Hava Durumu

#Mağdur

Gürsu Haber - Mağdur haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mağdur haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Zafer Partisi GİK Üyesi Mahmut Kara, yolsuzluk ve ahlaki yozlaşmaya sert tepki gösterdi. Haber

Zafer Partisi GİK Üyesi Mahmut Kara, yolsuzluk ve ahlaki yozlaşmaya sert tepki gösterdi.

Zafer Partisi Genel İdare Kurulu Üyesi Mahmut Kara, kaleme aldığı sert açıklamayla son dönemde artan yolsuzluk ve ahlaki yozlaşma tartışmalarına dikkat çekti. Kara, hiçbir siyasi kimliğin ya da ideolojinin yolsuzluğu ve ahlaksızlığı meşrulaştıramayacağını vurgulayarak, toplumun temel değerlerinin ciddi bir sınavdan geçtiğini ifade etti. Kara, açıklamasında “Hangi ideolojiden, hangi siyasi partiden olursa olsun artık bir gerçeği açıkça söylemek gerekir: Ahlaksızlığı ve yolsuzluğu savunmak hiçbir şartta meşru değildir” ifadelerine yer verdi. Yolsuzluğun yalnızca bir suç olmadığını, aynı zamanda bir milletin geleceğinden çalınan umut olduğunu belirten Kara, ahlaksızlığın ise toplumsal çürümeyi hızlandıran en büyük tehditlerden biri olduğunu dile getirdi. Toplumda giderek yaygınlaşan “bizden olsun da ne olursa olsun” anlayışına sert tepki gösteren Kara, “Bir insanın değeri; hangi partiden olduğu değil, haksızlık karşısında nerede durduğuyla ölçülür. Çalınan kamu malını görmezden gelen, yetimin hakkını yiyeni alkışlayan ve hukuksuzluğu ‘bizden’ diye savunan anlayış; ne davaya sığar ne ideolojiye ne de insan onuruna” dedi. “Namus taraf tutmaz, vicdan rozet taşımaz” diyen Kara, adaletin kimliğe göre eğilip bükülmeyeceğini vurguladı. En büyük sınavın, kişinin kendi tarafı yanlış yaptığında gösterdiği duruş olduğunu belirten Kara, “Kolay olan susmaktır. Zor olan ise bedeli ne olursa olsun doğruyu savunmaktır. Onurlu insan ile çıkarcı insan arasındaki fark tam da burada ortaya çıkar” şeklinde konuştu. Yolsuzluğun sıradanlaştığı, ahlaksızlığın normalleştiği toplumlarda çöküşün kaçınılmaz olacağını ifade eden Kara, meselenin siyaset değil karakter meselesi olduğunu dile getirdi. “Mesele taraf olmak değil, mağdur milletin yanında durmaktır” diyen Kara, herkesin bu konuda sorumluluk alması gerektiğini belirtti. Açıklamasının sonunda çarpıcı ifadeler kullanan Kara, “Yolsuzluğu savunan aslında kendi geleceğini çalar. Ahlaksızlığa göz yuman kendi değerlerini yok eder. Onurlu duruş kalabalıkların değil, doğrunun yanında olmaktır. Çünkü günün sonunda herkesin bir kimliği olabilir ama herkesin bir şerefi yoktur” diyerek sözlerini tamamladı.

Gürkan Şimşek’ten Son Çözüm Önerisi Haber

Gürkan Şimşek’ten Son Çözüm Önerisi

Emeklilikte Adalet Derneği İl Başkanı Gürkan Şimşek, yaptığı açıklamada, uzun süredir kamuoyunun gündeminde olan emeklilikte yaşanan eşitsizliklere ilişkin “Son çözüm önerisini” paylaştı. Şimşek, mevcut sistemin milyonlarca vatandaşı mağdur ettiğini belirterek, çözümün tek ve kapsayıcı bir yasa ile mümkün olduğunu vurguladı. “4447 ile Başlayan Süreç, 7438 ile Tamamlanmadı” Şimşek, 1999 yılında yürürlüğe giren 4447 sayılı yasa ile emeklilik şartlarının köklü biçimde değiştirildiğini ve bu düzenlemenin geniş kesimler açısından ciddi mağduriyetlere yol açtığını ifade etti. 2023 yılında yürürlüğe giren 7438 sayılı yasa ile EYT kapsamındaki vatandaşların önemli bir bölümünün emeklilik hakkına kavuştuğunu belirten Şimşek, “Ancak sorun bütünüyle çözülmüş değildir. Aksine, sistem içinde yeni bir eşitsizlik alanı oluşmuştur” dedi. “Aynı Dönemde Çalışanlar Arasında Uçurum Var” Açıklamada, özellikle 1999 sonrası sigorta başlangıcı olan vatandaşların, yalnızca birkaç gün ya da ay farkla çok daha ağır emeklilik şartlarına tabi tutulduğuna dikkat çekildi. Şimşek, bu durumun anayasanın eşitlik ilkesine açıkça aykırı olduğunu belirterek, aynı dönemde çalışma hayatına katılan bireyler arasında oluşan uçurumun kabul edilemez olduğunu ifade etti. “Tek Çözüm: Kademeli ve Adil Geçiş” Sunduğu çözüm önerisinin temelinde, tek bir yasa ile adil bir geçiş modeli oluşturulması yer alıyor. Şimşek, önerilen modelin ana çerçevesini şu şekilde özetledi: EYT düzenlemesinin başladığı noktadan devam eden Mevcut sosyal güvenlik sistemini bozmayan Kademeli ve sürdürülebilir bir geçiş sağlayan Hiçbir kesimi dışarıda bırakmayan bütüncül bir yapı Bu modelin bir ayrıcalık değil, yıllardır süregelen bir eşitsizliğin giderilmesi anlamına geldiğini vurguladı. “Geçmiş ile Bugün Arasında Adil Köprü” Şimşek, 4447 sayılı yasa ile başlayan ve 7438 sayılı düzenleme ile kısmen giderilen sürecin ancak bu modelle tamamlanabileceğini belirterek, “Bu yaklaşım, geçmiş ile bugün arasında adil bir köprü kurmaktadır” dedi. “Milyonlarca Kişi Çözüm Bekliyor” Açıklamasının sonunda kademeli emeklilik bekleyenlerin yalnız olmadığını ifade eden Şimşek, artık sürecin uzatılmadan çözüme kavuşturulması gerektiğini belirtti. “Artık zaman, bu sorunu tek bir yasa ile adil ve kalıcı şekilde çözme zamanıdır” diyen Şimşek, yetkililere açık çağrıda bulundu.

EMADDER’den Sert Çıkış: “Bu Bir Sistem Sorunu Değil, Açık Bir Adaletsizliktir!” Haber

EMADDER’den Sert Çıkış: “Bu Bir Sistem Sorunu Değil, Açık Bir Adaletsizliktir!”

Türkiye’de emeklilik sistemi yeniden tartışma konusu olurken, Emeklilikte Adalet Derneği (EMADDER) Genel Başkanı Mihriban Uğurlu’dan son derece sert ve dikkat çeken bir açıklama geldi. Uğurlu, mevcut sistemin milyonlarca çalışanı mağdur ettiğini belirterek, “Bu tablo teknik bir eksiklik değil; doğrudan bir adalet krizidir” ifadelerini kullandı. A Haber analizine göre, açıklamalar yalnızca bir eleştiri değil; aynı zamanda emeklilik sistemine yönelik kapsamlı bir yeniden yapılanma çağrısı niteliği taşıyor. “Aynı Şartlarda Çalışanlar, Farklı Kaderlere Mahkûm Ediliyor” Mihriban Uğurlu’nun en çarpıcı vurgularından biri, sistemin yarattığı eşitsizlik üzerine oldu. Türkiye’de milyonlarca vatandaş: Aynı işte çalışmasına Benzer sürelerde prim ödemesine Aynı ekonomik koşulları paylaşmasına rağmen Sadece bir gün, bir hafta ya da bir ay farkla tamamen farklı emeklilik şartlarına tabi tutuluyor. Uğurlu bu durumu şu sözlerle değerlendirdi: “Bir günle hayatların değiştiği bir sistem, adil olamaz. Bu, teknik bir detay değil; insanların geleceğini belirleyen ağır bir haksızlıktır.” Kademeli Emeklilik Vurgusu: “Zorunluluk Haline Gelmiştir” EMADDER’in en güçlü taleplerinden biri olan kademeli emeklilik, açıklamanın merkezinde yer aldı. Uğurlu’ya göre: Mevcut sistem keskin geçişler içeriyor Bu durum, belirli bir kesimi tamamen sistem dışına itiyor Sosyal güvenlikte öngörülebilirlik ortadan kalkıyor Bu nedenle çözümün açık olduğu ifade ediliyor: “Adil bir geçiş için kademeli emeklilik artık bir tercih değil, zorunluluktur.” “Prim Var, Yıl Var Ama Emeklilik Yok” Sahadan gelen veriler de sorunun boyutunu gözler önüne seriyor. Uğurlu, milyonlarca kişinin: Gerekli prim gün sayısını doldurduğunu Uzun yıllar çalıştığını Sisteme düzenli katkı sağladığını ancak buna rağmen emekli olamadığını vurguladı. Bu tabloyu ise şu cümleyle özetledi: “İnsanlar çalışmış, ödemiş ama karşılığını alamamıştır. Bu, sosyal devlet ilkesinin zedelenmesidir.” Sosyal Devlet Eleştirisi: “Emeğin Hakkı Korunmuyor” Açıklamada sadece teknik düzenlemeler değil, sistemin temel felsefesi de sorgulandı. Uğurlu’ya göre sosyal devlet: Emeğin karşılığını garanti altına almalı Vatandaşına öngörülebilir bir gelecek sunmalı Hak kaybını değil, hakkın teslimini esas almalı Ancak mevcut tabloda bunun tam tersinin yaşandığı ifade ediliyor. EYT Sonrası Yeni Dalga: “Sorun Bitmedi, Şekil Değiştirdi” Uzmanlara göre EYT düzenlemesi önemli bir adım olsa da, sistemdeki sorunları tamamen çözmedi. Aksine: Yeni bir mağduriyet grubu oluştu “Kademeli emeklilik” talebi daha görünür hale geldi Sistem içindeki dengesizlikler daha net ortaya çıktı EMADDER de tam bu noktada yeni bir düzenleme çağrısı yapıyor. Çözüm Çağrısı: “Adil, Şeffaf ve Öngörülebilir Sistem” Mihriban Uğurlu’nun ortaya koyduğu çözüm çerçevesi üç temel başlıkta toplanıyor: 1. Kademeli Geçiş Sistemi Keskin sınırlar yerine adil bir geçiş modeli 2. Eşitlik İlkesi Aynı koşullarda çalışanlar için eşit haklar 3. Öngörülebilirlik Vatandaşın geleceğini planlayabileceği net bir sistem “Bu Sadece Ekonomik Değil, Vicdani Bir Mesele” Uğurlu’nun açıklamasında dikkat çeken bir diğer unsur da vurgunun yalnızca ekonomik değil, vicdani olması. “Bu mesele sadece maaş meselesi değildir. Bu, emeğin karşılığını alıp alamama meselesidir.” Bu yaklaşım, tartışmayı teknik bir reform alanından çıkarıp doğrudan toplumsal adalet zeminine taşıyor. Sonuç: Gözler Yeni Düzenlemede EMADDER’in çıkışı, önümüzdeki dönemde emeklilik sistemiyle ilgili yeni bir düzenleme tartışmasını tetikleyebilir. Ortaya konan tablo net: Sistem içinde ciddi eşitsizlikler var Milyonlarca kişi kendini dışlanmış hissediyor Kademeli emeklilik talebi giderek büyüyor Mihriban Uğurlu’nun sözleriyle: “Adalet ertelenemez. Emek bekletilemez. Bu sorun çözülmek zorundadır.” Türkiye’de emeklilik sistemi yeniden şekillenir mi? Bu sorunun cevabı, önümüzdeki süreçte atılacak adımlarla netleşecek.

18 Yıllık Çataltepe Dosyası: Bursa Esnafı Soruyor — TOKİ Her Yerde Yapıyor, Bursa’da Neden Kaçtı? Haber

18 Yıllık Çataltepe Dosyası: Bursa Esnafı Soruyor — TOKİ Her Yerde Yapıyor, Bursa’da Neden Kaçtı?

Türkiye’nin dört bir yanında sanayi siteleri inşa eden Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ), birçok şehirde projeleri hayata geçirirken Bursa Kestel Çataltepe Sanayi Sitesi projesinde ortaya çıkan tablo, binlerce esnafın tepkisini büyütüyor. TOKİ’nin; Kütahya Konya Samsun Bolu Gölbaşı gibi şehirlerde sanayi siteleri yaptığı ve yapmaya devam ettiği biliniyor. Ankara’da ayrıca Kahramankazan’da Gıda Toptancıları Sitesi, hurdacılar için de ayrı bir sanayi sitesi projesi yürütülüyor. Ancak aynı TOKİ’nin, Kestel’de bulunan Çataltepe Sanayi Sitesi projesinin inşaatını yarım bırakıp adeta projeden çekilmesi, 3200 Bursa esnafının kaderini belirsizliğe sürükledi. “Beceriksizliğin Bedelini Esnaf Ödüyor” Eleştirilerin odağında ise projenin bu noktaya gelmesine sebep olan yöneticiler bulunuyor. Bursa esnafına göre ortada ciddi bir yönetim zafiyeti var. Projeyi bu hale getirenlerden hesap sorulması gerekirken, sorumluların hesap vermesi yerine esnafa “siz bir kooperatif kurun, projeyi siz tamamlayın” denilmesi kabul edilemez bir durum olarak değerlendiriliyor. Esnaf temsilcileri, başlangıçta kamuoyuna açık şekilde ilan edildiği gibi projenin TOKİ tarafından tamamlanmasını talep ediyor. “Oldu Bittiyle Kurulan Kooperatif” İddiası Tartışmaların merkezinde ise BESKOOP isimli kooperatif bulunuyor. İddiaya göre; Kooperatif, üyelerin büyük çoğunluğunun bilgisi dışında, Oldu bittiye getirilen bir süreçle kuruldu, Ve proje 26 Eylül 2018’de bu kooperatife devredildi. Daha sonra 2 Nisan 2019 tarihinde yapılan 7 No’lu mutabakatla devrin resmileştirildiği belirtiliyor. Ancak esnafın önemli bir bölümü, yöneticilerine güvenmedikleri bir kooperatifin bu dev projeyi tamamlayabileceğine inanmadıklarını açıkça dile getiriyor. “Cumhuriyet Tarihinin En Büyük Peşkeşlerinden Biri” Çataltepe mağdurları, projede hak sahibi olan ve ödemelerini yapan 3200 Bursa esnafının bilgisi ve onayı olmadan yapılan işlemler nedeniyle 18 yıldır mağdur edildiklerini savunuyor. Esnaf temsilcilerine göre bu süreç: binlerce esnafın yatırımını belirsizliğe sürükledi ciddi ekonomik mağduriyetlere yol açtı ve kamu yönetimine olan güveni zedeledi Bu nedenle bazı esnaf temsilcileri süreci “Cumhuriyet tarihinin en büyük peşkeşlerinden biri” olarak nitelendiriyor. Savcılığa Sunulan Belgeler ve Kapatılan Dosyalar Son 6 yıl içinde açılan yüzlerce davada; haksız yere mal edinme, görevi kötüye kullanma iddialarına ilişkin belgelerin savcılıklara sunulduğu ifade ediliyor. Ancak mağdurların iddiasına göre, şikâyet dosyaları ilgili kişilerin savunmaları alınmadan “kovuşturmaya yer yoktur” kararıyla kapatıldı. Bu durum da esnafın adalet beklentisini daha da büyütmüş durumda. “18 Yıllık Dosya Yeniden Açılacak mı?” Bugün Bursa’da binlerce esnaf aynı soruyu soruyor: 18 yıllık Çataltepe dosyası yeniden açılacak mı, yoksa 3200 esnafın adalet arayışı bir kez daha bürokratik duvarlara mı çarpacak? Mağdurlar, konunun yeniden incelenmesini ve adaletin tecelli etmesini talep ediyor. “Devletimize Güveniyoruz” Çataltepe mağdurları adına yapılan açıklamada, başta Akın Gürlek olmak üzere yetkililere çağrı yapılarak şu mesaj verildi: “Bizler devletimize inanıyor ve adalete güveniyoruz. 2008 yılında büyük umutlarla başlayan bu projenin geldiği nokta Bursa esnafını mağdur etmiştir. Dosyaların yeniden incelenmesini ve adaletin sağlanmasını istiyoruz.” Sürecin Takipçisi Olacağız ÇATSANDER ise yaptığı açıklamada, Çataltepe sürecinin sonuna kadar takipçisi olacaklarını belirtti. “Adalet eninde sonunda tecelli edecektir.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.