yakından takip edildiğini belirterek, “Memleketin umudunu ayağa kaldırdığımız bir hareket oluştu. Ama medya görmedi bunu. Millet gördü ama medya görmedi!” dedi. Genel Başkan Yavuz Ağıralioğlu, özetle şunları söyledi: “Makulü; yeniden daha fazlasını yapabilir miyiz iddiasını, bu alışılmış siyasi kamplaşmaların dışında bir merkez bulabilme hedefini denemek zorunda olduğumuzu, Türk milleti için bir yolun, bu tahterevalli siyasetinin, yani AK Parti ve CHP arasına sıkışmanın yahut 50 artı 1’in dayattığı bir siyasal kamplaşmanın dışında da başka bir makulün inşa edilebileceğini arkadaşlarımızla istişare ettik ve buna ‘bir yol var’ dedik. TEŞKİLATLANMA TAMAM; SEÇİME GİRME HAKKI KAZANILDI Artık teşkilatlanma fiziken tamamlandı. Seçime girme hakkı kazanıldı. Kongreler, kurultaylar yapıldı. 161. parti olarak kurulmuştuk. Şu anda anket ortalamalarında 4. ve 5. parti sıralarına gelindi. Baraj sınırına Anahtar Parti yaslandı. Yani öngördüğümüz her şey oldu. Ama baraj problemi yaşamayacağız. ÇOK BÜYÜK SÜRPRİZ YAPACAĞIZ Ben anket şirketlerinin ortalamalarına bakıyorum, yüzde 4-5 bandında çıkarıyorlar. Saha 2002 yılındaki havaya benziyor. Bizim çok büyük sürpriz yapacağımıza şahit olacaksınız. Maalesef medya henüz ilgili olamadı. İl açılışlarımızın mitinge dönüşünü kaçırdınız. 8-10 bin kişilik kalabalıklarla, binlerce araçlık konvoylarla açılışlar yaptık. Ortada seçim yokken bu coşku oluştu. Ama medya görmedi, millet gördü. Siyasetin şu anda önümüze düşürdüğü kulvarda hem iktidara hem muhalefete karşı güvensizlik var. Bu kadar sorunu olan memlekette çözümün iktidar olamamasına kahırlı bir seçmen var. Muhalif seçmende de ciddi bir hayal kırıklığı var. TRAVMA YAŞATAN SİYASET VE ANAHTAR PARTİ Mesela İYİ Parti ile ilgili bir sendrom yaşanmış, hayal kırıklığı anlamında; Sinan Oğan ile ilgili bir durum yaşanmış; DEVA ve Gelecek tecrübesinin iki tarafta oluşturduğu bir travma var. AK Parti tabanının nankörlükle suçladığı bir alan, muhalif seçmenin ilkesizlikle suçladığı bir alan oluşmuş. Dolayısıyla seçmen partilere bakarak travma yaşamış. Bu 24 yıllık uzun iktidarın ortaya çıkardığı bir gerçek var: İktidar, kalabilmek için sürekli partner değiştirmiş. Söyleyip tersini yapmadıkları, beraber olup karşısına geçmedikleri kimse kalmamış. Bu durum siyasetin kulvarlarını ihlal etmiş, sistemi enfekte etmiş. Yani sistem bozulmuş, aidiyet alanları bozulmuş, referans setleri bozulmuş, değer yargıları bozulmuş; her şey bozulmuş. Bu ortamda umutlar da hayal kırıklığına dönüşmüş. Anahtar Parti, “ne o ne bu” diyen siyaset yerine “hem o hem bu” diyerek yeni bir yol açmayı tercih etmiştir. GEÇMİŞİN MUHASEBESİ, GELECEĞİN İNŞASI Bizim partimiz bir parti hevesinden çok, Türkiye’nin geçmişini doğru muhasebe edip Türk milletine yol bulmak, 86 milyona bir gelecek kurmak iddiasındadır. Hepimizin hataları olabilir. Ama artık “daha iyisi mümkündür” diyebileceğimiz bir alan vardır. Geçmişte nerede durduğumuzdan çok, gelecekte ne yapacağımızın bizi bir araya getirmesi gerektiğine inanıyorum. Bu topraklara ait herkesle birlikte ortak bir gelecek inşa etmek istiyoruz. ÇATIŞMIYORUM, KAVGA ETMİYORUM Bir parti tarif etmeye çalışmıyoruz. O yüzden çatışmıyorum, kavga etmiyorum. Siyaseti kamplaşma üzerinden değil, ortak akıl üzerinden kurmak zorundayız. Biz 86 milyonluk büyük bir aileyiz. Türkiye’nin yetişmiş insan gücünü bir araya getirerek daha yüksek standartlı bir gelecek kurabiliriz. Kimlik tartışmalarıyla değil, yönetim kalitesiyle ilerlemeliyiz. Ben buna inanıyorum ve Türk milletinin vicdanında bunun karşılık bulacağına da inanıyorum.”

“Memur Emeklisi Çöküşte: Seyyanen Zam Oyunu, Hak Kayıpları ve Derinleşen Adaletsizlik” Haber

“Memur Emeklisi Çöküşte: Seyyanen Zam Oyunu, Hak Kayıpları ve Derinleşen Adaletsizlik”

Türkiye’de memur ve memur emeklilerinin içinde bulunduğu ekonomik tablo her geçen gün daha da ağırlaşıyor. Son üç yılda yaşanan gelişmeler, özellikle memur emeklileri açısından yalnızca bir gelir kaybını değil, açık bir sistemsel adaletsizliği de gözler önüne seriyor. Bugün gelinen noktada tablo net: Memura verilen 22.157 TL’lik seyyanen artış, maaş dengesini kökten bozarken, bu artıştan yararlanamayan memur emeklileri adeta sistemin dışına itilmiş durumda. “Aynı Maaş, Üç Kat Farklı Emeklilik” En dikkat çekici çarpıklık ise aynı gelir seviyesine sahip çalışanlar arasındaki uçurumda ortaya çıkıyor. Bugün aktif bir memur 16.500 TL ile 22.000 TL bandında maaş alırken, aynı seviyedeki bir işçi; tüm kazançlarının emekliliğe yansıması nedeniyle 2,5 ila 3 kat daha yüksek emekli aylığı ve ikramiye hakkı elde ediyor. Bu durum yalnızca ekonomik bir eşitsizlik değil; Anayasa’ya, 5510 sayılı yasaya, uluslararası sözleşmelere ve en temel hukuk ilkelerine açık bir aykırılık olarak değerlendiriliyor. Seyyanen Zam: Kalıcı Çözüm Değil, Geçici Perdeleme Uzmanlara göre seyyanen zam uygulaması, maaşları kısa vadede artırıyor gibi görünse de uzun vadede emeklilik sistemini çökerten bir mekanizmaya dönüşmüş durumda. Çünkü bu artışlar emekli maaşına yansımıyor. Bu da şu sonucu doğuruyor: Çalışan memur ile emekli memur arasındaki makas her geçen gün daha da açılıyor. Memur emeklileri bu durumu tek bir cümleyle özetliyor: “Biz her ay biraz daha eriyoruz.” Sendikalara Sert Eleştiri: “Ortada Temsil Yok” Tepkilerin bir diğer odağı ise memur sendikaları ve konfederasyonlar. Eleştiriler oldukça sert: Sendikaların asli görevlerini yerine getirmediği, Üyelerinin haklarını savunmak yerine gündem dışı konularla meşgul olduğu, “Mış gibi” bir sendikacılık yürütüldüğü iddiaları kamuoyunda giderek daha yüksek sesle dile getiriliyor. Memur ve emekliler arasında yaygınlaşan görüş ise şu: “Eğer hak aramak sosyal medyaya kaldıysa, sendikalar görevini yapmıyor demektir.” Bu noktada bazı kesimler, memurların sendikalardan toplu şekilde istifa etmesi ve ilgili kurumlara şikayette bulunması gerektiğini savunuyor. “Hukuk Çiğnendi” İddiası Tartışmaların merkezinde ise 2023 Temmuz ayında yapılan seyyanen zam var. İddialara göre bu artışın memur emeklilerine de yansıtılması gerekiyordu. Ancak uygulamada bu gerçekleşmedi. Bu durum, yaklaşık 2,5 milyon memur emeklisinin anayasal hakkının gasp edildiği yönünde yorumlara neden oldu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın daha önce dile getirdiği: “Kanunların arkasından dolanılarak millete hizmet edilmez” sözleri de tartışmaların merkezine taşındı. 34 Aydır Süren Sessizlik Memur emeklileri yaklaşık 34 aydır yaşadıkları kayıpları dile getiriyor. Ancak eleştirilere göre: Siyaset kurumu yeterince güçlü bir refleks göstermiyor Medya bu konuyu gündemde tutmuyor Sendikalar etkili bir mücadele yürütmüyor Bu tablo, “görmezden gelinen bir kriz” eleştirilerini beraberinde getiriyor. Siyasi Tartışma: “Neden Bu Konu Gündem Olmuyor?” Kamuoyunda giderek büyüyen bir diğer soru ise şu: Türkiye’de farklı siyasi konular yoğun şekilde tartışılırken, milyonlarca memur emeklisini ilgilendiren bu meselenin neden güçlü bir şekilde gündeme taşınmadığı sorgulanıyor. Bazı kesimler, muhalefetin de bu konuda yeterince etkili bir politika üretmediğini savunuyor. “Bu Bir Geçim Krizi Değil, Varoluş Meselesi” Memur emeklilerinin kullandığı ifadeler ise durumun vahametini ortaya koyuyor: “Her geçen gün daha da yoksullaşıyoruz” “Haklarımız elimizden alındı” “Adalet yoksa yaşam da yok” Ekonomistler ve sosyal politika uzmanları ise uyarıyor: Bu sorun yalnızca bir maaş meselesi değil; sosyal adalet, hukuk devleti ve kamu dengeleri açısından kritik bir kırılma noktası.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.